
22 Ekim 2026 Perşembe


İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, KİT Komisyonu’nda Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 2023 ve 2024 yılı faaliyetlerini değerlendirirken buğday ve çeltik alım fiyatları, üretim maliyetleri ve ürün tesliminde yaşanan sorunları gündeme getirdi. Akalın, çeltik alım fiyatlarının en az yüzde 20 artırılması ve randevu sistemindeki aksaklıkların giderilmesi çağrısında bulundu.
İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonu’nda TMO’nun faaliyetlerine ilişkin yaptığı konuşmada, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve çiftçinin emeğinin karşılığını alabilmesinin gıda arz güvenliği açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Bir ülkenin gıda arz güvenliğinin, üretimini sürdürebilen ve emeğinin karşılığını alabilen çiftçilerle mümkün olduğunu belirten Akalın, tarım politikalarının millî güvenlik politikaları kadar önemli olduğunu ifade etti. Artan üretim maliyetleri, iklim değişikliği, kuraklık ve ürün fiyatlarındaki belirsizliklerin çiftçiyi zorladığını vurgulayan Akalın, üreticinin tarımdan uzaklaşmasının ülkenin gıda arz güvenliğini doğrudan etkileyeceğini söyledi.
“BUĞDAY FİYATLARININ MALİYETLERİ NE ÖLÇÜDE KARŞILADIĞI AÇIKLANMALI”
Buğday alım fiyatlarını değerlendiren Akalın, 2023 yılında ton başına 8 bin 250 lira olan ekmeklik buğday alım fiyatının 2024 yılında 9 bin 250 liraya yükseltildiğini, artışın yaklaşık yüzde 12 seviyesinde kaldığını hatırlattı.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği tarafından 2024 yılında kuru şartlarda üretilen buğdayın kilogram maliyetinin 10 lira 87 kuruş olarak hesaplandığını belirten Akalın, fark ödemesi desteğinin tamamını alan üretici açısından dahi açıklanan toplam bedel ile maliyet arasındaki farkın yalnızca 13 kuruş olduğuna dikkat çekti.
2025 yılında 13 bin 500 liraya, 2026 yılında ise 16 bin 500 liraya yükselen buğday alım fiyatlarının üreticinin artan maliyetlerini ne ölçüde karşıladığının değerlendirilmesi gerektiğini belirten Akalın, özellikle Trakya Bölgesi’nde çiftçinin dekar başına elde ettiği gerçek net kazancın ortaya konulmasını istedi.
“ÇELTİK FİYATLARI HASAT DÖNEMİNDEN ÖNCE AÇIKLANMALI”
Konuşmasında çeltik alımlarına da geniş yer ayıran Akalın, TMO yöneticilerinin alım fiyatlarının son sekiz yıldır hasattan önce veya hasatla birlikte açıklandığı yönündeki değerlendirmelerine karşılık, geçmiş yıllardaki uygulamaları hatırlattı.
Akalın, 2023 yılı çeltik alım fiyatlarının 27 Ekim’de açıklandığını, kurumun kendi duyurusuna göre bu tarihte hasadın yüzde 75’inin tamamlandığını belirterek, “Hasadın dörtte üçü tamamlandıktan sonra açıklanan fiyat, çiftçinin emeğini nasıl koruyacak?” diye sordu.
Benzer bir durumun 2025 yılı hasat döneminde de yaşandığını ifade eden Akalın, eylül ayında başlayıp kasım ayında tamamlanan çeltik hasadının alım fiyatlarının 23 Ocak 2026’da açıklandığına dikkat çekti.
Akalın, bu iki dönemde kaç üreticinin TMO fiyatları açıklanmadan önce ürününü sattığının, satışların hangi fiyatlardan gerçekleştiğinin ve açıklanan alım fiyatlarından kaç çiftçinin fiilen yararlanabildiğinin açıklanmasını istedi.
2026 yılı çeltik fiyatlarının 13 Ekim’de açıklanmasını olumlu bulduğunu belirten Akalın, çiftçinin ekim öncesinde ne üreteceğini, hasat öncesinde ise ürününü hangi koşullarda satabileceğini öngörebileceği kalıcı bir tarım politikasına ihtiyaç olduğunu vurguladı.
“ÜRETİCİNİN MALİYETİ 47,26 LİRA, CAMEO ALIM FİYATI 43 LİRA”
Edirne’nin, özellikle İpsala’nın Türkiye çeltik üretiminde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Akalın, bölgedeki üreticilerin artan maliyetler ve ürün fiyatları arasındaki makas nedeniyle ciddi ekonomik baskı altında olduğunu ifade etti.
TÜİK verilerine göre Ağustos 2026’da tarımsal girdi fiyatlarının yıllık yüzde 30,28, aylık yüzde 3,41 arttığını; enerji ve yağlayıcılar grubundaki yıllık artışın ise yüzde 43,14’e ulaştığını hatırlatan Akalın, bu verilerin üreticinin karşı karşıya olduğu maliyet baskısını ortaya koyduğunu söyledi.
Buna karşılık 2026 yılı çeltik alım fiyatlarındaki artışın geçen yıla göre Baldo çeşidinde yüzde 12,5, Cameo çeşidinde ise yaklaşık yüzde 13,6 düzeyinde kaldığını belirten Akalın; mazot, gübre, elektrik, sulama, zirai ilaç, işçilik, hasat, nakliye ve arazi kirası gibi giderlerin üreticinin yükünü artırdığını ifade etti.
İpsala’daki üretici kuruluşlarının ortak çalışmasıyla bir kilogram çeltiğin üretim maliyetinin 47,26 lira olarak hesaplandığı yönündeki açıklamaları gündeme getiren Akalın, küçük ölçekte üretim yapan çiftçilerde maliyetin 50-52 lira seviyelerine ulaşabildiğinin ifade edildiğini söyledi.
Bu hesaplamalar doğrulandığında, Cameo çeşidi için açıklanan 43 liralık alım fiyatının maliyetleri karşılamadığının görüldüğünü belirten Akalın, TMO Genel Müdürü ve kurum yöneticilerine şu soruları yöneltti:
“TMO, alım fiyatlarını belirlerken hangi maliyet tablosunu esas almıştır? Edirne ve İpsala’nın üretim koşullarını, sulama ve enerji giderlerini, mazot maliyetini, arazi kirasını ve diğer girdileri dikkate alan; ürün çeşidine ve üretim ölçeğine göre ayrıştırılmış bir maliyet çalışması mevcut mudur?”
“ALIM RANDEVULARINDAKİ AKSAKLIKLAR GİDERİLMELİ”
TMO’nun çeltik alım randevularında yaşanan sorunlara da değinen Akalın, sahadan gelen bilgilere göre bazı üreticilere ürün teslimi için ancak aralık ayının ortasına randevu verilebildiğini ifade etti.
Hasat döneminde borçlarını ödemek ve yeni sezonun hazırlıklarını yapmak zorunda olan çiftçinin haftalarca, hatta aylarca beklemesinin ciddi mağduriyet yarattığını belirten Akalın, randevuların neden ileri tarihlere verildiğinin açıklanmasını istedi.
Sorunun alım kapasitesinden, depolama imkânlarından veya planlamadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının ortaya konulması gerektiğini vurgulayan Akalın, ürününü TMO’ya teslim etmek isteyen üreticiye zamanında teslim imkânı sağlanmasının önemine dikkat çekti.
“ÇELTİK ALIM FİYATLARI EN AZ YÜZDE 20 ARTIRILMALI”
TMO’nun yalnızca alım fiyatı açıklayan bir kurum olmadığını, piyasanın üretici aleyhine geliştiği dönemlerde dengeleyici bir rol üstlenmesi gerektiğini belirten Akalın, açıklanan fiyatların üretim maliyetleriyle uyumlu olması ve üreticinin ürününü bu fiyatlardan satabileceği etkin bir alım mekanizmasının kurulması gerektiğini söyledi.
Akalın, değerlendirmesinin sonunda beklentilerini şu başlıklarla ortaya koydu:
Çeltik üretim maliyetlerinin bölge ve ürün çeşidi bazında yeniden değerlendirilmesi, alım fiyatlarının gerçek üretim maliyetleri dikkate alınarak gözden geçirilmesi ve en az yüzde 20 artırılması, TMO alım randevularındaki aksaklıkların ivedilikle giderilmesi, çiftçinin ekim öncesinde üretim ve hasat öncesinde satış koşullarını öngörebileceği, planlı ve sürdürülebilir bir tarım politikasının hayata geçirilmesi.
Akalın, çiftçinin yıllık maliyetlerini karşılayabilmesinin, borçlarını ödeyebilmesinin ve gelecek yıl da üretime devam edebilecek ekonomik gücünü korumasının tarım politikalarının temel hedefleri arasında yer alması gerektiğini vurguladı.