Mimarlar Odası Edirne Temsilciliğinde kongre

Mimarlar Odası Edirne Temsilciliği’nde 19. Olağan Genel Kurul gerçekleştirildi. Genel kurulda Başkanlığa seçilen Attila Ergin, “Mimarlık Edirne’de yalnızca bir meslek değil; koruma ve dönüştürme sorumluluğudur” dedi.
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Edirne Temsilciliği’nin 19. Olağan Genel Kurulunun ikinci toplantısı yapıldı. İlk çoğunluk sağlanamadığı için ertelenen genel kurulda yeni dönem hedeflerinin ele alınırken, yönetim kurulu üyeleri de belirlendi.
Genel kurulun açılış konuşmasını yapan ve yeni dönemde başkanlığa seçilen Attila Ergin, meslek örgütünün önemine dikkat çekerek birlik ve dayanışma çağrısı yaptı. Ergin konuşmasında, Edirne’nin tarih, kültür ve mekânsal hafıza bakımından büyük bir sorumluluk taşıdığını belirterek şunları söyledi:
Mimarlık yalnızca yapı üretmek değil, yaşam kültürü, kamusal alan ve kent kimliği inşa etmektir. Meslektaşların haklarını korumak, mesleki duruşu güçlendirmek ve kente katkı sunmanın temel amacımızdır. Yeni dönemde daha üretken, daha etkili ve daha güçlü bir temsilcilik hedefliyoruz.
Ergin, önceki yönetim döneminde emek veren tüm kurul üyelerine ve gönüllü destekçilere teşekkür ederek, “Birlikteliğimiz ve dayanışmamız her zamankinden daha kıymetlidir” dedi.
Yeni Yönetim Asıl Üyeler: Attila Ergin (Başkan), Murat Terzi, Aslı Kırağası, Furkan Tatar, Hande Arıdağ Yaşar, Yedek Üyeler: Tülay Hoşgör, Yeliz Kaya, A. Mert Tunçel, Ahmet Şerif Ekşi, Tuğçe Kiper

Işıkseren, ‘Siyaset Söyleşileri’nde

TAKSAV’ın geleneksel söyleşilerinin bu akşamki konuğu Hudut Gazetesinde “Eleştirel Düşünce” köşesinin yazarı, Kimya Yüksek Mühendisi, Siyasetçi Dr. Nurhan Işıkseren olacak.

Işıkseren, “Siyaset Söyleşileri” ‘nin konuğu olarak, “Demokratik Siyaset Meseleleri” ana başlığında görüş, deneyim ve bilgilerini paylaşacak
Bu akşam (27 Kasım Perşembe) TAKSAV Salonunda gerçekleşecek olan söyleşi saat 20.00’de başlayacak. Tüm vatandaşları yakından ilgilendiren, ‘demokratik siyaset’ ve genel anlamda siyasete ilgi duyan ya da bizzat içinde olup siyasetle uğraşan Edirnelilerin söyleşiye büyük ilgi göstermesi bekleniyor.


Aynı zamanda Çumhuriyet Halk Partisi Edirne Merkez İlçe üyesi olan ve Hudut Gazetesinde, “Eleştirel Düşünce” köşesinde, içinde bulunduğumuz ortamı çekinmeden, ön yargısız ve objektif bir dille çözümleyen Nurhan Işıkseren’in söyleşisini kaçırmamanızı öneririz.!

Aramızdan ayrılanlar

HİLMİ BÜYÜKKARA VEFAT ETTİ
Jale Büyükkara ve merhum Fikret Büyükkara’nın oğlu, merhum Mehmet Büyükkara’nın ağabeyi, Didem Büyükkara’nın babası Hilmi Büyükkara 61 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Lala Şahin Paşa Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
NAZLİYE ŞAHİN VEFAT ETTİ
Yeniimaret semti sekinlerinden merhum Şahabettin ve merhume Mükerrem Gilan’ın kızları, merhum Dilaver Şahin’in eşi, Zahide Erol ve Recep Şahin’in anneleri, Kazım Gilan, Kenan Gilan ve Nazmiye Kaşutaş’ın ablaları, Melda Sezen ve Meral Sazlı’nın teyzeleri, Kerem ve Eren Gilan’ın halaları Nazliye Şahin 73 yaşında vefat etti. Merhumenin cenazesi Küçükpazar semti Sarı Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.
ALAEDDİN GÜRDAL VEFAT ETTİ
Mehmet, Mustafa, Ayşe ve Rüveyda Tiryaki’nin kardeşleri, Fatma ve Arzu Gürdal’ın babaları Alaeddin Gürdal 77 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Lala Şahin Paşa Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
SABRİYE KARTEL VEFAT ETTİ
Şükrü Kartel’in eşi, Kasım Kartel’in annesi, Meral Kartel’in kayınvalidesi, Zehra Kamer ve Berker Kartel’in babaanneleri Sabriye Kartel 92 yaşında vefat etti. Merhumenin cenazesi dün Lala Şahin Paşa Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

Keşan Gençlik Merkezi Slovenya’da


Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın Uluslararası Hareketlilik Programı kapsamında yürütülen “Geri Dö-nüşüm Kahramanları: Adım Adım Dönüşüm” projesi, 20 – 25 Ekim 2025 tarihleri arasında Sloven-ya’nın Ljubljana ve Ptuj kentlerinde gerçekleştirildi.


Projenin Keşan Gençlik Merkezi’nde sürdürülen sıfır atık ve geri dönüşüm çalışmalarının uluslararası boyuta taşınması amacıyla hazırlandığı, çevre bilincini güçlendirmeye yönelik kapsamlı etkinlikler içerdiği kaydedildi.
Toplam 16 kişiden (4 yönetici ve 12 öğrenci) oluşan Türk ekibi; Slovenya’nın Ljubljana ve Ptuj şehirlerinden 110 kişilik yerel ekip ile Osnovna Šola Breg Ortaokulu öğrencileriyle bir araya geldi.
İki ülke gençleri, çevre bilinci, kültürel etkileşim ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları üzerine çeşitli ortak faaliyetler gerçekleştirdi.


Program süresince gençler; geri dönüşüm malzemeleriyle “Kendin Yap (DIY)” atölyelerinde kum saatleri üretti, Ptuj Belediyesi Atık Toplama Merkezi, Slovenya Ulusal Müzesi ve Turnišče Castle Park gibi önemli çevre ve kültür merkezlerini ziyaret ederek sıfır atık uygulamalarını yerinde inceledi.


Proje kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar; çevre bilincinin artırılması, gönüllülük ve sorumluluk duygusunun geliştirilmesi, yaratıcı düşünme ve üretkenlik becerilerinin desteklenmesi alanlarında gençlere önemli katkılar sağladı.


Bu uluslararası hareketlilik faaliyeti, Keşan Gençlik Merkezi’nin çevre ve sosyal sorumluluk odaklı çalışmalarının daha geniş kitlelere ulaşmasına olanak tanırken, Türkiye–Slovenya gençlik iş birliğinin de kalıcı dostluk bağlarına dönüşmesine zemin hazırladı.

3. Lig Müsabakaları Statüsü’nde değişiklik

2025-2026 Sezonu TFF 2. Lig ve TFF 3. Lig Müsabakaları Statüsünde değişiklik yapıldı. Amatör futbolcular için belirlenen birinci transfer ve tescil dönemi, yurt içi transfer ile sınırlı olmak üzere 19 Aralık 2025 tarihine kadar uzatıldı.
Bahis skandalı ile oyuncuları ceza alan takımlar kadro kurmada zorluk yaşarken Türkiye Futbol Federasyonu’ndan yönetmelik değişikliği kararı geldi.
TFF Yönetim Kurulu’nun 25.11.2025 tarih ve 61 sayılı toplantısında 2025-2026 Sezonu TFF 2. Lig Müsabakaları Statüsü’nde ve 2025-2026 Sezonu TFF 3. Lig Müsabakaları Statüsü’nde değişiklik yapılmasına karar verildi.
Amatör futbolcular için belirlenen birinci transfer ve tescil dönemi, yurt içi transfer ile sınırlı olmak üzere 19 Aralık 2025 tarihine kadar uzatıldı.
Bu doğrultuda statülerde belirlenen oyuncu uygunlukları ve yaş kontenjanlarına uygun olarak transfer ettikleri amatör futbolcuları müsabakalarda oynatabilmek için TFF 2. Lig ve TFF 3. Lig kulüplerine A Takım Listelerini revize etme hakkı sağlandı.
Bununla birlikte TFF 3. Lig’de olduğu gibi TFF 2. Lig de de amatör futbolcuların müsabakalarda oynatılmasına izin verildi.
TFF’nin yönetmelik değişikliğinde konuyla ilgili değişiklikleri içeren maddeler şunlar:
GEÇİCİ MADDE 1:
Kulüpler işbu Statü’nün Ek-2’sinde belirtilen ve A Takım Listesi başlıklı Madde 2’de yer alan koşullara uygun olarak, A Takım Listesinde olmayan veya 2025 – 2026 Sezonu amatör futbolcular için belirlenen transfer ve tescil dönemi içerisinde transfer edilen amatör futbolcularını dahil etmek üzere A Takım Listesini revize edebilirler ve Müsabaka İsim Listesi başlıklı Madde 4’te belirtilen koşullar çerçevesinde müsabakalarda oynatabilirler.
MADDE 2 – A TAKIM LİSTESİ
(1) Kulüpler aşağıda belirtilen esaslar çerçevesinde resmi müsabakalara iştirak edecek futbolcularının A Takım Listesini Federasyona ibraz etmek zorundadır:
a) A Takım Listesi en fazla 25 amatör veya profesyonel futbolcudan oluşur. 25 Kişilik A Takım Listesinde 01.01.2000 ve daha sonra doğmuş en az 20 amatör veya profesyonel futbolcunun yazılması zorunludur.
Önceki sezonlarda sözleşme imzalayan ve TFF 3. Ligde bulunan kulüplere tescil edilen 01.01.2000 öncesinde doğmuş futbolcu sayısının 5’ten fazla olması halinde bu futbolcular sözleşme sürelerinin sonuna kadar müktesep hakları sebebiyle 25 kişilik A Takım listesi artırılmak suretiyle yazılabilirler.
b) Kulüpler, A Takım Listesinde en fazla 3 kaleci bulundurabilir. Bu kalecilerden en az birinin 01.01.2003 ve sonrasında doğmuş futbolcu olması zorunludur.
c) Kulübün “a” ve “b” bendinde öngörülen kriterlere uygun futbolcuları bildirmemesi durumunda A Takım Listesi, bildirilmeyen futbolcu sayısı kadar eksik oluşturulur;
Ayrıca ilgili kulüpler hakkında talimatlara aykırılık sebebiyle disiplin işlemi yapılır.

YEREL YÖNETİMLER VE ÇEVRE

En basit tekrardan başlayalım; herkes evinin önünü temizlerse her yer temiz olur. Geçmişte tek katlı evlerde bu söz doğru idi ama kentleşme gerçeğinde bu olmuyor. Temizlemek yerine kirletmemeyi başarmalıyız. Kentlerin kirlilik sorunları toplumun tehlikeleri görüp farkında olarak örgütlenmesi ve müdahalesi ile çözülecek. Oysa bu evreleri yaşayan ülkelerden ders alabilmeliyiz. Maalesef her toplum yaparak, yaşayarak, batarak, çıkarak öğreniyor.

Kirlenmenin tarihi insanlığın tarihidir aslında. Kayıtlardaki ilk kirlenme gürültüde görülmüş. Julius Sezar’ın MÖ. 44’te Sezar Belediyeler Yasası ile gürültülü vagonların geceleri başkentin sokaklarında dolaşmasını yasakladığı antik Roma dönemine kadar uzanır. Ayrıca İsa’nın doğumundan 600 yıl öncesinde İtalya’da bakır dövenlerdeki gürültünün işitme yitiğine yol açtığı ve gürültüye karşı önlemler alınarak da yasalar çıkarıldığı bilinmektedir.

Bu günkü anlamda kirlenme ise sanayileşme sürecinde yaşamımıza girmiştir. Her türlü kirlenmenin ana kaynağı daha çok tüketim için doğa ve insanın sömürülmesi ve ekolojik durumun bozulmasıdır. Kentimizde de bugün gürültü kirliliği vardır.

Bu çerçevede kentimizdeki kirlilikleri sayabiliriz.

Hava kirliliği; aşırı araç kullanımı ve bunun temel sebebi de toplu ulaşımın plansız ve yetersiz olması. Ayrıca kirlilik üretmeyen ulaşım modelinin de yok sayılması.

Su kirliliği; geçmişte yapılan altyapının plansızlığı, yenilemenin henüz tamamlanmaması ve kente gelen su kaynaklarının sağlıksız olması ilgili toplantılardan çıkardığım sonuçlar. Uzmanların bir talebi de binaların kendi su depolarının bakımsızlığıdır. Ayrıca kent akarsularının kirliliği de önemli bir konu. Bu ise ilgili kurumun (DSİ) denetimi, ekolojik düzenleme yapmaması ve bizlerin de nehir kenarında oturup, bir şeyler yemesi ve dinlenip kalkarken de atıklarımızı olduğu gibi bırakmamızdan kaynaklanıyor.

Atık kirliliği; yerel idarenin plansızlığı ve henüz evsel ayrıştırmaya geçememesi temel neden. Ayrıca atık toplama konteynırlarının bakımsızlığı da çirkin ve sağlıksız sonuçları getiriyor. Burada biz kentlilerin de hatası çoktur. Konteynırın açık bırakılması, evimizden çıkan her tür atığın buraya yığılması, konteynıra asla bırakılmaması gereken moloz, hurda, ağaç dalları gibi atıkların maalesef bizler tarafından buralara bırakılması kirli kent algısını büyütüyor.

Kente dair başka kirlenmeleri de kısaca sayarsak; yazları sineklerin baskını. Plansız ve yerinde olmayan çeltik tarlaları üreme alanı ve merkezi idare yetkisinde. Ancak zamanında ilaçlama yapılmaması da bir sebeptir.

Kentte gezen kedi köpeklerin dışkıları da bir kirlenmedir. Ayrıca evinde hayvan besleyenlerin hayvanlarını gezdirirken dışkılarını toplamaması da kirlenmedir. Sokak hayvanlarının beslenmesine katkı yapalım derken her yere yem veya yemek atıkları bırakmak da plansızlık örneği ve sokak kirlenmesine neden oluyor.

Kent içi hafriyatların çevreye kötü görüntü ve koku saldığı görülmektedir. Bu atıkların konteynır yanında veya kamusal alanlara bırakılması yanlıştır. Bu tür atıklar için Belediye aranabiliyor ama bunun farkında değiliz sanırım. Daha ulaşılabilir bir tanıtım olabilir.

Öncelikle kentlerin sağlıklı olması ve doğanın ekolojik dengelerinin bozulmaması konusunda uzun soluklu bir mücadele gerekmektedir. İdarelerin kararlı ve kamusal çıkar doğrultusunda tarafsız, bilimsel hizmeti ile hızlanabilir.

Sanırım Belediyemiz farklı deneyimleri görmek için ‘Çevreci Belediyeler Birliği’ne üye oldu.  Bu tür örgütlenmeler amacına uygun çalışırsa her yerele artı puan getirir. Etkili olması ise taleplerimizdir.

Edirne kent içi ve çevre sorunları maalesef çoktur ve her gün artmaktadır. Kent içi sorunların bir sebebi de Trakya sorunlarıdır. Bunların çözümünde etkin olabilecek Trakya Belediyeler Birliği oluşturulmalıdır. Trakya yaşam savunucuları bölgenin ekolojik yapısını korumak adına onlarca yıldır bir arada. Bu birliktelik bugün hukuk ve bilim kurullarının, kent konseylerinin, oda ve derneklerin de içinde olduğu Trakya Platformu olarak Trakya’yı savunurken Trakyalı yerel idareler bir araya gelip ortak çareler bulmuyorlar. Acilen kurulması gereken Trakya Belediyeler Birliği sivil demokratik örgütler ile birlikte ortak ve kalıcı tavır alınmalıdır. Daha sonrasında da bugüne kadar bölge sorunlarına dair hiçbir şey yapmayan Marmara Belediyeler Birliği, Ege ve Marmara Çevre Belediyeler Birliği ve Türkiye Belediyeler Birliği olarak büyütülebilir. Bu örgütlenmeler aynı zamanda demokratik ilişkilerin gelişmesini de geliştirir.

HEVES İSRAFI

Türkiye’de, ARABA VE EV, HESAPSIZ, KİTAPSIZ ALGILARIN İSRAFINDA ALINIYOR!..
“Büyük ev, büyük araba ferahtır, rahattır, huzurludur!..” diye bir algı yaygın. Ama bakımına, temizliğine, harcanan, MASRAF VE EMEĞİ, KİMSE HESAP ETMİYOR?!..
Bir de evin, arabanın MANTIKLI ARAÇSAL KULLANIŞLILIĞI VAR!..
Araba da, ev de bizim ulaşım ve barınma ihtiyacımızı gören, geçici, bitici, ARAÇLARDIR, BE KARDEŞİM!..
BUNLARI, PUTLAŞTIRIP, GEREKSİZ, KOCAMAN, LÜKS VE İSRAFA GİRMENİN NE ALEMİ VAR?..
Bakıyoruz; “KOCAMAN” denen arabalar da 4-5 kişilik, küçük dediğimiz arabalar da 4-5 kişi taşıyor!..
O “KÜÇÜK” denilen arabaların, “Küçük” denilen lastikleri de gerektiğinde, 4-5 kişi taşıyabiliyor, istenen yerlere hiç sorunsuz götürüyor!..
Kocaman arabanın, kamyon lastikleri gibi kocaman tekerlekleri de, aynı yerlere getirip götürüyor!..
ARACIN KOCAMANI DA, KÜÇÜĞÜ DE aynı işi yapıyorlar!..
“KÜÇÜĞÜ DE, GETİRİP GÖTÜRÜYOR, KOCAMANI DA!..”
Ama nasıl taşıyorlar!..
KOCAMANI KOCAMAN MASRAFLARLA, KÜÇÜĞÜ İSE KÜÇÜK MASRAFLARLA!..
Çamurun, yağmurun, güneşin altında, bizim ihtiyacımızı gören, GEÇİCİ, BİTİCİ ARAÇLAR İÇİN, GÖSTERİŞE, LÜKSE, İSARAFA, ÇOK BÜYÜK MASRAFLAR YAPMAYA DEĞER Mİ?..
TÜRKİYE’DE, milyonlarca araç, MİLYONLARCA, gereksiz israf, ne uğruna?..
Yazık değil mi?..
TÜRKİYEMİZİN ekonomisine, gelecek nesillerin hakkını yemeye, yurdumuzun ve doğanın daha çok kirlenmesine..
Yani geleceğimize YAZIK ETMİYOR MUYUZ?..
İhtiyacımızı gören, yaşamsal araçlarımızı putlaştırıyor muyuz yoksa?..
BU KOCAMANLIK, GÖSTERİŞ, İSRAF TUTKUSU NEYİN GÖSTERGESİ SİZCE?..

Bu konu da Rabbimiz bizleri nasıl uyarmış, bakalım?..

Kuran’ı Kerim. Sure 23/Ayet 55—56:
Onlara dünyada verdiğimiz malla, evlatla, kendilerinin hayrına mı müsaade ediyoruz sanıyorlar. Hayır, o nimet değildir; belki derece derece onları azaba yaklaştırıyoruz.

‘Çocuklarımız sizin kobayınız değildir’

Eğitim-İş Edirne Şubesi tarafından, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in okullardaki ‘ara tatil’ uygulamasının önümüzdeki yıldan itibaren kalkabileceği yönündeki söylemine yönelik yapılan açıklamda; söz konusu uygulamanın başından beri hatalı olduğunu belirtildi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği Mardin programında, ara tatillerle ilgili açıklaması gündeme oturdu. Tekin’in, öğrencilerin tatil dönüşü adaptasyon sorununa dikkat çekip, önümüzdeki yıl bu uygulamanın kaldırılabileceği yönündeki açıklaması, meslek kuruluşlarının tepkisine yol açtı. Eğitim-İş Edirne Şubesi tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, uygulamanın başından itibaren hatalı olduğu belirtildi.
Eğitimin, bir ülkenin geleceğini şekillendiren en temel kamusal hizmet olduğu belirtilen açıklamada; günübirlik kararlarla yönlendirilecek bir deneme-yanılma alanı olmadığı ifade edildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Ne ara tatili getiren anlayış, ne de bugün “Beş yıl sonra analiz edeceğiz” diyerek belirsizliği derinleştiren yaklaşım, eğitim biliminin gerekleriyle örtüşmektedir. Ara tatil uygulaması, ilk günden beri bilimsel zeminden yoksun; öğrencinin öğrenme akışını bozan, öğretim bütünlüğünü parçalayan ve velilerin hayat koşullarını hesaba katmayan plansız bir karardı. Bugün o kararı yeniden değerlendirme iddiasında olanlar, o hatalı sistemi bizzat hayata geçirenlerdir. Eğitim politikası tutarlılık, öngörü ve bilimsel rehberlik gerektirir. Ancak yıllardır yapılan uygulamalar, aynı konuda birbirine zıt kararların alınabildiği; açıklamanın, savunmanın ve hesap vermenin olmadığı bir yönetim anlayışını gözler önüne sermektedir. Çocuklarımızın geleceği bu gelgitli politikaların insafına bırakılamaz.

  1. Öğrenme düzenini parçalıyor
    Pedagojik karşılığı olmayan her kesinti, öğrencinin adaptasyonunu bozuyor; öğrenme sürecine doğrudan zarar veriyor.
  2. Velilerin çalışma hayatıyla hiçbir uyum taşımıyor
    Türkiye’de çalışan velilerin izin imkanı sınırlı. Ara tatil; çocuk bakımını, güvenlik kaygısını ve ek masrafları velinin sırtına yükleyen plansız bir uygulamadır.
  3. Öğretmenlerin program bütünlüğünü bozuyor
    Üniteler bölünüyor, takvim sıkışıyor; ölçme-değerlendirme sağlıklı yapılamıyor. Öğretmen sürekli yamayla, idare sürekli telafiyle uğraşıyor.
  4. Eğitim değil, turizm takvimine göre alınmış bir karar
    Bu uygulamanın arkasında bilimsel raporlar değil; sezon hesabı yapanlar vardı. Eğitim politikası ticarete göre şekillenmez; şekillenirse bunun bedelini öğrenci öder.
    ‘SİSTEMSİZLİĞİN KURBANI ÖĞRETMEN, ÖĞRENCİ VE VELİLER OLAMAZ’
    Ve bugün geldiğimiz noktada tablo nettir: aynı konuda, aynı gerekçelerle taban tabana zıt kararlar alınıyor; hiçbir açıklama yok, hesap veren yok. Çocuklarımız sizin kobayınız değildir. Eğitim bir sistemdir; sistemsizliğinizin kurbanı öğretmen, öğrenci ve veliler olamaz. Bu kadar sık değişiklik, bu kadar çelişkili uygulama; iktidarın eğitimi yönetme ehliyeti olmadığının, liyakatsizliğin net kanıtıdır. Bir kere de çıkın, halka hesap verin. Maarif Modeli’niz de, ÖMK’nız da, eğitime verdiğiniz tüm zararlar da, bu ülkenin çocuklarına reva gördüğünüz bilim dışı politikalar da en kısa zamanda tarihe karışacak.”

Gencan’dan ‘kurtuluş’ dansı!

Olgay GÜLER
Edirne Belediyesi tarafından, kentin kurtuluşunun 103’üncü yıl anısına resepsiyon düzenlenirken, Tekirdağ Büyükşehir belediyesi Kent Orkestrası konser verdi.


Edirne’de 103. yıl kutlamaları; belediyenin akşam saatlerinde düzenlediği resepsiyon ve konser etkinliğiyle devam etti. Edirne Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen kurtuluş resepsiyonunda il protokolü bir araya geldi. Belediye Başkanı Gencan, Edirne Valisi Yunus Sezer, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Yüksel Kolcu ve çok sayıda katılım olduğu gecede davetlileri karşıladı.


Resepsiyonda konuşan Belediye Başkanı Gencan, 25 Kasım’ın Edirne’nin karanlıktan aydınlığa, baskıdan özgürlüğe yürüdüğü gün olduğunu söyledi.
Gencan, “Bu şehir tarih boyunca defalarca sınanmış fakat her seferinde kendini yeniden ayağa kaldırmayı başarmıştır. 1913 Balkan Savaşı’nın ağır şartları, ardından 1920’de başlayan ikinci işgal dönemi. Edirne bu iki büyük sınavda da iradesini ve onurunu korumuştur. 25 Kasım 1922’de Edirne’nin özgürlüğüne kavuşması sadece askeri bir başarı değil, milletimizin karakterinin en güçlü örneklerinden biridir. Bu akşam burada buluşmamız, işte o karaktere duyulan saygının göstergesidir. Bu şehrin bize duyduğu güveni hizmete dönüştürmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Tarihine sahip çıkan, kültürü ve turizmiyle gelişen, kadın emeğiyle güçlenen, gençliğiyle yenilenen; bilim, sanat ve üretimiyle değer kazanan bir Edirne hedefiyle yolumuza devam ediyoruz. Bu büyük yürüyüşün en temel gücü iş birliğidir. Tüm kurumlarımız ve hemşerilerimiz, Edirne’nin geleceğini birlikte inşa eden kıymetli paydaşlardır” dedi.


TEKİRDAĞ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ORKESTRASI’NDAN KONSER
Kurtuluş etkinlikleri kapsamında Edirne Belediyesi Konservatuvarı’nda Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası sahne aldı.

Programda katılımcılar konserin repertuvarına büyük ilgi gösterdi.


Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, konser sırasında sahneye çıkarak “Yiğidim Aslanım” eserine eşlik etti ederken, dansçıların teklifini de kırmayarak kısa süreli dans etti.


Çelenk Sunma Töreni: “Edirne, Direnişin ve Mücadelenin Şehridir”
Öte yandan etkinlikler kapsamında, Kurtuluşun 100. Yıl Anıtı’nda çelenk sunma töreni gerçekleştirildi.
Törende konuşan Başkan Gencan, Edirnelilerin katılımıyla “eski bayramlar tadında” bir 25 Kasım yaşandığını belirterek şunları söyledi:


“Edirne, direnişin ve mücadelenin şehridir. İşgal günlerinde pes etmeyen tüm kahramanlarımızı minnet ve saygıyla anıyorum. Bugün bizler de, Cumhuriyet’in değerlerini ve şehrimizin mirasını korumak adına aynı kararlılıkla ayaktayız. Bu mücadelemizi kadınlarımızla, gençlerimizle, tüm hemşehrilerimizle birlikte sürdürüyoruz.”