Digital Exporter, E-İhracat ve Shopify Çözümleriyle Türk Markalarını Dünyaya Açıyor

Küresel ticaretin kuralları yeniden yazılıyor. Türkiye’nin yenilikçi markalarına rehberlik eden Digital Exporter, sunduğu e-ihracat danışmanlığı ve Shopify site kurulumu hizmetleriyle işletmelerin dijitalde sınırları aşmasına öncülük ediyor.

E-İhracat ile Sınırların Ötesine

Günümüzde markaların yalnızca yerel pazarlarda kalması artık mümkün değil. Dünyanın dört bir yanında milyonlarca potansiyel müşteri, internet üzerinden alışveriş yapıyor. Digital Exporter, sunduğu e-ihracat danışmanlığı hizmetiyle işletmelere uluslararası pazara açılma fırsatı sunuyor.

Pazar araştırmaları, lojistik çözümler, ödeme altyapıları ve reklam yönetimi gibi kritik adımlar uzman ekip tarafından titizlikle planlanıyor. Böylece Türk markaları yalnızca ürün satışı değil, aynı zamanda global ölçekte güvenilir bir marka kimliği kazanıyor.

Shopify ile Güçlü Dijital Mağazalar

E-ticaretin temeli güçlü bir altyapıya sahip olmak. Digital Exporter, Shopify platformunda kurduğu profesyonel mağazalarla işletmelerin dijital vitrinini oluşturuyor. Shopify site kurma hizmeti sayesinde markalar; SEO uyumlu, mobil dostu ve yüksek dönüşüm odaklı web sitelerine kavuşuyor.

Ürün yönetimi, ödeme sistemleri, kargo entegrasyonları ve kullanıcı dostu tasarımlar, mağazaların hem yerel hem de global pazarda başarılı olmasını sağlıyor.

Dijitalde Çifte Güç

Digital Exporter’ın farkı, bu iki güçlü hizmeti aynı çatı altında sunmasında yatıyor. E-ihracat danışmanlığı ile stratejik yol haritası hazırlanırken, Shopify site kurulumu ile markalar profesyonel bir dijital mağazaya sahip oluyor. Bu birleşim, işletmelere dijitalde sürdürülebilir büyüme ve uluslararası rekabet avantajı sağlıyor.

Türk Markalarının Geleceği Global

Türkiye’de üretilen kaliteli ürünler, artık dünyanın dört bir yanında alıcı buluyor. Digital Exporter, sunduğu hizmetlerle bu süreci hızlandırıyor ve markalara globalde güçlü bir yolculuk vadediyor.

Kısacası Digital Exporter, markalar için yalnızca bir danışman değil; dijital ticaretin geleceğini inşa eden stratejik bir partner.

DSİ Spor’a ikinci hükmen galibiyet

İsmail DEMİRAY

Halkbank Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nde sezonun ilk haftasını Darıca Basketbol Feneri’nin sahaya çıkmaması nedeniyle maç yapmadan geçen Edirne DSİ Spor, ilk iki maçına çıkmayan  Urla Belediyesi’nin TBF tarafından 3’üncü haftada da sahaya çıkmayacağının bildirilmesi üzerine haüftayı karşılaşma yapmadan geçirecek.

TBF’nin resmi internet sitesinde yer alan daha önceki programa göre, Edirne DSİ Spor ligin 3’üncü haftasında Urla Belediyesi’ne konuk olması gerekiyordu. Ancak, daha sonra sitede yenilenen programda Urla Belediyesi – Edirne DSİ maçı için “Tarih Belirlenmedi” yazıldığı görüldü. TBF tarafından dün DSİ Spor Kulübü’ne Urla Belediyesi’nin maça çıkmayacağı bildirildi. Bunun üzerine DSİ Spor’un Urla’ya gitmeyeceği öğrenildi. Ligin ilk haftasında Darıca Basketbol Feneri’nin sahaya çıkmaması sebebiyle 20-0 hükmen galip sayılan Edirne DSİ Spor, bu yüzden Urla Belediyesi karşısında da 20-0 galip sayılacak.

Halkbank Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nde 3. hafta perdesi dün oynanan 2 karşılaşma ile açıldı. Ligde bugün 2, 13 Ekim 2025 Pazartesi günü de 2 karşılaşma oynanacak.

Edirne DSİ Spor, Halkbank Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nde sezonun 4. haftasında evindeki ikinci maçta 19 Ekim 2025 Pazar günü Bodrum Basketbol’u konuk edecek.Mimar Sinan Spor Salonu’ndaki karşılaşma saat 16.00’da başlayacak.

TKBL’DE 3. HAFTA

11 Ekim 2025 Cumartesi

İstanbul Gençlik Spor – Kırklareli Belediyesi Kırklareli Fen Bilimleri

Caferağa Spor Salonu / 14.30

Zorlu Koleji Samsun Basketbol – Mersin Gençlerbirliği

Mustafa Dağıstanlı Spor Salonu / 16.00

13 Ekim 2025 Pazartesi

Darıca Basketbol Feneri – Aslan Yol Burhaniye Belediyespor

Darıca Eray Şamdan SS / 16.00

Seçil Kauçuk Mersin Basketball – Yalova Vip

Edip Buran Spor Salonu /  18.00

Treys Yayında: Öğrenci, Mentor ve Veliyi Buluşturan Platform

EdTech’in bir markası olan Treys, YKS hazırlık sürecini kökten değiştirmeyi hedefleyen yeni nesil öğrenci takip sistemi ile resmi olarak yayın hayatına başladı. Öğrenci, mentor ve veli arasındaki iletişimi tek bir dijital platformda birleştiren Treys,kişiselleştirilmiş eğitim ve verimli takip arayanlar için bütünsel bir çözüm sunuyor.

Eğitimde dijitalleşmenin hız kazandığı bu dönemde, özellikle Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) gibi rekabetin yoğun olduğu maratonlarda öğrencilerin ve mentorların en çok ihtiyaç duyduğu şey, etkili bir planlama ve takip sistemidir. Treys, tam da bu ihtiyaca yönelik geliştirdiği modern arayüzü ve kullanıcı dostu araçlarıyla öne çıkıyor.

Treys Nedir ve Hangi Sorunlara Çözüm Sunar?

Treys, bir öğrenci takip sistemi ve mentorluk platformu olarak tanımlanabilir. Geleneksel eğitim modellerinde yaşanan iletişim kopuklukları, zaman yönetimi zorlukları ve veri takibindeki eksiklikler gibi temel sorunlara teknoloji tabanlı çözümler getirir. Platformun temel amacı, sınav hazırlık sürecini daha şeffaf, ölçülebilir ve verimli hale getirmektir.

Treys İle Mentorlar İçin Profesyonel Öğrenci Yönetimi

Eğitim koçları ve mentorlar, Treys platformu üzerinden öğrencilerini profesyonelce yönetebilir:

  • Merkezi Yönetim Paneli: Tüm öğrencileri tek bir ekrandan takip etme imkanı.
  • Kişiselleştirilmiş Programlar: Her öğrencinin seviyesine ve hedefine uygun haftalık/aylık ders ve soru çözüm programları oluşturma.
  • Performans Analizi: Deneme sınavı sonuçları ve konu bazlı analizlerle öğrencinin güçlü ve zayıf yönlerini anında tespit etme.
  • Etkili İletişim: Anlık mesajlaşma ve online görüşme modülleri ile kesintisiz iletişim.

Öğrenciler İçin Motive Edici Bir Yol Arkadaşı

Öğrenciler için Treys, karmaşık sınav sürecini basitleştiren bir dijital asistandır:

  • Görev Takibi: Mentor tarafından atanan tüm görevleri, hedefleri ve ders programını mobil uygulama üzerinden kolayca görme.
  • Hedef Odaklı Çalışma: Kendi gelişimini grafikler ve istatistiklerle takip ederek motivasyonunu yüksek tutma.
  • Kolay Erişim: Mentoruna dilediği an soru sorma ve anında geri bildirim alma fırsatı.

Veliler İçin Şeffaf ve Bilgilendirici Takip Sistemi

Treys, velilerin eğitim sürecine bilinçli bir şekilde dahil olmasını sağlar:

  • Anlık Gelişim Raporları: Çocuğunun akademik ilerlemesini, çalışma disiplinini ve mentor değerlendirmelerini şeffaf bir şekilde izleme.
  • Doğru Bilgilendirme: Süreç hakkında doğrudan mentordan bilgi alarak endişeleri giderme ve en doğru desteği sunma.

Eğitimde Fırsat Eşitliği İçin Teknoloji

Treys’in kurucuları, platformun sadece bir yazılım olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin her yerindeki öğrenciler için eğitimde fırsat eşitliğine katkı sunmayı hedefleyen bir vizyonun ürünü olduğunu belirtiyor. Coğrafi konumdan bağımsız olarak her öğrencinin en iyi mentorluk hizmetine ulaşabilmesi, platformun en temel misyonlarından birini oluşturuyor.

Treys platformu tam olarak ne işe yarıyor?

Treys, YKS’ye hazırlanan öğrencilerin, onlara rehberlik eden mentorların ve süreci takip eden velilerin tüm ihtiyaçlarını karşılayan bir dijital öğrenci takip ve yönetim sistemidir. Planlama, iletişim ve performans takibini tek bir çatı altında toplar.

Bu platformu kimler kullanabilir?

Platform, başta YKS’ye hazırlanan lise öğrencileri olmak üzere, onlara profesyonel destek veren eğitim koçları (mentorlar), özel eğitim kurumları ve çocuklarının akademik sürecini yakından izlemek isteyen veliler için tasarlanmıştır.

Treys’in diğer eğitim uygulamalarından farkı nedir?

Treys, sadece bir soru bankası veya online ders platformu değildir. Sürecin tüm paydaşlarını (öğrenci, mentor, veli) aktif olarak bir araya getiren 360 derecelik bir yönetim ve iletişim sistemidir. Özellikle mentorluk ve takip mekanizması üzerine odaklanması en büyük farkıdır.

Neodyum mıknatıs çeşitleri hakkında bilgi

Neodyum mıknatısın temeli, nadir toprak elementleri arasında yer alan neodyumdan geliyor. İşte ilk adım, bu nadir elementin toplanması. Yerkabuğunda oldukça düşük oranda bulunan neodyum, genellikle monasit ve bastnasit gibi minerallerden çıkarılır. Bu minerallerin işlenmesi, neodyum oksitinin elde edilmesi için büyük bir titizlik gerektirir.

Neodyum oksidi elde edildikten sonra, bu oksit, metalik neodyuma dönüştürülür. Bunun için genellikle indirgeme işlemleri kullanılır. Yüksek sıcaklıkta, neodyum oksidi ve metalik bir çözgen (genellikle lantanit) birlikte ısıtılarak neodyum metaline ulaşılır. Bu aşama, neodyumun dökme ve şekil verme süreçlerine uygun hale gelmesini sağlar.

Neodyum metalinin bir araya getirilmesi, mıknatısların temelini oluşturur. Neodyum, demir ve bor ile alaşım haline getirilir. Bu alaşım, güçlü mıknatısların üretilmesinde olmazsa olmaz bir bileşendir. Üretim aşamasında, bu alaşımlar, özel teknolojik süreçlerle preslenir, ısıtılır ve sonra soğutulur. İşte bu işlem, mıknatısların güçlü manyetik özelliklerinin ortaya çıkmasını sağlar.

Mıknatısların nihai şekline ulaşması için birkaç ek işlem daha yapılır. Mıknatısların boyutlandırılması, yüzey kaplama işlemleri ve son kontroller, yüksek kaliteli ve dayanıklı neodyum mıknatıslarının ortaya çıkmasını sağlar. Hassasiyet ve titizlik, bu son aşamalarda önem kazanır, çünkü kalitesiz bir işlem tüm süreci olumsuz etkileyebilir.

Neodyum mıknatısların üretimi, dikkat tiyle yürütülen bir süreçtir. Her aşama, güçlü mıknatısların ortaya çıkmasını sağlayarak, günümüz teknolojisinin temel taşlarından birini oluşturur.

Gizli Süreç: Neodyum Mıknatısın Heyecan Verici Yolculuğu

Neodyum mıknatıs, modern dünyamızda sıkça karşılaştığımız ama çoğu zaman arka planda kalan bir kahramandır. Peki, bu güçlü mıknatıslar nasıl üretiliyor? İşte burada gizli süreç devreye giriyor. Neodyum, periyodik tabloda nadir toprak elementleri arasında yer alıyor ve bu da onu önemli kılıyor. Ama ne yapıldığını tam olarak biliyor muyuz?

İlk adım, neodyumun yer altındaki kaynaklarından çıkarılmasıyla başlıyor. Bu süreç, zorlu madencilik koşulları gerektiriyor; çünkü neodyum, diğer minerallerle harmanlanmış halde bulunuyor. Sonrasında, çıkarılan madenin kimyasal işlemlerle ayrıştırılması gerekiyor. Bu, oldukça karmaşık ve dikkat isteyen bir süreç. İşte burada, neodyum metal haline gelirken, onun büyüleyici bir dönüşüm geçirip ne kadar güçlü olabileceği ortaya çıkıyor.

Sadece neodyum değil, aynı zamanda demir ve borun da belirli oranlarda kullanılması gerekiyor. Bu birleşim, onu diğer mıknatıslardan ayıran özelliği kazandırıyor. Düşünsenize, bir mıknatısın gücünün arkasındaki bu karmaşık kimya; işte bazen basit görünümdeki şeylerin altında yatan derinlikleri anlamak bu kadar değerli.

Ama hikaye burada bitmiyor! Neodyum mıknatısları, yüksek sıcaklıklara karşı dayanıklı değil. Bu nedenle, özel kaplamalarla korunmaları gerekiyor. Bu kaplama aşaması, mıknatısların dayanıklılığını artırıyor ve uzun ömürlü hale getiriyor. Görüyor musunuz? Bir yapının küçücük bir detayının bile onun işlevselliğinde büyük rol oynadığını söylemek pek de yalan değil.

Neodyum mıknatısının yolculuğu sadece birkaç adımda tamamlanmıyor. Her bir aşama, ona bir yaşam kazandırıyor, güç katıyor ve pek çok teknolojik uygulamaların içinde yer bulmasını sağlıyor. Böylece, gizli süreçlerin arkasındaki büyüleyici dünyayı keşfetmek, bizi birbirimizle nasıl bağlandığımız konusunda daha fazla düşünmeye yönlendiriyor. Neodyum mıknatısları, hayatımızda önemli bir yer tutan ama çoğu zaman göz ardı ettiğimiz bu kadar etkileyici bir yolculuğa sahip!

Dünyanın En Güçlü Mıknatıslardan Biri: Neodyum Mıknatısın Üretim Aşamaları

Malzeme Seçimi ve Alaşım Oluşumu: Mıknatısların kalitesi, kullanılan malzemelerin saflığına bağlı. Neodyum, demir ve borun belirli oranlarda karıştırılmasıyla oluşan alaşım, güçlü manyetik özellikler kazanıyor. Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken bir şey var; malzemelerin temizliği! Kirlilik, mıknatısın gücünü azaltabilir.

Sintrleme Süreci: Karıştırılan metal tozları, yüksek sıcaklıklarda sinterleme işlemiyle bir araya getirilir. Bir bakıma, ham hamurdan pişmiş bir kek elde etmek gibi düşünün. Bu süreçte, toz halindeki malzeme, bir bütün haline gelirken manyetik özelliklerini de kazanır.

Kaplama ve Şekillendirme: Oluşan mıknatıs blokları, genellikle nikel veya zink ile kaplanarak paslanmanın önüne geçilir. Daha sonra, birçok farklı şekil ve boyutta kesilebilirler. Bu aşamada, neodyum mıknatıslarının ekonomideki çeşitli uygulamalarına uygun hale getirilmesi hedeflenir. Yani, her bir parça onu kullanan teknolojiye hizmet etmelidir.

Test Süreci: Nihayetinde, üretilen mıknatıslar, yüksek standartlara göre test edilir. Bu testlerin amacı, ürünün performansını ve dayanıklılığını emin olmaktır. Burası, kalitenin belirlendiği son aşama; çünkü neodyum mıknatısları, güvenilirliği ile biliniyor ve bu özellikleri sayesinde de birçok sektörde tercih ediliyor. Neodyum mıknatısları, üretim aşamalarındaki titizlik sayesinde, günlük hayatımızda karşımıza çıkan birçok cihazın vazgeçilmez bir parçası hâline geliyor.

Mıknatıs Devrimi: Neodyum Mıknatıs Nasıl Yapılır?

Öncelikle, neodyum mıknatıs yapmak için gereken temel malzemelerden bahsedelim. Neodyum, demir ve bor karışımına ihtiyaç duyuyorsunuz. Bu malzemeleri bir araya getirip dikkatlice karıştırmalısınız. Düşünsenize, bu karışım, basit gibi görünen ama güçlü bir mıknatısın temelini oluşturuyor! Fakat bu sürecin asıl sihri, doğru sıcaklığın sağlanmasında gizli. Karışımı yüksek sıcaklıkta eritmek gerekiyor, bu aşama hayati önem taşıyor çünkü doğru ısı, mıknatısın güçlü olmasını sağlıyor.

Eritilen karışım sıvı hale geldikten sonra, uygun kalıplara dökülmesi gerekiyor. İşte burada biraz sabırlı olmalısınız. Sıvı metalin kalıpta soğuması ve sertleşmesi zaman alır. Bunu yaparken, kalıpların iyi bir şekilde soğuduğundan emin olun. Çünkü soğuduktan sonra, mükemmel bir şekilde sertleşmiş bir mıknatıs elde edersiniz.

Sonrasında, sertleşmiş mıknatısları istenen boyut ve biçimlere kesmek için çeşitli aletler kullanabilirsiniz. Bu, aslında bir sanattır! Zira her bir kesim, mıknatısın ve dolayısıyla güçlü manyetik alanının özelliklerini etkiler. Bir ressamın tuvaliyle uğraşması gibi, siz de mıknatısın formuyla oynamaktasınız.

Mıknatısınızı korumak için son bir adım daha var: kaplama! Neodyum mıknatısları zamanla paslanabileceğinden, uygun bir kaplama ile onları korumak şart. Galvanizleme veya nikel kaplama, bu noktada en iyi seçenekler arasında. Böylece mıknatısınız, hem dayanıklı olacak hem de görünüm olarak şık duracak.

Neodyum mıknatıs yapma süreci, teknik bilgi ve yaratıcılık isteyen bir yolculuk. Her aşama, kendine özgü bir ustalık isteyen detaylar barındırıyor. Kendi mıknatısınızı yaparken, bu sürecin her adımında farklılıkları görmek oldukça heyecan verici! Kendi ellerinizin ürününü kullanmak, bir başka keyif.

Neodyum Mıknatısın Sırları: Laboratuvarlarda Başlayan Yolculuk

Bu mıknatısların en büyük avantajı, büyüklüğüne göre sunduğu muazzam çekim gücüdür. Neodyum, nadir toprak elementleri arasında yer alır ve bu metalin özel bileşimi, mıknatısın gücünü artırır. Bir neodyum mıknatıs, bir demir mıknatısın 10 katı kadar güçlü olabilir. Bu da demektir ki, cebinizde taşıdığınız küçük bir neodyum mıknatıs, dev bir metal parçasını kolayca çekebilir. Sanki doğanın cilvesi gibi değil mi?

Neodyum mıknatıslar, laboratuvarlarda yeni deneyler yapmak için vazgeçilmez bir araçtır. Bu mıknatıslar, manyetik alan içerisine girebilen her türlü metali etkileyebilir. Örneğin, fiziksel deneyler için kullanılan materyallerde kesinlik sağlamak adına bu mıknatıslar tercih edilir. Laboratuvarların yanı sıra, hoparlörlerden elektrikli motorlara kadar geniş bir yelpazede kullanılır. Bir müzik dinlerken, içindeki neodyum mıknatısın ses kalitesini artırdığını fark ettiniz mi?

Gelişen teknoloji ile birlikte neodyum mıknatısların kullanımı da giderek artmaktadır. Elektrikli araçlardan bilgisayar hard disklerine kadar birçok alanda vazgeçilmezdir. Ayrıca, enerji verimliliği açısından da büyük avantajlar sağlar. Hiç düşündünüz mü, bu kadar küçük bir parça, dünyanın enerji tasarrufuna nasıl katkıda bulunabilir? Sonuçta, her şeyin ardında büyülü bir matematik yatıyor.

Bu gizemli mıknatıslar, hem bilimsel araştırmalarda hem de günlük yaşamda hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Neodyum mıknatısların sırlarını anlamak, gelecekte daha birçok yeniliğin kapısını aralayabilir.

Doğadan Laboratuvara: Neodyum Mıknatısının Elde Edilme Süreci

Neodyum, doğada nadir bulunan bir elementtir. Aslında, bu elementin kaynağı yer altındaki nadir toprak metalleridir. Yani, neodyumu elde etmek için öncelikle doğru madenlerden bu metalleri çıkarmamız gerekiyor. Bu süreçte, madenlerin işlenmesi için çeşitli kimyasallar kullanılır. özel bir çözeltide neodyum elementini izole ederiz.

Elde ettiğimiz neodyum, bir dizi kimyasal işlemle saflaştırılır. Bu noktada bir laboratuvar ortamında birçok teknik uygulanır; örneğin, elektroliz ve solvent ekstraksiyonu gibi yöntemler. Bu aşamalar, neodyumun saflığını artırmak için oldukça kritik. Böylece, yüksek kaliteli bir hammadde elde ediliyor.

Saflaştırdığımız neodyumu, mıknatıs haline getirmek için tekrar birleştiriyoruz. Peki, nasıl mı? Neodyum tozunu belirli oranlarda demir ve bor ile bir araya getirerek yüksek sıcaklıklarda ergitiyoruz. Sonrasında, bu karışımı istenilen şekle dökerek katılaşmasını sağlıyoruz. İşte o muhteşem mıknatıs şimdi doğuyor!

Ancak bu süreç sadece buradan ibaret değil. Mıknatısın dayanıklılığı ve performansı için son adımda çeşitli kaplama işlemleri de yapılıyor. Bu kaplamalar, mıknatısların çevresel etkilere karşı korunmasına yardımcı olur. doğadan laboratuvara giden bu yolculuk, yüksek teknoloji ürünü mükemmel neodyum mıknatıslarını ortaya çıkarıyor. Şimdi, bu sürecin karmaşıklığını ve olağanüstü sonuçlarını daha iyi anlayabiliyor musunuz?

Sıkça Sorulan Sorular

Neodyum Mıknatısın Kullanım Alanları Hangi Sektörlerdir?

Neodyum mıknatıslar, güçlü yapıları sayesinde birçok sektörde yaygın olarak kullanılmaktadır. Elektronik, otomotiv, enerji, tıp ve savunma sanayi gibi alanlarda, motorlar, jeneratörler, sensörler ve çeşitli endüstriyel uygulamalarda tercih edilmektedir.

Neodyum Mıknatıs Nedir?

Neodyum mıknatıs, yüksek çekim gücüne sahip olan kalıcı mıknatıslardır. Neodyum, demir ve bor ile birleştirilerek üretilir. Küçük boyutları sayesinde güçlü bir manyetik alan yaratabilirler. Elektronik, endüstriyel uygulamalar ve enerji depolama alanında yaygın olarak kullanılırlar.

Neodyum Mıknatısın Avantajları ve Dezavantajları Nelerdir?

Neodyum mıknatısları, yüksek manyetik gücü ile mühendislik ve endüstride sıkça tercih edilen malzemelerdir. Avantajları arasında güçlü çekim kuvveti, küçük boyutlarıyla yüksek performans sunmaları ve düşük maliyetleri bulunur. Ancak, dezavantajları arasında ise aşınma ve oksitlenmeye karşı hassas olmaları, yüksek sıcaklıklarda manyetik özelliklerini kaybetmeleri ve kırılganlıkları yer alır.

Neodyum Mıknatısın Bileşenleri Nelerdir?

Neodyum mıknatıslar, neodyum, demir ve bor bileşenlerinden oluşur. Bu üç element, yüksek manyetik alan gücü ve dayanıklılık sağlayarak çeşitli endüstriyel ve bilimsel uygulamalarda kullanılmasını mümkün kılar.

Neodyum Mıknatıs Nasıl Üretilir?

Neodyum mıknatıslar, neodyum, demir ve bor elementlerinin belirli oranlarda karıştırılıp eritilmesiyle üretilir. Elde edilen alaşım, daha sonra ince toz haline getirilir ve uygun bir kalıpta yüksek basınç altında şekillendirilir. Son aşamada, şimşek gibi yüksek sıcaklıklarda sinterleme işlemi uygulanarak mıknatısın manyetik özellikleri geliştirilir. Bu süreç, güçlü ve dayanıklı mıknatıslar elde edilmesini sağlar.

Neodyum Mıknatıs Çeşitlerini Sitemizde İnceleyebilirsiniz

https://www.ucuzamiknatis.com

‘Laf değil, karar zamanı’

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, İsrail’in Filistin’de uyguladığı katliamı sert sözlerle kınadı.

Konuşmasına “İYİ Parti olarak katil ve terör devleti İsrail’i aziz Meclis huzurunda bir kez daha lanetliyor, onları Yüce Allah’ın adaletine havale ediyoruz.” sözleriyle başlayan Akalın, Gazze’de yaşananların bir savaş değil, insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu vurguladı.

Akalın, İsrail tarafından alıkonulan Türk milletvekilleri ve vatandaşların durumuna da değinerek, Dışişleri Bakanlığı’nı etkin ve kararlı bir diplomatik girişim başlatmaya davet etti. Sumud Filosunda bulunan gönüllülerin cesaretinin insanlığın onuru adına bir “vicdan meşalesi” yaktığını belirten Akalın, “Onların serbest bırakılması için tüm dünyanın duyarlı olması gerekir.” dedi.

Gazze’de kadınların, çocukların ve sivillerin hedef alındığını ifade eden Akalın, “Filistin bugün hastanelerin, okulların, mülteci kamplarının bombalandığı bir vahşet alanına dönüştü. Bu tabloya artık sadece haber bültenlerinden değil, kendi vatandaşlarımızın orada alıkonulmasıyla doğrudan tanık oluyoruz.” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin İsrail’le sürdürdüğü diplomatik ve ticari ilişkilere de sert tepki gösteren Akalın, şu ifadeleri kullandı:

“Bir yandan kınıyoruz, diğer yandan ticaret yapıyoruz. Gazze’ye bombalar yağarken o bombaların finansmanına katkı sağlayan ekonomik ilişkileri sürdürmek hangi vicdana sığar? Bu, sadece ahlaki değil, hukuki bir çelişkidir.”

Türk milletinin tarih boyunca zulüm karşısında sessiz kalmadığını vurgulayan Akalın, “Bugün de gençler meydanlarda ‘Gazze yalnız değildir’ diye haykırıyorsa, bu ses Anadolu’nun vicdanından yükselmektedir.” dedi.

Akalın, Hükûmeti somut adımlar atmaya çağırarak şunları söyledi:

“Artık laflar değil, kararlar zamanıdır. İsrail’le yürürlükte olan tüm diplomatik, askerî ve ticari anlaşmalar derhâl gözden geçirilmelidir. Bu mesele sadece Filistin meselesi değil, Türkiye’nin onur meselesidir.”

Konuşmasını güçlü bir çağrıyla tamamlayan Akalın, Meclis’in insanlığın sesi olması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Biz çocukların tarafındayız, biz adaletin tarafındayız, biz insanlığın tarafındayız. Gazze’de bir çocuk ölürken bu kürsüde hiç kimse sessiz kalamaz. Yüce Türk Meclisi Filistin’in sesi, insanlığın vicdanı olmalıdır.”

Ayçiçeğinde daralma!

Olgay GÜLER

Kurak geçen yaz mevsiminin ardından son 5 günde metrekareye 70 ile 100 kilogram arasında yağış alan Edirne’de üretici, buğday ekmek için hazırlıklarına başlarken, verim kaybı yaşadığı ayçiçeğindeyse halen açıklanmayan kuraklık desteğini dört gözle bekliyor.

Edirne’de, geçtiğimiz Cuma gününden başlayarak aralıklarla etkisini gösteren yağmur, dün kenti terk etti. Geride kalan süreçte merkez ve köylere metrekareye ortalama 70 ile 100 kilogram arasında yağış düştüğü kentte, buğday ekimine hazırlanan üreticinin de umutları filizlendi. Geçtiğimiz yıl kuru toprağa buğday eken üretici, yağmurların devam etmesi için bir yandan hava durumunu takip ederken, verim kaybı yaşadığı ayçiçeğindeyse halen açıklanmayan kuraklık desteğini dört gözle bekliyor.

‘SON YAĞIŞLAR ÜRETİCİLERİ SEVİNDİRDİ’

Son yağışları değerlendiren Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, uzun zamandan beri yaşanan kuraklığın ardından düşen yağışın önemine değinerek, “Biliyorsunuz uzun zamandan beri kurak bir iklim yaşıyoruz bölgemizde. Özellikle iki yıldır daha da ciddi bir şekilde hissedilir hale geldi kuraklık. Kış dönemlerinde yağışlar aldık, ürünün çıkışı gelişimi açısından güzel gitti ama sonrasında ilkbahar ve son hasat dönemine yakın dönemlerde de ciddi kuraklık ve ürünlerimizde ciddi verim kayıpları yaşadık. Geçtiğimiz yıllara baktığımızda da bu buğday ekilişi olsun, kanola ekilişi olsun, bunlar genelde kurağa ekildi ve ardından yağışlar geldi. Ama çok şükür bu yıl Ekim ayının daha henüz başındayken şu bir hafta içerisinde belli aralıklarla çok güzel yağış aldık. Aşağı yukarı metrekareye 70 ile 100 kilogram arası yağış aldık. O da üreticilerimiz açısından bizleri sevindirdi. Birçok üreticimiz kanolasını ekti. Yani aşağı yukarı yüzde 80 ekilişler tamamlandı. Onların kesinlikle rahat bir şekilde çıkış yapmasını sağlayacak. Buğday yeri hazırlıkları açısından rahat bir işçilik olacak. Yani bugün tarlasını sürmek isteyen rahat sürebilecek, her hazırlığını tavlı ve düzgün bir şekilde rahatlıkla yapabilecek. Tabii bunun akabinde de ekilişini yapacak” dedi.

‘YAĞIŞLAR ÜRÜNÜN GELİŞİMİ İÇİN YETERLİ DEĞİL’

İklim değişikliği nedeniyle buğday ekim mevsiminin Kasım ayına kaydığını anlatan Arabacı, “Yani ekilişlerimiz genelde biliyorsunuz ki iklim değişikliği artık bölgemizi ciddi anlamda hissedildiği için ekim sonu ya da kasım başı gibi yapılmaya başlandı. Çünkü erken dönemde ektiğimizde Ocak ayında bile çok ılıman havalar oluyor. O yüzden buğday erken kaleme kalkıyor ve sonrasında geç tohumlar olduğunda da zararını görüyor. O yüzden ekilişlerimizi genelde kasım ayına sarkıtmaya bakıyoruz. Çok kurak iki yıl geçirdik. Yani toprak şu an tamamen aç. Bu yağış evet şu an yer hazırlığı ve ekiliş açısından bizi rahatlattı. Ama bu yeterli mi? Tabii ki yeterli değil. Bizim şimdi bu hazırlık döneminde toprağı karıştıracağız. Alaca tav dediğimiz ortam oluşacak. Ektikten sonra da ya da bu ekiliş öncesi tekrar bir yağış da olabilir, ara ara yağışlar alırsak bizim ürünümüzün hem ekilişi hem çıkış ve çıkış sonrası gelişimi açısından bunlar çok önem arz ediyor. O yüzden de bundan sonraki süreçte de artık kış dönemine yavaş yavaş girmeye başlıyoruz. Bu süreçte de belli aralıklarla yağış alırsak yani istenilen yağışlar olursa toprak, taban suyu yeterli suyu alırsa inşallah önümüzdeki yıl da iyi bir yıl olur diye düşünüyorum” diye konuştu.

‘TRAKYA BİRLİK ÜRETİCİLERİN YANINDA OLDUĞUNU GÖSTERDİ’

Ayçiçeğinde Trakya Birlik tarafından açıklanan kesin alım fiyatını olumlu bulan Arabacı, “Yani biliyorsunuz ayçiçeğinde çok dedikodular olmuştu baştan. Üreticimiz açısından da gerçekten düşük rakamlar açıklanmıştı. O süreçte hatta ben yaptığım yorumlarda da bu zaten kuraklık var, bir de fiyat kötü. Gerçekten üreticimiz tarlasından yaptığı maliyeti dahi karşılamayacak bir tablo vardı. Tabii şöyle bir de durum var; bugün fiyatlara 40 yağ, 35 TL bile açıklansa üreticimiz yine kar edemeyecek bu yıl. Yani bu kesin. Neden? Kuraklık var bölgemizde. Ama bizim en başından beri savunduğumuz, bugün 40 yağ fiyatları 33-35 TL bandında olması gerekiyor demiştik en başında. En azından oralarda olması gerekiyor. Trakya Birliğin açıkladığı fiyatı o zaman eleştirdik. Düşük kaldı ama bu avans fiyattı. Aşağı yukarı Ayçiçek hasadı bitti. Çok nadir ova dediğimiz sulanabilir bölgelerde hasat edecek ürün var ama onlarda çok az kaldı. O yüzden de Trakya Birlik zaten alımını kapadı ve son net alım fiyatını açıkladı. Tabii son zamanlarda bu Trakya Birlik açıkladıktan sonra piyasalar belli bir seviyeye yükselmişti. Yani 40 yağ 32 lira bandına çıkmıştı. Trakya Birlik 44 yağ 28 lirada kalmıştı. Bu çok düşüktü. Üreticilerimiz o dönemde biraz tabii ki zarar ettiği için sitemde bulundu ama şu an açıkladığı fiyatla birlikte gerçekten beklentinin üzerinde bir fiyat açıkladı Trakya Birlik. Yani ben bu konuda Trakya Birlik’e açıkladıkları fiyattan dolayı üreticilerin yanında olduğunu gösterdikleri için teşekkür etmek istiyorum” şeklinde konuştu.

‘ÜRETİCİ AYÇİÇEĞİ EKİLİŞLERİNİ YÜZDE 50 AZALTTI’

Yaşanan kuraklıktan en çok etkilenen ayçiçeğinde, mutlaka kuraklık desteği verilmesi gerektiğinin altını çizen ve üreticilerin şimdiden önümüzdeki yıl ekilişlerde yüzde 50 oranında azalışa gittiğini söyleyen Arabacı, “Üreticilerimiz açısından bu fiyatlarla kar elde etmek, sürdürebilirliği yapmak mümkün mü? Tabii ki değil. Biz bununla birlikte hep en başından beri söylüyorum. Yani bakanlığımızın bu yıl ne olursa olsun kuraklık desteği vermesi şart. Bakın şu an üreticilerimizle konuşuyorum, baktığımızda yüzde 50, yüzde 70 ayçiçeği ekilişini azaltan üreticilerimiz var. Şu ana kadar bakanlığımız bir kuraklık desteği açıklamış olsaydı bu ekiliş bence bu kadar düşmezdi. Yani ‘devletimiz arkamızda’ deyip üreticilerimiz en azından ekmeye devam edecekti. Yani biz aşağı yukarı yüzde 50 dışa bağımlıyız ayçiçeğinde. O yüzden bakanlığımızın açıklayacağı destek çok önemli” ifadelerini kullandı.

‘KURAKLIK DESTEĞİ ŞART’

Arabacı, 2026 yılında ayçiçeği ekilişlerinin düşeceğine dikkat çekerek, “Bu önümüzdeki 2026 yılında ayçiçek ekilişleri düşecektir. Bu çok net gözüküyor ama bundan sonraki süreçlerde bunun tekrar toparlamamız için yani kesinlikle kuraklık desteği şart. İnşallah bakanlığımız bir an önce bu desteği açıklar. Yoksa bugün serbest piyasanın aldığı fiyatlar ya da Trakya Birliği’nin aldığı fiyatlar bu kuraklıkla üreticilerimizin kar elde etmesi imkansız diyebiliriz bu şartlarda. Bazı bölgelerde 100 kilogramın üzerine çıkan yerler var ama bazı yerde de 20, 30, 40 kilogram biçen bölgelerimiz var. O yüzden genele baktığımızda ortalamamız düşük. Yani iyi biçen üreticilerimiz de masrafı anca karşıladı. Bu yıl kar edemedi. Ama kötü olanlar tamamen zarar. O yüzden kuraklık desteği çok önem arz ediyor” dedi.

TÜde ‘Narko Gençlik Eğitimi’

Trakya Üniversitesi’nde öğrencilerin bilinçlendirilmesi amacıyla “Narko Gençlik Eğitimi” gerçekleştirildi.

Edirne İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Trakya Üniversitesi iş birliği çerçevesinde düzenlenen eğitim, Trakya Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk Konferans Salonu’nda yapıldı.

Etkinliğe, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Elvan Bakar, akademisyenler ve Eczacılık Fakültesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ve Kırkpınar Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri katıldı.

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan açılış konuşmasını yaptığı eğitim kapsamında özellikle 15–24 yaş aralığındaki gençlerin uyuşturucu ve uyarıcı maddeler konusunda bilgilendirilmesi ve farkındalık oluşturulması hedeflendi. Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı tarafından yürütülen bu proje, 2025 yılı içerisinde tüm üniversite öğrencilerine ulaşılması hedeflenen farkındalık projelerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Programda, gençlerin zararlı alışkanlıklardan korunması, bilinçli bireyler olarak topluma katkı sağlamaları ve madde bağımlılığıyla mücadelede aktif rol üstlenmeleri amaçlandı.

DSİ Spor’a ikinci deplasmanda da maç yok

İsmail DEMİRAY

Halkbank Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nde sezonun ilk haftasını Darıca Basketbol Feneri’nin sahaya çıkmaması nedeniyle maç yapmadan geçen Edirne DSİ Spor, ilk iki maçına çıkmayan  Urla Belediyesi’nin büyük olasılıkla bu haftaki maçına da çıkmamasının beklenmesi nedeniyle bir haftayı daha deplasmanda maç yapmadan geçirmiş olacak.

TFF’nin resmi internet sitesinde yer alan daha önceki programa göre, Edirne DSİ Spor ligin 3’üncü haftasında 10 Ekim 2025 Cuma günü Urla Belediyesi’ne konuk olması gerekiyor. Ancak, sitede yenilenen programda Urla Belediyesi – Edirne DSİ maçı için “Tarih Belirlenmedi” yazıldığı görülüyor.

Urla Belediyesi ligin ilk haftasında evindeki Yalova Vip, ikinci hafta deplasmandaki Fenerbahçe Gelişim          maçına çıkmaması nedeniyle 20-0 hükmen yenik sayıldı. Urla Belediyesi’nin bu haftaki maçına çıkmaması halinde Edirne DSİ karşısında da 20-0 hükmen yenik sayılacak.

DSİ SPOR TBF’DEN HABER BEKLİYOR

Edirne DSİ Spor’un baş antrenörü Altuğ Akkaş, federasyondan resmi ileti beklediklerini, ancak büyük olasılıkla maçın oynanmayacağını belirterek şunları söyledi: 

“Resmi maile bekliyoruz federasyondan. Yüzde 99 Urla takımı bu sene ligde olmayacak. Muhtemelen de mail bugün bize ulaşır. Bu hafta bay geçecek gibi duruyor bir aksilik olmaz ise. Geçen haftaki maçla ilgili maalesef evimizde gerçekten kötü bir basketbol oynayarak bir mağlubiyet aldık. Emlak Konut Gelişim hak ederek, iyi basket oynayarak, sert bir basketbol oynayarak hak edilmiş bir galibiyet aldı. Tebrik ediyorum Emlak Konut Gelişim’’i. Biz de bu hafta kendimizi toparlayıp bu mağlubiyeti unutup, eksikliklerimizi görerek önümüzdeki maça hazırlanacağız. Özellikle evimizde oynadığımız maçlarda sonuç ne olursa olsun mücadeleyi bırakmamamız gerekiyor. Bu mata onu sahaya yansıtamadık. Aslında üzücü olan bu. Tribünleri dolduran Edirneli basketbol severlere maalesef  galibiyetten ziyade iyi basketbol izletemedik. Ama bundan sonrası için böyle olmayacak. Çok dahayi basketbol ve mücadele eden bir takım sahada olacak.

Edirne DSİ Spor, Halkbank Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nde sezonun 4. haftasında evindeki ikinci maçta 19 Ekim 2025 Pazar günü Bodrum Basketbol’u konuk edecek.Mimar Sinan Spor Salonu’ndaki karşılaşma saat 16.00’da başlayacak.

TKBL’DE 3. HAFTA PROGRAMI

10 Ekim 2025 Cuma

Adana Nova Basketbol – Turgutlu Belediyespor

Menderes Spor Salonu / 17.30

Bodrum Basketbol – Fenerbahçe Gelişim

Muğla Menteşe Spor Salonu / 18.00

Urla Belediyesi – Edirne DSİ

Tarih Belirlenmedi      

İzmir / Urla Spor Salonu

11 Ekim 2025 Cumartesi

İstanbul Gençlik Spor – Kırklareli Belediyesi Kırklareli Fen Bilimleri

Caferağa Spor Salonu / 14.30

Zorlu Koleji Samsun Basketbol – Mersin Gençlerbirliği

Mustafa Dağıstanlı Spor Salonu / 16.00

13 Ekim 2025 Pazartesi

Darıca Basketbol Feneri – Aslan Yol Burhaniye Belediyespor

Darıca Eray Şamdan SS / 16.00

Seçil Kauçuk Mersin Basketball – Yalova Vip

Edip Buran Spor Salonu /  18.00

TKBL’DE 2. HAFTA TOPLU SONUÇLAR

Yalova Vip 98-90 Bodrum Basketbol

Zorlu Koleji Samsun Basketbol 114-74 Seçil Kauçuk Mersin Basketball

Kırklareli Fen Bilimleri 72-69 Adana Nova Basketbol

Aslan Yol Burhaniye Belediyespor 59-85 İstanbul Gençlik Spor

Edirne DSİ 43-68 Emlak Konut Gelişim

Mersin Gençlerbirliği 66-69 Turgutlu Belediyespor      

Fenerbahçe Gelişim 20-0 Urla Belediyesi (H)