Muhtarlarla gecikmeli buluşma

Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan, merkez ve köy muhtarları ile eşlerinin katılımıyla Edirne Belediyesi Sosyal Tesisleri’nde buluşma gerçekleştirdi. Muhtarlar Günü vesilesiyle düzenlenen ancak Başkan Gencan’ın şehir dışında olması nedeniyle gecikmeli yapılan programda, Başkan Gencan tüm muhtarlarla tek tek sohbet etti ve dayanışma mesajı verdi.

Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan, buluşmada yaptığı konuşmada, yoğun katılımdan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ” Muhtarlar Gününüz sebebiyle bu akşam bir aradayız. Biraz gecikmeli olarak bir araya geldik. Şehir dışında bulunuyor olmam nedeniyle, gününde bu sene kutlamamızı yapamadık. Ama bu akşam görüyorum ki hem merkez muhtarlarımız hem köy muhtarlarımız bizleri yalnız bırakmamışlar. Öncelikle çok teşekkür ediyorum katılımınız için. Evinize hoş geldiniz” dedi.

“MUHTARLARIMIZDAN GÜÇ ALIYORUM”

Konuşmasında muhtarların kendisi için önemine vurgu yapan Başkan Gencan, “Tabii bütün muhtarlarımız, bunu bütün samimiyetimle söylüyorum. Bir belediye başkanı olarak en büyük, en büyük gücümü sizlerden, siz muhtarlarımızdan alıyorum. Mahallelerimiz için, köylerimiz için hep beraber iş birliği içerisinde çok güzel çalışmaları hep beraber yürütüyoruz,” ifadelerini kullandı.

Özellikle son dönemde şehirde yaşanan zorluklarda muhtarların desteğinin altını çizen Gencan, “Zaman zaman, özellikle şehrimizde son günlerde zor zamanlar geçiriyorum bir belediye başkanı olarak. Ama bu konuda hep muhtarlarımızdan güç alıyorum. Onların samimiyetinden, onların güzel desteklerinden, onların sabırlarından. O yüzden bu, benim için bir belediye başkanı olarak çok büyük bir şans” diye ekledi.

Merkez ve köy muhtarlarını ayırt etmeksizin destekçileri olduğunu belirten Başkan Gencan, özellikle köy muhtarlarının zorlu mücadelesine değindi: “Yine burada çok kıymetli köy muhtarlarımız var. Onlar da köyleri için hiç durmadan, gece gündüz demeden, çok kıt kaynaklarla mücadele veriyorlar. Hepsinin yaşadığı, birebir yaşadığı zorlukları görüyorum. Elimiz erdiğince destek olmaya çalışıyoruz. Keşke daha çok kaynağımız olsa, sadece merkezdeki mahallelere değil, tüm köylerimize de ulaşabilsek. Ama inanın, bunun için gece gündüz demeden de çabalamaya devam ediyoruz.”

“VARLIĞINIZ BENİM İÇİN ÇOK KIYMETLİ”

Edirne’nin her yerini bir bütün olarak gördüğünü ifade eden Başkan Gencan, muhtarları vatandaşın en kolay ulaşabildiği kapısı olarak nitelendirdi ve sözlerini şöyle tamamladı: “O yüzden biz yerel yöneticiler, ki vatandaşın en kolay ulaşabildiği kapısı her daim açık olan siz kıymetli muhtarlarıma tekrar samimiyetimle teşekkür etmek istiyorum. Varlığınız benim için çok kıymetli. İnşallah birlikte daha nice güzel yollara yürüyeceğiz. Birlikte nice güzel hizmetleri beraber yapacağız. Çok teşekkür ediyorum. Gününüz tekrardan kutlu olsun. Yanımızda olduğunuz için, destekçimiz olduğunuz için meclis üyelerimizle beraber, başkanlarımızla beraber, hep beraber muhtarlarımızla şehrimiz için mücadele etmeye devam edeceğiz. İyi ki varsınız. Çok teşekkür ederim.”

Başkan Gencan’ın konuşmasının ardından, Köy ve Mahalle Muhtarları Federasyonu Başkanı Fatih Kıyga ve Barutluk Mahalle Muhtarı Zeki Yaşagör de birer konuşma yaparak Başkan Gencan’a teşekkürlerini iletti.

TÜ’den küçükbaş hayvan ıslahına katkı

Edirne’de 41 yetiştiriciye ait 6.000 anaç koyun ve 300 koçla yürütülen çalışma, Trakya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Süleyman Kök ve Öğr. Gör. Dr. Hikmet Titrek’in koordinasyonunda beş yıl daha devam edecek.

Trakya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Süleyman Kök’ün yürütücülüğünü yaptığı “Edirne İli Halk Elinde Karacabey Merinosu ve Kıl Keçisi Islahı Projeleri”nin Yürütme Kurulu Toplantısı, Tarım ve Orman Bakanlığı Edirne İl Müdürlüğü’nde gerçekleştirildi.

Toplantının ardından, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan ve Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hacı Ali Güleç’i Rektörlükte ziyaret eden Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Hayvancılık ve Su Ürünleri Araştırmaları Daire Başkanlığı Proje Koordinatörü Vekili Doç. Dr. İrfan Daşkıran, Proje lideri Prof. Dr. Süleyman Kök, Edirne İli Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Vet. Hek. Arif Hikmet Akbay, Edirne İl Tarım ve Orman Md. Hay. Sağ. ve Yet. Şb. Md.’den Vet. Hek. Ali Gökhan Öztürk, Birlik Müdürü Zir. Müh. Murat Pazarlı, Proje teknik elemanları Vet. Sağ. Tek. Görkem Yaşa ve Vet. Sağ. Tek. Mert Bozdağ proje hakkında bilgi verdiler.

Proje, TAGEM tarafından planlanan et verimi yüksek koyun ırklarının yaygınlaştırılmasını ve kırmızı et açığının azaltılmasını hedefliyor.

Edirne’de 41 yetiştiriciye ait 6.000 anaç koyun ve 300 koçla yürütülen çalışma, Prof. Dr. Süleyman Kök ve Öğr. Gör. Dr. Hikmet Titrek’in koordinasyonunda beş yıl daha devam edecek.

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan ve Dekan Prof. Dr. Hacı Ali Güleç, kamu yararına yönelik bu tür iş birliği projelerini Üniversite olarak desteklediklerini belirterek proje ekibine başarılar diledi.

Meme kanserinde erken teşhis hayati!

Olgay GÜLER

Trakya Üniversitesi (TÜ) Radyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Nermin Tunçbilek, meme kanserinde erken teşhisin önemine değinerek, “Erken evrede teşhis edilen hastalarda 5 yıllık sağ kalım oranı yüzde 99’dur. Uzak metastaz durumunda ise bu oran yüzde 32’ye kadar düşüyor. Bu yüzden düzenli kontroller ve mamografi yaptırmak hayati önem taşıyor” dedi.

Edirne Belediyesi tarafından, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında ‘Meme Kanseri Farkındalık Semineri’ düzenlendi. TÜ Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nermin Tunçbilek’in konuşmacı olarak katıldığı seminer Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi konferans salonunda gerçekleştirildi. Seminerin açılışına; Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, belediye meclis üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda kadın katılım gösterdi.

‘HER KADIN FARKINDALIĞA SAHİP OLMALI’

Açılışta konuşan Belediye Başkan Filiz Gencan, kadınların kendilerine ayıracakları zamanla sağlık yaşama ulaşabileceklerini belirterek, “Meme kanseri ne yazık ki ülkemizde oldukça yaygın. Birçok kadın bu hastalıkla mücadele ediyor. Ancak sevindirici tarafı şu ki: erken teşhis hayat kurtarır. Kendimize ayıracağımız biraz zaman, biraz farkındalık, sadece kendimiz için değil; annelerimiz, kız kardeşlerimiz, arkadaşlarımız için de çok kıymetli. Birbirimizi uyarmak, bilinçlendirmek, hatırlatmak bile bu mücadelede çok önemli bir fark yaratır. Ben istiyorum ki, şehrimizdeki her kadın bu farkındalığa sahip olsun. Bu etkinlikle ve bundan sonra yapacağımız çalışmalarla bu bilinci daha da artıracağız. Hiçbir annenin, hiçbir kadının, hiçbir kız kardeşin, bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmediği bir Edirne ve bir Türkiye için hep birlikte çabalayacağız” diye konuştu.

‘ERKEN TEŞHİSTE 5 YILLIK SAĞ KALIM YÜZDE 99’

Seminerde konuşan Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nermin Tunçbilek de, meme kanserinde erken teşhisin önemine vurgu yaparak, “Ülkemizde 2004 yılından bu yana ulusal tarama programları düzenli olarak yürütülmektedir. Meme kanseri tedavi edilebilir bir hastalıktır; burada en önemli nokta hastalığın erken saptanmasıdır. Erken teşhis konulduğunda beş yıllık sağ kalım oranı yüzde 99’dur. Bu nedenle, kesinlikle tedavi edilebilir bir hastalık olan meme kanserinin farkında olalım, düzenli kontrollerimizi ve erken tanı için gerekli tetkikleri yapmayı ihmal etmeyelim. Meme kanseri, evresine göre farklılık gösteren bir hastalık. Erken evrede teşhis edildiğinde yaşama oranı yüzde 99 iken, lokal evrelerde bu oran yüzde 87’ye düşüyor. Uzak metastaz durumunda ise yüzde 32’ye kadar inebiliyor. Bu nedenle erken tanı çok önemli” dedi.

‘2050’DE MEME KANSERİ ORANININ YÜZDE 38 ORANINDA ARTMASI BEKLENİYOR’

Prof. Dr. Tunçbilek, günümüzde her 7-8 kadından birisinde meme kanseri görüldüğüne dikkat çekerek, “Tedavi kişiye ve hastalığın özelliklerine göre değişiyor; cerrahi yöntemler, onkolojik tedaviler ve yeni teknolojiyle geliştirilen ameliyatsız yöntemler de artık gündemde. Günümüzde her yedi-sekiz kadından biri meme kanserine yakalanıyor. 2024 yılında dünya genelinde 310 bin kadında meme kanseri tespit edilmiştir. Dünya Sağlık Örgütü’nün son verilerine göre, bu sayının 2050 yılında yüzde 38 oranında artması bekleniyor. Dolayısıyla kaliteli yaşam, erken tanıdan geçiyor; düzenli kontroller çok önemli” şeklinde konuştu. 

‘TÜRKİYE’DE MEME KANSERİ FARKINDALIĞI YÜKSEK’

Ülke genelinde meme kanseri farkındalığının üst düzeyde olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tunçbilek, “Edirne’de kadınların farkındalık düzeyi gerçekten çok yüksek. Kadınlarımız bilinçli, hem ilimizde hem de ülkemizde meme kanseri farkındalığı oldukça iyi düzeyde. Dünyada bazı bölgelerde, özellikle Afrika ve Hindistan gibi ülkelerde, farkındalık oranları düşük. Ancak bu durum genellikle tarama imkanlarının yetersizliğinden kaynaklanıyor. Biz bu açıdan şanslıyız; çünkü ülkemizde 2004 yılından beri ulusal bir tarama programı uygulanıyor” ifadelerini kullandı. 

‘ERKEKLERDE DE GÖRÜLEBİLİYOR’

Tunçbilek, erkeklerde de binde dört oranında meme kanseri görülebildiğini dile getirerek, “Erkeklerde de meme kanseri görülebiliyor; ancak kadınlara göre oldukça düşük, yaklaşık binde dört oranında. Erkeklerde seyir genellikle daha agresif olduğu için, bir anormallik ya da kitle fark edildiğinde vakit kaybetmeden doktora başvurmak çok önemli. Erkeklerde meme dokusu sınırlı olduğu için düzenli tarama programı uygulanmıyor, ancak herhangi bir yapısal değişiklik fark edildiğinde mutlaka hekime görünmek gerekiyor” dedi.

‘DÜZENLİ TARAMA HAYATİ ÖNEM TAŞIR’

Kadınların 20 yaşından itibaren her ay düzenli olarak kendi kendilerine muayene yapabileceklerini kaydeden Prof.Dr. Tunçbilek, “Önce görsel olarak, sonra elle kontrol edilmelidir. Elle muayenede bir sertlik ya da kitle fark edilirse, ya da aynada şekil bozukluğu, renk değişikliği gibi bir durum gözlemlenirse, vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir. Hekim muayenesinin ardından gerekirse görüntüleme ve ileri tetkikler basamaklı şekilde yapılır. Her ay düzenli kendi muayenesinin yanı sıra, 40 yaşından itibaren radyolojik görüntüleme yani mamografi yapılması şarttır. Ulusal tarama programına göre 40 ile 69 yaş arasındaki kadınlara her iki yılda bir mamografik tarama önerilir. Mamografi, dünyada hâlen altın standart kabul edilen bir yöntemdir. Kitle elle hissedilmeden bile kanseri saptayabilen bir görüntüleme tekniğidir. Elle muayenede genellikle bir santimetreye kadar olan kitleler fark edilebilir; ancak mamografi, bu aşamaya gelmeden bile kanseri tespit edebilir. Bu nedenle düzenli tarama yaptırmak hayati önem taşır” dedi.

Ulus da ‘Euro’ya hazır!

Olgay GÜLER

Edirne Belediyesi’nin kapatmak istemesine karşı açtıkları dava halen devam eden Ulus Pazarı’nın Esnaf Kooperatifi Başkanı Barış Atkoşan, yılbaşında Euro’ya geçecek Bulgaristan’dan gelen turistlerin, ilgisinin devam etmesini beklediklerini söyledi.

Edirne Belediyesi’nin yönetmeliğe uygun olmayan durumlar gerekçesiyle kapatmasına karşı yürütmeyi durdurma kararı alınarak hizmet veremeye devam edilen Ulus Pazarı’nda, yoğunluk sürüyor. Kış aylarının başlamasına rağmen yerli ve yabancı turistlerin pazara ilgisi devam ederken, Ulus Pazarı Esnaf Kooperatifi Başkanı Barış Atkoşan da hem bu ilgiyi hem de yılbaşında komşunun Euro’ya geçme sürecini değerlendirdi.

‘YOĞUNLUĞUN ARTARAK DEVAM ETMESİNİ BEKLİYORUZ’

Kış sezonunun açılmasıyla birlikte Bulgar müşterilerde ciddi hareketlilik söz konusu olduğunu belirten Atkoşan, “Bulgar müşteriler tercihlerini yine Ulus pazarından yana kullanıyorlar. Bu bizim için memnuniyet verici. Esnafımız da bu hareketlilikten son derece memnun. Biliyorsunuz Bulgar müşteriler önce Ulus Pazarı ziyaretlerini yapıyorlar, buradaki alışverişini tamamladıktan sonra da kentin belirli yerlerine gidiyorlar, kafelerini, restoranlara, eczanelere, pastanelere gidiyorlar. Buradan herkes nasibini almış oluyor. Biz bu yoğunluğun artarak devam etmesini bekliyoruz. Sınır kapılarındaki yoğunluğun tamamıyla bitmesinden kaynaklı da ilgileri oldukça güzel. Yani esnaf da, gelen müşteriler de son derece memnun pazardan” dedi. 

‘EURO’YA GEÇİŞİN FAZLA ETKİSİ OLMAZ’

Komşu ülkenin yılbaşında Euro’ya geçecek olmasına değinen Atkoşan, “Leva, Türk lirası karşısında değerli. Buna hem esnafımız, hem de Bulgar müşteriler alışmış durumda. Euro’ya geçiş ilk zamanlar diğer ülkelerde biraz probleme sebep oldu ama ben Bulgaristan’da çok fazla bir etkisinin olacağına inanmıyorum. Herkes bu duruma alışmış vaziyette şu anda. İlginin aynı şekilde devam edeceğini tahmin ediyorum. Leva da şu anda oldukça değerli ve kıymetli. Bulgarların zaten buraya alışverişe gelme konularının da en başında paralarının değerli olması geliyor. Ben çok problem olacağını düşünmüyorum Euro’ya geçişte” diye konuştu. 

‘ALIŞVERİŞLERİNE YİNE ULUS PAZARI’NDAN YAPACAKLAR’

Bulgar müşterilerinin Euro’ya geçişte de Ulus Pazarı’ndan alışverişlerine devam edeceklerini belirten Atkoşan, “Sonuç itibariyle 21 yıldan beri alışılagelmiş bir durum var. Paraları çok fazla değerli değilken de Ulus pazarına ciddi anlamda yoğun ilgi gösteriyordu Bulgar müşteriler, paraları kıymetlenince tabii ki bu artarak devam etti. Biz yine aynı düzeyde güzel bir ilginin devam edeceğini bekliyoruz. Yani bununla ilgili çok olumlu ya da çok olumsuz bir şey beklemiyoruz. Yani stabil bir şekilde kış sezonu iyice girdiği takdirde ihtiyaçlar tamamıyla kışlık ihtiyaçlara döndükten sonra Bulgar müşterilerin yine alışverişlerini Ulus pazarına yapacağı noktasında bizim bir şüphemiz yok” şeklinde konuştu.

CHP’den SGK Başkanı’na salvo!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, SGK Başkanı Raci Kaya’nın emekliler ile ilgili sözlerinin AKP iktidarının vatandaşına bakışını ortaya koyduğunu belirterek, “Artık bu AKP iktidarı için emekli, bir hak sahibi değil, ‘yük’ haline gelmiştir” dedi.

CHP İl Başkanı Balkanlı, “Emeklinin ömrüne göz diken zihniyeti kınıyoruz!” başlığı ile yaptığı açıklamada, “Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Raci Kaya’nın, kurumun bozulan mali yapısını halkın “daha uzun yaşamasına” bağlayan skandal açıklamaları, 23 yıllık AKP iktidarının sosyal devlet anlayışını nasıl çürüttüğünün en somut göstergesidir” diyerek şunları kaydetti:.

“Sayın Kaya’nın sözleri, AKP iktidarının vatandaşına bakışını ortaya koymaktadır: Artık bu AKP iktidarı için emekli, bir hak sahibi değil, ‘yük’ haline gelmiştir.

Oysa bu ülkenin emeklisi, yıllarca alın teri dökmüş, üretmiş, primini ödemiş, devletine güvenmiştir. Bugün ‘uzun yaşıyorlar’ denilerek ekonomideki başarısızlığın faturası onlara kesilemez!

SGK’nın mali sıkıntısının nedeni, emeklilerin uzun yaşaması değil, AKP iktidarının yıllardır sürdürdüğü yanlış ekonomi politikaları, İsraf harcamalar,liyakatsiz atamalar, kayıt dışı istihdam,lüks makam arabalar,düşük ücret politikaları ve yandaşlara aktarılan milyarlardır.

Yani sorun emeklilerde değil, bu düzeni kuran ve sürdüren iktidardadır.

Bu ülkenin kaynaklarını betona, saraylara, makam araçlarına harcayanlar; halkın cebinden son kuruşu alırken utanmadan emekliye ‘çok yaşıyorsun’ diyenlerdir!

Sosyal devletin temeli, vatandaşına insanca bir yaşam sunmaktır.

Ancak AKP iktidarı, sosyal devleti çökertmiş, emeklileri açlığa, çalışanları güvencesizliğe mahkûm etmiştir.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz, insanca yaşamı her yurttaşın hakkı olarak görüyoruz.

Emeklisini, işçisini, memurunu, üreticisini koruyan; adaleti, eşitliği, refahı esas alan bir Türkiye mücadelesi veriyoruz.

Bizim anlayışımızda emekli yük değil, emeğin ve alın terinin onurudur.

AKP iktidarının yarattığı 23 yıllık bu düzen değişecektir.

CHP iktidarında, sosyal adalet yeniden tesis edilecek, emekliler şu çok imiz hak ettikleri değeri ve yaşamı bulacaktır.”

Avşa Adası Tatil Rehberiyle Adanın En Güzel Konaklama Noktalarını Keşfedin

Türkiye’nin en gözde tatil bölgelerinden biri olan Avşa Adası her yaz binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. Marmara Denizi’nin ortasında Balıkesir’in incisi olarak bilinen bu ada doğal güzellikleri, berrak denizi ve huzurlu atmosferiyle öne çıkıyor. Tatil planı yapanlar için en büyük kolaylık ise Avşa Adası Tatil Rehberi üzerinden detaylı bilgi alabilmek.

Avşa Adası Tatil Rehberi Nedir?

Avşa Adası Tatil Rehberi adadaki otel, motel, pansiyon ve apart işletmelerini bir araya toplayan kapsamlı bir tanıtım platformudur. Rehber niteliğinde hazırlanmış olan bu site, tatilcilerin bölgedeki konaklama seçeneklerini kolayca incelemesini sağlar.
Site, doğrudan rezervasyon hizmeti sunmaz; bunun yerine işletmelerin kendi beyanları ve izinleri doğrultusunda tanıtımlarını yapar. Misafirler beğendikleri tesisle iletişime geçerek rezervasyon işlemlerini kendileri tamamlar. Böylece hem işletme hem de misafir açısından şeffaf ve güvenli bir sistem oluşturulur.

Avşa Adası’nda Tatilin Keyfini Çıkarın

Avşa Adası sadece konaklama çeşitliliğiyle değil, sunduğu aktivitelerle de her yaş grubuna hitap ediyor. Gündüzleri berrak denizinde yüzebilir, akşamları sahil boyunca yürüyüş yaparak adanın romantik atmosferini hissedebilirsiniz. Ayrıca ada uygun fiyatlı konaklama imkanları sayesinde bütçe dostu bir tatil alternatifi de sunuyor.
İster sakin bir tatil arayan biri olun ister eğlence dolu bir yaz geçirmek isteyin Avşa Adası her beklentiye uygun seçenekleriyle sizi memnun edecek bir destinasyon.

Avşa Adası Tatil Rehberi ile Doğru Tercihi Yapın

Tatil planlarken en çok zaman alan konulardan biri uygun konaklama yerini bulmaktır. Avşa Adası Tatil Rehberi bu noktada büyük kolaylık sağlar. Site içerisinde yer alan işletme sayfalarında fotoğraflar, iletişim bilgileri ve açıklamalar sayesinde tesisleri detaylı biçimde inceleyebilirsiniz. Böylece bütçenize ve beklentinize en uygun seçeneği bulmanız çok daha kolay olur.

Doğrudan Kaynaktan Güvenilir Bilgi

Avşa Adası Tatil Rehberi’nin en dikkat çeken yönlerinden biri, tüm bilgilerin işletmelerin kendi onayıyla paylaşılmasıdır. Bu sayede sitedeki içerikler güncel, doğru ve güvenilir olur. Tatil planı yaparken yanlış yönlendirilmeden, doğrudan işletme tarafından verilen bilgilerle hareket edebilirsiniz.

Avşa Adası Tatil Rehberi ile Huzurlu Bir Tatil Planlayın

Deniz, güneş ve doğayla iç içe bir tatil arıyorsanız Avşa Adası tam size göre. Tatil öncesi planlamanızı kolaylaştırmak ve doğru işletmeyi seçmek için Avşa Adası Tatil Rehberi’ni ziyaret etmeyi unutmayın. Rehber sayesinde konaklama alternatiflerini karşılaştırabilir, adanın sunduğu fırsatları yakından inceleyebilirsiniz.

Leylekler için yıllık bakım

TREDAŞ, her yıl olduğu gibi bu yıl da leyleklerin göç yolları üzerindeki güvenliğini sağlamak için çalışmalarını sürdürüyor. Göç döneminin tamamlanmasının ardından TREDAŞ ekipleri, leyleklerin önümüzdeki baharda yuvalarına güvenle dönebilmeleri için bakım ve onarım çalışmalarına hız verdi.

Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. (TREDAŞ), yaklaşık 300 bin direk, 20 bin kilometreyi aşan hat ağı ve 10 binden fazla trafoyla Trakya’nın her noktasına enerji ulaştırırken; aynı zamanda doğayla uyumlu bir enerji altyapısı oluşturma yönündeki çalışmalarını sürdürüyor. Göç yolları üzerinde yer alan Trakya’da, leyleklerin baharda güvenle yuvalarına dönebilmesi için yapılan periyodik bakımlar her yıl titizlikle yürütülüyor.

Bu kapsamda, termal kameralı drone teknolojisi kullanılarak Trakya genelindeki leylek yuvaları düzenli olarak taranıyor; tespit edilen hasarlı yuvalar onarılıyor, yuvalarda bulunan çöpler temizleniyor ve uygun noktalara yeni platformlar kuruluyor. TREDAŞ ekipleri, hem enerji şebekesinin hem de yaban hayatının güvenliğini sağlamak için bakım ve güçlendirme çalışmalarını sürdürüyor. Termal drone teknolojisiyle yürütülen bu çalışmalar, aktif enerji hatlarının güvenliğini artırırken, leyleklerin doğal yaşam alanlarının korunmasına da önemli katkı sağlıyor.

TREDAŞ, yalnızca enerji dağıtımıyla değil; doğa dostu uygulamalarıyla da bölgenin sürdürülebilir geleceğine katkı sunmaya devam ediyor.

‘Edirne yok sayılıyor’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Edirnelilerden alınan vergilerin Edirne’ye yatırım olarak dönmediğini söyleyerek, “Bu, Edirne’ye yapılmış en büyük haksızlıktır.Edirne üretiyor, vergi veriyor ama karşılığında yok sayılıyor” dedi.

CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, TBMM Genel Kurulu’nda söz olarak, iktidarın Edirne’ye haksızlık yaptığını, Edirne’nin yok sayıldığını, vergilerin Edirne’ye yatırım olarak dönmediğini söyledi. Yazgan, konuşmasında şunları kaydetti:

“İktidar ve iktidar temsilcileri, yıllardır Edirne’den kürekle alıyor, çay kaşığıyla veriyor.Son 3 yılda Edirneliden istenilen vergi yaklaşık 70 milyar lira. Peki iktidarın 3 yılda Edirne’ye vaat ettiği yatırım tutarı ne kadar biliyor musunuz? Neredeyse yarısı Avrupa Birliği hibesi olan yüksek hızlı tren projesi dışında yaklaşık 12,5 milyar lira.Şimdi buna ne denir? İnsaf denir. Bu, Edirne’ye yapılmış en büyük haksızlıktır.Edirne üretiyor, vergi veriyor ama karşılığında yok sayılıyor.Bu milletin alın terini sarayların, yandaşların kasasına akıtanlara sesleniyorum: Yeter artık, hakkımızı istiyoruz.”

Kadın futbolunda iş birliği

Karaağaç Ardaspor Başkanı Aytaç Feda ve 25 Kasım Spor Kulübü Başkanı Suat İşler, Edirne kadın futbolunda yeni bir yapılanmaya imza attı.

Göztepe Futbol Okulları, 25 Kasım Spor Kulübü altyapısında yetişen genç oyuncular, 3. Lig’de mücadele eden Karaağaç Arda Kadın Futbol Takımı’nda forma giyecek.

Karaağaç Ardaspor Başkanı Aytaç Feda, yaptığı açıklamada Edirne’nin kadın futbolunda artık tek çatı altında toplanacağını belirterek,  “Suat hocamızla yaptığımız son görüşmede, Edirne’nin kadın futbolunda bir yerde birleşmesi konusunda hemfikir olduk. Şimdi Göztepe Futbol Okulları ve 25 Kasım Spor Okulları, kızlarımızı eğitecek. Yani altyapımızı oluşturacaklar.14-15 yaş altı futbolcuların eğitiminden Suat İşler sorumlu olacak. Bu yaş grubundan sonra genç futbolcular, Karaağaç Ardaspor bünyesinde mücadele edecek.Burada Suat hocamız çok güzel bir işe ön ayak oldu. Kendisine teşekkür ediyorum. Bu da Edirne’ye, kızlarımıza ve spora verdiğimiz önemin bir göstergesi.

Yetiştirdikleri bazı oyuncuların Beşiktaş, Fenerbahçe ve Milli Takım gibi üst düzey kulüplere transfer olduğunu ve Suat hocamızın yetiştirdiği kızları biz vitrine çıkardık. O sayede birçok oyuncumuz daha üst liglere yükselme fırsatı buldu” şeklinde konuştu.

25 Kasım Spor Kulübü Başkanı Suat İşler ise 2020 yılından beri Edirne’de futbol okulu faaliyetlerini sürdürdüklerini hatırlatarak, “İlk kız öğrencilerimizden Ece ve Yağmur, üç yıldır kesintisiz eğitim alıyorlar. Kızlarımızla güzel bir oluşum yaptık. Aytaç başkanın  kurduğu Karaağaç takımıyla da Edirne’ye değer kattık”dedi.

https://hudutgazetesi.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Video-2025-10-24-at-11.07.29.mp4

İşler, kadın futbolunun ilk yıllarda ön yargılarla karşılaştığını vurgulayarak şöyle devam etti:

“Başta ‘kızlar futbol oynayabilir mi?’ gibi soru işaretleri vardı. Ancak bu tabuyu yavaş yavaş yıktık. Artık küçük kızlarımıza, abla futbolcularımız rol model oluyor. Onlara, ‘Siz de bu seviyede oynayabilirsiniz’ vizyonunu kazandırdık”

25 Kasım Spor’dan Karaağaç Ardaspor’a transfer olan genç oyuncu Hazal Naz Taştan, duygularını şu sözlerle dile getirdi:

“Futbola Göztepe’de, yani 25 Kasım Spor’da başladım. Şimdi Karaağaç Arda Spor’a geldim. İki takım da çok güzeldi. Şu anda daha iyi yerlere gelmek için çalışıyorum, mutluyum.”

https://hudutgazetesi.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Video-2025-10-24-at-11.07.36.mp4

Av. Enes Sencer, 11. Yargı Paketi’ni değerlendirdi


Yeni hazırlanan 11. Yargı Paketi Türkiye’de hem ceza adaleti sistemini hem de temel hak
ve özgürlükleri doğrudan ilgilendirecek hükümler içeriyor. Avukat Enes Sencer, taslağın
en çok tartışılan başlıklarını ve olası etkilerini basına değerlendirdi.
“Genel af yok, cezalar artıyor”
Sencer, pakette uzun süredir beklenen genel infaz indirimi veya af düzenlemesinin yer
almadığını
belirterek, “Bu paket daha çok bazı suçlarda cezaların artırılması ve yeni suç
tipleri getirilmesi yönünde hazırlanmış. Ancak özgürlük–güvenlik dengesi bakımından
bazı maddeler kişisel hakları daraltma riski taşıyor” dedi.
“Genel ahlak” maddesi tartışma yaratacak
Enes Sencer’e göre kamuoyunun en fazla konuşacağı değişikliklerden biri, TCK 225’teki
‘Hayasızca hareketler’
suçuna eklenecek yeni fıkralar olacak.
“Doğuştan gelen cinsiyete veya genel ahlaka aykırı davranışta bulunanların 1 ila 3 yıl
arası hapisle cezalandırılması öngörülüyor. Bu, üst sınırı 2 yılın üzerinde olan bir suç tipi
olduğu için artık tutuklama yolu da açılıyor. Ama burada ‘genel ahlak’ gibi çok geniş ve
yorumlamaya açık kavramların kullanılması ciddi bir tehlike oluşturur” diyor Sencer.
Cinsiyet değişikliği zorlaşıyor
Taslağa göre cinsiyet değişikliği için yaş sınırı 25’e çıkarılıyor; kalıcı üreme yoksunluğu
ve birden fazla heyet raporu şartı getiriliyor.
Sencer, “Bu kadar ağır şartlar konulması, fiilen cinsiyet değişikliğini imkânsız hâle
getiriyor. Kişinin bedeni üzerindeki tasarruf hakkı ve özel hayat gizliliği açısından ölçüsüz
bir sınırlama” değerlendirmesini yaptı.
Yeni suçlar: “Hesap kiralama” ve “genel güvenlik”
Pakette ayrıca banka, ödeme veya kripto hesaplarının başkasına kullandırılmasını
bağımsız suç hâline getiren bir madde bulunduğunu belirten Sencer, “Bu düzenleme
dolandırıcılık zincirini kırabilir ama sınırları net çizilmezse masum işlemler de suç
sayılabilir” dedi.
Ayrıca genel güvenliğe karşı suçlarda ses ve gaz fişeği kullanımı, kalabalık alanlarda
eylemler gibi durumlarda da cezaların artırıldığını aktardı.
İnternette kişilik hakları ve yeni erişim sistemi
Anayasa Mahkemesi’nin iptali sonrası 5651 sayılı Kanun’un kişilik haklarına ilişkin
bölümü yeniden yazılıyor.
Sencer, “Sosyal medyada bir paylaşım kişilik hakkını ihlal ediyorsa içerik kaldırılmalı
ama tüm platformu kapatmak yanlış olur. Kapsamlı yasaklar yerine hedefli müdahale ve
kimlik doğrulama esaslı sistem gerekiyor” dedi.
Çocuk failler ve örgüt suçları
Yeni düzenleme, 15–18 yaş arası çocuklarda bazı ağır suçlarda yaş indiriminin
uygulanmamasına olanak tanıyor. Sencer, “Ceza adaletinde amaç intikam değil ıslah
olmalı. Bu yaş grubunda cezanın ölçüsünü geniş takdirle artırmak, adalet duygusunu
zedeler” ifadelerini kullandı.
Ayrıca örgüt suçlarında da cezaların ağırlaştırıldığını, çocukların örgütsel faaliyetlerde
kullanılması hâlinde ekstra ceza verileceğini söyledi.
“Hukuk toplumun nefesidir”
Sencer, son olarak şu mesajı verdi:
“Yasa koyucunun amacı toplumu korumak ama bunu yaparken bireyin hak ve
özgürlüklerini zedelememek gerekir. ‘Genel ahlak’ veya ‘biyolojik cinsiyete aykırı
davranış’ gibi soyut ifadeler, uygulamada keyfiliğe yol açabilir. Net, ölçülü ve
öngörülebilir kurallar olmadan hukuk güvenliği sağlanamaz. Unutmayalım, hukuk
hepimizin nefesidir.”