TÜ’de 28. Kelâm Koordinasyon Toplantısı

Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen 28. Kelâm Anabilim Dalları Koordinasyon Toplantısı ve ‘Tarihsel ve Aktüel Boyutlarıyla Selefî Anlayışlar Sempozyumu’ yoğun katılımla başladı.

Türkiye’nin yedi bölgesinden, 54 ilden ve 60’tan fazla üniversiteden gelen 160 araştırmacının katıldığı, 12 oturum şeklinde 3 gün sürecek olan sempozyumda, 44 tebliğ sunulacak ve 20 müzakere gerçekleştirilecek.

Sempozyuma Edirne Valisi Yunus Sezer, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet İshak Demir, İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, Prof. Dr. Mustafa Tan, Prof. Dr. Eylem Bayır ve Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Bulgaristan Müslümanları Başmüftüsü Dr. Mustafa Hacı, İl Müftüsü Ercan Aksu, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necdat Ünal, dekanlar, müdürler, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Balkan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen ve Kuran-ı Kerim tilavetiyle başlayan açılış programında ilk konuşmayı yapan İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Muhammet Altaytaş, sempozyumun “Semerkand’dan Buhara’ya uzanan ilim yolculuğunun anlamlı bir durağı” olduğunu belirtti. Edirne’nin hem Balkanların hem de İstanbul’un fethinde önemli bir şehir olduğunu ifade eden Altaytaş, Trakya Üniversitesi’nin Müslüman komşu ülkelerle ilmî ve kültürel ilişkilerini tarihî bir bilinçle sürdürdüğünü vurguladı.

Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necdet Ünal, sempozyumun yalnızca akademik değil, aynı zamanda manevi bir kazanım sunduğunu söyledi. Ünal, program boyunca sunulacak tebliğlerin ve yapılacak müzakerelerin zihinleri ve gönülleri zenginleştireceğini belirterek emeği geçen herkese teşekkür etti.

Edirne’nin Osmanlı döneminde 92 yıl boyunca başkentlik yapmış bir şehir olduğunu hatırlatan Edirne İl Müftüsü Ercan Aksu, Selimiye Camii, Eski Camii, Üç Şerefeli Camii ve II. Beyazid Külliyesi gibi tarihî eserlerle zengin bir kültürel mirasa sahip olduğunu vurguladı. Aksoy, Edirne’nin böyle bir sempozyuma ev sahipliği yapmasından büyük memnuniyet duyduğunu belirtti.

Bulgaristan Müslümanları Başmüftüsü Dr. Mustafa Hacı, kelâm ilminin dinin özü ve temeli olduğunu vurgulayarak, günümüzde ateizm ve deizmin yaygınlaştığı, insanların dinden uzaklaştığı bir dönemde bu ilme olan ihtiyacın arttığını söyledi. Bu nedenle, söz konusu toplantının düzenlenmesinin büyük önem taşıdığını belirtti.

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet İshak Demir, sempozyumun verimli ve bereketli geçmesini temenni ederek emeği geçenlere teşekkürlerini sundu.

Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, sempozyumun ana temasını oluşturan Selefî anlayışlar konusuna değinerek, “Tarih boyunca olduğu gibi bugün de İslam dünyası, modern çağın getirdiği siyasi, sosyal ve kültürel meydan okumalar karşısında çeşitli arayışlara sahne olmaktadır. Bu süreçte, öze dönüş ve kaynaklara bağlılık iddiasını merkeze alan söylemlerin, hem Müslüman toplumlar hem de küresel siyaset nezdinde her geçen gün önem kazandığını görmekteyiz.” dedi.

Edirne Valisi Yunus Sezer ise sempozyumun Edirne’de, Valilik iş birliğiyle düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Sezer, Edirne’nin ilim ve irfan geleneğiyle Balkanlara açılan kapı olduğunu, İslam düşüncesinin tarihsel serüveninde önemli bir durak noktası olarak öne çıktığını belirtti. Bu tür toplantıların sadece akademik paylaşım değil, aynı zamanda sağlıklı dinî anlayışların topluma aktarılması açısından da büyük önem taşıdığını ifade etti.

Edirne Valiliği iş birliğiyle gerçekleştirilen bu önemli bilimsel etkinliğin, İslam düşüncesinde Selefî anlayışların tarihsel temelleri, çağdaş yorumları ve günümüz dinî söylemlerine etkilerinin çok yönlü biçimde tartışılmasına zemin hazırlayacağı belirtildi.

Çocuk Hakları Derneği’nden ‘denetimsizlik’ tepkisi

Olgay GÜLER

Edirne Çocuk Hakları Derneği Başkanı Nebahat Çavuş, kentte özel bir gündüz bakımevinde, 3 yaşındaki L.K.’nin öğretmeni tarafından kolunun ısırılması olayıyla ilgili basın açıklaması yayınladı.

Olay, kentteki özel bir gündüz bakımevinde meydana geldi. Baba Y.K., okuldan aldığı kızı L.K.’nın ağlaması üzerine nedenini sordu. Öğretmeni N.D. tarafından ısırıldığını söylemesi üzerine kızının kolunu inceleyen Y.K., şaşkınlık yaşadı. Kızının kolunda ısırık izlerini gören Y.K., durumu Cumhuriyet Polis Merkezi Amirliği’ne bildirerek, N.D.’den şikayetçi oldu.

Polisin gözaltına alarak ifadesine başvurduğu N.D., olayın öğrencisini severken geliştiğini ve ısırmak gibi bir niyetinin olmadığını belirterek, üzüntüsünü dile getirdi. Bakımevi olay üzerine öğretmen N.D.’nin görevine son verdi. Polisteki ifadesinin ardından adliyeye sevk edilen öğretmen N.D., çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği’nde ‘Beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı kasten yaralama’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

‘BAKIMEVLERİNDE TİCARİ İŞLETME MANTIĞI ÖN PLANDA’

Edirne Çocuk Hakları Derneği Başkanı Nebahat Çavuş, konuyla ilgili basın açıklaması yayınladı. Çavuş açıklamada, Edirne’de kamu tarafından işletilen gündüz bakımevi veya anaokullarının azlığına dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi:

“Edirne, bir velinin, anaokulundaki bir çocuğun kolunda ısırma izi bularak şikayetçi olmasıyla sarsıldı.  Bu olay küçük çocukların güvenli bakım koşullarının olmadığını bir kere daha yüzümüze çarptı. Anaokulları, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüklerinin ruhsat verdiği ve denetlemekle görevli kurumlardır.  Anaokulu yöneticilerinin olayı İl Müdürlüğünden gizlemesini, denetleyici müdürlüğün olayı bizlerle aynı zamanda aynı mecradan öğrenmesi denetim görevinin yetersiz kaldığını düşündürüyor. Eğitim kurumu dediğimiz bu ticari işletmeler çalışmaya başladıktan sonra istihdam edilen personelin eğitimi, kişisel özellikleri, psikolojik alt yapıları, çalışma süreci içerisinde yıpranma v.b. durumlarına özen gösterilmediği; çalışanların da çocukların da pek dikkate alınmadığını ticari işletme mantığının ön planda olduğunu üzülerek görüyoruz.

‘HER ÇOCUĞUN GÜVENLİ, NİTELİKLİ VE KAMUSAL BAKIM HAKKI VAR’

Bu olay, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından pilot illerde uygulamaya konulan “Komşu Anne” projesinin de çocuklar için güvenli olmayacağına dair düşüncelerimizi kuvvetlendirdi.  Bu proje, öncelikle ev kadınlarına istihdam sağlamayı amaçlayan, çocukların gelişimsel ihtiyaçlarını göz ardı ederek her çocuğun güvenli, nitelikli ve kamusal bakım hakkı varken onları denetimsiz, pedagojik niteliği olmayan ev ortamlarına yönlendirmeyi amaçlamaktadır. Özel Anaokulları bile denetlenemezken 70 saatlik bir eğitimle yetkin olacağı düşünülen ev kadınlarına çocuk bakımı üzerinden iş olanağı sağlanması kabul edilemez. Aynı anda aile bireylerinin yaşam alanı olana evleri bakım alanı alanına dönüştürülmeye çalışması çocukların güvenliği ve sağlıklı gelişimlerinin çok da önemli bulunmadığını gösteriyor.”

‘DEVLET HER MAHALLEDE GÜNDÜZ BAKIMEVLERİ AÇMALI’

Edirne’de çocuk bakımının özel kurumlara emanet edilmiş durumda olduğuna vurgu yapan Çavuş, “Edirne’de Çocuk bakımı özel kurumlara emanet edilmiş durumda;  kamunun işlettiği kreş, gündüz bakımevi veya anaokulu bir iki taneyi geçmemektedir. Devlet kreşler, anaokulları dahil tüm eğitim kurumlarından uzaklaşarak aileleri çocuklarını ticari işletmelere, komşu anne denilen kişilere bırakmaya mecbur bırakmaktadır. Bizler, çocukların geleceğinin piyasa koşullarına ve birkaç günlük eğitimle yetkinleşemeyecek bireylere terk edilmesini kabul etmiyoruz. Çocukların haklarını temel alan, kamusal çözümler üreten bir sosyal devlet anlayışını savunuyoruz. Devlet, her mahallede ücretsiz, nitelikli kreşler, anaokulları, gündüz bakımevleri açmalı; Çocuklar birer ticari şirket olan özel kurumlara komşu anne adı altında kadınlara bırakılmamalıdır” dedi.

Klara Konağı kapılarını açıyor!

Olgay GÜLER

Türkiye’nin farklı şehir ve ilçelerinden, ÇEKÜL Gençlik Akademisi kapsamında Edirne’ye gelen uzmanlardan oluşan heyet, Kaleiçi’nde 9 yıldır restorasyonu süren sivil mimarlık örneği Klara Konağı’nı gezdi.

Edirne’de Tarihi Kentler Birliği, Edirne Belediyesi ve ÇEKÜL Vakfı işbirliğiyle devam eden ‘ÇEKÜL Gençlik Akademisi’ programı kapsamında, Türkiye’nin farklı şehir ve ilçelerinden gelen uzmanlar, kentin tarihi noktalarıyla, sokaklarını gezerek bilgi alışverişinde bulundu.

Geziye sokak sağlıklaştırmasının sürdüğü Saraçlar Caddesi’nden başlayıp sırasıyla, Çilingirler ve Balıkpazarı Caddesi’ni gezen heyet daha sonra, tarihi Alipaşa Çarşısı, İlhan Koman Evi, eski Vali Konağı ve Mihran Hanım Konağı’nda incelemelerde bulundu.

KLARA KONAĞI’NDA İNCELEME

Heyetin duraklarından biri de iş insanı Gül Ercan tarafından Kaleiçi Semti’nde, 2016 yılında restorasyonu başlatılan 119 yıllık ‘Klara Konağı’ oldu. Heyet, 9 yıldır devam eden ve sona gelinen restorasyon çalışmalarını inceleyerek, Ercan’dan bilgi aldı. ÇEKÜL Vakfı Genel Sekreteri Ilgın Sözen’in de aralarında bulunduğu heyette; İstanbul Tuzla Belediyesi, Lüleburgaz Belediyesi, İnebolu Belediyesi, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Denizli Buldan Belediyesi, Gaziantep Şehitkamil Belediyesi’nden alanında uzman isimler yer aldı. 

‘AMACIMIZ BİNAYI 200-300 YIL DAHA YAŞATMAK’

Ziyaretle ilgili konuşan, konağın sahibi iş insanı Gül Ercan, uzman isimlerin ziyaret edip, yapılan işleri değerlendirmesinin çok değerli olduğunu belirtti. Ercan, “Bu ziyaret benim çok hoşuma gitti. Bilen kişilerin, görüp fikir vermesi ve beğenmesi çok güzel bir şey. Restorasyonda 9’uncu yıla girdik. Titizlikle üzerinde durduk. Taş duvarlar, Batmanlı ustalar tarafından yapıldı. İşi, bilen insanlara verdik. Marangozum Safranbolulu. O çok harika, sanatsal şekilde iş çıkardı. Biblo gibi bir bina çıkardık. Hep ehil insanlara verdik yapılacak olan işleri. Amacımız Edirne’ye 1906 yılında yapılan, daha sonra yok olan bu tarihi binayı tekrar kazandırmaktı. İnşallah 119 yıl yaşayan bina 200-300 yıl daha yaşar” dedi.

‘1 AY İÇERİSİNDE AÇACAĞIZ’

Birinci sınıf butik otel olarak hizmet verecek konağın, 1 ay içerisinde hizmete açılacağını söyleyen Ercan, “Birinci sınıf butik otel olarak açıyoruz. Amacım burada Ermeniler, Yahudiler, Rumlar iç içe yaşamışlar Türk toplumuyla birlikte, o güzel mozaiği sergilemek. O nedenle de Klara Konağı diye koydum adını. Çünkü bir Yahudi konağı bu. Ama uğraşarak bu hale getirdik. Aynı şekilde görsünler, gelsinler kendi evlerinde kalsınlar, mutlu olsunlar. Eski hayallerine kavuşsunlar istedim. Yaklaşık 1 ay içerisinde açacağız burasını” diye konuştu.

‘SİVİL MİMARLIK ÖRNEĞİNİ GÖRMEYE GELDİK’

ÇEKÜL Vakfı Genel Sekreteri Ilgın Sözen de, konaktaki restorasyonun aslına uygun olarak yapılmasının önemine değinerek, “Gül Hanım’ın yaptığı 9 yıldır uğraştığı, detaylarıyla birebir birebir özüne uygun olarak; bizim en çok gördüğümüz sivil mimari örneklerinde beklediğimiz örneğini görmeye geldik. Klara’nın evi artık Gül hanımın evi oldu. İnşallah konuklarıyla beraber tüm Anadolu’muzu, tüm yabancıları burada ağırlayacağız. Edirne çok güzel, bir sürü kırsal mimari örneğini gördük. İnşallah Gül bu çabasını başka evlerde de gösterecek, onları da Edirne’mize katacak” şeklinde konuştu. 

‘ÇOK BAŞARILI ÖRNEKLER GÖRDÜK’

Kentte devam eden restorasyon ve sokak sağlıklaştırma çalışmalarını da değerlendiren Sözen, “Hem Saraçlar Caddesi, hem Balık Pazarı ve akslarını gezdik. Çok güzel dönüşüm sağlanmış burada. Sağ olsun valiliğimizin desteğiyle yapılan ana caddede çok ciddi bir çalışma yapılmış. Özellikle alınan izinler dolayısıyla yapılan bütün değişiklikler çok özenli yapılmış. Dış cephe tamamen özüne uygun olarak tamamlanmış. Diğer akslarda özellikle Balık Pazarı’nda çok az tescilli bina var. Onlar da özüne uygun olarak, malzemelere dikkat edilerek yapılan bütün çalışmalar çok özenle yapılmış. Anıtlar Yüksek Kurulu’ndan alınan izinlerle yola çıkılarak yapılmış. Dolayısıyla biz ekip olarak farklı belediyelerden gelen çalışma arkadaşlarımla beraber yaptığımız gezide çok başarılı örnekler gördük. Bunları da aktardık. Hem belediyedeki arkadaşlarımıza aktardık. Hem de Anıtlar Yüksek Kurulu’ndaki arkadaşlarımıza aktardık. Çok güzel örnekler aldık. Öğrendik, çok güzel bilgiler edindik. Bunları da kendimiz döndüğümüz zaman herkes kendi ilçesinde, ilinde de bunları aktaracak ve böylece bilgi paylaşımını da yapmış olacağız. İnşallah bu bilgi paylaşımı artarak diğer eğitimlerimize de devam edecek” ifadelerini kullandı.

‘DAHA FERAH, GELİŞMİŞ BİR EDİRNE BULDUM’

Edirne’nin, potansiyeli yüksek bir şehir olduğunu dile getiren Sözen, “Her ilimizde eksikler var aslında ama bizim güzelliğimiz Edirne bir kere en önemlisi bir hudut şehri. Dolayısıyla dört tane kapısı var şu anda mevcut çalışan. Onun dışında da yıllarca ikinci başkent olmuş, potansiyeli çok yüksek bir şehir. Bildiğiniz gibi Selimiye gibi bir UNESCO’yu da miras olarak barındırıyor. Eksik hiç göremem, kendini geliştiren bir şehir olarak görebilirim. Ben daha evvel de gelmiştim. Bu sefer geldiğimde kendini daha çok geliştirdiğini gördüm. O çok önemli. Selimiye çevresinde yapılan bütün gelişimler çok umut vat edici. Açılan akslar çok önemli. Bir kere şehrin o Roma döneminden kalan ızgara sisteminin geliştirilmiş olması, o aksların açılmış olması, Edirne’yi daha ferah, daha görünebilir, daha aslında turist dostu hale de getirmiş. O yüzden ben bu sefer daha ferah, daha gelişmiş bir Edirne buldum” dedi.

 

Çocuk Parklarında Güvenlik ve Eğlence Bir Arada: Modern Park Ekipmanları ile Tanışın

Oyun Alanlarının Çocuk Gelişimindeki Rolü ve Önemi

Çocukların fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişiminde oyunun ve özellikle de oyun alanlarının rolü tartışılmaz bir gerçektir. Günümüz şehirlerinde, çocuk parkları artık sadece birkaç salıncak ve kaydıraktan ibaret olmaktan çok daha fazlasını ifade ediyor. Modern park ekipmanları, çocukların hayal güçlerini beslerken, aynı zamanda en üst düzeyde güvenlik ve dayanıklılık standartlarını karşılayarak ebeveynlerin içini rahatlatıyor. Çocuk Parkı olarak, çocukların her yaş grubuna uygun, eğitici ve eğlenceli park ekipmanları tasarlayıp üreterek geleceğin oyun alanlarını bugünden inşa ediyoruz.

Modern Park Ekipmanlarının Güvenlik Standartları Nelerdir?

Çocuk parkı ekipmanlarında güvenlik, her şeyin başında gelir ve firmamız için bu vazgeçilmez bir prensiptir. Avrupa Birliği EN 1176 ve Türkiye TSE standartlarına uygunluk, tüm üretim süreçlerimizin temelini oluşturur.

Düşme Yüzeyleri ve Güvenli Zemin Kaplamaları

Oyun alanlarında en çok karşılaşılan yaralanmalar düşmelerden kaynaklanır. Bu nedenle, kauçuk zeminler, EPDM kaplamalar veya kum gibi uygun düşme yüzeylerinin kullanımı hayati önem taşır. Her bir Çocuk Parkı projemizde, ekipman yüksekliğine uygun zemin çözümleri sunulur. Bu konuda dış mekan zemin kaplama ürünleri sayfamızdan detaylı bilgi alabilirsiniz.

Malzeme Seçimi ve Toksik Olmayan Yapı

Kullanılan tüm malzemeler, çocuk sağlığına zararlı olmayan, toksik içermeyen ve alerjik reaksiyonlara neden olmayacak nitelikte seçilir. Ahşap, metal ve plastik bileşenler uluslararası sağlık standartlarına uygun olarak tedarik edilir.

Tasarımda Ergonomi ve Yaş Grubuna Uygunluk

Her oyun elemanı, hitap ettiği yaş grubunun fiziksel özelliklerine ve motor becerilerine uygun olarak tasarlanır. Bu, çocukların ekipmanları hem güvenli hem de verimli bir şekilde kullanmasını sağlar.

Eğitici ve Geliştirici Park Ekipmanları Neden Önemli?

Oyun, çocuğun en temel öğrenme aracıdır. Modern parklar, bu öğrenme sürecini destekleyecek şekilde tasarlanır.

Fiziksel Gelişimi Destekleyen Ekipmanlar

Tırmanma duvarları, denge köprüleri ve hareketli platformlar, çocukların kas gelişimini, denge ve koordinasyon becerilerini artırır. Bu tür ekipmanlar, özellikle enerjilerini atabilecekleri güvenli bir ortam sunar.

Sosyal Becerileri Geliştiren Oyun Alanları

Tahterevalliler, grup salıncakları ve temalı oyun grupları, çocukları birlikte oynamaya, sıra beklemeye, paylaşmaya ve iletişim kurmaya teşvik eder. Bu sosyal etkileşimler, onların empati ve iş birliği yeteneklerini güçlendirir. Özellikle yeni nesil çocuk parkları bu amaç doğrultusunda tasarlanmıştır.

Hayal Gücünü ve Yaratıcılığı Tetikleyen Tasarımlar

Gemi, kale veya uzay mekiği temalı oyun grupları, çocukların hayal dünyalarını zenginleştirir.

Özel Beta İlk Yıllar Gündüz Bakımevi açıldı

Mehmet ŞELECİ

Özel Beta İlk Yıllar Gündüz Bakımevi, okul öncesi eğitime yenilikçi bir bakış kazandırmak amacıyla faliyetlerine başladı. Kurucu Temsilcisi Yücel Balkanlı, “Onların sevgiyle, güvenle, ilgiyle büyüyebileceği bir ortam oluşturmak, bu yola çıkarken en temel amacımız oldu” dedi.

Edirne’nin Kurtuluş mahallesi Hilly Otel altındaki modern binasında  hizmete başlayan Özel Beta İlk Yıllar Gündüz Bakımevi, çocukların gelişiminde teknoloji, dil ve beceri temelli öğrenmeyi merkeze alan yaklaşımıyla dikkat çekiyor.

Modern çağın gereklerine uygun olarak tasarlanan okulda, çocuklar yalnızca bilgiye değil, öğrenmeyi öğrenme becerisine de sahip oluyor. Beta İlk Yıllar, ulusal okul öncesi eğitim programını uluslararası bir vizyonla bütünleştirerek, çocuklara hem kendi kültürünü tanıyan hem de dünyaya açık birey olma fırsatı sunuyor.

https://hudutgazetesi.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Video-2025-10-22-at-12.39.07-1.mp4

AKAY: HER ÇOCUK BİZİM İÇİN BİRİCİK

Okul Müdürü Azize Gündem Akay, okulun felsefesini şu sözlerle özetledi:

Biz Beta’da her çocuğun kendi potansiyelini keşfetmesini istiyoruz. Öğrenmenin temeline becerileri yerleştiriyor, çocuğun bireysel gelişimini sürekli izliyor ve destekliyoruz. Her çocuk bizim için biricik. Onların gelişim yolculuklarında sadece öğretmenleri değil, birer rehberiz. Amacımız; sorgulayan, düşünen, üretken ve mutlu bireyler yetiştirmek.

Beta İlk Yıllar’da çocuklar; yabancı dil eğitimiyle erken yaşta çoklu dil farkındalığı kazanırken, teknolojiyle desteklenen öğrenme ortamlarında da 21. yüzyıl becerilerini geliştiriyor. Her sınıf, çocukların yaş ve gelişim düzeyine göre yapılandırılmış özel öğrenme alanlarıyla donatıldı.

Edirne’nin yeni eğitim durağı olan Özel Beta İlk Yıllar Gündüz Bakımevi, çocuklara sadece bir kreş değil, hayata güvenle adım atabilecekleri bir başlangıç noktası olmayı hedefliyor.

https://hudutgazetesi.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Video-2025-10-22-at-12.39.07-2.mp4

BALKANLI: ÇOCUKLARIN İYİ HİSSETTİĞİ BİR YUVA OLMAYI HEDEFLİYORUZ

Özel Beta İlk Yıllar Gündüz Bakımevi Kurucu Temsilcisi Yücel Balkanlı

Bugün burada, büyük bir heyecan ve mutlulukla sizlerle bir araya geldik. Kentimizin eğitim hayatına yeni bir soluk getireceğine inandığımız Özel Beta Gündüz Bakım Evi’nin kuruluşunu ve hedeflerini sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Çocuklarımız, geleceğimizin en değerli hazineleri. Onların sevgiyle, güvenle, ilgiyle büyüyebileceği bir ortam oluşturmak, bu yola çıkarken en temel amacımız oldu. Beta Gündüz Bakım Evi’nde yalnızca bir bakım hizmeti değil; çocukların fiziksel, duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimlerini destekleyen çağdaş bir eğitim anlayışıyla hareket ediyoruz.

Deneyimli eğitim kadromuz, güvenli ve donanımlı fiziki yapımız, her çocuğun bireysel farklılıklarını gözeten yaklaşımımızla; hem ailelerin hem de çocukların kendini “iyi hissettiği” bir yuva olmayı hedefliyoruz.

Bugün sizlerle bir araya gelmemizin amacı, bu yeni eğitim yolculuğumuzu birlikte paylaşmak ve siz değerli basın mensuplarının desteğiyle daha geniş kitlelere ulaşmaktır.

https://hudutgazetesi.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Video-2025-10-22-at-12.39.07.mp4

 ‘TEKNOLOJİ ÖĞRENMENİN DOĞAL BİR PARÇASI’

Bilişim Teknolojileri Öğretmeni İrem Nur Tabanlı, okulun teknolojiye bakışına değinerek,“Teknolojiyi çocuklar için yalnızca bir araç olarak değil, öğrenmenin doğal bir parçası olarak görüyoruz. Artık çocuklar dijital bir dünyaya doğuyorlar ve teknoloji eğitimi ertelenebilecek bir konu olmaktan çıktı. Bu bilinçle, programımızda teknoloji eğitimine okul öncesi dönemde başlıyoruz. Çocuklarımız robotik etkinlikler, bilimsel deneyler ve oyun temelli öğrenme ortamları aracılığıyla teknolojiyi keşfetmeye ve üretmeye başlıyorlar. Etkinliklerde çocuklar yalnızca teknolojiyi kullanan değil, aynı zamanda üreten bireyler haline geliyorlar. Kodlama, problem çözme, analitik düşünme, eleştirel düşünme, yaratıcılık ve iş birliği gibi 21. yüzyıl becerilerini geliştirmeyi hedefliyoruz. Farkımız, teknolojiyi sadece öğretmekle kalmamamız. Biz, çocuklara teknolojiyi sorumlu, üretken ve bilinçli biçimde kullanmayı öğretiyoruz. Yani onları teknolojiyi tüketen değil, şekillendiren bireyler haline getirmeyi amaçlıyoruz. Bilim etkinliklerimizde çocukların merak duygularını destekliyor, gözlem yapma, deneme ve keşfetme süreçleriyle bilimsel düşüncenin temellerini atıyoruz” diye konuştu.

https://hudutgazetesi.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Video-2025-10-22-at-12.35.24.mp4

‘MÜZİĞİN EĞİTİME KATKISI BÜYÜK’

Müzik Öğretmeni Göknur Bilgin, çocukların gelişiminde müziğin çok yönlü etkisine vurgu yaparak, “Müzik, çocuklara çok yönlü bir öğrenme süreci sunan; hem duygusal hem de bilişsel gelişimlerine katkı sağlayan önemli bir alan. Müzik eğitimimiz dört temel başlıktan oluşuyor.

Birinci alanımız Orff yaklaşımı. Burada amaç, çocuğun doğasındaki ritmi, hareketi ve konuşmayı özgürce ifade etmesini sağlamak. Her bireyin müzik yapabileceğine inanıyoruz. Çocuklar ritim aletleriyle bedenlerini bir enstrüman gibi kullanıyor, hareket, dans ve ritim yoluyla öğreniyorlar.

İkinci alanımız şan eğitimi ve ses kullanımı. Çocuklar nefeslerini doğru kullanmayı öğreniyor, ses aralıklarını tanıyor, diksiyon ve artikülasyon çalışmaları yapıyorlar. Bu çalışmalar hem müzikal hem de dil gelişimlerine katkı sağlıyor. Üçüncü alanımız piyano eğitimi. Her çocuğumuzun bir enstrümanla tanışmasını önemsiyoruz. Dört yaş itibarıyla başlattığımız bu eğitim, dikkat, koordinasyon ve ritim duygusunu geliştirirken bireysel çabayı da teşvik ediyor. Dördüncü alanımız ise erken yaş müzik farkındalığı. İki-üç yaş grubundaki çocuklar için hazırladığımız bu programda, renkli el zilleri ve animasyon destekli müzik oyunlarıyla ritim çalışmaları yapıyoruz. Tüm bu dört alan bir araya geldiğinde, müzik sayesinde çocuklarımız yalnızca müzikal becerilerini değil; sosyal, bilişsel ve motor becerilerini de geliştiriyor. Ayrıca doğaçlama, rol alma ve canlandırma çalışmalarıyla özgüven kazanıyor, kendilerini toplum içinde özgür ve yaratıcı biçimde ifade etmeyi öğreniyorlar” ifadelerini kullandı.

https://hudutgazetesi.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Video-2025-10-22-at-12.33.41.mp4

‘EĞİTİM PROGRAMIMIZ ULUSLARASI DÜZEYDE’

Eğitim Koordinatörü Emine Elif Altın ise, İlk Yıllar Programı’nın dünya genelinde küçük yaş gruplarına yönelik en etkili eğitim yöntemlerinden birisi olduğunu kaydetti. “Eğitim programımızı uluslararası düzeyde, İlk Yıllar Programı’na dayandırıyoruz. İlk Yıllar Programı, dünya genelinde uygulanan ve küçük yaş gruplarına yönelik en etkili eğitim modellerinden biri olarak kabul ediliyor. Biz de erken yaşlarda verilen eğitimin, çocuğun doğrudan deneyimle ve doğal yollarla öğrenmesi gerektiğini bildiğimiz için bu programı tercih ettik. Çünkü gelişen dünyada eğitim anlayışları sürekli değişiyor, yeni modeller ortaya çıkıyor. Biz de çağın gereksinimlerine uygun, geleceğin yetkin bireyleri olacak çocuklarımızın potansiyellerini ortaya çıkarabilecek bir sistem kurmayı hedefledik. Tüm eğitim yaklaşımımızı da bu hedef üzerine temellendirdik. Elbette bunun yanında çocuklarımızın yerel değerlere de hakim olmalarını önemsiyoruz. Bu nedenle, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bize sunduğu eğitim programını, İlk Yıllar Programı ile entegre bir biçimde yürütmeye çalışıyoruz. Böylece hem uluslararası standartlara uygun hem de milli kimliğini koruyan bir eğitim modeli oluşturduk. Arkadaşlarımın da belirttiği gibi, dijital gelişim, saha çalışmaları ve bilgi teknolojilerini çocuğun bir dili olarak görüyoruz. Çocukların bu dili kullanarak sorgulama, üretme ve çağın gerektirdiği biçimde kendilerini ifade etmelerini hedefliyoruz. Ayrıca, yabancı dil olarak İngilizceyi temel aldık. Çünkü İngilizce, dünyada en yaygın kullanılan iletişim dillerinden biri. Biz istiyoruz ki çocuklarımız İngilizceyi sadece bir ders olarak değil, kendilerini ifade edebilecekleri doğal bir iletişim aracı olarak görsünler. Küçük yaşlarda dil öğrenimi, yetişkinlerdeki gibi ezbere dayalı değildir; çocuklar oyunla, etkileşimle, farkında bile olmadan öğrenirler. Biz de bu doğal öğrenme sürecini destekleyecek bir ortam hazırladık” açıklamasını yaptı.

https://hudutgazetesi.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Video-2025-10-22-at-12.29.59.mp4

160 ÇOCUK KAPASİTELİ

Öğrenci kayıtlarına devam eden 160 çocuk kapasiteli Özel Beta İlk Yıllar Gündüz Bakımevi, 24-66 ay araındaki miniklere yönelik hizmet veriyor. Deneyimli idarecileri, denç ve yetenekli öğretmen kadrosuna sahip Özel Beta İlk Yıllar Gündüz Bakımevi’nin modern binasında eğitimin yanısıra birlikte yaşamayı öğrenen çocuklar okulun bahçesinde de eğlencenin tadırını çıkarıyor.

İzmir İngilizce Kursu: Dil Öğrenmenin Yeni Adresi

Yeni bir dil öğrenmek, sadece kelimeleri değil kültürleri de keşfetmektir. İzmir İngilizce kursu arayışında olanlar için en doğru adreslerden biri Password English’tir. Profesyonel eğitmen kadrosu ve yenilikçi öğretim teknikleriyle İngilizceyi sadece öğrenmekle kalmaz, yaşarsınız.


Modern sınıflar, kişiye özel eğitim planları ve interaktif ders materyalleriyle öğrenciler kısa sürede büyük ilerleme kaydeder. “Bir dil, bir insan demektir.” sözü burada gerçeğe dönüşür.
Yoğunlaştırılmış konuşma dersleri, pratik seansları ve uluslararası sınavlara hazırlık programlarıyla İngilizce artık zor değil. İzmir’de kaliteli bir eğitim almak istiyorsanız, doğru yöntemle başlamak fark yaratır.

Kendinize yatırım yapın, geleceğinizi İngilizceyle şekillendirin. Çünkü dünyaya açılan kapı, doğru kursla başlar.

Değerli Kablolarınızı Nakit Kazanca Dönüştürün: Gebze Hurda Kablo Alımı

Gebze, sanayinin kalbi olduğu kadar geri dönüşüm sektörünün de merkezidir. Özellikle Gebze hurda kablo alımı yapan firmalar, bakır ve alüminyum kabloları yüksek fiyatlardan satın alarak ekonomiye kazandırır. Kablolar, içindeki iletken metal oranına göre profesyonel şekilde değerlendirilir.

“Her kablo, içinde saklı bir değerdir.” anlayışıyla çalışan hurdacı ekipleri, kablo soyma makineleriyle kaliteli ayrıştırma yapar. Gebze hurda kablo hizmetleri sayesinde atıl duran kablolarınız, anında nakde dönüşür. Hem bireysel müşteriler hem de işletmeler için hızlı, şeffaf ve güvenli çözümler sunulur. Geri dönüşüm sadece doğaya değil, cebinize de kazandırır. Hurda kablolarınızı profesyonel ellere teslim edin, değerini en iyi şekilde alın.

Kablo Hurdası

Anlamın İzinde: İçerik Analizi ile Veriyi Hikâyeye Dönüştürün

İçerik analizi, metinleri sistematik bir şekilde inceleyerek anlam kalıplarını keşfetmeyi sağlar. Sosyal bilimlerde, medya çalışmalarında ve tezlerde sıkça kullanılır. Her cümlede, her kelimede gizli bir mesaj vardır; içerik analizi bu mesajları ortaya çıkarır.

Bu yöntemle araştırmacılar, metinlerdeki temaları, duygusal tonları ve eğilimleri belirler. Nitel verilerle çalışırken en etkili yaklaşımlardan biridir. Kodlama süreciyle veriler sınıflandırılır, ardından sonuçlar yorumlanır. Bu sayede karmaşık metinler bile düzenli ve anlamlı hale gelir.

İyi yapılmış bir içerik analizi, sadece metni değil, yazarın niyetini de ortaya koyar. “Sözcükler düşüncelerin aynasıdır.” Bu analiz, o aynayı en berrak şekilde yansıtır.

Araştırmalarınızda derinlemesine bir anlayış geliştirmek istiyorsanız, içerik analizi ile verilerinizin ardındaki hikâyeyi keşfedin.

https://analizmerkezi.net

“Arenada Kaderin Belirlensin: metin2 pvp serverler ile Mücadeleye Davet”

Metin2 evreninde pvp serverler arayan oyuncular için platform tam bir mıknatıs. Burada, zindanlardan köy yollarına kadar her alanda denk düşmanlarla karşılaşma imkânı var. Adeta her adımda bir çatışma potansiyeli taşıyan bu dünyada, strateji, refleks ve ekip çalışması başarı için kritik. Deneyimli oyuncular, farklı sınıf kombinasyonlarını denemekten çekinmez; “metin2 pvp serverler arenasına gir, dostuna güvenme, kılıcını hazır tut” der gibi bir ruh hâkim.

Zorluk seviyesi giderek artar; çünkü rakiplerin büyüleyici taktikleri ve beklenmedik hamleleriyle karşı karşıya kalırsın. Bu yüzden sadece güç değil, sabır ve akıl da seni zirveye taşır. Unutma: “Zafer doğar stratejiden, acelecilik bozar dengeyi.” Bu yüzden doğru yetenekleri geliştirmek, ekipmanları yükseltmek ve düşmanın oyun tarzını okuyabilmek başarının anahtarıdır.

Metin2 pvp serverlar içinde adını duyurmak istiyorsan, arenalar seni bekliyor. Her dövüş, yeni bir hikâye; her zafer, yeni bir ün. Kılıcını kuşan, stratejini kur ve arenada yerini al.

https://pvpmmo.com