Aktüel Arkeoloji’den yeni sayı

Prof. Dr. Yaraş, Aktüel Arkeoloji Basın Yayıncılık Turizm Org. Ltd. Şti. tarafından yayınan derginin son sayısındaki “Roma’nın Gölgesinde, Konstantinopolis’in Işığında: İstanbul” başlıklı ön yazısında şunlara yer verdi:

“İSTANBUL, insanlık tarihinin en katmanlı en önemli metropollerinden biridir. Her kazmada yeni bir dönem, her taşta bir imparatorluğun yankısı duyulur. Antik Roma’nın son evresinde yalnızca siyasi ve idari bir merkez olarak değil, kültürel ve dinsel dönüşümlerin sahnesi olarak da yeni bir kimlik kazanmıştır. Bu nedenle Geç Antik Çağ İstanbul’u, Roma mirasının zamanla çözülüp, Bizans kültürünün biçimlendiği eşsiz bir laboratuvar gibidir.

Aktüel Arkeoloji’nin bu sayısında, Roma’dan Bizans’a geçiş sürecinde İstanbul’un yaşadığı dönüşümü arkeolojik, mimari ve kültürel bağlamda ele alınmasını hedefledik. Kentin başkent olarak inşasında rol alan imparatorluk ideolojisinin mekana nasıl yansıdığını; anıtsal mimarinin, kamusal alanların ve dinsel yapıların Roma geleneğiyle nasıl diyalog kurduğunu sorgulamasını istedik. Bu sayede, geçiş döneminin yalnızca tarihsel değil, aynı zamanda toplumsal ve sanatsal boyutlarını da görünür kılmayı amaçladık.

Bu sayının ilk makalesi, Konstantinopolis’in kuruluş ideolojisini ve Roma kent modelinin Doğu’ya nasıl uyarlandığını inceliyor. Ardından, Marmara kıyılarındaki liman sistemleri ve deniz ticareti ağları, kentin Akdeniz dünyasındaki rolünü yeniden tanımlıyor. Forumlar, ve anıt sütunları üzerine yapılan yeni araştırmalar ise metropolün kamusal yaşamını şekillendiren mühendislik harikalarını gözler önüne seriyor. Kilise mimarisi ve dinsel dönüşüm konulu makale, pagan Roma’nın kutsal mimarisinden Hristiyan Konstantinopolis’e uzanan dönüşüm hattını izliyor. Ardından, şehir belleği ve arkeolojik katmanlar üzerine yapılan değerlendirmeler, bugünün İstanbul’unda hala yaşamaya devam eden Roma mirasını hatırlatıyor. Ve son olarak, İstanbul Arkeoloji Müze Müdürlüğünün yaptığı sondaj kazıları sayesinde,İstanbul’un Anadolu yakasında kent arkeolojisine dair yeni keşfedilen buluntuları ilk kez elinizdeki bu dergide kısa ancak toplu bir şekilde bilginize sunmayı hedefledik.

Bu özel sayıda, İstanbul’un arkeolojik hafızasını yalnızca geçmişin kalıntılarına değil, geleceğe taşınacak bir bilgi mirasına dönüştürmeyi amaçladık. Çünkü her kazı, bu metropolün hem Roma’nın son yankılarını hem de Bizans’ın ilk nefesini içinde barındırdığını gösteriyor.

İstanbul’u gerçek anlamda anlamak ve sahiplenmenin, imparatorluklar arası bir geçişin, kültürlerin birbirine karıştığı bir eşiğin hikayesini anlamaktan geçtiğini anlatmak istedik.

BAL’da bir üzüntü, bir sevinç

Cemal KUDAY

Edirne 1922 Futbol Kulübü, Bölgesel Amatör Ligi’ndeki (BAL) evindeki ikinci maçında İfa’ya 2-1 yenilirken, Uzunköprüspor ise deplasmanda Tekirdağspor’u 2-0’lık skorla geçerek ligdeki ilk galibiyetini aldı.

Edirne 1922 Futbol Spor Kulübü – İfa Saraçhane 1 Nolu Sentetik Saha’da Cumartesi günü saat 15:00’te karşı karşıya geldi, Karşılaşmayı Berkay Gümüşsoy, Gülay Elitok Ekin, Hasan Yavuz  ve Onur Arı yönetti. Edirne ekibinin 2025-2026 sezonunda ilk gol sevincini yaşadığı karşılaşmanın sonunda ise gülen taraf konuk ekip oldu: 1-2

Tekirdağspor – Uzunköprüspor arasındaki karşılaşma da aynı gün aynı saatte Tekirdağ Merkez 13 Kasım Stadı’nda oynandı. Mücahit Karakurt’un yönettiği,Berat Çalışır ve Bekir Emre Özcivelek’in yardımcılıklarını yaptığı, Yavuz Selim Buğra Akçay’ın dördüncü hakem olarak sahadaki yerini aldığı karşılaşmanın ilk yarısını Uzunköprüspor 1-0 önde tamamladı.

Uzunköprüspor ikinci yarıda da bulduğu golle karşılaşmadan 2-0 önde ayrılarak sezonun ilk galibiyetini almış oldu.

Edirne 1922 FK 4. hafta sonunda henüz puanla tanışamazken, Uzunköprüspor ise puanını 5’e çıkardı.

TOPLU İĞNE

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen hafta “25 yıl önce toplu iğne üretemiyorduk” şeklindeki sözleri büyük yankı uyandırdı.

Söz bu ya, hemen gündem oldu.

Çünkü biz bu “toplu iğne” meselesine oldum olası bayılırız.

Ne zaman bir şeyleri anlatmakta zorlanılsa, hemen iğne çıkarılır:

-Bir zamanlar toplu iğne bile üretemiyorduk!

Yani uzun yıllardır politik bir ezberin parçası.

Her dönemin yöneticisi aynı iğneyi çıkarıp millete bir kez daha anımsattı.

1980’lerde “ampul bile yapamıyoruz” denirdi…

1990’larda “uçak vidası” gündem olurdu, şimdi sıra yine toplu iğnede.

**

Toplu iğne deyip geçmeyin…

Ben de merak edip Google’a sordum.

Adam’ın adı da gerçekten Adam Smith!

Yanıt, İskoçyalı “Ekonominin Babası” olarak anılan bu isme dayanıyor.

Adam Smith, 1776’da yazdığı “Ulusların Zenginliği” kitabında sanayi devrimini anlatırken toplu iğneden söz eder.

Der ki: “Bir iğne işçisi tek başına günde birkaç iğne yapabilir. Ama iş bölümü olursa, on işçi on bin iğne üretebilir.”

Yani medeniyet, bir parmak ucu kadar metalin ucunda şekilleniyor.

Dünyada toplu iğne üretimi o gün sanayinin sembolü olmuş…

Bizde ise siyasetin metaforu olmaktan bir türlü kurtulamadı.

**

Toplu iğne, aynı zamanda Türkçenin en iğneleyici deyimlerinde de başrolde yer alıyor:

“İğneyle kuyu kazmak” sabrın…

“İğne deliğinden geçmek” zorluğun…

“İğne battı mı can yanar” da eleştirinin sembolü.

Bugün ülkece hep birlikte iğneyle kuyu kazıyor, üstüne bir de o kuyudan su çekmeye çalışıyoruz.

Kimi iğneyi batıran tarafında, kimi batan tarafında…

Ama sonuç değişmiyor:

Hepimiz az çok iğneliyiz.

**

Bir başka açıdan bakarsak, “toplu iğne” aslında müthiş bir toplumsal metafor:

Küçük ama keskin; bir arada durduğu sürece işe yarayan, tek başına ise kaybolan bir nesne.

**

Çengellisinden dikişe, yorganından toplusuna birçok iğne çeşidi var.

Bizde iğne, yıllarca üretim bandına giremedi.

Yıllarca “iğne bile yapamıyoruz” cümlesiyle büyüdük.

Şimdi “yapıyoruz” deniyor.

Ne güzel!

Peki o iğneyle ne dikeceğiz?

Dikiş tutmayan siyasi kumaşı mı?

**

Her iğne bir yön seçer; kimi kalbe, kimi kumaşa batar.

Bazı ellerde de iğne yanlış yere batıyor…

Bir iğneyi tutarken, nereye batırdığını bilmek gerek.

Yoksa dikiş tutmaz bu iş.

İğne, memleketten yana batmalı ki…

O dikiş tutsun…

GALA GÖLÜ’NÜN YOK EDİLMEK İSTENMESİ YENİ Mİ?

Keşan Kent Konseyi “Gala Gölü’nü yok etme projesi!” olarak nitelendirdiği bir açıklama ile Gala Gölü’nü gündeme oturttu.

Açıklamanın konusu Gala Gölü’ne yakın bölgelerde yapımına izin verilen ya da verilecek olan RES ler… Bu konuda yeterli bilgi sahibi olmadığım için bu açıklama, gerçekleri ne kadar yansıtıyor; Bilemiyorum…

Ama ne olursa olsun Gala Gölü’nün nihayet varlığının hatırlanması ve sahipsizliğinin ortaya serilmesi bile takdir edilmeyi hak ediyor..

***

Ama önce şunu bilelim; Gala Gölü’nün YOK EDİLME SÜRECİ yeni değil… Aslında asıl tehlike RES’ler de değil. Gala Gölü, çeltik ziraatinin ziraat olmaktan çıkıp endüstriye dönüşümü ile, yani emek yoğun bir tarım yerine sermayenin egemen olduğu yeni bir tarım uygulaması ile son 30 yılda yok edilmeye başlandı, hızla devam ediyor.

Çeltik tarımı, gelinen noktada hiç çiftçilik geçmişi olmasa bile, bir harman/biçerdöver makinesi alan, bir de yanında 1-2 işi çalıştıran kişilerin Enez’den Edirne’ye kadar 500 bin dönüm araziyi hoyratça sömürerek kullandığı bir sektöre dönüştü.

***

Gittikçe ve bilinçsizce artırılan çeltik ekim alanları ile iş öyle bir noktaya geldi ki, Gala Gölü Milli Parkı’nın 11 Nisan 2020 tarihli 31096 Resmi Gazete’de yayınlanan kararla bir gecede 1630 dekar küçültülmesine kadar vardırıldı. Bu kopartılan alan daha sonra sanırım çeltik tarımı için birilerine kiralandı.

Çeltik ziraati ile ilaçlı suların Gala’ya karışması, gübre atıklarını Gala’ya ulaşması, yasak olmasına rağmen uçakla ilaçlama yapılması, yetkililerin gözü önünde hunharca anız yakılması sonucunda bugün Gala’da kızılkanat, çapuka, zurna, kerevit gibi pek çok yok olan türlerin yanında yılan balığı, sudak, yayın gibi türlerin çok azalması varılan karanlık noktanın en net göstergeleridir..

***

Gala gerçekten yok edilmek isteniyorsa bunun asıl ve tek nedeni RES’ler değildir.. Eğer amaç gerçekten Gala’yı kurtarmaksa olayı daha geniş olarak ve en başa da çeltik tarımının olumsuzlukları ile birlikte düşünmek gerekir.

Yıllardır yazdığımız gibi çeltik tarımının çevreye zarar vermeden sürdürülebilir kuralları konmalı ve uygulanmalıdır. Çeltik alanları daraltılmalıdır. Yer altı suları kullanılarak yapılan çeltik üretimine izin verilmemelidir.

***

Keşan Kent Konseyi’ni bu açıklaması nedeniyle yürekten kutluyorum. Ama önceki çıkışlar gibi, yetkili ama suskun kamu görevlileri gibi, İl Genel Meclisi Üyeleri gibi, Milletvekilleri gibi çeltik ağalarının gündeme gelmesi ile eğer bu mücadeleden vazgeçeceklerse, unutup gideceklerse yol yakınken dönmelerini öneriyorum.

Biz yıllardır bu konularda sesimizi duyurmaya çalışan Enez’in sivil toplum kuruluşları olarak bu hukuk mücadelesinin içinde olmak isteriz. Gala’nın bir gün Amik Gölü gibi kurutulup çeltik tarımına açılabileceği noktaya çok yaklaştık. Ne yazık ki, gölün kurutulmasını, buranın da çeltik tarımına açılmasını hayal edebilen, çevre ve doğa bilincinden yoksun, ama söz sahibi insanların da olduğu bir ülkede yaşıyoruz…

***

Konuyu hep birlikte bir daha gözden geçirmeliyiz. Öncelikle ve ilk olarak Çeltik Komisyonları’nın ne işe yaradığını, tahsil ettikleri paraları nerelere harcadıklarını, 1930 yılında oluşturulan bu kurumun bu çağda hala gerekip gerekmediğini gündeme getirmeliyiz. Dekar başına anız yakanlardan 550 TL hatta 5 misli ceza kesilmesi gerektiğine göre 500 bin dönüm yakılan çeltik tarla sahiplerinden 2025 yılında kaç TL idari para cezası tahsil edildiğini merak edip ilgililerden sorarak yola çıkmalıyız.

Kısacası yok edilmek istenen sadece Gala Gölü değildir.. 500 bin dönümden fazla,  yakılan, hunharca kullanılan mümbit vatan toprağıdır. Bunu görmezden gelemeyiz..

AKIL KARARTMA

Çoğunluk, heveslerine göre kararlar almaya bayılır!..
Kendi kendilerini KANDIRMAYA bu kadar hevesli başka bir canlı türü yoktur!..
Yaratan en üstün beyni insana vermiştir ama, O BEYİN KENDİNİ, NEGATİF HEVESLERİNE GÖRE KANDIRIRSA..
SIĞ DÜŞÜNÜP, KONULARI SAPTIRANLARIN YANILTMALARINI SAVUNUYOR olanları siz de görmüşsünüzdür…
İnsanoğlu, kasıtlı, hesapsız, bilgisiz, SIĞ düşünüp, konuları ÇARPIK değerlendirmeleri ile ne facialara sebep olurlar, hiç hesaplamazlar, ne yazık ki!..
Meselâ, bir akademisyen Çinli kardeşimiz, “Türkler çok savaşçı, Çinli’ler ise, kendilerini korumaya çalışıyorlardı, Çin Seddi yaptık bu yüzden!.. dedi.
Bakın tarih yazarlarına ve yazar, çizerlere, ders kitaplarına hepsi böyle söyler:
TÜRKLER, SALDIRGAN, BARBAR SAVAŞÇI, ÇİN’LİLER İSE TARİH BOYUNCA KENDİLERİNİ KORUYAN, SAVAŞMAYI SEVMEYEN, MAZLUM MİLLETTİR!..
İnsanlık bu SIĞ TEZİ BÖYLE BİLİRLER, AMA HALT EDİYORLAR!..
Dikkat..
(O zamanlar, Türklerin 34 harflik alfabeleri vardı!)
Tamam, “Bilirim” diyemem, hakkıyla tek Allah bilir sebepleri!..
Türklerin Çin ile savaşları gerçek, ama hangi ülke komşuları ile savaşmamış?..
Güçlenince kimler kimlere saldırmamış?..
Tarih ülkelerin birbiriyle, hatta KENDİ KENDİLERİ ile savaşlarıyla dolu!..
Bir kısmı veya iki kısım birden uyarsa şeytanlarına, akıbetleri felaket oluyor.
BU SAVAŞLARIN ASIL NEDENLERİNİN İNCELENMESİ, SAVAŞLARIN YIKIMINI BİTİRİR!..
Maalesef, insanlık, sığ kandırmalarla yetinip, AYNI HATALARI TEKRAR TEKRAR İŞLEYİP, TARİHİN YIKIM TEKERRÜRÜNDEN KURTULAMIYORLAR!..
“Çin Seddi, Türk akınlarına karşı savunmak için yapıldı, doğru ama aynı zaman da, TÜRKLERİ İLERİ HAREKÂTLA YIPRATIP, ARADA BİR GERİ ÇEKİLEREK KENDİLERİNİ EMNİYETE ALIP, GÜÇLENİP, TÜRKLERİ TEKRAR, İLERİ HAREKÂTLA KATLEKMEK İÇİN YAPILMIŞ OLMASIN, ASIL ÇİN SEDDİ?..” DESEN, ŞAŞIRIRLAR!..
————————————
Kuran’ı Kerim. Sure 36/Ayet 60-61-62:
“Ey Âdemoğulları! Ben size and vermedim mi: Şeytana tapmayın, o sizin apaçık düşmanınızdır. Ban tapın, doğru yol budur, diye bildirdim… Böyle iken yemin ederim ki o, içinizden çoğunuzu kandırıp peşine taktı, aklınız yok muydu?

EDİRNE ÇALIŞMA VE İŞ KURUMU İL MÜDÜRLÜĞÜ

ARAÇ KİRALAMA HİZMETİ ALINACAKTIR

Edirne Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü Şoförlü Hizmet Aracı Kiralama İşi hizmet alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.
İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:

İhale Kayıt Numarası (İKN):2025/1870219
1- İdarenin
1.1. Adı:Edirne Çalışma Ve İş Kurumu İl Müdürlüğü
1.2. Adresi:Babademirtaş Mahallesi Hükümet Caddesi Salı Tekke Sokak No:48 Edirne Merkez/Edirne
1.3. Telefon numarası:02842253861
1.4. İhale dokümanının görülebileceği ve indirilebileceği internet sayfası:https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2- İhalenin
2.1. Tarih ve Saati:27.11.2025 – 11:00
2.2. Yapılacağı (e-tekliflerin açılacağı) adres:Edirne Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü Toplantı Salonu – Babademirtaş Mahallesi Hükümet Caddesi Salı Tekke Sokak No:48/1 Merkez/Edirne
3- İhale konusu hizmet alımının
3.1. Adı:Edirne Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü Şoförlü Hizmet Aracı Kiralama İşi
3.2. Niteliği, türü ve miktarı:01.01.2026 – 31.12.2028 Tarihleri Arasında 36 Ay Süreli 3 Adet Şoförlü Hizmet Aracı Kiralama (Akaryakıt Hariç)
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
3.3. Yapılacağı/teslim edileceği yer:Edirne Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ve İl Müdürlüğüne bağlı Keşan Hizmet Merkezi ile İdarenin vereceği talimatlar dahilindeki yerlerdir.
3.4. Süresi/teslim tarihi:İşe Başlama Tarihi 01.01.2026, İşin Bitiş Tarihi 31.12.2028
3.5. İşe başlama tarihi:01.01.2026


4- Katılım ve yeterlik kriterleri:
4.1. Katılım ve yeterlik kriterlerine ilişkin istekliler tarafından e-teklif kapsamında sunulması gereken bilgi ve belgeler ile fiyat dışı unsurlara ilişkin bilgi ve belgelere aşağıda yer verilmiştir:
4.1.1. Teklif mektubu.
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olunduğunu gösteren bilgi ve belgeler:
4.1.2.1. Tüzel kişilerde; isteklilerin yönetimindeki görevliler ile ilgisine göre, ortaklar ve ortaklık oranlarına (halka arz edilen hisseler hariç)/üyelerine/kurucularına ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.2.2. Vekâleten ihaleye katılma halinde vekile ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.3. Geçici teminat.
4.1.4. İsteklinin iş ortaklığı olması halinde iş ortaklığı beyannamesi.

4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:

Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi, belge veya kriter belirtilmemiştir.

4.3. Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:

4.3.1. Son beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında kabul işlemleri tamamlanan ve teklif edilen bedelin % 30 oranından az olmamak üzere, ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler veya teknolojik ürün deneyim belgesi.
4.3.1.1. Tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere kullanılan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ve 4734 sayılı Kanuna göre yapılacak ihalelere ilişkin sözleşmelerin yürütülmesi konusunda temsile ve yönetime yetkili olan ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicili müdürlükleri veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartların korunduğunu gösteren, e-forma uygun belgenin kullanılması zorunludur.
4.3.1.2. 4734 sayılı Kanun kapsamındaki idarelere taahhüt edilenler dışında yurt dışında gerçekleştirilen işlerden elde edilen iş deneyiminin 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 195 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince pay çoğunluğuna dayanarak kurulan şirketler topluluğu ilişkisi içinde kullanılması halinde bu hukuki ilişkiyi ve bu ilişkinin süresini tevsik eden belgelerin sunulması zorunludur.

4.3.2. İstekli tarafından teklifi kapsamında ihaleye katılım belgesine aktarılarak sunulması ve/veya sağlanması gerektiği bu Şartnamenin 7 nci maddesi dışındaki maddeleri ile teknik şartnamede belirtilen aşağıdaki belgeler ve/veya yeterlik kriterleri:

Araç Bilgileri

4.4. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:

4.4.1. Kamu veya özel sektöre yapılan şoför dahil araç kiralama hizmetleri (personel servis hizmetleri hariç) benzer iş olarak kabul edilecektir.

5- Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6- İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7- İhaleye teklif verecek olanların, EKAP hesabına giriş yaparak ihale dokümanını indirmeleri zorunludur.
8-Teklifler, EKAP üzerinden teklif mektubu ile ihaleye katılım belgesi ve diğer ekler kullanılarak hazırlanacak ve e-imza ile imzalanarak ihale tarih ve saatine kadar EKAP üzerinden gönderilecektir.
9- İstekliler tekliflerini, her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden teklif birim fiyat şeklinde vereceklerdir. İhale sonucunda, üzerine ihale yapılan istekliyle birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
10- Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
11- İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
12- Bu ihalede elektronik eksiltme yapılmayacaktır.
13- Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (Doksan) takvim günüdür.
14- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
15- Diğer hususlar:

İhalede Uygulanacak Sınır Değer Katsayısı (R): Araç Kiralama/0,79
Sınır değerin altında teklif sunan isteklilerin teklifleri açıklama istenilmeksizin reddedilecektir.

Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr’de (Basın: 2323679)

Lalapaşa yolunda feci kaza

EDİRNE’de 2 TIR ve 3 otomobilin karıştığı kazada,1 kişi öldü, 2 kişi yaralandı.

Kaza, saat 19.30 sıralarında Edirne Lalapaşa kara yolunun Süloğlu yolu ayrımı yakınında meydana geldi.

Edirne’den Lalapaşa istikametine seyreden 34 GJR 76 plakalı TIR, önündeki başka bir TIR’ı sollamaya çalıştığı sırada, lastiği patladı. Lastiği patlayan TIR sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle karşı yönden gelen 22 AEV 359 plakalı otomobile çarptı. Otomobil çarpmanın etkisiyle takla atarken, motoru yerinden çıkarak arkadan gelen 22 ADP 714 plakalı otomobilin üstüne düştü.

HIZINI ALAMAYAN TIR, BAŞKA TIRLA ÇARPIŞTI

Lastiği patlayan TIR, ilk çarpışmanın ardından hızını alamayarak yine karşı yönden gelen T0851EB Bulgaristan plakalı TIR’la çarpıştı. Bu sırada 22 PD 812 plakalı otomobil de Bulgaristan plakalı TIR7a arkadan çarptı. İhbarla kaza yerine çok sayıda polis, jandarma, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı kontrolde takla atan otomobildeki Ersin Soyaslan’ın(40), öldüğü belirlendi. Yaralanan 2 kişi ise hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

İYİ Parti yeniden ‘Şahin’ dedi

Olgay GÜLER

İYİ Parti Edirne İl Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen 4’üncü olağan il kongresinde, mevcut başkan Hasan Hakan Şahin, tek listeyle seçime girerek yeniden il başkanlığına seçildi.

İYİ Parti’nin 4’üncü olağan il kongresi, kentte bir otelde gerçekleştirildi. Kongreye, İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, İl Başkanı Hasan Hakan Şahin, parti yönetimi ve delegeler katıldı. Kongrede divan başkanlığını Genel Başkan Yardımcısı Tekirdağ Milletvekili Taşçı, divan başkan yardımcılığını önceki dönem il başkanı Alpay Alpagut Engin, katip üyelikleriyse Günay Küp, Hülya Özdemir ve Berkay Kahraman yaptı.

‘AMACIMIZ MİLLETİN HUZURU, REFAHI VE ÖZGÜRLÜĞÜ’

Genel kurulda konuşan İl Başkanı Hasan Hakan Şahin, Türkiye’nin tarihi bir dönemden geçtiğini belirterek, “Ekonomik zorluklar, adalete olan güvenin sarsıldığı günler, gençlerimizin gelecek kaygısı, ailelerimizin geçim derdi. Bunlar hepimizin ortak meselesidir. Amacımız; milletimizin huzuru, refahı ve özgürlüğünden başka bir şey değildir. Bu yüzden saldırıya uğruyoruz. Milleti merkeze alan siyaset anlayışımızdan, “Önce millet, önce memleket” diyen dilimizden vazgeçmediğimiz için bizi anketlerde yok sayıyorlar, medyada görmezden geliyorlar. Ama bilmiyorlar ki: İYİ Parti içindeki çürük elmaları temizliyor. Bir Türk dünyaya bedeldir. Gazi Meclis’te vatan ve millet için mücadele eden 29 vatan evladının direnişini görüyorsunuz. Ve göreceksiniz: O 29 vatan evladı, ülkesinin siyasi yönünü değiştirecek; bu iktidar ve ortaklarının bir daha seçim kazanamamasını sağlayacaktır” dedi.

‘İYİ PARTİ SON KALEDİR’

Edirne’nin merkez siyasetinin kalesi olduğunu dile getiren Şahin, “Milletimiz her şeyi görür, duyar ama sandıkta konuşur. Ve o sandık geldiğinde, İYİ kadrolarımızla, Edirne’ye yakışan adaylarımızla, il ve ilçe belediyelerinde İYİ Parti bayrağı dalgalanacaktır. Edirne’mizi en az iki milletvekiliyle temsil edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki Edirne bir kale, üstelik merkez siyasetin kalesidir. Şükürler olsun ki partimiz, bugün kendini merkeze çekmiş, yüzünü iktidara dönmüş, milletin son umudu haline gelmiştir. İYİ Parti bu yüzden son kaledir. Sizlerden aldığım bu güçle, İYİ Parti’nin ilkelerine, milletimize ve Cumhuriyetimizin temel değerlerine sımsıkı bağlı kalarak, Edirne’mizi daha ileriye taşımak, Türkiye’nin aydınlık geleceğinin müjdecisi olmak için var gücümle çalışacağıma söz veriyorum” diye konuştu.

‘KOMİSYONDA YER ALMADIK VE KARŞI ÇIKTIK’

İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın da, TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nu eleştirerek, Türkiye’ye Sevr’in dayatılmaya çalışıldığını söyledi. Akalın, “Bugün bize dayatılan şey Sevr’dir. Bu ülkeye Lozan tapusuyla sahip olduk. Lozan bizim kuruluş belgemizdir, Sevr’i reddeden bir milletiz. Bu durum Süleyman Demirel ve Turgut Özal dönemlerinde de gündeme gelmişti. Şimdi yeniden aynı senaryo önümüze konuluyor. Ancak İYİ Parti, Cumhuriyet’in kuruluş ilkelerinden ve Atatürk’ün yolundan taviz vermeyecek bir partidir. Bu komisyonun yasal bir dayanağı yok. Meclis iç tüzüğünde böyle bir komisyon kurulmasına dair madde bulunmamasına rağmen oluşturuldu. Bu durum tek adam rejiminin bir sonucudur. Bu komisyon, ülkenin bölünmesi için atılmış bir adımdır. Biz bu komisyonda yer almadık ve karşı çıktık. Çünkü İYİ Parti, Atatürk’ün ve Cumhuriyet’in ilkelerini savunan bir partidir” diye konuştu.

‘DOĞRU BİLDİĞİMİZ YOLDAN ŞAŞMADIK’

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini de eleştiren Akalın, “Bu fikri ilk ortaya atan ve üzerinde sistematik olarak çalışan parti İYİ Parti’dir. Yaklaşık bin sayfalık bir raporla bu sistemi detaylandırdık. Parlamenter sistemin yeniden tesis edilmesi, ülkemizin geleceği için zorunludur. O dönemde biz ‘seçilebilir aday’ ilkesini savunduk. Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu isimlerini masaya getirdik. Bugün herkes görüyor ki, o dönemde söylediğimiz şeyler doğruydu. Biz 2017’de kurulduğumuz günden bu yana doğru bildiğimiz yoldan şaşmadık. 2023’te de, bugün de haklıydık. Bunu önce kendimiz anlayacağız, sonra milletimize anlatacağız. İYİ Parti, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ayarlarına sahip çıkan bir partidir” şeklinde konuştu.

HASAN HAKAN ŞAHİN TEK LİSTEYLE YENİDEN BAŞKAN SEÇİLDİ

Konuşmaların ardından genel kurulda seçimlere geçilirken, mevcut başkan Hasan Hakan Şahin tek listeyle yönetime aday oldu. Seçim sonuçlarının ardından Hasan Hakan Şahin yeniden İYİ Parti İl Başkanı seçilirken, listesi şu şekilde oluştu:

İl Başkanı: Hasan Hakan Şahin

‎Yönetim Kurulu (asil): Cahit Yıldız, Mehmet Yaşar, Bülent Yetüt, Mestan Özer, Hüseyin Hallaç, Fevzi Tuğrul, Halim Gürsu, Ahmet Murat Aladağ, Şükrü Tolga Uzgur, Zehra Akalın, Burak Tanyeli, Yunus Savaşkan, Varol Yence, Hatice Damla Solmaz, Müstecep Çapkur, Sibel Dağcı, Emre Boztürk, Alpaslan Demirel, Bahar Yüknü, Erdoğan Şantay, Emir Küçükmercancı, Ömer Yıldırım, Süeyla Dilaver, Yıldırım Mungan, Metin Baykuş, Ayhan Özdilek, Mustafa Zümrüt, Çağdaş Kurt, Nagihan Akın, Tuğçe Koç.

‎Yönetim Kurulu (yedek): Mehmet Kuruçay, Koray Tutak, Günay Çakır, Olcay Kutlu, Fatih Arda, Bahadır Bayraktar, Gürsoy Onat, Şenol Yıldırım, Fedahi Erdil, Turgut Akıllı, Ahmet Belit, Cemal Şener, Anıl Canbazoğlu, Çağlayan Mandalı, Çınar Yıldırım, Kerim Özdemir, Sevil Aktaş, Rıdvan Yılmaz, Nilay Arabacı, Şendoğan Tekgöz, Emine Niş, Sami Geçit, Sadık Yılmaz, Nizamettin Küp, Samet Gergin, Feride Nalçakan.

‎Disiplin Kurulu (asil): Zafer Sarıkeçe, Ömer Ergin, Savaş Gündoğdu, Bahri Bilen, Ömer Sacit Sakarya, Hüsnü Portakal, Ömer Çay, Fatma Bayraktar ve Akif Havale bulunurken, yedek üyeler Cemalettin Coşkun Oskan, Ertuğrul Aktaş, Dinger Solak, Hüseyin Aykol, Mukadder Sultan Yüknü.

‎Üst Kurul Delegeleri (asil): Hasan Hakan Şahin, İlkay Kuş, Bülent Akın, Hasan Aktaş, Dilek Pazarlı, Hasan Küçükvural, Yücel Solak, Tuncay Taşkın, Mehmet Tuna, Bahar Yüknü, Cahit Yıldız, Zehra Akalın, Serdar Arabacı.

‎Üst Kurul Delegeleri (yedek): Fevzi Tuğrul, Halim Gürsu, Mestan Özer, Ahmet Murat Aladağ, Şükrü Tolga Uzgur, Berkay Kahraman, Mehmet Yaşar, Burak Tanyeli, Emre Boztürk, Özkan Ayvaz, Feriha Günsu Arıseven, Emir Küçükmercancı, Mertcan Yassıtepe.

Optima trenine Karadağ freni!

Avrupa ülkelerine genellikle Avusturya ve Almanya’ya araçlarını da götürmek isteyenlerin tercih ettiği Optima Ekspres’in Edirne Gar’ından geçtiğimiz 31 Ekim Cuma akşamı yolcularını alarak Avusturya’ya hareketinden sonra Karadağ’daki olaylardan kaynaklı güvenlik endişesiyle Bulgaristan’ın Plovdiv (Filibe) Garı’ndan hareketine izin verilmeyerek bekletildiği bildirildi..

Uzun yıllardan bu yana belirli periyotlarda yolcu ve araç taşımacılığı yapan tren Edirne ile Avusturya’nın Villach kenti arasındaki 1.406 km’lik mesafeyi 32 ile 35 saatte kat ediyor. Ancak tren 2025 yılının son seferinde Karadağ’daki olaylardan kaynaklı güvenlik endişesiyle bekletiliyor. Çoğu Edirne’den araçlarıyla trene binen Türk yolcuların da bu durumdan endişe duydukları yakınları tarafından dile getiriliyor.

Merkezi Avusturya’da bulunan şirket yetkililerinin bu olaylar nedeniyle Filibe’ye geldiği, yolculara gar yakınındaki otellerde yer ayırtıldığı ve yiyecek dağıtıldığı belirtiliyor. Yolcuların duyumlarına göre, güvenlik endişesi nedeniyle güzergah değişiminin de düşünüldüğü belirtiliyor, 

Nisan ayında Avusturya’dan yola çıkan Optima; Slovenya, Hırvatistan, Sırbistan ve Bulgaristan’dan geçerek Türkiye’ye ulaşıyor ve aynı güzergahtan Ekim sonu Kasım’ın ilk haftalarına kadar da yolcular ve araçlarını geri götürüyor.

TUTUKLANAN İKİ TÜRK SERBEST BIRAKILMIŞTI

Karadağ’da geçen hafta yaşanan kargaşada bir Karadağ vatandaşının iki Türk tarafından bıçaklandığı ve yakalanıp tutuklandıkları belirtilmişti. Karadağ’da Podgoritsa Yüksek Mahkemesi, geçtiğimiz Cuma günü, “Türk vatandaşlarının karıştığı bıçaklı saldırı olduğu iddiaları” nedeniyle tutuklanan 2 kişinin, olayla ilgisi olmadığını ve serbest bırakıldıklarını bildirdi.

Otomobil fırına daldı: 4 yaralı!

Olgay GÜLER
Edirne’de sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil ekmek fırınına girdi.


Kaza, Eski İstanbul Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre İbrahim K.’nin yönetimindeki 22 BB 088 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu cadde üzerindeki ekmek fırınına girdi. Otomobil fırının camekanlarını kırıp içeri daldı.

Kazada sürücü İbrahim K. ve fırında bulunan 3 kişi yaralandı. İhbarla bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Yaralılar, ambulanslarla Sultan 1’inci Murat Devlet Hastanesi ve Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildi.
Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.