DOLAR 44,0615 0.02%
EURO 51,3573 0.03%
ALTIN 7.278,790,05
BIST 12.702,00-0,71%
BITCOIN 30332842,85%
Edirne

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

1272 okunma

Kuraklık sütü de yaktı!

Edirne Merkez ve Süloğlu Süt Üreticileri Birliği (SÜTÜB) Başkanı Mustafa Suiçmez, mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıklardan hayvancılığın da etkilendiğini, süt veriminin önemli ölçüde düştüğünü söyledi… Son 15 yılın en kurak yaz aylarını yaşadıklarını anlatan Suiçmez, süt veriminde yüzde 17 oranında kayıp yaşandığını kaydetti…

ABONE OL
31 Temmuz 2025 17:49
0

BEĞENDİM

ABONE OL


Olgay GÜLER
Edirne Merkez ve Süloğlu Süt Üreticileri Birliği (SÜTÜB) Başkanı Mustafa Suiçmez, aşırı sıcakla birlikte yetersiz yağışlarında etki-siyle oluşan kuraklığın, hayvancılığı da etkilediğini, son iki yıldır süt veriminde yüzde 17’lere varan verim kaybı yaşandığını söyledi.
SÜTÜB Başkanı Suiçmez, kentte mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklık-lardan hayvancılığın da etkilen-diğini, süt verimini düştüğünü söyledi.
Son 15 yılın en kurak yaz aylarını yaşadıklarını anlatan Suiçmez, verimin yüzde 17 oranında düştü-ğünü kaydetti.


‘VERİM KAYBI YÜZDE 17’YE YÜKSELMİŞ DURUMDA’
İnsanları olumsuz yönde etkileyen sıcak havanın, hayvanları da etkilediğini dile getiren Suiçmez, “Bilim insanları son dönemin en kurak yılları olduğunu söylüyor, ama hakikaten hatırladığım kadarıyla son 15 yılın en kurak yaz aylarındayız. Hava sıcaklıkları sürekli 40 derecenin üzerinde seyrediyor, güneşte belki de 45 dereceyi geçiyordur. İnsanları bu kadar etkilerken, hayvanları da müthiş derecede etkiliyor. Önceki yıllarda da böyle oluyordu; yaklaşık yüzde 10’luk bir üretimde düşüş söz konusu oluyordu. Geçen yıl ve bu yıla baktığımızda bu verim kaybı oranı yüzde 16-17’ye yükselmiş durumda. Besicilik açısından bakıldığında, bu kadar sıcak havada hayvanlar yemek yiyemiyor, beslenemiyor. Beslenmediği için de üstüne kilo koyamıyor” dedi.
‘UZUN ZAMANDIR BÖYLE KURAKLIK GÖRMEDİM’
Şap hastalığının insandan hayvana bulaşabildiğine dikkat çeken Suiçmez; “Bir taraftan da tedbir amaçlı borsalar ve hayvan pazarları kapalı. Üretici, bu anlamda bir sıkıntı yaşıyor. Çok dikkat edilmesi gereken bir konu var; çok şükür bölgemizde bir şap hastalığı yok ama özellikle dışarıdan gelen tüccar ve çobanlar oluyor. Bu tür hastalıklar insan üzerinden de geçebiliyor. Şu anda Türkiye’de bir şap tedbiri var, bölgemizde çok şükür yok. Aşılaması da başladı. Tahmin ediyorum ki aşılama birkaç hafta içerisinde biter ve yakın zamanda hayvan pazarları da açılır. Bu sene bölgemizde uzun yıllardan beri böyle kurak bir mevsim görmedim. Meriç ve Tunca nehirleriyle birlikte yeraltı sularından da durumun vahimliği görülebiliyor. Hayvancılıkta sıcak havaya dikkat etmek gerekir. Hayvanları serin ortamda tutmalıyız. Bazı üreticilerimiz pervaneler ile önlem alıyorlar. Hem doğal şartlar ve ekonomik şartlardan sıkıntılarımız var ama yine de üretmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
‘MERALAR KULLANILAMAZ HALE GELDİ’
Aşırı sıcak havanın, meralardaki otları bu yıl çok erken kuruttuğunun altını çizen Suiçmez; “Meralar kullanılamaz hale geldi. Şu anda mera hayvancılığı neredeyse sıfır. Çünkü yağış olmadığı için bu sene meralar güneşte çok erken kurudu. Daha küçük otları yiyebilen küçükbaş hayvanlar bile otlayamaz hale geldi. Meralarda yeşil ot kalmadı gibi bir şey. Şimdi ayçiçeği hasadı başladı, belki hasat edilen noktalarda küçükbaş hayvanlar için bir besin çıkabilir. Sıcak havalarda büyükbaş hayvanların çıkarılması ise daha büyük bir tehlike. Ciddi anlamda bir sıvı kaybı yaşıyorlar ve yemek yiyemiyorlar. Bu da süt verimini olumsuz etkiliyor. Zor bir yıl geçiriyoruz. Allah üreticilerimizin yardımcısı olsun” diye konuştu.
‘DURGUN GÖLETLER TEHLİKELİ’
Hayvanların su ihtiyaçlarını giderdiği göletlerde yosun oluşması durumunda, hayvanlarda hastalık riski yarattığına dikkat çeken Suiçmez; “Daha önceden Edirne İl Özel İdaresi ve Devlet Su İşleri’nin meralarda yapmış olduğu hayvan göletleri var. Yağış olmayınca, su olduğu yerde duruyor. Özellikle küçük olan göletlerde su çok çabuk bozuluyor. Üreticilerin bu göletlere de dikkat etmeleri lazım. Eğer göleti yeşil bir yosun bağladıysa, farklı hastalıklar yapabilir. Bu da çok tehlikeli, dikkat edilmesi ve mümkün mertebe buzağıların suyu günde en az bir defa, mümkünse iki defa değiştirilmeli. Buzağılar süt emzirirken, normal havalarda 2,5 litre süt verirken, sıcak havalarda bu miktarı yarım litre azaltmamız lazım. Çünkü buzağı yeni doğduğunda sütü içtiğinde fazla hareket edemediği için, sütü daha tüketmeden midesinde mayalanma, ekşime yapıyor. Bu da yeni doğmuş buzağılarda ishal riski doğuruyor. Bunun yanında aşırı sıcakta sinekler de çok fazla geliyor. Yani, sıcak havada sorunların hepsi birbirinin ardı sıra geliyor. En sevindirici olan, bölgemizde herhangi bir hastalık olmaması. Ama üreticimiz bu yılı çok zor geçiriyor” ifadelerini kullandı.
‘SICAK TARLAYI KURUTTU, HAYVANCILIĞI ZORA SOKTU’
Kuraklığın, özellikle küçük aile işletmelerini zorladığını dile getiren Suiçmez; “Sıcak hava tarlaları kuruttu, hayvancılığı zora soktu diyebiliriz. İster istemez zorlaşıyor çünkü otobur hayvana ot lazım. Ot olmayınca hazır yem yiyecek. Sıcak havada yem de versen üstüne kilo koyamayacak. Onlar da insanlar gibi terliyor. Üretim kaybı yüzde 16-17 seviyesinde ki bu da doğaldır; hayvan kendisine mi bakacak, üreticiye ürün mü verecek. Bizim aile işletmelerimiz, halen süper modern işletmeler değiller. Aile işletmeleri özellikle bu sıcak havalarda daha çok zorlanıyor” dedi.

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya