Edirne Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, parklar ve yeşil alanlar başta olmak üzere kamusal alanlarda çevre temizliğini korumak ve kent estetiğini güçlendirmek amacıyla denetimlerini sürdürüyor.
Başta Şehit Astsubay Ömer Halisdemir 15 Temmuz Cumhuriyet ve Demokrasi Şehitleri Parkı ile Barış Parkı (Suni Gölet) olmak üzere birçok noktada gerçekleştirilen denetimlerde, çevreyi kirleten kişi ve durumlara yönelik kontroller yapıldı.
KABAHATLER KANUNU KAPSAMINDA İŞLEM UYGULANDI
Yapılan çalışmalar kapsamında çevreyi kirlettiği tespit edilen şahıslara, 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu gereğince idari para cezası uygulandığı bildirildi.
“ÇEVRE TEMİZLİĞİ ORTAK SORUMLULUĞUMUZ”
Edirne Belediyesi’nden yapılan açıklamada, parkların ve kamusal alanların temiz tutulmasının yalnızca kurumların değil, tüm vatandaşların ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekildi.
Açıklamada ayrıca, çevre temizliğinin korunması ve daha yaşanabilir bir kent ortamının sürdürülebilmesi amacıyla denetimlerin aralıksız devam edeceği belirtildi.
Vatandaşların çevreyi kirleten kişi ve durumlara ilişkin bildirimlerini 153 Çözüm Edirne hattı üzerinden iletebileceği ifade edildi.
Edirne’de 2025 yılında canlı doğan bebek sayısı 3 bin 50 olurken, 1,12 çocuk ile toplam doğurganlık hızı en düşük 6. il olarak yer aldı.
Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı tarafından derlenmiş olan doğum verilerini kullanarak “Edirne İli Doğum İstatistikleri” konusunda bir basın bülteni hazırladı. Söz konusu paylaşımda şunlara yer verildi:
“2025 yılında canlı doğan bebek sayısı, Edirne’de 3 bin 50 olmuştur.
Canlı doğan bebek sayısı 2025 yılında 895 bin 374 oldu. Canlı doğan bebeklerin %51,4’ü erkek, %48,6’sı kız oldu. Edirne’de canlı doğan bebek sayısı 2025 yılında 3 bin 50 olmuştur. Edirne’de doğan 3 bin50 bebeğin 1581’i erkek, 1469’u ise kızdır.
Edirne ili 1,12 çocuk ile toplam doğurganlık hızı en düşük 6. il olmuştur.
Toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade etmektedir. Toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk iken 2014 yılından itibaren aralıksız düşüş eğilimine girerek 2025 yılında 1,42 çocuk olarak gerçekleşti. Toplam doğurganlık hızı son dokuz yıldır nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,10’un altında kalmaya devam etti.
Edirne ilinin doğurganlık hızı ise 2025 yılında 1,12 olmuştur. İllerin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 2025 yılında 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 2,53 çocuk ile Şırnak, 2,23 çocuk ile Mardin izledi. Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu iller ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. Bu illeri 1,10 çocuk ile İzmir, 1,11 çocuk ile Eskişehir, Ankara ve Zonguldak izledi. Edirne ise en düşük iller arasında 1,12 ile 6. sırada yer aldı.
2025 yılında Edirne ili kaba doğum hızında binde 7,2 en düşük 5. il olmuştur.
Kaba doğum hızı, bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısını ifade etmektedir.Türkiye genelinde kaba doğum hızı binde 10,4 olurken, Edirne ilinde bu oran binde 7,2 olmuştur. Kaba doğum hızı illere göre incelendiğinde, 2025 yılında kaba doğum hızının en yüksek olduğu il binde 23,9 ile Şanlıurfa oldu. Bu ili binde 21,1 ile Şırnak, binde 17,9 ile Mardin izledi. Kaba doğum hızının en düşük olduğu il ise binde 6,6 ile Zonguldak oldu. Bu ili binde 6,8 ile Bartın, binde 6,9 ile Giresun izledi. Edirne ili kaba doğum hızında en düşük beşinci il olmuştur.
Edirne ilinde ilk doğumdaki ortalama anne yaşı 27,6 oldu.
İlk doğumdaki ortalama anne yaşı illere göre incelendiğinde, 2025 yılında ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,4 yaş ile Tunceli oldu. Bu ili 29,0 yaş ile Artvin, 28,9 yaş ile İstanbul ve Tunceli, 28,7 yaş ile Rize izledi. İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Bu illeri 24,7 yaş ile Ağrı, 24,9 yaş ile Muş izledi. Edirne ilinde ilk doğumda ortalama anne yaşı 27,6 ile 28. sırada yer aldı.”
Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde çocuklar için anlamlı bir destek geldi. Edirne ve Kırklareli’nde ikamet eden 287 çocuğa bayramlık kıyafet desteği gerçekleştirildi.
Vakfiyelerde bulunan hayır şartları gereği, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün burs, aylık gibi sosyal hizmetlerinden yararlanan çocuklara hediye bayramlık kartları ulaştırıldı. 5 bin lira değerindeki kartlar ile çocukların gönüllerindeki bayramlık kıyafetlerini alabilmeleri amaçlanıyor.
Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Ahmet Saraç, gerçekleştirilen çalışma ile ilgili olarak “Sosyal hizmet verdiğimiz çocuklarımız adına önce hediye kartlarımızın teminini yaptık. Saha çalışmasıyla her bir çocuğumuza ve velilerine ulaşarak hediye kartlarını teslim ettik. İçlerinde 5 bin TL bulunan kartlarla istedikleri, kendilerine yakıştırdıkları kıyafetleri alabiliyorlar. Çocuklarımızın mutluluğunu gördüğümüzde biz onlardan bir kat daha fazla mutlu oluyoruz” ifadelerini kullandı.
Tarihçi Yazar Ali Arslan, Lüleburgaz’daki Sokollu Mehmet Paşa Camii’nin durumunun oldukça vahim olduğuna dikkat çekerek, Sokollu ailesinin yıllar önce cami ve sıbyan mektebindeki haklarını devrettiği Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün ivedilikle bu konu üzerine eğilip sorunu çözmelerini istedi.
Arslan, Hudut’a ilettiği, “Kentimizin biricik mirası Sokollu Mehmet Paşa Camii’nin son hali üzüntü verici!” başlıklı yazısında şunlara yer verdi:
“Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi;
Ülkemizin Menzil Külliyeleri’nin en büyüğü olup, Mimar Sinan şehrimizdeki bu eserinde, sade ve maksada uygun nispetlerle merkezi (Dua kubbesi) ile arasta, kervansaray ve medreseyi muntazam planda bir bütün olarak düşünmüştür. 40.000 metrekarelik alanı kaplayan külliye binaları camii, medrese, çarşı, kervansaray, hamam, sıbyan mektebi ve köprüden ibaret olup, 1935’te yerel yöneticiler tarafından imaret ve kervansaray temele kadar yıktırılmış, bu yıkım Atatürk’ün emri ile doldurulmuştur.
Cami:
Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi’nin tek mekanlı cami plan şemasının çeşitlemesini yansıtan kubbeli haremi, çift revaklı son cemaat yeri, kuzey batıdaki tek şerefeli minaresi ve medrese ile paylaşılan avlusu ile en dikkati çeken bölümüdür. Harim (iç mekan), 17.60 x 13.50 m ölçülerinde dikdörtgen plandadır. Güney ve kuzey cephelerde 3.78x 1.25 m boyutlarında duvar payeleri, 12.50 m çapında büyük kubbe ile örtülüdür. Harim, askı kemeri için açılmış üç sıra pencere düzenlemesini yansıtır. Doğu ve batı duvarlarda alt seviyede düzenlenmiş sivri kemer alınlıklı sekiz pencere mevcuttur. Güney ve kuzey duvarlarda simetrik olarak açılmış üç sıra pencere vardır. Güney duvar ortasında beş cepheli, sekiz sıra mukarnas kavsarlı mihrap nişi ile batısında minber bulunmaktadır. Camiinin kuzeyinde, ibadet mekanının doğu ve batısında çift bölümlü son cemaat yeri bulunur. İç mekanda; Taşa bağlı süsleme, tuğla alçı, kalemişi, ahşap, vitray, demir ve kurşuna bağlı süslemeler, bitkisel ve yazıyla oluşturulan bezemeler, ahşap süslemede ünlü Ahmet Karahisari nin çalışması, pencerelerde vitraylar, ünlü Hasan Çelebinin kalem işi süslemeleri mevcuttur. Özellikle camiinin iç mekan tasarımı mükemmeldir. Hasan Çelebi’nin açık mavi üzerine beyaz kitabeleri ve devrinden kalma kalem işleri yanında, mermer mihrap, geometrik şebekeli minber, kaş kemerli ve mermer şebekeli müezzin mahfili, camiinin ferah mekânını iyice zenginleştirmektedir.
GELELİM BU KUTSAL MEKANIN BUGÜNKÜ DURUMUNA
Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi’nin bugün ayakta kalan yapılarından biri de Camiidir. Ancak son günlerde yaptığımız bir çalışmada gördük ki durum o kadar vahim ve içler acısıdır. Caminin fiziki yapısının kuzey yanı duvarları, doğu Yanı duvarları, güney yanı duvarlarının tüm kesişim bölgelerinde ağır derecede rutubetlenmeler ve çürümeler mevcuttur. Özellikle caminin doğu yanındaki tüm duvar kesişim bölgeleri ağır derecede rutubetlenmiştir. Duvar patlakları mevcuttur. Özellikle; Mihrap, Minber ve Vaaz kürsüsünün bitişiğindeki duvarlarda doğu tarafından patlaklar ciddi boyuttadır. Lafı uzatmadan aşağıda çok yakın bir zamanda çektiğim fotoğraflar konunun ne kadar ciddi boyutlarda olduğunu göstermektedir. Bilindiği gibi Sokollu Ailesi yıllar önce Cami ve sıbyan mektebindeki haklarını Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne devretmiştir. Bizler şehrin yurttaşları olarak bir duyarlılıkla, ilgililerin ivedilikle bu konu üzerine eğilip sorunu çözmelerini istememizdir. “
ÖĞRETMEN ORHAN GÖKERKÜÇÜK VEFAT ETTİ Saime Gökerküçük’ün eşi, Okan ve Özlem Gökerküçük’ün babaları Emekli Öğretmen Orhan Gökerküçük 72 yaşında vefat etti. Merhum; dün Kırklareli Poyralı Köy Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.
GAZİ CELAL KOÇ VEFAT ETTİ Kıbrıs Gazisi Celal Koç 73 yaşında vefat etti. Neriman Koç’un eşi, Atakan ve Serkan Koç’un babaları, Elif ve Senem Koç’un kayınpederleri Ahmet Efe, Ayaz, Emir, Arda ve Ege Koç’un dedeleri olan merhum, dün Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
YUSUF ARDA VEFAT ETTİ Edirne Defterdarlığından emekli Yusuf Arda 84 yaşında vefat etti. Saliha Arda’nın eşi, Burhan Arda ve Gülay Araz’ın babaları olan merhum, dün Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi iş birliğinde yürütülen, farklı toprak işleme yöntemlerinin ve ekim zamanlarının ayçiçeği verim ve verim unsurlarına etkilerinin araştırıldığı projede, 2’nci yıl ekimleri yapıldı.
Kentte Dr. Birol Deviren’e ait üretim alanında sürdürülen proje kapsamında, mayıs ayı 3’üncü ekim çalışmaları tamamlandı. Proje kapsamında farklı toprak işleme yöntemleri ile ekim zamanlarının ayçiçeği verimi üzerindeki etkilerinin belirlenmesi ve elde edilen sonuçların üreticilere rehber olması hedefleniyor. Çiftçi şartlarında yürütülen çalışmalarda pulluk ile toprak işleme, çizel ile toprak işleme ve anıza ekim olmak üzere üç farklı yöntem uygulanarak ekimler yapıldı. Ayrıca mart ve nisan aylarında ekimi yapılan ayçiçeklerinin çimlenme ve çıkış durumları yerinde incelenerek, teknik değerlendirmelerde bulunuldu.
Ekim çalışmalarına Edirne İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, teknik personel ve üreticiler katıldı. Köse, üreticilerin yanında olmaya ve verimli, sürdürülebilir tarım uygulamalarını desteklemeye devam edeceklerini bildirdi.
Türkiye Basketbol Federasyonu’nun 2025-2026 sezonu Yurt İçi Faaliyetleri programı kapsamında Edirne’de 18 Mayıs Pazartesi günü başlayan U16 Kızlar Türkiye Şampiyonası’nda dün oynanan 2. tur maçlarından sonra bugün çeyrek final maçları yapılacak..
Mimar Sinan Spor Salonu’nda saat 11.00’de başlayan ilk maçta A grubu ikincisi Samsun Canik Belediye ile B grubu üçüncüsü Emlak Konut A, saat 13.15’te B grubu ikincisi Nesibe Aydın ile A grubu üçüncüsü TED Ankara Kolejliler, saat 15.30’da C grubu ikincisi Ankara Gallardo ile D grubu üçüncüsü Bursa Nilüfer Belediye ve saat 17.45’te de D grubu ikincisi Fenerbahçe B ile C grubu üçüncüsü ÇBK Mersin karşı karşıya geldi.
Şampiyonada bugün oynanacak çeyrek finalde saat 11.00’de C grubu birincisi dünkü ilk maçın galibi, saat 13.15’te D grubu birincisi dünkü ikinci maçın galibi, saat 15.30’da A grubu birincisi dünkü üçüncü maçın galibi ve saat 17.45’te de B grubu birincisi dünkü dördüncü maçın galibi ile oynayacak.
Şampiyonada 23 Mayıs Cumartesi günü yarı final ve klasman maçları, 24 Mayıs Pazar günü de final ve klasman maçları oynanacak.
Edirne 2.Amatör Futbol Ligi’ne 5 takımın yer aldığı A Grubu’nda Çarşamba günü oynanan 2 karşılaşma ile devam edilirken, grupta liderliğe averajla 25 Kasım yükseldi.
Geçen sene yaklaşık bu zamanlar katıldığım bir kongrenin sunum yaptığım oturumunda Trump’ın realizmi konulu bir sunum dinlemiştim. Hatta bir dostumla birbirimize bakıp şahıslar nasıl realist olabilir ki? Realizm bir teoridir ve sistemik seviyedeki devlet eyleme biçimlerini inceler deyip konuyu anlatan sayın meslektaşımıza iletmiştik. Kendisi de karşılık olarak ben bu şekilde anlatmayı uygun görüyorum deyip Trump’ın her hareketinin ardında ileri atılan adımlarda da geri atılan adımlarda da ince bir strateji olduğunu iddia etmişti. Elbette metodolojik olarak fahiş bir hata içeren bu sunumun bir “muhteşem kral” portresi çizen yanı da oldukça sorunluydu. Heyhat, bilimsel mecralara da sızan bu yaklaşım aslında güzide basınımızın popülarite kovalamasından ibaret bir sabun köpüğü.
Öncelikle; Trump bir dünya kralı değil. O’nun da tıpkı diğer ABD başkanları gibi uyması gereken kurallar ve kanunlar var. Bizdeki gibi süper kahraman şeklinde bir sunum sanırım bir başka deyişle ABD’nin üstü örtülü “ihtişam” kabulünden de kaynaklanıyor. Ha bir de bir şekilde özdeşleşme arayışı denebilir. Buna ek olarak Trump ilk döneminden sonra yargılandı bunu çok da dikkatten kaçırmamakta fayda var.
Trump’ın yetkileri sınırlı değil, attığı bazı adımlar büyük değişiklikler şeklinde Türkiye’deki güzide basın organları ve onların daimî yorumcuları tarafından yorumlansa da aslında durum bazı makyaj çalışmalarından ibaret. Bunun en önemli örneği Savunma Sekreterliği’nin adının Savaş Sekreterliği olarak değiştirildiği ifadesi. Bu türlü bir isim değişikliği Kongre kararı gerektirir ki; böyle bir isim değişikliği resmi olarak gerçekleşmedi.
Bunun yerine olanı anlatayım; Trump, 5 Eylül 2025 tarihinde 14347 sayılı Executive Order (Bir çeşit kanun hükmünde kararname olarak tanımlanabilir) ile Savunma Sekreterliği’nin adının ikincil bir isimle Savaş Sekreterliği olarak değiştirildiğini belirtti. Yani Savunma Sekreterliği adı ortadan kalkmadığı gibi Savaş Sekreterliği bu kurumun ikincil ismi olarak tanımlandı. Makyaj işte tam burada… Bu şu demek bu isim Trump dönemi için ikincil bir isim olarak kullanılacak. Böyle anlatınca hiç heyecanlı değil ama “Trump Realizmi” deyip bak adam savaş istiyor o yüzden “bakanlığın” adını Savaş olarak değiştirdi deyince en az iki saat televizyon programı kurtuluyor.
Gelelim adam savaş istiyor derin analizine! Şimdi kamunun genelinin anlayışıyla “İran savaşı” bir anda yavaşladı değil mi? Laf bol da “savaş” icraatı yok! Hah bu neden yok biliyor musunuz? ABD başkanlarına tanınan askeri güç kullanma yetkisi sınırlı da ondan! Bu kısımdan da bahsediyor musunuz “adam savaş istiyor” analizlerinde. O süre doldu. Zaten geçen gün Senato’da Trump aleyhine yapılan ve Trump’ın askeri gücünün kısıtlı olduğunu hatırlatan oylamada Cumhuriyetçi Senatörlerden bazıları da başkan aleyhine oy kullandı. Neyse burası bu satırları okuyanlar için çok şaşırtıcı olabilir ama Amerika’da öyle işte…
Sonuç olarak özellikle ekranlarda ve hatta ekran yüzlerinin bazen bilimsel kongrelerde çok cilaladığı Trump ABD’de çok konuşan ancak icraat aşamasında başkanlardan bir başkan olarak tarihe geçecek. Bu arada analiz düzeyi bağlamında çalışmalar yürüten ve bu bağlamda görüşlerini bilimsel mahfillerde sunan sayın meslektaşlarıma da saygılarımla birlikte şükranlarımı sunuyorum.
Şunu unutmamak lazım politoloji bir bilimdir. Bu bilimin de tıpkı diğer bilimler gibi metodolojisi, teorileri ve test alanları vardır. Yani televizyon stüdyolarında bu iş yapılmaz. Sonra düşünmeyin bir anda altın neden düştü, halbuki ben o altınlarla daire alacaktım “en sevdiğim yorumcu 3. Dünya Savaşı çıkacak demişti” diye… Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları…