Zamanın testinden geçen klasik bir çözüm: Office 2021 lisans. Güçlü masaüstü uygulamaları ve çevrimdışı çalışma avantajı, bu sürümü profesyoneller için mükemmel kılar. Word, Excel, Outlook ve PowerPoint gibi temel araçlar, son teknoloji özelliklerle donatılmıştır. Güncellenmiş tasarım ve performans iyileştirmeleriyle kullanıcı deneyimi oldukça pürüzsüzdür.
“Verimlilik, doğru araçlarla başlar.” Bu anlayışla geliştirilen Office 2021, işletmelerin ve öğrencilerin güvenilir yardımcısıdır. Bulut bağımlılığı olmadan güçlü bir ofis deneyimi isteyenler için Office 2021 lisans mükemmel bir seçenektir. Modern görünüm, klasik sağlamlıkla birleşiyor.
Edirne Valiliği, il sınırları içerisinde Kış Lastiği Uygulamasının 1 Aralık 2025 tarihinde başlayacağını duyurdu. Kış Lastiği Kullanma Zorunluluğu tebliğinde yapılan değişiklikle Türkiye genelinde Kış Lastiği Uygulamasının 15 Kasım’da başlayacağı belirlenirken Edirne Valiliği, Edirne i lsınırları içerisinde uygulamanın 1 Aralık 2025 günü başlayacağını açıkladı. Edirne Valiliği açıklamasında şunlara yer verildi: Kış Lastiği Kullanma Zorunluluğu ile İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, 04 Ekim 2025 tarihli ve 33037 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti. Tebliğin 5’inci maddesinin “Ülkemizde tescil edilmiş olsun veya olmasın, şehirler arası karayollarında yolcu ve eşya taşımalarında kullanılan taşıtlarda her yılın 15 Kasım ile takip eden yılın 15 Nisan tarihleri arasında kalan beş aylık dönemde kış lastiği kullanılması zorunludur” şeklinde değiştirildiği bildirilmişti. Bu kapsamda, trafik kazalarının meydana gelmesinde önemli rol oynayan kış mevsimi koşulları ve trafik güvenliğine yönelik olumsuzluklar dikkate alındığında vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla; ilimiz sınırları içerisinde tüm ticari, yolcu ve yük taşımacılığı faaliyeti gösteren kamyon, çekici, tanker, otobüs, minibüs (halk otobüsü, öğrenci/personel servis araçları dahil) ve ticari olarak tescil edilmiş kamyonetler ile Karayolu Taşıma Yönetmeliği uyarınca “A” türü yetki belgesi bulunan otomobiller ve şehir içi yolcu taşımacılığı yapan “T” plakalı ticari taksilere 01 Aralık 2025 – 15 Mart 2026 tarihleri arasında kış lastiği kullanma zorunluluğu getirilmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Gençlik Kolları Başkanı Özgür Hata, Edirne Selimiye Kız Öğrenci Yurdu’ndaki tadilat çalışmaları sırasında, işçilerin kendilerini taciz ettiği iddiasıyla yurt yönetimine başvuran kız öğrenciler hakkında başlatılan ‘halkı yanıltıcı bilgi yayma’ soruşturmasına tepki gösterdi. İstanbul Cevizlibağ’daki Atatürk KYK Kız Öğrenci Yurdu’nda öğrencilerin eşyalarını yağmalayıp taciz içerikli yazılar yazan 6 şüpheliden 4’ü, geçtiğimiz Eylül ayında tutuklandı. Türkiye’yi sarsan olayın ardından, bir benzerinin ise Edirne’de KYK’ya bağlı Selimiye Kız Öğrenci Yurdu’nda yaşandığı iddia edildi. Olayı, CHP Edirne Gençlik Kolları Başkanı Özgür Hata gündeme getirdi. Hata konuyla ilgili yaptığı açıklamada; yurtta uzun süredir devam eden tadilat işinde çalışan işçilerin, öğrencilerin ranzalarına telefon numarası yazdıklarını, koridordan geçerken rahatsız edici, taciz boyutuna ulaşan bakışlarla rahatsız ettiklerini iddia etti. Bazı öğrencilerin durumu bildirdikleri yurt yönetimi tarafından savunmaları alınarak yurttan çıkarma cezasıyla karşı karşıya bırakılan belirten Hata, haklarında ‘halkı yanıltıcı bilgi yayma’ suçlamasıyla savcılık soruşturması başlatıldığını dile getirdi.
Hata’nın konuyla ilgili yayınladığı açıklama şu şekilde: “Kredi ve Yurtlar Kurumu’na bağlı Edirne Selimiye Kız Öğrenci Yurdu’nda yaşananlar, bizleri derinden sarsmış ve büyük bir öfke ile endişeye sevk etmiştir. Geçtiğimiz Eylül ayında İstanbul Cevizlibağ KYK Kız Öğrenci Yurdu’nda yaşanan skandalın neredeyse aynısının Edirne’de tekrarlanması, ülkemizde güvenli barınma hakkının nasıl bir zafiyete uğradığını bir kez daha gözler önüne sermiştir. Selimiye Yurdu’nda uzun süredir devam eden tadilat çalışmaları kapsamında, özel bir firmaya bağlı olarak çalışan erkek işçilerin, kız öğrencilerin odalarına öğrenciler yokken girdikleri, ranzalara telefon numarası yazdıkları, öğrenciler koridorda yanlarından geçerken rahatsız edici, taciz boyutuna ulaşan bakışlarla onları huzursuz ettikleri iddiaları gündeme gelmiştir. Bu vahim iddialar yurt yönetimine iletilmek istenirken, öğrenciler kendi aralarında durumu konuşmak için kurdukları WhatsApp grubunda konuyu değerlendirmiş; ancak bu durumun ardından şikâyet etmeye çalışan öğrencilerin yurt yönetimi tarafından savunmaları alınarak yurttan çıkarma cezası ile karşı karşıya bırakıldığı öğrenilmiştir. Sonrasında ise tacize karşı ses yükselten bu öğrencilerin üzerine, “halkı yanıltıcı bilgi yayma” suçlamasıyla savcılık soruşturması başlatılmıştır. Mağdur olan değil, ses çıkaran öğrencilerin cezalandırılması kabul edilemezdir. Bu nedenle Edirne Selimiye Kız Öğrenci Yurdu yönetimine ve Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürü’ne açık ve net sorular yöneltiyoruz:
Tadilatta çalışan işçiler tarafından öğrencilerin ranzalarına telefon numarası yazılmış mıdır, yazılmamış mıdır?
Konuyla ilgili olarak kaç öğrencinin savunması alınmış, kaç öğrenciye yurttan çıkarma cezası verilmiştir?
Öğrencilerin şikâyetleri neden dikkate alınmamış, neden ciddiyetle değerlendirilmemiştir?
Neden öğrenciler susturulmaya, sindirilmeye ve olayın üstü örtülmeye çalışılmıştır? Hak arayan, tacize maruz kalan o kızlarımız sizin kendi çocuklarınız olsaydı, yine onları susturmaya mı çalışacaktınız? Bizler, ailelerin kız çocuklarını devletin yurtlarına güvenle emanet ettiğini, bu emanete sahip çıkmanın ise yurt yönetimlerinin en temel sorumluluğu olduğunu hatırlatıyoruz. Ancak Selimiye Yurdu’nda yaşananlar, yönetimin ihmali ve denetimsizliği nedeniyle öğrencilerin tacize maruz kalmasına, ardından da mağdur öğrencilerin suçluymuş gibi cezalandırılmasına yol açmıştır. Bu kabul edilemez tablo karşısında, Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Gençlik Kolları olarak bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı, öğrencilerin yanında durmaya devam edeceğimizi, kimsenin gençleri baskıyla susturamayacağını açıkça söylüyoruz. Gençlerimiz güvenli, özgür ve huzurlu bir barınma ortamını hak ediyor. Biz susmayacağız; bu karanlığı örten perdeyi kaldırana kadar mücadele edeceğiz.”
Markanızı kalıcı hale getirmek istiyorsanız, etkileyici bir iletişim dili kurmalısınız. Bunu sağlayan en önemli partner, profesyonel bir reklam ajansıdır.
Bir reklam ajansı, markanızın kimliğini analiz eder, hedef kitlenizi belirler ve ilgi çekici kampanyalar oluşturur. Her tasarım, her metin, markanızın ruhunu yansıtır.
“Reklam, ürünün değil duygunun hikayesidir.” Bu bakış açısıyla çalışan ajanslar, markaları unutulmaz hale getirir.
Yaratıcılığı stratejiyle birleştiren bir reklam ajansı, sizi dijital ve geleneksel pazarda güçlü bir konuma taşır.
Dijital çağın hızla gelişmesiyle birlikte işletmelerin ihtiyaçları da değişiyor. Bu dönüşümün en önemli adımlarından biri sanal ofis hizmetlerinin yaygınlaşması. Fiziksel ofise bağlı kalmadan profesyonel bir iş adresi ve sekreterya hizmeti almak artık çok daha kolay. “Özgürlük, sınırların olmadığı yerde başlar” sözü bu çalışma modelini anlatıyor.
Sanal ofis, özellikle yeni şirketler, freelancerlar ve mobil çalışanlar için ideal bir çözüm sunuyor. Posta ve kargo yönetimi, çağrı yönlendirme ve resmi belge adresi gibi tüm işlemler profesyonel ekipler tarafından yönetiliyor. Bu da işletmelere hem zaman hem de bütçe avantajı sağlıyor.
Ayrıca kullanıcılar ihtiyaç duyduklarında toplantı odalarını veya paylaşımlı ofisleri kiralayabiliyor. Bu da iş dünyasında esneklik ve prestij sağlayan önemli bir avantaj. Modern iş yaşamında konforlu, hızlı ve ekonomik bir çözüm arayan herkes için sanal ofis modeli güçlü bir seçenek olmaya devam ediyor.
İstanbul’da ev taşımak 2025 yılında da en çok bütçe planlaması gerektiren işlemlerden biri. Ortalama bir taşınma maliyeti 10.000 TL ile 65.000 TL arasında değişiyor. İstanbul Evden Eve Nakliyat için doğru firma ve doğru zamanlama ile bu rakamı %30-40 oranında düşürmek mümkün. Bu rehber, güncel fiyatları ve en çok tercih edilen firmaların 2025 tarifelerini derleyerek size net bir yol haritası sunuyor.
2. Fiyatı Etkileyen Ana Faktörler
– Eşya miktarı ve ev büyüklüğü (1+1 mi, 4+1 mi, villa mı?)
– Taşınma mesafesi (aynı ilçe içi mi, Anadolu’dan Avrupa yakasına mı?)
– Binanın katı ve asansör durumu (asansörsüz 7. kat fiyatı ciddi artırır)
– Seçilen hizmet paketi (sadece taşıma mı, paketleme-montaj dahil mi?)
– Taşınma tarihi (hafta içi mi, hafta sonu/ay sonu mu?)
– Ek hizmetler (depolama, beyaz eşya sök/tak, sigorta)
3. 2025 Güncel Ortalama Fiyat Tablosu
(İstanbul şehir içi, KDV hariç, standart hizmet – Kasım 2025 itibarıyla)
| Ev Tipi | Asansörsüz Fiyat Aralığı | Asansörlü Fiyat Aralığı | Notlar |
|—————|—————————|—————————|————————————-|
| Parça Eşya | 4.500 – 8.000 TL | 6.500 – 11.000 TL | 5-10 parça eşya |
| 1+1 Daire | 6.000 – 12.000 TL | 8.500 – 15.000 TL | Tek kişi veya küçük aile |
| 2+1 Daire | 9.000 – 18.000 TL | 12.000 – 22.000 TL | En çok taşınan ev tipi |
| 3+1 Daire | 12.000 – 22.000 TL | 16.000 – 28.000 TL | Standart aile evi |
| 4+1 ve üstü | 18.000 – 35.000 TL | 25.000 – 45.000 TL | Geniş aile veya mobilya yoğun |
| Villa / Dubleks| 30.000 – 65.000 TL | 40.000 – 80.000 TL+ | Teklif bazlı |
Şehirlerarası örneği: İstanbul – Ankara 3+1 ≈ 65.000 – 85.000 TL
4. Popüler Paketler ve Hizmetler
– Ekonomik Paket**: Sadece taşıma + kamyon → 6.000 TL’den başlar
– Standart Paket**: Ambalaj malzemesi + sigorta + mobilya sök/tak → 13.000 – 23.000 TL (en çok tercih edilen)
– Lüks / Tam Paket**: Paketleme + asansör + depolama + beyaz eşya bağlantısı → 25.000 TL ve üzeri
– Ek hizmet fiyatları (2025 ortalama):
– Dış cephe asansörü: 2.500 – 6.000 TL
– Eşya depolama (aylık): 3.000 – 6.000 TL
– Tam sigorta: 2.000 – 5.000 TL
5. Taşınma İpuçları: Maliyetleri Düşürün
1. En az 3-5 firmadan ücretsiz ekspertiz isteyin
2. Hafta içi ve ay ortası tarihleri seçin (%20-30 daha ucuz)
3. Erken rezervasyon yapın (1-2 ay önceden %10-20 indirim alırsınız)
4. Gereksiz eşyaları sat/bağışla, parça eşya kategorisine düşür
5. Armut, Enakliyat, Nakliyeci.com gibi platformlardan teklif topla
6. K3 belgeli ve müşteri puanı 4.5+ olan firmaları tercih et
7. Sözleşme öncesi sigorta kapsamını mutlaka yazılı alın
Bütçenizi Koruyun, Stresi Azaltın!
En fazla fiyatı merak edilen ilçeler ve fiyatlarını merak ediyorsanız aşağıdaki linkleri kullanabilirsiniz..
2025 İstanbul’da ortalama bir 2+1 ev taşıma maliyeti 14.000 – 22.000 TL civarında gerçekleşiyor. Doğru planlama ve güvenilir firma seçimiyle bu rakamı 12.000 TL seviyelerine kadar düşürebilirsiniz. En kesin fiyat her zaman ücretsiz keşif sonrası verilir – bugün 3-4 firmayı arayın, teklifleri karşılaştırın ve taşınma tarihinizi hemen sabitleyin. Sorunsuz ve hesaplı taşınmalar dilerim!
Türkiye’de ikinci el araç pazarı büyüdükçe, güvenilir ekspertiz hizmetine duyulan ihtiyaç da aynı oranda artıyor. Bu büyümenin doğal bir sonucu olarak, oto ekspertiz sektöründe kurumsal bir marka çatısı altında iş kurmak isteyen girişimcilerin sayısı günden güne çoğalıyor. Açıkçası, yıllardır bu sektörü yakından takip eden biri olarak söyleyebilirim ki, doğru franchising ile yola çıkmak; hem riskleri minimize ediyor hem de başarı ihtimalini belirgin şekilde yükseltiyor. İşte tam da bu noktada, 28 yıllık sektör deneyimi ve 200’ü aşkın bayi ağıyla Garantili Arabam, girişimciler için benzersiz bir fırsat sunuyor.
Oto Ekspertiz Sektörüne Giriş Neden Bu Kadar Cazip?
Bugün Türkiye’de ikinci el araç alım satımı, bazı dönemlerde sıfır araç satışlarını bile geride bırakabiliyor. Hepimiz biliyoruz ki araç alırken aklımıza takılan ilk soru, “Bu otomobil gerçekten söylenen durumda mı?” oluyor. Dolayısıyla profesyonel bir oto expertiz raporu; alıcı için güven, satıcı için ise şeffaflık sağlıyor. Sektörde talep istikrarlı şekilde büyürken, kurumsal bir marka altında bayi açmak girişimciye hızlı bir şekilde pazar payı kazandırıyor.
Bugün sadece müşteriler değil, girişimciler de araç exper işlemlerinin ne kadar kritik bir ihtiyaç olduğunu görüyor. Eğer siz de bu alanda kendi işletmenizi kurmak istiyorsanız, doğru lokasyon, doğru marka ve doğru sistem üçlüsü başarıyı belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.
Garantili Arabam Oto Ekspertiz Bayiliği: Güvenilir Bir Yatırımın Anahtarı
Bence bir bayilik başvurusu değerlendirirken bakılması gereken en kritik soru şudur: “Bu marka gerçekten arkamda durabilir mi?” Garantili Arabam’ın sektör liderliği, patentli teknolojileri ve devlet destekli projeleri, aslında bu sorunun cevabını kendi içinde veriyor.
1996’dan bu yana otomotiv sektöründe var olan, 2010’da kurumsal kimliğini oluşturan ve bugün Türkiye’nin en büyük kurumsal ekspertiz markası haline gelen Garantili Arabam; girişimcilere hem teknik hem operasyonel hem de marka gücü anlamında ciddi avantaj sağlıyor.
Oto Ekspertiz Franchising Süreci Nasıl İşler?
Birçok girişimci, oto ekspertiz franchising süreçlerini merak ediyor. Bu alanda net bir yol haritasına sahip olmak önemlidir çünkü atacağınız her adım yatırımınızın geri dönüşünü etkiler. Garantili Arabam’ın sistemi oldukça düzenli, disiplinli ve şeffaf bir yapı sunuyor.
1. Başvuru ve Ön Görüşme
Franchise adayı olarak başvurunuzu ilettiğinizde, süreç markanın sizi ve yatırım planınızı tanımasıyla başlıyor. Otomotiv sektörüne ilgi, yönetim becerisi ve müşteri odaklılık en önemli kriterlerden biri.
2. Bölge Analizi ve Lokasyon Onayı
Her bayinin uzun vadeli verimliliği için bölgesel koruma sağlanıyor. Aynı bölgede ikinci bir bayi açılmıyor, bu da yatırımcının pazar hakimiyetini güçlendiriyor. En büyük avantajlardan biri de burada devreye giriyor: Uygun bölge seçimi için merkez, profesyonel danışmanlık sağlıyor.
3. Kurulum, Dekorasyon ve Cihaz Tedariği
Oto ekspertiz noktası, teknik açıdan titizlik gerektiren bir alan. Garantili Arabam’ın kendi geliştirdiği, patentli oto ekspertiz cihazları kurulum sürecini çok daha güvenilir hale getiriyor. Dinamometre test cihazı, süspansiyon test cihazı, fren test cihazı gibi tüm ekipmanlar standartlar doğrultusunda kuruluyor.
4. Eğitim ve Sertifikasyon
Sistemin en çok dikkat çeken özelliklerinden biri, tüm franchise ekiplerinin zorunlu eğitim almasıdır. Hem teorik hem uygulamalı eğitimin ardından katılımcılar özel bir sınava alınır ve başarı gösterenler sertifikalandırılır.
Oto Ekspertiz Bayilik Fiyatları ve Yatırım Maliyetleri
Girişimcilerin en sık sorduğu sorulardan biri de “Oto ekspertiz bayilik fiyatları ne kadar?” oluyor. Bu sorunun cevabı lokasyon, metrekare, dekorasyon ve cihaz paketine göre değişiklik gösterir. Bununla birlikte, merkez tarafından sunulan finansal yönlendirmeler ve KOSGEB destekli kredi seçenekleri girişimcilerin yükünü ciddi anlamda hafifletiyor.
Ayrıca ekspertiz hizmetlerinin kendi iç fiyatlandırması da oldukça önemlidir. “oto ekspertiz fiyatları nasıl belirlenir?” sorusuna net bir cevap vermek için şunu söyleyebilirim: Paket içerikleri, motor mekaniği, dyno testleri, kaporta boya kontrolleri gibi geniş kapsamlı işlemler göz önünde bulundurulur. Bayi sahibi olarak siz de bu hizmetleri tamamen standartlara uygun şekilde sunarsınız.
Ekspertiz Cihazları Fiyatları ve Teknolojik Altyapı
Bu sektörde teknolojik üstünlüğün ne kadar önemli olduğunu her fırsatta görüyoruz. Bir bayi açarken gerek duyulan ekspertiz cihazları fiyatları yatırım kalemleri arasında büyük yer tutar. Garantili Arabam’ın kendi AR-GE süreçlerinde geliştirdiği cihazlar yerli üretim olması sayesinde hem maliyet hem performans açısından avantaj sağlar.
Nasıl Oto Expertiz Bayisi Bulunur?
Girişimcilerin bir kısmı sektöre girmeden önce “Benzer bir noktayı nasıl görürüm?” diye merak ediyor. Bu nedenle “oto expertiz bayisi bulmak” için firma geniş bir bayi ağı sunuyor. Böylece adaylar hizmet kalitesini yerinde gözlemleyebiliyor.
Ayrıca bayilik aldıktan sonra kullanıcılar için “en yakın oto ekspertiz” sorgularında çıkabilmek, markanın SEO ve dijital yatırım çalışmaları sayesinde oldukça kolay.
Araç Ekspertiz Ücreti Ne Kadar? Bayi Karlılığına Etkisi Nedir?
“araba ekspertiz ücreti ne kadar” sorusu hem müşteriler hem girişimciler açısından önemli bir noktadır. Paket fiyatları, test kapsamı ve cihaz kullanım sürelerine göre değişiklik gösterir. Karlılık açısından bakıldığında, yüksek talep ve sürekli artan ikinci el araç hareketliliği bayi gelirlerini güçlü bir seviyede tutar.
Garantili Arabam Franchise Sisteminin Sağladığı Büyük Avantajlar
Türkiye’nin en yaygın kurumsal ekspertiz ağına dahil olma imkanı
Patentli ve devlet destekli teknolojik cihazlar
Standartlaştırılmış eğitim ve teknik destek
Bölgesel koruma avantajı ile rekabetten uzak işletme
Güçlü ERP sistemi ile operasyonel verimlilik
Sürekli denetim ve kalite yönetimi
Ulusal çapta reklam desteği ve müşteri yönlendirmesi
Sık Sorulan Sorular
1. Bayilik almak için otomotiv tecrübesi şart mı?
Hayır. Eğitim ve operasyon desteği sayesinde sektöre hızlıca adapte olabilirsiniz.
2. Yatırım süreci ne kadar sürer?
Lokasyon onayından sonra ortalama 30-45 gün içinde açılış yapılabilir.
3. Cihazlar yerli üretim mi?
Evet, tüm cihazlar devlet destekli ve yerli üretimdir.
4. En yakın ekspertiz noktasını nasıl bulabilirim?
Garantili Arabam ana sayfası üzerinden kolayca oto ekspertiz noktalarınızı bulabilirsiniz.
Sonuç: Neden Bugün Başlamalısınız?
Gördüğüm kadarıyla oto ekspertiz sektörü, hem bugünün hem geleceğin en istikrarlı iş alanlarından biri olmaya devam ediyor. Eğer siz de güçlü bir markanın desteğiyle kendi işinizi kurmak istiyorsanız, Garantili Arabam’ın sunduğu franchising modeli hem güven veren hem de yüksek potansiyel sunan bir yatırım fırsatı.
Bence hiç vakit kaybetmeden harekete geçin. Sorularınız varsa yorum bırakabilir veya bu içeriği paylaşarak daha fazla kişinin bilgi edinmesine yardımcı olabilirsiniz.
Özbekistan’da eserlere uygulanan ışıklandırma masalsı görüntüler yaşatıyor.
(Fotoğraf : Tunca TAMŞUVAR)
Gönül UYANIKTIR
Gündüzleri bol güneş ışığında, geceleri de sadelik ve görkemin zirve yaptığı eserlerden yansıyan sarı ışıklar altında Hz İmam Külliyesi ve geniş çevresinden oluşan, tarihi merkez aynı zamanda düzenli ve gözü rahatsız etmeyen alışveriş tezgahları, küçük hediyelik eşya dükkanlaryla dolu. Anladığım kadarıyla bu bölgedeki tarihi yapılar genellikle müze ve sosyal yaşama yönelik işlevler görüyor. Medreseler ve iç mekanlarda da Özbek usulü yakasız ceketler, uzun, günlük kıyafetlerin üzerine giyilen elbiseler, Özbek kalpakları, takılar hediyelikler satılıyor. Ziyaretçiler bu özgün desenli ve renkli giysilerden mutlaka satın alıyor ve hemen giysilerin üzerine giyiveriyor.
Pişmiş tuğlalardan yapılan Barakşon Medresesi
Eski adı Şaş olan Taşkent’te 10’ncu yüzyılda yaşayan din âlimi Ebu Bekir Kaffal eş-Şaşi’nin “Hazreti İmam” lakabını taşıyan külliye, başkentin en önemli tarihî yapılarından biri olarak öne çıkıyor. Hazreti İmam Camisinin bulunduğu külliyenin ortasında, aynı anda binlerce kişinin bayram namazını kıldığı geniş bir alan yer alıyor. Bu alanın bir köşesinde kare bir sedir bulunuyor. Yerel Rehberimiz Sümeyya hemen bize. “Onlar ermiş muradına’ ile biten masallardaki, kerevit işte bu!” diyerek hatırlatmada bulundu. Namaza gelenler ezan vaktini beklerken bu kerevete oturup sohbet edermiş.. Biz de kerevete çıkıp oturduk ama muradımızın olabileceğine bir türlü inanamadık! Onun yerine külliyeyi çevreleyen küçük odacıklardaki dükkanlardan hediyeliklerle ilgilendik. Külliyede yer alan 16’ncı yüzyıldan kalma Barakhan Medresesi, Orta Çağ’a özgü yapısı, mimarisi ve desenleriyle ünlü. Toplam 34 oda, mescit, ders salonu ve geniş iç avludan oluşan medrese, iki köşesindeki mavi kubbeleri ve girişteki büyük kapısı ile Semerkant ve Buhara’daki medrese ve camileri andırıyormuş. Geçen yüzyılın başına kadar medrese olarak kullanılan, eski Sovyet döneminde işçi yurdu ve depo olarak işlev gören yapı, sonradan, Özbekistan Müslümanları Dinî İdaresinin ilk binası olmuş.13’ncü yüzyılda Çağatay Hanlığı’na hükmeden Barakhan’ın türbesi de medresenin içinde bulunuyor. Medresedeki odalar şimdilerde hediyelik eşyaların satıldığı dükkanlar olarak kullanılıyor.
Ahşap oymacılığı zirve yapmış
Ünlü Taşkent Şeyhi Tilla Şeyh tarafından 19’ncu yüzyılın sonu ve 20’nci yüzyılın başında, 1890-1902 yılları arasında yapılan Tilla Şeyh Camii, faaliyete geçtikten kısa bir süre sonra Rus yerel yönetimi tarafından kapatılmış. Cami 1930’larda zanaatkârlar kooperatifne dönüştürüldü. 1943 yılında Müslümanları için dini denetim kurulması izninden sonra, Tilla Şeyh Camisi tekrar açılan ilk camilerden biri olmuş. Hazreti İmam Kompleksi içerisinde yer alan ve 1856-1857 yıllarında inşa edilen Muyi Mübarek (Sakal-ı Şerîf) Medresesi geçmişte, Hz. Muhammed’in Sakal-ı Şerîfi’nin muhafaza edilmesi nedeniyle bu ismi almış. Bugün müze olarak kullanılan medrese, “Osman Mushafı” olarak bilinen ve üzerine Hz. Osman’ın kanının aktığı ceylan derisine yazılı Kur’ân-ı Kerîm’in muhafaza edilmesi nedeniyle İslâm âlemi için büyük öneme sahip.
Birçok tarihi medrese dükkan olmuş
Külliyede yer alan Barakşon Medresesi, 1531-1532 Mirzo Uluğbek’in torunu Navruz Ahmedkhon’un (takma adı “Barakşon”) emriyle pişmiş tuğlalardan inşa edilmiş. Medresenin içinde iki türbe bulunuyır. Birincisi, Şeybanî Hanedanlığı’ndan Taşkent’in ilk hükümdarı Suyunchxoʻjaxon türbesi, ikincisi ise Barokşon için inşa edilmiş, ancak Semerkant’a gömüldüğü için isimsiz türbe olarak adlandırılmış. Toplam 34 hücre, bir cami ve bir ders salonuna sahip medrese, 1886 depreminde ciddi şekilde hasar görmüş ve halen Körler Derneği ve depo olarak kullanılıyor.
Yarın : Rus etkileri, Metro, Romanov Sarayı, Çarşı
Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Türkiye’de yumurta üretiminin 11 aydır kesintisiz düşüşte olduğunu belirterek fiyat artışlarının vatandaşın yumurta almakta bile zorladığını söyledi. Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Türkiye’nin ciddi bir “yumurta krizi” yaşadığın söyledi. Milletvekili Ün, üretimde kesintisiz gerilemeye dikkat çekerek, son bir yılda hem arzın daraldığını hem de fiyatların tarihi seviyelere çıktığını belirtti.
Yumurta üretimindeki sorunların uzun süredir göz ardı edildiğini vurgulayan Milletvekili Ediz Ün, geçen yıl sonbaharda yaşanan kuş gribi sonrası yumurta tavuğu sayısının 114 milyondan 109 milyona gerilediğini kaydetti. 2018 yılında 124 milyon olan yumurta tavuğu varlığının her 2–3 yılda tekrarlayan kuş gribi salgınları ve sektörün kronikleşmiş sorunları nedeniyle sürekli azaldığını belirten Ün şunları söyledi: ÜRETİM KAYBI 11 AYDIR SÜRÜYOR Buna rağmen ABD’ye yumurta ihracatına izin verilmesi, içerideki arz daralmasını daha da derinleştirdi. İhracat yasağı geç de olsa getirildi ancak üretim kaybı 11 aydır durmadan sürüyor. Türkiye’nin aylık yumurta üretimi yaklaşık 1,7 milyar adet. Sadece son 11 ayda yaşanan üretim kaybı da 1,7 milyar adet. Bu, yaklaşık 6 milyon ilkokul öğrencisinin bir eğitim-öğretim yılı boyunca her sabah bir yumurta tüketememesi anlamına geliyor. Yumurta üretiminde cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir süreçten geçtiğini belirten Ün, fiyat artışlarının da krizin boyutunu ortaya koyduğunu ifade ederek şunları söyledi: YUMURTA FİYATI YILLIK %53 ARTTI Üretimde 11 ay kesintisiz yaşanan düşüş fiyatlara da yansıdı. Ekim ayında yumurta fiyatları aylık yüzde 6,5, yıllık ise yüzde 53 arttı. TÜİK’in bile gizleyemediği bu artış, hayvancılığın her alanında yaşanan çöküşün sonucudur. Vatandaş artık en ucuz protein kaynağı olan yumurtayı bile evine götüremiyor. Bir koli yumurtanın 180 ile 240 lira arasında satıldığı bir ülkede üç kişilik bir ailenin yalnızca yumurtaya ayırması gereken bütçe aylık 540 ile 720 lira. Asgari ücretli, emekli ya da düşük gelirli aile bunu nasıl karşılayacak?” Sektörde hem üretici hem tüketici açısından büyük bir darboğaz yaşandığını vurgulayan Ün, kış aylarında maliyetlerin daha da artacağını belirterek, “Önümüzde maliyet artışlarının hızlanacağı bir dönem var. Bu koşullarda vatandaşın yumurtaya erişimi daha da zorlaşacak. Bunun sorumlusu, 23 yıldır yanlış politikalarla hayvancılığı çökerten AKP iktidarı ve Tarım Bakanlığı’dır. Plansızlık, öngörüsüzlük ve üreticiyi yok sayan yönetim anlayışı Türkiye’yi temel gıdaya ulaşamaz hâle getirdi” dedi.