
15 Mart 2026 Pazar


Olgay GÜLER
Edirne Gazeteciler Derneği’nde (EGD) hafta sonu gerçekleştirilen genel kurulda, seçim heyecanı yaşandı.
EGD, Cumartesi günü seçimli olağan genel kurulunu gerçekleştirdi. Genel kurul, Çavuşbey Mahallesi Arifpaşa Çıkmaz Sokak üzerindeki Edirne Lisesi’nden Yetişenler Derneği’nde yapıldı. Seçimli genel kurulda, mevcut başkan Derya Sarılarlı’ya karşı Gökhan Tuzladan’ın listesi yarıştı. Divan başkanlığına Şennur Karagöz’ün, katipliklere Arzu Özdemir ve Birol Çakan’ın seçildiği genel kurulda saygı duruşunda bulunulup, İstiklal Marşı okundu. Derneğin faaliyet ve denetim raporlarıyla, mali raporun okunarak oylandığı toplantıda, seçimlere geçildi. Seçim öncesi, iki aday da konuşma yaptı.

İKİ ADAY DA LİSTELERİNİ SUNDU
Seçimlerde Derya Sarılarlı’nın aday listesinde şu isimler yer aldı:
Yönetim Kurulu: Derya Sarılarlı, Bülent Ayan, Yeşim Dramalı, Arzu Özdemir, Bülent Saylam, Ergin Yıldız, Nadir Alp
Denetim Kurulu: Tunç Üçer, Mehmet Seleci, Selim Kaya
Onur Kurulu: Ömer Çakıcı, Necdet Uybaş, İsmet Yaraşır
Federasyon Delegeleri: Derya Sarılarlı, Bülent Ayan, Gönül Uyanıktır, Murat Savaş
Gökhan Tuzladan’ın listesiyse şu isimlerden oluştu:
Yönetim Kurulu: Gökhan Tuzladan, Mehmet Şenol, Necmi Engin, Ergin Yıldız, Yeşim Dramalı, Bülent Saylam, Tamer Yavuz
Denetim Kurulu: Selim Kaya, Arzu Özdemir, Özgür Orhan

OYLAR EŞİT ÇIKTI, SEÇİMLERİN YENİLENMESİNE KARAR VERİLDİ
Saat 13.00’da başlayan seçimlerde, sandıklar 15.30 itibariyle kapatıldı. Toplam 48 üyenin oy kullandığı seçimde, Derya Sarılarlı ve Gökhan Tuzladan 24’er oy aldı. Oyların eşit çıkmasının ardından divan heyeti, seçimlerin 15 gün sonra yenilenmesine karar verdi.


Olgay GÜLER
Edirne’nin Keşan ilçesinde SMA Tip 2 hastası Şaduman Melek Çoruh’un (9), tedavi giderlerinin karşılanması için valilik onayıyla başlatılan yardım kampanyası sürerken, hayırseverlerin destekleriyle bin kişilik iftar programı düzenlendi.

SMA Tip 2 hastası Şaduman Melek Çoruh’un tedavi giderlerinin karşılanması için başlatılan kampanyaya destek amacıyla hayırseverlerin katkılarıyla Keşan’daki bir düğün salonunda yaklaşık bin kişinin katılımıyla iftar programı gerçekleştirildi. İftara, Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, eşi Şengül Özcan, Keşan Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü Nergis Mustafapaşa, Keşan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Şapçı, iş insanları, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin temsilcileri, muhtarlar ile çok sayıda kişi katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı. İftar sonrası ise dua edildi.

‘BİR ANNE OLARAK BU İŞİ BİR AN ÖNCE ÇÖZMEK İÇİN GAYRET EDİYORUM’
Çoruh’un annesi Melike Giray, kızının hayata tutunabilmesi için herkesin elini taşın altına koyduğunu belirterek, “Bu organizasyonda herkes bir şeyler yapmaya çalıştı. Şu anda kampanyada yüzde 9 oranındayız. Hayırsever iş insanlarının da sayesinde güzel bir iftar programı organize edildi. Şimdiye kadar birçok organizasyon yaptık ve birçok insan katkıda bulundu. Herkes bu yolda Melek’in yaşaması için, yaşama tutunabilmesi için, sağlığına kavuşması için bir şeyler yaptığını görüyorum ve mutlu oluyorum. Keşan ve Malkara halkına teşekkür ederim. Sağ olsunlar, var olsunlar. İftara yoğun ilgi gösterdiler. Etkinliklerimiz hızla devam edecek. Bunu yapmak zorundayız. Kampanyayı ilerletmemiz gerekiyor. Melek’in yaşı ilerliyor, ağırlığı artıyor. Bir anne olarak bu işi bir an önce çözmek için gayret ediyorum. Onun için mücadele veriyorum. Kızımın günden güne kasları eriyor. Gerçekler acı ama bir yandan da hayatta güzel şeyler oluyor. Organizasyonlar düzenleniyor, duyarlı insanlarımız var. İnsanlara duyarlılıklarından dolayı teşekkür ederim” dedi.

MELEK’TEN TEŞEKKÜR
Şaduman Melek Çoruh ise “Kampanyaya destek veren ve iftar yemeğine gelen herkese teşekkür ederim” diye konuştu. İftar programı, sema gösterisi ile sona erdi.


Edirne Belediyesi, Ramazan ayının en anlamlı gecelerinden biri olan Kadir Gecesi’nde Selimiye Meydanı’nda kurulacak büyük iftar sofrasında vatandaşları bir araya getirmeye hazırlanıyor. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Kadir Gecesi’nde kurulacak bereket sofrasına tüm Edirnelileri davet etti.
Şehrin simgesi Selimiye Camii’nin gölgesinde gerçekleştirilecek iftar programında binlerce vatandaşın aynı sofrada buluşması bekleniyor. Edirne Belediyesi tarafından hazırlıkları sürdürülen meydanda, akşam ezanıyla birlikte vatandaşlar oruçlarını hep birlikte açacak.

BAŞKAN GENCAN’DAN DAVET
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Kadir Gecesi’nin paylaşma, dayanışma ve birlik duygusunu büyüten özel bir zaman olduğuna dikkat çekerek tüm Edirnelileri Selimiye Meydanı’nda kurulacak iftar sofrasına davet etti.
Başkan Gencan yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Ramazan ayı paylaşmanın, dayanışmanın ve gönüllerin bir araya gelmesinin en güzel vesilesidir. Kadir Gecesi’nde Selimiye’nin gölgesinde kurulacak bu büyük iftar sofrasında hemşehrilerimizle aynı lokmayı paylaşmanın mutluluğunu yaşayacağız. Tüm hemşehrilerimizi Selimiye Meydanı’ndaki bereket soframıza davet ediyorum.”
İFTAR PROGRAMI SELİMİYE MEYDANI’NDA
Edirne Belediyesi tarafından düzenlenen Kadir Gecesi iftar programı 16 Mart Pazartesi günü saat 19.28’de Selimiye Meydanı’nda gerçekleştirilecek.
Edirne Belediyesi ekipleri tarafından hazırlıkları sürdürülen meydanda vatandaşlar, Kadir Gecesi’nin manevi atmosferini hep birlikte yaşayacak.


Olgay GÜLER
Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği yönetimi, Edirne Belediyesi tarafından yapılan ağaç budama çalışmalarının, birçok ağacın doğal taç yapısını ortadan kaldırdığını belirterek, basın açıklamasıyla tepki gösterdi.
Edirne Belediyesi’nin, kentin çeşitli mahallelerinde ağaç budama çalışması yaptı. Budama işlemlerinin aşırı ve sert olduğunu savunan Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği yönetimi, kentin Karaağaç Mahallesi’nde toplanarak basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasını okuyan dernek başkanı Ayten Eren, yapılan çalışmalarda birçok ağacın doğal taç yapısının neredeyse tamamen ortadan kaldırıldığını, bunun kent halkında tepki ve kaygı yarattığını söyledi. Eren, “Bilimsel kaynaklara göre doğru budamanın temel ilkesi ağacın doğal formunun korunması ve bir budamada canlı taç hacminin %20-25’inden fazlasının alınmamasıdır. Gövdeye yakın yapılan sert kesimler ve “tepe kesimi” olarak bilinen uygulamalar ağacı zayıflatmakta, hastalıklara açık hale getirmekte ve ilerleyen yıllarda kırılgan sürgün oluşumuna neden olmaktadır” dedi.

‘SONUÇLARI ÇOK DAHA AĞIR OLACAK’
Eren, iklim krizinin giderek arttığı dönemde, bu tür uygulamaların sonuçlarının çok daha ağır olacağını söyleyerek, “Ayrıca yapılan bu sert budamalar sonucu oluşan geniş kesim yüzeylerinin aşı macunu gibi koruyucu uygulamalarla kapatılmaması, ağaçlarda mantar ve hastalık riskini artıran ciddi bir bakım eksikliğidir. İklim krizinin etkilerinin giderek arttığı günümüzde bu tür uygulamaların sonuçları çok daha ağır olacaktır. Bilim insanları bölgemizde yaz aylarında aşırı sıcaklıklar, şiddetli fırtınalar, hortum ve dolu gibi ekstrem hava olaylarının artacağını belirtmektedir. El Nino etkisiyle görülebilecek bu tür hava olayları, özellikle aşırı budanmış ağaçlarda yeni çıkan zayıf sürgünlerin kırılmasına ve ağaçların daha hızlı zarar görmesine neden olabilecektir. Öte yandan kentimizin refüjleri ve birçok yeşil alanında peyzaj amacıyla yoğun şekilde kullanılan çakıl ve mıcır kaplamaları, toprağın nefes almasını engellemekte ve ısı adası etkisi yaratarak çevredeki bitki ve ağaçların kök bölgesinin aşırı ısınmasına yol açmaktadır. Zaten sınırlı toprak hacmine dikilmiş olan genç ağaçlar bu koşullarda daha fazla suya ihtiyaç duymakta ve kuruma riski artmaktadır” diye konuştu.

‘KAPALI ANLAYIŞLA HAREKET EDİLMESİ KABUL EDİLEMEZ’
Edirne’de, yaz aylarında kent merkezinin daha fazla ısınıp, gölgesiz sokaklar ve artan sıcaklık stresi altına gireceğini dile getiren Eren, “Bir yandan ağaçların sert şekilde budanması, diğer yandan kentte gölge sağlayacak taçların ortadan kaldırılması; yaz aylarında Edirne kent merkezinde daha fazla ısınma, gölgesiz sokaklar ve artan sıcaklık stresi anlamına gelmektedir. Kent ağaçları yalnızca estetik unsurlar değildir; kent iklimini düzenleyen, hava kalitesini iyileştiren ve yaz aylarında yaşam konforu sağlayan temel ekolojik varlıklardır. Tüm bunlara rağmen kentte yapılan bu tür önemli uygulamalarda üniversitenin ilgili bölümleri, peyzaj mimarları, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarımın görüşlerinin alınmaması son derece düşündürücüdür. Kent yönetiminin bilimsel bilgi ve toplumsal katılım yerine kapalı bir anlayışla hareket etmesi kabul edilemez” şeklinde konuştu.
‘AĞAÇLAR GELECEK KUŞAKLARIN MİRASI’
Eren, dernek olarak Edirne Belediyesi’ne çağrıda da bulunarak, “Edirne’de ağaçlar budanmıyor, yok ediliyor. Edirne’nin ağaçları gelecek kuşakların mirasıdır. Kent ağaçları için bilimsel bakım ve budama planı hazırlanmalıdır. Budama çalışmaları peyzaj mimarları ve ilgili uzmanların denetiminde yapılmalıdır. Kesim yüzeyleri ası macunu gibi koruyucu yöntemlerle kapatılmalıdır. Refüj ve peyzaj alanlarında ısı adası oluşturan çakıl ve mıcır uygulamaları yeniden değerlendirilmelidir. Kent yönetimi bu konularda üniversite, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışmalıdır. Unutulmamalıdır ki kentler yalnızca yollar ve binalarla değil, ağaçlarıyla birlikte yaşanabilir hale gelir. Edirne’nin yeşil dokusu ve ağaçları gelecek kuşakların ortak mirasıdır. Bu mirasın yanlış uygulamalarla zarar görmesine sessiz kalmayacağız” ifadelerini kullandı.


Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, 4 ili kapsayan Halkalı-Kapıkule Yüksek Hızlı Tren Projesi’nin öngörülen maliyetinin 7 yılda %1.433 arttığını açıkladı. Yazgan, “Bu, sadece bir yatırım hesabı hatası değil, yönetim iflasıdır. Türk Lirası’nın erimesi ve plansızlık, projeyi ‘halk hizmeti’ olmaktan çıkarıp, halkın sırtına yüklenen ‘maliyet kamburu’ haline getirmiştir” dedi.
CHP Milletvekili Yazgan, temeli 2019’da atılan ve bitiş tarihi sürekli ertelenen Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi yeniden gündeme taşıdı. “Türkiye’nin hızlı tren ile Avrupa’ya bağlanacağı” vaadiyle başlayan projenin 229 kilometre uzunluğunda olduğunu söyleyen Yazgan, projenin Edirne, Tekirdağ, Kırklareli ve İstanbul olmak üzere 4 ili kapsadığını anımsattı. Yazgan, şöyle devam etti:

“Nisan 2020’de çalışmaları yerinde inceleyen dönemin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, hattın 2023’te hizmete gireceğini söyledi. Projenin bitmediği, 2023’ün ise seçim yılı olduğu göz önüne alındığında açıklamanın seçim odaklı propaganda olduğu anlaşılıyor. Benzer bir adım 31 Mart 2024’teki yerel seçimler öncesinde de atıldı. 17 Ocak 2024’te incelemelerde bulunan yeni Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bu kez projenin 153 kilometrelik Çerkezköy-Kapıkule kısmının 2025’te, tamamının ise 2028’te faaliyete geçeceğini öne sürdü. Hattın halen faaliyete geçmediği göz önüne alındığında bu açıklamanın da yerel seçimlere dönük propaganda amacı taşıdığı görülüyor.”
7 YILDA 14 KATLIK ARTIŞ
Projenin öngörülen maliyet tutarının sürekli arttığını vurgulayan Yazgan, şunları kaydetti:
“Projenin öngörülen maliyet tutarı sürekli artıyor ve bitiş yılı sürekli erteleniyor. 2019 yılında öngörülen maliyet, 7,4 milyar liraydı. 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı’na göre öngörülen maliyet, Halkalı-Çerkezköy kısmı için 55,3 milyar lira ve Çerkezköy-Kapıkule kısmı için 58,2 milyar lira olmak üzere 113,5 milyar liraya çıktı. Bu da %1.433’lük bir artış demektir. Başka bir ifadeyle maliyet, 7 yılda 14 kat arttı. Projede 25 milyar liralık dış kredi ve 14,9 milyar liralık da AB hibesi kullanılıyor. Öte yandan, 2022 olan öngörülen bitiş yılı, projenin Çerkezköy-Kapıkule kısmı için 2026, Halkalı-Çerkezköy kısmı için de 2027 olarak belirtiliyor.”
Yüksek maliyetli, dış kredili ve AB hibeli projenin, iktidarın öngörüsüz politikaları nedeniyle belirsizliğe sürüklendiğini söyleyen Yazgan, konuyu TBMM’ye taşıyarak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi de verdi. Yazgan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“7 yılda %1.433 oranında artan bir maliyet tablosu, sadece bir yatırım hesabı hatası değildir; bu bir yönetim iflasıdır. Türk Lirası’nın erimesi ve plansızlık, hızlı tren hattını bir ‘halk hizmeti’ olmaktan çıkarıp, halkın sırtına yüklenen bir ‘maliyet kamburu’ haline getirmiştir.Her seçim öncesi rayların üzerinde poz veren bakanlar değişiyor, vaatler yenileniyor ama Edirneli hemşerilerimin beklediği o tren bir türlü raylara inmiyor. İktidar, Avrupa’ya bağlanma hayalini seçim sandığına meze ediyor. 2022’de bitecek denilen hattın halen bitmemesi, halkın aklıyla alay etmektir.Ortada AB hibesi ve devasa dış krediler varken projenin bitirilememesi, uluslararası itibarımızı da zedeliyor. Bu proje, iktidarın liyakatten uzak kadrolarının elinde bir ‘yılan hikayesine’ dönmüştür.”
HIZLI TREN MALİYETİNDE14 KAT ARTIŞ!
Temeli 2019’da atılan, 2023 ve 2024 seçimlerinden önce iki farklı bakanın raylar üzerinde yaptığı, “2025’te bitecek” açıklamasıyla gündeme gelen Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi’nin ancak 2028’de tamamlanabileceğinin ortaya çıktığı, projenin 2019’da 7,4 milyar TL olan maliyeti, 2026 itibarıyla 14 kat artışla 113,5 milyar TL’ye yükseldiği bildirildi.
Birgün Gazetesi’nde Mustafa Bildircin imzasıyla yer alan “AKP’nin öngörüsüzlük rekoru: Maliyette 14 kat artış” başlıklı haberde, AKP hükümetleri döneminde seçim malzemesi olarak kullanılan ancak bir türlü tamamlanamayan kamu projelerine bir yenisi daha eklendiği belirtildi. Buna göre, yapım süreci itibarıyla yılan hikâyesine dönen ve AKP dönemindeki plansızlığın sembolü halini alan Ankara-İzmir Hızlı Tren Projesi’nin ardından, Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi de gecikiyor. Söz kousu haberde şunlara yer verildi
“Temeli 2019 yılında atılan ve 2023 yılında hizmete gireceği belirtilen Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi’nin ancak 2028 yılında tamamlanabileceği kaydedildi. Tamamlanma tarihi sürekli ertelenen projeyi gündeme getiren CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, “Bu proje, iktidarın liyakattan uzak kadroların elinde bir yılan hikâyesine dönmüştür” dedi.
SEÇİM ODAKLI AÇIKLAMA
Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi’nin temeli, 2019 yılında atıldı. Dönemin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Nisan 2020’de projeyi yerinde inceleyerek, “Hat, 2023 yılında hizmete girecek” diye konuştu. Ancak hat, Bakan Karaismailoğlu’nun vaat ettiği gibi 2023 yılında açılamadı. 2023 yılının seçim yılı olduğunun altını çizen CHP’li Yazgan, “O dönem yapılan açıklamanın, seçim odaklı propaganda açıklaması olduğu anlaşılıyor” ifadesini kullandı.
Hatta yönelik benzer bir açıklama, 31 Mart 2024 tarihindeki yerel seçimler öncesinde de gerçekleştirildi. 2024 yılının başında hatta incelemelerde bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, projenin 153 kilometrelik Çerkezköy-Kapıkule kısmının 2025’te, tamamının ise 2028’te faaliyete geçeceğini öne sürdü. Ancak yeni bakanın vaadi de tutmadı.
“YÖNETİM İFLASI”
Seçim dönemlerinde, “Ha açıldı, ha açılacak” denilen projenin maliyeti de giderek katlandı. 2019’da 7,4 milyar TL olan projenin öngörülen maliyeti, 2026 yılı itibarıyla 113,5 milyar TL’ye fırladı. Proje maliyetinde yüzde bin 433’lük artış yaşandığını vurgulayan Yazgan, “Bu yalnızca bir hesap hatası değil, yönetim iflasıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Konuyu TBMM’ye taşıyarak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi de verdi. Yazgan, gazetecilere yaptığı değerlendirmede ise şunları söyledi:
“Her seçim öncesi rayların üzerinde poz veren bakanlar değişiyor, vaatler yenileniyor ama Edirneli hemşerilerimin beklediği o tren bir türlü raylara inmiyor. İktidar, Avrupa’ya bağlanma hayalini seçim sandığına meze ediyor. 2022’de bitecek denilen hattın halen bitmemesi, halkın aklıyla alay etmektir. Ortada AB hibesi ve devasa dış krediler varken projenin bitirilememesi, uluslararası itibarımızı da zedeliyor.”