‘Trakya tarımını doğrudan hedef alan risk’

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Meriç Nehri’nden saniyede 7,2 metreküpün üzerinde suyun alınarak Çorlu–Çerkezköy bölgesindeki Organize Sanayi Bölgelerine taşınmasını öngören projeye ilişkin Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle kapsamlı bir soru önergesi verdi. Ün, Trakya’daki tarımsal sulama yatırımları yıllardır tamamlanmamışken bölgenin en değerli su kaynağının sanayiye aktarılmasının “Trakya tarımını doğrudan hedef alan bir risk” olduğunu belirtti.

“Tarımsal Üretimin Can Damarı Olan Su, Sanayiye Yönlendirilemez”

Trakya’nın Türkiye’nin en önemli çeltik, ayçiçeği ve buğday üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Ün, mevcut sulama altyapısının yetersizliği nedeniyle üreticinin zaten zor koşullarda üretim yaptığını vurguladı. Ün, “Çakmak Barajı Sulaması, Hamzadere Sulaması ve yıllardır bitirilemeyen sulama kanalları ortadayken Meriç’in suyunu alıp sanayi tesislerine taşımaya çalışmak, bölgenin tarımsal geleceğini tehlikeye atmaktır” ifadelerini kullandı.

“Bilimsel Etki Analizi Var Mı? Tarımın Su Hakkı Nasıl Korunuyor?”

Önergesinde, çekilecek suyun tarımsal üretime etkisine dair bilimsel bir çalışma yapılıp yapılmadığını da soran Ün, suyun tarımdan sanayiye yönlendirilmesinin yarattığı risklere dikkat çekti. Ün, “Çeltik üretiminin yoğun olduğu bir havzada bu büyüklükte bir su kesintisi planlanıyorsa, bunun bilimsel analizlerinin ve kamuoyuna açık raporlarının bulunması gerekir. Trakya’da suyun her damlası tarım için hayati önem taşıyor” dedi.

“Ergene Kirliliği Sürerken Yeni Riskler Oluşturuluyor”

Ergene Havzası’ndaki kirliliğin tamamen giderilememiş olmasına rağmen Meriç suyunun OSB’lere taşınmasının yeni çevresel sorunlar yaratabileceğini belirten Ün, olası atık su geri dönüşümü ve nehir kirliliği riskine karşı bir planlama yapılıp yapılmadığını da Bakanlığa sordu.

“Kil, Kum Ve Kaya Ocakları Verimli Tarım Topraklarını Tehdit Ediyor”

Projede açılması planlanan ocaklar, kırma-eleme-yıkama tesisleri ve beton santrallerinin tarım topraklarına etkilerinin yeterince değerlendirilmediğini vurgulayan Ün, “Bölgenin bereketli topraklarını tahrip edecek her ek faaliyet, Trakya’nın üretim gücünü zayıflatır” açıklamasını yaptı.

“Sulama Projeleri Bitmeden Suyun Yönlendirilmesi Kamusal Faydaya Aykırıdır”

Ün, Tarım ve Orman Bakanlığı’na yönelttiği sorularla, Trakya’daki sulama projelerinin tamamlanamama gerekçelerini, Meriç suyu üzerinde yapılan teknik değerlendirmeleri, yeni yapılacak göletlerin tarıma sağlayacağı faydalardan neden vazgeçildiğini ve üretici örgütlerinin itirazlarının dikkate alınıp alınmadığını kamuoyu adına sorguladı. Ün, açıklamasında şu temel vurguyu yaptı:

“Trakya’da tarımsal sulama yatırımları tamamlanmadan, bölgede yeraltı su seviyeleri düşmeye devam ederken ve üretici suya erişim sorunu yaşarken Meriç’in suyunun sanayiye yönlendirilmesi kabul edilemez. Su, önce tarımın hakkıdır.”

MİLLETVEKİLİ EDİZ ÜN’ÜN SORU ÖNERGESİ

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı İbrahim YUMAKLI tarafından yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.                                                                                                                                                                                

Ediz ÜN

Edirne Milletvekili

Trakya Bölgesi, Türkiye’nin en önemli çeltik, ayçiçeği ve buğday üretim merkezlerinden biri olup bölge ekonomisi büyük ölçüde tarımsal üretime dayanmaktadır. Buna rağmen Trakya’da uzun yıllardır planlanan sulama yatırımları tamamlanamamış, mevcut su kaynaklarının verimli kullanılması için gerekli altyapı hizmetleri yetersiz kalmış, Meriç ve Ergene havzalarında su kalitesini tehdit eden kirleticilerle etkin mücadele sağlanamamıştır.

Bu sorunlar giderilememişken, Meriç Nehri’nin suyunun Uzunköprü–Çakmakköy civarından alınarak yüzlerce kilometrelik isale hattıyla Çorlu–Çerkezköy çevresindeki Organize Sanayi Bölgelerine taşınmasını öngören projenin ÇED süreçleri devam etmektedir. Raporda saniyede 7,2 m³’ün üzerinde su çekileceği, üç ayrı depolama göleti yapılacağı, kil–kum–kaya ocakları ile kırma-eleme-yıkama tesisleri ve beton santrallerinin kurulacağı belirtilmektedir.

Trakya’da hâlen yetersiz sulama koşulları nedeniyle tarımsal üretim ciddi risk altındayken, bölgede üretimin can damarı olan Meriç Nehri’nin suyunun tarım yerine sanayi kullanımına yönlendirilmesi üreticiyi doğrudan etkileyecek; çeltik başta olmak üzere bölgenin tarımsal sürdürülebilirliğini tehlikeye atacaktır.

Ayrıca Ergene Havzası’nda yıllardır süren kirliliğin tam olarak giderilememiş olması, su yönetimi, havza koruma ve kirlilik kontrolü konularındaki planlama eksikliklerini daha da görünür kılmaktadır. Bu koşullar altında Meriç’in suyunun bölgeden çekilmesi, Trakya’nın tarımsal geleceğini olumsuz etkileyecek ve kamusal fayda yönünden ciddi tartışmaları beraberinde getirecektir. Bu bağlamda;

1.         Trakya’daki mevcut sulama projelerinin (Çakmak Barajı Sulaması, Hamzadere Sulaması, diğer uzun süredir bekleyen sulama kanalları ve modernizasyon projeleri) tamamlanamamasının gerekçesi nedir? Bu projelerin tamamlanması için belirlenmiş takvim nedir?

2.         Meriç Nehri’nden saniyede 7,2 m³’ün üzerinde su çekilmesinin bölgedeki tarımsal su ihtiyacına etkisi için yapılmış bilimsel etki değerlendirmesi var mıdır? Varsa sonuçları nedir?

3.         Trakya’da çeltik, ayçiçeği, buğday ve hayvancılık için kritik öneme sahip tarımsal su ihtiyacının mevcut ve gelecekteki durumu Bakanlığınızın hangi teknik raporlarına dayanılarak değerlendirilmektedir?

4.         Söz konusu projede yapılması planlanan üç yeni depolama göletinin tarımsal su arzına olası etkileri analiz edilmiş midir? Bu göletlerin tarıma tahsis edilmesi yerine sanayiye su taşımak amacıyla planlanmasının gerekçesi nedir?

5.         Meriç havzasında suyun tarımdan sanayiye yönlendirilmesi planlanırken, Trakya’da yeraltı su seviyelerinin düşüşü ve bazı bölgelerde kuyuların kuruması riskine karşı hangi koruyucu tedbirler alınmıştır?

6.         Ergene Havzası’nda sanayi kaynaklı kirliliğin tamamen giderilmediği kamu kurumlarının raporlarında yer alırken, Meriç’in suyunun OSB’lere taşınması sonrasında tarımsal alanlara olası atık su geri dönüşümü veya nehirdeki kirlilik artışı riskine ilişkin bir planlama yapılmış mıdır?

7.         ÇED raporunda belirtilen kil, kum ve kaya ocakları ile kırma–eleme–yıkama tesisleri ve beton santrallerinin kurulmasıyla ortaya çıkacak çevresel etkiler tarımsal üretim açısından nasıl değerlendirilmiştir? Bu tesislerin verimli tarım topraklarına etkisi ne olacaktır?

8.         Trakya’daki su yönetimine ilişkin bütüncül ve uzun vadeli bir planlama Bakanlığınız tarafından hazırlanmış mıdır? Hazırlandıysa kamuoyuyla neden paylaşılmamıştır?

9.         Meriç Nehri’nin tarımsal üretim açısından kritik önemi göz önüne alındığında, bölgedeki ziraat odaları, kooperatifler, sulama birlikleri ve üretici örgütlerinin itirazlarının değerlendirilmesi için Bakanlığınız bünyesinde bir çalışma başlatılmış mıdır?

10.       Projenin tamamlanması hâlinde Trakya’da sulu tarım yapılan alanların daralması ve çeltik üretiminin azalması ihtimali karşısında Bakanlığınızın öngördüğü ekonomik ve sosyal etkiler nelerdir? Bu risklere karşı bir telafi planı var mıdır?

Ev ve Ofis Eşyası İçin En Modern Depolama Sistemi: Depola.com.tr ile Güvenli Saklama Dönemi

Türkiye’de artan yaşam maliyetleri, küçülen evler, yoğun iş temposu ve taşınma süreçlerinin karmaşıklığı nedeniyle ev eşyası depolama ve ofis eşyası depolama hizmetleri her geçen gün daha büyük ihtiyaç haline geliyor. Bu ihtiyaca teknolojiyle bütünleşmiş modern bir çözüm sunan Depola.com.tr, sunduğu özel depolama odaları, güvenlik standartları ve profesyonel çalışma modeliyle depolama sektörünün yeni nesil temsilcisi olarak öne çıkıyor.

Depola.com.tr’nin Depolamaya Getirdiği Yeni Yaklaşım

Depolama sektöründe en önemli konu güvenlik ve sürdürülebilir koruma sistemidir. Depola.com.tr, standart depolama çözümlerinin çok ötesine geçerek, her kullanıcı ihtiyacına uygun modern depolama alanları geliştirmiştir. Depolama odaları, sadece eşyaları saklamak için oluşturulan alanlar değil; teknoloji, güvenlik ve düzen yönetimiyle bir araya getirilen özel bir depolama ekosistemidir. Bu yaklaşım, profesyonel eşya depolama anlayışının Türkiye’de yeni bir seviyeye çıkmasını sağlamıştır.

Ev ve Ofis Eşyaları Neden Depolamaya İhtiyaç Duyuyor?

Türkiye’de depolama hizmetlerine olan talep son yıllarda büyük bir artış gösterdi. Bu artışın temel nedenleri:

  • Evlerin metrekare olarak küçülmesi
  • Ofis taşınmaları ve mekan yenileme süreçleri
  • Kentsel dönüşüm projeleri nedeniyle geçici depolama ihtiyacı
  • Sezonluk eşyaların saklanma zorunluluğu
  • Öğrencilerin şehir değişikliklerinde yaşadığı alan darlığı
  • Minimal yaşam anlayışının yükselişi
  • Artan kira maliyetleri nedeniyle eşya azaltma eğilimi

Bu gereksinimler, ev depolama, ofis eşyası depolama ve aylık eşya depolama hizmetlerini çok daha değerli hale getirmiştir.

Depola.com.tr Hangi Depolama Modellerini Sunuyor?

Depola.com.tr, farklı kullanım amaçlarına göre özelleştirilmiş bir hizmet modeli oluşturmuştur:

  • Ev mobilyaları ve kişisel eşyalar için geniş hacimli odalar
  • Ofis ekipmanları, arşiv klasörleri ve dokümanlar için güvenli depolar
  • Değerli eşyalar için ısı – nem dengeli odalar
  • Uzun süreli depolama çözümleri
  • Taşınma dönemlerine özel geçici depolama seçenekleri
  • Kiralık odalı depolama sistemleri ile bireysel odalar

Bu sistemler sayesinde Depola.com.tr, kurumsal eşya depolama firmaları arasında güçlü konuma yükselmiştir.

Depola.com.tr’nin Depolama Standartlarını Belirleyen 6 Temel Özellik

  1. Yüksek güvenlik kameraları ve alarm sistemleri
  2. Isı ve nem kontrolü sağlayan özel teknoloji
  3. Profesyonel ambalajlama ekipleri
  4. Adresten alım ve adrese teslim kolaylığı
  5. Sigortalı depolama yapısı
  6. Şeffaf ve ekonomik fiyat politikası

Bu kriterler, Depola.com.tr’nin en iyi eşya depolama şirketi olarak öne çıkmasının temel sebebidir.

Türkiye’de Depolama Talebi Nasıl Değişti?

Aşağıdaki tablo depolama ihtiyacının son yıllarda nasıl yükseldiğini açıkça göstermektedir:

YılTalep ArtışıAna Etken
2020%30Pandemi sonrası ev düzenlemeleri
2021%60Kentsel dönüşüm projeleri
2022%110Ofislerin taşınma süreçleri
2023%160Sezonluk depolama taleplerinin artışı
2024%240Kiralık depolama odalarının yaygınlaşması

Tablodan da görüldüğü gibi, depolama sektörü her yıl gelişmekte ve kullanıcı talepleri artmaktadır.

Depola.com.tr’de Eşya Depolama Fiyatları Nasıl Belirleniyor?

Depola.com.tr, eşya depolama fiyatları konusunda tamamen kullanıcı odaklı bir yaklaşım sunar. Fiyatlandırma; depolanacak eşyanın hacmine, seçilen depolama odasının büyüklüğüne, depolama süresine ve paketleme ihtiyacına göre şekillenir. Kullanıcılar ne kadar alan kullanıyorsa o kadar ödeme yapar. Bu sayede gereksiz maliyetler oluşmaz.

Sonuç: Ev ve Ofis Depolamada Modern, Güvenilir, Ekonomik Bir Çözüm

Depola.com.tr; ev eşyası depolama, ofis eşyası depolama, ev depolama, aylık eşya depolama, kiralık odalı depolama sistemleri, profesyonel eşya depolama, kurumsal eşya depolama firmaları ve eşya depolama fiyatları gibi tüm alanlarda modern, güçlü ve sürdürülebilir bir depolama hizmeti sunmaktadır.

Ev veya işyeri fark etmeksizin, eşyalarını güvenli bir şekilde korumak isteyen herkes için Depola.com.tr bugün en doğru adreslerden biridir.

Tüm profesyonel ev ve ofis eşyalarınızı kaliteli bir şekilde depolamak isterseniz hemen firmamız ile iletişime geçebilirsiniz. https://depola.com.tr adresine girerek firmamızdan expertiz hizmeti talep edebilirsiniz. Kurumsal ve köklü depolama şirketi olan DEPOLA.COM.TR ile hemen görüşebilirsiniz

Mahkemeden Selimiye için ‘gerekçeli karar’

Olgay GÜLER

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki Selimiye Camisi’nde, 18’inci yüzyıla ait kalem işlerinin sökülüp, yerine tartışmalara konu olan yeni kalem işi uygulamalarının yapılmaya başlanmasına karşı açılan davada, yürütmeyi durdurma kararı veren Edirne İdare Mahkemesi, gerekçeli kararını da açıkladı.

Mimar Sinan’ın ‘Ustalık eserim’ dediği Selimiye Camisi’nde, 2023 Haziran’da Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu onayıyla ana kubbe kalem işleri uygulaması başlatıldı. Kalem işleri uygulaması 2024 yılında tamamlanırken bu süreçte hat ve tezyinat uzmanlarından oluşan Selimiye Camii Tetkik ve Tahkik Heyeti tarafından mevcut projeye 2024 yılının Şubat ve Mayıs aylarında 2 kere itiraz edilerek, yeni kalem işi projesi önerisinde bulunuldu. Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu heyetin önerilerini reddetti. Kurul, heyetin yaptığı 3’üncü itirazı dikkate alıp, tarihi camideki kalem işi uygulamalarını ‘hatalı’ olduğu gerekçesiyle iptal etti. Bunun üzerine Selimiye Camisi’nin ana kubbesindeki kalem işleri için 29 Temmuz’da hazırlanan yeni proje uygulanmaya başlandı. Bu kapsamda son onaylanan proje ile kubbedeki mevcut 18’inci yüzyıla ait kalem işi katmanı kaldırılıp, yeni çalışma başlatıldı.

YÜRÜTMEYİ DURDURMA DAVASI AÇILDI
Tarihi camide, mevcut 18’inci yüzyıla ait kalem işlerinin hatalı olduğuna yönelik iddianın bilimsel verilerden yoksun olduğunu savunan ve kimliği açıklanmayan bir kişi, Kültür ve Turizm Bakanlığı’yla ilgili Edirne İdare Mahkemesi’ne yürütmeyi durdurma davası açtı. Açılan davada gerekçe olarak, hem Yüksek Kurul’un hem de Bölge Kurulu’nun bilimsel esaslara göre karar vermek zorunda olduğu, işlemlerin haksız ve hukuka aykırı olduğu ileri sürüldü.

30 GÜN SÜRE
Bölge İdare Mahkemesi, 26 Eylül’de toplanarak davayı görüştü. Duruşmada ara kararını açıklayan mahkeme; davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden savunma ve belgelerin cevaplarını göndermeleri için 30 gün süre vererek, yürütmeyi durdurma kararı aldı. Kararda, yürütmeyi durdurmanın nihai bir karar olmadığına yer verilerek, davalı idare savunması ile istenilen bilgi ve belgelerin sunulmasından sonra yürütmenin durdurulması talebi yeniden değerlendirileceği belirtildi.

‘GERİ DÖNÜŞÜ MÜMKÜN OLMAYAN ZARAR ORTAYA ÇIKABİLİR’
Mahkeme, 26 Eylül’deki yürütmeyi durdurma kararının ardından, gerekçeli kararını da açıkladı. Kararda, Selimiye Camisi’nin UNESCO Dünya Miras Listesi’nde bulunduğu, yapılacak müdahalelerde ulusal mevzuat ile uluslararası koruma ilkelerine uyulmasının zorunlu olduğu belirtildi. Yeni tezyinat projesinin uygulanması halinde, caminin korunması gereken özgün kültürel değerleri üzerinde geri dönüşü mümkün olmayan zararların ortaya çıkabileceği belirtilen kararda, yürütmenin durdurulmasına kararına İstanbul Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebileceği dile getirildi.

Emekliler Derneği’nde görev bölümü

Edirne Emekliler Derneği’nin yeni yönetim kurulu ilk toplantısını yaparak görev bölümünü gerçekleştirdi. Toplantıda Dernek Başkanlığı’na Ahmet Ziya Yaz getirildi.

Dernek 1.Olağan kongresini 16.11.2025 Pazar günü yapmış yönetim kuruluna Ahmet Ziya Yaz, Mehmet Bilgenoğlu, Gürbüz Tokgöz, Mehmet çoğ, Ertuğrul Tanrıkulu, Soner Balkan, Zafer Günaydın, Denetim kuruluna ise Hilal Bilgenoğlu, Mehmet ışler, Sezai Çakmak seçilmişti.

Kongre sonrası yeni yönetim kurulu ilk toplantısını 19.11.2025 Çarşamba günü yaptı.

Toplantıda Dernek Başkanlığına Ahmet Ziya Yaz, Başkan Yardımcılığına Mehmet Bilgenoğlu, Sekreterliğe Gürbüz Tokgöz, Saymanlığa Mehmet Çoğ getirilirken Ertuğrul Tanrıkulu, Soner Balkan, Zafer Günaydın yönetim kurulunda üye olarak görev yapacak.

DENETİM KURULU ÜYELERİ

YÖNETİM KURULUNDA ALINAN KARARLAR AÇIKLANDI

Edirne Emekliler Derneği’nin Yönetim kurulu Toplantısında alınan kararlar da kamuoyu ile paylaşıldı.

Alınan kararlar şöyle sıralandı:

1)15 günde bir Yönetim toplantısı yapılacaktır. 2 ayda bir Genişletilmiş üye toplantısı yapılacaktır. 2 Ayda bir yapılacak genişletilmiş üye toplantısında mali rapor üyelerle paylaşılarak şeffaf  bir denetim sağlanacaktır.

(isteyen üyeler yönetim toplantısına katılabilecektir. Her üye aynı zamanda etkin bir yönetim kurulu üyesidir)

2) Dönüşümlü başkanlık oluşturulacaktır. Başkanlık süresi 1 yıl olacaktır ve 3 yılda 3 ayrı başkan görev alacaktır. (Başkan olacak arkadaşlar bugünden belirlenmiş olup toplantıda oy çokluğu ile seçilmiştir.) Herkes potansiyel başkan adayıdır ve olmalıdır.

3) Edirne Emekliler Derneği siyaset üstü olacaktır. Siyasi görüşü ne olursa olsun üye olabilecek ve çalışmalara katılabilecektir.

4) Tüm siyasi partiler, STK ve Dernekler ziyaret edilecektir.

5) Üye sayısının artırılması, özellikle kadın üye sayısının artırılması için yoğun bir çaba gösterilecektir.

6) Edirne özelinde oluşacak sivil toplum örgütleriyle mücadele iş birliğine katkıda bulunulması altında hak temelli ve emekten yana mücadelelerin içinde olunmasına karar verildi.

7) Derneğimizin çalışma komisyonlarının kurulmasına karar verildi. Çalışma komisyonlarımızı üyelerimizin önerisi ile oluşturacağız. Ayrıca her üyemiz komisyonlara üye olabilecektir.

8) Şehrimizdeki demokratik kitle örgütleri ile platformlara katkı vereceğiz. Emek yoğun çalışan emekçilerimi zinde haklarını savunacağız.

9)Emeklilerin sosyal yaşama katılmaları konusunda çalışmalar yapılacaktır.

Dernek yönetiminden yapılan açıklamada ayrınca şunlara yer verildi:

Sevgili Emekli dostlarımız yönetim yasal bir sorumluluk olduğu için 7 kişi olarak oluşmuştur. Yönetim olarak her üyenin bir yönetim kurulu gibi çalışması ve etkin olmasını bekliyoruz. Dernek olarak her türlü ayrımcılığa karşı olacaktır, herkesin fikrini rahatça söyleyebileceği ben merkezli değil biz merkezli çalışma içinde olacaktır. Daha önce hem sendika hem de Dernekte yönetimlerde bulunmuş tüm arkadaşlarımızın fikirlerinden ve çalışmalarından yararlanıp, tecrübelerini bir yönetim kurulu üyesi gibi beraber çalışma içinde yapacağız, bu anlamda da kendilerine geçmiş çalışmalarından dolayı teşekkür ediyoruz.

YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ. EMEKLİLER EL ELE MÜCADELEYE. KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA YA HEP BERABER YA HİÇ BİRİMİZ.

Tuzla Gölü için el ele verdiler!

Erikli’de bulunan Tuzla Gölü’nün eski doğal yapısına yeniden kavuşturulması amacıyla, Edirne Valisi Yunus Sezer’in talimatları doğrultusunda kapsamlı bir saha çalışması gerçekleştirildi.

Bölgenin ekolojik dengesinin korunmasına yönelik önemli adım, ilgili kurumların geniş katılımıyla yerinde incelendi.

Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan, Edirne Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürü Ayşe Sarı, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü yetkilileri, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü temsilcileri, Edirne Doğa Koruma ve Milli Parklar İl Müdürlüğü ekipleri, Edirne İl Özel İdaresi uzmanları, Trakya Üniversitesi yetkilileri ve Keşan Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Erhan Başaran’ın katılımıyla yürütülen incelemelerde, Tuzla Gölü’nün rehabilitasyonu için izlenecek yol haritasının ana hatları belirlendi.

Yapılan incelemelerde, gölün yeniden canlandırılması için bilimsel veriler çerçevesinde teknik ihtiyaçlar, doğal su döngüsünün sağlanması, çevresel tehditlerin azaltılması ve koruma-kullanma dengesi gibi başlıklarda ortak bir çalışma planı oluşturuldu.

Sürecin, kurumlar arası güçlü koordinasyon ve bilimsel yöntemlerle ilerletileceği belirtilerek, hem bölgedeki biyolojik çeşitliliğin korunması hem de göl ekosisteminin sürdürülebilirliği hedefleniyor.

Saha incelemesinin ardından yapılan bilgilendirmede, “Tuzla Gölü’nü yeniden eski doğal yapısına kavuşturmak, yalnızca bölgenin çevresel zenginliğini korumak değil; aynı zamanda geleceğe dönük sürdürülebilir bir ekosistem bırakmak açısından da büyük önem taşıyor” ifadelerine yer verildi.

“Aksal halkı yanıltmaya çalışıyor”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne il Başkanı Yücel Balkanlı, Fatih Mahallesi’nde yaşanan su taşkını nedeniyle sosyal medya üzerinden belediyeyi suçlayan Edirne Milletvekili Fatma Aksal’a sert tepki gösterdi. Balkanlı, “Aksal halkı yanıltmaya çalışıyor” dedi.

Balkanlı yaptığı açıklamada “Edirne’miz, bilgiye dayanmayan açıklamalar, sorumluluktan kaçan siyasi anlayış ve manipülasyonlarla hedef alınamaz. Fatih Mahallesi’nde yaşanan su patlaması ve taşkın üzerinden belediyemizi suçlamaya çalışan Edirne Milletvekili Fatma Aksal,  her zaman yaptığı gibi sosyal medya üzerinden gerçeği çarpıtarak halkı yanıltmaya çalışmaktadır” şeklinde konuştu.

Fatih Mahallesi’nde meydana gelen patlama ve taşkının Edirne Belediyesi’nin hatası değil, Devlet Hastanesi’nin kendi kuyusunda yürüttüğü çalışma sırasında yağmur suyu hattında oluşan tıkanıklık nedeniyle gerçekleştiğinin belirlendiğini kaydeden Bakanlı açıklamasında şunlara yer verdi:

Edirne Belediyesi olay anında müdahale etmiş, vatandaşlarımızın mağduriyetini gidermek için aralıksız çalışmıştır. Buna rağmen bazı siyasi çevreler, özellikle AK Parti Milletvekili Fatma Aksal, hiçbir araştırma yapmadan belediyeyi hedef göstermeyi tercih etmiştir. Bu, Edirne’nin sorunlarını çözmek yerine, siyasi rant ve algı üretme çabasıdır.

AKSAL’A SORULAR

Sayın Aksal, size soruyorum:

– İpsala’da kurtuluş bayramını siyasi şova dönüştüren Belediye Başkanı ile ilgili ne yaptınız?

-80.Yıl Anadolu Lisesi’nde Kız Voleybol takımının fotoğrafına sansür uygulayan  zihniyet için ne diyorsunuz? Sorunlarla ilgili neden tek kelime etmediniz?

-Yıldırım Anadolu Lisesi’nin yıkım kararı nedeniyle mağdur olacak öğrenciler için ne girişimde bulundunuz?

-Aynı şekilde Keşan’daki ve diğer ilçelerimizde  okullarda yaşanan sorunlara neden sessiz kalıyorsunuz? Ya da halkın sorunlarıyla ilginiz olmadığı için bilginiz mi yok?

– Trakya bölgesinde yaşanan çeltik sorunu ile ilgili ne yaptınız?

– Tarım, sağlık, eğitim alanlarında neden hiçbir girişimde bulunmadınız?

Bu gibi soruları çoğaltabiliriz.

Edirne halkı sizin neler yaptığınızı merak ediyor. Bu millet size dünya kadar maaş ödüyor. Kaç tane emekli maaşı kadar maaş alıyorsunuz. Bu maaşı hak ediyor musunuz?

Cesaretiniz varsa gelin birlikte soralım:

İsterseniz Belediye Başkanlığı’na gidelim, yetkililer gelsin, belgeler ortaya konulsun.

Eğer Fatih Mahallesi’ndeki patlama belediyenin hatasıysa; ben, CHP Edirne İl Başkanı olarak sizden ve halkımızdan özür dileyeceğim.

Yok eğer sorumluluk Devlet Hastanesi veya merkezi idareye aitse; siz belediye başkanlığından ve halktan özür dileyecek misiniz?

Sayın Aksal bugüne kadar yaptığım açıklamalara tek bir somut yanıt veremediniz. Beklemiyoruz da zaten. Çünkü biz haklıyız.

Eğer yazdıklarımın birini bile çürütebilirseniz; ben yine özür dileyeceğim

Siz aynı cesareti gösterebilecek misiniz?

Edirne’nin Sorunlarına İlgisizsiniz.

Eğitim, tarım ve sağlık alanlarında Edirne ciddi krizler yaşıyor:

-Devlet Hastanesi’nde hastalar muayene bulamıyor, tüm servisinde eksiklikler var.

-Tıp Fakültesi’nde yatak sıkıntısı var, Onkoloji servisinde tedavi olamayan insanlarımız var.

-Eğitim altyapısı çöküyor, yıkılması gereken okullar var.

Tek bir çözümünüz yok

Belediye tüm sorumluluklarını her türlü baskıya ve engellemeler karşı görevini eksiksiz yerine getirmeye çalışırken, siz kendi görev alanınıza ilişkin tek bir somut adım atmıyorsunuz. Mecliste yan gelip yatıyorsunuz. Kendi örgütünüz bile bu durumdan rahatsızken sadece sosyal medyadan belediye ile ilgili olumsuz algı yaratmaya çalışıyorsunuz

Milletvekilliği Görevinizi Hatırlayın

Milletvekilliği; sosyal medyada laf üretme makamı değildir.

Milletvekilliği; halkın sorunlarına çözüm üretme, kurumları denetleme ve sorumluluk alma makamıdır.

Belediyeye çamur atmayı bırakın; gölge etmeyin, hizmet edin.

Belediyemiz eksikliklerini de çok iyi biliyor. Nereden kaynaklandığını da. Edirne Belediyesi’nin yaptığı işe, emeğe, hizmete dil uzatan herkes bilsin ki:

-Gerçek sorumluluk sahibi kurumları hedef göstermeye çalışmak, hukuken ve siyasi olarak sorumluluk doğurur.

CHP Edirne İl Örgütü olarak, Edirne’nin emeğini ve itibarını korumaya devam edeceğiz. Gerçekleri çarpıtanların karşısında duvar gibi duracağız.

 Halkımızın doğru bilgilendirilmesi, manipülasyonların önlenmesi için çalışacağız.

Edirne’nin halkı doğruyu bilmeye hakkı vardır.

Biz doğruları konuşur, doğruların peşinde dururuz.

Bu kentin hizmeti, emeği ve itibarına kimse gölge edemez.’’dedi

Lutfullah Akman: Türkiye’nin Yükselen Yazılım Geliştiricisi ve Girişimci

Lutfullah Akman, 2004 yılında Kayseri’de dünyaya gelen, genç yaşına rağmen teknoloji ve yazılım alanında dikkat çeken çalışmalarıyla öne çıkan bir isim olarak teknoloji dünyasında adından söz ettiriyor.


10 Yaşında Başlayan Yazılım Tutkusu Kariyerinin Temel Taşını Oluşturdu

Lutfullah Akman’ın yazılım dünyasına adım atışı henüz 10 yaşına dayanıyor. Bilgisayarlara ve kodlamaya duyduğu merak, ilerleyen yıllarda ciddi bir ilgi alanına dönüşerek onun bu alanda kendini geliştirmesine imkân tanıdı. Öğrenme isteği ve disiplinli çalışma tarzı sayesinde kısa sürede çeşitli programlama dilleri konusunda yetkinlik kazandı.

Bugün Akman; geliştirdiği projeler, dijital ortamdaki üretkenliği ve çalışmalarıyla genç yaş kategorisinde öne çıkan bir yazılım geliştiricisi olarak tanınıyor.


Eğitim Hayatı ve Akademik Yolculuğu

Eğitimine Osman Düşüngel Ortaokulu’nda başlayan Lutfullah Akman, Fevzi Çakmak Anadolu Lisesi’nden mezun oldu. Şu anda Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nde eğitimine devam ederek akademik gelişimini sürdürüyor.

Aynı zamanda teknoloji alanındaki bilgisini pekiştirmek amacıyla üniversiteler ve devlet kurumlarının sağladığı birçok teknik sertifika programına katıldı. Bu sertifikalar, onun hem güncel kalmasını sağladı hem de yazılım alanındaki yetkinliğini daha da güçlendirdi.


Genç Yaşta Edindiği Proje Deneyimiyle Öne Çıkıyor

Kodlamaya olan ilgisini gerçek projelere dönüştürmek konusunda kararlı bir adım atan Lutfullah Akman, genç yaşında pek çok farklı yazılım projesinde aktif rol aldı. Yaptığı çalışmalar; web tabanlı yapılar, yapay zeka teknolojileri, proje analiz süreçleri ve modern yazılım mimarileri gibi geniş bir çerçeveyi kapsıyor.

Akman’ın projelerde üstlendiği roller, onun yalnızca teknik bilgiye sahip biri olmadığını; aynı zamanda problem çözme, analiz yapma ve üretken yaklaşımıyla süreçlere değer katan bir geliştirici olduğunu gösteriyor.


Teknoloji ve Girişimcilik Vizyonu Onu Farklılaştırıyor

Lutfullah Akman, yalnızca yazılım geliştiricisi olmakla kalmayıp aynı zamanda girişimcilik ruhuna sahip bir teknoloji profesyoneli olarak da öne çıkıyor. Dijital dünyanın getirdiği yenilikleri yakından takip eden Akman, farklı projelerde kendi fikirlerini hayata geçirerek vizyonunu somut adımlarla destekliyor.

Geliştirdiği yapılar, denediği teknolojiler ve araştırmacı yaklaşımı; genç yaşına rağmen teknoloji ekosisteminde yer edinmesini sağlayan önemli etkenler arasında bulunuyor.


Türkiye’nin Dijital Geleceğinde Adından Söz Ettirmesi Beklenen Bir İsim

Bugün Lutfullah Akman, yaptığı çalışmalar, teknolojiye olan ilgisi ve sürekli gelişim hedefiyle Türkiye’nin yükselen genç yazılım yetenekleri arasında gösteriliyor. Kariyer yolculuğu; üretkenliği, araştırmacı tavrı ve öğrenme disiplini sayesinde giderek daha güçlü bir ivme kazanıyor.

Teknoloji alanında büyümeye ve gelişmeye devam eden Akman’ın gelecekte çok daha ses getiren projelere imza atacağı şimdiden öngörülüyor.

Evinizin Konforu İçin Tamirde Güven: Assist Özel Beyaz Eşya Servisi

Günümüz modern yaşamında, beyaz eşyalar ev ve işyeri düzeninin aksamadan sürmesi için temel araçlardır. Buzdolapları, çamaşır makineleri, bulaşık makineleri ve fırınlar gibi cihazlarda meydana gelebilecek herhangi bir arıza, kullanıcıların yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürebilir. Bu nedenle, cihazların ömrünü uzatmak, yüksek verimlilikte çalıştırmak için düzenli bakım ve kesintisiz, yetkin bir beyaz eşya servisi desteği almak kritik önem taşır.

Beyaz eşya teknolojileri sürekli güncellendiği için, arıza tespiti ve onarım işlemleri yalnızca üst düzeyde profesyonel teknik bilgi ile mümkün olabilir. Tüketiciler, bu alanda sadece arızayı gideren değil; aynı zamanda teknik rehberlik sunabilen, hızlı çözüm odaklı çalışan ve daima kaliteli yedek parça kullanan servis firmalarını tercih etmelidir.

Uzman Servis Tercihinin Kullanıcıya Sundukları

Yoğun kullanıma bağlı olarak veya kullanıcı hataları nedeniyle beyaz eşyalarda performans düşüşü veya arıza görülmesi doğaldır. Profesyonel bir beyaz eşya servisi, cihazların kullanım süresini artırmak ve ilk günkü enerji verimliliğini korumak amacıyla gerekli tüm bakım ve onarım süreçlerini titizlikle yönetir.

  • Enerji Optimizasyonu ve Koruma: Düzenli bakım gören cihazlar, daha az enerji harcayarak hem tasarruf sağlar hem de aniden oluşabilecek büyük arızaları önler. Bu durum, kullanıcılara hem güvenlik hem de önemli bir ekonomik kazanç sağlar.
  • Kesin Teşhis ve Maliyet Kontrolü: Cihazlarda yaşanan pek çok arıza, yüzeyde belirgin olmayabilir. Uzman teknisyenlerin uyguladığı hassas kontroller sayesinde doğru arıza tespiti yapılır ve müşterilerin gereksiz yere yüksek tamir masrafları ödemesi engellenir.
  • Uzun Ömürlü Çözümler: Bir beyaz eşya servisi seçerken, tamirde kullanılacak yedek parçaların kalitesi uzun süreli kullanım için belirleyicidir. Kalitesiz parçalar, kısa süre içinde cihazın tekrar arızalanma riskini taşır.

Assist Grup: Güvenilir Beyaz Eşya Servis Çözümleri

Müşteri beklentilerine tam olarak cevap veren, hızlı geri dönüş sağlayan ve uygun maliyetli çözümler sunan Assist Özel Beyaz Eşya Servisi, piyasadaki tüm marka ve model beyaz eşyalar için kapsamlı teknik destek sunar. Arıza giderme, periyodik bakım ve montaj gibi geniş bir yelpazede, uzman teknisyen kadrosuyla güvenilir hizmet ilkesini benimser.

Bu hizmet modeli, her kullanıcının beklediği hızlı müdahale, kesin arıza tespiti ve uzun ömürlü onarım güvencesini esas alır. Özellikle zaman kayıplarını en aza indiren mobil ekipleri sayesinde arızalara anında müdahale etme yeteneğine sahiptir.

Türkiye Genelinde Assist Grup Desteği

Sektörde adı güvenle anılan, geniş hizmet ağına sahip Assist Grup firması hakkında detaylı bilgilere geçebiliriz. Assist Grup Beyaz Eşya Servisi, profesyonel kadrosu ve müşteri memnuniyetini odağa alan hizmet felsefesiyle öne çıkar. Servis talepleri, firmanın resmi web adresi olan www.assistgrup.net üzerinden kolay ve hızlı bir şekilde oluşturulabilmektedir.

Assist Grup Neden Vazgeçilmez Bir Tercihtir?

  1. Deneyimli Kadro: Assist Grup, yüksek teknik bilgiye sahip ve eğitimli bir ekiple hizmet verir. Bu sayede cihaz arızaları doğru ve kesin olarak belirlenir ve kalıcı çözümler üretilir.
  2. Hızlı Erişim ve Kapsamlı Ağ: Firmanın etkin servis ağı sayesinde müşteriler, çözüm için uzun süre beklemek zorunda kalmaz. Birçok bölgede aynı gün servis imkânı mevcuttur.
  3. Garantili Parça ve İşçilik: Assist Grup Beyaz Eşya Servisi, tüm onarım işlemlerinde dayanıklı ve garantili yedek parçalar kullanır. Böylece yapılan işçiliğin kalitesi uzun vadede güvence altında tutulur.

Özel Hizmet Modeli ve Müşteri Memnuniyeti

Assist Grup, özel teknik servis olarak konumlanmasına rağmen, yetkili servis standartlarında bir kalite sunmayı amaçlar. Bu yaklaşımın temel taşları şunlardır:

  • Ekonomik fiyat politikası
  • Müşteriye tam şeffaflıkla bilgilendirme
  • Titizlikle gerçekleştirilen profesyonel arıza tespiti
  • Hızlı çözüm odaklı yaklaşım

Ayrıca şirket, müşteri memnuniyetini sürekli artırmak için dijitalleşmeye yatırım yaparak online başvuru ve hızlı iletişim kanallarını geliştirmektedir.

Beyaz Eşya Servisi İhtiyaçlarınızda Tek Çözüm Adresi: Assist Grup

Gerek genel bir beyaz eşya servisi ihtiyacınız, gerekse güvenilir ve profesyonel bir destek arayışınız olsun, doğru tercihi yapmak kritik önem taşır. Güvenli, hızlı ve ekonomik çözümler sunan Assist Özel Beyaz Eşya Servisi, tüm beklentilerinizi karşılayacak üstün bir hizmet sunar.

Ev veya işyerinizdeki tüm beyaz eşya sorunlarında, Assist Grup Beyaz Eşya Servisi ile iletişime geçerek anında profesyonel destek alabilirsiniz.

Firma, Arçelik Servisi, Beko Servisi, Altus Servisi gibi büyük markalara teknik destek sunarak kullanıcıların ihtiyaçlarına çözüm üretir. Profesyonel ekibi sayesinde cihaz problemlerini kısa sürede giderir. Hizmetlerinde dürüstlük ve kaliteyi esas alır. Böylece müşterilerine güvenilir bir servis ortamı sağlar.

Edirne’de Küçük İşletmeler Çekici İstihdam Uygulamaları Nasıl Geliştirebilir?

Edirne, Türkiye’nin gelişmekte olan şehirleri arasında önemli bir konuma sahip olup, ekonomisinin büyük bir bölümünü küçük ve orta ölçekli işletmeler oluşturuyor. KOBİ’ler yerel istihdamın temelini oluştursa da, günümüzün hızla değişen iş piyasasında yetenek çekmek ve çalışanları elde tutmak küçük işletmeler için giderek daha zor hâle geliyor. Özellikle genç iş gücünün beklentileri, dijitalleşmenin hızlanması ve artan rekabet koşulları, Edirne’deki işletmelerin daha stratejik işe alım yöntemleri geliştirmesini gerektiriyor.

İşveren markası, KOBİ’ler için en kritik unsurlardan biridir. Çalışanlar artık yalnızca maaşa değil, çalışacakları şirketin değerlerine, kültürüne ve sunduğu gelişim fırsatlarına da bakıyor. Bu nedenle Edirne’deki küçük işletmelerin kendilerini doğru tanıtması, sosyal medya ve web sitelerinde kurumsal kimliklerini net bir şekilde yansıtması büyük önem taşıyor. Yerel topluluklara, üniversitelere ve mesleki eğitim merkezlerine ulaşarak bilinirlik kazanmak da bu süreci destekleyen önemli adımlardır.

Etkili işe alım stratejileri oluşturmak isteyen işletmelerin, iş ilanlarını açık, profesyonel ve anlaşılır şekilde hazırlaması gerekir. Pozisyonun gereklilikleri, çalışma şartları ve adayın şirkete sağlayacağı katkılar net şekilde belirtilmelidir. Ayrıca yerel istihdam fuarlarına katılım, staj programları oluşturma ve meslek liseleriyle iş birlikleri yapmak, nitelikli adaylara ulaşmayı kolaylaştırır. Dijital başvuru araçları ve online mülakat süreçleri, işe alım hızını artıran modern yöntemler arasında bulunuyor.

Edirne’deki birçok küçük işletme için teknoloji rolleri de giderek önem kazanıyor. Temel IT desteği, dijital pazarlama, veri yönetimi ve teknik altyapı konuları artık her sektörde karşılaşılan ihtiyaçlar hâline geldi. Bu noktada işletmeler, sektörlere özel IT çözümlerine başvurabiliyor. Örneğin hukuk alanında faaliyet gösteren işletmeler için sunulan it support for legal firms, dijital güvenlik ve iş akışı yönetimi gibi konularda profesyonel destek sağlayarak verimliliği artırabiliyor. Bu tür hizmetler, küçük işletmelerin operasyonel yükünü hafifletirken aynı zamanda iş süreçlerini daha güvenilir hâle getiriyor.

Dış kaynak kullanımı da Edirne’deki KOBİ’lerin değerlendirebileceği önemli bir stratejidir. Özellikle yazılım ve dijital projelerde nitelikli geliştirici bulmak zor olabiliyor. Bu nedenle işletmeler, global yetenek havuzlarına yönelerek ihtiyaçlarını daha hızlı ve ekonomik bir şekilde karşılayabilir. Buna örnek olarak, girişimlerin uluslararası projelerde çalışmak üzere hire developers in brazil gibi global geliştirici modellerini tercih etmesi gösterilebilir. Bu yaklaşım, küçük işletmelere büyük şirketlerle yarışabilecek teknik kapasite sağlar.

Çalışan bağlılığı da en az işe alım kadar önemlidir. Edirne’deki küçük işletmeler çalışanlarını elde tutmak için güçlü bir iletişim kültürü oluşturmalı, düzenli geri bildirim vermeli ve çalışanlarını karar alma süreçlerine dahil etmelidir. Esnek çalışma saatleri, eğitim destekleri, kariyer gelişim fırsatları ve ödüllendirme sistemleri çalışanların şirkete olan bağlılığını güçlendirir. Pozitif bir çalışma ortamı yaratmak, küçük işletmelerin en büyük rekabet avantajlarından biri olabilir.

Sonuç olarak Edirne’deki küçük işletmeler, doğru stratejiler uygulayarak hem nitelikli adaylara ulaşabilir hem de mevcut çalışanlarını uzun vadede elde tutabilir. Dijitalleşme, global yetenek kaynakları, güçlü işveren markası ve çalışan odaklı yaklaşımlar sayesinde KOBİ’ler sürdürülebilir büyüme yolunda önemli adımlar atabilir. Bu sayede Edirne’nin iş gücü önemli ölçüde güçlenirken, bölgenin ekonomik potansiyeli de artmaya devam edecektir.