TÜ’nin yeni Akademik Takvimi açıklandı

Trakya Üniversitesi, 2026-2027 eğitim-öğretim yılına ilişkin lisans ve ön lisans programlarını kapsayan akademik takvimi yayımladı. Takvimde öğrencilerin kayıt yenileme işlemleri, ders dönemleri, ara sınavlar, yarıyıl sonu sınavları, ara tatil ve bütünleme sınavlarının tarihleri yer aldı.

Akademik takvime göre, fakülte, yüksekokul, meslek yüksekokulu ve enstitülerde güz yarıyılı kayıt yenileme işlemleri 7-11 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Eğitim Fakültesi öğrencileri ise kayıt yenilemelerini 24-28 Ağustos 2026 tarihleri arasında yapacak.

Güz yarıyılında dersler 14 Eylül 2026’da başlayacak ve 25 Aralık 2026’da sona erecek. Ara sınavlar 7-15 Kasım 2026, yarıyıl sonu sınavları ise 26 Aralık 2026-10 Ocak 2027 tarihleri arasında yapılacak. Öğrenciler 11-15 Ocak 2027 tarihleri arasında ara tatil yapacak. Bütünleme sınavları ise 18-24 Ocak 2027 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Bahar yarıyılında kayıt yenileme işlemleri 1-5 Şubat 2027, dersler ise 8 Şubat-28 Mayıs 2027 tarihleri arasında yapılacak. Ara sınavlar 27 Mart-4 Nisan 2027, yarıyıl sonu sınavları 29 Mayıs-11 Haziran 2027, bütünleme sınavları ise 19-25 Haziran 2027 tarihleri arasında uygulanacak.

Üniversite yönetimi, öğrencilerin akademik süreçlerini planlarken ilan edilen takvimi dikkate almaları gerektiğini belirtirken, detaylı akademik takvime Trakya Üniversitesi’nin resmi internet sitesi üzerinden ulaşılabileceği ifade edildi.

Güz kayıt yenileme: 7-11 Eylül 2026

Derslerin başlaması: 14 Eylül 2026

Ara sınavlar: 7-15 Kasım 2026

Final sınavları: 26 Aralık 2026-10 Ocak 2027

Ara tatil: 11-15 Ocak 2027

Bütünleme: 18-24 Ocak 2027

Bahar dönemi ders başlangıcı: 8 Şubat 2027

Bahar final sınavları: 29 Mayıs-11 Haziran 2027

Bahar bütünleme: 19-25 Haziran 2027

Gencan’dan başarılı sporculara kutlama

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, son dönemde ulusal ve uluslararası organizasyonlarda elde ettikleri tarihi başarılarla Edirne’ye büyük gurur yaşatan sporcuları ve antrenörlerini kutladı.

Edirne’yi farklı branşlarda başarıyla temsil eden sporcular, katıldıkları şampiyonalarda üstün performans sergileyerek önemli derecelere imza attı. Kocaeli’de düzenlenen Yıldızlar Avrupa Judo Kupası’nda Alara Akbuz Avrupa Şampiyonu olarak göğüsleri kabartırken, Ahmet Efe Öymen Avrupa üçüncüsü, Metin Mustafa Şahin ve Simay Şen ise Avrupa beşinciliği elde etti. Organizasyonda İl Müdürlüğü EYS Antrenörü İhsan Köksoy da Millî Takım Antrenörü olarak görev üstlendi.

Bolu’da gerçekleşen Türkiye Kick Boks Şampiyonası’nda Edirne Kickboks & Mücadele Spor Kulübü sporcusu Önder Ozan Güzel, 71 kg Büyük Erkek K1 kategorisinde Türkiye Şampiyonu olurken; Minikler Türkiye Taekwondo Şampiyonası Batı Grubu müsabakalarında mücadele eden Eymen Ayaz Akkaya ise Türkiye üçüncüsü olarak bronz madalyanın sahibi oldu.

Aydın’ın Söke ilçesinde düzenlenen ANALİĞ Kadınlar Türkiye Şampiyonası’nda ise Sporcu Eğitim Merkezi (SEM) sporcuları takım halinde Türkiye ikincisi olarak büyük bir başarıya imza attı. Şampiyonada bireysel kategorilerde Selma Ceylin Alıçlı ve Serra Gül Yılmaz Türkiye ikincisi; Elifnur Tunç ve Derin Enginar Türkiye üçüncüsü; Güneş Zımba ve Hamiyet Ömür Gümüş Türkiye beşincisi; Şirin Dilci ise Türkiye yedincisi dereceleriyle kentin gurur tablosuna adlarını yazdırdı.

Başarı grafiğini diğer branşlarda da sürdüren sporculardan Deniz Sena Özcan, Türkiye Güreş Şampiyonası U14 58 kilogram kategorisinde Türkiye üçüncüsü; Emir Ali Cengiz Oğuz, İzmir’de düzenlenen U18 Türkiye Atletizm Şampiyonası üç adım atlama branşında Türkiye Şampiyonu; Toprak Topatan ise Slovenya’nın Ljubljana kentinde düzenlenen Central European Countries Meet Yüzme Şampiyonası’nda 1500 metre serbestte gümüş, 400 metre serbestte bronz madalya kazanarak Edirne’ye uluslararası alanda büyük gurur yaşattı.

Farklı branşlarda elde edilen bu başarıların kent için büyük bir motivasyon ve övünç kaynağı olduğunu belirten Belediye Başkanı Filiz Gencan, yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verdi:

“Edirne’mizi sporun farklı dallarında başarıyla temsil eden, kürsüye çıkarak bizlere büyük gurur yaşatan tüm sporcularımızı yürekten kutluyorum. Elde edilen her madalya ve her başarı, yalnızca sporcularımızın değil, aynı zamanda ailelerinin, antrenörlerinin ve kentimizin ortak gururudur. Gençlerimizin sporla iç içe büyümesi, başarılarıyla örnek olması bizler için son derece değerlidir.

Edirne Belediyesi olarak sporun ve sporcunun yanında olmaya devam edecek, çocuklarımızın ve gençlerimizin daha iyi koşullarda spor yapabilmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Kentimize bu gururu yaşatan tüm sporcularımıza, antrenörlerine ve ailelerine teşekkür ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.”

Başkan Gencan, sporun birleştirici gücüne vurgu yaparak, Edirne’nin yetiştirdiği başarılı sporcuların gelecekte de kentin adını Türkiye ve dünya çapında duyurmaya devam edeceğine inandığını ifade etti.

GURBETÇİLER (2)

Yaklaşık bir ay önce, 22 Haziran’da bu köşede “Gurbetçiler” başlığıyla önemli bir konuya dikkat çekmeye çalışmıştık.

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte Avrupa’nın dört bir yanından yola çıkan yüz binlerce gurbetçi, Kapıkule başta olmak üzere sınır kapılarımızdan ülkeye giriş yapıyor.

Ancak bu büyük insan hareketliliğinin Edirne ekonomisine beklenen katkıyı sağlayamadığını, Kapıkule’den giren araçların çevre yoluna yönelip kent merkezine uğramadan yollarına devam ettiğini yazmıştık.

Aradan sadece bir ay geçti.

Bu kez aynı tespiti, sektörün tam içindeki isimler de dile getirdi

Türkiye Otelciler Birliği Edirne Temsilcisi Gökhan Balta’nın açıklamalarını okuyunca, “Demek ki yalnız biz böyle düşünmüyormuşuz” dedim.

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sezai Irmak’ın da aynı konuda topa girdiğini gördük.

**

Balta’nın söylediği aslında çok net…

Kent merkezinde son yılların en durgun gurbetçi sezonunun yaşandığını ifade ediyor.

Bunun en önemli nedenlerinden biri olarak da Kapıkule’den çıkan gurbetçilerin Edirne’ye yönlendirilmesindeki eksiklikleri gösteriyor.

Daha doğrusu, yıllardır çözülemeyen bir yönlendirme sorununa dikkat çekiyor.

Aslında mesele yalnızca bir tabela meselesi değil.

Mesele, Edirne’nin kendisini anlatamaması.

Kapıkule’den çıkan bir aile, şehir merkezine uğraması halinde tarihi çarşıyı görebilecek, Selimiye’nin gölgesinde soluklanacak, Ali Paşa Çarşısı’nda alışveriş yapacak, tava ciğer yiyecek, badem ezmesi alacak, belki de bir gece konaklayacak..

Bunların her biri şehir ekonomisine katkı.

Ama biz daha o aileyi şehir merkezine davet etmeyi bile başaramıyoruz.

Elbette bütün sorumluluğu yönlendirme tabelalarına yüklemek doğru olmaz.

Gurbetçiler de haklı…

Saatlerce direksiyon başında yol geliyorlar.

Sınır kapılarında bekliyorlar.

Bir an önce memleketlerine ulaşmak istiyorlar.

Üstelik Türkiye’deki akaryakıt, otoyol ve tatil maliyetlerinin arttığını kendileri de dile getiriyor.

Ancak bütün bunlar, Edirne’nin hiçbir şey yapmadan beklemesini de haklı çıkarmaz.

Tam tersine…

İnsanların yolculuk alışkanlıklarını biliyorsak, buna göre yeni yöntemler geliştirmek zorundayız.

Kapıkule’de dijital karşılama ekranları…

Sınır kapısından itibaren dikkat çeken dijital yönlendirmeler…

Avrupa plakalı araçlara özel otopark uygulamaları…

“Gurbetçiye Hoş Geldin” kampanyaları…

Kısa şehir turları…

Alışveriş ve konaklamayı teşvik edecek ortak organizasyonlar…

Bunların hiçbiri hayal değildir.

Yeter ki bu konuya sadece turizmcilerin sorunu olarak bakılmasın.

Bu mesele, otelcinin de meselesidir…

Esnafın da…

Lokantacının da…

Ticaret Odası’nın da…

Belediyenin de…

Valiliğin de…

Çünkü kazanan yalnız oteller olmayacaktır.

Kazanan Edirne olacaktır.

**

Edirne, Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı olmakla övünüyor.

Haklı da…

Ama artık yalnızca “kapı” olmak yetmiyor.

Kapıdan geçen insanı şehirle buluşturabilmek gerekiyor.

Her yaz yüz binlerce gurbetçi sınırlarımızdan geçiyor.

Bu insanların ne kadarını Edirne’de bir saat, bir akşam ya da bir gece misafir edebiliyoruz?

İşte asıl başarı, bu soruya verilecek cevapta gizli…

NEGATİF GAZ

“BİR ÜLKE HALKI, KENDİ GELECEKLERİNİ ANCAK KENDİLERİ TAYİN EDER; DIŞARDAN MÜDAHALE EDİLEMEZ!..”
Bu günlerde çok itibar edilen bir deyiş, ama Allah’ın kitabındaki emirlerine baktığımızda, ŞEYTANIN İŞKEMBESİNİN PİS GAZI olduğu açıkça öğrenilir!..
Kuran’ın temel ilkelerine ve de onlarca ayet de emredilenlere bakarsak, “Eğer bir insan, hayvan, bitki veya başka bir ülke halkı muhtaç durumdaysa, onun muhtaçlığını gidermek için, her türlü savaş verilmiyorsa bu, “ALLAH’IN EMİRLERİNE İHANET” anlamına geliyor. Allah’a ihanet, ŞEYTAN YOLUNA HİZMETTİR!..
Eğer bir ülkenin halkı, iç ve dış düşmanların işbirliğinde, eğitimi, dini, kültürü bozulup, MEZHEPLERE BÖLÜNMÜŞ, BİRİLERİ KENDİLERİNE DİNDARLIK ATFEDEREK, ALLAH İLE KUL ARASINA GİRİLMİŞ, ŞİRKE DÜŞÜRÜLMÜŞSE O ÜLKE HALKI MUHTAÇTIR. HEM DE YARDIMA EN FAZLA MUHTAÇTIR!..
Ama bu durum da, “Şeytanın Pis Gazı” insanlığa neyi emrediyor?..
“Karışma o ülkenin NEGATİFLERCE KANDIRILMALARINA DA, MAHVOLUP GİTSİNLER!..” diyor.
YANLIŞLARLA SAPTIRLILMIŞ, ACILARLA CEBELLEŞEN BİR ÜLKEYİ, EĞİTİM SAVAŞIYLA UYARMAKTAN BAHSEDİYORUM!..
İNANÇLI BİLİM EĞİTİMİYLE SAVAŞ, EN KUTSAL SAVAŞ!..
Allah Kuran’ı Kerim’in birçok ayetindede açıkça emrediyor:
4/70: Bu nimet, Allah’tandır. Bilen olarak Allah yeter.
4/71: Ey iman edenler! Silahlarınızı alın, harbe hazır olun. Düşmanla savaşa bölük bölük veya toptan çıkın.
4/74: Dünya hayatını ahiret hayatı için satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, biz ona yakında büyük bir mükâfat vereceğiz.
8/39: Fitne kalmayıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın! Eğer vaz geçerlerse, muhakkak ki Allah, ne yaptıklarını görmektedir.

8/40: Şayet islamdan yüz çevirir de, vazgeçmezlerse, bilin ki Allah mevalânızdır. O, ne güzel Mevlâ, ne güzel yardımcıdır.

*İşte tarih boyunca, YÜKSELİŞ DÖNEMLERİNDE Türkler, Allah’ın bu nurlu emirlerinin, “MAZLUMUN YANINDA, ZALİME KARŞI, ALLAH YOLUNUN SAVAŞÇILARI” olmaya kendilerini adamışlardır. O yüzden, “NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE” DENMEZ Mİ ŞİMİDİ?..

Edirne ciğeri ve kültürü TV ekranında!

Olgay GÜLER

Edirne’yi Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Koruma Derneği Başkanı Uğurcan İmrak, TRT Türk ekranlarında yayınlanan ‘Hoş Geldin Kahvesi’ programına konuk olarak Edirne Tava Ciğeri ve kent kültürünü tanıttı.

Dernek başkanı İmrak, TRT Türk ekranlarında ünlü oyuncu Merve Üçer’in sunduğu “Hoş Geldin Kahvesi” programına konuk oldu. Programda İmrak, Edirne’nin simgesi haline gelen coğrafi işaretli lezzeti tava ciğeri, kentin eşsiz gastronomi kültürünü ve asırlık geleneksel Kırkpınar Yağlı Güreşleri’ni geniş kitlelere aktardı. Edirne’nin turizm potansiyelinin vurgulandığı programda, kentin tarihi ve kültürel değerlerinin önemine dikkat çekildi.

Çekimler sırasında kentteki çalışmaları da değerlendiren İmrak, geçtiğimiz günlerde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ile gerçekleştirilen özel program ve temaslara değinerek Edirne için yürütülen ortak projelerin önemini vurgulandı. Programda ayrıca Edirne’nin tanıtımına yıllarca büyük emek veren kent değerleri de anıldı. İmrak, Edirne’nin simge ismi, merhum Turizm Elçisi Bahri Dinar’ın kente kattığı değerlerden ve bıraktığı mirastan bahsetti. Tava ciğere bestelediği şarkıyla hafızalara kazınan ve kentin neşesi olan merhum Beyazıt Sansı (Beyazıt Hoca) ve eserleri üzerine keyifli sohbet gerçekleştirildi.

Edirne’nin tarihi, lezzetleri ve nevi şahsına münhasır isimlerinin konuşulduğu programın, yayınlandığında izleyicilerden büyük ilgi görmesi bekleniyor.

Yeni Parti’de ‘imece’ dayanışması!

Olgay GÜLER

CHP’de ‘mutlak butlan’ kararıyla genel başkanlık görevinden ayrılan Özgür Özel’in kurduğu Yeni Parti’nin Edirne il başkanlığı için tutulan binada hazırlıklar hızla sürüyor.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) mutlak butlan kararı sonrası yaşanan çalkantılı süreç, Özgür Özel’in geçtiğimiz hafta partiden ayrılıp ‘Yeni Parti’yi kurmasıyla yeni boyut kazandı. Özel’in ‘Yeni Parti’ açıklamasıyla birlikte ülke genelinde çok sayıda CHP üyesi, partisinden istifa etti. Edirne’deyse butlan yönetiminin görevden aldığı il başkanı Yücel Balkanlı ve ilçe başkanı Volkan Akgüngör, partiden istifa eden ilk isimler arasında yer aldı.

İL BAŞKANLIĞI ADRESİ BELLİ OLDU

Yeni Parti’de Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) belirlenirken, Edirne’de de hazırlıklar başladı. İl yönetimi oluşturma görevinin, butlan yönetiminin görevden aldığı Yücel Balkanlı’ya verilmesi kesin gözüyle bakılırken, il başkanlığının adresi de belli oldu. Sabuni Mahallesi’nde Yoğurtçular Sokak üzerindeki iş hanında, Edirneliler’in ‘Şehir Kulübü’ olarak bildiği yer partinin il başkanlığı olarak kiralandı.

İMECE USULÜYLE DÜZENLEME

Partinin adresinin belli olmasının ardından, görevden alınan il başkanlı Yücel Balkanlı da, resmi sosyal medya hesabından paylaşım yaparak, onarım ve tefrişat işlemlerinin başladığını duyurdu. Partinin yeni kurulmuş olması ve henüz ödenek olmaması nedeniyle, il başkanlığındaki işlerin imece usulüyle devam ettiği öğrenilirken, resmi açılışın ne zaman yapılacağı merak konusu oldu.

Edirne’ye 2. ve 3. İdare Mahkemesi

Adalet Bakanlığı’nın Edirne 2. ve 3. İdare Mahkemelerinin kurulması ve yargı çevrelerinin “Edirne ilinin mülki sınırları” olarak belirlenmesine ilişkin kararı Resmi Gazete’de yayınlandı.

Resmi Gazetesi’nin 25 Temmuz 2026 Cumartesi tarih ve 33320  sayılı nüshasında yer alan karar

“Adalet Bakanlığından:

Karar

İdare Mahkemelerinin Kurulmasına ve Yargı Çevresinin Belirlenmesine İlişkin Karar

1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 38 inci maddesinin 1/a bendi ile 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin 1 inci ve 2 nci fıkraları uyarınca İçişleri Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığının olumlu görüşleri alınarak 22.07.2026 tarihli ve E-43807993-601.01-326 sayılı Bakan Oluru ile; -Kayseri 3 ve 4. İdare Mahkemelerinin kurulması ve yargı çevrelerinin “Kayseri ilinin mülki sınırları” olarak belirlenmesine,

-Edirne 2 ve 3. İdare Mahkemelerinin kurulması ve yargı çevrelerinin ‘Edirne ilinin mülki sınırları’ olarak belirlenmesine karar verilmiştir.

Muhtardan yol sitemi

Olgay GÜLER

Edirne’de Sarıcapaşa Mahallesi Muhtarı Ercan Sert, Ocak ayında istinat duvarı yıkılan Kadirhane Sokak üzerinde, halen yol düzenleme çalışması yapılmamasını eleştirdi.

Kentte, geçtiğimiz 10 Ocak’ta meydana gelen sağanak yağışta, Sarıcapaşa Mahallesi Kadirhane Sokak üzerindeki apartmanın istinat duvarı çöktü.  Şans eseri kimsenin yaralanmadı olaydan sonra çalışmaların başlatıldığı bölgede apartman sakinleri tahliye edilerek otellere yerleştirildi. Sarıcapaşa Mahallesi Muhtarı Ercan Sert, duvarının yapılması için Edirne Belediyesi tarafından daire başına 300 ile 500 bin TL arasında bir maliyet çıkarıldığını, konunun Edirne Valisi Yunus Sezer’e iletmelerinin ardından sonra çözüme kavuştuğunu söyledi.

İstinat duvarının yapılmasından sonra 6 aydır aynı sokaktaki yolun yapılmadığını belirten Sert, “Yağmurlardan dolayı Kadirhane Sokakta istinat duvarı çöktü. Şükürler olsun ki can kaybımız olmadı. Edirne Belediye Başkan Yardımcımız Cenk Ergüden Bey duvar yıkıldığında buradaydı. AFAD Müdürümüz ve kıymetli personeli, Çevre Şehircilik Müdürümüz ve kıymetli personeli buraya geldiler. Buradaki krizi güzel yönettiler. Evet sağ olsunlar yanımızda durdular. O gece geç saatlere kadar evleri boşalttık. Ondan sonra beni ve apartman sakinlerini belediyeye davet ettiler. Belediyeye gittik. Buradaki apartman sakinlerine belediyeden, daire başı 300 ile 500 bin lira arası bir ödenek çıkacağını söylediler. O paraları veremeyeceğimizi söyleyerek Vali Bey’den randevu aldık ve yanına gittik. Vali Bey’e durumu arz ettik ve buradaki insanlar daire başı istenen o paraları ödemekten kurtuldular. Bunun üzerinden 6 ay geçmesine rağmen hala bu sokaktaki yol yapılmadı. Buradaki vatandaşlar 38-40 derece sıcakta pencere açamıyorlar” dedi.

Muhtar Sert ayrıca, yollar dışında, sokakların ışıklandırmasını engelleyen ağaçların da budanması için defalarca talepte bulunmasına rağmen karşılık alamadığını ifade etti.

Haşere mücadelesi kesintisiz sürüyor!

Edirne Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü Halk Sağlığı Birimi, halk sağlığının korunması amacıyla sivrisinek, karasinek ve diğer vektörlere yönelik mücadele çalışmalarını yıl boyunca kesintisiz sürdürüyor. Çalışmalar, Sağlık Bakanlığı Biyosidal Ürünler Uygulama Yönetmeliği kapsamında ve bilimsel yöntemler esas alınarak yürütülüyor.

Edirne Belediyesi tarafından uygulanan mücadele programı, yalnızca yaz aylarında gerçekleştirilen ilaçlama çalışmalarından ibaret olmayıp, sivrisineklerin üreme alanlarını hedef alan kapsamlı bir çalışma planını içeriyor. Bu kapsamda larva mücadelesi, kış aylarından itibaren hayvan ahırları, metruk yapılar, rögarlar, kanallar ve sulak alanlarda aralıksız olarak devam ediyor.

Özellikle Karaağaç, Sarayiçi, Yeniimaret ve Bosna Mahallesi başta olmak üzere kent genelinde yaklaşık 5 bin hektarlık alanda larvasit uygulaması gerçekleştiriliyor. Ayrıca taşkınlar sonrasında oluşan yeni üreme alanları da ekipler tarafından hızlı bir şekilde tespit edilerek kontrol altına alınıyor.

Mücadele çalışmalarının planlanmasında bilimsel verilerden yararlanılmaya devam ediyor. Şehrin farklı noktalarına yerleştirilen kuru buz tuzakları sayesinde sivrisinek yoğunluğu düzenli olarak takip ediliyor. Elde edilen veriler doğrultusunda ilaçlama programları güncellenerek ihtiyaç duyulan bölgelerde uygulamalar yoğunlaştırılıyor.

2026 yılı itibarıyla biyosidal ürün uygulayıcısı sertifikasına sahip 15 personel ve 4 ilaçlama aracıyla çalışmalarını sürdüren Edirne Belediyesi, uygun hava koşullarında bir gecede yaklaşık 4 bin hektarlık alanda erişkin sivrisinek mücadelesi gerçekleştirebiliyor.

Uygulamaların etkinliğini artırmak amacıyla erişkin sivrisineklere yönelik ilaçlamalar gün batımından sonra, karasinek ilaçlamaları ise sabahın erken saatlerinde gerçekleştiriliyor. İlaçlama güzergâhları belirlenirken araçların teknik donanımı, ilaç atış mesafesi, damlacık büyüklüğü ve kapsama alanı gibi teknik kriterler dikkate alınıyor.

Edirne Belediyesi ekipleri tarafından yapılan açıklamada; yaz aylarında çeltik üretim alanları ve sulak bölgelerin etkisiyle sivrisinek popülasyonunda mevsimsel artışlar yaşanabildiğine dikkat çekilerek, Edirne Belediyesinin Edirne Valiliği ve ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde larva mücadelesi, erişkin sivrisinek uygulamaları ve saha denetimlerini kesintisiz sürdürdüğü belirtildi.

Açıklamada ayrıca, vektörlerle mücadelenin yalnızca belediye çalışmalarıyla başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı vurgulandı. Özellikle özel mülkiyetlerde bulunan boş kaplar, bidonlar, kullanılmayan araç lastikleri, çiçek saksısı altlıkları ve su birikmesine neden olabilecek benzeri materyallerin ortadan kaldırılmasının sivrisineklerin üreme alanlarını önemli ölçüde azaltacağı ifade edildi.

Türkiye Deri Kemer İhracatı 2026’da Artışını Sürdürüyor: Kaliteli Üretim ve Küresel Talep Öne Çıkıyor

Türkiye, deri ürünleri üretimindeki köklü tecrübesini yüksek katma değerli ihracata dönüştürmeye devam ediyor. Avrupa başta olmak üzere Orta Doğu, Kuzey Amerika ve Balkan ülkelerinden gelen siparişler, yerli üreticilerin uluslararası pazardaki rekabet gücünü desteklerken, özellikle kaliteli işçilik ve esnek üretim kabiliyeti öne çıkıyor. Deri sektöründe sürdürülebilir üretim, tasarım odaklı koleksiyonlar ve hızlı teslimat anlayışı, ihracat performansını güçlendiren temel unsurlar arasında yer alıyor. Sektör temsilcileri, katma değerli üretime yapılan yatırımların uzun vadede Türkiye’nin küresel pazardaki payını artıracağını değerlendiriyor.

Toptan Kemer İmalatı Uluslararası Pazarda Güç Kazanıyor

Deri aksesuar sektörünün en dinamik alanlarından biri olan toptan kemer imalatı, markaların koleksiyon ihtiyaçlarına özel üretim çözümleri sunması sayesinde ihracatta önemli bir rol üstleniyor. Özellikle düşük adetli özel üretimden yüksek hacimli siparişlere kadar geniş bir üretim esnekliği sağlayan Türk üreticileri; kalite kontrol süreçleri, dayanıklı hammaddeleri ve modern üretim teknolojileriyle birçok ülkenin tercih ettiği tedarikçiler arasında yer alıyor.

Yurt dışındaki alıcıların yalnızca uygun fiyat değil; sürdürülebilir kalite, zamanında teslimat ve uzun vadeli iş ortaklığı araması, Türkiye’deki üreticilere önemli bir avantaj sağlıyor. Bu nedenle ihracat yapan firmalar, üretim kapasitesini artırmanın yanında tasarım ve marka yatırımlarına da ağırlık veriyor.

Kemer Çeşitlerinde Değişen Tüketici Tercihleri

Küresel pazarda klasik ürünlerin yanında farklı kullanım alışkanlıklarına hitap eden modeller de dikkat çekiyor. Günümüzde üreticiler; klasik deri kemerler, spor kemerler, casual kemerler, süet kemerler, örgü kemerler, tokalı kemerler ve mekanizmalı kemer modelleriyle geniş bir ürün yelpazesi sunuyor.

Özellikle günlük kullanım kolaylığı sağlayan otomatik kilitleme sistemleri sayesinde mekanizmalı kemer modellerine olan talep son yıllarda belirgin şekilde artmış durumda. Modern tasarımla fonksiyonelliği bir araya getiren bu ürün grubu, Avrupa pazarında premium segmentte kendine daha fazla yer buluyor.

Kaliteli Hammadde ve İşçilik Rekabet Gücünü Artırıyor

Uluslararası pazarda başarılı olmanın temel şartlarından biri, uzun ömürlü ürünler sunabilmek. Bu nedenle üretimde kullanılan hakiki deri kalitesi, kesim hassasiyeti, kenar boyama işlemleri, dikiş kalitesi ve toka dayanıklılığı büyük önem taşıyor.

Yüksek kalite standartlarını benimseyen üreticiler, yalnızca ürün satmak yerine uzun vadeli iş birlikleri kurmayı hedefliyor. Özellikle kalite belgeleri, ihracat standartlarına uygun üretim süreçleri ve düzenli kalite kontrolleri, yabancı alıcıların güvenini artıran önemli faktörler arasında bulunuyor.

Tasarım ve Marka Değeri İhracatta Belirleyici Oluyor

Kemer artık yalnızca fonksiyonel bir aksesuar olarak görülmüyor. Moda trendleriyle uyumlu koleksiyonlar hazırlayan üreticiler, farklı yaş gruplarına ve pazarlara hitap eden tasarımlarla rekabet avantajı elde ediyor.

Minimal çizgiler, kaliteli tokalar, farklı renk seçenekleri ve kişiselleştirilebilir modeller, markaların uluslararası pazarda daha güçlü konumlanmasına katkı sağlıyor. Özel marka üretimi (Private Label) ve OEM üretim modelleri de ihracat hacmini destekleyen önemli alanlar arasında yer alıyor.

Avrupa Pazarı Türk Üreticilerine Güveniyor

Türkiye’nin coğrafi konumu, kısa teslim süreleri ve üretim kabiliyeti Avrupa’daki alıcılar açısından önemli avantajlar sunuyor. Siparişlerin hızlı hazırlanabilmesi, kalite standardının korunması ve üretim süreçlerinin yakından takip edilebilmesi, Türk üreticilerinin tercih edilmesinde etkili oluyor.

Bunun yanında fuarlar, sektörel ticaret heyetleri ve yeni iş birlikleri sayesinde firmalar farklı pazarlarda görünürlüğünü artırırken, katma değerli ihracata yönelik çalışmalar da hız kazanıyor.

Sürdürülebilir Üretim Yeni Dönemin Anahtarı

Küresel markalar artık yalnızca kaliteli ürün değil, çevreye duyarlı üretim süreçleri de talep ediyor. Geri dönüştürülebilir ambalajlar, izlenebilir tedarik zinciri, enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim anlayışı, ihracat kararlarında giderek daha belirleyici hale geliyor.

Türkiye’deki deri üreticileri de bu dönüşüme uyum sağlayarak uluslararası standartlara uygun üretim modellerine yatırım yapıyor. Sektörün sürdürülebilirlik odaklı yol haritası, ihracatta uzun vadeli rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.

Türkiye, deri kemer üretimindeki köklü deneyimini modern üretim teknolojileri ve yüksek kalite standartlarıyla birleştirerek dünya pazarındaki konumunu güçlendirmeye devam ediyor. Özellikle toptan kemer imalatı alanındaki üretim kapasitesi, tasarım kabiliyeti ve hızlı teslim avantajı sayesinde yerli üreticiler uluslararası markaların güvenilir çözüm ortakları arasında yer alıyor.

Önümüzdeki dönemde kalite, sürdürülebilirlik ve yenilikçi ürün geliştirme anlayışını benimseyen firmaların, küresel pazarda daha büyük pay alması beklenirken; klasik modellerden mekanizmalı kemer tasarımlarına kadar uzanan geniş ürün yelpazesi sektörün büyümesini destekleyen en önemli unsurlar arasında gösteriliyor.