METİN ÇİLKAYA VEFAT ETTİ Edirne’nin tanınmış Mali Müşavir ve Serbest Muhasebecilerinden, merhume Ruhsen Adriyatik Çilkaya’nın eşi, Zehre Beykümül’ün kardeşi, Ercüment Beykümül’ün dayısı, Edirne Lisesi mezunlarından Metin Çilkaya 70 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi. EMİNE YETİM VEFAT ETTİ Emekli Öğretmen Mehmet Ali Yetim’in eşi, Emel Yücel, Sibel ve Songül’ün anneleri, Feyza, Funda, Beyza ve Ceyda’nın anneanneleri ve Gürkan Şirin’in kayınvalidesi Emine Yetim 79 yaşında vefat etti. Merhumenin cenazesi dün Lala Şahin Paşa Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi. ABDULLAH ÖZEK VEFAT ETTİ Merhum Sebahattin Özek ve merhume Sevim Karagözlerin oğlu, Adnan Özek’in ağabeyi. DSİ’den emekli Abdullah Özek 63 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Kadı Bedrettin Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
Dayı kızı Zeynep Arseven, Edirne Lisesi’ndeki eğitimine benden 2 yıl sonra başlamıştı.
Kendisini çok erken kaybettik. Mekânı cennet olsun…
O anlatmıştı…
Edebiyatçı Talat Hoca, bir gün sınıfa elinde birkaç kağıt ile girer…
Masasının üzerine koyduğu çizgili kâğıtlar, kompozisyon yazılılarına aittir.
Sınıfa örnek olarak okur…
Sonra yazanın ismini söyler: Benimmiş…
**
Talat Hoca, Edirne’den İzmir’e gitti…
Bir ara Hürriyet’in Ege Bölgesi’nde editörlük yaptığını duymuştum…
Dilerim hayattadır…
O hisle buradan kulaklarını çınlatmak istiyorum…
**
Geçen hafta bugün, yani 10 Kasım’da bu köşede “10 Kasım” başlıklı bir yazı kaleme aldım…
Bir dostum, o yazımı ChatGPT’den değerlendirmesini istemiş…
Bu girişimiyle hem şaşırttı, hem de şımarttı beni.
ChatGPT, onda çizgili kâğıt yok…
Ne mi demiş?
**
Bu köşe yazısı oldukça güzel kaleme alınmış, duygusal derinliği ve düşünsel olgunluğu yüksek bir 10 Kasım yazısı olmuş diyebilirim. Aşağıda dil, içerik ve yapı açısından kısa bir değerlendirme yaptım:
Yazı Dili ve Üslup
Dili sade, anlaşılır ve duygusal tonda. Her yaştan okuyucuya hitap edebilecek kadar açık yazılmış.
Retorik (etkileyici anlatım) açısından güçlü: “Bir milletin kalbinde susturulamayan zaman”, “O kalp, o insanı unutur mu?” gibi ifadeler son derece etkileyici.
Noktalama ve ritim kullanımı da çok yerinde; kısa cümleler vurgu yaratıyor, uzun cümleler ise duygu yoğunluğunu destekliyor.
İçerik ve Mesaj
Yazı iki bölümden oluşuyor gibi:
Anı kısmı: Bulgaristan’da geçen hatıralar, 10 Kasım’da bir Bulgar meslektaşın Atatürk’e duyduğu hayranlıkla anlatılıyor. Bu bölüm yazıya samimiyet ve özgünlük katmış.
Anıdan evrilen düşünce kısmı: Atatürk’ün mirası, Cumhuriyet’in değeri ve onun fikirlerinin evrenselliği üzerine etkileyici bir değerlendirme yapılmış.
Bulgar meslektaşın Atatürk hayranlığı üzerinden evrensel bir bakış kazandırılmış olması yazıya ayrı bir güç veriyor.
10 Kasım’ı sadece yas değil, “ilkeyi yaşatma” günü olarak tanımlaması da derin bir düşünsel yön kazandırıyor.
Yapı ve Akıcılık
Paragraflar kısa, net ve dengeli; okuyucunun dikkatini dağıtmıyor.
** işaretleriyle yapılan geçişler yazıya ritim kazandırmış.
Son paragraf (“10 Kasım’da bir milletin kalbi suskunlaştı…”) oldukça etkileyici bir kapanış; metni duygusal zirvede bitiriyor.
Genel Değerlendirme
Bu yazı hem gazetecilik açısından başarılı bir köşe yazısı hem de edebi nitelik taşıyor. Yazar, kişisel bir anıdan yola çıkarak evrensel bir duyguya ulaşmış, bu da yazıya içtenlik ve anlam katmış. Atatürk’ü anlatan birçok yazı klişeye düşer, ama bu metin o tuzaktan uzak durmuş; sade, ölçülü ve samimi.
**
Yapay zekânın da yapay kulaklarını buradan çınlatmak istiyorum…
**
Önümüzdeki birkaç hafta “Bu köşe niye boş?” diye kulaklarımı boşuna çınlatmamanız için, aşağıdaki notu düşüyorum:
Bugünden itibaren yıllık iznimin bir bölümünü kullanacağım için yazılarıma bir süre ara veriyorum.
BARIŞ MANÇONUN KURAN’I KERİM İLE ANALİZİ: KENDİSİNİ SAYGI VE RAHMETLE ANIYORUZ VE HEP ANACAĞIZ!.. 1923’ün ilik bir Ekim sabahında kayaların toprağa dikili toplandığı yerde doğdum. Toprak anayla, kaya babanın oğluyum ben.”———— Barış Manço Onun bu mesajını, şöyle de yorumlayabilir miyiz?.. “Anadolu toprağının bağrında, Türkçe Kuran eğitimi, dosdoğru tarih eğitimi, bilim ve sanat eğitimleri ile daha da biçimlenip güçlenecek, kaya babaların, toprak gibi cefakâr anaların TÜRK oğluyum, ben!..” Bazı insanlar, sadece yaşamak için değil, insanlığa bir mesaj bırakmak için gelir. Barış Manço’da bunlardan biriydi. Hayatı boyunca müziğiyle, sözüyle, giysisiyle, görünüşü ile, tevazusuyla, bir öğretmen bir yol gösterici oldu!.. Kuran’ı Kerim içeriği ile bakıldığında, onun yaşamını anlatan onlarca ayet, sanki bir ruh yolculuğunu tarif eder gibidir. Kuran’da Yaratan’ımız der ki: “Doğruluk, sabır ve sözünde durmak, gerçek erdemdir.” Barış, Manço’nun da hayat felsefesi buydu. O sadece doğuya, batıya değil, insanın özüne yönelmişti. İnancı, sevgiyi, saygıyı, paylaşmayı ve sabrı öğretti. Şarkılarında hep iyilik tohumları vardı; insana insan olduğunu hatırlattı. Bir başka ayet de Rabbimiz bizlere şöyle seslenir: “Gerçeği gizleyenlere, Allah lânet eder.” O hakikati hiçbir zaman gizlemedi; müziğiyle, açıkça, sade ve en güzeliyle kimseyi incitmeden söyledi. Anadolu’nun saygı, sevgi, barış, kardeşlik yüreğini, sesini dünyaya taşıdı. Her kelimesi ile bir hikmet, her gülümsemesiyle bir nasihat bıraktı. O’nun için, sanat asla eğlence değil, bir milletin ruhunu anlatan bir dildi. Şöhretin ortasında bile tevazusunu korudu. Yine Kuran’da Rabbimiz der ki: “Kibirlenenler, cennete giremeyecek.” O bunun farkındaydı. Hiçbir zaman, “Ben” demedi; hep “Biz” dedi. Kendini halktan biri olarak gördü. Şöhretin değil, insanlığın tarafında durdu. Bir diğer ayet de, Rabbimizin uyarısı: “Sabredenler ve sıkıntı zamanında sözünde duranlar… İşte onlar doğrudur.” Barış Manço’da sabretti, emek verdi, yüreğini koydu, inancını, sevgisini, milletinin kültürünü müziğe dönüştürdü. Fiziği gitti, ama müziği ile ruhu kaldı. Şarkılarında, bir bilgenin sesi, bir dervişin nefesi yankılandı. Bu gün halâ milyonlarca insan onunla gülümsüyor, onunla düşünüyor. Çünkü o sanatla insanın kalbine dokunan bir elçiydi!..
Ve yine ayetlerin diliyle söylersek, “O SEÇİLMİŞ EN HAYIRLI KULLARDANDI”
Kuran’ı Kerim. Sure 18/Ayet 44: İşte burada yardım ve dostluk, Hak olan Allah’a mahsustur. Mükâfatı en iyi olan O, en güzel akıbeti veren yine O’dur. 2/105: Ehli Kitaptan kâfirler ve putperestler de Rabbinizden size bir hayır indirilmesini istemezler. Halbu ki Allah rahmetini dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir. 13/21: Onlar ki, Allah’ın gözetilmesini istediği hakları gözetirler, Rablerine saygı beslerler ve kötü hesaptan korkarlar. 13/24: Sabrettiğiniz için, size selam olsun! Ahiret saadeti ne güzeldir.
Olgay GÜLER Edirne’nin Büyükdöllük köyü merasında mantar toplayan vatandaşlar tarafından bulunun geçmiş döneme ait top mermisi, jandarma ekipleri tarafından patlatılarak imha edildi.
Merkeze bağlı Büyükdöllük köyü merasında mantar toplamaya çıkan Serdar Çayan, patlamamış bir top mühimmatı bulunca durumu 112 Acil Çağı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine meraya aralarında patlayıcı imha timinin de bulunduğu jandarma ekipleri sevk edildi.
Mühimmat üzerinde inceleme yapan jandarma ekipleri, geçmiş döneme ait top mermisi olduğunu belirledi. Jandarma ekipleri merada bulunanları uzaklaştırıp, çevre güvenliği aldıktan sonra top mermisini patlatarak imha etti.
Merada mantar toplarken top mermisini bulan Serdar Çayan, “Büyükdöllük merasına mantar toplamak için gelmiştik hafta sonu. Gezerken paslı, tozlu bir top mermisine denk geldik. Patlamamış bir mermiydi. 112’yi aradık, bizi jandarmaya yönlendirdiler. Jandarma da bomba imha ekibiyle birlikte gelip imha ettiler” dedi.
Olgay GÜLER Edirne Belediyesi’nin, Yeniimaret Mahallesi’ndeki hafriyat döküm alanı etrafına, belediye dışında gelen araçların atık malzeme dökmesiyle oluşan görüntü, mahallelinin tepkisine yol açıyor. Kentte, yıllardır vahşi depolamayla oluşan çöplük alanından en büyük zararı gören Yeniimaret Mahallesi sakinleri, Edirne Belediyesi’nin hafriyat döküm alanına izinsiz bırakılan atıklarla mücadele ediyor.
Belediyeye bağlı kepçe ve kamyonların dışında, yabancı araçların bölgeye gelerek inşaat atığı, kanepe, buzdolabı ve benzeri atıkları bıraktığını söyleyen Yeniimaret Mahallesi Muhtarı Neslihan Dönmez Dürüktaş, yetkilileri denetim yapmaya davet etti.
‘İKİNCİ BİR ÇÖPLÜĞE MÜSAADET ETMEK İSTEMİYORUM’ Bölgenin karayolları tarafından Edirne Belediyesi’ne ‘hafriyat döküm sahası’ olarak tahsis edildiğini anlatan Dürüktaş, “Edirne Belediyesi aldığı hafriyatları buraya atıyor fakat burada Edirne Belediyesi’nin kepçe ve kamyonunu gören vatandaş da buraya hafriyat getiriyor. Vatandaş o çukura kadar gitmiyor, yollara atıyor. Bu da çirkin bir görüntüye sebebiyet veriyor. Benim mahallemde zaten yıllardır bir çöplük vardı, yeni kurtulduk. Metan gazından Yıldırım ve Yeniimaret yıllardır zehirlendi. Ben ikinci bir çöplüğe burada müsaade etmek istemiyorum” dedi.
‘BEKÇİ TAHSİS EDİLSİN’ Bölgeye gelen bazı hurdacıların, buzdolabı ve çekyat gibi malzemeleri yaktığını anlatan Dürüktaş, “Burada, hurdacı arkadaşlarımız evet para kazanacaklar ama gelip çekyat yakıyorlar, buzdolabı yakıyorlar, buraya ciddi zarar veriyorlar. O nedenle buraya döküm yapılmasını istemiyorum. Edirne Belediyesi’ne tahsis edilmiş olabilir ama onlar da gitsinler çukura atsınlar. Gören vatandaşlarımız da lütfen buraya, yola çöplerini atmasınlar, çok çirkin bir görüntü var şu anda. Buraya 1000 kişilik TOKİ yapılacağı söyleniyor. Böyle bir görüntünün yanına TOKİ yapılmasına da karşıyım. Öncelikle burası tertemiz olsun, ondan sonra TOKİ yapılsın. Burada kamera da var. Kameradan ceza kesilebilir izinsiz dökenlere. Bir bekçi de tahsis edilmesini istiyorum” diye konuştu.
Olgay GÜLER Edirne Emekliler Derneği’nin 1’inci Olağan Genel Kurulu, çarşaf liste – blok liste tartışması nedeniyle gerilim dolu anlara sahne oldu. Edirne Emekliler Derneği, 1’inci olağan genel kurulunu, DİSK/Genel-İş Sendikası salonunda gerçekleştirildi. Genel kurula çok sayıda dernek üyesi emeklinin yanı sıra, CHP Edirne Kadın Kolları Başkanı Çiğdem Gegeoğlu, eski Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Ertuğrul Tanrıkulu ve sivil toplum örgütü temsilcileri de katıldı.
Genel kurulda divan başkanlığını Ziya Gökerküçük yaparken, başkan yardımcılığını Hüseyin Taşkan, yazmanlığıysa Hayriye Bolu yaptı.
‘İKTİDAR EMEKLİLERİN ÖRGÜTLÜ GÜÇ OLMASINA İZİN VERMİYOR’ Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan genel kurulda konuşan Dernek Başkanı Sait Dayıoğlu, yaşam mücadelesinde emeklilerin insan onuruna yaraşır yaşam standardının nasıl kavuşacağı, konusunda düşüncelerini paylaştı. Dayıoğlu, “Biliyorsunuz şu an var olan bütün emekli sendikaları yasal olarak kapatılmış bulunmaktadır. Daha önce bizim de mensup olduğumuz sendikanın bu iktidar tarafından kapatılması, AYM tarafından onaylandı ve kapatıldı. Bu iktidar emeklilerin toplu sözleşmeden gelen sendikal haklarını elde etmesini istemediği için emeklilerin örgütlü bir güç olmasına da izin vermiyor. Türkiye nüfusunun yüzde 40’ına, seçmenin ise yüzde 60’ına sahip emekliler ve emekli aileleri sandıkta iktidarı belirleme gücüne muktedir olmalarına rağmen ülkemizin de taraf olduğu ve imzaladığı uluslararası sözleşmeleri, Avrupa İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Avrupa Parlamentosu yasaları, anayasamızın 93. maddesi emeklilerin, sendikal örgütlenmesinin mümkün olduğunu belirtmesine rağmen iktidar, anayasanın 51. maddesine atıf yaparak var olan bütün emekli sendikalarını kapattığı gibi yeni emekli sendikasının kuruluşuna da izin vermiyor. Daha önce kuruluşuna izin veriyordu, sonra kapatma kararı veriyordu. Şimdi ise müracaat esnasında reddederek, kuruculara idari para cezası uygulayan durumda” dedi.
‘MÜCADELEMİZİ ORTAK DİRENİŞE DÖNÜŞTÜRMELİYİZ’ Emeklilerin, tek çatı altında örgütlü mücadeleye devam etmeleri gerektiğini anlatan Dayıoğlu, “İşte bu anlamda yasal olarak emekli dernekleri kurarak hem toplu sözleşmeli, sendikalı statü yasamızın çıkartılması için hem de emekli ve hak sahiplerinin menfaatlerini koruyabilmek için mücadele etmeliyiz. Ülke genelinde var olan ve kurulacak derneklerin tamamını, güçlü bir federasyon çatısı altında toplayarak parçalı mücadeleden ortak direnişe dönüştürmeliyiz. Yasamızın çıkmasına müteakip bu federasyon derhal sendikal statüye kavuşturularak, toplu sözleşme hakkı elde edilmelidir. Şu an üye sayısı milyona yaklaşan, iktidar güdümünde olan, varlıklı ve üye aidat kaynağından keserek tahsil eden Türkiye Emekliler Derneği’ni de göz ardı etmemeliyiz. Bütün emeklileri federatif bir yapı çatısı altında buluşmaya, parçalı mücadelemizin ortak direnişe dönüştürmemiz halinde; ‘hak verilmez alınır’ şiarıyla, emekliler olarak haklarımızı alabilmemiz için gerekirse tüketimden gelen gücümüzü kullanmalıyız” diye konuştu.
ÇARŞAF LİSTE-BLOK LİSTE TARTIŞMASI TANSİYONU ARTTIRDI Dayıoğlu’nun konuşmasının ardından, yönetim kurulu faaliyet raporuyla, mali bilanço okunarak ibra edildi. Ahmet Ziya Yaz ve Cevdet Dağlı’nın başkanlığa aday olacağı genel kurulda, seçimin çarşaf liste ya da blok listeyle yapılıp yapılmayacağı maddesine geçildiğinde, gerginlik yaşandı. İşaret yoluyla yapılan oylamada, çarşaf listeyle seçim yapılması kararlaştırılınca, blok listeyle yapılmasını isteyenler itirazda bulundu. Salonun ufak olduğu için oylamanın sağlıklı yapılmadığını, yanlış sayım yapıldığını savunanlar divan kuruluna itiraz etti.
ANLAŞMAZLIK BÜYÜDÜ TARTIŞMA ÇIKTI Liste tartışmasının yaşandığı dakikalarda başkan adayı Cevdet Dağlı’nın yönetiminde bulunan Meltem Atak ile Ahmet Ziya Yaz arasında başlayan sözlü tartışma kısa sürede diğer üyelere de sıçradı. Bazı üyeler oy kullanma yöntemi belirlenirken yanlış sayım yapıldığını belirtip, salonun ufak olmasından duyduklarını rahatsızlığı dile getirdi. Yaşanan tartışma bir süre devam ederken, taraflar güçlükle sakinleştirildi. Başkanlığa aday olması beklenen Cevdet Dağlı, bir süre sonra, kendisini destekleyenlerle birlikte salondan ayrılarak, seçime girmedi.
SEÇİME GEÇİLDİ Yaşanan tartışmaların ardından genel kurulda, yönetime girmek isteyenler isimlerini divan kuruluna yazdırdı. Edirne Emekliler Derneği’nin yönetiminin belirlenmesi için oy kullanılan liste şu isimlerden oluştu: Yönetim Kurulu: Ahmet Ziya Yaz, Burhan Çabuk, Ertuğrul Tanrıkulu, Ethem Deniz, Gürbüz Tokgöz, İnanç Aşkın, Mehmet Bilgenoğlu, Mehmet Çoğ, Muharrem Sisu, Nuri Gökdemir, Saadettin Özcan, Salih Erdoğan, Soner Balkan, Şemsettin Elbükey, Zafer Günaydın Denetim Kurulu: Ayşe Kart, Hilal Bilgenoğlu, Mehmet İşler, Meral Toy, Sezai Çakmak, Soner Makaracı
Olgay GÜLER Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Dünyam Zihin Engellileri Yetiştirme ve Koruma Derneği’yle düzenlenen dayanışma kahvaltısındaki konuşmasında, kentteki aileleri vefat eden engelli bireyler için yatılı hizmet verebilecek bir merkez kurmayı hedeflediklerini açıkladı.
Edirne’de Dünyam Zihin Engellileri Yetiştirme ve Koruma Derneği tarafından Edirne Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezi’nde dayanışma kahvaltısı düzenlendi. Çok sayıda engelli birey ve ailelerinin katıldığı etkinliğe; Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Tohumcu, CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör ve dernek üyeleri katıldı.
‘ENGELLİ BİREYLER VE AİLELERİNE DESTEK OLMAYA DEVAM EDİYORUZ’ Etkinlikte konuşan Dünyam Zihin Engellileri Yetiştirme ve Koruma Derneği Başkanı Deniz Yılmaz, engellilere yönelik toplumsal farkındalığı ve dayanışmayı artırmak istediklerini söyledi. Yılmaz, “Bugün, engelli arkadaşlarımız, çocuklar ve aileleri için özel bir kahvaltı etkinliği düzenledik. Bu etkinlik, ailelerin ve çocukların birbirleriyle kaynaşmasını sağlamak amacıyla organize edildi. Çocuklarımız zaten okul ortamında bir araya geliyor, ancak aileler nadiren fırsat bulabiliyor. Bu nedenle, hep birlikte böyle bir buluşma gerçekleştirmek istedik. Katılan herkese teşekkür ederiz. Derneğimiz, 2012 yılında kuruldu. Bu tür etkinliklerle engelli bireyler ve ailelerine destek olmaya devam ediyoruz. Bu kaynaşma etkinlikleri, toplumda farkındalık yaratmak ve dayanışmayı artırmak için büyük önem taşıyor” dedi.
“ENGELLİ BİREYLER İÇİN YATILI MERKEZ KURMAYI PLANLIYORUZ” Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan da, ailesi vefat etmiş engelli bireyler için yatılı hizmet verebilecek bir merkez oluşturmayı hedeflediklerini belirtti.
Gencan, “Bu etkinlik, benim için özellikle doğum günümde özel çocuklarımız ve gençlerimizle buluşma fırsatı sunduğu için büyük bir anlam taşıyor. Şehrimizde engelli bireylerimize ve özel çocuklarımıza yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Engelsiz Yaşam Merkezi’mizin yanı sıra, şehrin çeşitli noktalarında yeni uygulamalarımızla onların yanında olmaya gayret ediyoruz. Bu bireyler gerçekten çok özel ve özel ilgiyi hak ediyorlar. Biz yerel yöneticiler olarak, onların şehirdeki hayatını kolaylaştırmak ve onlara dokunmakla, medeni bir şehir olduğumuzu göstermiş oluyoruz. Mevcut uygulamalarımız ve yardımlarımızın yanı sıra, bunları geliştirerek büyütmeyi hedefliyoruz. Dernek başkanlarımıza, ailelere ve özel çocuklarımıza teşekkürlerimizi sunuyorum. Ayrıca, engelli bireylerin ailelerinin en büyük endişesi olan anne-babalarının vefatından sonraki gelecekleriyle ilgili konuyu da vurgulamak istiyorum. Zor günlerden geçiyoruz, ancak önümüzdeki dönemde sadece belediyemiz değil, ilgili kurum ve kuruluşların desteğiyle birlikte, bu bireylerimize yatılı hizmet verebileceğimiz bir alan oluşturmayı planlıyoruz. Şehrimizde bu tür destekleri artırmak için çalışmalarımıza devam edeceğiz” diye konuştu.
Edirne Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezi’nde eğitim ögen öğrenciler ve aileleri, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’a sürpriz doğum günü düzenledi.
Pazar sabahına Engelsiz Yaşam Merkezi’nde başlayan Başkan Gencan doğum günü sürprizi ile karşılaştı. Öğrenci ve aileleri ile sabah kahvaltısında biraraya gelen Başkan Gencan, doğum günü pastasınında mumları üfleyerek mutluluğunu özel öğrencilerle paylaştı.
CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı ve CHP Merkez İlçe Başkanı Volkan Aküngör’ün de katıldığı etkinlikte Başkan Gencan öğrencilerle tek tek ilgilendi.
Başkan Filiz Gencan etkinlik sonrası paylaşımına şunlara yer verdi: Pazar sabahına Engelsiz Yaşam Merkezimizde başlamak benim için büyük bir mutluluk oldu. Çocuklarımızın ve gençlerimizin enerjisi, eğitmenlerimizin emeği ve merkezin sevgi dolu atmosferi… Güne umut veren bir başlangıç yapmamı sağladı.
Doğum günüm için hazırladıkları sürpriz ise benim için gerçekten çok özel bir anıydı. Bu güzel duyguyu paylaşan tüm çocuklarımıza, gençlerimize, ailelerimize ve kıymetli eğitmenlerimize yürekten teşekkür ediyorum. Hep birlikte; daha engelsiz, daha eşit ve daha umut dolu bir Edirne için çalışmaya devam edeceğiz.
Kaza, Edirne-Havsa ilçesi arasındaki D-100 kara yolunda meydana geldi. M.D.’nin direksiyon hakimiyetini kaybettiği 42 AJB 033 plakalı kum yüklü hafriyat kamyonu, refüj bariyerine çarparak devrildi.
Kazada sürücü araçta sıkıştı. İhbar üzerine kaza yerine jandarma, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.
Yaralı sürücü, ekiplerin çalışmasıyla çıkarılıp, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Kazayla ilgili inceleme sürüyor.
Olgay GÜLER Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, Edirne Belediyesi hakkında yayınlanan 2024 Sayıştay raporunu değerlendirdi. CHP Merkez İlçe Başkanı Akgüngör, CHP merkez ilçe başkanlığında basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda, Sayıştay’ın Edirne Belediyesi hakkında yayınladığı 2024 raporunu değerlendiren Akgüngör, belediyenin mali yönden gösterdiği başarıya dikkat çekti. Akgüngör ayrıca, Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi’nin depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle, eğitim döneminin ortasında yıkılmasını da eleştirdi. ‘KENT KAYNAKLARININ DOĞRU YÖNETİLDİĞİNİN GÖSTERGESİ’ Sayıştay raporunun belediyenin mali disiplinini, şeffaf yönetimini ve halk yararını esas alan hizmet anlayışını açık bir şekilde teyit ettiğini söyleyen Akgüngör, “Türkiye’nin ağır bir ekonomik krizle boğuştuğu, belediye bütçelerinin yüksek enflasyon, artan faizler ve İller Bankası kesintileri nedeniyle büyük baskı altında olduğu bir dönemde, Edirne Belediyemiz gelirlerini %35 oranında artırmayı başarmıştır. Bu başarı, kentimizin kaynaklarının doğru yönetildiğinin en somut göstergesidir. Sayıştay raporu, belediyemizin kaynaklarını halkımız için etkin, verimli ve adil biçimde kullandığını; mali tabloların ise birkaç teknik düzenleme dışında doğru ve güvenilir olduğunu belirtmektedir. Bu durum, Edirne Belediyesi’nin hesap verebilir ve şeffaf yönetim anlayışının ulusal bir kurum tarafından tescillenmesi anlamına gelmektedir” dedi.
‘BAŞKAN GENCAN’I VE TÜM BELEDİYE EMEKÇİLERİNİ TEBRİK EDİYORUZ’ Akgüngör, 2024’ün yalnızca Edirne için değil, Türkiye’deki tüm belediyeler için olağanüstü zor bir yıl olduğuna vurgu yaparak, “Artan maliyetler, yüksek faiz yükü, personel giderlerindeki tarihi artış ve merkezi idareden aktarılan paylardaki düşüş; yerel yönetimleri yatırım ve hizmet üretiminde zorlamıştır. Böyle bir tabloda Edirne Belediyemizin bütçe disiplinini koruması; sosyal hizmetlerden altyapıya, çevre düzenlemesinden ulaşıma kadar birçok alanda hizmetlerini aksatmadan sürdürmesi takdire şayandır. Sayıştay raporu ayrıca, toplu taşımada dijital dönüşüm, kamu mülklerinin korunması, ruhsatsız işletmelerin kayıt altına alınması gibi birçok alanda Edirne Belediyesinin önemli ilerlemeler kaydettiğini ortaya koymaktadır. Tüm bunlar, çalışan, üreten ve halkına karşı sorumluluğunu yerine getiren bir belediye fotoğrafıdır. Bu başarı, Edirne Belediye Başkanımız Sayın Filiz Gencan’ın kararlı, disiplinli ve halkçı yönetim anlayışının eseridir. Kendisini ve tüm belediye emekçilerini içtenlikle tebrik ediyor; Edirne örgütü olarak yanlarında olduğumuzu güçlü bir şekilde ifade ediyoruz” diye konuştu. ‘RAPOR NEDEN OKUL ÖNCESİNE YETİŞTİRİLMEDİ?’ Depreme dayanıksız olduğu raporu verilen Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi hakkında, eğitim yılının ortasında yıkım kararı alınmasını eleştiren Akgüngör, “Yıkım kararı alınan Yıldırım Anadolu Lisesi’nin eğitimin ortasında yıkım kararı doğrumudur? Rapor neden okul sezonu öncesinde yetiştirilmemiştir? Edirne’de Trakya Birlik, Meriç İlkokulu, Gazi İlkokulu, Mimarsinan Ortaokulu ve Öğretmenevi yerine neden yenisi yapılmamıştır. Daha kaç okulun yıkılması planlanmaktadır? Eğitim zayıflatılması ve kalabalıklaştırılması doğru mudur? Yıkılan, taşınan ve birleştirilen okulların öğrenci sayısı ne kadardır?” ifadelerini kullandı.