Evrim ve Atakan’ın anısına ‘hatıra ormanı’

Olgay GÜLER

Çanakkale’de Ağustos ayında meydana gelen trafik kazasında yaşamını yitiren Evrim Oluçay (28) ve Atakan Yılmazdere (29) için Edirne’de oluşturulan hatıra ormanının ilk fidanları, düzenlenen törenle dikildi.

Çanakkale’nin Yenice ilçesi Çınarcık Köyü yakınlarında 13 Ağustos’ta iki otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında, aralarında Edirneli Evrim Oluçay ve Atakan Yılmazdere’nin de bulunduğu 6 kişi yaşamını yitirdi. Edirne’de toprağa verilen iki genç için, kazada kızını kaybeden Cumhuriyet Mahallesi Muhtarı Selma Oluçay’ın da isteğiyle muhtarlık binasının arkasındaki alanda hatıra ormanı oluşturuldu. Hatıra ormanının ilk fidanları, düzenlenen törenle dikildi. Törene Edirne Valisi Yunus Sezer, CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, hayatını kaybeden Oluçay ve Sezer’in aileleriyle mahalleli katıldı.

‘ADLARI BURADA YAŞAYACAK’
Törende konuşan Cumhuriyet Mahallesi Muhtarı Semra Oluçay, kızı ve Atakan Yılmazdere’nin adının oluşturulan alanda yaşayacağını belirterek, “13 Ağustos’ta Nahide’nin ve benim yüreğime bir kor düştü, evlatlarımızı kaybettik elim bir trafik kazasında. Evrim muhtarlığa her gelişinde bana söylediği diye bir şey vardı; ‘Anneciğim neden Filiz başkana söylemiyorsun, buraya ağaç dikmiyorsunuz?’ diyordu. Ben Evrim’i kaybedince Filiz başkanım gecenin dördünde aradı ve dedik ki muhtarım sizin için ne yapabilirim? Ben de kendisini Evrim doğayı ve ağaçları çok seven bir çocuktu başkanım, muhtarlığın arkasının ağaçlandırılmasını istiyoruz dediğimde; ‘Hemen muhtarım elimden gelen her şeyi yapacağım, hiç merak etmeyin’ dedi. Sayın valim evime geldi, acımı paylaştı. Her konuda yanımda oldu; bir validen öte bir abi, bir baba oldu. Destekleri için Filiz başkanımıza, sayın valiye ölene kadar minnettarım. Buraya katılan vekilim, Baran Yazgan, parti temsilcilerimiz, resmi kurum müdürlerimiz, CHP İl Başkanımız, basın, komşularım, muhtarlarım herkese destekleri ve katılımları için çok teşekkür ediyorum. Evrim ve Atakan’ın adı bu parkta, bu ağaçlarda yaşayacak” dedi.

‘KÖTÜ BİR VESİLEYLE BİR GÜZELLİK OLUŞUYOR’
CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan da, Oluçay ve Yılmazdere’nin ailelerine sabır dileyerek, “Kaybettiğimiz kardeşlerimiz, keşke onlar vesile olmadan bu yeşil alanlar olsaydı ama böyle kötü bir vesileyle, böyle bir güzellik oluşuyor. Ailelerine sabır diliyorum. Aynı zamanda biz bu mahalleliyiz, bu mahallede yaşıyoruz, evim burada. Bu mahallede yaşayan komşularımıza, dostlarımıza da burayı güzelce kullanmayı nasip etsin. Onların da isimlerini anmayı, burada birer dua etmeyi nasip etsin diyorum. Hayırlı uğurlu olsun mahallemize, şehrimize, hemşerilerimize” diye konuştu.

‘UMUT OLMAK İÇİN BU ORMANI OLUŞTURDUK’

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan da, ailelere tekrar aynı acıyı yaşatmak için değil, umut olmak için hatıra ormanını oluşturduklarını söyledi. Gencan, “Bu acıyı tekrar tekrar yaşamak için değil. Aynı zamanda bu yüreği yanan ailelerimize bir parçacık olsun umut olmak için hayata geçirdik bu hatıra ormanını. Ben inanıyorum ki hem ailelerimizi Edirneli hemşerilerimiz hem de bizler sonsuza kadar bu iki kardeşimizin, bu iki güzel kardeşimizin adını yaşatmaya devam edeceğiz. Tabii ki acımız çok büyük. Bunu dediğim gibi tariflemek de çok mümkün değil. Ama bir nebze olsun bir gün onları tekrar anıyoruz. Onların adını yaşatmak için buradayız” şeklinde konuştu.

‘GÜZEL BİR AMAÇLA AĞAÇLANDIRILIYOR’
Edirne Valisi Yunus Sezer, hayatını kaybeden Evrim ve Atakan’ın adlarının yaşayacak olmasına vurgu yaptı. Sezer, “Bugün Evrim ve Atakan kardeşimizin burada bulunan aslında ruhaniyetleri huzurunda konuşuyoruz. Biz eminiz ki onlar aileleriyle beraberler. Güzel insanlarmış ki bu kadar güzel bir topluluğu burada kendilerinden sonra bir vesileyle bir araya getirmişler. Çünkü insanlar yaşamlarında neyi amaçlarlarsa, biz biliyoruz ki öbür dünyada da ebedi alemde de onla buluşurlar. Yapılacak şey adlarını yaşatmak. Burada da güzel bir amaçla, hayatlarında ideal edindikleri bir amaçla güzel bir ağaçlandırma alanı oluşturuluyor adlarına” ifadelerini kullandı.

Öğretmenler Günü’ne özel film günü!

Edirne Belediyesi, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nün taşıdığı anlam ve öneme ithafen, kentin tüm değerli öğretmenlerine yönelik özel bir etkinlik düzenliyor. Öğretmenlerin bu anlamlı gününü kutlamak amacıyla, sinema tarihinin kült yapımlarından biri olan “Ölü Ozanlar Derneği” filmi, öğretmenler için ücretsiz olarak gösterime sunulacak.

Bu özel gösterim, 24 Kasım 2025 Pazartesi günü, saat 17.00’de Erasta Cinemarine salonlarında gerçekleştirilecek. Orijinal adı Dead Poets Society olan ve Robin Williams’ın unutulmaz performansıyla izleyicilerin kalbinde taht kuran film, öğretmenlik mesleğinin ilham veren gücünü, ezber bozan eğitim anlayışını ve öğrencilere ‘kendi sesini bulma’ felsefesini aşılamanın önemini etkileyici bir dille anlatıyor.

Ücretsiz film gösterimine katılmak isteyen öğretmenlerin Edirne Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğüne ait 0284 212 09 95 numaralı dâhili telefonu arayarak rezervasyon oluşturmaları yeterli olacak.

Yoğun ilgi beklendiğinden, öğretmenlerin mağdur olmamaları adına rezervasyonlarını vakitlice yaptırmaları önemle rica edilmektedir.

BAŞKAN FİLİZ GENCAN’DAN DUYGUSAL DAVET: “MİNNETTARIZ”

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, programa dair yaptığı açıklamada, tüm öğretmenleri bu özel buluşmaya davet etti. Başkan Gencan, öğretmenlerin toplumsal kalkınmadaki kilit rolüne vurgu yaparak şunları kaydetti:

“Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere miras bıraktığı aydınlanma yolunda, Türkiye Cumhuriyeti’ne ışık tutan, geleceğimizi inşa eden tüm öğretmenlerimize minnettarız. Onların gösterdiği emeği, öğrencilerine olan sınırsız sabrını ve kararlılığını bir güne sığdırmamız mümkün değil; onları her gün hatırlıyor ve takdir ediyoruz. Öğretmenler Günü’nde, bu değerli eğitimcilerimize yönelik, mesleğin manevi derinliğini yansıtan bir filmle küçük de olsa bir teşekkür sunmak istedik. ‘Ölü Ozanlar Derneği’ filminin bu özel gösteriminde, Edirne’mizin tüm fedakâr öğretmenlerini aramızda görmekten büyük bir onur ve mutluluk duyacağız. Hep birlikte, bu özel günü sanatsal bir etkinlikle taçlandıralım.”

Açıklamasının devamında Başkan Gencan, Edirne Belediyesi olarak böylesi özel günleri kentin tüm sakinleriyle birlikte coşkuyla yaşamak ve sosyal yaşamı zenginleştirme

‘Köylerdeki altyapı konforunu arttırıyoruz’

Olgay GÜLER

Edirne Valisi Yunus Sezer, kent merkezine ve ilçelere bağlı köylere yönelik hedefledikleri 200 kilometrelik sıcak asfaltın, geçen seneden bu yana 155 kilometresini tamamladıklarını belirterek, “Köylerimizdeki yol, içme suyu, köy içi düzenlemeler dahil olmak üzere birçok alanda çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Köylerimizdeki altyapının konfor alanlarını arttırmaya devam ediyoruz” dedi.

Vali Sezer, merkeze bağlı Demirhanlı Köyü ile Havsa ilçesine bağlı Habiller Köyü arasında yapımı devam eden sıcak asfalt çalışmasını inceledi. Vali Sezer’e ziyaretinde, Özel İdare Genel Sekreteri ve Vali Yardımcısı Eyyüp Batuhan Ciğerci, İl Genel Meclis Başkanı Çiğdem Gegeoğlu, meclis üyeler, kurum temsilcileri ve köylüler eşlik etti. Çalışmalar hakkında bilgi veren Vali Sezer, kent merkezine ve ilçelere bağlı köylere yönelik hedefledikleri 200 kilometrelik sıcak asfaltın, geçen seneden bu yana 155 kilometresini tamamladıklarını belirtti.

‘GEÇEN SENE 100, BU SENE 55 KİLOMETRE SICAK ASFALTI BİTİRDİK’
Vali Sezer, nüfusun halen yüzde 25’inin yaşadığı köylerin önemine değindi. Bu nüfusun köylerde tutulup, üretimin devam etmesi için gereken kaliteli altyapı hizmetlerinin ulaştırılması gerektiğine dikkat çeken Vali Sezer, “Bu nüfus yoğunluğunu, buradaki çalışan ve üreten nüfusu köylerimizde tutma adına köylerimizdeki yol, içme suyu, köy içi düzenlemeler dahil olmak üzere birçok alanda çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Köylerimizdeki altyapının konfor alanlarını arttırmaya devam ediyoruz. Bir hedef koyduk; bunu da sürekli söylüyorum. Öncelikli hedefimiz, köylerimizi grup yollarından başlayarak sıcak asfaltlarla buluşturmak ve köy içini de çok güzel ve düzenli bir hale getirmek. Yaptığımız sıcak asfaltları da, çok kaliteli ve çok üst standartlarda yaparak artık bu yamadan kurtulmak istiyoruz. 200 kilometre hedef koymuştuk geçen sene. Bu sene itibariyle de bugünkü yolumuzun bitmesiyle 55 kilometreyi bitirmiş olacağız. Geçen sene de yine 100 kilometreye yakın bir yol yapmıştık. Aynı zamanda da 150 kilometreye yakın önceden yapılan sathi kaplama yollarımızı da bir şekilde yapıyor, elden geçiriyoruz” dedi.

‘SEFERBERLİK HIZLI VE İYİ GİDİYOR’
Köylerle ilgili başlattıkları seferberliğin hızlı ve iyi bir şekilde gittiğine vurgu yapan Sezer, “Bu bir seferberlik ve çok hızlı ve iyi bir şekilde gidiyor. Arkasında çalışan muazzam bir özel idare ekibimiz var. Onlarla dayanışma içerisinde il genel meclisimiz var, üyeleri var, köylerde muhtarlarımız var. Bunların hepsi biliyorsunuz bir bütçeyle devam ediyor. Hem Özel İdare bütçemiz, hem de bunun arkasında bakanlıklarımız var. Buradan tekrar şükranlarımızı iletiyoruz. Enerji Bakanımız bütün desteği vererek bizlere yardımcı oldu. Yine bazı kaynakları bakanlıklarımıza aktardılar. Tıkandığımız yerde onlara müracaat ediyoruz. Edirne adına şükranlarımızı iletiyoruz. Hem bakanlıklarımıza, hem özel idaremize, buradan şükranlarımızı iletiyoruz. Edirne’mizin güzel insanlarına, köylerimize hayırlı uğurlu olsun diyoruz. İnşallah Allah ağız tadıyla bu yolları kullanmalarını ve yıllarca da kullanmalarını nasip eder diye de temennide bulunmak istiyoruz” diye konuştu.

Komşusunu öldürüp intihar etti!

Olgay GÜLER

Edirne’nin Enez ilçesinde komşusu Türkan Demirci’yi (60) tabancayla vurarak öldüren Cemal Sönmez (61), olay sonrası apartmanın önünde aynı silahla yaşamına son verdi.

Olay, Perşembe günü akşam saatlerinde ilçenin Gaziömerbey Mahallesi’ndeki TOKİ Konutları’nda meydana geldi. İddiaya göre Cemal Sönmez, apartman koridorunda karşılaştığı komşusu Türkan Demirci’yle henüz bilinmeyen nedenle tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine Sönmez, belinden çıkardığı tabancayla Demirci’yi başından vurdu. Kadın kanlar içerisinde yere yığılırken Cemal Sönmez, daha sonra apartmanın önüne çıkarak başına ateş etti. İhbar üzerine adrese jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Demirci ve Sönmez’in hayatını kaybettiği belirlendi.

Demirci ve Sönmez’in cenazeleri, nöbetçi savcı ve jandarmanın incelemesinin ardından otopsi için Edirne Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

EYBAL velilerinden ‘hak’ arayışı!

Olgay GÜLER

Edirne’de, depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle eğitim binasında yıkım kararı verilerek, 1’nci Murat Anadolu Lisesi’ne taşınan Edirne Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi’nde (EYBAL) veliler, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.

Kentte, yaklaşık 1 haftadan bu yana, geçici olarak 1’nci Murat Anadolu Lisesi’ne taşınan EYBAL’lı öğrenci ve velilerin, hak arayışları devam ediyor. Tek istekleri, fiziki koşulları daha iyi olan Edirne Hasan Sezai İmam Hatip Anadolu Lisesi binasında eğitime devam etmek olan öğrencilerin velileri, bu kez 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nde, Saraçlar Caddesi’nde bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdi. CHP Edirne Merkezi İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, bazı sendika ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin de destek verdiği açıklamayı, veliler adına Arzu Çalık okudu.

‘ÇOCUKLARIMIZIN İÇİN SESİMİZİ DUYURMAK ZORUNDA KALIYORUZ’
Öğrencilerin Edirne Hasan Sezai Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde eğitimlerine devam etmesinin daha uygun olacağını söyleyen Çalık, “Bugün 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü. Çocuk haklarının yalnızca hatırlandığı değil, gerçekten korunup korunmadığının sorgulanması gereken bir gündür. Biz, Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi velileri ve öğrencileri olarak, çocuklarımızın en temel hakkı olan güvenli, sağlıklı ve nitelikli eğitim hakkının fiilen ihlal edilmesine karşı sesimizi duyurmak zorunda kalıyoruz” dedi.

‘BİR ÇOK ÖĞRENCİMİZ GÜNLERDİR OKULA GİTMİYOR’
Öğrenciler için uygun bir geçici çözüm bulunmadığını dile getiren Çalık, “Depreme dayanıksız okul boşaltıldı, ancak uygun koşullara sahip bir okul bulunmadı. Okulumuzun depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle boşaltılması, çocuklarımızın güvenliği için doğru bir adımdı. Ancak bu adımın ardından sorunun çözümü için atılması gereken diğer doğru adımlar maalesef atılmadı. Öğrencilerimiz 17 Kasım’dan bu yana, Edirne 1. Murat Anadolu Lisesi’nin fiziki koşulları yetersiz, sağlıksız ve güvenlik açısından riskli bölümüne yönlendirilmiştir. Okulun genel şartları düşünüldüğünde aslında 1 Murat Lisesi binasının 1 Murat Lisesi öğrencileri için de sağlıklı koşullar taşımadığı görülmektedir. Okulunuzda ayrılan bölümlerde ise sınıflar dar, havasız ve teknolojik donanımdan yoksundur. Teknolojik altyapı bulunmamaktadır, yapılmasının da mümkün olmadığı söylenmiştir. Isıtma sağlanamadığı için öğrenciler soğuk sınıflarda ders görmektedir. Tarihi yapı nedeniyle gerekli donanımlar kurulamaz durumdadır. Yangın merdiveni bulunmaması can güvenliğini doğrudan tehlikeye atmaktadır. Bu şartlarda, eğitim görmek isteyen bir çocuğun bile motivasyonunu kaybetmesi kaçınılmazdır. Nitekim birçok öğrencimiz günlerdir okula gitmemektedir. Çocuklarımızın okula devam edemediği bu süreç, eğitim haklarının fiilen engellenmesi anlamına gelmektedir” diye konuştu.

‘DÜZENLEME YAPILANA KADAR ÇOCUKLARIMIZI GÖNDERMEMEYE DEVAM EDECEĞİZ’
Veliler olarak, 19 Kasım’da okul idaresiyle birlikte Edirne Hasan Sezai Anadolu İmam Hatip Lisesi’ni incelediklerini ve fiziki koşulların öğrenciler için daha uygun olduğunu tespit ettiklerini anlatan Çalık, “Nitelikli ve uygun bir geçici çözüm ortadadır. 19 Kasım’da okul idaresi ve veliler olarak Edirne Hasan Sezai Anadolu İmam Hatip Lisesi’ni yerinde inceledik. Bu okulun fiziki koşullarının öğrencilerimizin geçici yerleşimi için daha uygun olduğu açıkça görülmüştür. Çocuklarımızın sağlıklı, güvenli ve çağdaş standartlara uygun bir okul ortamına kavuşması için gereken düzenlemeler derhal yapılmalıdır. Tüm bu düzenlemeler yapılana dek talebimizi kararlı bir şekilde dile getirmeye ve çocuklarımızı mahkûm ettikleri 1 Murat Anadolu Lisesi’ne göndermemeye devam edeceğiz. Çocuklarımızın hakkı teslim eden edilene kadar, sesimizi duyurmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Ticaret Lisesi 81 yaşında!

Olgay GÜLER
Edirne’nin köklü eğitim kurumlarından, Emel-Özgür Subaşıay Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, bilinen adıyla Ticaret Lisesi, kuruluşunun 81’inci yıldönümünü mezunlarının katılımıyla kutladı.


Kentte 1944 yılında kurulan, aradan geçen 81 yılda verdiği mezunlarla sosyal ağını genişleten Ticaret Lisesi, 2004 yılında Milli Piyango Ticaret Meslek ve Anadolu Lisesi, 2014 yılındaysa Emel Özgür Subaşıay Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi adını aldı. Mezunlardan oluşan Edirne Ticaret Lisesi’nden Yetişenler Derneği, okullarına olan vefa borcunu bu yıl da unutmayarak, kuruluş yıldönümünü kutladı.

Yıldönümü etkinlikleri kapsamında Edirne Belediyesi’nin tarihi binası önünde toplanan mezunlar, Atatürk Anıtı’na yürüyüş gerçekleştirdi. Etkinliğe; kendisi de Ticaret Lisesi mezunu olan okul Müdürü Ali Sakarya da eşlik etti.


‘MEZUNLARIMIZI BİR ARAYA GETİRMEYE ÇALIŞIYORUZ’
Atatürk Anıtı’na çelenk sunulan törende konuşan Edirne Ticaret Lisesi’nden Yetişenler Dernek Başkanı Mehmet Çoğ, amaçlarının tüm mezunları bir araya getirmek olduğunu belirterek, “Okulumuzun 1977 mezunuyum. Bizim hikayemiz 1944 yılında Ticaret Lisesi’nin kuruluşuyla başladı. Bu yıl 81. yıl dönümünü kutluyoruz. Bütün mezunlarımızı bir araya getirmeye çalışıyoruz. Herkesle iletişim halinde olmaya çalışıyoruz. Şöyle diyoruz; yolu Ticaret Lisesi’nden geçen herkesi Edirne Ticaret ailesiyle bir arada yürümeye devam etmesini istiyoruz” dedi.


‘TRAKYA BÖLGESİNE YÖN VEREN BİR OKULUZ’
Okul Müdürü Ali Sakarya da, okuluyla gurur duyduğunu söyleyerek, “Kendi mezun olduğum okulumda, okul müdürü olarak görev yapmaktayım. Kendim de bir Ticaret Lisesi mezunuyum. Okulumuz 1944’te kurulup 81. yılını kutlamakta. İlimizde ve Trakya bölgesinin meslek liseleri arasında önemli olan bir okulumuz. Yetiştirdiği öğrencilerle Trakya bölgesine yön veren bir okuluz, bu nedenle gurur duyuyoruz” diye konuştu.


ETKİNLİKLER CUMARTESİ VE PAZAR DEVAM EDECEK
Anıttaki törenin ardından mezunlar, okul bandosu eşliğinde Saraçlar Caddesi’nde yürüyüş yaptı. Kuruluş yıldönümü etkinlikleri kapsamında bugün saat 13.00’da okul öğrencileri ve mezunlar arasında okulun spor salonunda futbol maçı yapılacak. Aynı akşam kentte bir restoranda mezunlar buluşması yapılacak yıldönümü etkinlikleri, Pazar günü okuldaki pilav günüyle devam edecek. Saat 14.30’da başlayacak geleneksel pilav etkinliğinde 1984-1985 mezunlarına plaket verilecek.

Diş hekimlerinden ‘diplomalı işsizlik’ vurgusu!


Olgay GÜLER
Edirne İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Haftası ile Diş Hekimleri Günü dolayısıyla tören düzenlendi.


Ülke genelinde 17-23 Kasım’da kutlanan Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Haftası ile 22 Kasım’da kutlanan Diş Hekimleri Günü dolayısıyla Edirne’de tören düzenlendi. Atatürk Anıtı önünde düzenlenen törende Edirne İl Sağlık Müdürlüğü, Trakya Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanlığı ve Edirne Diş Hekimleri Odası tarafından çelenk sunma töreni düzenlendi.


‘FAKÜLTELERDEKİ KONTENJANLAR HIZLA AZALTILMALI’
Törende konuşan Edirne Diş Hekimleri Odası Genel Sekreteri Hasret Kolcular, kontrolsüz şekilde yeni diş hekimliği fakültelerinin açıldığına dikkat çekerek, “Avrupa’da 5 olan yılda diş hekimliğine gitme sıklığı, ülkemizde 0.68’dir. Diş hekimlerine gitme sıklığının düşük olmasıyla, kronik ve yıkıcı özellikte olan ağız ve diş sorunlarında tedavi, genellikle hastalığın çok ilerlediği bir dönemde gerçekleşmektedir. Tedavideki gecikme ise ağız diş sağlığı ve genel sağlığı bozarken, ayrıca sağlığa ayrılan bütçenin de katlanarak artmasına neden olmaktadır. Bu nedenle, serbest diş hekimlerinin koruyucu diş hekimliği hizmetlerine her yönüyle katılması ve bu sürece Sağlık Bakanlığı tarafından dâhil edilmeleri artık kaçınılmazdır. Kamu sağlık hizmetlerinde, özellikle ağız ve diş sağlığı alanında, son on yılda ağız ve diş sağlığı merkezlerinin etkinliği bir ölçüde artmış olsa da son yıllarda toplam diş hekimi sayısı içindeki Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışan hekim oranı düşüş eğilimine girmiştir. Halk sağlığının korunması açısından diş hekimlerinin kamuda daha fazla ve yaygın şekilde istihdam edilmesi, bu doğrultuda acilen yeni kadrolar açılması ve atamaların gerçekleştirilmesi gereklidir. Yeni diş hekimliği fakültelerinin kontrolsüz biçimde açılmasına evet demek ise diplomalı işsizliğin artması ve devletin, dolayısıyla halkın kaynaklarının boşa gitmesi anlamına gelmektedir. Mevcut eğitim veren fakültelerde kontenjanların hızla azaltılmasını sağlayacak kararların ise gecikmeden alınması, ağız ve diş sağlığı hizmetlerinde nitelikli iş gücünün korunması açısından son derece önemlidir” dedi.


‘ÇAĞDAŞ VE BİLİMSEL EĞİTİMİ ÖĞRENCİLERİMİZE SUNMAYA ÇALIŞIYORUZ’
Trakya Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Altuğ Çilingir ise, fakülte olarak Avrupa standartlarında çağdaş ve bilimsel eğitimi en iyi şekilde öğrencilere sunmak için çalıştıklarını aktardı. Prof. Dr. Çilingir, “Bizler, 1996 yılından bu yana Ağız ve Diş Sağlığı Haftası kapsamında 22 Kasım Diş Hekimliği Günü’nü kutlayarak, Bakanlığımız ve odalarımızla birlikte toplumun ağız ve diş sağlığına yönelik farkındalığını artırmak, bu doğrultuda sağlık hizmetlerini yaygınlaştırmak için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Diş hekimliği fakülteleri olarak ise çağdaş ve bilimsel eğitimin Avrupa standartlarında en iyi şekilde öğrencilerimize sunulması için durmadan çalışıyoruz. Hep birlikte, halkımızın sağlığını daha üst seviyelere taşımak ve toplumun ağız ve diş sağlığı konusundaki farkındalığını artırmak adına çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz” diye konuştu.

‘BAKANLIĞIMIZ AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞINA BÜYÜK ÖNEM VERİYOR’
Edirne İl Sağlık Müdürü Mustafa İshak Yıldırım da, önümüzdeki yılın ilk yarısında Keşan’daki yeni 20 ünitelik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’ni hizmete açacaklarını kaydetti. Yıldırım, “Sağlık Bakanlığımız açısından ağız ve diş sağlığı, öncelikli konuların başında gelmektedir. Bunu hem sahada yapılan hizmetlerden, hem Bakanlığımızın yatırımlarından hem de gerçekleştirilen atamalardan açık şekilde görmekteyiz. Birinci basamakta, diş hekimliğine yönelik koruyucu sağlık hizmetlerimiz; ikinci basamakta ise ağız ve diş sağlığı merkezlerimizde tedavi edici hizmetlerimiz bulunmaktadır. Kısmet olursa 2026 yılının ilk yarısında Keşan ilçemizde 20 ünitelik yeni Ağız ve Diş Sağlığı Merkezimizi hizmete açacağız. Bu da şu anlama geliyor: Mevcutta on olan diş hekimi sayımıza yeni istihdamların eklenmesi, yeni diş hekimi atamalarıyla hastalarımıza daha iyi şartlarda, daha nitelikli hizmet sunabilmemiz demektir. Bakanlığımız, ağız ve diş sağlığı alanını gerçekten büyük bir önemle ele almaktadır. Birinci basamakta evde sağlık hizmetleri de dâhil olmak üzere, gezici diş araçlarımızla hastalarımızın evlerine giderek hizmet vermeye kadar çok geniş bir yelpazede çalışmalar yürütmekteyiz. Elbette tüm bu hizmetleri diş hekimlerimizin özverisi sayesinde gerçekleştirebiliyoruz. Diş hekimlerimiz son derece fedakâr, çalışkan, toplumun ağız ve diş sağlığının korunması, geliştirilmesi ve hastalarımızın şifaya kavuşması için çok kıymetli çalışmalar yapmaktadır” şeklinde konuştu.

‘Trakya tarımını doğrudan hedef alan risk’

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Meriç Nehri’nden saniyede 7,2 metreküpün üzerinde suyun alınarak Çorlu–Çerkezköy bölgesindeki Organize Sanayi Bölgelerine taşınmasını öngören projeye ilişkin Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle kapsamlı bir soru önergesi verdi. Ün, Trakya’daki tarımsal sulama yatırımları yıllardır tamamlanmamışken bölgenin en değerli su kaynağının sanayiye aktarılmasının “Trakya tarımını doğrudan hedef alan bir risk” olduğunu belirtti.

“Tarımsal Üretimin Can Damarı Olan Su, Sanayiye Yönlendirilemez”

Trakya’nın Türkiye’nin en önemli çeltik, ayçiçeği ve buğday üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Ün, mevcut sulama altyapısının yetersizliği nedeniyle üreticinin zaten zor koşullarda üretim yaptığını vurguladı. Ün, “Çakmak Barajı Sulaması, Hamzadere Sulaması ve yıllardır bitirilemeyen sulama kanalları ortadayken Meriç’in suyunu alıp sanayi tesislerine taşımaya çalışmak, bölgenin tarımsal geleceğini tehlikeye atmaktır” ifadelerini kullandı.

“Bilimsel Etki Analizi Var Mı? Tarımın Su Hakkı Nasıl Korunuyor?”

Önergesinde, çekilecek suyun tarımsal üretime etkisine dair bilimsel bir çalışma yapılıp yapılmadığını da soran Ün, suyun tarımdan sanayiye yönlendirilmesinin yarattığı risklere dikkat çekti. Ün, “Çeltik üretiminin yoğun olduğu bir havzada bu büyüklükte bir su kesintisi planlanıyorsa, bunun bilimsel analizlerinin ve kamuoyuna açık raporlarının bulunması gerekir. Trakya’da suyun her damlası tarım için hayati önem taşıyor” dedi.

“Ergene Kirliliği Sürerken Yeni Riskler Oluşturuluyor”

Ergene Havzası’ndaki kirliliğin tamamen giderilememiş olmasına rağmen Meriç suyunun OSB’lere taşınmasının yeni çevresel sorunlar yaratabileceğini belirten Ün, olası atık su geri dönüşümü ve nehir kirliliği riskine karşı bir planlama yapılıp yapılmadığını da Bakanlığa sordu.

“Kil, Kum Ve Kaya Ocakları Verimli Tarım Topraklarını Tehdit Ediyor”

Projede açılması planlanan ocaklar, kırma-eleme-yıkama tesisleri ve beton santrallerinin tarım topraklarına etkilerinin yeterince değerlendirilmediğini vurgulayan Ün, “Bölgenin bereketli topraklarını tahrip edecek her ek faaliyet, Trakya’nın üretim gücünü zayıflatır” açıklamasını yaptı.

“Sulama Projeleri Bitmeden Suyun Yönlendirilmesi Kamusal Faydaya Aykırıdır”

Ün, Tarım ve Orman Bakanlığı’na yönelttiği sorularla, Trakya’daki sulama projelerinin tamamlanamama gerekçelerini, Meriç suyu üzerinde yapılan teknik değerlendirmeleri, yeni yapılacak göletlerin tarıma sağlayacağı faydalardan neden vazgeçildiğini ve üretici örgütlerinin itirazlarının dikkate alınıp alınmadığını kamuoyu adına sorguladı. Ün, açıklamasında şu temel vurguyu yaptı:

“Trakya’da tarımsal sulama yatırımları tamamlanmadan, bölgede yeraltı su seviyeleri düşmeye devam ederken ve üretici suya erişim sorunu yaşarken Meriç’in suyunun sanayiye yönlendirilmesi kabul edilemez. Su, önce tarımın hakkıdır.”

MİLLETVEKİLİ EDİZ ÜN’ÜN SORU ÖNERGESİ

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı İbrahim YUMAKLI tarafından yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.                                                                                                                                                                                

Ediz ÜN

Edirne Milletvekili

Trakya Bölgesi, Türkiye’nin en önemli çeltik, ayçiçeği ve buğday üretim merkezlerinden biri olup bölge ekonomisi büyük ölçüde tarımsal üretime dayanmaktadır. Buna rağmen Trakya’da uzun yıllardır planlanan sulama yatırımları tamamlanamamış, mevcut su kaynaklarının verimli kullanılması için gerekli altyapı hizmetleri yetersiz kalmış, Meriç ve Ergene havzalarında su kalitesini tehdit eden kirleticilerle etkin mücadele sağlanamamıştır.

Bu sorunlar giderilememişken, Meriç Nehri’nin suyunun Uzunköprü–Çakmakköy civarından alınarak yüzlerce kilometrelik isale hattıyla Çorlu–Çerkezköy çevresindeki Organize Sanayi Bölgelerine taşınmasını öngören projenin ÇED süreçleri devam etmektedir. Raporda saniyede 7,2 m³’ün üzerinde su çekileceği, üç ayrı depolama göleti yapılacağı, kil–kum–kaya ocakları ile kırma-eleme-yıkama tesisleri ve beton santrallerinin kurulacağı belirtilmektedir.

Trakya’da hâlen yetersiz sulama koşulları nedeniyle tarımsal üretim ciddi risk altındayken, bölgede üretimin can damarı olan Meriç Nehri’nin suyunun tarım yerine sanayi kullanımına yönlendirilmesi üreticiyi doğrudan etkileyecek; çeltik başta olmak üzere bölgenin tarımsal sürdürülebilirliğini tehlikeye atacaktır.

Ayrıca Ergene Havzası’nda yıllardır süren kirliliğin tam olarak giderilememiş olması, su yönetimi, havza koruma ve kirlilik kontrolü konularındaki planlama eksikliklerini daha da görünür kılmaktadır. Bu koşullar altında Meriç’in suyunun bölgeden çekilmesi, Trakya’nın tarımsal geleceğini olumsuz etkileyecek ve kamusal fayda yönünden ciddi tartışmaları beraberinde getirecektir. Bu bağlamda;

1.         Trakya’daki mevcut sulama projelerinin (Çakmak Barajı Sulaması, Hamzadere Sulaması, diğer uzun süredir bekleyen sulama kanalları ve modernizasyon projeleri) tamamlanamamasının gerekçesi nedir? Bu projelerin tamamlanması için belirlenmiş takvim nedir?

2.         Meriç Nehri’nden saniyede 7,2 m³’ün üzerinde su çekilmesinin bölgedeki tarımsal su ihtiyacına etkisi için yapılmış bilimsel etki değerlendirmesi var mıdır? Varsa sonuçları nedir?

3.         Trakya’da çeltik, ayçiçeği, buğday ve hayvancılık için kritik öneme sahip tarımsal su ihtiyacının mevcut ve gelecekteki durumu Bakanlığınızın hangi teknik raporlarına dayanılarak değerlendirilmektedir?

4.         Söz konusu projede yapılması planlanan üç yeni depolama göletinin tarımsal su arzına olası etkileri analiz edilmiş midir? Bu göletlerin tarıma tahsis edilmesi yerine sanayiye su taşımak amacıyla planlanmasının gerekçesi nedir?

5.         Meriç havzasında suyun tarımdan sanayiye yönlendirilmesi planlanırken, Trakya’da yeraltı su seviyelerinin düşüşü ve bazı bölgelerde kuyuların kuruması riskine karşı hangi koruyucu tedbirler alınmıştır?

6.         Ergene Havzası’nda sanayi kaynaklı kirliliğin tamamen giderilmediği kamu kurumlarının raporlarında yer alırken, Meriç’in suyunun OSB’lere taşınması sonrasında tarımsal alanlara olası atık su geri dönüşümü veya nehirdeki kirlilik artışı riskine ilişkin bir planlama yapılmış mıdır?

7.         ÇED raporunda belirtilen kil, kum ve kaya ocakları ile kırma–eleme–yıkama tesisleri ve beton santrallerinin kurulmasıyla ortaya çıkacak çevresel etkiler tarımsal üretim açısından nasıl değerlendirilmiştir? Bu tesislerin verimli tarım topraklarına etkisi ne olacaktır?

8.         Trakya’daki su yönetimine ilişkin bütüncül ve uzun vadeli bir planlama Bakanlığınız tarafından hazırlanmış mıdır? Hazırlandıysa kamuoyuyla neden paylaşılmamıştır?

9.         Meriç Nehri’nin tarımsal üretim açısından kritik önemi göz önüne alındığında, bölgedeki ziraat odaları, kooperatifler, sulama birlikleri ve üretici örgütlerinin itirazlarının değerlendirilmesi için Bakanlığınız bünyesinde bir çalışma başlatılmış mıdır?

10.       Projenin tamamlanması hâlinde Trakya’da sulu tarım yapılan alanların daralması ve çeltik üretiminin azalması ihtimali karşısında Bakanlığınızın öngördüğü ekonomik ve sosyal etkiler nelerdir? Bu risklere karşı bir telafi planı var mıdır?

Ev ve Ofis Eşyası İçin En Modern Depolama Sistemi: Depola.com.tr ile Güvenli Saklama Dönemi

Türkiye’de artan yaşam maliyetleri, küçülen evler, yoğun iş temposu ve taşınma süreçlerinin karmaşıklığı nedeniyle ev eşyası depolama ve ofis eşyası depolama hizmetleri her geçen gün daha büyük ihtiyaç haline geliyor. Bu ihtiyaca teknolojiyle bütünleşmiş modern bir çözüm sunan Depola.com.tr, sunduğu özel depolama odaları, güvenlik standartları ve profesyonel çalışma modeliyle depolama sektörünün yeni nesil temsilcisi olarak öne çıkıyor.

Depola.com.tr’nin Depolamaya Getirdiği Yeni Yaklaşım

Depolama sektöründe en önemli konu güvenlik ve sürdürülebilir koruma sistemidir. Depola.com.tr, standart depolama çözümlerinin çok ötesine geçerek, her kullanıcı ihtiyacına uygun modern depolama alanları geliştirmiştir. Depolama odaları, sadece eşyaları saklamak için oluşturulan alanlar değil; teknoloji, güvenlik ve düzen yönetimiyle bir araya getirilen özel bir depolama ekosistemidir. Bu yaklaşım, profesyonel eşya depolama anlayışının Türkiye’de yeni bir seviyeye çıkmasını sağlamıştır.

Ev ve Ofis Eşyaları Neden Depolamaya İhtiyaç Duyuyor?

Türkiye’de depolama hizmetlerine olan talep son yıllarda büyük bir artış gösterdi. Bu artışın temel nedenleri:

  • Evlerin metrekare olarak küçülmesi
  • Ofis taşınmaları ve mekan yenileme süreçleri
  • Kentsel dönüşüm projeleri nedeniyle geçici depolama ihtiyacı
  • Sezonluk eşyaların saklanma zorunluluğu
  • Öğrencilerin şehir değişikliklerinde yaşadığı alan darlığı
  • Minimal yaşam anlayışının yükselişi
  • Artan kira maliyetleri nedeniyle eşya azaltma eğilimi

Bu gereksinimler, ev depolama, ofis eşyası depolama ve aylık eşya depolama hizmetlerini çok daha değerli hale getirmiştir.

Depola.com.tr Hangi Depolama Modellerini Sunuyor?

Depola.com.tr, farklı kullanım amaçlarına göre özelleştirilmiş bir hizmet modeli oluşturmuştur:

  • Ev mobilyaları ve kişisel eşyalar için geniş hacimli odalar
  • Ofis ekipmanları, arşiv klasörleri ve dokümanlar için güvenli depolar
  • Değerli eşyalar için ısı – nem dengeli odalar
  • Uzun süreli depolama çözümleri
  • Taşınma dönemlerine özel geçici depolama seçenekleri
  • Kiralık odalı depolama sistemleri ile bireysel odalar

Bu sistemler sayesinde Depola.com.tr, kurumsal eşya depolama firmaları arasında güçlü konuma yükselmiştir.

Depola.com.tr’nin Depolama Standartlarını Belirleyen 6 Temel Özellik

  1. Yüksek güvenlik kameraları ve alarm sistemleri
  2. Isı ve nem kontrolü sağlayan özel teknoloji
  3. Profesyonel ambalajlama ekipleri
  4. Adresten alım ve adrese teslim kolaylığı
  5. Sigortalı depolama yapısı
  6. Şeffaf ve ekonomik fiyat politikası

Bu kriterler, Depola.com.tr’nin en iyi eşya depolama şirketi olarak öne çıkmasının temel sebebidir.

Türkiye’de Depolama Talebi Nasıl Değişti?

Aşağıdaki tablo depolama ihtiyacının son yıllarda nasıl yükseldiğini açıkça göstermektedir:

YılTalep ArtışıAna Etken
2020%30Pandemi sonrası ev düzenlemeleri
2021%60Kentsel dönüşüm projeleri
2022%110Ofislerin taşınma süreçleri
2023%160Sezonluk depolama taleplerinin artışı
2024%240Kiralık depolama odalarının yaygınlaşması

Tablodan da görüldüğü gibi, depolama sektörü her yıl gelişmekte ve kullanıcı talepleri artmaktadır.

Depola.com.tr’de Eşya Depolama Fiyatları Nasıl Belirleniyor?

Depola.com.tr, eşya depolama fiyatları konusunda tamamen kullanıcı odaklı bir yaklaşım sunar. Fiyatlandırma; depolanacak eşyanın hacmine, seçilen depolama odasının büyüklüğüne, depolama süresine ve paketleme ihtiyacına göre şekillenir. Kullanıcılar ne kadar alan kullanıyorsa o kadar ödeme yapar. Bu sayede gereksiz maliyetler oluşmaz.

Sonuç: Ev ve Ofis Depolamada Modern, Güvenilir, Ekonomik Bir Çözüm

Depola.com.tr; ev eşyası depolama, ofis eşyası depolama, ev depolama, aylık eşya depolama, kiralık odalı depolama sistemleri, profesyonel eşya depolama, kurumsal eşya depolama firmaları ve eşya depolama fiyatları gibi tüm alanlarda modern, güçlü ve sürdürülebilir bir depolama hizmeti sunmaktadır.

Ev veya işyeri fark etmeksizin, eşyalarını güvenli bir şekilde korumak isteyen herkes için Depola.com.tr bugün en doğru adreslerden biridir.

Tüm profesyonel ev ve ofis eşyalarınızı kaliteli bir şekilde depolamak isterseniz hemen firmamız ile iletişime geçebilirsiniz. https://depola.com.tr adresine girerek firmamızdan expertiz hizmeti talep edebilirsiniz. Kurumsal ve köklü depolama şirketi olan DEPOLA.COM.TR ile hemen görüşebilirsiniz

Mahkemeden Selimiye için ‘gerekçeli karar’

Olgay GÜLER

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki Selimiye Camisi’nde, 18’inci yüzyıla ait kalem işlerinin sökülüp, yerine tartışmalara konu olan yeni kalem işi uygulamalarının yapılmaya başlanmasına karşı açılan davada, yürütmeyi durdurma kararı veren Edirne İdare Mahkemesi, gerekçeli kararını da açıkladı.

Mimar Sinan’ın ‘Ustalık eserim’ dediği Selimiye Camisi’nde, 2023 Haziran’da Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu onayıyla ana kubbe kalem işleri uygulaması başlatıldı. Kalem işleri uygulaması 2024 yılında tamamlanırken bu süreçte hat ve tezyinat uzmanlarından oluşan Selimiye Camii Tetkik ve Tahkik Heyeti tarafından mevcut projeye 2024 yılının Şubat ve Mayıs aylarında 2 kere itiraz edilerek, yeni kalem işi projesi önerisinde bulunuldu. Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu heyetin önerilerini reddetti. Kurul, heyetin yaptığı 3’üncü itirazı dikkate alıp, tarihi camideki kalem işi uygulamalarını ‘hatalı’ olduğu gerekçesiyle iptal etti. Bunun üzerine Selimiye Camisi’nin ana kubbesindeki kalem işleri için 29 Temmuz’da hazırlanan yeni proje uygulanmaya başlandı. Bu kapsamda son onaylanan proje ile kubbedeki mevcut 18’inci yüzyıla ait kalem işi katmanı kaldırılıp, yeni çalışma başlatıldı.

YÜRÜTMEYİ DURDURMA DAVASI AÇILDI
Tarihi camide, mevcut 18’inci yüzyıla ait kalem işlerinin hatalı olduğuna yönelik iddianın bilimsel verilerden yoksun olduğunu savunan ve kimliği açıklanmayan bir kişi, Kültür ve Turizm Bakanlığı’yla ilgili Edirne İdare Mahkemesi’ne yürütmeyi durdurma davası açtı. Açılan davada gerekçe olarak, hem Yüksek Kurul’un hem de Bölge Kurulu’nun bilimsel esaslara göre karar vermek zorunda olduğu, işlemlerin haksız ve hukuka aykırı olduğu ileri sürüldü.

30 GÜN SÜRE
Bölge İdare Mahkemesi, 26 Eylül’de toplanarak davayı görüştü. Duruşmada ara kararını açıklayan mahkeme; davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden savunma ve belgelerin cevaplarını göndermeleri için 30 gün süre vererek, yürütmeyi durdurma kararı aldı. Kararda, yürütmeyi durdurmanın nihai bir karar olmadığına yer verilerek, davalı idare savunması ile istenilen bilgi ve belgelerin sunulmasından sonra yürütmenin durdurulması talebi yeniden değerlendirileceği belirtildi.

‘GERİ DÖNÜŞÜ MÜMKÜN OLMAYAN ZARAR ORTAYA ÇIKABİLİR’
Mahkeme, 26 Eylül’deki yürütmeyi durdurma kararının ardından, gerekçeli kararını da açıkladı. Kararda, Selimiye Camisi’nin UNESCO Dünya Miras Listesi’nde bulunduğu, yapılacak müdahalelerde ulusal mevzuat ile uluslararası koruma ilkelerine uyulmasının zorunlu olduğu belirtildi. Yeni tezyinat projesinin uygulanması halinde, caminin korunması gereken özgün kültürel değerleri üzerinde geri dönüşü mümkün olmayan zararların ortaya çıkabileceği belirtilen kararda, yürütmenin durdurulmasına kararına İstanbul Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebileceği dile getirildi.