TÜ’de Erasmus bilgilendirmeleri

Trakya Üniversitesi Dış İlişkiler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Rifat Gürgendereli ve Merkez personeli, Erasmus öğrenci ve personel hareketliliği hakkında bilgilendirme toplantıları düzenledi.

Toplantılar, İpsala Meslek Yüksekokulu, Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu, Keşan Hakkı Yörük Sağlık Yüksekokulu ve Keşan Meslek Yüksekokulu öğrencileri ile ilgili personele yönelik gerçekleştirildi.

Katılımcılara, Erasmus programının sunduğu akademik ve kültürel fırsatlar, başvuru süreçleri ve hareketlilik sürecine dair detaylı bilgiler aktarıldı.

Etkinlikler, öğrencilerin merak ettiklerini yönelttiği soru-cevap bölümüyle sona erdi.

Aramızdan ayrılanlar

ÖZCAN SEVİNÇ VEFAT ETTİ
Trakya Birlik’ten emekli Kıyık semti ve Büyük Gerdelli Köyü sakinlerinden Özcan Sevinç 60 yaşında vefat etti. Sebahat Sevinç’in eşi, Büşra ve Özgür Sevinç’in babaları olan merhum Özcan Sevinç’in cenazesi dün Kıyık Kıyak Baba Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazı sonrası Büyük Gerdelli Köyü Mezarlığında toprağa verildi.
HASAN TEPE VEFAT ETTİ
Yeniimaret semti sakinlerinden merhum Ahmet Tepe’nin oğlu Recebiye Tepe’nin eşi, Bahar Erdoğan, Ebru Çayırbiçer ve Erkan Tepe’nin babaları Hasan Tepe 71 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Alaca Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeniimaret Mezarlığında toprağa verildi.

Şüpheli konuşma yeteneğinden yoksun olunca?

Edirne merkezde dur ihtarına uymayarak kaçan konuşma yeteneğinden yoksun motosiklet sürücüsü ile maddi hasarlı kaza yapması üzerine yakalandıktan sonra polisler işlemler için telefona yazı yazarak irtibat sağladı.

Edinilen bilgilere göre, M.R.Ş. isimli kişi yönetimindeki motosiklet ile akşam saatlerinde seyir halinde iken 1.Murat Mahallesi İlhami Ertem Caddesi’nde durdurulmak istendiğinde kaçmaya başladı. Kovalamaca sonucu maddi hasarlı kaza yaparak duran M.R.Ş.’nin konuşma yeteneğinden yoksun olduğu kendi işaretlerinden anlaşıldı. Bunun üzerine işlemler için telefona yazı yazarak kendisi ile irtibat sağlandı. Ancak, ekip aracına geçmemek için direnince kademeli zor kullanıldığı bildirildi.

M.R.Ş. hakkında alkollü araç kullanmak,hasarlı trafik kazası,tehlikeli araç kullanmak suçundan yasal işlem yapıldı.

TKBL’de 7. hafta perdesi 2 maçla açılıyor

İsmail DEMİRAY

Halkbank Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nde 7. hafta perdesi bugün oynanacak 2 karşılaşma ile açılırken, yarın yapılacak tek karşılaşmada ise Edirne DSİ, deplasmanda Yalova VİP ile karşı karşıya gelecek.

Halkbank Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nde, Zorlu Koleji Samsun Basketbol namağlup liderliğini sürdürüyor. Ligde 8 puanla 10. sırada bulanan Edirne DSİ’nin yarın  90. Yıl Spor Salonu’nda saat 14.00’te karşılayacağı Yalova VİP 10 puanla 3. sırada yer alıyor.

TKBL’DE 7. HAFTA PROGRAMI

31 Ekim 2025  Cuma

Fenerbahçe Gelişim – Mersin Gençlerbirliği

Fenerbahçe Metro Enerji Spor Salonu – 16.00

Bodrum Basketbol – Kırklareli Belediyesi Kırklareli Fen Bilimleri

Menteşe Spor Salonu – 18.00

1 Kasım 2025 Cumartesi

Yalova VİP – Edirne DSİ         

90. Yıl Spor Salonu- 14.00

2 Kasım 2025 Pazar

Emlak Konut Gelişim – Adana Nova Basketbol

Ahmet Cömert Spor Salonu – 14.30

Darıca Basketbol Feneri – İstanbul Gençlik Spor

Darıca Eray Şamdan Spor Salonu – 16.00

3 Kasım 2025 Pazartesi

Seçil Kauçuk Mersin Basketball – Aslan Yol Burhaniye Belediyespor

Edip Buran Spor Salonu – 18.00

Urla Belediyesi – Turgutlu Belediyespor

(Belirlenmedi)

TKBL’DE 6. HAFTA SONUÇLARI

Aslan Yol Burhaniye Belediyespor 94-73 Bodrum Basketbol

Edirne DSİ 67-93 Zorlu Koleji Samsun Basketbol

Turgutlu Belediyespor 64-55 Emlak Konut Gelişim     

Mersin Gençlerbirliği 64-70 İstanbul Gençlik Spor

Fenerbahçe Gelişim 48-67 Yalova Vip 

Adana Nova Basketbol 76-74 Darıca Basketbol Feneri

Kırklareli Belediyesi Kırklareli Fen Bilimleri – Urla Belediyesi 

(Belirlenmedi)

Suriye’nin Uluslararası Ekonomi Politik Uyumu

Suriye Devlet Başkanı Şara, uluslararası ekonomi politik ilkelerin uyumu konusunda daha istekli bir hale geldi. Geçtiğimiz hafta TRT radyosunda katıldığım bir yayında Suriye’de yönetimin ömrünün uluslararası ekonomi politik ilkelere uyuma bağlılık ile doğru orantılı olacağını açık bir şekilde belirtmiştim. Bir başka deyişle Şara uluslararası ekonomi politik ilkelerle ne kadar uyumlu bir halde hareket ederse iktidarda kalma süreci o kadar uzama ihtimaline sahiptir.

Bu bağlamda Şara, Gelecek Yatırım Girişimi Konferansı’na katılmak üzere Riyad’a gitti. Gelecek Yatırım Girişimi’nin bu sene 9.su düzenleniyor. Elbette bu girişim girişimi dolayısıyla küresel ölçekte ve başta Batılı yatırımcılar olmak üzere pek çok devlet temsilcisi ve uluslararası şirket yöneticisi Riyad’da buluştu. Bu buluşma bir yandan aslında Batı temelli Suudi Arabistan ekonomisinin ve bunun küresel ölçeğe nasıl yansıdığının göstergesi olarak ortaya çıkıyor.

Bakıldığında Suudi Arabistan rantiyer ekonomi yaklaşımı üzerine kurulu bir devlet. Gelirlerinin neredeyse %90’ı da petrol ticaretine dayalı ki; bu ticaret yapısı da genel olarak Batı devletlerinin yaklaşık yüz yıl önce kurdukları petrol şirketlerine dayalı. Aramco bunun en önemli örneklerinden biri. Suudi Arabsitan bu gelir kapasitesinin genişliğinin karşılığını başta ABD olmak üzere İngiltere ve Fransa gibi devletlerle askeri iş birliği anlaşmalarına imza atarak ortaya koyuyor.

Her ne kadar önceki Trump döneminde tek seferde 110 milyar dolar ve toplanda 350 milyar dolarlık bir anlaşmadan bahsedilse de ABD-Suudi Arabistan arasında Obama döneminde gerçekleştirilen 60 milyar dolar civarındaki askeri satış halen rekoru elinde tutuyor. Yani Trump’ın çok konuşup sonuç elde edemediği bir konu olarak bu meşhur 110 milyar dolar masadan kalktı. Ancak bu ABD-Suudi Arabistan arasında ekonomik iş birliğinin derin olmadığını göstermek. Zira Suudi Arabistan hem ekonomisinin hem de güvenliğinin önemli bir kısmını ABD’ye borçlu. Son dönemde ortaya çıkan Çin Halk Cumhuriyeti girişimleri ise sevgiliye yapılan sen alternatifsiz değilsin nazının ötesinde bir anlam içermiyor.

İşte ekonomisi ve güvenliği bu denli ABD’ne bağlı olan Suudi Arabistan’a Şara’nın gelecek yatırımlarının planlanması için yaptığı ziyarette de beklendi sermayenin en azından bir kısmının Suriye’ye de gelmesi. Bu şartlar altında Suriye’nin yıllar süren yıkımının bir nebze olsun görünen kısmı hafifletilecek. Böylece Şara Suriye’yi iç savaş sonrası yeniden kurgulayan bir figür olarak koltuğunda kalmaya devam edecek. Ancak bu iktidarda kalma şartlarından sadece birisi.

Buna ek olarak Şara’nın övgüler düzdüğü Suudi Arabistan yönetiminin bölücü terör örgütünün Suriye uzantısı karşısında bir tutumunun olmadığını dikkatten kaçırmayalım. Aynı tutumun ABD tarafından da sergilendiğini söylemeye gerek bile yok. Daha fazlası, ABD bölücü terör örgütünün destekçisi zaten… Biraz da o yüzden bölücü terör örgütünün Suriye uzantısı bu denli cesur ifadeler kullanıyor ya…

Bu şartlar altında Şara’nın kabul edeceği bir başka şey de bölücü terör örgütünün Suriye uzantısının yönetime ortak olması olacak. İşte bu durum bizim milli güvenliğimiz için ne anlama geliyor onu da okura bırakıyor. Yani “PYD’nin Suriye ordusuna entegrasyonu” ne demek onu da lütfen okur yorumlasın. Şara Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ile görüşmesinde övgüler düzerken muhtemelen aklında ülkesine gelecek yatırımlar vardı. Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları.

AL, İÇİNDE AY YILDIZ

Asırlar boyunca, mazlum halkaları sömürü, tecavüz ordularından korumak için savaştı, o Türk atalar!..
Dur, durak bilmeden, üç, beş senede bir toplanan, inkârcı, hurafelerle kandırılmış sömürgeci ordularını, YÜZYILLARCA göğüslerini siper ederek MAĞLUP ETTİLER!..
(Kahveyi, çayı yudumlarken okumak kolay gelir de, NEFESLER KESİLMEZ Mİ, KILIÇ, KALKAN, OK, TOP, MIZRAK YAĞMURLARI ALTINDA, ÇIKARSIZ CAN FEDALARI DÜŞÜNÜNCE!..)
Bu yeşil, hilalleri beyaz bayrağımız, BİN YILLAR, YÜZ YILLAR SONRA, artık, her karış vatan toprağının ŞEHİTLERİMİZİN ASİL TÜRK KANLARI İLE YOĞRULMASIYLA KIRMIZIYA BOYANDI!..
AL KIRMIZININ İÇİNDEKİ AK, AY VE YILDIZLAR YÜCE RABBİMİZ’İ, GÖK RUHLARINI, MELEKLERİNİ, ŞEHİT, GÖK ORDULARINI TEMSİL EDER!..
İşte bu YER VE GÖK ordularının korumasındadır, o şerefli Türkiye Cumhuriyetinin bayrağı!..
Bazen ortalığa çöken karanlıklarla umut ve mücadeleden vazgeçilmez!..
HER ŞEY ZAMANINI BEKLER!..
HAK YOLU: ŞEYTANLARA KANMAMA YOLU; MEDENİYET YOLU; BİLİMİ, SANATI FAYDADA KULLANMA YOLU; BARIŞ, KARDEŞLİK YOLU….
TAHRİF EDİLEMEYEN KURAN’DAN MAHRUM BIRAKILAN HALKLARI, KURAN’ IN ÖĞRETİLERİYLE BULUŞTURMAK İÇİNDİ TÜRK MİLLETİNİN BUNCA FEDAKÂRLIĞI!..
Gelecekte, İNANÇLI BİLİM yoluyla dünya birincisi, güzellik ÖNDERİ olunca, görün siz Türkleri!..

Ne dersiniz, nerede doğarsan doğ, “NE MUTLU, BEN DE TÜRKÜM” denmez mi şimdi!..

Kuran’ı Kerim. Sure 3/Ayet 139-140:
Gevşeklik göstermeyin, endişe de etmeyin. Allah’ın vaadine inanıyorsanız, mutlaka üstünsünüz.
Eğer size bir yara isabet etti ise, Bedir savaşında da kafirler kavmine o kadar yara isabet etmişti. O, sevinçli ve kederli günleri insanlar arasında evirip çeviririz.
Allah savaş meydanında ihlaslı ve azimkâr müminleri diğerlerinden ayırt etmek ve sizden şehitler edinmek içindir. Allah zalimleri sevmez.

Cumhuriyet Fidanlığı’na 102. yıl fidanları

Cumhuriyet’in 102. yılı kutlamaları kapsamında Trakya Üniversitesi Karaağaç Yerleşkesi’nde 2 anlamlı etkinlik daha düzenlendi. Önce, Cumhuriyet Fidanlığı’na ağaç dikim töreni yapıldı ardından bir sergi açılışı gerçekleştirildi.

İlk olarak Karaağaç Yerleşkesi, Lozan Anıtı yanında fidan dikim töreni yapıldı.Cumhuriyet’in köklü mirasına ve yeşil bir geleceğe vurgu yapılan törene Edirne Valisi Yunus Sezer, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Baybora Temel, akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Katılımcılar, Cumhuriyet’in simgesi olan fidanları toprakla buluşturarak çevre bilincine dikkat çekti.

Törenin ardından, Güzel Sanatlar Fakültesi 2., 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin eserlerinden oluşan özel bir sergi açılışı da gerçekleştirildi. Cumhuriyet’in 102. yılı dolayısıyla hazırlanan sergide, öğrencilerin çalışmaları büyük beğeni topladı.

Açılışta konuşan Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayarak bu anlamlı günde böyle bir serginin açılışını gerçekleştirmekten mutluluk duyduğunu ifade etti. Sanatın toplumların en güçlü ifade biçimlerinden biri olduğunu vurgulayan Hatipler, “Sanatla ilgili ne söylersek eksik kalır; bir milletin en önemli unsurlarından biri sanattır. Biliyoruz ki hayat kısa, sanat uzundur.” dedi. Rektör Hatipler, serginin hayırlı olmasını dileyerek tüm öğrencileri ve emeği geçenleri tebrik etti.

Edirne Valisi Yunus Sezer ise konuşmasında, Cumhuriyet’in bizlere bıraktığı en önemli miraslardan birinin Atatürk’ün idealleri ve hedefleri olduğunu belirtti. Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin sağlam olması ve ileriye emin adımlarla yürümesi için bilime ve sanata önem verilmesi gerektiğini vurgulayan Sezer, “Üniversitemiz ve Güzel Sanatlar Fakültemiz bu açıdan büyük bir öneme sahip. Bu sergide emeği geçen herkese teşekkür ediyor, Cumhuriyetimizin nice yıllarını birlikte kutlamayı diliyorum.” dedi.

Aşçı adaylarına komşuda iş imkanı!

Olgay GÜLER

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası’yla (ETSO), Bulgaristan’ın Burgas Ticaret ve Sanayi Odası arasında imzalanan işbirliği protokolüyle, kentte Gastro Akademi Eğitim Mutfağı’nda eğitim alan aşçı adaylarına, Burgas’daki restoran ve otellerde istihdam imkanı açıldı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında Trakya Kalkınma Ajansının desteği ile Edirne Ticaret ve Sanayi Odasınca (ETSO) geçtiğimiz yılın Şubat ayında ‘Gastro Akademi ile Gelecek Mutfakta’ Projesi hayata geçirildi. Proje kapsamında Edirne İŞKUR Müdürlüğü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü destekleriyle kursiyerler aşçı yardımcılığı eğitimleri almaya başladı. Kentte 2 yıldır sürdürülen proje kapsamında Bulgaristan’ın Burgas Ticaret ve Sanayi Odası’yla işbirliği protokolü imzalandı. Protokol kapsamında, Gastro Akademi Mutfağı’nda eğitimlerini tamamlayan aşçı adaylarının, Burgaz şehrindeki restoran ve otellerde istihdam edilmesi planlandı. 

İŞBİRLİĞİ İMZALARI ATILDI

ETSO yönetim kurulu toplantı salonunda gerçekleştirilen işbirliği protokolü imza törenine Bulgaristan Edirne Başkonsolosu Radoslava Kafedzhiyska, ETSO Başkanı Sezai Irmak, Trakya Kalkınma Ajansı (TRAKYAKA) Genel Sekreteri Mahmut Şahin, Burgas Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Todor Demirkov ve iki ülke odalarının temsilcileri katıldı.

‘BURGAS’DAKİ OTEL VE RESTORANLARDA İSTİHDAM İMKANI BULACAKLAR’

ETSO Başkanı Sezai Irmak, bölge insanı ve iş dünyası adına son derece önemli bir iş birliğine imza attıklarını belirterek, “Burgas Ticaret ve Sanayi Odası ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği protokolü, sadece iki kurum arasında imzalanan bir belge olmanın ötesinde; Edirne ile Burgas arasında kurulan dostluk, dayanışma ve ortak kalkınma köprüsünün somut bir ifadesidir. Bu protokol kapsamında, odamız bünyesinde faaliyet gösteren Gastro Akademi Eğitim Mutfağı aracılığıyla katılımcılara mutfak ve servis alanlarında mesleki eğitimler verilecektir. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan kursiyerler, Bulgaristan’ın Burgas bölgesinde faaliyet gösteren restoran ve otellerde istihdam imkânı bulacaklardır. Bu iş birliği, katılımcılarımıza uluslararası düzeyde mesleki deneyim kazandırmanın yanı sıra, bölgemiz ile Burgas arasındaki ekonomik, kültürel ve sosyal ilişkileri de daha da güçlendirecektir” dedi.

‘PROJENİN PARÇASI OLMAKTAN ONUR DUYUYORUZ’

Burgas Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Demirkov da, daha çok ses getirecek projelere imza atacaklarını söyleyerek, “Bir an önce çok daha güzel başarılara imza atarak daha fazla ses getirecek projeler yapacağımıza inanıyoruz. Bu proje mutfak alanında örnek olacak. Kendim ve ekibim adına burada bulunmaktan, böyle bir projenin parçası olmaktan bir kez daha büyük onur duyduğumuzu belirtmek isterim” diye konuştu.

TRAKYAKA Genel Sekreteri Mahmut Şahin de, ajans olarak hem Edirne’de merkezde, hem de Trakya’nın farklı illerinde Trakya’nın gastronomisini büyütme, geliştirme, zenginliğini ortaya çıkarmaya çalıştıklarını kaydetti. Şahin, “Bulgaristan komşu ilimiz, kardeş ülkemiz. Bu projeyle de Burgas’la beraber orada hem Türk nüfusuna, hem de turizm açısından gelenlere hizmet verme noktasında yardımcı olacağız. İnşallah bu başlangıç olur. Biz de Kalkınma Ajansı olarak yaptığımız bu projelerin hem genele hizmet etmesi, hem de bölge ülkelere Burgas gibi illerimizde birlikte yürütülmesinden dolayı memnuniyet duyuyoruz” şeklinde konuştu.

‘İŞBİRLİĞİNİN ARTMASI GEREKİYOR’

Bulgaristan Edirne Başkonsolosu Radoslava Kafedzhiyska ise Trakya’nın çok geniş ve önemli bir bölge olduğuna dikkat çekerek, “Başkonsolosluğumuza her sene yaz sezonunun başlangıcında Bulgaristan’daki tatil yerlerinde, otelcilik alanlarında çalışma talebiyle bini aşkın böyle başvurular geliyor. Bugünkü işbirliği bunun karşılanması noktasında umuyorum ilk adım olacak ve umuyorum ki çok daha büyük bir alana yayılarak, daha büyük bölgesel projelere katkı sağlayacak. Trakya bölgesi çok önemli ve çok büyük bir bölge. Geliştirilmesi gereken bölge. İki ülkenin de bu bölge adına çalışması gerekiyor. Çok daha fazla iş birliğinin artması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

EĞİTİMLER OCAK AYINDA BAŞLIYOR

Konuşmaların ardından taraflar arasında işbirliği protokolü imzalandı. Proje kapsamında kursiyerler Ocak ayında Gastro Akademi Mutfağı’nda eğitim alacak. Mart ayında sona erecek eğitimlerin ardından, Mayıs ayında yapılacak vize işlemleriyle birlikte aşçı adayları komşu ülke Bulgaristan’ın Burgaz şehrinde otel ve restoranlarda çalışmaya başlayabilecek.

Zekiye öğretmen vefat etti

Şehit Öğretmen Adnan Tunca Özel Eğitim Uygulama Okulu Müzik Öğretmeni Zekiye Tahan Mandacı uzun süredir tedavi görmekte olduğu amansız hastalığa yenik düşerek vefat etti.
Nesibe ve Nejdet Tahan’ın kızları, Şener Mandacı’nın eşi, Aysun Çelmez’in kardeşi, Sedat Çelmez’in baldızı, Nazım, Çetin, Taner ve Önder’in yeğeni Öğretmen Zekiye Tahan 46 yaşında vefat etti.

Zekiye Tahan Mandacı’nın cenazesi bugün ikindi namazına müteakip Fatih Camii‘nde kılınacak cenaze namazının ardından defnedilecek.

Gala Gölü’nü yok etme projesi!

Keşan Kent Konseyi Yürütme Kurulu, binlerce yıldır Trakya’nın yaşam damarlarından biri olan, dünya mirası niteliğindeki Gala Gölü Milli Parkı’nın geleceğini tehdit ettiği gerekçesiyle burada planlanan Rüzgâr Enerji Santrali projesine Edirne Valiliği ve İl Çevre Komisyonu’nca “ÇED Olumlu” raporu verilmesine tepki gösterdi. Keşan Kent Konseyi, söz konusu projenin Gala Gölü Milli Parkı ve Meriç Deltası sulak alan sistemiyle sadece komşu değil adeta iç içe konumlandığına dikkat çekerek, girişimin yenilenebilir enerji kılıfı altında doğal yaşamı yok edecek nitelikte olduğunu bildirdi.

Keşan Kent Konseyi Yürütme Kurulu’nca “Gala Gölü’nü yok etme projesi” başlığı altında yapılan yazılı açıklamada, şunlara yer verildi:

 “Edirne’nin Enez ilçesinde yer alan Gala Gölü Milli Parkı, binlerce yıldır Trakya’nın yaşam damarlarından biridir. Antik Ainos (Enez) kentinden bu yana bölge, balıkçılık, saz üretimi ve tarım faaliyetleriyle insan yerleşimini beslemiş; bugün ise Türkiye’nin en önemli sulak alan ve kuş göç merkezlerinden biri haline gelmiştir. Dünya mirası ve aynı zamanda Milli Parktır .

Gala Gölü ve çevresi, Meriç Deltası Sulak Alanlar Kompleksi’nin bir parçasıdır. Ramsar Sözleşmesi, Bern Sözleşmesi, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi ve Avrupa Kuş ve Habitat Direktifleri kapsamında uluslararası düzeyde korunması gereken bir alan niteliğindedir.

Bu bölge, Afrika–Avrupa kuş göç yolu üzerindedir. Her yıl ortalama 200’den fazla kuş türü burada konaklamakta, üremekte veya beslenmektedir. Aralarında flamingo, pelikan ve küçük karabatak gibi nesli koruma altındaki türler bulunmaktadır.

Bu olağanüstü ekosistem yalnızca doğal bir yaşam alanı değil, aynı zamanda bölge halkının kültürel kimliğinin, geçim kaynaklarının ve geleceğinin de temel unsurudur.

BİLİMSEL VE HUKUKİ SORUNLAR

Ne yazık ki, bugüne kadar özel sektörün önüne gelen her projeye hızla onay veren Edirne Valiliği ve İl Çevre Komisyonu, bu kez de dünya mirası niteliğindeki Gala Gölü Milli Parkı’nın geleceğini tehdit eden bir projeye ‘olumlu’ rapor vermekten çekinmemiştir.

14 Ağustos 2025 tarihinde ‘ÇED Olumlu’ kararı verilen proje:

Adı: Çandır Rüzgâr Enerji Santrali (42 MW / 8 türbin) ve Elektrik Depolama Tesisi (42 MWh)

Yeri: Enez ilçesi, Çandır – Hisarlı – Işıklı – Yenimahalle köyleri

Firma: Leora Çevre ve Enerji Yatırımları A.Ş.

Proje Bedeli: Yaklaşık 546 milyon TL

En Yakın Türbin – Milli Park Sınırı Mesafesi: 1-2 km ile başlayıp bazı alanlarda 80 yüz metreye yaklaşan türbinler var.

Bu proje, Gala Gölü Milli Parkı ve Meriç Deltası sulak alan sistemiyle sadece komşu değil, adeta iç içe konumlanmıştır. Direkler, yolar, bağlantı alanları mera orman ve milli parkın önemli bir kısmına zarar veriyor.

1. Kuş Göç Yolları ve Ekolojik Dengeye Etkiler

Projede planlanan türbinler, Afrika–Avrupa kuş göç koridorunun tam kalbinde yer almaktadır. Bu hat; pelikan, leylek, yırtıcı kuşlar, flamingolar ve ördek türleri tarafından yoğun biçimde kullanılmaktadır.

Türbinlerin 150 metre kule yüksekliği ve 120 metre kanat çapı, kuş çarpışma riskini dramatik biçimde artırmaktadır. Yer yer milli parka 80-100 metreye  yaklaşan  türbinler  göçmen kışlar için yok olma riski taşıyor .

Oysa Ramsar ve Bern Sözleşmeleri, bu tür habitatlarda türlerin göç yollarına engel oluşturacak yapılar yapılmamasını açıkça yasaklamaktadır.

Proje, bu uluslararası yükümlülüklerle açıkça çelişmektedir ve geri dönüşü olmayan ekolojik yıkım riski taşımaktadır.

Ayrıca, raporun ‘ornitolojik değerlendirme’ bölümü yalnızca yaklaşık 12 haftalık kısa bir gözleme dayanmaktadır. Oysa bu bölgedeki kuş hareketlerini anlamak için en az bir yıl boyunca, mevsimsel döngüleri kapsayan uzun süreli gözlemler gerekir. Bu haliyle rapor bilimsel olarak yetersiz, taraflı ve düzmece niteliklidir.3 haftada göçmen yollarını gelen giden kuş türlerini gözleyip rapor tutmak bilimle değil ancak hayal gücüyle açıklanabilir .

2. Flora, Fauna ve Toprak Sistemleri Üzerindeki Riskler

Türbin temelleri ve servis yolları, toprak geçirgenliğini azaltacak, yağış sonrası yüzey akışını artıracak, bu da erozyon ve sediment taşınımı yoluyla Gala Gölü’nün su kalitesini bozacaktır.

Gala Gölü, özellikle kış aylarında su biriktirip ilkbahar–yaz döneminde çevreye su sağlayan doğal bir rezervuardır. Bu özelliğiyle bölgedeki tarım, hayvancılık ve biyolojik çeşitlilik için hayati öneme sahiptir.

Türbin inşaatı sırasında bitkisel toprak ve çalılık habitatların tahribi, göçmen kuşlar ve yerli yaban hayatı için barınak kaybına yol açacaktır.

Ayrıca, açılacak temel ve kanal kazıları, doğal su yollarını geri dönüşsüz biçimde değiştirecek ve habitat parçalanması yaratacaktır.

Su kıtlığı yaşanan bu dönemde doğal rezervuarların geri dönüşümsüz hasarı doğal hayat çevre ve tarım için endişe ve korku yaratmaktadır .

3. Gürültü, Gölgeleme ve Titreşim Etkileri

Türbinlerin işletme sesi 35–45 dB aralığındadır. Bu gürültü düzeyi, özellikle yarasa ve kuşların yön bulma sistemini bozabilir.

Gölgeleme (shadowflicker) etkisi, hem hayvanlarda hem de insanlarda stres, yönelim bozukluğu ve davranış değişikliklerine neden olabilir.

4. Depolama Tesisinden Kaynaklanabilecek Kimyasal Riskler

Projede planlanan lityum-iyon bataryalar, yüksek sıcaklıkta termal kaçak, yangın ve kimyasal sızıntı riski taşımaktadır.

Gala Gölü gibi suya duyarlı bir ekosistemde, olası bir sızıntı; ağır metallerin ve toksik bileşiklerin suya karışmasına, bunun da kalıcı ekolojik yıkıma yol açmasına neden olabilir.

Zaten mevcut durumda kirlilik yükü artmış olan bu gölün üzerine ek kimyasal risk yüklenmesi doğaya karşı kabul edilemez bir ihmal olur.

5. Sosyoekonomik ve Kültürel Etkiler

Türbinlerin devasa yüksekliği, Enez’in tarihsel ve doğal peyzaj bütünlüğünü bozmaktadır. Proje, tarım, arıcılık ve hayvancılık alanlarını bölerek yerel ekonomiyi olumsuz etkileyecektir. Ayrıca, antik Ainos kenti ve çevresi, geri dönüşü olmayan görsel kirliliğe ve kültürel tahribata maruz kalacaktır.

‘Paydaş Katılım Planı’ bölümünde, halkın görüşlerinin sembolik biçimde alındığı görülmektedir. Yerel halkın sesi duyulmadan, demokratik katılım sağlanmadan yapılan bu süreç, hukuken ve vicdanen sakattır. ÇED toplantısının hakkıyla yapılmaması, halkın iradesini yok saymak demektir. Özel sektörün, il çevre müdürlüğünden alelacele aldığı izinlerle halktan kaçması, şeffaflıktan korktuğunun en açık göstergesidir.

SONUÇ VE TALEP

Tüm bu veriler göstermektedir ki, söz konusu proje yenilenebilir enerji kılıfı altında doğal yaşamı yok edecek bir girişimdir. Özel sektörün kural , kanun vicdan tanımaz kar hırsı valilik ve il özel idare tarafından hızla hayata geçirilerek suça ortak oluşmuştur  Acaba izni masa maaşında resmiyete çevirenler Gala Gölü Milli Parkı’nı hayatında hiç görmüşler midir?

Bu proje; RAMSAR, BERN ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmeleri ilkeleriyle, 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 3. ve 9. maddeleriyle, ÇED Yönetmeliği’nin 6. ve 8. maddeleriyle açıkça çelişmektedir. Bu nedenlerle, 14 Ağustos 2023 tarihli ‘ÇED Olumlu’ kararının iptali ve projenin yeniden değerlendirilmesi kamu yararı ve doğa koruma ilkesi gereğidir.

SON SÖZ – BİR ÇAĞRIDIR BU

Gala Gölü yalnızca bir su kütlesi değil; Trakya’nın kalbi, binlerce yıldır insanla doğanın birlikte nefes aldığı bir yaşam alanıdır. Şimdi bu kalp, birkaç türbin uğruna susturulmak isteniyor. Biz bu sessizliğe razı olamayız. Çünkü doğa konuşamazsa, insanın vicdanı konuşmalıdır. Her kuş kanadında bir hayat taşır; her sazlıktan bir çocukluk anısı yükselir; her damla, geçmişin ve geleceğin ortak mirasıdır.

Bu mirası korumak, sadece bir hak değil, bir borçtur. Gala Gölü’nü savunmak, Enez’i, Trakya’yı, Türkiye’yi savunmaktır. Bu topraklarda rüzgârı elektriğe değil, yaşama çevirmek mümkündür. Biz rüzgârı zincire vurmak değil, onunla birlikte yaşamak istiyoruz. Bugün burada yükselen ses, yalnızca doğanın değil, vicdanın, bilimin ve insanlığın sesidir.Bu sesi duyan, sustuğunda kaybedeceğini bilsin: Doğa sustuğunda, biz de susarız.”