
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, su kaynaklarını planlamak, nehirlerde boşa akan suyu depolamak, baraj, gölet ve sulama altyapısını kurmak Devlet Su İşleri’nin (DSİ) asli görevi olduğuna dikkat çekerek, “DSİ, Meriç ve Tunca’da boşa akan bu suyu depolamak için hangi baraj, gölet veya regülatör çalışmalarını yürütmektedir?” diye sordu.
CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı, son günlerde yağan yağışlarla dolan barajlar ve nehirlerden boşa akan suyla ilgili olarak açıklama yaptı. Balkanlı yaptığı “Akıl ve bilim yerine ihmal. Meriç’in suyu yine boşa denize akıyor” başlıklı açıklamada, şunları söyledi:
“Geçtiğimiz yıl yaz aylarında Edirne’de barajlarımız kuraklık nedeniyle neredeyse sıfır seviyesine gerilemiş, Edirneli hemşerilerimiz içme suyu tehlikesiyle karşı karşıya kalmış, çiftçilerimiz Meriç ve Tunca havzalarında sulama yapamaz hale gelmiştir. Yağışların yetersizliği nedeniyle binlerce üreticimiz ürününü tarlada bırakmak zorunda kalmış, verim düşmüş, emek ve alın teri heba olmuştur. Bu kış aylarında ise yağışlar sevindirici düzeyde gerçekleşmiş, barajlarımızın doluluk oranı yaklaşık yüzde 50 seviyesine ulaşmış ve içme suyu açısından geçici bir rahatlama sağlanmıştır. Temennimiz yağışların devem etmesi ve doluluk oranının yüzde 100 olmasıdır. Ancak asıl sorun hâlâ çözülmemiştir. Unutulmasın ki Edirne’de karasal iklim yaşanmaktadır. Yani yazları kurak, kışları yağışlıdır. Bu nedenle küresel iklim değişikliği nedeniyle ilkbahar ve yaz aylarında yağış belki yine istenilen düzeyde olmayacak ve kuraklıkla karşı karşıya kalacağız.”
SUDA YÖNETİM ZAFİYETİ
Bugün Meriç ve Tunca nehirlerinde oluşan yüksek debinin hiçbir planlama yapılmadan denize aktığını bu suyun yaz aylarında yeniden ihtiyaç duyulacağı halde akıl ve bilime aykırı biçimde boşa harcandığının altını çize Balkanlı şöyle devam etti:
“Kışın taşan nehirler, yazın kuruyan tarlalar. Bu tablo bir kader değil, yönetim zafiyetidir. Su kaynaklarını planlamak, nehirlerde boşa akan suyu depolamak, baraj, gölet ve sulama altyapısını kurmak Devlet Su İşleri’nin (DSİ) asli görevidir.
Belediyelerin görevi ise kendi sınırları içinde mevcut kaynaklardan elde edilen içme suyunu halka sağlıklı ve adil biçimde dağıtmaktır. Nehirler taşarken suyu denize akıtan, yaz aylarında ise çiftçiyi susuz bırakan anlayış, sorumluluktan kaçamaz.
YANIT BEKLEYEN SORULAR
AKP iktidarına ve AKP Milletvekili Fatma Aksal’a ve DSİ yetkililerine soruyoruz:
DSİ, Meriç ve Tunca’da boşa akan bu suyu depolamak için hangi baraj, gölet veya regülatör çalışmalarını yürütmektedir?
Yaz aylarında yaşanacağı şimdiden belli olan kuraklık için hangi somut plan devrededir?
Sulamalı tarıma geçiş için Edirne özelinde hangi projeler hayata geçirilmiştir?
Yaz aylarında kuraklık nedeniyle yaşanacak su sıkıntısında Belediyeleri mi suçlayacaksınız?
23 yıldır iktidardasınız. Edirne çiftçisi için bu alanda hangi kalıcı yatırımı yaptınız?
Bugün çiftçiye sulama ile ilgili vereceğiniz somut bir müjde var mıdır?
DEVLET AKLI
Buradan açıkça ifade ediyoruz:
Kuraklık küresel bir sorun olabilir, ancak önlem almak iktidarın görevidir. Yağan yağmuru toplamak, suyu doğru zamanda doğru yerde kullanmak, çiftçiyi kaderine terk etmemek devlet aklının gereğidir.
Buradan AKP Edirne Milletvekili Fatma Aksal’a tavsiyemdir. Boş gündemlerle, toplumun gerçek sorunlarından uzak tartışmalarla vakit harcamak yerine; çiftçinin sulama sorunuyla, emeklinin ve tüm kesimlerin geçim derdiyle, üretimin sürdürülebilirliğiyle ilgilenin.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler, suyun bilimsel planlamayla yönetildiği, çiftçinin alın terinin korunduğu, tarımda öngörülebilirliğin sağlandığı bir Türkiye’yi savunuyoruz.
23 yıllık AKP İktidarını ve DSİ’yi görevini yapmaya, iktidarı ise yağan suyu izlemekle değil, yönetmekle sorumluluk almaya çağırıyoruz.
Edirne’nin suyu Edirne çiftçisinin hakkıdır. Bu suyun denize akmasına, çiftçinin kuraklığa mahkûm edilmesine sessiz kalmayacağız.”