Olgay GÜLER Televizyonun tanınan spor yorumcularından, eski futbolcu Sinan Engin, Edirne Koleji’nde düzenlenen etkinlikte öğrencilerle buluştu.
Türk futbol milli takımının eski futbolcularından, spor yorumcusu Sinan Engin, Edirne’de özel bir kolejin düzenlediği etkinlikte öğrencilerle buluştu. Okulun kurucularından, 643’üncü Kırkpınar ağası Edirneli iş insanı Mustafa Altunhan’ın da katıldığı programda, öğrencilere tavsiyelerde bulunan Engin, sorularını da yanıtladı.
‘SPOR YAPIN AMA OKULUNUZU İHMAL ETMEYİN’ Engin, futbola küçük yaşlarda mahallede taştan kaleler kurarak başladığını belirterek, “Ben futbolcu olduğum için okuyamadım. O zamanlar imkanlar daha kısıtlıydı ve futbol ya da okuldan birisini tercih etmek gerekiyordu. Yeteneğim olduğu için küçük yaşta Beşiktaş alt yapısında futbola başladım. Şimdi çocuklar için çok imkan var. Ben çocuklara mutlaka spor yapmalarını tavsiye ediyorum. Mutlaka spor yapın çocuklar. Her gün spor yapın. Bunun yanında okulunuzu da ihmal etmeyin. Kendimde gördüğüm en büyük eksiklik İngilizce bilmemek. Yurt dışına çıktığımızda taksici bize İngilizce konuşuyor ama ona cevap veremiyoruz. Siz İngilizce, İspanyolca, Fransızca, Almanca öğrenin” dedi.
Öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Sinan Engin, yeni nesil Türk futbolculardan en çok Juventus forması giyen, Kenan Yıldız’ı beğendiğini ifade etti.
Modern ofisler, açık iletişimi destekleyen ama mahremiyeti de koruyan çözümler arar. Ofis bölme sistemleri, bu dengenin en iyi örneğidir.
Net Mimarlık, ofis alanlarına hem estetik hem fonksiyonel çözümler getirir. Cam bölmeler, ışığı kesmeden alanları ayırır. Metal ve ahşap detaylar ise tasarıma sıcaklık katar.
Ofis bölme sistemleriyle çalışanlar odaklanabilir, ekipler ise gerektiğinde birlikte çalışabilir. “Düzenli alan, üretken düşüncelerin doğduğu yerdir.” Net Mimarlık’ın ofis bölme tasarımları, konforlu ve modern bir çalışma kültürü oluşturur.
Olgay GÜLER Edirne Emekliler Derneği’nde, genel kurulla belirlenen yeni yönetim, Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) ziyaret etti. Kentte, geçtiğimiz hafta sonu ilk genel kurullarını yapan Edirne Emekliler Derneği, yeni yönetimle ilk ziyaretlerini CHP’ye gerçekleştirdi. Ziyarette derneğin başkanı Ahmet Ziya Yaz ve yönetim kurulu üyelerini, CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı ve Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör karşıladı.
‘EMEKLİLERİN SESİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ’ Ziyaretle ilgili konuşan il başkanı Balkanlı, parti olarak emeklilerin sorunlarını yakından takip ettiklerini söyledi.
Balkanlı, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz emeklilerin sorunlarını çok yakından biliyoruz ve bunlar ilgili çözüm önerilerimiz var. Bu çözüm önerilerimizi bu hafta kurultaydan sonra emekliler ve diğer çalışanlarla ilgili sosyal politikalarımızı program halinde açıklayacağız. Burada da görülecek ki emeklilerin, ezilenlerin her zaman Cumhuriyet Halk Partisi olarak yanlarındayız. Onların sesi, onların kulağı olmaya devam edeceğiz” dedi.
‘HER OLAYDA YANLARINDAYIZ’ CHP Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör de, her zaman emeklilerin yanında olduklarını belirterek, “Bu ziyaretten gayet memnunuz. Çok teşekkür ediyorum kendilerine. Görevlerinde başarılar diliyorum. Bundan sonraki süreçte irtibatlarımız devamlı sürecektir. Emeklilerimizin şu an Türkiye’deki durumu bellidir. Bizim onlara bakış açımız da bellidir. Bu süreçte bizim kendilerine sağlayabileceğimiz her olayla yanlarında olduğumuzu bilmelerini isterim” diye konuştu. ‘DERNEĞİMİZ SİYASET ÜSTÜDÜR’ Edirne Emekliler Derneği Başkanı Ahmet Ziya Yaz, derneğin siyaset üstü olduğunu belirterek, “Edirne Emeklileri Derneği siyaset üstüdür. Her emekli olan arkadaşın sorunu var nihayetinde. Herkes bu dernekte çalışabilecek, üye olabilecek. Tüm siyasi partilerimizi ziyaret edeceğiz. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’ni ziyaret ettik. Sahada olsun, çalışmalarda olsun, görüşlerimizde olsun hep birlikte çalışmamız gerektiğini düşünüyoruz. Bu anlamda da kendisine bizi güzel bir şekilde karşıladığı için teşekkür ediyoruz. Hep birlikte mücadeleye devam” ifadelerini kullandı.
Olgay GÜLER Edirne Valisi Yunus Sezer, Kırklareli’deki Kayalıköy Barajı’nda seviyenin ölü hacme ulaşmasıyla su alınmaya başlanan Süloğlu Barajı’ndaki 7 kilometrelik iletim hattında, yenileme çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.
Kentte, aşırı sıcaklar ve yağışsız hava nedeniyle meydana gelen kuraklık, içme suyunun sağlandığı Kırklareli’ye bağlı Kayalıköy Barajı’nda su seviyesinin ölü hacme ulaşmasına neden oldu. Edirne Belediyesi bunun üzerine, alternatif su kaynağı olarak eski hatla iletimin sağlandığı Süloğlu Barajı’ndan su almaya başladı. Hatta sık sık patlak yaşanması nedeniyle, Devlet Su İşleri 11’inci Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan ihaleyle yenileme çalışmaları başlatıldı. Edirne Valisi Yunus Sezer, iletim hattındaki yenileme çalışmalarını yerinde inceleyerek bilgi aldı.
‘ÇALIŞMALAR HIZLI ŞEKİLDE DEVAM EDİYOR’ Çalışmalarla ilgili bilgi veren Sezer, DSİ’nin 2 ay gibi kısa sürede ihaleleri tamamlayıp çalışmalara başladığını belirterek, “Edirne’miz biliyorsunuz yaz aylarında yoğun bir kuraklık yaşadı ve ciddi su sıkıntısıyla karşı karşıya kaldık. Bu su sıkıntısını gidermek adına da Kayalı’dan alım devam ediyor. Bir taraftan kuyular açılma gayreti içerisinde olundu. Ama özellikle Süloğlu’ndan Edirne arıtmaya bağlantı daha önce İller Bankası kanalıyla belediye imkanlarıyla yaptırılan bir hat var. Uzun zamandır kullanılmadığı için ve hat, asbest borularla yapıldığı için orada belediye tarafından onarım çalışmaları yapıldı. Su verildi, patlaklar oldu, verim alınamadı. Edirne’nin yaşadığı su sıkıntısından dolayı Tarım Bakanımıza durumu aktardık. DSİ Genel Müdürümüz gelerek burada incelemelerde bulundular. Tarım Bakanlığımız DSİ Genel Müdürlüğümüz bu işi kendi üzerine aldı. Kısa bir sürede ihaleleri yapıldı. Başka bir projedeki borular da buraya aktarılarak 2 kilometrelik yerin borusu geldi. 10 gün içerisinde de 7 kilometrenin tamamının borusu gelerek burayı, bu ay içerisinde büyük bir kısmını tamamlamış olacağız. Ekipler çoğaltılmış durumda. Şimdi hızlı bir çalışma devam ediyor” dedi.
‘1 AYDA BİTİRECEĞİZ’ Hat yenileme çalışmalarını 1 ay içerisinde bitirmeyi hedeflediklerini söyleyen Vali Sezer, “Buradaki amacımız Süloğlu barajında bulunan 8 milyon metreküp kadar su var. Bu suyun arıtmaya aktarılması ve oradan da şehre verilmesi. İnşallah bu işi kısa sürede tamamlayarak şehrimizin içme suyu noktasında daha rahat bir nefes almasına destek olmaya çalışacak DSİ kanalıyla. 1 aylık bir zaman zarfında da inşallah bitireceğiz. Yatırım programında olmamasına rağmen buraya ödenek sağlandı. Yaklaşık 250 milyona yakın buranın maliyeti var. Şimdiden bitmiş sayıyoruz. DSİ’nin de şu ana kadar yapmış olduğu en hızlı iş olacak” diye konuştu.
Olgay GÜLER Edirne’nin Lalapaşa ilçesinde, 43 yıl önce şehit düşen üç şehit anısına yaptırılıp, zamanla eskiyen Üç Şehitler Anıtı, yenilenerek yeniden açıldı.
Lalapaşa’da, 1982 yılında obüs tankının devrilmesi sonucu Çavuş Hacı İbrahim Sezgin Kahramanmaraş, Onbaşı Yılmaz Ersoy Tunceli ve Er İbrahim Yıldırım Malatya şehit düştü. Olayın ardından şehitler anısına, ilçede yapılan Üç Şehitler Anıtı, zamanla eskiyerek tahribata uğradı. Edirne Valiliği, Lalapaşa Kaymakamlığı ve Lalapaşa Belediyesi işbirliğinde yenilenen anıt yeniden ziyarete açıldı. Açılış törenine Edirne Valisi Yunus Sezer, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Yüksel Kolcu, Lalapaşa Kaymakamı Bahadır Yılmaz, Lalapaşa Belediye Başkanı Zafer Sezgin Geldi, şehitlerin aileleri ve vatandaşlar katıldı.
‘AZİZ HATIRALARI SONSUZA KADAR YAŞAYACAK’ Törende konuşan Vali Sezer, şehitlerinin anısının, anıtla birlikte yaşayacağını belirterek, “Burada sadece bir anıtı açmıyoruz. Aynı zamanda şehitlerimizin şehit oldukları her yeri bizim bir şekilde gelecek nesillere bırakmamız lazım, unutturmamamız lazım. Hayat fani, hepimiz buradan göçüp gideceğiz. Şehitlerimizin geride bıraktıkları aileleri de Allah uzun ömür versin, sağlık versin, onlar da aynı şekilde gidecekler. Ama burada bu anıt bu şehitlerimizin manevi ruhaniyetleri ebediyen bu topraklarda yaşayacaktır. Tıpkı Balkan Şehitliğimizde olduğu gibi, tıpkı hemen yanı başımızda Çanakkale’de olduğu gibi, burada da, bu vatanın her köşesinde de şehitlerimiz ve onların geride bıraktıkları aziz hatıraları sonuna kadar, sonsuza kadar yaşayacaktır. Bu anıtla beraber, üç şehidimizin de aziz hatıralarının bundan sonra da devam edeceğine ve burada Lalapaşa’ya emanet bir şekilde devam edeceğini bilmelerini isterim” diye konuştu.
Lalapaşa Kaymakamı Bahadır Yılmaz da, vatan uğruna şehit olan tüm şehitleri minnet ve şükranla andıklarını söyledi. Yılmaz, “Bundan tam 43 yıl önce burada bir OBÜS tankımızın köprüden aşağı devrilmesi sonucu elim kazada üç vatan evladımızı şehit verdik. Şehitlerimizin anısına buraya yıllar evvel bir anıt yaptırıldı. Geldiğimiz anda anıtın tadilat görmesi hasıl oldu. Sizlerin talimatı ve desteği, belediye başkanımızın gayreti ve çalışması ile üç şehitleri anıtımız yeniden ihya edildi. Bugün burada hep birlikte açılışını gerçekleştireceğiz. Vatanı, bayrağı ve namusu uğruna gözünü kırpmadan şehit düşen aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor, üç şehitler anıtımızın ihya edilmesinde başta sayın valimize ve emeği geçen herkese şükranlarımı arz ediyorum” dedi.
‘HATIRALARA ASLA YIPRANMADI’ Lalapaşa Belediye Başkanı Zafer Sezgin Geldi de, anıtı yenileyerek şehitlerin hatırasına olan vefayı gösterdiklerini kaydetti. Geldi, “Bugün burada Üç Şehitler anıtının yalnızca yenilenmiş haliyle açmak için değil şehitlerimizin hatırasına olan vefamızı göstermek için toplanmış bulunmaktayız. 1982 yılında yapılan bu anıt yıllar içerisinde yıpransa da şehitlerimizin aziz ve hatıraları asla yıpranmadı. Biz ise bugün bu hatıraya layık bir çalışmayı ortaya koymanın gururunu yaşıyoruz. Bu süreçte ve öncesinde ilçemize her zaman destek olan ve her ortamda gururla; ‘Lalapaşa benim ilçem’ diyen sayın valimize en içten teşekkürlerimi ve şükranlarımızı arz ediyorum. Anıtın yeniden hayatta bulunmasında emeği ve alın teri olan heykeltıraşımız Müslüm Özcan’a da ayrıca şükranlarımızı borçluyuz. En büyük teşekkürü ise evlatlarını bu vatana emanet eden şehit ailelerimize, bizlere sabrı ve taşıdığı büyük acıyı milletimizin baştacı yapmıştır, bu anıt sizin emanetinizi yaşatmak için burada duruyor. Vatan uğruna can veren kahraman Mehmetçiklerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum” şeklinde konuştu.
‘BIRAKTIĞI EMANETİN GURURU VE ACISINI YÜREĞİMDE TAŞIYORUM’ Şehit Çavuş İbrahim Sezgin’in yeğeni Gökhan Karakaş, şehitlerin hatırasını yaşatmak ve sahip çıkmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Karakaş, “Şehidimizin yakınlarından biri olarak öncelikle şehidimizin bıraktığı emanetin gururunu ve acısını yüreğimde taşıdığımı ifade etmek istiyorum. Şehitlerimizin hatırasını yaşatmak ve bize bırakılan bu kutsal emanetlere sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Şehitlerimize, şehitlerimizin emanetlerine ve hatıralarına en fazla sahip çıkılması gereken bu süreçte bizlerin gururlandırdığı için sayın valim, sayın kaymakamım başta olmak üzere bizlere ulaşarak böyle anlamlı bir günde bizleri onore ederek acımızı paylaşan belediye başkanımıza ayrıca teşekkür ederim. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi daim eylesin. Tüm şehitlerimize rahmet, gazilerimize uzun ömürler diliyorum” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından, anıtın açılışı gerçekleştirilirken, şehitlerin aileleri de duygusal anlar yaşadı.
Olgay GÜLER Edirne’nin Lalapaşa ilçesinde, ‘Şehitler İçin Bir Fidan, Geleceğimiz İçin Bir Nefes’ projesi kapsamında, 500 çam fidanı toprakla buluşturuldu.
Emniyet Genel Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokolle hayata geçirilen ‘Şehitler İçin Bir Fidan, Geleceğimiz İçin Bir Nefes’ projesi kapsamında, Edirne’nin Lalapaşa ilçesine bağlı Çömlekköy köyünde, fidan dikim etkinliği düzenlendi. Şehitler anısına 500 çam fidanın dikildiği etkinliğe, Edirne Valisi Yunus Sezer, Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden, İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, kurum ve kuruluş müdürleriyle, şehit aileleri katıldı.
‘GELECEĞE EMANET BIRAKMAK İÇİN YAŞIYORUZ’ Törende konuşan Edirne Valisi Yunus Sezer, Trakya topraklarının her karışında şehitlerin kanı olduğunu belirterek, “Dolayısıyla bu topraklar bizim için gerçekten kıymetli. Ağaçlarımız ve ormanlarımız da bizim için kıymetli. Biz sadece bugünü yaşamıyoruz. Bir de geleceğe bir emanet bırakmak için yaşıyoruz. Güzel bir yurt, güzel bir vatan bırakmak için yaşıyoruz” diye konuştu.
Vali Sezer, “Bugün bu anlamlı projede hayırlı bir iş için buradayız. Bu hayrın bir ucundan şehitlerimiz, bir ucundan gençlerimiz, bir ucundan kurumlarımızın kıymetli yetkilileri tutuyorlar. Allah hayırlı uğurlu etsin. Bu işi düşünenden Allah razı olsun diyelim. İnşallah burada dikilecek her fidan şehitlerimiz için bir nefes, geleceğimiz için de bir nefes, onların mukaddes ruhları için de burada yaşayacak bir ortam olacaktır” dedi.
‘HER FİDAN VATAN SEVGİSİNE BIRAKILAN CANLI BİR NİŞANE’ İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan da, projeyle şehitlerin aziz hatıralarının yaşatıldığını belirterek, “Şehitlerimizin aziz hatırasını yaşatmak, milli birlik ve beraberlik bilincimizi güçlendirmek ve gençlerimizin doğa sevgisini pekiştirmek amacıyla bugün burada 500 fidanı inşallah toprakla buluşturacağız. Dikilen her fidan geleceğimize ve vatan sevgimize bırakılan canlı bir nişane olacaktır. Bu anlamlı projeye katkı sağlayan tüm kurumlarımıza, kıymetli şehit ailelerimize, gazilerimize, fedakar mesai arkadaşlarıma, Orman Genel Müdürlüğü’nün değerli çalışanlarına, değerli öğretmen ve öğrencilerimize teşekkür ediyor, her bir fidanı şehitlerimizin aziz hatırasına bir nefes olmasını temenni ediyorum” dedi.
Konuşmaların ardından Vali Sezer ve törene katılanlar, fidanları dikti.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, köprü inşaatı tamamlanamadığı için iki yakaya ayrılan Oğulpaşa Köyü’nün yaşadığı mağduriyeti TBMM gündemine taşıdı. Yazgan, “Köylülerimizin haklı talebi, sadece bir köprü değil, güvenli bir yaşam garantisidir. Oğulpaşa Köyü’nün mağduriyeti, siyasi çekişmelerin ötesinde bir insani sorumluluk meselesidir” dedi.
Milletvekili, Oğulpaşa Köyü’nde yaşanan köprü sorununu TBMM gündemine taşıdı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesini TBMM Başkanlığı’na sunan Yazgan, “Edirnemizin Havsa ilçesine bağlı Oğulpaşa Köyü, önceki yıllarda yaşadığı sel felaketinin izlerini ne yazık ki hala silmeye çalışmaktadır. Köyü ikiye bölen dere yatağı üzerine Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından başlatılan köprü inşaatının tamamlanamamış olması, bölge sakinleri için yeni bir krize davetiye çıkarmaktadır” dedi.
Yağış döneminin yaklaşmasıyla birlikte köyün iki yakası arasındaki ulaşımın kesilmesi ve köy sakinlerinin günlük hayatının durma noktasına gelmesinin an meselesi olduğuna dikkat çeken Yazgan, “Bu durum, sadece bir ulaşım sorunu değil, aynı zamanda can ve mal güvenliği açısından kabul edilemez bir tehdittir. Köyün bir yakasında bulunan Süt Toplama Merkezi’ne erişimin tehlikeye girmesi, bölge ekonomisi için de ciddi kayıplar yaratma ihtimali barındırmaktadır. Tarımsal üretimin ve hayvancılığın sürdürülebilirliği, köylümüzün geçim kaynağı olan bu merkeze güvenli ulaşımla doğrudan bağlantılıdır. Köylülerimizin haklı talebi, sadece bir köprü değil, güvenli bir yaşam garantisidir” ifadelerini kullandı.
‘İnsani sorumluluktur’
Ödenek yetersizliği nedeniyle köprünün tamamlanamadığı iddialarına işaret eden Yazgan, “Vatandaşlarımızın güvenliği söz konusu olduğunda, bütçe kalemleri arasında önceliklendirme yapmak ve gerekli kaynağı derhal tahsis etmek yönetim sorumluluğudur. Oğulpaşa Köyü’nün mağduriyeti, siyasi çekişmelerin ötesinde bir insani sorumluluk meselesidir” dedi. Yazgan, şu soruları yöneltti:
“Söz konusu köprü inşaatı hangi aşamadadır? Köprünün halen tamamlanamama gerekçesi nedir? Köprünün yağışlar başlamadan yapılması planlanmakta mıdır? Eğer köprü bitirilemeyecekse köyün ulaşım bütünlüğü nasıl sağlanacaktır? Yurttaşların can ve mal güvenliği için hangi çalışmalar yapılmaktadır?”
İpek kağıt üretimi dut dallarının soyulması ile başlıyor.
Gönül UYANIKTIR
Semerkant’ın özellikleri ve güzellikleri saymakla bitmez… Türk diyarlarının kadim kenti Semerkant’ta dut ağacı kabuğundan kağıt üretme serüvenini yaşamayı merakla bekliyoruz. Kimi kaynaklara göre 8’nci yüzyılda başlayan ipek kağıt üretimi günümüzde hala özel imalathanelerde sürdürülüyor. Çok özel bir kağıt olan ve Semerkant adıyla özdeşleşen ipek kağıt bugün de 1.200 yıl öncesinin zorlu ve uzun süreli yöntemleri kullanılarak özel talepler uyarınca üretiliyor.
Yerel Rehber Sümeyya aşamaları anlatıyor
Kağıt türlerinin en dayanıklısı olan ve üç asır süreyle saklanabilen Semerkant İpek Kağıdı yapımını Özbekler’in Çinli esirlerden öğrendiği biliniyor. İlkel yöntemler kullanılarak elde edilen ipek kağıdın ana hammaddesi olan dut ağacı, Edirne’de geçmiş yüzyıllarda da dut yaprakları kullanılarak ipek böceği bakımını aklıma getirdi. Dut ağacı, Edirne’de yapraklarından ipek kumaşlar elde edilirken Semerkant’ta da kağıdın ipeğine yolculuk yapıyormuş. ……………………………. Yerel Rehberimiz Sümeyya bizi Semerkant’ın merkezinden az uzakta bulunan ve geleneksel yöntemler kullanarak ipek kağıt üreten bir atölyeye götürüyor. Yapımı suyla da alakalı olan ipek kağıt üreten atölye büyük bir bahçe içinde tek katlı geniş bir alana yayılmış. Çevredeki temizlik ve sadeliğin öne çıktığı atölyeye; çalışan bir arkın üzerindeki merdivenlerden giriş yapıyoruz.
İpek kağıt üretim atölyesi girişi
İlk aşamada görüyoruz ki, dut ağaçlarından soyulan parçaların kağıda dönüşebilme yolculuğu en az on gün sürüyor. Gelenek ve göreneklerine bağlılığına her fırsatta tanık olduğumuz, İpek Yolu güzergahının en önemli duraklarından Semerkant Şehri, tarihi süreç içinde uzun yıllar doğu ve batı kültürünün kesişme noktası olmuş. Bu geçmişle bağını koparmayan kültürde, ipek kağıda olan ilgi bugün de azalmadan sürüyormuş.
Soyulan dutlar birkaç gün suda durup pişiyor
…………………………………….. İpek Yolu’nun bilinen en eski tarihinin M.Ö. 130 olarak kabul edildiği bazı kaynaklara göre de; dut ağacının kabuğundan elde edilen kağıt üretiminin tarihini bu kadar eskiye götürmek hiç yanlış olmaz, İpek kağıdın yolculuğu tarihi kaynaklarda Semerkant Beyliği savaşçılarının 751 tarihinde Özbekistan’da yaşanan savaşta bir grup Çin askeri esir almasıyla başlıyor. Çinli askerler de esaretten kurtulmak için, karşı tarafa, Çin’in geleneksel sanatlarından olan dut ağacından kağıt üretme tekniklerini öğretiyor ve esaretten kurtulduktan sonra da Çinli esirler sözlerini yerine getirmek için ülkede kalıp çalışıyor.
Semerkant şehrinin adıyla anılan ipek kağıdın ünü, 9’ncu ve 10’ncu asırlarda Asya kıtasının dışına taşıp Avrupa’ya ulaşmış ve o dönem bir çok eser Semerkant ipek kağıdına yazılmış. 10’ncu yüzyıl ise pürüzsüz, dayanıklı, ince ve mürekkebi az emen kağıtları nedeniyle Semerkant’ın kağıt üretim atölyeleri en parlak zamanlarını yaşamış
( YARIN : Altı metrelik köfte, dünya rekoru gibi )
Ayşen Tamergil TKB Edirne Şubesinde 38 yıldır başkanlık görevinde bulunması nedeniyle plaketle ödüllendirildi
Nurşen GÜL ÖZ Nezihe Muhiddin ve arkadaşlarının girişiminde 101 yıl önce 1924’te kurulan Türk Kadınlar Birliği (TKB) geçtiğimiz günlerde kuruluşunun yıl dönümünü özel bir gecede kutladı. Gecede dernekte 25 Yıl ve üzeri il ve ilçe şube başkanlarına Onur Plaketleri takdim edilirken Edirne Şube Başkanı Ayşen Argün Tamergil 38 yılla bir rekora da imza attı. Ayşen Tamergil 40 yıla yakın bir süre verdiği hizmetin onurlandırılmasından mutluluk duyduğunu belirterek, Derneğin 101’nci kuruluş yıldönümüne erişmenin de onurunu yaşadığını kaydetti. Geceye Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Ayşegül Ovalıoğlu ile çok sayıda davetli katılım sağladı.
İstanbul’da TKB’nin 101’nci kuruluş yılı kutlandı
İstanbul’da; Türk Kadınlar Birliği Derneği Maltepe Şube Başkanı Semahat Daruga ve üyeler tarafından düzenlenen gecede, TKB Edirne Şube Başkanı Ayşen Argün Tamergil’e, derneğe 38 yıldan bu yana şuba başkanı olarak yaptığı çalışmalar nedeniyle plaketi takdim edildi. Geceye katılamayan TKB Genel Başkanı Avukat Sema Kendirci Uğurman da bir mesaj göndererek bu özel günü kutladı. Törende konuşan Maltepe Şube Başkanı Semahat Daruga bir konuşma yaparak TKB’ne uzun yıllardın emek veren il ve ilçe başkanlarını kutladı ve teşekkür etti. Daruga konuşmasında şu ifadelere yer verdi. “Türk Kadınlar Birliği Derneği İstanbul şubeleri olarak 101’nci yılımızda ortaklaşa düzenlediğimiz “Tarihe İz Bırakanlar Onur Gecesi’nde 25 yıl ve üzeri başkanlık yapan Anadolu’daki ve Trakya’daki şube başkanlarımız ve üyeleriyle birlikte Topkapı Eresin Otelde bir araya geldik. Bakırköy Türk Kadınlar Birliği Derneği Üyesi olan Bakırköy Belediye Başkanı Sayın Ayşegül Ovalıoğlu’nun da aramızda olması bizler için ayrı bir gurur kaynağı oldu. Başkanlarımızın onur plaketlerini de birlikte takdim ettik.”