DOLAR 50,01390,05%
EURO 56,35050,64%
ALTIN 6.496,563,06
BIST %
BITCOIN 39417602,14%
Edirne
11°

ORTA ŞİDDETLİ YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Hatimoğulları: AİHM kararları uygulanmalı

Hatimoğulları: AİHM kararları uygulanmalı
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: hatimogullari-4.jpeg

Olgay GÜLER

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, tutukluluğunun 10’uncu yılında Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etti.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı, tutukluluğunun 10’uncu yılında, Edirne’deki F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda ziyaret etti. Hatimoğulları ziyaretin ardından EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu’yla birlikte basın açıklaması yaptı.

‘TÜRKİYE’NİN AİHM KARARINI UYGULAMAK GİBİ BİR SORUMLULUĞU VAR’

Hatimoğulları, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın suçsuz yere tutuklandığını söyleyerek, “Bütün halk toplantılarında bize sorulan soru şu: Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ne zaman serbest bırakılacak? Toplumun vicdanı, toplumun vicdanının yargısı nettir. Suçsuz yere yatırılmış olan arkadaşlarımız, hapishanede rehin olarak tutulmuş, siyasi rehineler olarak içeride bulunan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır. Özellikle sayın Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin büyük dairenin kararları var. Türkiye’nin itirazlarına rağmen, bu itirazlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince reddedildi ve aynı karar yeniden çıktı. Bu karar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Selahattin’i ve Figen’i sevdiği için, ya da Kobani’de tutuklu arkadaşlarımızı sevdiği için çıkan bir karar değil. Arkadaşlarımızın hukuki olarak yargılanmasının yanlış olduğunu gören bir karar. Yani hukuki bir karardır AİHM’in kararı. Ve Türkiye Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf bir ülke olarak AİHM’in kararlarını uygulamak gibi bir görev ve sorumluluğu vardır. Bu görev ve sorumluluk hukuki bir sorumluluktur” dedi.

‘SON DERECE VERİMLİ GÖRÜŞME OLDU’

Demirtaş’ın barış ve demokratikleşme süreci için çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Hatimoğulları, “Sevgili Selahattin Demirtaş inanın zihniyle, duruşuyla, çok canlı, dipdiri duruyor. ‘Dışarıda beni soran bütün insanlara selamlarımı, sevgilerimi iletin. Bütün Türkiye halklarına selamlarımı ve sevgilerimi iletin’ dedi. ‘Barış ve demokratik toplum sürecine burada bu tutsaklık koşullarında elimizden gelen her türlü çabanın içindeyiz. Destek olmaya da devam edeceğiz’ dedi. Bunu bütün Türkiye halklarımız bilsin ki biz bu topraklarda bedel ödedik ama ne olursa olsun barışı ve bu ülkenin demokratikleşmesini sağlamak için çalışmalarımızı asla ve asla kesintiye uğratmadık, uğratmayacağız. Selahattin Başkan her zamanki gibi oldukça canlı ve oldukça yaratıcı fikirleriyle bugün heyetimizle birlikte kendisini ziyaret ettiğimizde fikirlerini bizimle paylaştığı süreci de birlikte değerlendirdik. Görüş ve önerilerini bizlerle paylaştı. Ve son derece verimli bir görüşme oldu” diye konuştu. 

Hatimoğulları, kendilerinin de barış süreci için mücadelelerinin devam edeceğini dile getirerek, “2 yıldır başlayan barış ve demokratik toplum sürecinin başarıya ulaşması için hem mahpustaki arkadaşlarımız, çalışmalarımız olanca gücüyle, mücadelelerini olanca gücüyle sürdürüyorlar. Hem biz dışarıda insanlar olarak tarihte uzun bir zaman diliminde verilmiş olan bu mücadeleye layık bir barışı ve bütün Türkiye halklarının özlemini duyduğu bir demokratik Türkiye’yi inşa edilecek mücadelemiz devam edecek. Hapishanenin önünde bütün mahpuslara sözümüz olsun ki bir tek siyasi mahsus kalmayana dek mücadelemiz devam edecek” şeklinde konuştu.

‘KAYYUM REJİMİNİ KABUL ETMİYORUZ’

Demirtaş ve Yüksekdağ’ın tutuklanmasını ‘siyasi darbe’ olarak nitelendiren Hatimoğulları, “10 yıl önce bu siyasi darbeyle arkadaşlarımız gözaltına alınıp tutuklandıktan sonra, kayyum rejimi adeta bu topraklarda, bu iktidar tarafından yepyeni bir rejim şeklinde hayata geçirilmeye devam etti. Van’da ve birçok Kürt ilindeki kayyum atamaları daha sonra İstanbul’da Esenyurt’ta zuhur buldu. Üniversitelerde, iş yerlerinde, şirketlerde artık kayyum rejimi varlık göstermeye devam etti. Yani sadece Kürt illeriyle sınırlı kalmadı. Muhalif olan her kesimi susturmak için kayyum rejimi devreye girdi. Sadece kayyum rejimi mi? Hayır. Bakın siyasi darbeleri, biz seçilmişlerin gözaltına alınıp tutuklanmasında gördüğünü devam ettik. Sadece HDP geleneğinde değil, HDP geleneği üzerinde başlatılan bu yöntem, bundan sonra bütün muhalefetin üzerinde uygulandı. Şu an İstanbul’un, yani Türkiye nüfusunun dörtte birini barındıran İstanbul kentinin seçilmiş büyükşehir belediye başkanı sayın Ekrem İmamoğlu ve onun gibi nice seçilmiş belediye başkanı hapishanede tutulmaktadır. Bu işte, 4 Kasım’da başlayan siyasi darbenin bütün Türkiye sathına nasıl yayıldığını bize bir kere daha göstermiştir. Ve buradan şu çağrımızı yineliyoruz. Kayyum rejimini kabul etmiyoruz. 4 Kasım siyasi darbesini kabul etmiyoruz. Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ derhal serbest bırakılmalıdır. Sincan’da ve diğer cezaevlerinde tutulan MYK üyelerimiz, bütün Kobani mahpusları derhal serbest bırakılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Özhanlar Mobilya