Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı emekli öğretim üyelerinden Prof.Dr. Zeki Hoşcoşkun, 71 yaşında yaşamını yitirdi.
TÜ’nün emektar doktorlarından, Prof.Dr. Hoşcoşkun için dün Eski Cami’de cenaze töreni düzenlendi. Törene, Edirne Valisi Yunus Sezer, TÜ Rektörü Prof.Dr. Mustafa Hatipler, meslektaşları, öğrencileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Prof.Dr. Hoşcoşkun, öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Osmanlı Köyü Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Edirne’nin Lalapaşa ilçesine bağlı Çallıdere Köyü Muhtarı Galip Aydın 66 yaşında hayatını kaybetti.
Bir süredir yakalandığı hastalık nedeniyle tedavi gören Çallıdere Köyü Muhtarı Aydın, vefat etti. Aydın’ın ölümü, başta köy olmak üzere ilçe ve il genelinde derin üzüntüye neden oldu. Merhum Remziye Aydın ve Galip Aydın’ın oğlu, Adil ve merhum Nuray’ın ağabeyleri, Seher Aydın’ın eşi, Aslı Korkmaz, Simge Aydın Ekiz, Erhan Korkmaz, Azra ve Poyraz’ın dedeleri, DSİ’den emekli, eski hakem ve gözlemci Galip Aydın için dün Eski Cami’de cenaze töreni düzenlendi. Törene, Edirne Valisi Yunus Sezer, Lalapaşa Kaymakamı Bahadır Yılmaz ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Galip Aydın’ın cenazesi Çallıdere Köyü Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) 2026 bütçesi görüşülmeye devam ederken, Tüm Emeklilerin Sendikası Edirne İl Temsilciliği; emekliler, çalışanlar, kadınlar ve gençler için adil bütçe ve insanca yaşam talebiyle basın açıklaması gerçekleştirdi.
İl Temsilciliği tarafından düzenlenen açıklama, Saraçlar Caddesi’nde gerçekleştirildi. Açıklamaya, sendika üyesi emeklilerin yanı sıra, sivil toplum kuruluşu temsilcileri de destek verdi. Açıklamada, bütçenin saraylara, yandaşlara, savaşa değil; halkın sofrasına, sağlığına, barınmasına ve geleceğine ayrılması gerektiğine dikkat çekildi.
‘YAŞAM HAKKIMIZIN YOK SAYILMASINA DUR DİYELİM’
Açıklamayı okuyan sendikanın il temsilcisi Hasan Kılıç, Türkiye genelinde emeklilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin ve tüm halkın ortak talebinin adil bütçe, insanca yaşam ve demokratik ülke olduğunu söyledi. Kılıç, “Bugün emeklilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin ve tüm halkın ortak talebi açıktır: Adil bir bütçe, insanca bir yaşam, demokratik bir ülke. Her geçen gün derinleşen yoksulluk, artan yaşam maliyetleri, hak gaspları ve sosyal güvencesizliğe karşı sözümüzü büyütmek, taleplerimizi ortaklaştırmak ve irademizi alanlarda göstermek için bir araya geldik. Bu nedenle: Tüm üyelerimizi, temsilciliklerimizi, dost kurumları ve Edirne halkını omuz vermeye çağırıyoruz; emeğimizin, alın terimizin, yaşam hakkımızın yok sayılmasına hep birlikte dur diyelim. Gelin, bütçenin saraylara, yandaşlara, savaşa değil; halkın sofrasına, sağlığına, barınmasına, geleceğine ayrılması için hep birlikte ses yükseltelim” dedi.
‘EMEKLİ SADAKA DEĞİL, HAKKINI İSTİYOR’
Hakların ancak örgütlü mücadeleyle alınabileceğini belirten Kılıç, “Çünkü biliyoruz ki; çare örgütlü gücümüzdür. Bu ülkenin emeklileri, yılların birikmiş emeğini bugün ortak irade ve sendikal dayanışma ile geleceğe taşımaktadır. Haklarımızı savunacak olan da, bu düzeni değiştirecek olan da, insanca yaşamı kuracak olan da örgütlü emeklilerin gücüdür. Taleplerimiz; tüm emeklilere seyyanen zam verilmelidir. En düşük emekli aylığı, en düşük memur maaşına eşitlenmelidir. Bayram ikramiyesi yılda 4 kez ve asgari ücret düzeyinde olmalıdır. Sağlık ücretsiz ve erişilebilir olmalı, sağlıkta soyguna son verilmelidir. 3600 ek gösterge tüm emekli memurları kapsamalıdır. Emeklilerin sendikalaşmasının önü açılmalı, toplu sözleşme masasında yerimiz olmalıdır. Emekli sadaka değil, hakkını istiyor” diye konuştu.
Olgay GÜLER Trakya Üniversitesi’nin (TÜ), bünyesinde tarihi tren yolu, lokomotif, Lozan anıtı ve müzelerin bulunduğu Karaağaç Yerleşkesi’ne girişleri paralı hale getirmesinin hukuka aykırı olduğunu savunan Edirne Barosu’nun açtığı davada Edirne İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi.
Edirne’nin Karaağaç Mahallesi’nde, tarihi tren garı binası, tren yolu, lokomotif, Lozan anıtı ve müzelerin bulunduğu, TÜ’nün Güzel Sanatlar Fakültesi’nin yer aldığı Karaağaç Yerleşkesi’ne girişler, üniversitenin senato kararıyla 19 Ekim 2024’de paralı hale getirildi. Edirne Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu, Edirne Kent Konseyi ve Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği başvurusuyla, uygulamanın iptaline yönelik geçtiğimiz 10 Temmuz’da Edirne İdare Mahkemesi’nde dava açıldı. Mahkeme, 28 Kasım’da görülen duruşmayla, Edirne Barosu’nun başvurusunu haklı bularak yürütmenin durdurulmasına karar verdi.
‘HUKUKA VE MEVZUATA UYGUN DEĞİL’ Kararda, idarenin kendisine tanınan yetkileri kanunun çizdiği sınırlar içinde, amacı dışında ve gelir elde etme veya farklı saiklerle kullanamayacağına yer verilerek, “Kamuya açık bir alanın ziyaretini ücretlendirme, kullanıcılara mali yükümlülük getirme konusunda açık bir yetki tanımadığı; nitekim Karaağaç Yerleşkesi’nde bulunan Lozan anıtı, tarihi tren yolu ve müzelerin nitelikleri itibarıyla yalnızca üniversite öğrencilerine değil, genel kamuya açık kültürel ve tarihi alanlar olduğu, her ne kadar üniversite yerleşkeleri hizmet gerekleri çerçevesinde güvenlik, düzen ve giriş-çıkış kontrolü amacıyla makul sınırlamalara tabi tutulabilse de, bu alanların niteliği gereği kamuya açıklığının idarenin kanuni dayanak olmaksızın ziyaretçiler için mali külfet doğuran bir düzenleme yapma yetkisi oluşturmayacağı, bu alanlara erişimin ücretlendirilmesi, kamu hizmetinin eşitlik, süreklilik ve erişilebilirlik ilkeleriyle bağdaşmayacağı anlaşıldığındani Edirne Lozan Anıtı alanı ve çevresinin (Trakya Üniversitesi Karaağaç Yerleşkesi) ziyaret girişinin ücretli hale getirilmesine ilişkin işlemin hukuka ve mevzuata uygun olmadığı sonucuna varılmıştır” denildi.
‘UYGULAMANIN YANLIŞ OLDUĞU İNANCINDAYDIK’ Konuyla ilgili basın açıklaması yapan Edirne Barosu Başkanı Gökhan Karakoç, uygulamanın başından beri yanlış olduğunu belirterek, “Bu uygulamanın yanlış olduğunu, bilhassa toplumsal bilinci, tarih bilincini daha da güçlendirmek adına bu alanların ücretsiz olması, her yurttaşın, Edirne’yi ziyarete gelen misafirlerimizin ücretsiz şekilde bu alanlarda gezinmesinin temin edilmesi gerektiği inancındaydık. Bu anlamda Edirne Barosu yönetimi Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu aracılığıyla Edirne İdare Mahkemesi nezdinde bir dava ikame etmiş idik. Bugün itibariyle bu davada mühim bir gelişme yaşandı. O da Edirne İden İdare Mahkemesi üniversitemizin aldığı bu kararı, hukuka aykırı buldu ve gecikmesinde de sakınca bulunan hal kapsamında kararın yürütmesini durdurdu. Bu, uygulamanın an itibariyle artık yürütülmemesi gerektiği sonucunu doğurur” dedi.
‘YANLIŞTAN DÖNÜLMESİ DOĞRU OLANIDIR’ Üniversite yönetiminin, mahkemenin kararını yerine getirerek, yerleşkeyi ücretsiz olarak ziyaretlere açması gerektiğini kaydeden Karakoç, “Malumunuz Anayasa gereği, mevzuatımız gereği, mahkeme kararlarına, kamu ve özel tüm kurum ve kuruluşlar ve kişiler uymak zorundadırlar. Üniversitemizin derhal yargı kararına uygun bir işlem tesis etmesi gerekmektedir. Bu vesileyle aslında sizin aracılığınızla kıymetli üniversitemize, şehrimizin göz bebeği, kıymetli kurumumuza biz de bir çağrı yapmış olalım. Edirne Barosu olarak yanlış bulduğumuz bu uygulamanın artık yargı organı tarafından da yanlışlığı ortaya çıktığına göre daha fazla beklemeksizin, bu yanlıştan dönülmesi bizce doğru olanıdır, yakışık olanıdır. Bu alanın yeniden Edirneli hemşerilerimin ve Edirne’yi ziyarete gelen kıymetli misafirlerimizin kullanımına, ücretsiz olarak tahsis edilmesi doğru olanıdır, layık olanıdır” diye konuştu.
İzmir trafiğinde keyifle ilerlerken aracınızın aniden stop etmesi veya beklenmedik bir arıza ışığının yanması, günün bütün planlarını altüst edebilecek can sıkıcı durumlardan biridir. Böyle anlarda panik yapmak veya çaresiz hissetmek yerine sakinliğinizi koruyarak güvenilir bir çözüm ortağı aramak en doğrusu olacaktır çünkü Akyüz Oto Çekici ailesi olarak bizler her zaman sizin yanınızdayız.
Aracınızın modeli, büyüklüğü veya yaşadığınız teknik sorun ne olursa olsun profesyonel ekibimizle anında müdahale ediyor ve sizi bu zor durumdan kurtarmak için karabağlar oto çekici hizmetimizle süratle devreye giriyoruz. Yolda kalmanın yarattığı stresi ve endişeyi çok iyi anlıyoruz, bu yüzden telefonunuz çaldığı andan itibaren aracınız güvenli bir noktaya ulaşana kadar tüm süreç boyunca size destek olmayı kendimize bir görev biliyoruz.
Karabağlar Bölgesinde 7/24 Kesintisiz Yol Yardım Desteği Var Mı?
Gece geç saatlerde, sabahın ilk ışıklarında veya tatil günlerinde yolda kaldığınızda saat kavramı sizin için büyük bir endişe kaynağı olabilir ama bizim için hizmet vermenin belirli bir saati veya günü yoktur. İzmir’in tüm ilçelerinde ve özellikle Karabağlar’ın her mahallesinde aktif devriye gezen veya stratejik noktalarda bekleyen ekiplerimiz, zaman dilimi fark etmeksizin çağrılarınıza yanıt verir. Aracınızın nerede, hangi sokakta veya ne kadar sapa bir yerde bozulduğunun bir önemi yok çünkü geniş hizmet ağımız ve bölgeye hakim şoförlerimiz sayesinde en ücra noktalara bile hızla ulaşabiliyoruz. Günün her saati yollarda olan tam donanımlı araçlarımızla, acil durumlarda otoyol kenarında veya ara sokaklarda tek başınıza olmadığınızı bilmenizi isteriz ve bu güveni sağlamak için var gücümüzle çalışırız.
En Yakın Çekici Hizmetine Nasıl Hızlıca Ulaşabilirsiniz?
Bir çekici çağırdığınızda en büyük beklentiniz muhtemelen dakikalar içinde yanınızda olunmasıdır çünkü beklemek, zaten gergin olan ortamı sürücüler için daha da zorlaştırır. Bizler trafiğin yoğunluğunu, alternatif güzergahları ve bölgenin yapısını çok iyi bilen deneyimli şoförlerimiz sayesinde çağrınızı alır almaz harekete geçiyoruz. İhtiyaç duyduğunuz karabağlar çekici desteğine en kısa sürede ulaşmak için tek yapmanız gereken bize mevcut konumunuzu net bir şekilde bildirmektir. Ekibimiz anlık trafik durumunu analiz ederek size vakit kaybettirmeden ulaşır ve aracınızı büyük bir titizlikle yükleyerek dilediğiniz servise veya noktaya taşır. Hızımız kadar güvenli taşıma ve araca zarar vermeme prensibimizle de aracınızın başına ek bir iş gelmeden, çizilmeden veya hasar görmeden süreci tamamlamayı garanti ediyoruz.
Uygun Fiyatlarla Kaliteli Hizmet Almak Mümkün Mü?
Yol yardım ve kurtarıcı hizmetlerinde fiyat konusu çoğu zaman araç sahiplerini düşündüren ve hizmet alırken çekimser kalmalarına neden olan bir detaydır ancak kaliteli hizmetin mutlaka pahalı olması gerekmediğine inanıyoruz. Akyüz Oto Çekici olarak bütçenizi sarsmayacak, piyasa koşullarına göre son derece makul ve şeffaf fiyat politikalarımızla hem cebinizi hem de aracınızı korumayı hedefliyoruz. Sürpriz ek ücretlerle, gizli maliyetlerle karşılaşmadan, baştan konuşulan koşullarda dürüst bir hizmet almanın rahatlığını yaşamanız bizim ticari anlayışımızın temelini oluşturur. Müşteri memnuniyetini her şeyin üzerinde tutan samimi yaklaşımımızla, sadece bozulan aracınızı çekmekle kalmıyor aynı zamanda yaşadığınız mağduriyeti en aza indirmek için dostane bir tavırla yanınızda oluyoruz.
Edirne Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu’nca Edirne İl Hayvanları Koruma Kurulu’nca 16 Aralık Salı günü gerçekleştirilecek toplantı öncesi Edirne merkezde toplanan canların barınağa değil ölüme gittiğine dikkat çekerek, buradaki koşulları düzeltilene ve günlük ortalama 10 olan ölüm sayısı durana kadar hayvan toplamalarına ara verilmesi çağrısında bulunuldu.
Edirne Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu, “Edirne Valisi Sayın Yunus Sezer’e Sesleniyoruz. Çığlımızı duyun! Toplanan canlar barınağa değil ölüme gidiyor” başlığı ile paylaştığı yazılı açıklamasında, Edirne İl Hayvanları Koruma Kurulu’nun 16 Aralık Salı günü toplanacağı anımsatılarak şunlara yer verildi:
“Bu toplantı, artık ‘niyet beyanlarının sunulduğu’ değil, ihmalin, yanlış uygulamaların sonucunda yaşanan toplu ölümlerin durdurulması için kararların alındığı bir toplantı olmalıdır.
Söz konusu yasanın yürürlüğe girmesinden bu yana Edirne’de yaşananlar açık ve nettir: Valilik tarafından verilen yoğun toplama talimatlarına karşılık, belediye tarafından barınak koşulları düzeltilmeden kapasite artırılmış, kafeslerdeki köpek sayısı çoğaltılmış, ancak hayvanların yaşam hakkını koruyacak temel önlemler alınmamıştır. Bunun sonucu olarak yalnızca Edirne merkezde 1000’den fazla köpek göz göre göre hayatını kaybetmiştir.
BARINAKTAKİ UYGULAMALAR
Barınakta;
Farklı ırk ve boyuttaki köpekler kontrolsüz şekilde bir arada tutulmaktadır.
Uyuz ve bulaşıcı hastalık riskine rağmen karantina uygulanmamaktadır.
Yeterli tedavi, beslenme ve veteriner hizmeti sağlanamamaktadır.
Personel yetersizliği ya da mevcut personelin görev tanımlarının sahadaki ihtiyaçlarla örtüşmemesi kronik hâle gelmiştir.
Yaptığımız barınak ziyaretlerinde, normal koşullarda görülmeyen davranışlara tanıklık edilmiştir. Açlık ve aşırı stres nedeniyle, ölmek üzere olan güçsüz köpeklerin diğer köpekler tarafından yenildiği vakalar yaşanmıştır. Bu bir “doğal davranış” değil; insan eliyle yaratılmış bir hayatta kalma felaketidir.
Daha da vahimi; önceki kurul toplantılarında açıkça ‘toplanmaması gerektiği’ belirtilmiş olmasına rağmen, barınağa girdiği anda öleceği bilinen yavru köpeklerin, her ziyaretimizde toplanmaya devam edildiği görülmüştür. Bu durum artık bir hata değil, ısrarlı bir sorumluluk ihlalidir.
İL HAYVANLARI KORUMA KURULU’NDAN BEKLENTİLER
Bu kuruldan beklentimiz nettir ve ertelenemez:
Barınak koşulları düzeltilene ve günlük ortalama 10 olan ölüm sayısı durana kadar hayvan toplamalarına ara verilmesi,
Valilik tarafından belediyeye canların bakımı için acil destek personel görevlendirilmesi,
Karantina, tedavi, beslenme ve veteriner hizmetlerinin eksiksiz ve denetlenebilir şekilde uygulanması,
Barınağın, hayatta kalma mücadelesi verilen bir ölüm alanı olmaktan çıkarılması ve yeni yaşam alanı ile birlikte canların etik ve hayvan refahını gözeten koşullarda barınacağı bir ortama dönüştürülmesi.
İL HAYVANLARI KORUMA KURULU’NA SORULAR
İl Hayvanları Koruma Kurulu’na soruyoruz:
Bu şartlarda yapılan toplama, koruma mıdır yoksa göz göre göre ölüme sevk midir? Bu kurul, bugün alacağı kararlarla ya yaşanan kayıpların ortağı olacak ya da bundan sonra tek bir canın daha ölmemesi için sorumluluk üstlenecektir. Hayvanların sesi olmayan bir dünyada, bu sessizliğin sorumluluğu artık sizlerdedir. Bizler kentimizin toplanan köpek sayısının çokluğuyla değil, hak ettiği gibi yaşatılan canlarla anılmasını istiyoruz. “
Tırnaklarınız, stilinizin en sessiz ama en güçlü tamamlayıcısıdır, değil mi? Sabah uyanıp aynaya baktığınızda veya gün içinde klavyede yazı yazarken bakımlı, ışıl ışıl ve tasarım harikası tırnaklar görmek modunuzu anında yükseltebilir. Eskiden sadece “kırmızı oje sürüp çıkmak” yeterliyken, artık tırnak dünyası bambaşka bir boyuta evrildi. Hepimiz Instagram’da veya Pinterest’te saatlerce o büyüleyici tırnak tasarımlarına bakıp “Bunu ben de istiyorum!” diyoruz.
Ancak dürüst olalım; o mükemmel desenleri elde etmek her zaman kolay olmuyor. Ya kuaförde saatlerce oturup ciddi bütçeler ayırmanız gerekiyor ya da evde ince uçlu fırçalarla boğuşurken sonuç hüsran olabiliyor. Neyse ki, teknoloji ve moda el ele verdi. Artık trendleri yakalamak için profesyonel bir tırnak sanatçısı olmanıza gerek yok. Bu yazımızda, son dönemin en göz alıcı trendlerine yakından bakacak ve bu görünümlere evinizin konforunda nasıl ulaşabileceğinizi konuşacağız.
Tırnaklarda “Sanat” Dönemi Başladı
Tırnak süsleme sanatı, yani global adıyla nail art, artık sadece özel günlerin değil, günlük hayatın da vazgeçilmezi. Kıyafetinizi, ruh halinizi ve hatta o günkü hava durumunu bile tırnaklarınızdaki tasarımlarla yansıtabilirsiniz. Peki, bu sezon bizi neler bekliyor? Hangi desenler “in”, hangileri “out”?
Moda dünyasının devinim hızı baş döndürücü olsa da, bazı akımlar kalıcı olmayı başarıyor. Son dönemde minimalizmden maksimalizme uzanan geniş bir yelpaze görüyoruz. Yani ister sade ve şık, ister iddialı ve renkli olun; sizin için mutlaka bir trend var. Önemli olan, bu trendleri kendi tarzınızla harmanlayabilmek.
1. “Clean Girl” Estetiği ve Minimalist Çizgiler
Sosyal medyayı kasıp kavuran “Clean Girl” (Temiz Kız) estetiği, tırnaklarda da etkisini sürdürüyor. Bu akım, abartıdan uzak, tırnağın kendi sağlıklı görüntüsünü ön plana çıkaran tasarımları kapsıyor. Şeffaf nude taban üzerine kondurulmuş minik bir nokta, incecik bir çizgi veya belli belirsiz bir ışıltı…
Bu tarz, özellikle ofis çalışanları ve sadelikten yana olanlar için kurtarıcı. Ancak “sade” demek “sıkıcı” demek değildir. Minimalist tasarımlarda kullanılan geometrik detaylar veya negatif alan (negative space) teknikleri, tırnaklarınıza sofistike bir hava katar. Ohora’nın koleksiyonlarında sıkça görebileceğiniz bu zarif dokunuşlar, tırnaklarınızın her zaman bakımlı ve “pahalı” görünmesini sağlar.
2. Işıltının Büyüsü: Glazed Donut ve Krom Efektler
Hailey Bieber ile hayatımıza giren ve çıkmaya niyeti olmayan “Glazed Donut” (Sırlı Donut) trendi, tırnaklarda inci tozu efektini zirveye taşıdı. Işığa göre renk değiştiren, sedefli ve metalik yansımalar, tırnaklara fütüristik ama bir o kadar da zarif bir hava katıyor.
Sadece beyaz veya nude tonlarda değil, artık krom efektleri her renkte görüyoruz. Metalik maviler, uzay grileri veya pembe yansımalı kromlar… Bu tasarımlar, özellikle akşam yemekleri ve partiler için mükemmel bir seçenek. Üstelik bu parlaklığı klasik ojelerle elde etmek neredeyse imkansızken, yeni nesil teknolojiler sayesinde o ayna efektini yakalamak artık çok kolay.
3. Çiçeklerin Gücü: Modern Floral Desenler
Bahar gelse de gelmese de, çiçek desenleri tırnaklarda her zaman popüler. Ancak anneannelerimizin perdelerindeki çiçeklerden bahsetmiyoruz. Modern floral nail art modelleri, çok daha stilize, soyut ve sanatsal yorumlarla karşımıza çıkıyor.
Bazen tırnağın sadece ucunda beliren papatyalar, bazen de sulu boya efektiyle yapılmış gibi duran gül desenleri… Bu tasarımlar, içinizdeki romantik ve neşeli tarafı dışarı vurmanın en tatlı yolu. Özellikle pastel tonlarla harmanlandığında, ellerinizde adeta bir sanat eseri taşıyormuşsunuz hissi yaratıyor.
4. Renklerin Dansı: Ombre ve Gradyan Geçişler
Tek renk sürmekten sıkılanlar için ombre (renk geçişi) harika bir alternatif. Koyu tondan açığa doğru giden veya birbirine zıt iki rengin yumuşakça birbirine karıştığı tasarımlar, tırnaklara derinlik katıyor. “Baby Boomer” olarak bilinen, klasik Fransız manikürünün (French) daha yumuşak ve geçişli hali ise gelinlerin ve sadelik sevenlerin favorisi olmaya devam ediyor.
Stili Yakalamanın En Pratik Yolu: Neden Ohora?
Tüm bu trendleri okurken aklınızdan şu geçiyor olabilir: “Harika görünüyorlar ama ben bunları evde nasıl yapacağım? Sol elimle sağ elime oje bile süremiyorum, nasıl desen çizeyim?” İşte tam bu noktada, güzellik dünyasının en büyük inovasyonlarından biri devreye giriyor.
Artık o karmaşık desenleri fırça darbeleriyle çizmek zorunda değilsiniz. Kuaför randevusu beklemenize, kuruma süresi yüzünden hiçbir şeye dokunamamanıza gerek yok. Ohora, salon kalitesindeki bu tasarımları, uygulanmaya hazır yarı kürlenmiş jel formunda sunuyor.
Jel Tırnak Teknolojisi ile Tanışın
Klasik oje çıkartmaları veya plastik takma tırnakları unutun. Bahsettiğimiz şey, gerçek sıvı jelin %60 oranında kürlenerek (sertleştirilerek) sticker formuna getirilmiş hali. Tırnağınıza yapıştırıp, UV lambası altında tamamen sertleştirdiğinizde, ortaya çıkan sonuç kuaförde yaptırdığınız jel tırnak uygulamasından farksız oluyor.
Bu teknolojinin en büyük avantajı, yukarıda bahsettiğimiz o karmaşık nail art modellerinin hepsine saniyeler içinde ulaşabilmenizdir. Üzerindeki desenler, taşlar, geçişler veya krom efektler profesyonelce hazırlanmıştır. Size sadece tırnağınıza uygun boyutu seçip yapıştırmak ve ışık altında sabitlemek kalır. Sonuç? Pürüzsüz, parlak, bombeli ve haftalarca dayanan kusursuz tırnaklar.
Tırnak Sağlığınızı Riske Atmayın
Nail art tutkunlarının en büyük korkusu, sürekli işlem gören tırnakların zamanla incelmesi ve yıpranmasıdır. Özellikle protez tırnak uygulamaları ve asetonlu çıkarmalar tırnak yatağına zarar verebilir. Ancak yarı kürlenmiş jel teknolojisi, tırnak yüzeyine nefes aldırır ve çıkarma işlemi sırasında tırnağınızı kazımanız gerekmez. Hem trendleri takip edip hem de tırnak sağlığınızı korumak, sürdürülebilir güzelliğin anahtarıdır.
Mevsimlere ve Ruh Halinize Göre Seçimler
Tırnak modasında kurallar esnektir, ancak mevsime göre seçim yapmak stilinizi güçlendirir.
Sonbahar/Kış: Bordo, zümrüt yeşili, lacivert gibi derin tonlar ve altın varak detaylı tasarımlar ön plandadır. Mat bitişli modeller de bu aylarda oldukça sofistike durur.
İlkbahar/Yaz: Neon renkler, pastel geçişler, meyve desenleri ve deniz temalı nail artlar enerjinizi yükseltir.
Ohora’nın geniş koleksiyonunda, her mevsime ve her duygu durumuna uygun bir tasarım bulmak mümkün. İster “bugün çok güçlü hissediyorum” deyip siyah ve geometrik bir model seçin, ister “biraz neşeye ihtiyacım var” deyip renkli ve ışıltılı bir modele yönelin. Kontrol tamamen sizde.
Sonuç: Kendi Tırnak Sanatçınız Olun
Güzellik, kendinizi iyi hissetmekle başlar. Tırnaklarınızdaki küçük bir detay, gün boyu size kendinizi özel hissettirebilir. Son dönemin popüler nail art modellerine ulaşmak için artık uzmanlık gerekmiyor. Ohora ile trendleri takip eden değil, trendleri bizzat uygulayan ve çevresine ilham veren kişi olabilirsiniz.
Zamanınız değerli, tarzınız ise eşsiz. Evinizin konforunda, dakikalar içinde salon kalitesine ulaşmak varken neden daha azıyla yetinesiniz? Şimdi, stilinizi tırnaklarınıza yansıtma zamanı.
Rekabetin en yoğun olduğu alanlar genelde dış mekân ortamlarıdır. Bu alanlarda ziyaretçilerin, hedef kitlede yer alan kişilerin dikkat süresi daha kısadır. Çünkü dış mekanlarda dikkati dağıtabilecek birçok unsur bulunuyor. Bundan dolayı yapılan görünürlük çalışmalarının kullanıcı aklında kalıcı hale gelmesi önemli etkenlerden biridir. Çok boyutlu görünürlük stratejileri ile her zaman doğru zamanda ve yerde doğru mesajı vermek mümkün olur.
Yerel çevreye uyum sağlamak, dış mekanlarda dijital ekranlar kullanmak ya da kaplama seçeneklerinden yararlanmak rekabet ortamlarında öne geçmenize yardımcı olur. Yeni nesil tüm reklam stratejileri ile görsel anlamda hedef kitlenize her açıdan hitap edebilirsiniz.
Marka Mesajınız İçin Bölgesel Optimizasyon Çalışması
Dış mekanlarda marka görünürlük stratejilerinde bölgesel çalışmalar önemlidir. Yerel ve bölgesel olarak optimize edilmeyen mesajlar buralardaki hedef kitleniz üzerinde etki yaratmayabilir. Bu tarz çalışmalar ile bir yandan reklamı görünür hale getirirken bir yandan da hedef kitle ile bağ kurmanıza yardımcı olur.
Türkiye’deki her coğrafi bölgenin kendine göre kültürel normları ve dinamikleri vardır. Bu nedenle yapılan çalışmaların demografik özelliklerini dikkate almak gerekiyor. Bölgesel optimizasyonlar her zaman mesajın dilinden kullanılan görsellere kadar her detayı vurgulamanıza yardımcı olmaktadır.
Dış Mekan İletişiminde Dikey ve Dinamik Çözümler
Görünürlük çalışmalarında hem dikey hem de dinamik çözümleri her firmanın değerlendirmesi gerekir. Yatay kirliliğin arasından sıyrılarak dikey çözümlerle markanızı daima hareket halinde tutabilirsiniz. Statik panolardan daha çok dikkat çeken yelken bayrak modelleri bu aşamada çok popüler seçimlerden biridir. Esnek ve uzun yapısı sayesinde markanın görünürlüğünü artırmaya yardımcı olur. Bu tarz çözümlerin firmaya sağladığı avantajlar ise şunlardır:
Dikey yükseklikler her zaman maksimum görünürlük yaratır. Kalabalıklar arasından daha kolay seçilebilir.
Rüzgarda sallandıkları için sürekli olarak dalgalanma gösterir. İnsan gözünün hareketine odaklanma eğilimini kullanır.
Modüler yapıya sahip olduklarından istenilen yere sökülerek taşınabilirler.
Farklı malzemelerden tasarlanan direkleri ile rüzgara karşı esneme yapabilirler.
Alan tasarrufu sağlaması da en önemli avantajları arasındadır.
Dış Mekanlar İçin LED ve Etkileşimli Ekranlar
LED ekranlar kullanılması dış mekanlarda reklam stratejileri arasında sık karşılaşılan seçenekler arasındadır. Yeni nesil reklam çözümleri sayesinde yüksek etkileşim elde edebilirsiniz. Büyük ölçekteki LED ekranlar ve dokunmatik totemler sayesinde ilgiyi bir anda mağazanızın üzerine çekme şansı bulabilirsiniz.
Dokunmatik ekranlar kullanıcıların kampanya detaylarına ulaşmalarına ya da mağaza haritalarına ulaşmalarına yardımcı olur. Dış mekanlara kurulan LED ekranlar ise mağazanızın dijital ekranlarını daha iyi yansıtmanıza destek verir. Bu ekranlar sayesinde içeriklerinizi klasik ve statik panolarda vermek yerine daha dinamik şekilde yansıtabilirsiniz. Aynı zamanda içeriklerinizi değiştirmek istediğinizde maliyetleriniz en aza iner. Bu ekranlar sayesinde daha modern işletme algısı yaratma şansı elde edersiniz.
Etkili Dış Mekan Kaplama Stratejileri
Dış mekan tanıtımlarında kaplama stratejileri de önemli etkenlerden biridir. Çevresel faktörlere bakarak dev görsel deneyimi ortaya çıkarabilirsiniz. Büyük dış mekan reklam formatları arasında yer alan bu stratejiler kilometrelerce uzaktan dahi kolayca görülebilmektedir. Bunların yanı sıra reklam cephe giydirme ile tüm binayı kolayca kaplamanıza yardımcı olur.
Kaplama seçenekleri alana tam olarak hakim olmanıza yardımcı olur. Tüm binayı kapladığınızda buradaki görsel hakimiyetiniz yüksek olur. Bunun yanında devasa görseller ile akılda kalıcılık durumunuz da yükselir. Tüketicilerin görselleri hafızalarında uzun süre tutmasına destek verir. Sadece bina giydirme değil araç giydirme seçenekleri de tercih edilebilir. Bunun yanı sıra zemin grafikleri gibi detayları da düşünmek mümkün.