Türk vatandaşında kaçak tüfek


Hamzabeyli’nin karşısındaki Bulgaristan’ın Lésovo Gümrük Kapısı’nda gümrük görevlileri, bir otomobilin bagajında gizlenmiş av tüfeği ve mermiler ele geçirdi.
Türkiye’den Belçika’ya gitmek üzere yola çıkan, yabancı plakalı otomobili kullanan Türk vatandaşı sürücü, gümrük kontrolünde beyan edecek herhangi bir eşya bulunmadığını söyledi.
Ancak yapılan detaylı aramada bagajın zemininde, valiz ve çantaların altına gizlenmiş bir av tüfeği kılıfı ile üç kutu halinde toplam 58 adet av fişeği bulundu.
Kaçak silah ve mühimmata el konulurken, olayla ilgili Burgaz Gümrük Müdürlüğü kayıtlarında ön soruşturma başlatıldı. Soruşturma, Yambol Bölge Savcılığı’nın gözetiminde bir gümrük müfettişi tarafından yürütülüyor.

Özel İdare Süt İhtisas OSB’sine ortak!

Olgay GÜLER

İl Genel Meclisi, Demirhanlı Köyü’nde kurulacak ‘Tarıma Dayalı Süt İhtisas OSB Kuruluşu’na Özel İdare’nin yüzde 20 payla katılmasını onayladı.

Edirne İl Genel Meclisi’nin Eylül ayı toplantılarının beşinci oturumu, Meclis Başkanı Çiğdem Gegeoğlu başkanlığında gerçekleştirildi. İl Özel İdaresi’nin ek meclis binasında gerçekleştirilen toplantıda, 3 komisyon raporu görüşülerek karara bağlandı.  Mecliste, İmar ve Bayındırlık Komisyonu tarafından hazırlanan ‘Demirhanlı Tarıma Dayalı Süt İhtisas OSB Kuruluşu’ hakkındaki rapor, Komisyon Başkanı Mehmet Güneş Yılmaz tarafından meclise sunuldu. Raporda, İl Özel İdaresi’nin OSB Müteşebbis Heyeti’ne 3/15, yani yüzde 20’lik payla katılmasına karar verildi.

Komisyon Başkanı Mehmet Güneş Yılmaz

OSB kuruluşu hakkındaki bilgiler, faaliyetler, hedefler ve katkılara yer verilen raporda, şu ifadelere yer verildi:

“1. Projenin Amacı ve Genel Hedefleri

Edirne Merkez Demirhanlı Köyü sınırlarında planlanan OSB, hayvancılık potansiyelini organize ve modern bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyor. Bölgede damızlık süt sığırı yetiştiriciliği yapılacak. Geleneksel yöntemlerle yapılan üretim, modern teknoloji ve altyapıya sahip profesyonel işletmelere dönüştürülecek. Üreticilerin sorunlarını çözmek, süt ve damızlık sığır üretiminde verimliliği artırmak hedefleniyor.

2. Planlanan Yapılar ve Faaliyetler

Hastalıktan ari işletmeler kurulacak (en küçük işletme 25 baş ve üzeri olacak). İşletmelerde yüksek verimli sertifikalı süt sığırlarıyla damızlık ve süt üretimi yapılacak. Bölgede süt işleme tesisleri, yem fabrikaları, soğuk hava depoları gibi tarıma dayalı sanayi tesisleri yer alacak. Ortak biyogaz tesisi ile hayvansal atıklar işlenip hem yeşil enerjiye hem de organik gübreye dönüştürülecek. Destekleyici yapılar olarak: hayvan hastanesi, acil kesim ünitesi, otomasyonlu sürü yönetim sistemi, veterinerlik ve mühendislik hizmetleri, sosyal alanlar ve teknik okul kurulması planlanıyor.

3. Bölgesel Katkılar

Modern tarım ve hayvancılık uygulamaları ile yöre halkının gelir düzeyi artacak. Süt ve süt ürünlerine dayalı sanayi gelişecek, kooperatifleşme desteklenecek. Proje tamamlandığında yaklaşık 600 kişiye doğrudan istihdam sağlanacak. Türkiye’nin damızlık sığır ihtiyacına katkı sağlayacak, aynı zamanda ihracat potansiyeli ile ülke ekonomisine destek olacak.

4. Kuruluş Koşulları ve Alan

Projenin en az %75’i Hazine arazisi üzerinde olmalı. Demirhanlı Köyü’nde 1000 dekarlık mera vasıflı alan seçildi. En az 50 yatırımcıyla görüşülerek yatırım potansiyeli sağlandı. Valilik ve belediyelerden uygunluk görüşü alındı. Bölgede yem bitkisi üretimi için yeterli tarım potansiyeli mevcut.

5. Kurucu Ortaklar ve Pay Oranları

Edirne Ticaret Borsası – %26 (4 üye), Edirne Ticaret ve Sanayi Odası – %26 (4 üye), Edirne İl Özel İdaresi – %20 (3 üye), Edirne Köy-Koop – %14 (2 üye), Edirne Ziraat Odası – %7 (1 üye), Edirne Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği – %7 (1 üye)

6. Finansman ve Katılım Şartları

Müteşebbis heyette yer alacak her kurum, temsilci başına en az 1.319.602 TL (2025 yılı alt sınırı) yatırmak zorunda. Toplam 15 pay için yaklaşık 19,8 milyon TL kaynak oluşturulacak. Bu ödemeler önce İl Özel İdaresi hesabına yatırılacak, OSB tüzel kişilik kazandığında OSB’ye devredilecek.

7. Yönetim Yapısı

Müteşebbis Heyet: 15 asıl ve 15 yedek üyeden oluşacak. Heyette görev süresi 4 yıl olacak, toplantılar en az 3 ayda bir yapılacak. Heyetin ardından yönetim kurulu, denetim kurulu ve bölge müdürlüğü gibi organlar da oluşturulacak.

Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri Yönetmeliğinin 7’nci maddesi gereği, Edirne İl Özel İdaresi’nin Demirhanlı Tarıma Dayalı Süt İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin kuruluşuna Müteşebbis Heyette 3/15 pay oranı (yüzde 20) ile katılması komisyonumuzca uygun görülmüştür.”

Aramızdan ayrılanlar

SELAMİ KAMAR VEFAT ETTİ

Kıyık Mahallesi sakinlerinden Suakacağı köylü Cahide Kamar’ın eşi, Bahise Kamar, Cahide Durak ve Jale Kamar’ın babaları, Tekin Sezgin ve Şerif Durak’ın kayınpederleri, Erkek Yetiştirme Yurdundan emekli Selami Kamar 70 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Kıyık Yeni Camide öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

SALİM ÇAVDAR VEFAT ETTİ

Tayakadın Köyü sakinlerinden merhum Alim Çavdar ve merhume İsmet Çavdar’ın oğulları, Şerif, Recep, Osman Çavdar ve Kıymet Atakul’un ağabeyleri Salim Çavdar 71 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Tayakadın Köy Camisinde ikindi namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası köy mezarlığında toprağa verildi.

TREPAŞ’tan Keşan’a ziyaret


Müşteri memnuniyetini en üst düzeyde tutma vizyonuyla çalışmalarını sürdüren Trakya Elektrik Perakende Satış A.Ş. (TREPAŞ) yetkilileri, Keşan’da yeni görevine başlayan kamu yöneticilerine nezaket ziyaretinde bulundu.
TREPAŞ Keşan Müşteri Hizmetleri Sorumlusu Ahmet Altın ve Keşan Müşteri Hizmetleri Uzmanı Ahmet Nurettin Aksoy, göreve yeni atanan Keşan Kaymakamı Aziz Mercan ile Keşan İlçe Millî Eğitim Müdürü Sercan Kemik’i makamlarında ziyaret ederek “hayırlı olsun” dileklerini iletti.
Gerçekleştirilen görüşmelerde, TREPAŞ’ın müşteri odaklı hizmet anlayışı, vatandaşların elektrik perakende hizmetlerine erişimini kolaylaştıran uygulamaları ve kamu kurumlarıyla hayata geçirilebilecek iş birliği fırsatları değerlendirildi. TREPAŞ temsilcileri, Keşan’daki abonelere yönelik süreçlerin kesintisiz ve hızlı yürütülmesi için kurumlar arası koordinasyonun önemini vurguladı.
Kaymakam Aziz Mercan ve İlçe Millî Eğitim Müdürü Sercan Kemik ise nazik ziyaretlerinden dolayı TREPAŞ heyetine teşekkürlerini sundu.

Nesine 3. Lig başlıyor


Ziraat Türkiye Kupası 1. Eleme Turu’nda geçen Çarşamba günü Somaspor karşısına evinde 9 kişi ile çıkabilen, ancak 5 dakika sonra sahadan çekilmek zorunda kalan Edirnespor, 2025 – 2026 sezonunda 1. Grup’ta yer aldığı Nesine 3. Lig’deki ilk sınavını yarın İstanbul’da Galata Spor Kulübü’ne karşı verecek.
Türkiye Futbol Federasyonu liglerdeki haftanın programını paylaştı. Buna göre, A Millî Takımı’nın 2026 FIFA Dünya Kupası Elemeleri E Grubu’nda 7 Eylül Pazar günü Konya’da İspanya ile oynayacağı müsabak nedeniyle Trendyol Süper Lig ve Trendyol 1. Lig’de bu hafta maç oynanmayacak. Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu 5. hafta müsabakaları 13, 14 ve 15 Eylül’de, Trendyol 1. Lig 5. hafta müsabakaları 12, 13, 14 ve 15 Eylül’de, Nesine 2. Lig 3. hafta müsabakaları 7 Eylül’de, Nesine 3. Lig 1. hafta müsabakaları 7 Eylül’de oynanacak.
Edirnespor’un yer aldığı Nesine 3. Lig 1. Grup’ta 7 maç yarın, 1 maç ise 8 Eylül Pazartesi günü oynanacak. Galata Spor Kulübü – Edirnespor arasındaki maç saat 17.00’de başlayacak. Ancak, karşılaşmanın oynanacağı stat haber yayına hazırlandığında TFF’nin sitesinde belirtilmemişti.
Karşılaşmayı İzmir bölgesinden Gürkan Özbalkanlı yönetirken, yardımcılıklarını Aydın bölgesinden Ahmet Oğuz Yılmaz ve Kırşehir bölgesinden Abdurrahman Atabay yapacak, Uşak bölgesinden Onurhan Yüce de dördüncü hakem olarak sahadaki yerine alacak.
NESİNE 3. LİG – GRUP 01 – 1.HAFTA
07 Eylül 2025 Pazar
Polatlı 1926 Spor Kulübü – Bursa Nilüfer Futbol A.Ş.
Polatlı İlçe / 15.00
Etimesgut Spor Kulübü- Silivrispor
Etimesgut Belediyesi Atatürk Stadı / 15.00
Çorlu Spor 1947- Bulvarspor
General Basri Saran / 17.00
(Evsahibi Takım Seyircisiz)
İnkılap Futbol Spor Kulübü- Küçükçekmece Sinop Spor A.Ş.
Silivri Müjdat Gürsu / 17.00
Galata Spor Kulübü – Edirnespor
…. / 17.00
İnegöl Kafkas Spor Kulübü- Astor Enerji Çankaya Spor Kulübü
İnegöl İlçe Stadı / 17.00
Bursa Yıldırım Spor Kulübü- Kestel Çilek Spor Kulübü
Minareli Çavuş Spor Tesisleri / 17.00
8 Eylül 2025 Pazartesi
Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş.- Yalova Fk 77 Spor Kulübü
Silivri Müjdat Gürsu / 17.00

KUYUSUNU KAZIYOR

Bir başladı durmak nedir bilmiyor. Nedir o, İsrail’in Gazze katliamı iki yıla yaklaştı 60 bin insan öldü, açlıktan ölenlerin sayısı 500’ü bulur. Buna savaş denemez. Silahsız insanları öldürmek savaş değildir. Savaş her iki tarafın çatışması ile olur. Bu hal, silahsız insanları öldürmek katliamdır. Bunu yapan kim İsrail’dir. İsrail, bu katliamı yapmakla ne yapıyor, kendi kuyusunu kendi kazıyor . . .
Bu hal daha ne kadar devam eder? Amerika silah gönderdiği, iki bin kusur yıldan beri devlet olamamış Yahudiler’de devlet olma hırsı devam ettikçe katliamlar devam edecektir. Binyamin Netanyahu’nun Büyük İsrail hayali devam ettikçe bu katliamlar devam edecek. Netanyahu’nun hayali Ortadoğu bölgesini ele geçirmek, dünyanın güçlü Yahudi Devletini kurmak. Hatta dünyaya hükmetmek. Olur mu böyle şey? Adolf Hitler bu kafada değilmiydi; ama sonu ne oldu?
Bir türkü vardır, ‘bu güzellik sanada kalmaz, bak anana gör halini’
Netanyahu biraz tarih bilse bu yanlışları yapmaz. Daha önceki diktatörler Hitler, Mussolini, Stalin, Saddam nasıl tarih sahnesinden ayrılıp gitmişlerse, sıra Netanyahu’ya da gelecek. Lanetlenerek kaybolup gidecek, arkasından küfürler yiyerek. Bu tutumları ile kendi kuyusunu kendi kazıyor budala.
Tarih bir derstir anlayana , öğrenene, bilene, eğer ders alamamışsan bu dünyada boşuna oyalanmışsın demektir. Netanyahu’nun niyeti Gazze’yi kendi topraklarına katmaktır. Bu bombalamalar, bu katliamlar onun için yapılıyor. Çünkü İsrail’in nüfusu giderek artıyor, bugünkü toprak sahası ona dar geliyor, genişlemesi lazım. Sonra İsrail’in su sorunu var, bu katliamlar onun için yapılıyor.
Asırlar önce Yahudiler devletsiz kalınca Firavunlar zamanında Mısır onlara kucak açıp, onları korumuş, barındırmış. Fakat nüfusları arttıkça güçlenmeye başlamışlar, güçlendikçede şımarıyorlar, zararlı oluyorlardı. Hal çaresi olarak Firavunlar Yahudileri Mısır’dan orduyu kullanarak kovdu. Önde Yahudi toplumu, onların arkalarında Firavunun ordusu onları sürerken gele gele Kızıldenize geldiler, karşı tarafa geçemiyorlardı. Kenan bölgesine, bugünkü Filistin topraklarına, çünkü önlerınde Kızıldeniz vardı. Bir mucize oldu, deniz ikiye ayrıldı, toprak oluştu, sürülen toplum karşı tarafa geçti ve kurtuldular. Ve deniz tekrar birleşti. O denizin içinde Firavunun askerleri boğulup gitti. Bu karşı taraf bugünkü FİLİSTİN topraklarıdır. O günden sonra Yahudiler dünyanın her tarafına dağılıp gittiler. Devlet olamadan 1948’e kadar millet olarak yaşadılar.
İsrail bu katliamlarla yıkıp öldürmekle dünyanın nefretini üzerinde topluyor. Bir gün bu devletler bir araya gelip İsrail’e savaş açıp, yüklenirlerse kendini kurtarmak için Filistin topraklarına kaçarlarsa acaba Kızıldeniz tekrar açılıp Yahudiler’e yol verecek mi — Med çezir — olayı? Tekrar deniz açılacak mı? Hitler de büyük hayellerin peşinde idi, sonu ne oldu. Bugün Ortadoğu’da, dünyada bu kadar huzursuzluklara sebep olan ne, hep Ortadoğu’daki petrol varlığı. Amaç petrolün kontrolünü ele geçirmek, petrolu ele geçiren dünyayı ele geçirir.
Amerika’da artık petrol kalmamıştır, petrol tükenmiştir. İsrail savaşının arkasında petrol politikası yatar. Bugünün dünyasında her araç petrolle çalışır, her şey petrole bağlıdır. Netanyahu barbarca, açımasızca tutumları ile dünyanın nefretini üzerine çekmektedir. Bu tutumu ile KUYUSUNU KAZIYOR…

GELDİ DE GEÇMİYOR MU?..

Vatanın, milletin, eğitimini bozulmaktan koruyup, geliştirmek;
Hakkını, hukukunu, kutsallarını, hayvanlarını, bitkilerini, tohumlarını, ormanlarını, doğa ve tabiat varlıklarını, zulümden, katliamdan, kirlenmekten, bozulmaktan korumak;
Saygı ve sevginin, cümle hayata hakim olmasını sağlamak; bilimde ilerlerken, kâr için doğa ve tabiata zara vermekten vazgeçip, cümleye fayda için vicdan ve bilim de ilerlemek;
Dünyada ki düşmanlıkları, SÖMÜRÜLERİ kardeşliğe, dayanışmaya çevirmek için, OTURUP DURACAĞIMIZ YERDE, DÜNYACA, DOĞAYLA UYUMLU BİR YAŞAM TARZIYLA GELİŞMEK İÇİN, TOPLUCA, ÖNCE İNANÇLA, YARATAN’IN DESTEĞİNİ DİLEYEREK, EĞİTİMLE, BİLİMLE, SANATLA, SİYASETLE MEDENİYETİ ÜRETMEK VE YAYMAK GERKEMEZ Mİ?..
BAŞTACI KUTSAL KİTABIMIZI OKUYARAK, YARATANI’IMIZIN NURLU ÖĞRETİLERİNİ DÜŞÜNÜP, YORUMLAYARAK, DOĞAYA UYUMLU, SADAKATLE, DOSTÇA, ADALETLE, SEVGİYLE, BİLİM VE SANATLA ŞÜKÜR DE MÜTEVAZİ YAŞAMAK İÇİN, YERYÜZÜNÜN ŞEYTAN UŞAKLARININ HİPNOZLARINA KARŞI, HALKLARI UYARMAK, GELDİ DE GEÇMİYOR MU?..

Bu konularda, gerilikten kurtulup, gelişmek için, kendini adayarak çok çalışmak, toplum çoğunluğunun sorumluluğunda değil mi?..

Kuran’ı Kerim. Sure 9/Ayet 85:
Onları malları, çocukları hoşuna gitmesin. Allah ancak dünyada onlara bununla azap etmeyi, kâfir oldukları halde canlarının çıkmasını istiyor.
9/76: Ne zaman ki Allah kereminden istediklerini verdi, cimrilik edip yüz çevirdiler. Zaten yan çizip duruyorlardı.

İhtiyaç sahibine evde bakım hizmeti

Edirne Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışını güçlendirecek önemli bir adımı hayata geçiriyor. Belediye Meclisi’nde alınan karar doğrultusunda, yaşlı, engelli ve kronik hastalığı sebebiyle evden çıkamayan vatandaşlar için kapsamlı bir “Evde Bakım Hizmeti” başlatılıyor.

Alınan karar doğrultusunda, özel olarak oluşturulan ekipler ihtiyaç sahiplerinin evlerine giderek hem ev temizliği yapacak hem de kişisel bakım hizmetleri sunacak. Bu kapsamda, ekiplere dahil edilen kuaför ve berberler, vatandaşların kişisel bakım ihtiyaçlarını karşılayarak yaşam kalitelerine katkı sağlayacak. Evde Bakım Hizmeti talepleriyle ilgili olarak, başvurunun ardından bir sosyolog ve bir sağlık personeli ihtiyaç sahibi vatandaşın evine giderek inceleme yapacak. Hazırlanan rapor, değerlendirme kuruluna sunulacak ve uygun görülmesi halinde hizmet için randevu oluşturulacak. Böylelikle vatandaşlar hem ev ortamında hijyenik bir yaşam alanına kavuşacak hem de kişisel bakım hizmetlerini belediye aracılığıyla ücretsiz şekilde alabilecek. Ayrıca, sağlık durumu nedeniyle hastaneye ulaşımda güçlük çeken vatandaşlar için Hasta Nakil Hizmeti de sağlanıyor.

Konuya ilişkin açıklama yapan Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan , hizmetin ayrıntılarını şu sözlerle aktardı:

“Vatandaşlarımızın bizden bu konuda talepleri vardı. Özellikle yaşlı, engelli ve kronik hastalığı sebebiyle evden çıkamayan hemşehrilerimiz için bir ekip oluşturduk. Ekiplerimiz hem ev temizliği yapacak hem de kişisel bakım hizmeti sunacak. Kuaför ve berber hizmeti de bu kapsamda sağlanacak. Kapınızı çalan destek, yüreğinize dokunan hizmet anlayışıyla ihtiyaç sahibi hemşehrilerimizin evlerine ulaşarak onların taleplerini karşılayacağız. Bununla ilgili yeni bir yönetmelik düzenledik. Ayrıca hasta nakil hizmetimizle de hastaneye ulaşım konusunda vatandaşlarımızın yanında olduk olmaya da devam edeceğiz. İhtiyaç sahibi hemşehrilerimizin taleplerini karşılamak için gerekli adımları atmaya devam edeceğiz.”

Evde Bakım Hizmeti’nden faydalanmak isteyen vatandaşlar, sadece Edirne merkezde ikamet etmeleri koşuluyla 153 hattı veya mahalle muhtarlıkları aracılığıyla başvuru yapabilecek. Sağlık durumu nedeniyle hastaneye ulaşımda güçlük çeken vatandaşlar için sunulan Hasta Nakil Hizmeti ise, yalnızca 153 hattı üzerinden talep edilebilecek. Böylece hem evde bakım hem de hasta nakil hizmeti, vatandaşların hayatını kolaylaştıracak güvenli ve erişilebilir bir şekilde sunulmuş olacak.

Çınarkökök ailesinin acı günü

Edirne’nin AKP’li İl Genel Meclisi üyesi Mustafa Çınarkök’ün babası Sanayi Sitesi ustalarından Arif Çınarkök 73 yaşında vefat etti.

Tayakadın Köyü sakinlerinden Mustafa ve Sinan Çınarkök ile Sevim Benek’in babaları, Mesut Benek’in kayınpederi olan merhum Arif Çınarkök’ün cenazesine Edirne Valisi Yunus Sezer de katılarak acılı aileye taziyede bulundu.


Merhumun cenazesine katılan AKP Edirne İl ve Merkez İlçe yöneticileri, İl Genel Meclisi üyeleri, partililer. Sanayi sitesi esnafı ile dost, akraba ve komşuları Arif Ustaya son görevlerini yerine getirdi.

Merhumun cenazesi bugün Mevlana Camisinde öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Tayakadın Köyü Mezarlığında toprağa verildi.

Çantası değil, maliyeti ağır!

Olgay GÜLER

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Edirne Şube Başkanı Ahmet Acet, eğitim ve öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala, velilerin en büyük kaygılarından birisinin, çocukların okul çantalarını kaç TL’ye doldurabilecekleri olduğunu dile getirerek, devletin mutlaka kamusal destek sağlaması gerektiğini belirtti.

Eğitim Sen Edirne Şubesi tarafından, 2025 – 2026 eğitim ve öğretim yılı öncesinde, ‘Okul Çantası Kaç Liraya Doluyor’ konulu basın açıklaması yapıldı. Kentin, trafiğe kapalı Saraçlar Caddesi’nde gerçekleştirilen açıklamayı, Şube Başkanı Ahmet Acet okudu. Acet, açıklamasında, velilerin en büyük kaygılarından birisinin, çocukların okul çantalarını kaç TL’ye doldurabilecekleri olduğunu dile getirerek, devletin mutlaka kamusal destek sağlaması gerektiğini belirtti.

‘AİLELERİN BÜTÇESİNE BÜYÜK YÜK’

Şube Başkanı Acet, son yıllarda derinleşen ekonomik kriz, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığının eğitim giderlerini de katladığını belirterek, “Kayıt ücretleri, zorunlu bağış uygulamaları, okul kıyafetleri, servis ücretleri ve kırtasiye ürünlerine gelen zamlar, dar ve orta gelirli ailelerin bütçesinde büyük yükler getirmektedir. Veliler, bir öğrencinin okul ihtiyaçlarını karşılamak için kırtasiyeden okul kıyafetine, spor ayakkabısından beslenme masraflarına kadar geniş bir alanda harcama yapmak zorundadır. Eğitim masraflarının her yıl resmi enflasyon oranlarının çok üzerinde artıyor olması dikkat çekicidir” dedi.

‘NİTELİKLİ VE EŞİT EĞİTİM HAKKI DAHA ZORLAŞIYOR’

Yeni eğitim ve öğretim yılında velilerin en büyük kaygılarından birisinin, çocukların okul çantalarını kaç TL’ye doldurabilecekleri olduğunu dile getiren Acet, “Geçtiğimiz yıl zaten yüksek olan kırtasiye fiyatları, bu yıl da yüzde 60’ları aşan artışlarla daha da ağırlaşmıştır. Defterden kaleme, boyadan çantaya kadar her kalem ürün aile bütçesini zorlarken, ilkokul seviyesindeki bir öğrencinin çantası ortalama 2.800–3.800 liraya, ortaokul ve lise seviyesindeki bir öğrencinin çantası ise 4.000–5.800 liraya dolmaktadır. Bu rakamlar, dar gelirli ailelerin çocukları açısından eğitimdeki eşitsizlikleri derinleştirirken, kamusal destek olmadan nitelikli ve eşit eğitim hakkının her geçen gün daha da zorlaştığını göstermektedir.

2024/25 ve 2025/26 eğitim-öğretim yıllarına ait kırtasiye sepeti karşılaştırması, aileler üzerindeki yükün her geçen yıl nasıl ağırlaştığını göstermektedir. Detaylara bakıldığında, özellikle ortaokul ve lise seviyesindeki öğrencilerin ihtiyaçları maliyeti daha da yukarı çekmektedir” dedi.

‘SADECE KIRTASİYE MASRAFI, GELİRİN YÜZDE 20’SİNE DENK GELİYOR’

TÜİK’in Ağustos enflasyonunu yüzde 33 olarak açıkladığına dikkat çeken Acet, “TÜİK’e göre resmi enflasyon Ağustos 2024’te yüzde 51,97 iken Ağustos 2025’te yüzde 33’e gerilemiştir. Ancak eğitim masraflarındaki ortalama artış %60’ın üzerindedir. Özellikle birden fazla çocuğu olan aileler için yük katlanarak büyüyor. Birçok veli en temel ihtiyaçları bile karşılayamaz hale gelmiş durumdadır. Büyükşehirlerde masraflar çok daha da yüksektir. Veliler her geçen yıl ağırlaşan eğitim masraflarını karşılayabilmek için ya borçlanmakta ya da başka temel ihtiyaçlarından feragat etmektedir. Eğitim masraflarında yaşanan artışların ekonomik boyutu son derece çarpıcıdır. Asgari ücretli bir aile için sadece bir öğrencinin kırtasiye masrafı, aylık gelirinin yüzde 15-20’sine denk gelmektedir. Üstelik bu hesaplamalara okul servisi, yemek, kıyafet gibi ek giderler dahil değildir. Dolayısıyla, kamusal ve eşitlikçi bir eğitim hakkı, en temel düzeyde bile ailelerin omuzlarına ağır bir maliyet yüklenerek fiilen ortadan kaldırılmaktadır. Çocukların defter ve kalem gibi en basit ihtiyaçlarını karşılamak dahi ciddi bir ekonomik planlama gerektirir hale gelmiştir” diye konuştu.

‘EĞİTİM GİDERLERİNE KAMUSAL DESTEK SAĞLANMALI’

Devletin öğrencilere ücretsiz veya destekli kırtasiye malzemesi sağlaması gerektiğini söyleyen Acet, “Eğer devlet kamusal bir sorumluluk üstlenmez, öğrencilere ücretsiz veya destekli kırtasiye sağlamazsa, düşük gelirli ailelerin çocukları okula eksik malzemelerle gitmek zorunda kalacak ve bu durum onların eğitim sürecinde geri kalmalarına neden olacaktır. Kamusal eğitim anlayışı gereği, her öğrencinin eşit koşullarda eğitim görmesi bir hak, bu hakkı garanti altına almak da devletin temel sorumluluğudur. Eğitim, her çocuğun anayasal hakkıdır ve bu hak hiçbir koşulda velilerin ekonomik gücüne bağlı hale getirilemez. Ancak bugün gelinen noktada, en temel okul ihtiyaçlarının dahi fahiş fiyatlara ulaşması, çocukların eğitim hakkını fiilen tehdit eder hale gelmiştir. Devletin görevi, bu hakkı sadece kâğıt üzerinde tanımak değil, gerçek yaşamda da güvence altına almaktır. Bu nedenle kırtasiye, okul çantası ve diğer eğitim giderleri konusunda kamusal destek sağlanmalı; her öğrenciye eşit, ücretsiz ve nitelikli eğitim imkânı sunulmalıdır. Aksi halde eğitimde var olan eşitsizlikler daha da derinleşecek, çocuk ve gençlerin geleceği tamamen piyasaya teslim edilmiş olacaktır” şeklinde konuştu.

‘EĞİTİM BÜTÇESİ İKİ KAT ARTTIRILMALI’

Eğitimin her kademesinde kamu hizmeti anlayışının esas alınması gerektiğinin altını çizen Zobar, “Devlet tüm yurttaşlara eşit, ücretsiz ve nitelikli eğitim sunma sorumluluğunu yerine getirmelidir. Ancak bu şekilde farklı toplumsal kesimlerden çocuklar eşit koşullarda eğitim görebilir ve fırsat eşitsizliği ortadan kaldırılabilir. Bugün eğitime ayrılan bütçe, öğrencilerin ve okulların ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzaktır. Kaynak yetersizliği nedeniyle birçok okul, velilerden “bağış” adı altında para toplamaya zorlanmakta; bu da eğitimde eşitsizlikleri derinleştirmektedir. Eğitim hakkı, velilerin maddi katkılarına değil, devletin bütçeden ayırdığı kaynağa dayanmalıdır. Bunun için eğitim bütçesi acilen en az iki kat artırılmalı, her okulun ihtiyacına uygun ödenek sağlanmalı ve bağış uygulamaları kesin biçimde yasaklanmalıdır. Ancak bu şekilde velilerin sırtına yıkılan ekonomik yük hafifletilebilir ve kamusal eğitim anlayışı güçlendirilebilir. Kamusal eğitimin güçlendirilmesi, velilerin üzerindeki ekonomik yükün hafifletilmesi açısından hayati öneme sahiptir. Eğitime yeterli kaynak ayırmak sadece bir eğitim politikası değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur” ifadelerini kullandı.