
05 Kasım 2026 Perşembe


Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanı Özlem Becan, Edirne Belediye Meclisi’nin Kasım ayı toplantısında alınan kararlar üzerinden CHP Meclis Grubu’na yönelik yürütülen siyasi algı operasyonunu dikkatle takip ettiklerini belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin kimin yanında durduğunu merak edenler, Edirne’nin sivil toplum kuruluşlarının ve yurttaşlarının itiraz ettiği DSİ imar değişikliğinde kimin hangi oyu kullandığına baksın!” diyerek tepki gösterdi.
Becan yaptığı açıklamada, “Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’ni AKP ile yan yana göstermeye çalışanlara, henüz hafızalardan silinmemiş bir meclis kararını hatırlatmak istiyoruz. Daha birkaç ay önce, DSİ’ye ait taşınmazın “Özel Sosyal Tesis Alanı”na dönüştürülmesini öngören imar planı değişikliği belediye meclisine geldiğinde Cumhuriyet Halk Partisi olarak karşı durduk. Üstelik bu itiraz yalnızca siyasi bir itiraz değildi!” dedi. Becan açıklamasında şunlara yer verdi:
“Edirne’nin kamu yararını, kent hakkını ve ortak geleceğini savunan önde gelen sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, sendikalar, demokratik kitle örgütleri ve bireysel olarak itirazlarını ortaya koyan çok sayıda yurttaşımız bu karara karşı açıkça tavır aldı.
Kamuya ait bir alanın özel kullanıma açılmasına yönelik kaygılar dile getirildi. Şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı üzerinden ciddi itirazlar yükseltildi. Demokratik kitle örgütleri hukuki süreçleri işletti, yurttaşlar itirazlarını ortaya koydu, kararın geri alınması talep edildi.
O gün Edirne’de yalnızca siyasi bir itiraz değil, kamu vicdanının yükselen sesi vardı! Peki, bütün bu itirazlara rağmen ne oldu?
Cumhuriyet Halk Partisi’nin ret oyuna, Edirne’nin sivil toplum kuruluşlarının ve yurttaşlarının yükselen itirazlarına rağmen YENİ Parti ve AKP aynı yönde oy kullandı. Tartışmalı imar değişikliği bu oylarla kabul edildi.
Şimdi soruyoruz: Edirne’nin önde gelen sivil toplum kuruluşlarının, meslek odalarının ve yurttaşlarının itiraz ettiği bir kararda AKP ile aynı yönde oy kullanmak “ortak akıl” oluyor da Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir başka meclis kararında AKP ile aynı yönde oy kullanması nasıl “siyasi ittifak” oluyor?
O gün AKP ile aynı yönde oy kullananlar hangi siyasi iradeyi temsil ediyordu? O gün sivil toplumun ve Edirne halkının itirazları neden dikkate alınmadı? O gün kamu vicdanının karşısında oluşan oy birlikteliğine neden aynı siyasi tanımlar yapılmadı?
Siyasi ittifakın ölçüsü aynı yönde kullanılan oylarsa, bu hesabı önce kendi meclis kararlarınız üzerinden vermelisiniz!
Bugün ise belediye bünyesinde yeni bir iktisadi işletme kurulmasına ilişkin teklifin yeterince incelenmesini, mali ve idari sonuçlarının değerlendirilmesini ve konunun komisyon çalışmasıyla ele alınmasını savunuyoruz.
Belediye meclisinin görevi, önüne getirilen her teklife koşulsuz onay vermek değildir. Meclis, belediye yönetiminin kararlarını yalnızca tasdik eden bir makam da değildir.
Denetlemek, sorgulamak, gerektiğinde reddetmek; seçilmiş meclis üyelerinin Edirne halkına karşı sorumluluğudur.
Komisyon incelemesi istemek ne zamandan beri siyasi suç olmuştur? Şeffaflık talep etmek ne zamandan beri ittifak sayılmaktadır?
Asıl sorgulanması gereken, bir teklifin neden reddedildiği kadar, o teklifin neden yeterli inceleme yapılmadan kabul edilmesinin beklendiğidir.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin kararlarını başka partilerin oyları üzerinden itibarsızlaştırmaya çalışanlara açıkça söylüyoruz:
Bizim siyasi duruşumuzu AKP’nin hangi yönde oy kullandığı belirlemez. Bizim ölçümüz Edirne’nin çıkarlarıdır.
Dün sivil toplum kuruluşlarının ve Edirne halkının itirazlarının yanında dururken de aynı yerdeydik. Bugün kamu kaynaklarının denetlenmesini savunurken de aynı yerdeyiz. Değişen bizim duruşumuz değil, belli ki bazı çevrelerin siyasi ittifak tanımıdır.
Kendi kullandıkları oyları ‘ortak akıl’, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kullandığı oyları “siyasi iş birliği” olarak pazarlayanların bu çifte standardını kabul etmiyoruz. Siyaseti algı yönetimine, belediye meclisini de siyasi sadakat testine dönüştürmeye kimsenin hakkı yoktur.
Cumhuriyet Halk Partisi, Edirne halkının çıkarlarını savunmak için kimseden izin almaz. Hiçbir siyasi partinin yanında konumlanmak zorunda değildir. Hiçbir siyasi hesabın da parçası olmayacaktır.
Bugün bize siyasi duruş dersi vermeye kalkışanlara son bir hatırlatmamız var: Cumhuriyet Halk Partisi’nin kimin yanında durduğunu merak edenler, Edirne’nin sivil toplum kuruluşlarının ve yurttaşlarının itiraz ettiği DSİ imar değişikliğinde kimin hangi oyu kullandığına baksın!
Bizim nerede durduğumuz belli. Asıl mesele, sizin dün nerede durduğunuz ve bugün bunu neden unutturmaya çalıştığınızdır!”