Aramızdan ayrılanlar

BAŞKOMİSER HASAN KAPAN VEFAT ETTİ
Emekli Başkomiser Hasan Kapan 79 yaşında vefat etti.

Merhum Bayram ve merhume Sebahat Kapan’ın oğulları, Bahriye Kapan’ın eşi, merhum Esat Kapan’ın kardeşi, Çarşı esnaflarından Sedat Kapan’ın ağabeyi, Güray, Nuray, Benay ve Nilay Kapan’ın amcaları olan merhum, dün Eski Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.

Cenaze törenine merhum Emekli Başkomiser Hasan Kapan’ın meslektaşları da katıldı ve tabutu başında saygı nöbeti tuttu.
ALİ FUAT TANTÜRK VEFAT ETTİ
Devlet Demir Yollarından emekli Ali Fuat Tantürk vefat etti. Gülay Tantürk’ün eşi, Özlem Demiray ve Furkan Tantürk’ün babaları olan merhum, dün Fatih Sultan Selim Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
HASAN CİNCİ VEFAT ETTİ
Recep, Ahmet ve Hüseyin Cinci’nin kardeşleri, Esen Demircioğlu, Emel Bilgin, Birgül İstipli ve Alev Kantur’un amcaları Hasan Cinci vefat etti. Merhum dün Şah Melek Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardındanYeniimaret Mezarlığında toprağa verildi.
RIFKI DEMİRTAŞTAN VEFAT ETTİ
Merhum Saadettin ve Emine Demirtaştan’ın oğlu, Sevgi Demirtaştan’ın eşi, Mutlu ve Mert Demirtaştan’ın babaları Rıfkı Demirtaştan 64 yaşında vefat etti. Merhum 27 Haziran Cumartesi günü Yavuz Sultan Selim Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.
DERYA TAŞDEMİR VEFAT ETTİ
Merhum Hacı Hasan Demir ve merhume Hacı Kafiye Demir’in kızları, Hüseyin Taşdemir’in eşi, Denizhan ve Deniz’in anneleri Hülya Demir’in kardeşi Derya Taşdemir 58 yaşında vefat etti. Merhume Cumartesi günü Kadı Bedrettin Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.
RECEP TATAR VEFAT ETTİ
Yıldırım Beyazıt Mahallesi sakinlerinden, Özkan, Özcan ve Özlem Tatar’ın babaları, Mehmet ve Şükrü Tatar’ın ağabeyleri Recep Tatar 78 yaşında vefat etti. Merhum Cumartesi günü Akmescit Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yıldırım Mezarlığında toprağa verildi.

DEDEMİN BİRİ HIRSIZ, DİĞERİ DİLENCİYDİ

Turan ŞALLI

Dedemin babası Zaim, Uzunköprü’de Yemen savaş bölgesine gönderilmek üzere toplanma alanı sırasında trenin çarpması sonucunda oracıkta ölmüştü. Babamın babası Ali dedem küçük yaşta öksüz kalmıştı. Babadan kalma ne tarla, ne de bahçe vardı. Bir karış tapulu yeri bile yoktu, miras olarak yoksulluk bıraktı.

Okuma yazması hiç olmadı. Zaten ülkenin büyük bir çoğunluğu okur- yazar değildi. Ali dedem kendi halinde yaşayan temiz bir kişilikti.  Gençliğinde çöplerden eski asker postallarını toplar, el yordamıyla diker, tamir eder satarmış. Bir zaman sonra ayakkabı tamiri ihtiyaçlarını karşılamaya yetmeyince çaresizlik içinde dilenmeye başlamış.

Annemin babası Osman ise; gençliğinde bir çiftlik ağasının yanında yardımcı kâhya olarak çalışmış.  Çiftlik düzenini iyi öğrenmiş, kabiliyetini geliştirmişti. O da bir zaman sonra çiftlik yaşamına veda etmiş, Kıyık semtinde bulunan Menzilahir Mahallesi’ne yerleşmiş. Karısı ölünce (annemin annesi) kendine yeni bir eş bulmuştu. Ali dedemin de eşi ölmüş ancak kendine yeni bir eş almayı düşünmemişti. Ali dedem, Osman dedeme karşı mesafeli davranırdı.

Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyet’inde halkın çok büyük bir çoğunluğu sefalet yaralarını sarmaya çalışırken, Almanya’da iktidara gelen Hitler Avrupa’ya korku yayıyordu. Yunanistan sınırına dayanan Alman askerleri karşısında Türk Hükümeti asker aç kalmasın diye sürekli gıda ürünleri stok ediliyordu. Ekmek halka karne ile dağıtılıyordu. Bir tarafta derin bir yoksulluk, diğer bir tarafta savaş endişesi hâkimdi. Halk kendince açlığa, parasızlığa çareler arıyordu.

1944 yılında Edirne merkezli Son Posta gazetesinde çıkan bir haberin başlığı, “Edirne’de camilerin kurşunlarını çalanlar tevkif olundu” şeklindeydi.

Caminin kurşunlarını çalanlar, Edirne’nin Kıyık semtinde sabıkalılardan Çingene İbrahim, Cafer Kanlıdere, Osman Merdin ve Yaşar Küçükcivan’dı. Yani hırsızlardan biri annemin babası Osman Merdin idi. Selimiye Camii, Etnografya Müzesi, Hacı İzzet Paşa Türbesi ve Seddi Sultan kubbelerinin muhtelif zamanlarda kurşun çaldıklarını yazıyordu. 1700 kilo kurşun parçalarını satmak için İstanbul’a getirmişler ve yakalanmışlardı. Bu dört kişi Edirne’de bulunan cezaevlerine gönderilmişlerdi. Osman dedem, şimdilerde Devecihan Kültür Merkezi’nin bulunduğu binanın alt kısmındaki bir odanın içinde hapis hayatı geçirmiş.

Yıllar yılları kovaladı, Türkiye’nin siyasi iklimi değişmişti. 1950 yılında CHP iktidarını kaybetti. Demokrat Parti Adnan Menderes öncülüğünde iktidara taşındı. Taşıyanlar arasında Osman dedem de vardı. Etrafındakilere sürekli “Demokrat Partiye oy verin” telkininde bulunuyordu. (annemin anlatıları)1944 yılında işlediği suç çoktan unutulmuş, Demokrat Parti yandaşlığı sayesinde iş buldu. Edirne Belediyesi’nde temizlik işleri biriminde çavuşluğa kadar yükseldi.

Annemin babasının Demokrat Parti sayesinde belediyede işe girmesinden sonra Demokrat Parti ekseninde bulunan Doğru Yol Partisi’ne yıllarca oy verdi. Anneme küçükken sormuştum.“Neden bu partiye oy veriyorsun?” diye “Demokrat Parti zenginlerin partisi” derdi.

Annem içinde bulunduğumuz yoksulluğu unutmuş, kendini yeni bir sosyal sınıf içine konumlandırıyordu.  Ali dedem hangi partiye oy verdiğini söylemezdi. Babam dedem için, “Kimseyle siyaset konuşmaz, o Atatürk’ten başkasına oy vermez’ derdi. Anlaşılacağı üzere iki dedemin de siyasi iklimi uymazdı. Babam her ne kadar, “Baba dilenmeyi bırak, sana para veriyorum daha ne istiyorsun” sert sitemlerine kulak asmazdı.

SENİN BABAN CAMİNİN KURŞUNLARINI ÇALDI.

1955’li yılların siyasi ikliminde babam yaşadığı bir olayı söyle anlatmıştı:

“Mahalle kahvehanesinde oturuyorduk, sohbet esnasında ‘Demokrat Partiye oy vermem’ dememden dolayı mahalleden biri beni karakola şikâyet etti, karakolda bana dayak attılar.”

O dayak olayı babamda derin izler bırakmıştı. Her seçimde CHP’ ye oyunu verdi. Annem her seçim günü oyunu Demokrat Parti’nin devamı olarak gördüğü Adalet Partisi’ne oy verirdi. Kendince Adalet Partisi’nin logosu olan attan başka siyasi parti bilmezdi. Babam da Altıok’tan asla vazgeçmedi.

Dedelerimin siyasi uyuşmazlığı ailemize de sirayet etmişti. Babam her seçim dönemi partisinin iktidara gelemeyişinin suçunu annemde arar, kendisini döverdi. Biz çocukları olarak hep babamızın siyasi görüşünün peşinde koştuk. Babam İbrahim 2006’da yaşama veda etti, annem seçim günleri dayak yemekten kurtuldu.

2015 yılının Haziran ayında Süleyman Demirel aramızdan ayrıldı. Annemle sohbete daldığımız bir gündü, “Anne Süleyman Demirel de öldü, oyunu kime vereceksin?” dediğimde kendinden emin bir tavırla,“Karaoğlan’a vereceğim”  demişti. “O da öldü” dediğimde, “Yok mu bunun bıraktığı kişi?” demişti.

İki dedemden hatıra kalan hadise;

Annem babama kızınca “Dilencinin çocuğu”,  babam da kendisine kızınca,“Hırsızın kızı, baban caminin kurşunlarını çaldı” diye söylenirdi.

MHP’de ilçe kongreleri yarın başlıyor

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Edirne İl Başkanlığı, ilçe kongre takvimini açıkladı. Kongre süreci 30 Haziran Salı günü Lalapaşa ve Süloğlu ilçelerinde başlayacak.

MHP Edirne İl Başkanlığı tarafından yayımlanan programa göre, ilk gün Lalapaşa İlçe Kongresi saat 12.00’de, Süloğlu İlçe Kongresi ise saat 14.00’te gerçekleştirilecek.

Kongre maratonu 1 Temmuz Çarşamba günü İpsala’da saat 10.00’da, Enez’de ise saat 14.30’da devam edecek.

Takvime göre Havsa İlçe Kongresi 2 Temmuz Perşembe günü saat 11.00’de, Meriç ve Uzunköprü ilçe kongreleri ise 3 Temmuz Cuma günü sırasıyla saat 14.00 ve 12.00’de yapılacak.

Keşan İlçe Kongresi 4 Temmuz Cumartesi günü saat 14.00’te düzenlenecek. Kongre süreci, 5 Temmuz Pazar günü saat 12.00’de gerçekleştirilecek Merkez İlçe Kongresi ile tamamlanacak.

MHP Edirne İl Başkanlığı, “Birlik ve beraberlik içinde daha güçlü bir gelecek” vurgusuyla yaptığı davette, tüm vatandaşları ilçe kongrelerine katılmaya çağırdı.

TÜ’de son 8 mezuniyet heyecanı

Trakya Üniversitesi’nde 11 Haziran 2026 Perşembe günü start alan mezuniyet törenlerinde son haftaya girildi.

Balkan Kongre Merkezi’nde Edirne Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu ile Uygulamalı Bilimler Fakültesi için 11 Haziran’da ilk ikisi gerçekleştirilen mezuniyet törenlerinin bugüne kadar 19’u gerçekleştirildi. Çoğunluğu Balkan Kongre Merkezi’nde düzenlenen törenlerde, dün en son aynı salon İlahiyat Fakültesi için dolduruldu. Geriye 8 fakültenin mezuniyet töreni kaldı. Son 8 tören şöyle:

Edirne Sosyal Bilimler MYO – 11 Haziran 2026 Perşembe, saat 13.30, Balkan Kongre Merkezi

Eczacılık Fakültesi – 29 Haziran 2026 Pazartesi, saat 10.30, Balkan Kongre Merkezi

Diş Hekimliği Fakültesi – 29 Haziran 2026 Pazartesi, saat 13.30, Balkan Kongre Merkezi

Sağlık Bilimleri Fakültesi – 30 Haziran 2026 Salı, saat 10.30 ve 13.30, Balkan Kongre Merkezi

Mimarlık Fakültesi – 1 Temmuz 2026 Çarşamba, saat 13.30, Balkan Kongre Merkezi

Mühendislik Fakültesi – 2 Temmuz 2026 Perşembe, saat 13.30 ve 16.30, Balkan Kongre Merkezi

Güzel Sanatlar Fakültesi – 2 Temmuz 2026 Perşembe, saat 16.30, Karaağaç Yerleşkesi

Tıp Fakültesi – 3 Temmuz 2026 Cuma, saat 14.30, Balkan Kongre Merkezi

Kırkpınar Spor Bilimleri Fakültesi – 4 Temmuz 2026 Cumartesi, saat 13.30, Balkan Kongre Merkezi

Balkanlar’da tarihi dönemeç

28 Haziran 1389 tarihinde gerçekleşen I. Kosova Meydan Muharebesi, yalnızca Osmanlı tarihinin değil, Balkanlar tarihinin de en önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Osmanlı Devleti ile Sırp Kralı Lazar Hrebelyanoviç önderliğinde oluşturulan çok uluslu Haçlı ordusu arasında gerçekleşen savaş, Sultan I. Murad Hüdâvendigâr komutasındaki Osmanlı ordusunun kesin zaferiyle sonuçlandı. Bu zafer, Osmanlı hâkimiyetinin Balkanlar’da kalıcı hâle gelmesinin önünü açarken bölgenin siyasi ve toplumsal yapısını da derinden etkiledi.

Trakya Üniversitesi Balkan Araştırma Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşegül Kılıç, I. Kosova Savaşı’nın Balkanlar’daki Osmanlı hâkimiyetinin kesinleşmesinde belirleyici rol oynadığını belirterek savaşın tarihî önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Savaşın, Osmanlı Devleti ile Sırp Kralı Lazar liderliğindeki Balkan ittifakı arasında gerçekleşen büyük bir meydan muharebesi olduğunu ifade eden Kılıç, Osmanlıların Balkanlar’daki ilerleyişinden rahatsız olan ittifaka karşı Sultan I. Murad’ın sefere çıktığını söyledi.

Osmanlı ordusunun Turan Taktiği’ni başarıyla uygulayarak düşman kuvvetlerini ağır bir yenilgiye uğrattığını belirten Kılıç, bu zaferle birlikte Balkan devletlerinin Osmanlıları bölgeden çıkarma umutlarının sona erdiğini ve Sırbistan’ın Osmanlı Devleti’ne bağlı bir vasal devlet hâline geldiğini ifade etti.

Savaşın en önemli gelişmelerinden birinin, zaferin ardından Sultan I. Murad’ın bir Sırp tarafından şehit edilmesi olduğunu dile getiren Kılıç, I. Murad’ın savaş meydanında şehit düşen ilk ve tek Osmanlı padişahı olarak tarihe geçtiğini söyledi. Şehzade Bayezid’in tahta çıktığını belirten Kılıç, I. Murad’ın şehit edildiği yerde Meşhed-i Hüdâvendigâr adıyla bir makam türbe inşa edildiğini, naaşının ise Bursa’ya defnedildiğini kaydetti.

I. Kosova Savaşı’nın XX. yüzyılın başlarına kadar sürecek Osmanlı egemenliğinin temellerini attığını vurgulayan Doç. Dr. Ayşegül Kılıç, savaşın hem Osmanlı hem de Sırp tarihi açısından iki toplumun tarihî hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.

Bahçeşehir’de elektronik atık projesi

Bahçeşehir Koleji öğrencilerinin yürüttüğü proje kapsamında toplanan elektronik atıklar, Edirne Belediyesi’nin 1. Sınıf Atık Getirme Merkezi’ne teslim edildi.

Edirne Belediyesi’nce yapılan konuya ilişkin paylaşımda, “Çevreye gösterdikleri örnek duyarlılık dolayısıyla öğrencilerimizi ve öğretmenlerini Sıfır Atık Marketimizde ağırlayarak Çevresel Duyarlılık Teşekkür Belgesi takdim ettik. Çevre bilinciyle örnek olan öğrencilerimizi ve emeği geçen öğretmenlerimizi kutluyor, Bahçeşehir Koleji ailesine teşekkür ediyoruz” ifadelerine yer verildi..

Edirne Birlik SK’da başarılı sezon

Edirne Birlik Spor Kulübü, 2025-2026 sezonunu altyapı kategorilerinde elde ettiği başarılı sonuçlarla tamamladı. U-11 Ligi karşılaşmalarının sona ermesiyle birlikte kulüp, altyapı çalışmalarının karşılığını bir kez daha sahada almanın gururunu yaşadı.

Sezon içerisinde U-13 Ligi’ni namağlup tamamlayan Edirne Birlik Spor Kulübü şampiyonluğa ulaşırken, Türkiye Futbol Federasyonu’nun statüsü gereği puan cetveli oluşturulmayan U-12 ve U-11 Liglerinde de sezonu en başarılı takımlar arasında tamamladı. Kulüplerin kendi takiplerini yapabileceklerinin belirtilmesi üzerine tutulan puan durumuna göre hem U-12 hem de U-11 takımları da sezonu zirvede tamamlayarak önemli bir başarıya imza attı.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Edirne Birlik Spor Kulübü Antrenörü Göktuğ Üküncer, şu ifadeleri kullandı:

“Sezon başından bu yana büyük bir özveriyle çalışan sporcularımızın, antrenörlerimizin ve ailelerimizin emeklerinin karşılığını üç kategoride şampiyonluk başarısıyla taçlandırdık. U-13 takımımız resmi olarak namağlup şampiyon olurken, U-12 ve U-11 kategorilerinde statü gereği resmi puan durumu tutulmamasına rağmen kulüplerin kendi puan takibini yapabilecekleri ifade edildi. Biz de diğer kulüpler gibi puanlarımızı takip ettik ve buna göre hem U-12 hem de U-11 takımlarımız sezonu lider olarak tamamladı. Bizim için en büyük kazanım ise çocuklarımızın gelişimi, karakterli bireyler olarak yetişmeleri ve Edirne futbolunun geleceğine katkı sağlamalarıdır. Bu başarıda emeği geçen tüm sporcularımızı, teknik ekibimizi ve bizleri her zaman destekleyen ailelerimizi gönülden kutluyorum.

Edirne Birlik Spor Kulübü olarak, geleceğin sporcularını yetiştirme hedefi doğrultusunda disiplinli ve planlı altyapı çalışmalarımıza aynı kararlılıkla devam edeceğiz. Elde edilen bu başarılar, kulübümüzün doğru yolda ilerlediğinin en önemli göstergelerinden biridir. “.

Kulaçlar Kırkpınar için

Edirne’de 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali Haftası bugün başlarken, öncesinde geleneksel hale gelen Kırkpınar Yüzme Şenliği bu yıl da büyük bir heyecanla gerçekleştirildi.

Edirne Olimpik Yüzme Havuzu’nda 26, 27 ve 28 Haziran tarihlerinde düzenlenen organizasyona 5 ilden 26 kulüp katılırken, 262 kadın ve 238 erkek olmak üzere toplam 500 sporcu mücadele etti.

Türkiye Yüzme Federasyonu Edirne İl Temsilciliği faaliyet programında yer alan şenlik kapsamında, 7 yaş ve üzeri sporcular çeşitli kategorilerde performanslarını sergilerken, genç yüzücüler hem yarışma deneyimi kazandı hem de dostluk ve sporun birleştirici ruhunu yaşadı.

Türkiye Yüzme Federasyonu Edirne İl Temsilcisi Ayhan Dinç, Kırkpınar’ın asırlardır süregelen spor kültürünü yüzme branşıyla buluşturan bu anlamlı organizasyonun Edirne’nin spor kenti kimliğine katkı sunarken, yüzme sporunun daha geniş kitlelere ulaşmasına da önemli destek sağladığına inandığını söyledi.

Keşan DOÇEK bu yıl da iddialı

Edirne Valiliği himayesinde Türkiye Voleybol Federasyonu tarafından düzenlenen 2026 Yılı Kurum ve Kuruluşlar Voleybol Turnuvası”na yarın 3 karşılaşma ile devam edilirken, turnuvanın favori isimlerinden Keşan DOÇEK Voleybol Takımı’nın grup liderliği sürüyor.

Turnuva statüsüne göre gruplarında ilk iki sırayı elde eden takımlar bir üst tura yükselme hakkı kazanacak. Form grafiği yüksek seyreden Keşan ekibi, Açık Cezaevi karşısında aldığı 2-0’lık sonuçla birlikte ikinci tur kapısını büyük oranda aralamış görünüyor.

Gruptaki namağlup unvanını korumak isteyen Keşan DOÇEK, turnuvanın bir sonraki ayağında zorlu bir maça çıkacak. Filenin başarılı ekibi, 02 Temmuz 2026 tarihinde Özel Harekat Voleybol Takımı ile kozlarını paylaşacak. İkinci tur öncesi büyük önem taşıyan bu müsabakanın da heyecanlı geçmesi bekleniyor.

“2026 Yılı Kurum ve Kuruluşlar Voleybol Turnuvası”nda 24 maç geride kaldı.Edirne Spor Salonu’nda yarın  oynanacak 3 karşılaşmanın ardından turnuvaya Mimar Sinan Spor Salonu’nda devam edilecek