DOLAR 44,8741 0.03%
EURO 52,8440 -0.04%
ALTIN 6.914,16-0,74
BIST 14.587,932,72%
BITCOIN 3343446-1,50%
Edirne
13°

PARÇALI AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

20 Nisan 2026 Pazartesi Hudut Gazetesi

20 Nisan 2026 Pazartesi Hudut Gazetesi
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Devamını Oku

Ölüm projesine ‘hayır!’

Ölüm projesine ‘hayır!’
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: nukleer-2.jpeg

Olgay GÜLER

Trakya’da bölgenin oksijen deposu ve kalbi olarak kabul edilen Longoz Ormanları Milli Parkı’nın altında kalan, Vize ve Demirköy ilçelerindeki ormanlık alanda yapılacağı belirtilen Nükleer Santrale tepki amaçlı, Trakya Platformu ve Trakya Kent Konseyleri Birliği çağrısıyla panel düzenlendi.

Trakya’nın ekolojik dengesini korumak ve geleceğine sahip çıkmak için düzenlenen program Cumartesi günü Vize ilçesi Kapalı Belediye Salonunda gerçekleştirildi. Programa Kırklareli Milletvekili Vecdi Gündoğdu, Trakya Belediyeler Birliği ve Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, Vize Belediye Başkanı Ercan Özalp, Edirne Baro Başkanı Gökhan Karakoç, Trakya Platformu Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Osman İnci, Edirne Kent Konseyi Başkanı Özer Demir katıldı. Panelin moderatörlüğünü Avukat Bülent Kaçar yaptı.

Panelde, enerji politikaları ve nükleer gerçekliği, halk sağlığı ve çevresel riskler, ekosistem ve iklim etkileri, bölgesel ve toplumsal etkiler ile hukuki süreçler ve haklar ayrıntılı şekilde tartışıldı.

Panel öncesi gerçekleştirilen basın açıklamasında, Çernobil faciasının 40. yılı hatırlatılarak nükleer enerjinin yarattığı sağlık ve çevre risklerine dikkat çekildi. Basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Çernobil nükleer faciasının 40. yılında, Nuh’un gemisinden bu yana, bunca canlıyı bir araya getirebilen, belki tek ortak konu olan nükleer konusunda bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bizler, mühendislik, mimarlık, şehir plancıları emekçileri ile birlikte pek çok dernek ve STK’nın yan yana durarak, nükleer santrallere karşı mücadele ettiği Nükleer Karşıtı Platform İstanbul bileşenleri adına sizleri yürekten selamlıyorum.

Dünyadaki ve Türkiye’deki tüm enerji politikaları da sorgulanmak kaydıyla, sadece ve sadece ‘elektrik enerjisi elde etmek amacıyla’ bugünlerde Akkuyu’da kurulmakta olan, yarın Trakya’da Sinop’ta kurulmak istenen nükleer santralleri, çok tehlikeli, pahalı, kirli ve riskli buluyor ve bunların insanlık-doğa düşmanı tesisler olduğunu vurgulamak istiyorum.

Bugün sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada, yaşanan enerji savaşları bahane edilerek, “nükleer güzellemesi” yapılıyor. Oysa Ukrayna-Rusya savaşında Zaporijya’da, İran’da Natanz’da İsrail’de Dimona’da olanlar ortadadır. 40 yıl önce Çernobil’de 26 Nisan 1986’da gerçekleşen, hem de bir güvenlik testi sırasında kontrolden çıkma sonucu oluşan kaza, bize, insanlık için, tüm canlılar ve doğa için konunun ne kadar vahim olduğunu göstermiştir.

Ukrayna Tripyat şehri yakınlarında gerçekleşen bu kaza sonrası 4.000 km²’lik bir bölge hala terk edilmiş durumdadır. Bu kaza anında ve sonrasında kaç canımızı yitirdiğimizi net olarak hiçbir zaman bilmiyoruz. Nükleer santral konusundaki bilgiler her zamanki gibi bugün de asla şeffaf ve izlenebilir durumda değildir ve biz istemesek olmayacak da…

Yaşamı savunan bizler, elektrik enerjisi elde etmek için bu ölümcül riskleri göze almayı akıldışı, ahlak dışı buluyoruz. Kaynak olarak nükleer reaksiyonun ve uranyum çubuklarının kullanıldığı her türlü enerji elde edimi, asrın yüzünden pahalı uygulamalardır, bütün insanlığa karşı yapılmış bir saldırıdır. Çünkü bu santraller kuruluşundan sökümüne kadar binlerce yıl etkisi geçmeyen atık üretmekte ve bu atıkların nasıl bertaraf edileceği hala bilinmemektedir.

Bu amaçla Mersin Akkuyu’da yapılmakta olan nükleer tesis başta olmak üzere, ne Trakya’da ne Sinop’ta, ülkemizin hiçbir bölgesinde nükleer tesis istemediğimizi kararlılıkla dile getiriyor ve bu mücadelede her zaman birlikte olacağımızı bir kere daha vurgulamak istiyoruz.

Bu panele katılım ve destek verebilmek için, bugün Çernobil faciasının 40. yılı nedeniyle İstanbul’da yapmayı planladığımız basın açıklamamızı burada sizlerle birlikte yapmayı tercih ettik. Arkadaşlar, tüm iktidarları, tüm egemenleri bu belalı, kirli ve insanlık düşmanı uygulamadan vazgeçmeye davet ediyoruz.”

Panelde; İstanbul Baro Başkanı Prof.Dr.İbrahim Özden Kaboğlu, İstanbul Üniversitesi Orman Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr.Doğanay Tolunay, Edirne Tabip Odası Onur Kurulu Üyesi Prof.Dr.Faruk Yorulmaz, Sosyolog Pınar Demircan, Ekosfer Derneği Yön.Kurulu Üyesi Gazeteci Özgür Gürbüz sunum gerçekleştirdi.

Panel programının ardından soru cevap bölümüne geçilerek program sona erdi.

Devamını Oku

Pink Seramik, bir kadın mucizesi…!

Pink Seramik, bir kadın mucizesi…!
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: meryem-sarisakal8.jpg

Gülseven  OKALANER

Edirne merkez Fatih Mahallesi Ümran Akkan Caddesi üzerindeki bir sitenin müstakil alt katı…! Vitrininin önünde pembe yapay çiçekler arasından, caddeye altın rengi ışıkların yayıldığı sevimli mi sevimli bir mekan!… Masalsı duygular uyandırıyor, sanki az sonra kapı açılıp içerden Pamuk Prenses çıkacak gibi…!

Oyuncu Wilma Elles ürünleri beğendi ve stantta poz verdi

 İlk bakışta düzen, estetik ve renklerin uyumu dikkat çekip, merak uyandırıyor. Daha yakından görme isteğiyle, kaldırımdan üç dört basamakla inilen küçük bahçeciği aşıp cam kapıdan o renkli mekana adım atıyorsunuz. Objelerin yerleşimi, dizimi, ışıklandırması, kısaca noktasına virgülüne yaydığı enerji; ustalık, genişlik, ferahlık, şeffaflık, sıcaklık, zarafet, sanatın ve sanatkarlığın verdiği tüm duyguları yansıtıyor. Ayrıca ‘Pink Seramik’ (Pembe Seramik) geniş bir görüş alanına sahip çevresine çok hakim bir konum…!

Hayli geniş mekanın oda bölmelerinde koridora açılan duvar yok, ve tabi kapı da yok! Objelerin üretim işlemleri gözünüzün önünde yapılıyor. Son ve  bitmiş halleri de raflardan size rengarenk fincanlar, kupalar, süslemeler, çiçek, böcek, kalp, nazar boncuğu tasarımları ve göz alıcı takılar olarak adeta gülümsüyor.

Objelere dokunup düşürme, kırma, zarar verme çekincesiyle birkaç adım attıktan sonra arka bölmedeki atölyeden, “Buyurun, hoşgeldiniz!” diye Meryem Hanım sesleniyor. Beyaz önlüğü, koruyucu eldivenleriyle, öğrencilik yaşlarında genç bir kadın! Güler yüzüyle sorularınızı karşılamaya hazır; çıkageliyor… Ve sohbetimiz başlıyor : Üniversite eğitimi için Edirne’ye gelip, seramik ve heykel eğitimi alan, tasarımda da pedagojik formasyona sahip olan, evli bir çocuklu Meryem Sarısakal’ın ve Pink Seramik’in Edirne’den dünyaya uzanan yolculuğunun temeli de böyle atılıyor. 

Meryem Sarısakal’ın en büyük destekçisi eşi Sercan Sarısakal

SERAMİKÇİ – HEYKELTRAŞ – TASARIMCI 

Meryem Sarısakal 18 yıl önce Düzce Akçakoca’dan Trakya Üniversitesi Edirne Meslek Yüksek Okulu Seramik Bölümü öğrencisi olarak Edirne’ye geldi. Bölümden mezun olduktan sonra, hedefini genişletti ve aynı Üniversitenin Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nde de akademik eğitim aldı. Bununla da yetinmeyerek kendi özgün tasarımlarını yaratmak adına Tasarım Bölümü’nü hedefe koydu ve bunda da başarılı oldu… Tasarım alanında pedagojik formasyona sahip olan genç sanatçı, eğitimleri sürerken takı tasarımları yapıp takı satarak ufak ufak iş hayatına atıldı. Böylelikle, hayalini kurduğu “Pink Seramik” in de temel taşlarını döşemeye başladı.           

MERYEM’İN STANDI ÜNLÜ AKININA UĞRUYOR

Bugün, sahibi olduğu, ‘Pink Seramik’ ile hayli uzun yol alan sanatçı çalışmalarını sergiler, fuarlar, work shoplar, atölye ve kurslarla sürdürüyor. Başta Edirne’de Erasta olmak üzere birçok şehirde AVM ve önemli markalara ait işyerlerinde ürün tanıtım ve satış stantları açmak gibi etkinliklerde yer alan Meryem Sarısakal’ın objeleri birçok ünlü isim tarafından da çok beğeniliyor. Sanatçının katıldığı etkinliklerde standı, ünlü isimler, sanatçılarla dolup taşıyor. Pink Seramik’in webb sitesinde bol miktarda bu çalışmaların görüntü ve videoları yer alıyor. Meryem Sarısakal ve yardımcısı Resim Öğretmeni Hilal Çakır; Edirne’den yurt içi ve yurt dışından aldıkları toplu siparişlere cevap vermek için çalışıyor.

İLK KAZANCIYLA SERAMİK FIRINI ALDI 

Takı tasarımı ve satışından kazandığı para ile ilk olarak seramik fırınımı alan ve kendi özgün desen ve tasarımlarıyla objeler üretmeye başlayan Meryem Sarısakal taleplerin gelmeye başlamasıyla ikinci adımı atarak bir yıl içinde porselen fırınını da satın alıyor.

Sanatçının; özgün tasarımları, ürün kalitesi, el yapımı, kurşun oksitsiz, insan sağlığı için uygun hammaddeler kullanması nedeniyle ürettiği objeleri Orta Doğu coğrafyasında çok beğeniliyor. Özellikle ülkemizde ve diğer ülkelerde Arap ülkelerinden ziyaretçilerin geldiği turistik tesisler bu ürünlere ilgi gösteriyor.

ÇOCUKLARLA  BOYAMA KURSLARI

Sanatı ve tasarımları çocuklara sevdirmek, el alışkanlarını geliştirmek zamanlarını dolu dolu geçirmeleri amacıyla Pink Seramik zaman zaman çocuklar ve annelerine de kapılarını açıyor. Adım adım yol alarak mesleğinde önemli işlere imza atan Meryem Sarısakal öğrendiklerini çocuklara da öğretmek, el sanatlarına yatkınlıklarını ölçmek adına çocuk ve ebeveynlerin birlikte katıldığı boyama kurslarıyla yeni yeteneklerin yetişmesine de yol gösteriyor.

Devamını Oku

Büyük Koşu start aldı

Büyük Koşu start aldı
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: fedai.jpg

Fedai Kürtül dün Dolmabahçe’den alkışlarla uğurlandı.

Gönül UYANIKTIR

Kepirtepe Öğretmen Okulu 1978 yılı mezunu 64 yaşındaki Ultra Maratoncu Fedai Kürtül “Atamızın İzinden Dolmabahçe’den Samsun’a” Koşusunun startını 19 Nisan Pazar günü (dün) saat 10.00’da  Karaköy İskelesinin yanındaki İlk adım noktasından aldı. Kürtül, Atatürk’ü Samsun’a taşıyan Bandırma Vapurunun rotasını Karadeniz sahil şeridininden takip ederek, 19 Mayıs’ta Samsun’a ulaşmayı hedefliyor.

Kırklareli Lüleburgaz İlçesindeki Kepirtepe (Köy Enstitüsü) Öğretmen Lisesi’nden 1978 yılında mezun olan ve Gebze’de Diş Hekimliği yapan Kürtül’ü dün; ailesi, arkadaşları ile vatandaşlar Bandırma Vapuru’nun Samsun’a hareket ettiği ‘İlk Adım İskelesi’nden başarı ve iyilik dilekleriyle uğurladı.

Fedai Kürtül, 1961 yılında Kırklareli-Edirne sınırında bulunan Dolhan Köyü’nde doğdu. Kepirtepe Öğretmen Okulu’nun ardından Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olan Kürtül; Gebze’ye yerleşerek Serbest Diş Hekimi olarak çalışmaya başladı.

Diş Hekimliğ’inin yanısıra Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerine, Atatürk’e, O’nun ilke ve hedeflerine olan bağlılığı ile tanınan Fedai Kürtül, sportif faaliyetlerde de bu tavrını yaşama geçirdi. Aynı zamanda Gebze Dağcılık Kulübü (GEDOSK) üyesi olan Atlet Diş Hekimi, anlamlı ve farkındalık yaratan parkurlardaki koşularıyla ülke kamuoyunun dikkatini çekmeyi başardı. 2023 yılında Selanik’ten Ankara’ya koşarak Anıtkabir’de Atatürk’ün huzuruna çıkan sporcu, bu anlamlı koşusuyla da büyük takdir topladı.

Dün (19 Nisan’da) Dolmabahçe’den start alan evli ve iki çocuk babası Fedai Kürtül, Bandırma Vapuru’nun rotasındaki ilk etap olan 30 kilometrelik Üsküdar – Ömerli etabını 20 Nisan (bugün) tamamlamış olacak.  Ultra Maratoncu Kürtül’ün 19 Mayıs’ta Samsun’da olmayı planladığı rotası gün gün bu şekilde planlandı.

GÜN GÜN “ATAMIZIN İZİNDEN DOLMABAHÇE’DEN SAMSUNA “

20 Nisan: Üsküdar – Ömerli (30 km)

21 Nisan: Ömerli – Şile (35 km)

22 Nisan: Şile – Ağva (30 km)

23 Nisan: Ağva – Kandıra (40 km)

24-25 Nisan: Kandıra – Karasu (56 km)

26 Nisan: Karasu – Akçakoca (42 km)

27 Nisan: Akçakoca – Ereğli (41 km)

28-29 Nisan: Ereğli – Zonguldak (48 km)

30 Nisan – 1 Mayıs: Zonguldak – Çaycuma (47 km)

2 Mayıs: Çaycuma – Bartın (44 km)

3-4 Mayıs: Bartın – Kurucaşile (52 km)

5 Mayıs: Kurucaşile – Cide (30 km)

6 Mayıs: Cide – Çayyaka (39 km)

7-8 Mayıs: Çayyaka – İnebolu (65 km)

9-10 Mayıs: İnebolu – Çatalzeytin (58 km)

11-12 Mayıs: Çatalzeytin – Ayancık (57 km)

13-14 Mayıs: Ayancık – Sinop (59 km)

15 Mayıs: Sinop – Gerze (37 km)

16 Mayıs: Gerze – Yakakent (36 km)

17 Mayıs: Yakakent – Bafra (35 km)

18 Mayıs: Bafra – Yeşilyurt (28 km)

19 Mayıs: Yeşilyurt – Samsun (24 km)

DÜNYADA KOŞMADIĞI MARATON YOK GİBİ

Çok kez İstanbul Maratonuna, ultra ve yarı maratonlara katılan Diş Hekimi Kürtül, Paris, Berlin, Barselona, Prag, Atina, Bulgaristan’daki Ultra Pirin koşuları, Olympus ve daha ismini hatırlayamadığı maratona katılmış. Ayrıca 6 gün süren 250 kilometrelik Likya Yolu, İznik, Kapadokya, Kazdağları Ultra Maratonlarında çeşitli derecelerde ipi göğüslemiş. Bireysel Ultra Maratonları arasında, “Okuluma Koşuyorum” adı altında Gebze’den Kepirtepe’ye; Kepirtepe’nin ilk açıldığı, şimdi Edirne’nin Karaağaç semtinde bulunan binadan da her yıl Lüleburgaz Kepirtepe’ye koşulan mücadelelerde yer almış.

Devamını Oku

Kemalköylüler’den ilk Dayanışma Gecesi

Kemalköylüler’den ilk Dayanışma Gecesi
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: kemalkoy-gece-12.jpeg

Mehmet ŞELECİ
Edirne Kemalköylüler ilk defa düzenledikleri Dayanışma Gecesi’nde biraraya geldi.

Kemalköy Dayanışma Gecesi geçtiğimiz Cumartesi akşamı Sivrikaya restaurantta gerçekleştirildi. Köyde yaşayan ve çeşitli nedenlerle köyden ayrılan Kemalköylüleri aileleri ile biraraya gelerek dayanışma arttırmayı amaçlayan geceye katılım yüksek oldu. Birbirleri ile görüşerek hasret giderme imkanı bulan Kemalköylüler geceye katılmaktan mutlu olduklarını söyledi.


Gecenin sunuculuğunu üstlenen Sacit Ertaş, ilk olarak düzenlenen Dayanışma Gecesi’ne katılanlara teşekkür ederek başladığı konuşmasında köyün tarihçesi hakkında da bilgiler aktardı. Kemalköy’ün nüfusunun giderek azalma kaydettiğini belirten Sacit Ertaş, tüm Kemalköylüler’i köylerine sahip çıkmaya çağırdı.


Sacit Ertaş, ardından Danaynışma Gecesi’nin düzenlenmesi için büyük emek harcayan isimleri sahneye çağırarak teşekkür etti.


NECMETTİN KIYICI’DAN DESTEK
Kemalköy’e komşu olan Budakdoğanca Köyünün geleneksel dayanışma gecelerinin bu yıl 16’ncısını düzenlenmesine katkı sağlayan Öğretmen Necmettin Kıyıcı da geceye katılarak Kemalköylüleri yalnız bırakmadı. Dayanışma gecelerinin önemine dikkat çeken Kıyıcı, köyde birlik ve beraberlik ruhunu pekiştiren etkinliklerin her yıl tekrarlanması dileğinde bulundu.
HEDİYE ÇEKİLİŞİ YAPILDI

Kemalköy Dayanışma Gecesi’nin en eğlenceli bölümü yapılan hediye çekilişi oldu. Çeşitli sponsorlardan sağlanan hediyeler yapılan çekilişle sahiplerini buldu.
Sivrikaya Restauranta düzenle-nen geceye katılanlar müzik eşliğinde eğlenceli anlar yaşadılar.

    Devamını Oku
    Özhanlar Mobilya