

Aramızdan ayrılanlar
MÜZEYYEN ÇAKMAKLI VEFAT ETTİ
Mustafa Kazım Çakmaklı’nın eşi, Müzeyyen Çakmaklı vefat etti.
Mustafa Çakmaklı’nın eşi, Füsun ve Ender Cem Çakmaklı’nın anneleri Müzeyyen Çakmaklı için Cumartesi günü Tekirdağ’ın Malkara ilçesi Kadıköy Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Müzeyyen Çakmaklı’nın cenazesi köy mezarlığında toprağa verildi.
BEHMAN VURAL VEFAT ETTİ
Meltem Vural’ın eşi Behman Vural vefat etti.
Meltem Vural’ın eşi, Burak ve Muhammet Vural’ın babaları Behman Vural için Cumartesi günü Fatih Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Behman Vural’ın cenazesi Yenişehir Mezarlığı’na defnedildi.
HÜSNÜ NUREL VEFAT ETTİ
Şefiye Nurel’in eşi Hüsnü Nurel, 91 yaşında vefat etti.
Süloğlu eşrafından, Şerife Nurel’in eşi, İlknur, Fatma, Sibel ve Serpil’in babaları, Aygün, Yiğit, Mithat, Erhan, Samet ve Nurel Su’nun dedeleri, Mehmet Gül, Adem Kök ve Rıdvan Katrancı’nın kayınpederleri Hüsnü Nurel için Cumartesi günü Kıyık Yeni Cami’de cenaze töreni düzenlendi.
İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Hüsnü Nurel’in cenazesi Buçuktepe Mezarlığı’nda toprağa verildi.
AYSEL ASLAN VEFAT ETTİ
Vedat Aslan’ın eşi Aysen Aslan, 66 yaşında vefat etti.
Korucu Köy sakinlerinden Vedat Aslan’ın eşi, Kamil Aslan ve Kübra Ayar’ın anneleri, Yasemin Aslan ve Furkan Ayar’ın kayınvalideleri Aysen Aslan için Pazar günü Korucu Köy Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Aysen Aslan’ın cenazesi köy mezarlığına defnedildi.
Lalapaşa turnuvasında final günü
Taşlımüsellim 0-2 Ortakçı
İsmail DEMİRAY
Lalapaşa Belediyesi’nce 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlenen Halı Saha Futbol Turnuvası’nda 3’üncülük maçı ile final müsabakası ise bu akşam oynanacak.
Lalapaşa ve köylerinden toplam 16 takımın katıldığı turnuvada ilk 8’e giren takımlar arasındaki ilk 2 karşılaşma Cuma, diğer 2 karşılaşma ise Cumartesi günü oynandı.
Hacıdanışment takımı Lalapaşa Merkez Mahallesi’ni 5-3 yenerek yarı finale adını yazdıran ilk takım oldu.
Cuma günü akşamı oynanan ikinci maçta da Sinanköy (2) takımı rakibi Çallıdere Komando takımını 6-2 yenerek yarı finale yükselme başarısını gösterdi.
Cumartesi günü akşamı ilk maçta Taşlımüsellim – Ortakçı takımları karşı karşıya geldi. Ortakçı rakibini 2-0 yenerek yarı finale yükseldi.
Lalapaşaspor 5-3 Sinanköy (1)
Lalapaşa Halı Saha Futbol Turnuvası’nda yarı finale adını yazdıran son takım ise Sinanköy (1) takımını 5-3 yenen Lalapaşaspor oldu.
Turnuvada böylelikle Hacıdanışment, Sinanköy (2), Ortakçı ve Lalapaşaspor yanı finalde mücadele etmeye hak kazandı.
Çekilen kura sonucu yarı finalde eşleşen Hacıdanişment ile Sinanköy (2) takımı dün akşam saat 20.00’de, Ortakçı ile Lalapaşaspor da saat 21.00’de karşı karşıya geldi. Bu karşılaşmalar gazetemiz baskıya girdiği saatlerde oynanması nedeniyle sonuçlarını aktaramıyoruz.
Turnuvada 3’üncülük maçı ile final müsabakası ise bu akşam oynanacak..
Komşuda Eurovision zaferi
Bulgaristan 24 ülkenin yarıştığı büyük finalde Bulgaristan, hem seyircilerin hem de jürinin beğenisini kazanarak Eurovision 2026 Şarkı Yarışması’nın tartışmasız lideri oldu.Toplam 516 puan toplayan Bulgaristan, 343 puan alan İsrail’i geride bıraktı.
Bulgaristan’ın şarkı yarışmasına 2027’de ev sahipliği yapma hakkı, enerjik ve avangart Dara’nın daha da sıra dışı “Bangaranga” performansıyla elde edildi. BNR Türkçenin “Bulgaristan’dan Eurovision 2026 Şarkı Yarışması’nda baş döndürücü zafer” başlıklı haberinde şunlara yer verildi:
Yarışmanın büyük bölümünde jüri oylarının açıklanması sırasında Bulgaristan liderliğini korudu ve ülke adı dünya genelinde milyonlarca televizyon izleyicisinin odağına yerleşti. Bulgaristan’a tam puan olan 12’yi Malta, Avustralya, Danimarka ve Litvanya jürileri verdi.
“Bulgaristan Ulusal Televizyonu BNT’nin bildirdiği üzere, Dara ve “Bangaranga” sahne ekibi, büyük finalin başlamasına saatler kala medya yorumcularının değerlendirmesiyle verilen “en iyi sahne performansı” ödülüne layık görüldü. Eurovision Şarkı Yarışması kapsamında düzenlenen ve yarışmanın kurucusu Marcel Bezençon’un adını taşıyan ödüller, her yıl büyük final öncesinde Medya Ödülü, Sanat Ödülü ve Beste Ödülü olacak şekilde üç kategoride sahiplerini buluyor.
Bu yıl Sanat Ödülü Dara kazanırken, Medya Ödülü Avustralya’ya, Beste Ödülü ise Danimarka’ya verildi.
Eurovision Şarkı Yarışması’nın 70. yıl finalinde Bulgaristan son derece güçlü ve başarılı bir performans sergiledi. Ekspresif enerjisi ve avangart sahne vizyonu ilegenç sanatçı Dara, Avrupa’dan ve dünyanın dört bir yanından milyonlarca müzikseverin dikkatini Bulgaristan’a çekmeyi başardı. Sanatçı, sahne duruşuyla büyük ilgi toplarken, Eurovision’un onun uluslararası sahnelerdeki ilk ve son büyük çıkışı olmayacağı değerlendirildi. Genç sanatçıyı daha birçok başarı bekliyor.
Bulgaristan’daki ve yurt dışındaki Bulgaristan vatandaşları, ülkenin iyi bir sonuç elde etmesi için yoğun destek verirken, sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar ve videolarla Bulgaristan lehine oy kullanılması yönünde çağrılarda bulunuldu.
Böylece, ülkemizin Eurovision 2026Şarkı Yarışması sahnesine dört yıllık bir aradan sonra dönüşü unutulmaz olarak kayıtlara geçti ve bu saygın müzik platformuna katılmanın değerini bir kez daha gösterdi.
Bulgaristan, Eurovision’daki serüvenine 2005 yılında Kaffe grubu ve “Lorraine” şarkısıyla başladı. Her ne kadar bu ilk katılım finale kalma başarısı getirmese de ülkenin yarışmadaki yolculuğunun temelini oluşturdu. Grubun vokalisti Orlin Pavlov ise günümüzde solo kariyerini sürdüren ve modern Bulgar pop müziğinin önde gelen isimlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Bulgaristan’ın bir diğer önemli başarısı 2016 yılında Poli Genova ile geldi. Sanatçı, “If Love Was a Crime” adlı şarkısıyla Eurovision sahnesine ikinci kez çıktı. Modern sahne konsepti, güçlü sahne performansı ve karizmasıyla dikkat çeken Poli Genova, Bulgaristan’a prestijli dördüncülüğü kazandırdı.
Bulgaristan’ın Eurovision tarihindeki en büyük başarısı Kristian Kostov ile geldi. Kiev’de düzenlenen finalde, o dönemde 17 yaşında olan sanatçı “Beautiful Mess” adlı şarkısıyla büyük bir çıkış yaparak Bulgaristan’a ikincilik kazandırdı.
2020 yılında Victoria Georgieva, “Tears Getting Sober” şarkısıyla Eurovision’nun güçlü bir favorisi olarak gösteriliyordu, ancak COVID-19 pandemisi nedeniyle yarışma iptal edildi.Buna rağmen sanatçı, bir yıl sonra yeniden sahneye çıkarak “Growing Up Is Getting Old” ile Eurovision Şarkı Yarışmasın’da Bulgaristan’ı temsil etti ve yarışmayı 11. sırada tamamlayarak dikkat çeken bir başarı elde etti.
Bulgaristan’ı Eurovision Şarkı Yarışması sahnesinde temsil eden isimler arasında Miro, Mariana Popova, Sofi Marinova ve Deep Zone Project gibi modern Bulgar pop müziğinin önde gelen sanatçıları da yer aldı.
2026 yılında Bulgaristan, sonunda hak ettiği büyük başarıya ulaşarak ülke sanatçıları için önemli bir uluslararası takdir elde etti.
Nihayet 2026’da, Bulgaristan ve Bulgar sanatçıları hak ettikleri uluslarası takdiri gördüler! Tebrikler Bulgaristan!”
Müzeler Günü kutlanıyor
Edirne Valiliği’nce “Bölünmüş Bir Dünyayı Birleştiren Müzeler” temasıyla kutlanacak 18 Mayıs Uluslararası Müzeler Günü kapsamında pekçok etkinlik gerçekleştirilecek.
Edirne Müzesi, Balkan Tarihi Müzesi ve Türk İslam Eserleri Müzesi 18 Mayıs Pazartesi günü saat 19.00’a kadar ziyaretçilerini ağırlarken, Necmi İğe Evi Etnografya Müzesi ise saat 17.30’a kadar gezilebilecek.
18 Mayıs Uluslar arası Müzeler Günü dolayısıyla bugün saat 14.00’te Necmi İğe Evi Etnografya Müzesi’nde “Kaybolan meslekler” konulu sergi düzenlenecek. Sergi 19 Haziran tarihine kadar açık kalacak.
Bu arada Müze Uzmanı Mustafa Karakoç tarafından bugün saat 14.30’da Necmi İğe Evi Etnografya Müzesi’nde “Edirne Müzesi Kurucularından Neci İğe Kimdir/” konulu bir sunum gerçekleştirilecek.
18 Mayıs Uluslar arası Müzeler Günü dolayısıyla bugün saat 10.00’dan itibaren ilk ve orta dereceli okul öğrencilerine yönelik Selimiye Vakıf Müzesi, Fatih Sultan Mehmet Müzesi, Edirne Kent Müzesi, Türk İslam Eserleri Müzesi, Sultan Beyazid Külliyesi Sağlık müzesi, Doğa Tarihi Müzesi, İlhan Koman Resim Heykel Müzesi, Balkan Tarihi Müzesi, Peykler Medresesi Mimar Sinan Genç Ofis, Şükrüpaşa Anıtı, Deveci Han Kültür Merkezi, Sarayiçi Kırkpınar Alanı, Edirne Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü Binası, Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu Binası, Ekmekçizade Kervansarayı, Milli Mücadele Lozan Müzesi, Selimiye Camii ziyareti gerçekleştirilecek, atölyeler düzenlenecek.
Edirne’de basketbol şöleni
Türkiye Basketbol Federasyonu’nun 2025-2026 sezonu Yurt İçi Faaliyetleri programı kapsamında yer alan U16 Kızlar Türkiye Şampiyonası 18–24 Mayıs tarihleri arasında Edirne’de gerçekleştirilecek.
Türkiye Basketbol Federasyonu’nun 2025-2026 sezonu Yurt İçi Faaliyetleri programı kapsamında düzenlediği U16 (Erkek-Kız) Türkiye Şampiyonaları erkeklerde Konya, kızlarda ise Edirne’de düzenlenecek.
Edirne’de 4 grupta düzenlenecek U16 Kızlar Türkiye Şampiyonası’nda toplam 16 takım mücadele edecek. Karşılaşmalar Mimar Sinan Spor Salonu ve Edirne Yeni Spor Salonu’nda yapılacak. Gruplar şu şekilde oluştu:
A Grubu:
Fenerbahçe A
Samsun Canik Belediye
İzmir Gelecek Academy
Ankara TED Kolejliler
B Grubu:
Ankara Çankaya Üniversitesi
İstanbul Emlak Konut A
İzmit Zirve
Ankara Nesibe Ayrın
C Grubu:
Ankara BOTAŞ
ÇBK Mersin
Ankara Gallardo
Çaykur Rize
D Grubu:
Fenerbahçe B
Bursa Nilüfer Belediye
Eskişehir Çağdaş Kolejliler
İstanbul Emlak Konut B
SAROS’DA YENİ HESAP
4 Mayıs 2026 tarihli Hudut’tan bir haber:
“Saros’a ‘mavi bayrak’ hamlesi!
Edirne Valisi Yunus Sezer, bölgede en az bir plajın mavi bayrak alması için öneride bulunurken, turizm paydaşları da destek verdi. Toplantıda Saros için mavi bayrak çalışmalarının hız kazanması konusunda fikir birliği oluştu.”
**
Derken…
14 gün sonra, yani bugünkü Hudut’ta Saros ile ilgili bir başka haber:
“Saros YEKA adayı!
Türkiye’nin ilk deniz üstü rüzgâr Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) için önemli bir gelişme yaşandı. Yatırım için belirlenen 4 alana dair Deniz Üstü Rüzgar Enerjisine Dayalı Aday YEKA İlanı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının resmi internet sitesinde yayınlandı. Söz konusu alanlardan biri de yaklaşık 173 kilometrekarelik bölümü dahil edilen Saros Körfezi oldu.”
**
Bir sabah uyanıyoruz…
Haritanın üzerinde kırmızı çizgiler belirivermiş.
Saros Körfezi’nin açıklarında artık yeni bir “enerji sahası” belirlenmiş.
Adı da oldukça teknik:
“Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı.”
Kısaca YEKA.
**
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 13 Mayıs 2026 tarihli duyurusuna göre, Türkiye’nin deniz üstü rüzgar enerjisi hedefleri kapsamında Saros Körfezi de aday alan ilan edildi.
Şimdilik aday yani!
Yaklaşık 173 kilometrekarelik bir deniz alanından söz ediliyor.
Şimdi bölge insanı doğal olarak soruyor:
“Bu ne demek?”
“Denizin ortasına ne yapılacak?”
“Balıkçılık bitecek mi?”
“Turizm etkilenir mi?”
“Yoksa bu gerçekten temiz enerji adına önemli bir adım mı?”
Aslında mesele tam da burada başlıyor.
Çünkü bu konu yalnızca enerji meselesi değil.
Aynı zamanda yaşam alanı meselesi.
**
Bugün Avrupa’nın birçok ülkesinde deniz üstü rüzgar santralleri kuruluyor.
Dev türbinler denizin ortasına yerleştiriliyor.
Rüzgârdan elektrik üretiliyor.
Kağıt üzerinde kulağa oldukça modern geliyor.
Karbon salımı azalıyor.
Fosil yakıta bağımlılık düşüyor.
Enerji ithalatı azalıyor.
Yani Ankara’dan bakınca tablo oldukça parlak.
Ama Saros’a kıyısı olan bir köy kahvesinden ya da yazlıklardan bakınca tablo o kadar parlak görünmüyor.
Çünkü Saros Körfezi sıradan bir deniz parçası değil.
Yıllardır temizliğiyle övünülen, dalış turizmiyle öne çıkan, balıkçılığıyla geçim sağlanan, yazın nüfusu katlanan bir bölge.
Şimdi insanlar haklı olarak şunu merak ediyor:
“Bu türbinler tam olarak nereye kurulacak?”
“Kıyıdan görünecek mi?”
“Deniz yaşamına etkisi ne olacak?”
“Balık göç yolları değişecek mi?”
“Dip yapısı zarar görecek mi?”
Henüz ortada net cevaplar yok.
Çünkü bakanlığın açıklamasında yalnızca “aday alan” deniliyor.
Yani süreç yeni başlıyor.
**
İşte tam da bu yüzden şimdi konuşmak gerekiyor.
İş işten geçtikten sonra değil.
Türkiye’de genellikle büyük projelerin ortak bir kaderi var.
Önce “yatırım” deniliyor.
Sonra “milli mesele” deniliyor.
Ardından yöre halkına yeterince anlatılmadan süreç ilerliyor.
İnsanlar soru sorunca da bir anda “yatırım karşıtı” ilan ediliyor.
Oysa mesele karşı çıkmak değil.
Mesele bilmek…
**
“Mavi Bayrak” derken!
YER ALTI SULARI İLE ÇELTİK ÜRETİMİ ÇEVREYE İHANETTİR..
Çeltik ziraatı bir avuç insanı çok mutlu etse de çevreye duyarlı kitlelerde öfke çığ gibi büyüyor.. Ne var ki şikayetler, bu konuda yazılan yazılar, feryatlar ilgili yerlere bir türlü ulaşamıyor. Alınması mümkün önlemlerin hiç birisinin alındığı görülmüyor…
Neden? Çünkü bürokrasi de, siyaset erbabı da hatta basın da bu olayın üzerine gitmekten korkuyor.. Yetkililer halk sağlığını 8-10 çeltikçi uğruna görmezden gelip havaya bakıp ıslık çalıyor.
Demek ki her kesimin ya bir beklentisi ya da büyük korkusu var..
***
Gerekli kısıtlamaları, önlemleri almak şöyle dursun bu tarımın, neredeyse şehir meydanlarına kadar yayılmasına, köylerde evlerin bahçelerinde (saksılarda) bile yapılabilir hale getirilmesine şahit olarak paniklerdeyiz. En korkuncu bu tarımın artık yamaç alanlarda bile yer altı suları kullanılarak yapılması…
Meriç Nehri’nden beslenen alanlarda bazı kısıtlamalarla bu tarımın yapılmasına karşı çıkmak anlamsız… Bunun bilincindeyiz.. Sulanabilir bir ova var ve su var.. Ama su olmayan yerlerde yer altı sularından yararlanılarak çeltik üretimi yapılması çevreye, geleceğimize ihanettir
***
Fırsat bulmuşken söyleyeyim; Alınan coğrafi işaret çeltiğimizin kaliteli, kimyasala bulaşmamış, lezzetli falan olduğunu kanıtlamıyor.. Aksine “Coğrafi işaret” İpsala’da yetişen pirincin belki de tam tersi özellikleri nedeniyle kötü yönde reklam olmasını “işaret” ediyor.
***
Ekte bir vatandaşın gönderdiği mektubun fotoğrafını gönderiyorum.. Çok haklı olduğu şikayetleri var. Enez Kaymakamlığı gerekli yasal işlemleri yapmış. Ama yetmiyor. Hatta yasal bazı yeni düzenlemeler gerekiyor.
Örneğin tarlanın eve mesafesi yasal olarak 50 metre… Bu mesafe zaten komik bir ölçü.. En az 500 m mesafe gerekiyor. Hatta turizme açık bölgelerde bu mesafenin daha da fazla 1-2 km falan olması gerekiyor. Gerçi o mesafeler bile olsa artezyenlerle elde edilen su ile yapılan çeltik tarımının kesinlikle yasaklanması gerekiyor.
***
Bu yasal düzenlemeler için hangi bürokrasi, hangi Trakyalı siyasi, hangi İl Genel Meclisi öncülük edecek? Bir İl genel meclis Üyesinden rica ettim.”Geçen yıl anız yakanlara tahakkuk eden ve tahsil edilen para cezası nedir?” diye sordum. Araştırmak isteyince bu kardeşimize kendi partisinin büyükleri “Aman ..Sakın ha !” diyerek engel olmuş.
Sonuç : Bu kadar korku insanı insanlıktan çıkarır.
ÖZGÜRLÜKSE
Kuran’ı anlamak için okuyunca, öğrendiğim: “Tek Allah” yalnızca Kuran’da!..
Tek özgürlük var o da, ALLAH’IN DÜNYASINDA, TEK ALLAH İLE BERABER OLMAK!..
Diğer özgürlük sanılanlar ise, şeytanın hipnozunda, esaret altında, günahlara bulaşan, sonu felaket olan, ama özgürlük sanılan, aslında, ŞEYTANLA BERABER OLMAK!..
TEK ALLAH İLE BERABER OLMAK: Allah’ın razı olacağını gözetip, haram ve günahlara meyletmeden, hak ve helâlde yaşamak.
Muhtaç bir insanın, hayvanın, ağacın, bitkinin, kurdun, kuşun, muhtaçlığını gidermek, harama el uzatmamak, yalana, dolana, zararlı alışkanlıklara, lüks ve israfa düşmeden, helal ve çalışkanlıkla Allah ile beraber olmak.
Elinde verecek bir şey yoksa, bir tebessüm etmek, Allah ile beraber olmak!..
Ülken ve diğer ülkelerin, doğa ve tabiat varlıklarının faydasına çalışmak, Allah ile beraber olmak!..
Hava, su, toprak, hayvan, orman, tohum, sağlık, gibi kutsal nimetleri bozanlardan, korumak için uyarıp mücadele etmek, savaşmak, Allah ile beraber olmak!..
Cümle alemin muhtaçlığına, inanç, bilim, sanat ile, çareler üretmek için çıkar, karşılık gözetmeden çalışmak, Allah ile beraber olmak!..
Daha da çoğaltabiliriz!
Yani, tüm POZİTİF DAVRANIŞLAR, ALLAH İLE BİRLİKTE OLMAK!
Tüm NEGATİF DAVRANIŞLAR, ŞEYTANLA BERABER OLMAK!..
Neden mi, Çünkü ALLAH “HAYIR YOLUMDA EMEK VERİP, HARCAYAN KULUMUN YAR VE YARDIMCISI BENİM” diyor ya Kuran’da, onun için. O zaman, TEK ÖZGÜRLÜK, ALLAH İLE BERABER OLMAK olmuyor mu?..
Kuran’ı Kerim. Sure 52/Ayet 56:
Ben periyi ve insanı, yalnız bana ibadet etsinler diye yarattım.
EKK Demir ile devam
Edirne Kent Konseyi’nin bugün gerçekleştirilen genel kurulunda yeni yönetim belirlendi. EKK Başkanı Özer Demir yeniden aynı göreve seçildi.
Edirne Kent Konseyi’nin 38. Olağan Genel Kurulu’nu Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Seçimli genel kurul sonucunda; Kent Konseyi Başkanlığı’na Özer Demir getirildi.Yapılan seçimde yürütme kurulu üyeliklerine Ali Karapire, Mübessel Yolalmaz, Yağmur Islattı Aydın, Gürseli Kara, Simay Hepgezer, Tülay Yıldız ve Murat Akçay seçildi. EKK denetleme kurulu üyeliklerine Arif Kuday, Ayhan Fırtına ve Nihat Çolak seçildiler.
Başkan Özer Demir, ‘Bir önceki yürütme ve denetleme kurullarımıza bugüne kadar verdikleri emeklerden dolayı teşekkür eder, yeni seçilen yürütme ve denetleme kurullarımıza başarılar dileriz. Bugün kente dair katkı sunmak isteyen tüm delegasyonumuza ve paydaşlarımıza da emeklerinden dolayı teşekkür ederiz’ dedi.