Olgay GÜLER Edirne Valiliği’nin, kentte yüzde 33’lük zamla 20 TL’den satılmaya başlanan simit fiyatına itirazı sonucu, Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği (EDESOB) tara-fından geri adım atıldı ve simit yeniden 15 TL’ye satılmaya başlandı. Kentte geçtiğimiz yıl Mayıs ayında yapılan zamla 15 liradan satılmaya başlanan simit, aradan geçen 1 buçuk yılın ardından 4 Eylül’de yeniden zamlandı. Esnafın, girdi maliyetleri karşısında fiyat artışı talebi, Edirne Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği’nde (EDESOB) görüşüldü. Birlikte alınan kararla, 15 liralık simide yüzde 33 oranında zam yapılarak yeni satış fiyatı 20 TL olarak onaylandı.
Edirne Valiliği, zam kararının ardından harekete geçerek yeni fiyata itiraz etti. Valilik’le EDESOB yetkil-ileri arasında yapılan görüşmenin ardından mutabakat sağlandı ve Edirne’de simidin yeniden eski fiyat olan 15 TL’den satılmasına karar verildi. 15 TL’lik fiyatın yılbaşına kadar değişmemesi bekleniyor.
Edirne Belediyesi, Trakya Üniversitesi’nde yeni eğitim öğretim yılı için kente gelen üniversite öğrencilerine hoş geldin ikramında bulundu.
Trakya Üniversitesi Balkan Yerleşkesi ve Ayşekadın Yerleşkesi’nde kurulan stantlarda, Edirne’nin yöresel lezzetleri arasında yer alan ciğer, kavala kurabiyesi, badem ezmesi ve lokma öğrencilere ikram edildi.
İkram dağıtımına Belediye Başkan Yardımcısı Gökce Onur Öktem ile Edirne’yi Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Koruma Derneği Başkanı Uğurcan İmrak da katıldı.
Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan, etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada, “Edirne, gençlerimizin enerjisiyle daha da güzel bir şehir olacak. Onların yanında olmak, şehrimizi sahiplenmelerini sağlamak bizim için çok kıymetli. Tüm öğrencilerimize başarılı bir eğitim öğretim yılı diliyorum” ifadelerini kullandı.
Başkan Gencan, desteklerinden dolayı Ciğerci Akgünler, Ciğerci Çiçek, Ciğerci Aydın, Ciğerci Kemal’e teşekkür ederken; Edirne’nin kıymetli ustalarından, aramızdan ayrılan Bahri Dinar’ı da rahmetle andı.
Lokma ikramı ise Edirne Belediyesi Sosyal Tesisleri’nde kendi imkânlarıyla üretildi.
Edirne’nin Yıldırım Hacısarraf ve Yıldırım Beyazıt mahalle muhtarları, kentin içinde bulunduğu su sıkıntısına dikkat çekerek vatandaşlara suyu dikkatli kullanmaları yönünde çağrıda bulundu.
Yıldırım Hacısarraf Mahallesi Muhtarı Rıza Ürütükçü ve Yıldırım Beyazıt Mahallesi Muhtarı Fuat Tabakpehlivan’ın yaptıkları ortak açıklamasında, Edirne’de bu yaz yaşanan su kıtlığının herkesi derinden üzdüğü vurgulandı.
Muhtarlıkların duyurusunda, “Mahalle halkımızdan ricamız suyu boşa kullanmamaları ve israfta bulunmamalarıdır. Bahçelerimizi, arabalarımızı ve kapılarımızın önlerini yıkarken lütfen israftan kaçınalım. Daha güzel yarınlar için, kuraklığın önüne geçebilmek için bu konuya dikkat edilmesini mahalle halkımızdan önemle rica ediyoruz” ifadelerine yer verildi.
Muhtarlar, Edirnelilerin su tasarrufuna özen göstermesinin, hem mahallelerdeki yaşam kalitesi hem de kentin geleceği açısından büyük önem taşıdığını hatırlattı.
Nesine 3. Lig 1. Grup’ta 2025 – 2026 sezonunun ikinci haftası 8 karşılaşma ile geride kalırken Edirnespor ile birlikte 3 takım henüz puanla tanışamadı. Edirnespor’un evinde İnegöl Kafkas Spor Kulübü’ne 3-2 yenildiği geçen hafta fileler en çok bu maçta havalandı. Toplam 22 golün kaydedildiği geçen hafta 3 deplasman takımı galip gelmesini bildi. Galata Spor Kulübü ve Etimesgut Spor’un 2’de 2 yaparak puan cetvelinin ilk iki sırasında bulunduğu 1. Grup’ta Silivrispor, Polatlı 1926 Spor ve Edirnespor’un henüz puanı bulunmuyor. Edirnespor, Nesine 3. Lig’in 3. haftasında 21 Eylül Pazar günü deplasmanda Bursa Yıldırım Spor Kulübü ile karşı karşıya gelecek. Bursa ekibi 4 puanla 5. sırada yer alıyor.
HAFTA TOPLU SONUÇLAR Yalova Fk 77 Spor Kulübü 1–2 Galata Spor Kulübü Küçükçekmece Sinop Spor A.Ş.1-1 Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş. Silivrispor 0-1 Çorlu Spor 1947 Kestel Çilek Spor Kulübü 1-0 Polatlı 1926 Spor Kulübü( Astor Enerji Çankaya Spor Kulübü 2-2 Bursa Yıldırım Spor Kulübü Bursa Nilüfer Futbol A.Ş. 0-2 Etimesgut Spor Kulübü Edirnespor 2-3 İnegöl Kafkas Spor Kulübü Bulvarspor 1-1 İnkılap Futbol Spor Kulübü
Trakya Üniversitesi (T.Ü.) Eğitim Fakültesi’nde, hayırseverlerin bağışlarıyla tamamlanan Zeynep-Mustafa Taş Uygulama Anaokulu’nun açılışı, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleştirildi.
T.Ü. İsmail Hakkı Tonguç Yerleşkesi’nde, Eğitim Fakültesi bünyesinde, hayırseverler Zeynep ve Mustafa Taş tarafından, uygulama anaokulu yapıldı. Üniversitedeki 16 akademisyenden oluşan danışma kuruluyla eğitim programı hazırlanan okulda, doğadan ilham alan petek mimarisi, her sınıfa açılan özel bahçeleri, STEAM laboratuvarı, müzik ve sanat atölyeleri, koza odası (duyu ve sakinleşme alanı) ile çocukların çok yönlü gelişimine katkı sunulması hedeflendi. Yaklaşık 2 ay gibi sürede tamamlanan anaokulunun açılışı Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz’ın da katılımıyla gerçekleştirildi.
Açılışa Bakan Yardımcısı Yılmaz’ın yanı sıra, Edirne Valisi Yunus Sezer, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, T.Ü. Rektörü Prof.Dr.Mustafa Hatipler, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden, hayırseverler Zeynep ve Mustafa Taş ile akademisyenler katıldı.
‘OKUL YAPMAK HAYALİMDİ’
Açılışta konuşan bağışçı Mustafa Taş okul yaptırmanın en büyük hayali olduğunu belirterek, “Bu mutlu günümüzde bizleri onurlandırdığınız için çok teşekkür ederiz. Uzun zamandan beri bir okul yapma niyetim vardı, bu hayalimizi gerçekleştirmek için yer tahsis eden sayın rektörümüz Prof.Dr. Mustafa Hatipler’e çok teşekkür ediyorum” dedi.
T.Ü. Rektörü Prof.Dr.Mustafa Hatipler de, okulda ‘bal peteği’ projesiyle yola çıktıklarını belirterek, “Burada gerçekleştirdiğimiz proje ‘Bal Peteği’ projesidir. Yani altıgen plan üzerine gerçekleştirdik. Altıgen planını, bal peteğini hangi kelimelerle anlatsak, mutlaka bir şeyler eksik kalacaktır ama mutlaka bilirsiniz, bal peteği arıların bir arada işbirliği içerisinde, bir seferberlikle çalışmasını sembolize ettiği gibi, bal peteği de işbirliğini, çalışkanlığı, dayanışmayı, birlikte hareket etmeyi, dengeyi, uyumu, özveriyi, fedakarlığı da temsil etmektedir. Esasen Trakya Üniversitesi’nin birebir ‘Bal Peteği’ uygulamasının somut halinden başka bir şey değildir” diye konuştu.
‘DEVLET VE MİLLETİN EL ELE VERMESİNİN ÖRNEĞİ’
AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal ise okul yapımının devlet ve milletin el ele vermesinin önemli örneklerinden olduğunu kaydederek, “Sadece bir anaokulunun açılışını yapmıyoruz, geleceğimizin teminatı sevgili çocuklarımızın, içinde eğitim göreceği ikinci evleri olacağı, hayallerini gerçekleştireceği bir açılışı gerçekleştiriyoruz. Devlet, millet el ele verince neler başardığımızı burada görüyoruz. Bir anaokulu değil, bu geleceğimize yapılmış en büyük yatırımlardan bir tanesidir. Ben de geçen dönem mecliste Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyon Başkanlığı yapmıştım. Üniversitelerimizi gezdiğimizde kıymetli hocalarımızın da en büyük talebi anaokuluydu. Bu anaokulu hem çocuklarımızın eğitimine, hem geleceğine, hem de kadınlarımızın da istihdama daha çok katılmalarına, çocuklarını daha güvenli bir ortamda bırakmalarına vesile olacak” şeklinde konuştu.
‘HAYIRSEVERLERİN KATILMASI ÇOK ÖNEMLİ’
Edirne Valisi Yunus Sezer de, anaokulunun çok önemli bir hizmet olduğunu belirterek, “Bugün gerçekten de hem ihtiyaç olan, hem çocuklarımızın içerisinde barınacağı, eğitim alacağı hem de onların öğretmenlerinin de bir şekilde uygulamalı eğitimle beraber yetkinlik kazanacağı iki anlamlı proje burada birleşmiş durumda. Bu manada gerçekten de çok önemli bir hizmet olduğunu düşünüyorum. Devlet ve millet bütünleşmesi adına, hayırseverlerin bu işlere katılımının sağlanması gerçekten bizim açımızdan son derece önemli ve kıymetli. Yapılan işleri vatandaşların da benimsemesi ve kucaklaması anlamlı. Hayırlara vesile olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
‘TEORİDEN PRATİĞE BİR PROJE GERÇEKLEŞTİRİLECEK’
Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz ise anaokulunda teorinin ve pratiğin bir arada hayata geçeceğini söyleyerek, “Burada inşa edilmiş olan bu peteğin çok özel anlamı var. Bir defa petek başlı başına bir metafor. Bu petekte kimler var? Arılar var. O arıları yetiştirecek olan hocalar var. Yaklaşık 20 akademisyenimizin bulunduğu bir danışma kurulu var. Dolayısıyla burası eğitim fakültemizin uygulama gerçekleştirebileceği bir anaokulu. Teoriden pratiğe, bilgiden uygulamaya bir proje burada gerçekleştirilmiş olacak. Belki hocalarımız makalelerinde, tezlerinde yazdıklarını burada test ederken, bazı şeylerin uyduğunu, bazı şeylerin uymadığını görecekler. Ama ben inanıyorum ki; hocalarımız öncelikle burada uyguladıkları programda bakanlığımızca okul öncesi programları olarak hazırlanan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni de burada aslında bir test etme imkanları da olacak” dedi.
‘SAMİMİ EMEK KARŞILIKSIZ KALMIYOR’
Yapılan anaokuluyla, geçmişten geleceğe fidan dikildiğini anlatan Yılmaz, “Mustafa bey ve Zeynep hanım buraya şimdi bir fidan diktiler ve bu meyve verecek. Kendilerinden sonra nesiller boyu devam edecek ve tıpkı domino taşları gibi buradaki yetişen her bir yavrumuz, kendi aileleri içerisinde yetişip topluma yararlı bir insan olacak. En kıymetli şey de insan yetiştirmek ve insan yetiştirecek müesseseleri kurmak. Dolayısıyla yıllardır eğitimci olan, 19 yıllık öğretmenliği olan bir kardeşiniz olarak ifade etmek isterim; insana verilen emek hiçbir zaman zayi olmuyor. Samimi olarak yapılan hiçbir emek karşılıksız kalmıyor. Burada bir petek inşa edildi 73 gün gibi kısa bir sürede. Arıların çalışma temposuna uygun. Zannediyorum ki buradan yetişecek arıları yetiştirecek hocalar da aynı tempoyla arı yetiştirmeye devam edecekler ve o baldan da bütün insanlık ve Türkiye’miz istifade edecekler” diye konuştu.
Konuşmaların ardından kurdele kesilmesiyle anaokulu açıldı. Bakan Yardımcısı Yılmaz ve beraberindekiler, okulda incelemelerde bulunarak faaliyetleri hakkında bilgi aldı. Ayrıca günün anısına okul bahçesine fidan da dikildi.
Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan, “Ne şahsi çıkarım ne de kayırmam vardır. Tek gayem, tüm hemşehrilerimin eşit hizmet alabilmesidir. Edirne Belediyesi kimsenin babasının çiftliği değildir” dedi. Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan, yaptığı açıklamada Edirne için gece gündüz mücadele etmeye devam edeceğini vurguladı. Başkan Gencan, bugüne kadar attığı her adımda şeffaf olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Elbette yanlış yapabilirim, yanlışım olursa da kabul edecek yürekliliğe sahibim. Ancak benimle ilgisi olmayan bir konuda, sanki makamdan güç alıyormuşum gibi yansıtılan haberler tamamen gerçek dışıdır. Bu tür algı çalışmalarını asla kabul etmiyorum.” “Edirne Belediyesi kimsenin babasının çiftliği değil” Bazı basın organlarının sistematik bir biçimde belediyeyi hedef aldığını söyleyen Gencan, şunları kaydetti: “Edirne Belediyesi tüm personeliyle sahada yoğun bir şekilde çalışıyor. Biz yıllardır girilmeyen mahallelere giriyor, yıllardır cesaret edilmeyen işleri üstleniyoruz. Seçimle alamadıklarını, karalama haberleriyle de alamayacaklar. Hemşehrilerim kimin samimi olduğunu, kimin gerçekten şehir için mücadele ettiğini çok iyi biliyor.” Su kesinti Başkan Gencan, kentte yaşanan su sorununa ilişkin teknik bilgileri de paylaşarak şeffaf bir yaklaşım sergileyerek, “Kayalı Barajı’nda üzerimize düşen yükümlülüğü yerine getirdik. Süloğlu Barajı’ndan şehre su veriyoruz. Ancak yılların ihmaliyle asbestli borular nedeniyle zaman zaman patlaklar yaşanıyor. Ekiplerimiz gece gündüz çalışıyor. DSİ’nin hayata geçireceği projeyle bu sorun kalıcı olarak çözülecek. Ben hemşehrilerimin susuz kalmaması için mücadele etmeye devam edeceğim” dedi. “Ben klasik bir belediye başkanı değilim” Başkan Gencan, alışılmış siyaset anlayışından farklı bir duruş ortaya koyduğunu belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Benden klasik bir belediye başkanı olmamı bekliyorlar. Ama ben klasik bir belediye başkanı değilim. Edirne için gece gündüz çalışan, mücadele eden, cesurca sözünü söyleyen bir belediye başkanıyım. Hiç kimseden korkmadan, yalnızca halkım için çalışmaya devam edeceğim.”
Diyet yemekleri, yalnızca kilo vermek isteyenlerin değil, sağlıklı ve dengeli beslenmeyi hedefleyen herkesin hayatına dahil etmesi gereken bir sistemdir. Günümüzde yoğun iş temposu, düzensiz beslenme alışkanlıkları ve hızlı tüketim gıdaları, kilo kontrolünü zorlaştırmaktadır. İşte bu noktada, kişiye özel kalori hesaplamalarıyla hazırlanmış diyet yemekleri devreye girer. Uzmanlar tarafından belirlenen günlük enerji ihtiyacına uygun menüler, hem aç kalmadan kilo vermeyi hem de vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve minerallerin alınmasını sağlar. Böylece diyet süreci, stresli ve yorucu bir dönem olmaktan çıkar, daha kolay uygulanabilir ve sürdürülebilir hale gelir.
Türkiye’de bu konuda profesyonel hizmet sunan firmalardan biri de Formena’dır. Ankara’da başlayan yolculuğunu Antalya, İzmir ve İstanbul’a taşıyan Formena, uzman diyetisyenlerle kişilerin hedeflerine göre kalori hesaplaması yaparak günlük menüler hazırlamaktadır. Yemekler taze ve doğal malzemelerle üretilip, sağlıklı paketlerde kullanıcıya ulaştırılır. Bu sayede bireyler, diyet yaparken lezzetten ve doyuruculuktan ödün vermeden kilo kontrolünü sağlayabilir.
Doyurucu Diyet Yemekleri
Diyet sürecinde en çok karşılaşılan sorunlardan biri, kişinin kendini sürekli aç hissetmesidir. Yanlış planlanan menüler, kısa sürede motivasyon kaybına yol açarak diyetin yarıda bırakılmasına sebep olabilir. Oysa dengeli hazırlanmış doyurucu diyet yemekleri sayesinde bu problem ortadan kalkar. İçeriğinde yeterli miktarda protein, lifli gıdalar, sağlıklı yağlar ve kompleks karbonhidratlar bulunan öğünler, kişinin gün boyu tok hissetmesine yardımcı olur. Bununla birlikte kalori kontrolü de sağlandığı için kilo verme süreci hızlanır. Yani önemli olan yalnızca az yemek değil, doğru kombinasyonlarla beslenmektir.
Formena’nın menülerinde bu denge titizlikle gözetilir. 1000’in üzerinde sağlıklı tarif seçeneğiyle hazırlanan yemekler, yalnızca lezzetiyle değil, aynı zamanda doyuruculuğuyla da öne çıkmaktadır. Örneğin; öğle öğününde lif oranı yüksek sebzelerle desteklenen protein ağırlıklı bir tabak, akşam saatlerinde tatlı isteğini azaltarak kişinin diyetini bozmadan devam etmesini sağlar. Bu yaklaşım, hem kilo verdirici etkisiyle hem de sürdürülebilirliğiyle, diyet yemeklerinin hayatın doğal bir parçası olmasına imkân tanır.
Eve Diyet Yemek Servisi
Modern yaşamın en büyük sorunlarından biri de zamandır. Çoğu kişi, işten eve döndüğünde sağlıklı bir öğün hazırlayacak vakti bulamamakta, bunun yerine hazır gıdalara yönelmektedir. İşte eve diyet yemek servisi bu soruna pratik bir çözüm sunar. Günlük olarak taze pişirilen yemeklerin kişilerin adresine ulaştırılması, hem zaman kazandırır hem de düzenli beslenme alışkanlığı oluşturur. Ayrıca porsiyon kontrolü ve kalori hesabı önceden yapılmış olduğundan, kişinin kilo verme hedefi doğrultusunda ilerlemesi kolaylaşır.
Formena’nın Ankara, Antalya, İzmir ve İstanbul’da sunduğu eve diyet yemek servisi, kullanıcılarına bu avantajları sağlamaktadır. Yemekler, mikrodalgaya dayanıklı FDA onaylı kaplarda ve termal çantalar içinde teslim edilerek güvenli ve hijyenik koşullarda sunulur. Böylece bireyler, yemek hazırlama zahmetine girmeden, günün her öğününde sağlıklı ve kalori dengeli tabaklara ulaşabilir. Bu sistem, düzenli uygulandığında kilo kaybını hızlandırmakta ve kişilerin uzun vadeli olarak sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemesine yardımcı olmaktadır.
Güneş ışığı sayesinde vücutta doğal olarak üretilebilen ve genel sağlığımız için büyük öneme sahip olan D vitamininin genelde eksikliği ve bunun zararları konuşuluyor. Ancak bu vitaminin yüksekliği de tehlikeli olabiliyor. D vitamininin basit ve yan etkisiz olduğu düşünülerek fazla kullanımın zararsız sanılması nedeniyle hipertansiyon, ritim bozukluğu, böbrek yetmezliği gibi sorunlar oluşabiliyor. Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Prof. Dr. Muharrem Çidem, kaslar önemli olan D vitamininin yanlış kullanımı hakkında bilgi verdi.
Özellikle kemik gelişimi ve korunmasında önemli rol oynayan D vitamini, kalsiyum ve fosfor gibi minerallerin bağırsaklardan emilimini destekleyerek, kemiklerin ve dişlerin güçlü ve sağlıklı kalmasına katkı sağlıyor. Bu yönüyle, sadece çocukluk ve ergenlik döneminde değil, yetişkinlik ve yaşlılıkta da kemik sağlığının korunmasında kritik bir işlev üstleniyor. D vitamininin kas fonksiyonlarında, bağışıklık sisteminin güçlenmesi konusunda da önemli olduğuna değinen Medicana Zincirlikuyu Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Prof. Dr. Muharrem Çidem, “Son yıllarda D vitamini hakkında toplumda büyük bir farkındalık oluştu. Eksikliğinin ne kadar önemli olduğu anlaşıldıkça, birçok kişi bu vitamini daha sık kullanmaya başladı. Ancak bu farkındalık ve dikkatsiz kullanım zararlı etkileri de beraberinde getirdi” dedi.
Fazla kullanım zarar getirebilir
“D vitamini düzeyinin 30ng/ml üzerinde olması normal düzey olarak kabul edilmektedir” diyen Prof. Dr. Muharrem Çidem, “20–30 ng/ml yetersizlik, 10–20 ng/ml eksiklik, 10 ng/ml altı ciddi eksiklik anlamına gelir. Hedeflenen serum D Vitamini düzeyini 30-50 ng/ml arasına çıkartmak veya bu düzeyde tutmaktır. 1 yaşına kadar günde 400 iu, 70 yaşına kadar da 600 iu, 70 yaş üzeri 800 iu D vitamini alınmalıdır. Ancak, D vitamini basit ve yan etkisiz olarak düşünüldüğünden fazla kullanılabilir. Bu da yarardan çok zarar getirebilir” şeklinde konuştu.
Çok sayıda organı olumsuz etkileyebilir
Çoğunlukla bu vitaminin yanlış kullanıldığını ifade eden Prof. Dr. Muharrem Çidem, “Herhangi bir hastalık ya da eksiklik olmamasına rağmen gereksiz şekilde takviye alınması, “Eksiklik oluşmasın” düşüncesiyle önlem amaçlı kendi kendine kullanma, D vitamini düzeyi ölçülmeden, zaman zaman rastgele ve yüksek dozda alım, “Fazla alırsam daha çok fayda sağlar” düşüncesi, ebeveynlerin, çocuğun erken yürümesi veya diş çıkarması için gelişigüzel D vitamini vermesi, “D vitamini iştah açar” düşüncesiyle iştah açıcı gibi kullanılması, günlük ihtiyacı olan D vitamini dozunu alan çocukta ekstra verilen multi-vitamin veya ilaçlarda da bulunan D vitamininin dikkate alınmadan beraber kullanılması, doktora danışılmadan, normal düzeyde D vitamini olan çocuğa aralıklı olarak fazladan ek doz verilmesi hatalı kullanımdır.
Kandaki D vitamini düzeyi, 120 ng/ml’nin üzerine çıktığında, D vitamini fazlalığı olarak adlandırılır. 150 ng/ml’nin üzerinde ise toksik seviye olarak kabul edilir ve bu durum acil tıbbi müdahale gerektirir. Yüksek D vitaminin zararlı etkileri, sindirim sisteminden kalsiyumun daha fazla emilerek kandaki kalsiyum değerini yükseltmesiyle ortaya çıkmaktadır. Anormal kalsiyum düzeyi, santral sinir sistemi, kardiyovasküler sistem, kas-iskelet sistemi, deri, sindirim sistemi ve böbrek dahil olmak üzere çok sayıda organ ve sistemi etkileyebilecek geniş bir spektrumda seyredebilir” diye konuştu.
Kalp ritmini bozabilir
D vitamini fazlalığına bağlı oluşan kalsiyum yüksekliğinin nörolojik sistemde huzursuzluk, bilinç bulanıklığı, sinirlilik, depresyon, uyku eğilimi gibi etkileri olduğunu kaydeden Prof. Dr. Muharrem Çidem, “D vitamini yüksekliği nedeniyle kalp ritminde bozulmalar, aritmi, kan basıncında değişiklikler, hipertansiyon, kaslarda güçsüzlük, yaygın yorgunluk, kaşıntı, bulantı ve kusma, ağız kuruluğu ve aşırı su içme ihtiyacı, kabızlık, iştahsızlık, böbrek fonksiyonlarında bozulma, böbrek yetmezliği, sık ve bol miktarda idrara çıkma gibi sorunlar olabilir.
Kalsiyum, fizyolojik düzeyin üzerine çıktığında çeşitli organlarda birikerek patolojik sonuçlara yol açabilir. Böbrekte biriken kalsiyum böbrek taşı gelişimine neden olurken; koroner arter duvarlarında biriken kalsiyum, damar sertliği ve aterosklerotik plak oluşumu ile ilişkilendirilmektedir. Bebeklerde D vitamini yüksekliği, en sık kusma şikayetiyle kendini göstermektedir. D vitamini yağda eriyen bir vitamin olduğu için uzun süre depolanarak bağırsak ve kemik üzerine etki edip kan kalsiyum düzeyinin uzun süre yüksekliğine yol açabilir. Bazı insanlarda D vitamini duyarlılığı vardır ve hafif yüksek verilmesi durumunda bile toksik etki yapabilmektedir bu açıdan da dikkatli olunmalıdır” ifadelerini kullandı.
Gebelikte uygun olmayan dozda kullanım bebeği de olumsuz etiliyor
“Gebelikte de uygun olmayan dozda D vitamini kullanmak hem anneye hem de bebeğe zarar verebilir” diyen Prof. Dr. Muharrem Çidem, “Annenin aldığı vitamin çocuğa da geçerek kalsiyum yükselmesine, bebeklerde kalsiyum yüksekliği mental ve fiziksel gelişmede gerileme, bebelerde yüksek D vitamini anne karnındaki bebekte şekil bozukluklarına doğumdan sonra da oluşabilecek kalsiyum dengesizliği yenidoğanda kasılma ve nöbetlere neden olabilmektedir. Bu nedenle doktor kontrolüyle kan tetkiki yaptırmadan, dışarıdan tavsiyeyle D vitamini alınmamalıdır” dedi.
Saç dökülmesi, estetik görünümün yanı sıra bireylerin sosyal yaşamını ve psikolojik durumunu da etkileyen önemli bir durumdur. Bu problemi kalıcı olarak çözmek isteyen binlerce kişi, her yıl saç ekimi yaptırmak üzere Türkiye’yi tercih ediyor. Özellikle Hair Transplant Turkey hizmetleri, dünya çapında yüksek başarı oranları, uygun fiyat avantajı ve modern tıbbi yaklaşımlarla dikkat çekiyor. Bu alanda profesyonellik ve kalite denince akla gelen ilk isimlerden biri ise hiç şüphesiz Hair of Istanbul. Eğer siz de saç dökülmesinden şikâyetçiyseniz ve doğal bir görünüme kavuşmak istiyorsanız, Hair Transplant Turkey hizmetlerinin öne çıkan ismi Hair of Istanbul ile bu süreci güvenle başlatabilirsiniz.
Hair of Istanbul
Türkiye, son 10 yılda saç ekimi alanında global bir lider konumuna yükselmiştir. Ayrıca yurt dışından gelen hastalar için özel VIP hizmetler de mevcuttur. Hair of Istanbul, uçuş karşılamasından otel konaklamasına, tercüman desteğinden işlem sonrası takibe kadar tüm süreci kusursuz şekilde yönetir. İstanbul ise bu başarının kalbinde yer alır. Modern tıp teknolojisinin etkili kullanımı, uluslararası eğitimli doktorlar ve hasta memnuniyetine odaklanan klinikler, ülkenin bu alandaki cazibesini artırmıştır. Özellikle Hair Transplant Turkey aramalarının artmasının başlıca sebepleri:
FUE ve DHI gibi gelişmiş tekniklerin yaygın olarak kullanılması
Uluslararası standartlara sahip klinik ortamları
Uygun fiyatlı, şeffaf ve kapsamlı tedavi paketleri
Yüksek greft başarı oranı ve doğal saç çizgisi sonuçları
Konaklama, ulaşım ve tercüme gibi ek hizmetlerle sağlık turizmi desteği
Bu avantajların tamamı, Hair of Istanbul çatısı altında en üst kalitede sunulmaktadır.
Neden Hair of Istanbul?
Klinikte uygulanan her saç ekimi işlemi, detaylı analizlerle başlar. Donör alan değerlendirmesi, saç çizgisi planlaması ve operasyon sırasında greftlerin yön ve açı hesaplamaları profesyonelce yapılır. Bunun sonucunda, doğal görünümle birlikte yüksek greft tutulum oranı da sağlanır. Hair of Istanbul, saç ekiminde kişiye özel yaklaşımı, estetik tasarımı ve klinik mükemmeliyeti bir araya getiren öncü bir markadır. Kliniğin uyguladığı sistem; hastanın saç dökülme tipi, yüz hatları ve beklentileri doğrultusunda planlanan bireysel çözümler sunar. Bu sayede işlem sonrası sonuçlar yalnızca başarılı değil, aynı zamanda son derece doğal olur.