Aramızdan ayrılanlar

HACI İKBAL KANDIR VEFAT ETTİ
Yıldırım semti sakinlerinden, 80 yıl süreyle berberlik mesleğini sürdüren duayenlerden merhum Hacı Berber Ahmet Kandır’ın eşi, Huriye Aksal ve Marangoz Osman Kandır’ın anneleri Hacı İkbal Kandır 89 yaşında vefat etti.
Hacı İkbal Kandır; Türk Telekom’dan emekli Kıbrıs Gazisi İbrahim Aksal ile Naciye Kandır’ın kayınvalideleri, Özlem ve Ahmet Talha’nın babaanneleriydi.
Hacı İkbal Kandır’ın cenazesi, Yıldırım Semtindeki Ak Mescit Camisinde öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Bademlik Mezarlığında birkaç ay önce toprağa verilen eşi Hacı Ahmet Kandır’ın yanına defnedildi.
LEYLA BALDIRANCI VEFAT ETTİ
Ayşekadın semti sakinlerinden merhum Hasan Baldırancı’nın eşi, Özer, Ayten, Ali Yılmaz Baldırancı’nın anneleri Leyla Baldırancı 90 yaşında vefat etti. Merhumenin cenazesi dün Kadı Bedrettin Camisinde öğle namazını takiben kılınan ikindi namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
AYŞE TOPSEL VEFAT ETTİ
Merhum Mehmet Topsel’in eşi, Mutlu ve Umut Topsel’in anneleri, Mümin Pergi’nin ablası, Fulya Topsel’in kayınvalidesi Ayşen Topsel 66 yaşında vefat etti. Merhumenin cenazesi dün Kadı Bedrettin Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazı sonrası Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
ŞAVER GENÇ VEFAT ETTİ
Erdoğan Genç’in eşi, Nazife Genç’in gelini, Cansu ve Tanju Genç’in anneleri İlkay Genç ve Özgür Özdemir’in kayınvalideleri, Şaver Genç 66 yaşında vefat etti. Merhumenin cenazesi Orhaniye Köyü Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazı sonrası toprağa verildi.
FAHRETTİN ÖZEN VEFAT ETTİ
Hacer Özen’in eşi, Ahmet Ruhi, Ali Vuslat ve Latif Erdoğan’ın babaları, emekli Din Kültürü öğretmeni Fahrettin Özen 66 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi 8 Ekim Çarşamba günü Eski Camii’nde kılınan öğle namazını takiben Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
EMİNE KÜÇÜMEN VEFAT ETTİ
Tahtakale esnaflarından merhum İsmail Küçümen’in eşi, Füsun Gemalmaz ve Mehmet Küçümen’in anneleri, İhsan Gemalmaz’ın kayınvalideleri, Remzi ve Yağız Küçümen’in babaanneleri, Çilem Gemalmaz ve Didem Ünlü’nün anneanneleri, Emine Küçümen 93 yaşında vefat etti.
Merhumenin cenazesi 8 Ekim Çarşamba günü Pehlivanköy Yeşilova Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Pehlivanköy Mezarlığında toprağa verildi.

Metin Edirneli babasını kaybetti

Emekli TRT yapımcı ve yönetmenlerinden, kuruma 30 yıldan fazla emek veren Serbest Gazeteci Metin Edirneli’nin babası Muhammet Edirneli vefat etti.
Bulgaristan Kırcaali’den Türkiye’ye göç eden ve Edir-ne’de bir süre yaşayıp Edirneli soyadını alan aile, sonraki yıl-larda Bursa’ya taşınmış ve bu kentte yaşıyordu. Merhumun cenazesi dün Bursa Yeşilyayla Camisinde öğle namazını taki-ben kılınan cenaze namazı son-rası toprağa verildi.
Edirne’de basın camiasını da yakından tanıyan meslektaşımız ve ailesine sabır ve başsağlığı diliyoruz

Yesevi Hareketi’nden Ayhan’a ‘hoş geldin’

Edirne’ye yeni atanan İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, Edirne Yesevi Hareketi Derneği İl Başkanı Alpaslan Cankaloğlu ve Edirne Yesevi Arama Kurtarma (YAK) Ekibi Lideri Gülsevin Kuzu ile ekibini makamında ağırladı.

Gerçekleştirilen ziyarette, Gülsevin Kuzu ve Alpaslan Cankaloğlu, Yesevi Arama Kurtarma Ekibi’nin ulusal ve uluslararası düzeyde yürüttüğü insani yardım, afet müdahale ve sosyal sorumluluk faaliyetleri hakkında kapsamlı bir bilgilendirme yaptı. Ekip Lideri Kuzu, YAK’ın yalnızca Edirne’de değil, Türkiye’nin farklı bölgelerinde de birçok afette aktif görev aldığını; yurt dışında ise kardeş topluluklarla dayanışma çalışmaları, eğitim iş birlikleri ve insani yardım faaliyetleri yürüttüğünü aktardı.

Dernek Başkanı Alpaslan Cankaloğlu, Yesevi Hareketi’nin gönüllülük temelli yapısı sayesinde hem ülke genelinde hem de uluslararası platformlarda Türk kültürünü, dayanışma ruhunu ve insani yardım anlayışını temsil ettiğini belirtti. Ayrıca derneğin kamu kurumlarıyla yürüttüğü ortak projelerin, gençlerin toplumsal bilinç kazanmasına ve afet bilincinin yaygınlaştırılmasına önemli katkı sağladığını vurguladı.

İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan ise Yesevi Hareketi’nin faaliyetlerini takdirle karşıladığını belirterek, emniyet teşkilatı olarak toplum yararına yapılan her gönüllü girişime destek vermeye devam edeceklerini ifade etti. Ayhan, sivil toplum kuruluşlarıyla kurulan güçlü iş birliğinin hem güvenlik hem de sosyal dayanışma açısından büyük önem taşıdığını söyledi.

Ziyaretin sonunda, Edirne Yesevi Hareketi Derneği İl Başkanı Alpaslan Cankaloğlu, İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan’a Yesevi Yayınları’ndan çıkan “Hace-i Türkistan Ahmet Yesevi” ve “Türk Kimdir” adlı eserleri takdim etti.

Nazik ev sahipliği ve misafirperverliği dolayısıyla İl Emniyet Müdürü Ayhan’a teşekkür eden heyet, Edirne’deki kamu kurumlarıyla dayanışma içinde çalışmaya ve faaliyet alanlarını genişletmeye devam edeceklerini belirtti.

Ziyarete ayrıca Yesevi Arama Kurtarma Ekibi üyeleri; şampiyon milli sporcu İzel Erim, hocası Serdar Gülşen, Sadık Bektaş, Spor Birimi Başkanı Burak Tütün ve Engelliler Birimi Başkanı Kadir Varol katıldı. Şampiyon milli sporcu İzel Erim, son kazandığı altın kemeri İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan’a sunarak başarısını paylaştı.

Bu anlamlı buluşma, uluslararası gönüllülük ruhunu yerelden evrensele taşıyan Yesevi Hareketi’nin kurumsal dayanışma örneği olarak kayda geçti.

Enez Kartopu Tiyatro yeniden

Enez Kartopu Tiyatro Atölyesi yıllar sonra tekrar kollarını sıvayarak yeni ekibini oluşturmak amacıyla tiyatro gönüllülerini aralarına katılmayı bekliyor…

Kartopu Enez Gönüllüleri Derneği Başkanı Hasan Akkuş, konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, öncelikle tiyatroya gönül verenlere yapılan bu çağrının ardından, ekibe katılmak isteyenlerin belirleneceğini belirterek daha sonra hep birlikte seçilecek bir tiyatro oyununun sahneleneceğini söyledi.

Hasan Akkuş “Yeni dönemimizde tiyatro çalışmaları Sayın Mehmet Koca’nın yönetiminde sürdürülecek” dedi ve seçilecek bu oyunun birkaç ay içerisinde gösterime girmesinin hedeflendiğini vurguladı

Ekibe katılmak isteyenlerin 15 Ekim 2025 tarihine kadar Sevim Karabınar’ın 0 532 655 66 49 numaralı whatsApp hattına isimlerini yazdırabileceklerini ve bu telefondan Karabınar’ı arayarak daha fazla bilgiye ulaşabileceklerini hatırlatan Akkuş, “Geçmişte olduğu gibi her yaştan, memur, işçi, ev kadını, öğrenci olan, katkı vermek, görev almak isteyen tüm tiyatro severleri ekibimizi oluşturmak için bekliyoruz” dedi.

ABD’nin Müdahalesi İsrail’in İradesi !?

Sabah ajanslar yankılandı ateşkes diye… Ne kadar güzel, ne muhteşem bir haber değil mi? Artık Gazze’de ateş kesilecek. Çok iyi… Peki soru şu; Gazze’de artık İsrail’in ateş açmasına gerek var mı ki?

Buyurunuz bir gözden geçirelim… Ha bu arada İsrail’in insanlık dışı yöntemler kullanarak uyguladığı ambargolardan yahut bebek yahut çocuk demeden katlettiği masumlardan bahsetmiyorum bile… İsrail, İran’a saldırdı… İsrail Katar’a saldırdı. İşin doğrusu bölge ile ilgilenen birisi olarak İran hep aklımdaydı da itiraf edeyim Katar ihtimali aklımın köşesinden bile geçmemişti. İsrail oraya da saldırdı. Karşılık olarak ne verildi? Kınım kınım kınamalar… Diplomasinin ve dış politikanın mütekabiliyet esasının esamesinin bile okunamadığı bir tavırdır bu kınama şeysi.

Gazze Şeridi yerle bir edildi. Bazı politik emelli şovları, uçakta içilen çayları falan bir kenara koyalım ne yapıldı? Hiçbir şey! Kocaman bir hiçbir şey yapıldı. Bu büyük bir emek ister. Bir hiçbir şeyi bu kadar büyüterek allayıp pullayıp anlatabilmek gerçekten büyük bir emek ister. Tebrikler. Uçakta sorulmuş çay var mı diye var demişler de çok memnun olunmuş. Ne âlâ. Bazı insanlar çok sevdikleri çaylarına iki üç gün içinde kavuştular. Ya sokakta hiç koşturamayacak, hiç büyüyemeyecek bebekler? Ya hayallerine hiç erişemeyecek, sevdiklerini saramayacak gençler? Onların da ihtiyaçları uçakta sorulan sorularla karşılanacak mı? Cevabı vermeyeyim de duvara çarpmış gibi bir düşünün isterseniz şovdan vakit kalırsa.

İsrail tabiri caizse iki yıl Gazze üzerinde istediği gibi tepindi. ABD de zımni olarak destekledi. Bu durumun karşısında olduğunu iddia edenler de aleni olarak kınadılar… Bu aleniyet baş döndürdü doğrusu. Şimdi dümdüz olmuş bir Gazze ve bir damla suya, bir avuç una muhtaç insanlar var “insanlık koruyucularının” elinde. Bazı görüşlere göre İsrail Gazze’yi yıktı ama bunu yaparken de uluslararası kamuoyu nezdinde imajını da yıktı. Ben bu görüşe realist bir perspektiften bakınca katılamıyorum. Umuyorum İsrail’in imajının yıkıldığı görüş haklı çıkar.

ABD’nin İsrail desteği, Rusya Federasyonu’nun İsrail desteği… Tamamlanmayan bu cümle devedişi gibi bir hadise. Bakınız, hep buradan da anlatıyorum İsrail, İran milislerinin Golan bölgesindeki faaliyetlerinden rahatsız olduğunda Esad daha Suriye’nin başında o dönem, Tel Aviv’de ABD, Rusya Federasyonu ve İsrail yetkilileri toplandı ve İran milisleri derhal bölgeden çekildi. İsrail, Katar’a saldırdı bir iki ses çıktı. Daha fazlası nasıl çıksın ki; Birleşik Krallık’ta Sherborne School ardından Harrow School ondan sonra da Britanya Kraliyet Askeri Akademisi Sundhurst’ten mezun olan bir Emiri olan Katar’dan bahsediyoruz.

Ha bu arada Suriye’de seçimler olmuş. Bunun uluslararası politika değerlendirmesi açısından bir değeri yok. Eş Şara uluslararası ekonomi politiğin kurallarına uymaya devam edebildiği sürece iktidarda kalacaktır. Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları…

EŞ KOŞMAK

Bir ayetinde ulu Rabbimiz, “Bana hiçbir şeyi eş tutma!.” Diye bizi uyarır.
Kuran. Sure 22/ayet 26:
Bir zamanlar İbrahim Beytullah’ın yerini hazırlamış ve (ona şöyle demiştik): “Bana hiçbir şeyi eş tutma! Tavaf edenler, ayakta ibadet edenler, rükû ve secdeye varanlar için evini temiz tut!”
16/63: Onlar Allah’ın nimeti olduğunu bilirler, sonrada O’nu inkâr ederler. Onların çoğu kâfirdir.
Bu iki nurlu ayetin müşterek bir yorumu şöyle de olabilir: “Her nimeti yaratan ve bize veren Allah’tır. Bu sebeple tek Allah’a şükredip, nimetleri bozmayın, bozdurmayın, koruyun.
SAYISIZ MUCİZE NİMETLERİ, YOKTAN YARATIP VERENİ bile bile ve de ölümlü olduğunu da bile bile; ve de hepsinin tek sahibinin Allah olduğunu da bile bile, ALLAH’A ŞÜKRÜ unutup, geçici nimetleri putlaştırıp onlara tapılır mı?!..”
(“Sen bana aitsin” deyip, malına tapanları, ayrıldığı eşini katledenleri görüyoruz, maalesef!..”)
Ne, kime aitmiş, hiç mezardakiler de mi görülmez?..

Bakalım,bu konuda Rabbimiz bizi nasıl müjdelemiş?..

Kuran’ı Kerim. Sure 39/Ayet 65:
Şüphesiz sana da senden öncekilere de şöyle vahyolunmuştur ki:
Andolsun Allah’a ortak koşarsan, işlerin mutlaka boşa gider ve hüsranda kalanlardan olursun.
39/66: Hayır! Yalnız Allah’a kulluk et ve şükredenlerden ol!

Gencan susuzluğa çare peşinde!

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, susuzluğa çare bulabilmek için Ankara da görüşmelerini sürdürüyor. Başkan Gencan DSİ Genel Müdürlüğünü ziyaret ederek Genel Müdürü Mehmet Akif Balta ile biraraya geldi. Gencan “Amacımız; bugün ve gelecek kuşaklara su sıkıntısı yaşatmayan, dirençli bir Edirne bırakmak” dedi

Belediye Başkanı Filiz Gencan Edirne de yaşanan su kesintilerine kalıcı bir çözüm bulmak ve kuraklık riskine karşı önleyici adımlar atmak amacıyla temaslarını Ankara’da sürdürüyor. Gencan bugün Devlet Su İşleri Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, Genel Müdür Yardımcısı Göktuğ İlter ve DSİ 11. Bölge Müdürü Faruk Yücegök ile bir araya geldi.

Gencan, “Edirne’nin su altyapısını güçlendirmek, kuraklıkla mücadelede sürdürülebilir bir yol haritası oluşturmak ve vatandaşlarımızın suya kesintisiz erişimini sağlamak için kurumlar arası iş birliğini önemle sürdürüyoruz. Amacımız; bugün ve gelecek kuşaklara su sıkıntısı yaşatmayan, dirençli bir Edirne bırakmak” dedi.

Edirne heyetinden İller Bankası ziyareti

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Edirne Milletvekilleri Fatma Aksal ve Baran Yazgan ile birlikte İller Bankası Genel Müdürlüğü’nü ziyaret etti. Ziyarette Karaağaç Mahallesi Kanalizasyon Terfi Hattı yapım işi ve Edirne genelindeki altyapı çalışmaları ele alındı.

Başkan gencan ziyaret sonrası yaptığı paylaşımda şunlara yer verdi:

Edirne Milletvekillerimiz Ahmet Baran Yazgan ve Fatma Aksal ile birlikte, İller Bankası Genel Müdürü Sayın Eyyüp Karahan’ı ziyaret ettik.

Şehrimizin ihtiyaçları, yatırımları ve altyapı projeleri üzerine son derece verimli bir görüşme gerçekleştirdik.

Özellikle Karaağaç Mahallesi Kanalizasyon Terfi Hattı yapım işi ve Edirne genelindeki altyapı çalışmaları hakkında önemli değerlendirmelerde bulunduk.

Edirne’mizin geleceği için iş birliğiyle, çözüm odaklı bir anlayışla çalışmaya devam edeceğiz. Destekleri için milletvekillerimize teşekkür ediyorum.

TÜ heyeti YÖK’ün töreninde

2025-2026 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla Ankara’da gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapılan açılış törenine, Trakya Üniversitesi’ni temsilen Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler’in yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Prof. Dr. Eylem Bayır, Rektör Danışmanı ve Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Ali İhsan Meşe ile Üniversite öğrencilerinden Ayşegül Aydın, Selim Kılınçer ve M. Emin Alparslan katıldı.

Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Türk Müziği Orkestrası’nın verdiği açılış konserinin ardından Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan birer konuşma yaparak ülkemiz yükseköğretimi ile ilgili önemli mesajlar verdiler.

Tören, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından YÖK 2025 Üstün Başarı Ödüllerinin verilmesiyle sona erdi.

Gayrimenkulde Muvazaa, Kira Sözleşmeleri ve Kiracı Hakları

Risk sözleşmede yönetilir, delille güç kazanır

Gayrimenkul piyasasında gerçek maliyet çoğu kez imzada değil, imzaya giden yolda atlanan adımlarda gizlidir. Tapu–imar uyumsuzlukları, eksik teminat düzenekleri, şablon sözleşmeler ve özellikle danışıklı görünümler… Hepsi, yıllara yayılan uyuşmazlıkların ortak paydasını oluşturuyor. Avukatınıza Sorun Ekibi ve aile-gayrimenkul hukuku alanında çalışan Av. Ahmed Fehim Solak, hem satım hem de kira ilişkilerinde sahada en sık karşılaşılan riskleri, “muvazaalı işlemler”, “sözleşme mimarisi” ve “kiracı–kiraya veren dengesi” eksenlerinde, gazete diliyle sade fakat profesyonel bir çerçeveye yerleştiriyor.

“Gayrimenkulde başarı, ‘hızlı imza’ değil, doğru sıralanmış üçlünün eseridir: yerinde tespit, açık ve ölçülü sözleşme dili, belgelerle desteklenen ispat planı,” diyor Av. Solak. Ona göre, bir taşınmaz işleminde görünürdeki metin ile gerçekte tarafların yapmak istediği arasındaki açıklık ne kadar büyürse, dosyanın risk katsayısı da o ölçüde yükseliyor.

Muvazaa: Görünüş ile Gerçek Arasındaki İnce Çizgi

Muvazaa, üçüncü kişileri aldatma amacıyla gerçekte istenmeyen bir işlemin görünüşte kurulmasıdır. Satış görünümünde bağış, aile veya şirket içi hızla el değiştiren devirler, vekâlette yetki sınırları belirsizken piyasa dışı bedellerle yapılan satışlar, hatta kira bedelinin kasıtlı biçimde düşük gösterildiği sözleşmeler… Hepsi aynı sorunun farklı yüzleridir. Bu tür iddialarda kaderi belirleyen unsur, sözlerin değil izlerin gücüdür: banka hareketleri, bağımsız değerleme raporları, olayların gün-gün çıkarılmış bir kronolojisi ve metin içi tutarlılık. Bedelin banka kanalıyla, açıklamasında taşınmaz bilgisi belirtilerek ödenmesi; “yan anlaşma yoktur” ve “muvazaa karşıtı” hükümlerle sözleşmenin bütünleştirilmesi; vekâletle işlem yapılacaksa yetki, bedel bandı ve azil/ibra rejiminin açıkça yazılması, danışıklılık şüphesini baştan zayıflatır. Av. Solak, “Muvazaayı en iyi yoldan boşa düşüren, baştan kurulan şeffaf para izi ve bağımsız ekspertizdir,” diyerek önleyici hukukun altını çiziyor.

Kira Sözleşmesi: Şablondan Mimariye

Kira ilişkilerinde uyuşmazlıkların kaynağı çoğu kez sözleşmenin “konu–süre–bedel” üçlüsüne indirgenmesidir. Oysa güçlü bir metin, bağımsız bölümün tanımını ve kullanım amacını netleştirir; teslim anını fotoğraflı bir tutanakla kayıt altına alır; depozitonun muhafaza ve iade usulünü somut koşullara bağlar. Artış maddeleri yalnızca mevzuatın tavanına yaslanmaz; emsal, konum ve nitelik verileriyle desteklenen veri-temelli bir değerlendirme yolunu da tarif eder. Bakım-onarım çizgisi, kiraya verenin asli ve olağanüstü onarımlarıyla kiracının kullanım kaynaklı bakımlarını ayırır; sigorta ve komşuluk zararları gibi riskler için sorumluluk matrisi kurar. Alt kira ve devir için yazılı izin rejimi belirlenirken, tahliye sebeplerinde şekil ve süre şartlarının nasıl işletileceği adım adım tanımlanır. Tüm ödemelerin banka kanalıyla, açıklamasında dönem ve bağımsız bölüm bilgisi yer alacak şekilde yapılması ise, ilerideki tespit veya uyarlama davalarında en sessiz ama en etkili tanık olarak dosyanın omurgasına yerleşir.

Artış, tespit ve uyarlama tartışmaları “piyasa böyle” cümlesiyle kazanılmaz. Taşınmazın niteliği, emsal veriler ve ekonomik göstergeler birlikte değerlendirilir; bilirkişi incelemesinin sahaya basacağı zemin şimdiden hazırlanır. Bu yüzden sözleşmeye, gerekirse emlak endeksleri ve karşılaştırmalı piyasa analizine referans veren bir değerlendirme mekanizması koymak, sadece bugünü değil yarını da düzenler.

Kiracı–Kiraya Veren Dengesi: Hakkaniyetin İncelikli Geometrisi

Kiralananda ciddi ayıp çıktığında kiracının indirim, onarım ya da şartları oluşmuşsa fesih hakkı doğabilir; fakat bu hakların kullanılabilmesi, zamana duyarlı ve yazılı bir bildirim disiplinine bağlıdır. Özenli kullanım ilkesi, olağan yıpranma ile zarar arasındaki çizgiyi çizer; iade anında anahtar teslim belgesi ve fotoğraflı tutanakla sürecin kapanması, tarafların geriye dönük iddialarını sınırlayan bir güvenlik kuşağı oluşturur. Diğer yandan, alt kira ve devir meselelerinde sözleşme dışına çıkıldığında tahliye gündeme gelebilir; o nedenle izin rejimini baştan kurmak, çatışma anında değil, barış zamanında alınmış en rasyonel tedbirdir.

Tahliye taahhüdü ise tek başına sihirli anahtar değildir. Teslimden sonra, baskıdan uzak bir ortamda ve açık tarihli olarak alınmadığında, en sağlam kilitler bile gevşeyebilir. İhtar ve tebligatların usule uygun yürütülmesi, süreç hukukunun zemini kadar menziline de karar verir. “Haklıyken haksız konumuna düşen pek çok dosyanın ortak noktası, yanlış zamanlanmış veya eksik yapılmış bildirimlerdir,” uyarısını yapıyor Avukatınıza Sorun Ekibi.

Delil ve Süreç Yönetimi: Sessiz Tanıkların Gücü

İster muvazaa iddiası, ister kira bedeli uyarlaması, ister tahliye söz konusu olsun; düğüm çoğu kez kronoloji + belge + makul dil üçlüsüyle çözülür. Kronoloji, olayları sis bulutundan çıkarır; banka dekontları ve yazışmalar, iddiayı zemine indirir; makul ve ölçülü bir dil ise hem müzakereyi mümkün kılar hem de yargılamada taraf algısını güçlendirir. Bağımsız ekspertiz raporları, yerinde keşif ve bilirkişi süreçlerinin doğru zamanlamasıyla birleştiğinde, dosya sadece daha ikna edici olmakla kalmaz, aynı zamanda daha hızlı yürür.

Av. Solak, “Her dosya kendine özgü; bu yüzden reçete değil yöntem öneriyoruz,” diyor ve ekliyor: “Ön denetim, net hükümler ve iz bırakan ödeme disiplini… Bu üç adımı yerli yerine koyduğunuzda, uyuşmazlık çıksa bile çözümün koordinatları baştan beliriyor.”

Son Söz: Önle, Yönet, Çöz

Gayrimenkul işlemlerinde muvazaa riskini azaltmanın, kira sözleşmelerini sağlam kurmanın ve kiracı–kiraya veren ilişkilerini uyuşmazlığa dönüşmeden yönetmenin yolu; önce tespitten, sonra metinden, daima delilden geçiyor. Hızlı imzanın cazibesine kapılmadan, tapu ve imar kayıtlarıyla fiilî durumu aynı çerçevede görmek; sözleşmeyi somut riske göre inşa etmek; paranın, teslimin ve iletişimin izini baştan kurgulamak… Hepsi, uzun bir yolun kısa kestirmesi.