SUSUZLUK

Gözümüz evin musluğunda, dokunmaya korkuyoruz “tısss” diye bir ses duymaktan. Seviniyoruz akınca çeşmelerimiz, hemen çamaşır makinemiz, bulaşık makinemizi başlıyoruz çalıştırmaya; “Ne olur ne olmaz” diyerekten.

Edirne İl Halk Kütüphanesi arşivine inerek 1928/1980 yılları arasında bütün yerel gazete arşivlerine göz atmıştım. Edirne’nin su sorunu aslında Cumhuriyet’le eşit gibi.

Taşlımüsellim köyünden gelen hat her zaman önemli olmuş Cumhuriyet’in ilk yıllarında. Meriç nehrinden şehre su verilmesi gündem olmuş, proje yapılmış, Ankara’nın “su sıhhatli değildir” uyarısıyla o proje havada kalmış, yine dönmüşler Mimar Sinan suyuna.

Elektrik sorunun çözümü ile ilerleyen yıllarda Edirne’nin etrafında çeşitli kuyular açılmış su miktarını arttırmak için. Uzun yıllar bu kuyulardan su takviyesi yapılmış Kıyık’taki su depolarına. Sahi ne oldu o kuyulara? Süloğlu’ndan su gelmeye başlayınca köreltildi mi? Yerleri de satıldı mı yoksa?

Süloğlu barajının yapılmasıyla umutlanmış Edirne halkı. Uzmanların 5 yılda dolmaz dedikleri baraj bittiği yılın devamında sert kış, kar, yağmur derken bir yılda silme doluvermişti. Sonrasında Edirne’ye su boruları sayesinde uzun yıllar Süloğlu barajından susuzluk sorunu giderilmişti.

İlerleyen yıllarla birlikte Edirne’nin büyümesi, nüfusunu artması, teknolojiyle birlikte su tüketiminin artmasını da yanında getirdi. Yetmiyordu artık Süloğlu barajı, ki her barajın bir ömrü vardı ve Süloğlu barajı her yıl biraz daha doluyor, kirleniyor, kapasitesi azalıyor ve Edirne’nin ihtiyacına cevap vermekte zorlanıyordu.

Kayalıköy barajı gündeme geldi o dönemde. DSİ ile Edirne Belediye’sinin yaptığı protokolle Kayalı Barajı’ndan Edirne’ye su verildi. Dönemin belediye başkanı 2017 yılında Edirne’nin 50 yıllık su sorununu çözdüklerini iddia ediyordu açıklamalarında. Ama unuttuğu veya ihmal ettiği bir şey vardı belediyemiz yönetiminin; “Süloğlu isale hattının bakımı yapılmadı ve hat çöktü”

Küresel sıcaklıklar, kuraklık, kar ve yağmurun yağmaması, az yağması nedeniyle aradan geçen 5 yıl içinde Kayalıköy kuruyuverdi. Süloğlu’muz var dendi ama o da ne? Su taşıyan hat çökmüş, yıllar geçiyor bir türlü su gelemiyor Süloğlu’ndan.

Edirne Belediyesi’nde bir telaş sormayın gitsin. Her yerde kuyular açılmaya, su sorunu çözülmeye çalışılıyor. Yeni hatlar çekiliyor sitelere, eski hatlardan, yeni hatlara taşınıyor, her yerde çözüm arayışları.

Geçtiğimiz hafta sonu açıklama yaptı başkanımız Edirne Belediyesi adına; “36 saat Edirne’ye su veremeyeceğiz” diyerek.

Banyoda yerlerde su bidonları çift sıra, alıştık onlarla da yaşamaya.

HİPNOZLU DÜNYA

Dünya komşularımız ve kardeşlerimiz bildiklerimize…
Türk’lere düşmanlığı öğreten din ve politik simsarı şeytanlarının hipnozu ile kandırılmaktan kurtarmak ta en çok biz Türklere düşüyor!..
Tabi ki, önce Kuran’ı her Türk’ün anlamak, yorumlamak ve de uygulamak için okumasıyla inşallah!..
Tarih boyunca Türkler çok çekti, bu “DİN VE POLİTİK SİMSARLARIN KANDIRIP, HİPNOZLAYIP, SİLAHLANDIRIP, SALDIRTIP, çoluk, çocuk camiye doldurup, YAKANLARDAN!..
Tarih boyunca tekbir vakıa bulamazsınız, Türklerin insanları kiliselere doldurup…
Allah korusun!..
Hatta, sömürü orduları ile savaşınca, kiliselere sığınan, çoluk, çocuk, kadın, yaşlılara, Türk komutan gelir, kapıyı açar ve de, “Korkmayın bizden, bundan sonra canınız malınız, ırzınız, çoluk, çocuğunuzu KORUMAK BİZİM BOYNUMUZUN BORCUDUR!..” derlerdi.
Hemen açlar doyurulur, sulanır, hastalar tedavi edilir ve de emniyete alınırlardı!..
Rabbimizin kitabında, emredildiği gibi… Dünya ülkeleri, “Yaratan’dan Ötürü” biz Türklerin kardeşleridir, komşularıdır. Dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, onlar açsa biz, tok uyuyamayız; hepsini sever, sayarız, muhtaçlıklarında yardımlarına koşarız, çünkü biz Müslüman Türk’üz!..
Allah’ın emri ve de genlerimiz böyle, tarihte ispatlı!..
Dünya insanlığının hangi konularda aldatıldığını öğrenmeleri için, Türklerin nasıl da yalanlarla, “Düşman” belletildiğini anlamaları için; asıl düşmanlığın, kendilerinin, Türklere yaptıklarının olduğunu öğrenmek için; herkesin, bizzat kendilerinin Kuran’ı Kerim’i okuyup, olup gidenlerin gerçekliğini fark etmekle gerçekleşecektir, insanlığın kurtuluşu, inşallah!..
O KURTUŞ Kİ İNSANLIĞI, ŞEYTANLA YATIP, ŞEYTANLA KALKANLARIN TASMASINDAN KURTARIP, ÖZGÜRLEŞTİRİP, GALAKSİMİZİN SEVGİ BOYUTUNA GEÇERİZ, İNŞALLAH!..
O Yüce kitabımızı Türkçe okuduğumuz zaman bunları öğreniyoruz!..
O ZAMAN, İLAHİ KATTAN İNSANLIĞA VERİLECEK MUHTEŞEM NİMETLERİN, HAYALİNİ KURABİLİRİZ.
——————————
Kuran’ı Kerim. Sure 61/Ayet 7-8:
İslama davet olunduğu halde, icabet edecek yerde, Allah’a karşı kendiliğinden yalan uyduran zalim kimselere hidayet etmez.
Onlar, Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek kastindedirler. Halbuki kâfirler hoş görmeseler de, Allah nurunu tamamlayacaktır.
————————————
KURAN İLE BİLDİRİLMİŞ, İSLÂM: Gerçek Müslümanlık, gerçek Hıristiyanlık, gerçek Musevi’lik toplamı. Ayan beyan, hurafelerle kandırılmalardan uzak!..

“Inter Academy İstanbul Taksim Türk Futboluna Uluslararası Bir Kapı Aralıyor”

İstanbul’un kalbinde yer alan Inter Academy İstanbul Taksim (Gümüşsuyu) şubesi, uluslararası futbol köklülüğü ile Türk genç futbolcularını buluşturan yeni nesil bir eğitim merkezi olarak faaliyete geçmiştir. Bu önemli adım, hem Türkiye’nin futbol altyapısına katkı sağlamak hem de dünya çapında tanınmış bir markanın eğitim standartlarını genç yeteneklerle buluşturmak amacı taşımaktadır.

Akademi Hakkında:

Inter Academy İstanbul Taksim, F.C. Internazionale Milano altyapı felsefesini ve metodolojisini İstanbul’a taşıyan resmi bir yapılanmadır. Akademinin amacı; 6–17 yaş aralığındaki genç sporculara hem saha içi teknik–taktik becerileri kazandırmak hem de insan olarak gelişimlerini desteklemektir. 

Akademi şu temel ayrıcalıkları sunmaktadır:
• Inter altyapısında görev yapmış üst düzey antrenör kadrosu. 
• Lisanslı malzeme ve uluslararası standartlarda altyapı. 
• Milano’da staj imkânı ve global ağ ile bağlantı. 
• Antrenmanlara “önce insan, sonra şampiyon” felsefesiyle yaklaşım. 

Lokasyon ve Ulaşım:

Akademi merkezi, İstanbul Beyoğlu / Gümüşsuyu Mahallesi, İnönü Caddesi No: 65 adresinde yer almakta olup, merkezi konumu sayesinde genç sporcuların erişimi oldukça kolaydır. 

Misyon & Vizyon:

Inter Academy İstanbul Taksim’in misyonu; Türk futbolunun alt yapısını güçlendirirken, gençlere uluslararası vizyon kazandırmaktır. Vizyon olarak ise; İstanbul’dan başlayarak Türkiye çapında bir “altyapı çocuğu yetiştirme” modeli oluşturmaktır. Bu model, sadece teknik beceriler değil, liderlik, dayanışma ve etik değerler üzerine de odaklanmaktadır.

Program İçeriği ve Katılım:

Akademi, yaş gruplarına göre sınıflandırılmış olan programlarla çalışmakta ve her oyuncunun gelişim seviyesine özel planlamalar yapmaktadır. Eğitim programı içinde; teknik antrenmanlar, taktiksel hazırlıklar, oyun analizi, fitness & fiziki hazırlık ve karakter gelişimi yer almaktadır. 

Katılım için başvuru formu online olarak doldurulabilir ve genç sporcuların yetenekleri yerinde değerlendirilir. Ayrıca, Milano’daki yetenek kampına katılım imkânı da zaman içinde açılacaktır.

Neden Bu Akademi?
• Uluslararası Marka: Inter adı ve altyapı teknolojisi, genç futbolcular için önemli bir ayrıcalık.
• Profesyonel Süreç: Milano bağlantılı staj ve gelişim fırsatları sunulmaktadır.
• Merkezi Konum: İstanbul’un göbeğinde erişilebilir ve modern tesislerde eğitim.
• Toplumsal Katkı: Yalnızca futbolcuyu değil, bireyi yetiştirme odaklı program.

İletişim Bilgileri:
• Adres: Gümüşsuyu Mah., İnönü Caddesi No: 65, Beyoğlu / İstanbul
• Telefon: 0536 833 18 34 
• Web: www.interacademyturkey.com 
• Instagram: @interacademyistanbultaksim 

Inter Academy İstanbul Taksim, Türk genç yeteneklerine uluslararası standartlarda eğitim imkânı sunarak, hem Türkiye’nin futbol altyapısını güçlendirmeyi hem de dünyanın sayılı kulüplerinden biri ile entegrasyonu sağlamayı hedeflemektedir. Bu akademiyle birlikte, İstanbul’dan başlayarak Türkiye genelinde yeni bir altyapı kültürü oluşması beklenmektedir.

Görsel ve detaylı bilgi almak isteyen medya kuruluşları ve paydaşlar için iletişim bilgilerimiz üzerinden ulaşım mümkündür.

Ali Kafadar – Türk Futboluna Yeni Bir Vizyon Getiren İsim

Türk futbolunun yetiştirdiği önemli isimlerden Ali Kafadar, profesyonel futbolculuk kariyerini noktaladıktan sonra teknik direktörlük, performans analizi ve uluslararası futbol eğitiminde aktif rol üstlenmeye devam ediyor.

1987 yılında İstanbul Beyoğlu’nda doğan Ali Kafadar, 2000 yılında başladığı futbol serüveni boyunca 27 farklı kulüpte forma giydi ve U19 Milli Takımı’nda Türkiye’yi temsil etti. Sahadaki liderliğiyle olduğu kadar oyun bilgisiyle de dikkat çeken Kafadar, futbolu yalnızca bir spor değil, bir gelişim süreci olarak ele alan vizyonuyla tanınıyor.

Profesyonel kariyerinin ardından antrenörlük alanına yönelen Kafadar, UEFA B Lisans Teknik Direktörlük ve Maç & Performans Analizi belgelerine sahip olup, Bandırma Üniversitesi BESYO mezunudur.

İtalya’da Futbolun Kalbinde Eğitim

Kafadar, futbolun bilimsel yönüne olan ilgisini uluslararası düzeyde geliştirdi. Roberto Mancini’nin Inter’i çalıştırdığı dönemde, antrenman metotları üzerine İtalya’da çalışmalar yaparak, Avrupa futbolunun güçlü yapısını yerinde inceledi. Bu deneyim, teknik vizyonuna modern bir bakış kazandırdı.

Inter Academy Taksim ile Uluslararası İş Birliği

Ali Kafadar, yakın zamanda İtalya ile gerçekleştirilen resmî görüşmeler sonucunda Inter Academy’nin Taksim yapılanmasında aktif görev almaya başladı. Bu iş birliğiyle birlikte, hem Türk futboluna yeni yetenekler kazandırmak hem de Inter Academy ve A Takımı için potansiyel oyuncular yetiştirmekle görevlendirildi.

Kafadar, bu süreçte hedefinin “her oyuncuya dokunmak ve gelişimlerine birebir katkı sunmak” olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Bu yolculuğa futbolu seven her gence ilham olmak için çıktım. Amacım, disiplinli, bilinçli ve keyifli bir futbolcu topluluğu oluşturmak. Türk futbolunun geleceği için durmadan çalışacağım.”

Yetenek Keşfi ve Futbolcu Gelişimine Katkı

Futbolculuk döneminde İsmail Yüksek ile Bursa Yıldırımspor’da takım arkadaşı olan Kafadar, genç futbolcunun potansiyeline erken dönemde dikkat çekerek Gölcükspor’da denenmesi için girişimlerde bulunmuş ve profesyonel lige adım atmasında önemli rol oynamıştır. Bugün, İsmail Yüksek’in Fenerbahçe ve Milli Takım’daki yükselişini büyük bir gururla izlemektedir.

Referanslar ve Güvenilirlik

Ali Kafadar’ın referansları arasında; eski milli futbolcular Saffet Akyüz, Hakan Ünsal, TRT Spor yorumcusu Alp Pehlivan ve TFF Yönetim Kurulu Üyesi Murat Şahin gibi futbol dünyasının önde gelen isimleri yer almaktadır.

Ali Kafadar, sahip olduğu saha tecrübesi, uluslararası bağlantıları ve vizyoner yaklaşımıyla Türk futboluna katkı sağlamaya; geleceğin profesyonel futbolcularını yetiştirmeye kararlılıkla devam etmektedir.

Tiyatro Sahnesinden Reklama: Neslihan Güneyan Reklam Temalı Yeni Projeleriyle Dönüyor

Tiyatro ve reklam oyuncusu Neslihan Güneyan, gazeteci yazar Güney Güneyan ile 14 Temmuz 2024 tarihinde evlenmiş, evlilik sonrası tiyatro ve sanat hayatına kısa bir ara vermişti.

Yaklaşık bir buçuk yıllık sessizliğin ardından yeniden setlere dönen Neslihan Güneyan, bu kez İstanbul’un ruhunu merkeze alan reklam projeleriyle izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

Yeni döneminde birden fazla markanın reklam kampanyasında yer alan tiyatro oyuncusu, çekimleri tamamen İstanbul’un simge noktalarında gerçekleştirilen projelerde kamera karşısına geçecek.

Şehrin tarihi dokusu, enerjisi ve çok kültürlü atmosferini yansıtan bu reklamlar, oyuncunun doğal performansıyla birleşerek görsel bir hikâye anlatımı sunuyor.

Güneyan, “İstanbul benim için bir şehirden çok daha fazlası, çünkü her sokağı ayrı bir hikâye, her manzarası ayrı bir karakter gibi. Bu projelerde o ruhu hissettirmek beni çok mutlu etti” ifadelerini kullandı.

Sahneye yeniden dönmeye hazırlandığını da belirten Neslihan Güneyan, önümüzdeki dönemde hem tiyatro hem de kamera önü projelerinde yer alacağını ifade etti.
Yetenekli oyuncu, sanatsal çizgisini koruyarak yeni döneminde daha fazla üretim, daha fazla hikâye ve daha fazla şehir vurgusu taşıyan işler yapmayı hedefliyor.

Neslihan Güneyan Kimdir?

11 Aralık 1991 yılında Malatya’da dünyaya gelen Neslihan Güneyan, oyunculuk kariyerine Sadri Alışık Kültür Merkezi Akademi’de sahne sanatlarında başladı. Burada tiyatro ve oyunculuk eğitimini tamamlayan Güneyan, sahne sanatlarının yanı sıra televizyon ve reklam sahnelerinde de yer aldı.

Birçok farklı özel tiyatroda sahneye çıkarak deneyim kazanan Güneyan, daha sonra kamera önü projelere yöneldi ve birçok ulusal markanın reklam filminde yer aldı.

Doğal oyunculuk tarzı, yüz ifadesindeki samimiyet ve karakterlere kattığı içtenlikle tanınan sanatçı, son dönem çalışmalarında özellikle İstanbul temalı yapımlarda rol alarak şehrin enerjisini oyunculuğuna yansıtıyor.

14 Temmuz 2024’te gazeteci yazar Güney Güneyan ile dünya evine giren tiyatro oyuncusu, yaşamını İstanbul’da sürdürürken, oyunculuğunun yanı sıra tekstil sektöründe modelist ve üretim safhalarında da birçok noktada yer bulan çalışmalar gerçekleştiriyor.

TMO’ya çeltik çağrısı!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, TMO’nun geç alım politikası, özel sektörün düşük fiyat dayatması ve artan kurutma maliyetlerinin çeltik üreticisini çaresizliğe ittiğini belirterek, “TMO derhal devreye girmeli, üreticiden çeltik alımlarını hızlandırmalı ve adil fiyat politikası uygulamalıdır” dedi.

CHP Merkez İlçe Başkanı Akgüngör, yaptığı yazılı açıklamada, “Edirne, Türkiye’nin çeltik ambarı; alın teriyle üretimin, emeğin ve bereketin kentidir. Ancak bugün çeltik üreticimiz, emeğinin karşılığını alamadığı, ürününü elinden çıkaramadığı bir dönemden geçmektedir” diyerek şunları söyledi:.

“Girdi maliyetlerinin her geçen gün arttığı, mazot, gübre ve enerji fiyatlarının üreticiyi zorladığı bu ortamda, çeltik üreticisinin bir de kurutma tesislerindeki yüksek ücretler ve pazar sıkıntısıyla baş başa bırakılması kabul edilemez.

Üreticimiz, yıl boyunca alın teri döküp emek verdiği ürününü elinde tutmak zorunda kalıyor. TMO’nun geç alım politikası, özel sektörün düşük fiyat dayatması ve artan kurutma maliyetleri, çiftçimizi çaresizliğe itiyor.

Biz biliyoruz ki, üretici desteklenmeden tarım ayakta kalmaz. CHP olarak çağrımız nettir:

TMO derhal devreye girmeli, üreticiden çeltik alımlarını hızlandırmalı ve adil fiyat politikası uygulamalıdır.

Kurutma tesislerinde üreticiyi koruyacak ücret düzenlemeleri yapılmalıdır.

Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için çiftçiye girdi desteği artırılmalı, üretim planlaması sağlanmalıdır.

Edirneli üreticinin emeği, alın teri ve ürünü sahipsiz değildir. Biz, tarlada, harmanda, kurutma sahasında üreticimizin yanındayız.”

Eskişehir’de Nissan Bakımında Güvenli Tercih

Nissan aracınız için Eskişehir’de güvenilir, şeffaf ve hızlı bir servis mi arıyorsunuz? Eskişehir motto car service, Nissan kullanıcılarının ihtiyaçlarını merkeze alan yaklaşımıyla periyodik bakımdan mekanik onarıma, elektronik arızadan test sürüşüne kadar tüm süreçleri profesyonelce yönetir.

Markaya özel bilgi birikimi, doğru ekipman ve nitelikli işçilik, her işlemde standarttır. Kısacası, Eskişehir nissan servisi dendiğinde akla gelen kapsamlı hizmeti burada bulursunuz.

Neden Eskişehir motto car service?

  • Nissan uzmanlığı: Qashqai, Juke, X-Trail, Micra veya Navara… Hangi model olursa olsun, kronik noktaları bilen ve doğru parça/yağ seçimini yapan bir ekip sizi karşılar.
  • Doğru teşhis, net çözüm: Gelişmiş OBD cihazlarıyla arızalar hızlıca tespit edilir; gereksiz parça değişimi yapılmadan, sorunun kaynağı hedeflenir.
  • Şeffaf fiyatlandırma: İşleme başlamadan önce yapılacaklar, tahmini süre ve maliyet paylaşılır; onayınız olmadan adım atılmaz.
  • Garanti ve kayıt: Değişen parçalar gösterilir, işlemler kayıt altına alınır ve işçilik/ parça garantisiyle teslim yapılır.

Bu yaklaşım, Eskişehir nissan özel servis arayışındaki sürücülerin beklediği; güven, hız ve sürdürülebilir maliyet dengesini bir araya getirir.

Hizmet Kapsamı

Periyodik bakım: Yağ, yağ filtresi, hava ve polen filtresi, buji değişimi; fren-süspansiyon kontrolü ve lastik durum analizi. Düzenli bakım, performansı korur ve yakıt tüketimini optimize eder.

Mekanik onarım: Motor performans düşüşü, rölanti dalgalanması, çekiş kaybı, titreşim ve ses problemleri için hedefe yönelik çözümler.

Şanzıman & debriyaj: Manuel ve otomatik şanzımanlarda yağ değişimi, mekatronik-kavrama kontrolleri ve gerektiğinde parça değişimi.

Fren sistemi: Disk-balata değişimi, ABS uyarıları ve hidroliğin yenilenmesiyle güvenli duruş mesafeleri.

Elektrik-elektronik: Akü, marş-şarj, sensör ve beyin modülü testleri; arıza lambalarının giderilmesi.

Klima ve kabin konforu: Klima gazı dolumu, kaçak testleri, kompresör değerlendirmesi ve kabin içi hijyen uygulamaları.

Bu hizmetlerin tamamı, Eskişehir nissan servisi standartlarını karşılayacak biçimde, Nissan’ın fabrika önerileri ve yerel kullanım koşulları dikkate alınarak uygulanır.

Performansı Korumak ve Maliyetleri Yönetmek

Nissan’ın sürüş karakteri; doğru yağ viskozitesi, zamanında filtre değişimleri ve model-özel yazılım güncellemeleriyle korunur. Eskişehir nissan özel servis anlayışıyla yapılan düzenli kontroller, beklenmedik arızaları azaltır, yakıt tüketimini dengeler ve ikinci el değerini olumlu etkiler. Böylece uzun vadeli toplam sahip olma maliyeti düşer.

Şeffaf İletişim, Hızlı Teslim

Eskişehir motto car service randevu ve işlem planını net bir takvimle paylaşır; araç servisteyken de sizi aşama aşama bilgilendirir. Teslim öncesi test sürüşü yapılarak yapılan işlemler kontrol edilir, bir sonraki bakım için önerilerle birlikte aracı teslim alırsınız. Bu yaklaşım, tek seferlik bir ziyaret yerine sürdürülebilir bir bakım partnerliği kurmanızı sağlar.

Kimin İçin Doğru Adres?

  • “Aracımın kaynağı belirsiz arızaları güvenle çözülsün” diyenler,
  • “Şeffaf fiyat, net rapor istiyorum” diyenler,
  • “Bakımım zamanında ve Nissan’a uygun yapılsın” diyenler için Eskişehir motto car service doğru seçimdir.

Nissan’ınızı yıllarca ilk günkü canlılığıyla kullanmak, sürüş konforunu ve güvenliği korumak istiyorsanız, Eskişehir motto car service sizi uzmanlığı, hızı ve şeffaflığıyla karşılar. Eskişehir nissan özel servis yaklaşımı ve kapsamlı Eskişehir nissan servisi çözümleriyle, doğru bakım ve doğru planlama tek çatı altında buluşur.

Keçecizade, Selimiye’nin gölgesinde

Edirne’nin 1961 yılından bu yana aynı lezzet ve tat ile ürettikleri ürünlerle marka değerlerinden birisi olan Keçecizade, Tarihi Selimiye Cami’nin gölgesinde 45 yıl ‘Sosyete Manavı’ olarak anılan meşhur dükkanı Keçecizade Şubesi olarak hizmete soktu.

Keçecizade Kurucusu Metin Keçeci ve eşi Zehra Keçeci, bu önemli günde kendilerini yalnız bırakmayan dostlarına şükranlarını sunduklarını söyledi.

Tarihi Selimiye Cami’nin yanı başında bulunan yeni Keçecizade Şubesi, açılış duasının ardından hizmete başladı.

Badem ezmesinden, kurabiyeye, çikolata ve şekerleme ürünlerine kadar birçok eşsiz kadim lezzeti 1961 yılından bu yana aynı özenle ve aşkla üreten Keçecizade Firmasının Kurucusu Metin Keçeci’ye oğulları Tevfik ve Tayfun Keçeci de eşlik etti.

Açılış duasının ardından Keçeci Ailesi misafirlerine Keçecizade ürünleri ile ikramlarda bulundu.

‘Mutlu olamayacaklar, onlar adına üzülüyorum’

Olgay GÜLER

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Kaleiçi’nde devam eden içme suyu hattı iyileştirme çalışmalarının karşılığını almaya başladıklarını söyledi.

Belediye Başkanı Gencan, Dilaverbey ve Mithatpaşa Mahalleleri’nde başlatılan içme suyu hattı yenileme çalışmalarını inceledi. İncelemenin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Gencan, çalışmaların karşılığını almaya başladıklarını, öngördükleri süreden önce şehrin tamamına su verebilir duruma geleceklerini dile getirdi. Gencan, su konusunda kendilerine eleştiride bulunanlara da tepki gösterdi.

‘ÖNGÖRDÜĞÜMÜZ SÜREDEN ÖNCE ŞEHRE SU VEREBİLİR DURUMA GELECEĞİZ’

Haftanın kendileri için çok iyi başladığını söyleyen Gencan, “Bugün Kaleiçi çalışmalarımızı ekiplerimizle birlikte sahada inceledik. Şunu müjdelemek istiyorum ki hafta sonu itibariyle hatlarda yapmış olduğumuz iyileştirme çalışmaları neticesinde bunun karşılığını bugün itibariyle almaya başladık. Öngördüğümüz süreden önce şehrin tamamına su verebilir bir pozisyona geleceğiz. O yüzden bu hafta bizim için iyi başladı. İnşallah böyle de devam edecek. Bazı mahallelerdeki hemşerilerim ciddi manada zorluklar yaşadılar. Görece bazı mahalleler bu sorundan etkilenmediler ama deposu olmayan yüksek kotlardaki bazı hemşerilerimiz sorun yaşadılar. Biz de en az onlar kadar üzüldük. Sürekli bilgi vermek kaydıyla, vatandaşlarımızı bilgilendirme yapmak kaydıyla bu süreci onlar için de en hafif şekilde atlatmalarını sağlamaya çalıştık ama tabii ki susuzluk zor bir hadise. Dolayısıyla bugün itibariyle öngördüğümüz süreden önce su verme işlemimizi tamamlamış olacağız” dedi.

‘BİRİLERİ EDİRNE BELEDİYESİ’Nİ SALDIRI HATTI OLARAK KULLANDI’

Kentte, su konusunda Edirne Belediyesi’nin başarısız olmasından mutlu olanların olduğunu belirten Gencan, “Birilerini su konusunda Edirne Belediyesi’nin başarısız olması çok mutlu ediyor. Hemşirelerimizi düşünmeksizin sadece eleştirerek, şehrin gerçekten su sıkıntısını görmeden daha doğrusu bile isteye Edirne Belediyesi’ni bir saldırı hattı olarak kullandılar bu su sorununu. Bunu bütün siyasi parti ayrımdan ari olarak söylüyorum. Bazıları bu konuya hiç siyasi yaklaşmadılar. Bazıları krizin çözümü noktasında el birliğiyle ortaklaşa hareket etmek kaydıyla, sorunu objektif bir şekilde hem vatandaşa anlattılar, hem de bunu manipüle etmediler ama birileri de dediğim gibi Edirne Belediyesi bu işi çözemesin istediler. Buradaki başarısızlığımız onları çok mutlu ediyor. Ama bu hafta mutlu olamayacaklar. Onlar adına gerçekten üzülüyorum” diye konuştu.

‘SÜLOĞLU’NUN HIZLA BİTMESİ ÖNEMLİ’

Devlet Su İşleri tarafından yenileme çalışmaları devam eden Süloğlu Hattı’nın da öngörülenden daha önce bitmesinin büyük önem taşıdığını dile getiren Gencan, “Süloğlu Hattı ihalesi tamamlanmış, belirli bir iş bitimi süresi olan bir ihaledir. Bunun için tabii ki öngörülen bir takvim var. Burada sayın valimize tekrar çok teşekkür ediyorum. Vekillerimiz bu anlamda, diğer taraftan Devlet Su İşleri Bölge Müdürü. Bu işin daha hızlı gerçekleşmesi için onların da bizlerin de bu işin üzerinde olacak elimiz. İnşallah öngörülen yani ihale takviminden önce de tamamlanması şehrimiz açısından büyük önem taşıyor. Daha fazla ekiple daha kısa bir süre içerisinde öngörülen takvimden daha önce bitirilebilecek bir proje olduğunu söylüyorlar. Biz de bu işin takipçisi olacağız” şeklinde konuştu.

‘ALTYAPI KATILIM PAYI SAYIŞTAY RAPORUNA TENKİT KONUSU OLDU’

Vatandaşlardan tahsil edilen altyapı katılım paylarıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Gencan, konunun Sayıştay raporlarına yansıdığı için mecbur olduklarını dile getirdi. Gencan, “Biliyorsunuz biz bu altyapı katılım paylarıyla ilgili bir süreç başladı. Vatandaşlarımıza tebligatlar yapılıyor. Biz bu ihbarnamelerde de özellikle metinde de bunu geçirdik. Bu tamamen Sayıştay denetiminde tenkit konusu olan, uyarı aldığımız, zaman aşımı süresi olan işleri biz gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla bu tahsis ettiğimiz rakamlar, altyapı çalışması tamamen bitmiş bölgelere ilişkin olup dediğim gibi Sayıştay bu konuda tenkit ediyor, bir zaman aşılma süresi var. Bu yıl da o senenin zaman aşımının son takvimi. Dolayısıyla biz bunları mevzuatsal anlamda zorunlu olarak tahsil etmiş oluyoruz. Şu karışıklık var; yeni hatlarla ilgili henüz böyle bir süreç başlatmadık. Bunlar direkt Edirne Belediyesi’ne kendi imkanlarıyla gerçekleştiriliyor. Vatandaşlarımızın bu konuda da talepleri varsa 153’e bildirsinler. Bunları da hızlı bir şekilde eski hattan yeni hatta geçirmiş olacağız” dedi.

Korkulu eğlence!

Olgay GÜLER

Trakya Üniversitesi’nde (TÜ) öğrenciler, Dijital Teknoloji Tasarlama ve Geliştirme Topluluğu tarafından düzenlen korku gecesi etkinliğinde buluştu.

TÜ Dijital Teknoloji Tasarlama ve Geliştirme Topluluğu tarafından korku gecesi etkinliği düzenlendi. Etkinlik, TÜ’nün Karaağaç Mahallesi’ndeki Güzel Sanatlar Fakültesi kampüs bahçesinde yapıldı.

Hafta sonu 2 gün boyunca süren etkinlikte, öğrenciler korku teması içeren makyaj yapıp, kostüm giydi. Korkunun insan psikolojisi üzerindeki etkilerinin gösterilerek, yeni bakış açıları incelendi.

Öğrenciler yüz boyama ve rol yapma etkinliklerine katılıp, çeşitli oyunlar oynadı, dans gösterileri sunuldu, konserler verildi.

SERGİYLE YOLA ÇIKTILAR

TÜ Güzel Sanatlar Fakültesi İletişim ve Tasarımı Bölümü öğrencisi ve Dijital Teknoloji Tasarlama ve Geliştirme Topluluğu Başkanı Hale Tekin, sergi açarak yola çıktıklarını söyledi. Tekin, “Biz korku temasının yaratıcılığı ve insan düşüncesini nasıl beslediğini ve nasıl yeni bakış açıları kazandırdığına dair çıktık yola. Bununla ilgili bir sergi açtık. Sergimiz disiplinler arası sanat dallarının çoğunu barındıran bir sergiydi. Bu etkinliğimizin bu kadar, birçok toplulukla birlikte büyümesinin sebebi de korkunun daha farklı alanları da nasıl beslediğinin bir göstergesi aslında. Öğrenciler arasında daha fazla kaynaşmayı sağlamak için de aslında böyle bir etkinlik düzenledik” dedi.

‘KORKUYU EĞLENEBİLECEK BİR AKTİVİTEYE DÖNÜŞTÜRMEK İSTEDİK’

TÜ Güzel Sanatlar Fakültesi İletişim ve Tasarımı Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Samet Alık da korkuyu eğlenceli aktiviteye dönüştürdüklerini belirterek, “Biz aslında burada korku temasını ele almadık, istedik ama korkuyu sadece korku olarak değil, çeşitlerini ele almak istedik. Korkunun çok çeşitleri olduğunu göstermek istedik. Bunları Güzel Sanatlar Fakültesi olarak çeşitli, sanatsal yöntemlerle kendimizce yorumladık, sergiledik. Sonrasında da bunu öğrencilerin biraz daha eğlenebileceği bir aktiviteye dönüştürelim dedik ve bu etkinlik ortaya çıktı. 2 gün boyunca bu şekilde etkinlikler yaptık. Yaklaşık 8 topluluk bir araya geldik. Çok güzel bir katılım oldu” diye konuştu.