Yeni Nesil Gençler Neden Hâlâ CS 1.6 Oynuyor?

Sen de mi? Valorant’ta rank kasıp CS2’de prime alırken bir anda eski bir internet kafenin tozlu ekranında de_dust2‘de AWP kurarken kendini buldun mu? Yeni nesil gençler, Zoomer’lar, TikTok nesli… Neden hâlâ CS 1.6‘nın o chaotic enerjisine kapılıp gidiyor? 2025’teyiz, RTX 5090’lar cebimizde ama milyonlarca genç Counter-Strike 1.6 with Bots paketi indirip geceyi botlara harcıyor.

Bu makalede seni bekleyen: Neden bu legendary oyun seni bırakmıyor? Teknik sırlar, topluluk kaosu, pro ipuçları ve tabii ki cs 1.6 indir rehberi. Hazır mısın, frag machine? Haydi dalalım!

efsanevi basitlik: neden bırakamıyorsun?

Düşün bakalım, sen modern oyunlarda menülerde kaybolurken CS 1.6’da ne oluyor? Basitlik. Bomba kur, defuse et, headshot at. Fazla mechanic yok, no bullshit. Valorant’ta ability’ler, CS2’de tick rate derdi… Ama CS 1.6? Pure skill. Bir AK47 al, strafe yap, one-tap.

Yeni nesil gençler bunu seviyor çünkü addictive. İlk elini attığında “Bu mu lan?” diyorsun, 5 dakika sonra “Bir round daha!” oluyorsun. Hatırlıyor musun ilk clutch’ını? Kalp atışın 200’lerde, ekran donuyor ama sen no scope AWP’le 1v3’ü alıyorsun. O rush hissi, modern battle royale’lerde yok.

Neden yeni nesil? Sosyal medya sayesinde keşfediyorlar. TikTok’ta “CS 1.6 clutch compilation” izliyor, YouTube’da old school pro’ları seyrediyor. Bir deniyorlar, hooked. Türkiye’de internet kafeler hâlâ dolu gençlerle – 13-14 yaş ortalaması cafelerde CS 1.6 basıyor.

düşük sistem gereksinimleri: patates pc kahramanı sensin

Senin PC’n? Integrated graphics, 4GB RAM, 2015 model laptop? CS 1.6 300 MHz işlemciyle uçuyor! 2025’te CS2 lag’lerken, Valorant crash atarken sen 1000 FPS bhop yapıyorsun. Neden? Oyun 2000’lerden, low spec heaven.

Yeni nesil gençlerin %70’i düşük bütçeli PC’lerle oynuyor. Türkiye’de, Özbekistan’da, Tacikistan’da LAN partileri göl kenarında CS 1.6’yla patlıyor – binlerce genç outdoor setup kurup turnuva yapıyor. Steam’de 18.000+ concurrent player, non-Steam Türkiye’de onbinlerce daha.

counter-strike 1.6 with bots: solo pro’luğun sırrı

Tek başına mısın? Arkadaşlar offline, rank kasmak mı lazım? Counter-Strike 1.6 with Bots paketi indir, PODBot veya YaPB yükle. Botlar insane – easy’den expert’e, senin level’ına göre adapte oluyorlar.

Yeni nesil bunu bayılıyor. School’dan sonra eve gel, botlara 100 round at, aim’in godlike. Modern oyunlarda botlar dummy, ama CS 1.6 botları strafe yapıyor, flash atıyor, bomba kuruyor. Sen 1v5 clutch pratiği yapıyorsun. Türkiye’de cs 1.6 indir paketleri botlu geliyor – 5 dakikada hazır.

Bot modları listesi:

  • PODBot: Klasik, agresif botlar.
  • YaPB: AI advanced, pro gibi hareket.
  • ZBot: Zombie modu için.
  • CSDM Bots: Deathmatch kaosu.

Gece 3’te botlara deagle only? Senin gibi binlerce genç yapıyor. Addictive AF.

türk sunucuları: 7/24 turkish chaos

Türkiye CS 1.6 cenneti! OyunYöneticisi sunucuları 10.000+ online, jailbreak, zombie, public, surf… Hepsi dolu. Tsarvar’da 300+ TR server, 1000+ oyuncu peak.

Yeni nesil gençler burda clan kuruyor, trash talk yapıyor: “Lan noob, long’u tut!” Sunucular:

  • OyunYoneticisi Public: Yeni başlayanlar için.
  • Jailbreak TR: RP modu, warden ol.
  • ZM (Zombie Mod): Hayatta kal!
  • Surf/Dust2 Only: Bhop king’ler.

UnikovNet’da ara: cs 1.6 türk sunucuları – IP kopyala, console’a yaz: connect IP:27015. Ping 10-20 ms, lag yok. Gençler Discord’da clan buluyor, turnuva düzenliyor. Community power!

skill tavanı: aim god olmanın pure joy

CS 1.6’da skill ceiling gökyüzü. No aim assist, no forgiving netcode. Senin flickin, trackingin her şeyi belirliyor. Yeni nesil bunu seviyor – CS2’de “peeker’s advantage” derken, 1.6’da pure reaction.

Pro aim sırları:

  1. Deathmatch sunucular: 7/24 DM, 1000 kill at.
  2. Bhop/Strafe: Klavye bind’larla uç.
  3. Recoil control: AK spray pattern ezberle.

Gençler Faceit’te 1.6 hub’lara giriyor, LAN turnuvalar kazanıyor. Orta Asya’da ulusal takımlar var – sen de next gen pro olabilirsin.

modern oyunlara karşı: neden cs 1.6 kazanır?

CS2: Smurf dolu, cheater’lar, 128 tick drama. Valorant: Ability spam. Fortnite: Build meta. CS 1.6? Timeless. Hızlı round’lar (2 dk), takım oyunu, no pay2win.

Neden gençler dönüyor?

  • Cheater az (topluluk ban).
  • Ücretsiz modlar sonsuz.
  • Feel mükemmel – silah sesleri iconic (AK tat-tat-tat).

Bir genç Reddit’te: “19 yaşındayım, yeni oyunlar sıkıyor, CS 1.6 zevk veriyor.”

nostalji mi? hayır, yeni keşif hikayeleri

Sen nostalji bilmiyorsun ama abin/ablan oynuyor, izliyorsun. Veya YouTube: “CS 1.6 vs CS2” videoları. Bir indiriyorsun, hooked. Türkiye’de cafeler genç dolu – “Abi bir el atayım mı?” diye soruyorlar.

Gerçek hikayeler:

  • 16’lık Mert: “CS2 lag, 1.6’de 500 FPS, pro oldum.”
  • 14’lük Ece: “Kızlar da oynuyor, jailbreak’te queen’im.”
  • Özbek gençler: Göl kenarı LAN, ulusal turnuva.

ikonik haritalar ve silahlar: chaotic memories

Haritalar listesi:

  • de_dust2: Long AWP, mid door rush. King.
  • cs_office: Close quarter deagle fest.
  • de_inferno: Banana push hell.
  • de_train: Underpass clutch’lar.

Silahlar:

  • AK47: Spray god.
  • AWP: One-shot king.
  • Deagle: No scope hero.

Her round epic story.

cs 1.6 indir rehberi: 5 dakikada pro

Güvenilir yerler:

Counter-Strike-Download.Net – Botlu, virus-free

Adım adım:

Siteye gir, cs 1.6 indir tıkla (260 MB).

No virus, stable. Sen hazır!

sonuç: takeaway ve call-to-action

CS 1.6 seni skill machine yapıyor, arkadaş kazandırıyor, düşük PC’yle pro hissettiriyor. Yeni nesil olarak senin geleceğin – pure FPS legacy.

Şap sütü de vurdu!

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, inek sütü üretiminde son iki ayda yaşanan düşüşün kış öncesi ciddi bir uyarı olduğunu belirtti.
Ün, süt üretimindeki gerilemenin özellikle şap hastalığı nedeniyle hayvan pazarlarının kapatılması ve süt hayvanlarında yaşanan verim kaybıyla bağlantılı olduğunu ifade etti. Sektörün uzun süredir fiyat baskısı altında olduğunu hatırlatan Ün, şu değerlendirmelerde bulundu:


“Yıllardır sürdürülen yanlış fiyat politikaları yüzünden yüzbinlerce damızlık hayvan kesime gitmişti. Şimdi ise Tarım Bakanlığı’nın basiretsizliği nedeniyle şap hastalığı süt hayvanlarında ek bir verim kaybına yol açıyor. Bu tablo, toplanan inek sütü miktarındaki düşüşe açıkça yansıyor. Önümüzdeki aylarda üretimin daha da gerileyeceği ortada. Bakanlık rakamlarla oynasa da oynamasa da Türkiye hızla bir süt krizine doğru gidiyor. Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı tavsiye alım fiyatları maliyetlerin altında kalırken, şap hastalığı da sektöre ağır bir darbe vurmuş durumda.”
SÜT PRİMİ VE YEM DESTEĞİ
Üreticinin ayakta kalması için acil destek gerektiğini söyleyen Ün, süt primi ve yem desteğinin kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti:
“Son bir yılda süt yemi fiyatları yüzde 37 arttı. Yem maliyetleri hızla yükselirken kış aylarında bu baskı daha da büyüyecek. Bu noktada TMO eliyle üreticiye uygun fiyatlı yem sağlanması zorunludur. Bu yapılmazsa kış ortasında büyük bir süt krizinin yaşanması kaçınılmazdır. AKP iktidarı, enerjisini ithalat kapılarını açmaya değil üreteni desteklemeye harcasa hem süt hem de et sektörü rahatlayacak.”
CİDDİ UYARI
Ün, Eylül ayında toplanan inek sütü, krema, yağsız süt tozu, tereyağı ve diğer peynir ürünlerinde görülen düşüşün hem sektör hem tüketici açısından ciddi bir ön uyarı olduğunu vurguladı:
“Üretimdeki düşüş maliyetlere de yansıyor. Bu ekonomik krizde vatandaşın sofrasına süt ve süt ürünlerini koyamamasının tek sorumlusu AKP’dir. Düşük gelirli vatandaş yüksek gıda fiyatlarına mahkûm edilirken sofralar her geçen gün daha da eksiliyor. Çiftçi desteklenmeden bu gidişin durması mümkün değil. Mevcut tarım politikalarıyla hayvancılık dibe vuruyor.”
Sözlerinin sonunda Türkiye’nin üretimle çıkış bulacağını belirten Ün, “AKP iktidardan düştüğü gün, bu ülkede yeniden üretimin başladığı gün olacaktır. Çiftçinin emeğini koruyan, üretimi artıran politikalarla hem bolluk sağlanacak hem vatandaş daha uygun fiyata gıdaya ulaşacak. Bu ülke hep birlikte üreterek ayağa kalkacak” dedi.

Masalsı Ülke Özbekistan İzlenimlerim -6-

Çarşı Pazarı

Gönül UYANIKTIR

Taşken’te ikinci ve son günümüzde de ilginç yapılar ve olaylarla karşılaşıyoruz. Rehberimiz Said Köseoğlu ve Yerel Rehber Sümeyya hanım Özbekistan ile ilgili bilgiler vermeyi sürdürüyor… Nüfusu 38 milyona ulaşan ülkenin ve tüm Orta Asya’nın en büyük şehri Taşkent’te 3.5 milyon kişi yaşıyor. Erkek ve kadın nüfusunun birbirine orantılı olduğu ülkede, geçen yıla oranla nüfus %2 artarken, doğumlar %3,7 azalmış, evlilikler ise son 10 yılın en düşük seviyesine inmiş.


Meyve, sebze ve kuruyemişin de bol ve çok lezzetli olduğunu öğrendikten sonra kavun, karpuz bolluğuna şahit de olduk. Tezgahlarda domatesler al beni diye adeta sesleniyor. Et ve et ürünleri açık tezgahlar dahil her yerde. Ama temizlik ve düzen en üst seviyede.

Domatesler göz doyuruyor


…………………………………….
“Geçmişten bu yana doğu şehirlerinin nabzını tutan çarşılar, ticaret yollarının kavşağında ortaya çıkmış ve insanların mal, haber ve hoş sohbet alışverişinde bulunmak için bir araya geldiği hareketli merkezlere dönüşmüştür” cümlelerini alıntıladım. Ama ete kemiğe bürünmüş halini de Taşkent Çarşı Pazarı’nda bizzat yaşadım.

Çarşı Pazarının üçüncü katında yüzlerce kuruyemiş tezgahı var.


Bir asırdan da uzun bir zamandan taşıdığı geleneksel ve zengin mirası yaşatan ve şehrin ana meydanında yer alan kapalı pazar, şehre ilk girişimizde fark ettiğimiz yapılardan biri oldu. ‘İpek Yolu’nun bu önemli durağında bulunan devasa otağı, ancak Taşkent’teki ikinci günümüzde gezebildik. Orijinal bir çok yapı zamanın yıkıcı etkilerine boyun eğse de, geleneksel mimarinin özü, sıcak ve tozlu Orta Asya bozkırlarında görkemli kubbeli yapılar biçiminde varlığını sürdürüyor.


Pazar yerinde ekmek fırınları

Bu türde, kapalı alanlardan oluşan bir ağ ile karakterize edilen çarşıların mimari evrimi 11’nci yüzyılda başlamış ve 13’ncü yüzyıla kadar süre gelmiş. Taşkent Çarşısı, geçmiş ve bugünün uyumunun sergilendiği, geçmişin mimari ve kentsel gelişim geleneklerine saygı gösteren modern bir ticari kompleks olarak günümüzde de hizmetini sürdürüyor.

Et reyonu çarşının alt katında


Özbekistan’ın eşsiz kültürünü, tarihini ve tatlarını bir arada keşfetmek denince ziyaretçilerin gezip alışveriş etmeden Taşkent’ten ayrılmadıkları (Chorşu Pazarı), yüzyıllardır süregelen gelenekleri, renkli atmosferi ve benzersiz lezzetleriyle muhteşem bir durak… Antik çarşı havasını ve Özbek kültürünü bir arada sunan bu pazar, hem yerel halkın hem de turistlerin gözdesi!

Her tür meyvanın kurusu satılıyor

İçinde geleneksel el sanatları, taze meyve ve sebzeler, et ve et ürünleri, akla gelecek her tür gıda maddesi, el yapımı halılar ve rengarenk baharatlar bulunan Çarşı Pazarı başkentin en renkli köşelerinden biri !..
YARIN: Taşkent gecesi ve Semerkand’a yolculuk

Eczacıdan mama bağışı

Edirne Havsa ilçesinde görev yapan Petek Eczanesi’nin sahibi eczacı Esra Er, sosyal sorumluluk bilinciyle hareket ederek ihtiyaç sahibi bebeklere ulaştırılmak üzere Menzilahır Mahalle muhtarlığına mama desteğinde bulundu.
Kentte artan ekonomik zorluklar nedeniyle temel bebek besinlerine ulaşmakta güçlük çeken ailelere umut olan bağış, vatandaşlar tarafından büyük takdirle karşılandı.
Eczacı Er, yaptığı açıklamada toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekerek, “Sağlık sadece ilaçla değil, toplum olarak birbirimize destek olmakla da güçlenir. Bir bebeğin sağlıklı beslenmesine katkı sağlayabilmek benim için büyük mutluluk. İhtiyacı olan her aileye elimizden geldiğince destek olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Bağışın Edirne’deki birçok ailenin yüzünü güldürdüğü belirtilirken, sağlık camiası da iyilik abidesi meslektaşlarının bu anlamlı katkısından dolayı memnuniyetini dile getirdi.
Yapılan mama bağışının, kentte benzer dayanışma örnek-lerine ilham olması bekleniyor.

Buğdayda ‘kuraklık’ mesaisi

Olgay GÜLER
Edirne’de 2025 yılı başında, yüksek sıcaklık ve yağışsız hava nedeniyle oluşan kuraklıktan etkilenen ayçiçeğinde, en uygun ekim tarihi ve yöntemini tespit etmek için yapılan 3 farklı ekim yöntemi, buğdayda da gerçekleştirildi.


Kentte aşırı sıcaklar ve yetersiz yağışlarla birlikte hissedilen kuraklık nedeniyle ayçiçeğinde yaşanan verim kayıplarına karşı İl Tarım ve Orman Müdürlüğü çalışma başlattı. Müdürlük tarafından geliştirilen ‘Farklı Toprak İşleme Yöntemleri ve Farklı Ekim Zamanlarının Ayçiçeğinin Verim ve Verim Unsurlarına Etkilerinin Belirlenmesi’ projesi kapsamında, merkez ilçeye bağlı Sarayakpınar köyünde geçtiğimiz 25 Şubat ile 15 Nisan tarihleri arasında farklı yöntemlerle ayçiçekleri ekildi. Anıza ekim, pulluk ile işleme ve kazık ile işleme yöntemleriyle yapılan deneme ekimleriyle, ayçiçeklerinde verim farklılıkların gözlemlenmesi amaçlandı. Projeden elde edilecek verilerin, kuraklıktan etkilenen çiftçilere yol göstermesi hedeflenirken, ekimi yapılan ürünlerin ilk hasadı ise Ağustos ayında yapıldı.


BUĞDAYDA DA FARKIL EKİM YÖNTEMLERİ DENENECEK
Ayçiçeğinde gerçekleştirilen yöntemin ardından ekim zamanı gelen buğdayda da, kuraklığa karşı dayanıklılık ile verime etkilerin görülmesi amacıyla üç farklı ekim yöntemi denenmeye başladı. Kent merkezine bağlı Sarayakpınar köyünde Birol Deviren’in tarlasında gerçekleştirilen deneme ekimine İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse ile Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürümüz Nadi Aygen katıldı.


‘DAHA VERİMLİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM MODELİ HEDEFLENİYOR’
Konuyla ilgili İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “İlimizde çiftçi şartlarında Ayçiçeği–Buğday münavebesinin uygulanması doğrultusunda, 3 farklı toprak işleme yönteminin buğday verimine etkilerini görmek amacıyla buğday ekilişleri gerçekleştirildi. Çalışma, üretim verimliliğinin artırılmasına yönelik önemli veriler sunmayı hedefliyor. Yürütülen bu uygulamalarla, üreticilerimize daha verimli ve sürdürülebilir üretim modelleri kazandırılması amaçlanıyor” ifadeleri kullanıldı.

Aramızdan ayrılanlar

ŞEREF SÖNTERLER VEFAT ETTİ
Merhum Terzi Hüseyin ve Fevziye Sönterler’in oğulları, Birsen Sönterler’in eşi, Hüseyin Can ve Gülşah Sönterler’in babaları, Hayri ve Nesrin Sönterler’in ağabeyleri Şeref Sönterler 64 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Yıldırım Bayezit Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yıldırım Mezarlığında toprağa verildi.
AHMET YILDIRIMLI VEFAT ETTİ
Merhume Sabriye Yıldırımlı’nın eşi, Ali ve Salim Yıldırımlı ile Çiğdem Öztaş’ın babaları Ahmet Yıldırımlı 86 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Yıldırım Bayezid Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yıldırım Mezarlığında toprağa verildi.
MUSTAFA ALADAĞ VEFAT ETTİ
Demirhanlı Köyü sakinlerinden Mustafa Aladağ’ın ağabeyi, Vahide Aladağ’ın eşi, Oktay, Alpay, Zülviye Aladağ’ın babaları Mustafa Aladağ 77 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Demirhanlı Köyü Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazı sonrası Köy Mezarlığında toprağa verildi.
KAMİL TAŞÇI VEFAT ETTİ
Yıldırım semti sakinlerinden Asiye Taşçı’nın eşi, Arif Taşçı, Bahtiyar Taşçı ve Eda Taşçı’nın babaları Kamil Taşçı 60 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Hacı İl Bey Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yıldırım Mezarlığında toprağa verildi.


İBRAHİM SÜMRE VEFAT ETTİ
Tayakadın Köyü sakinlerinden Nurdan Sümre’nin eşi, Ali Sümre’nin babası, Mahmut Sümre’nin kardeşi İbrahim Sümre 57 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Tayakadın Köyü Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.

*BAHİS

İsmail DEMİRAY

Yasadışı bahis oynadıkları gerekçesiyle 1074 futbolcu hakkında yasal işlem başlatıldı.
Bu 1074 futbolcu içinden 10 tanesi de Edirnespor’un sözleşmeli sporcuları. Liglere ara verildiği için bu sporcular antrenmanlara devam ediyorlar ve sezon uzadığı için kulüpler açısından da büyük sıkıntı doğuyor.
Balık baştan kokar derler. Devlet kumar oynatır mı? Bu yapısıyla gırtlağına kadar siyasete batmış bir TFF’ye güvenilebilir mi?
Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi, yasal izniyle oynanan bahis oynayan insan sayısı 7 milyona ulaşmış durumda.
Yasa dışı olarak tabir edilen bahislerde ise 12 milyonun üzerinde kişi dans ediyor.
Taplamda 19 milyon vatandaşımız bahis oynuyor, bahislerde para kazanmaya çalışıyor. Nüfusumuzun yaklaşık olarak dörtte biri. Ve sadece yasa dışı bahiste konuşulan rakamlar 50 milyar doların üzerinde.
KUPONLAR; CAN SİMİDİ Mİ?
Üst liglerde profesyonel futbolcular açısından büyük paralar dönüyor kazançları açısından. Alt liglerde yangın var. Maaşını, primini alamayan futbolcular, karın tokluğuna oynayan futbolcular.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bütün suçu futbolculara yükleyerek soruşturmayı sürdürüyor. Kulüplerden TFF’a büyük baskı olacağı kesin bu süreç içinde. Türkiye profesyonel futbol kulüplerinin hepsinin ayrı hesapları var kendine göre. Kimisi şampiyonluk yolunda, kimisi düşmeme derdinde, kimisi de kapanmamak için mücadele ediyor.
Soruşturma sonunda verilecek cezalara göre kulüpler yol haritalarını yeniden oluşturacaklar.
Üst liglerde milyarlarla oynayan kulüp yöneticileri, futbolcuları; alt liglerde karın tokluğuna mücadele eden küçük bütçeli ayakta kalmaya çalışan kulüpler. Karar bugün yarın açıklanır, göreceksiniz altta kalanın canı çıkar misali olan yine bizim gibi gariban kulüplere olacak.

‘Çocuk işçiliği toplumsal ihlaldir’

Olgay GÜLER
ÇYDD Edirne Şubesi Çocuk Güvenliği Sorumlusu Dr Ertuğrul Tanrıkulu, Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla açıklama yayınladı.
Tanrıkulu’nun, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla yayınladığı açıklamada; çocuk haklarının savunul-masının, çocuk işçiliği ile kararlılıkla mücadele edilmesinin ve her çocuğun güvenli bir ortamda büyüme hakkının güvence altına alınmasının toplumsal bir öncelik olduğu vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
‘KRİZ DÖNEMLERİNDE SOSYAL KORUMA PROGRAMLARI GÜÇLENDİRİLMELİ’
“TÜİK verilerine göre 5‑17 yaş grubunda en az 720.000 çocuk çalışmaktadır. Bu oran çocuk nüfusunun %4,4’üne denk gelmektedir. Çalışan çocukların sektörel dağılımı: %45,5 hizmet, %30,8 tarım, %23,7 sanayi. Son 12,5 yılda en az 770 çocuk çalışırken yaşamını yitirmiştir. Çocuk güvenliği; fiziksel, psikolojik, ekonomik ve dijital istismardan korunmayı kapsar. Güvenlik birimlerine gelen çocuk sayıları belirli dönemlerde artış göstermektedir. Çocuk koruma hizmetlerinin yaygınlaştırılması hayati önem taşır. UNICEF ve ILO raporları dünya genelinde milyonlarca çocuğun hâlâ tehlikeli işlerde çalıştırıldığını ortaya koymaktadır. Türkiye, “Çocuk İşçiliği ile Mücadele Ulusal Programı” kapsamında yürütülen çalışmaların tarafıdır. Kriz dönemlerinde sosyal koruma programlarının güçlendirilmesi gerekmektedir.
‘ÇOCUK İŞÇİLİĞİ TOPLUMSAL BİR İHLALDİR’
Çocuk işçilikle mücadelede toplumsal farkındalık çalışmaları yapılmalıdır. Risk altındaki çocuklara eğitim ve psikososyal destek verilmelidir. Kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapılmalı, izleme ve raporlama faaliyetlerinin güçlendirilmesi gerekmektedir. Ailelerin ekonomik açıdan desteklenmesi için sosyal koruma mekanizmalarının savunulması önemlidir. Çocuklar çalıştırılmak için değil, korunmak ve gelişmek için vardır. Çocuk işçiliği toplumsal bir ihlaldir ve hepimizin sorumluluğudur. ÇYDD olarak çocukların eşit, güvenli ve Çavuş: ‘Çocuklar için mücadelemiz sürecek’onurlu bir yaşam sürebilmesi için mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.”