Keşan’da hava kirliliğinde büyük azalma

Keşan Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Erhan Başaran, Keşan’da son günlerde yaşanan hava kirliliğinin ısınma amaçlı kullanılan kömür ve ilçenin sahip olduğu vadi yapısından kaynaklandığı belirtirken, yapılan özverili çalışmalar sonucunda bunun geçmiş yıllara oranla %95 azaldığını bildirdi.

Keşan Belediyesi olarak hava kirliliği ile mücadele konusunda 2024 yılından bu yana çalışmaların aralıksız sürdürüldüğünü belirten Başaran, “İlçemizde ısınma amaçlı olarak, katı yakıt ve doğal gaz kullanılmaktadır. Genel olarak, %80’e yakın bina ve iş yerlerinde ısınma amaçlı yakıt olarak doğal gaz kullanımına geçilmiştir. Fakat bazı mahallelerde halen yakıt olarak kömür kullanılmaktadır. Isınma amaçlı kullanılan bu kömürler hava kirliğine sebebiyet vermektedir. Hava kirliliğini etkileyen diğer faktör ise, ilçemizin sahip olduğu vadi yapısıdır. Özellikle rüzgarların düşük hızlarda estiği inversiyon (atmosferik şartlar) olayının yaşandığı günlerde kirlilik ilçemizde hapsolarak birikmektedir” dedi.

“Keşan’da hava kirliliği geçmiş yıllara oranla %95 azaldı”

Erhan Başaran açıklamasına şöyle devam etti:

“İnsanların hava kirliliğinden olumsuz yönde etkilenmemeleri amacıyla, kirlilik seviyesinin en kısa sürede belirlenmesi ve eyleme geçilmesi gerekmektedir. Bu sebeple, 2013 yılından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan yetki devri alarak, hava kirliliğinin önüne geçebilmek maksadıyla kazan dairesi ve katı yakıt denetimlerine başlamıştır. Ayrıca, ilçemizde yaşanan kirliliğin gerçekçi değerlerle ölçülebilmesi için şehrin hava kalitesi bakımından en kirli noktasına yine 2013 yılında Marmara Temiz Hava Merkezi Müdürlüğü tarafından hava kirliliği ölçüm istasyonu kurulmuştur. 2013 yılından bu yana ilçemizdeki hava kirliliği parametreleri 24 saat sürekli olarak ölçülmektedir. Ortaya çıkan sonuçlar kamuoyuyla sürekli olarak paylaşılmış ve tüm halk bu konuda bilgilendirilmiştir. Hava kirliliği ölçüm istasyonundan 2013 yılından bu yana alınan veriler incelendiğinde ısınma kaynaklı hava kirliliği para metresi olan SO2 (kükürt dioksit) değerinin yıllık ortalaması 325 mikrogram/metreküp iken en son 2024 yılında alınan yıllık ortalama 20,9  ikrogram/metreküp olarak ölçülmüştür. Belediyemizin yaptığı özverili çalışmalar sonucunda Keşan’da hava kirliliği geçmiş yıllara oranla %95 azalmıştır.”

“Yakma saatleri ile ilgili herhangi bir kısıtlama getirilmedi ama…”

İlçe Hıfzıssıhha Meclisi’nde alınan kararlarda yakma saatleri ile ilgili herhangi bir yasak getirilmediğinin altını çizen Başaran, “Sadece 24 saatlik SO2 (kükürt dioksit) ortalaması 125 mikrogram/metreküpü aştığında hava kirliliğinin yoğun olduğu günlerde soba ve kalorifer sabah saat 10.00’dan sonra ve akşam saat 16.00’dan önce yakılacaktır. 2024 yılında 24 saatlik ortalama süre için verilen 125 mikrogram/metreküp SO2 ortalaması Keşan Hava Kalitesi İzleme İstasyonunda sadece 27 saat aşılmıştır. Bu sebeple SO2 24 saatlik ortalaması 125 mikrogram/metreküpü geçtiğinde yakma saati uygulaması vatandaşlarımıza gerek basın organları gerek belediyemiz anons sistemiyle bildirilecektir.Genel olarak, yakma saatleri ile ilgili herhangi bir kısıtlama getirilmemiştir.”ifadelerini kullandı.

“Vatandaşlarımızın temiz yakıt olan doğal gaza geçişi sağlanmalı”

Hava kirliliği ile mücadele konusunda herkesin üzerine düşen görev ve sorumlulukları olduğuna dikkat çeken Erhan Başaran, açıklamasını şöyle sonlandırdı:

“Vatandaşlarımızın temiz yakıt olan doğal gaza geçişi sağlanmalıdır. Bu konuda tüm kurum ve kuruluşlar işbirliği içinde olmalıdır. Aksi takdirde kömür kullanımına devam edildiği sürece inversiyon dönemlerinde hava kirliliğini solumaya devam edeceğiz. Unutmayalım çevre, miras değil; gelecek nesillere devredilecek emanettir.”

Leva döviz listesi dışı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Bulgaristan’ın Euro’ya geçiş süreci kapsamında Bulgar Levası’nın alım-satımını yapılan dövizler listesinden çıkarılmasına karar verdi. Düzenleme, 2 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek.

Hürriyet big.para’da yer alan habere göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), alım-satımı yapılan dövizler listesinde değişikliğe gitti. Buna göre Bulgar Levası, 2 Ocak 2026 tarihinden itibaren TCMB nezdinde işlem gören dövizler arasından çıkarıldı. Karar, Resmi Gazete’nin 20 Aralık tarihli sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

EUROYA GEÇİŞ KARARI BELİRLEYİCİ OLDU

Düzenlemenin, Bulgaristan’ın 2026 yılından itibaren Euro para birimini kullanmaya başlayacak olması nedeniyle alındığı bildirildi. Bu kapsamda Bulgar Levası’nın, TCMB’nin alım-satımını gerçekleştirdiği dövizler listesinden çıkarılması kararlaştırıldı.

MEVZUATTA DEĞİŞİKLİK YAPILDI

Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme; Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2008-32/34 sayılı tebliğine ilişkin TCMB genelgesinde yapılan değişikliği kapsıyor. Söz konusu değişiklikle birlikte Bulgar Levası’na ilişkin işlemlerin hukuki altyapısı da güncellendi

DÖVİZ İŞLEMLERİNDE YENİ DÖNEM

Alınan kararla birlikte TCMB nezdinde Bulgar Levası üzerinden gerçekleştirilen alım-satım işlemleri, 2026 yılı başından itibaren sona erecek. Bulgaristan’ın Euro’ya geçişiyle birlikte, bu ülkeye ilişkin döviz işlemlerinin Euro üzerinden yürütülmesi öngörülüyor.

‘Menemen katliamı ne ilk ihanettir, ne de son’

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi 95 yıl önce Menemen’de laiklik ve cumhuriyet karşıtı ayaklanmada şehit edilen Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay, Bekçi Hasan ve Bekçi Şevki’yi bir kez daha saygı ve minnetle andı.

ADD Edirne Şubesi’nce “Menemen katliamı ne ilk ihanettir, ne de son…” başlığı paylaşılan dernek genel merkezinin açıklamasında şunlara yer verildi: 

“İşgalle, siyasetsiz ve devletsiz bırakmakla, ordusuzluğa, yokluğa, yoksulluğa mahkûm etmekle, sayısız tuzakla, yıllar süren savaşla, Anadolu’nun birçok yerinde çıkarttıkları onlarca isyanla kurulmasına engel olamadıkları Cumhuriyet’i, bu kez kök salmadan yıkmak için harekete geçen Batı Emperyalizmi ve kadim uşağı şeriatçı yobaz ‘Karşı Devrim’ güçleri, özellikle 3 Mart 1924 tarihinden itibaren peş peşe yürürlüğe sokulan Aydınlanma Devrimleri ve topyekûn kalkınma hamleleri ile yüzyıllardır tepe tepe kullandıkları olanakları ve imtiyazları kaybetmekte olduklarını gördükçe hain eylemlerini hızlandırdılar.

7 -28 Eylül 1924 tarihleri arasındaki Nasturi İsyanı, 17 Kasım 1924’de kurulan devrim karşıtı ve hilafet yanlısı Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası girişimi, hemen ardından 13 Şubat 1925’de İngiltere’nin desteğiyle çıkarılan ve 31 Mayıs’ta bastırılan Şeyh Sait İsyanı ile başlatılan bu eylemler, Şemdinli, Pervari, Koçuşağı, Hakkari, Sason, Mutki, Ağrı, Tendürek, Savur, Pülümür gibi 20’ye yakın ayaklanma ile sürdürüldü.

1930 yılının 23 Aralık günü ise Türkiye inanılmaz bir dinci-gerici isyan haberiyle sarsıldı. İstanbul’da yaşayan Nakşibendi şeyhi Esat diye bir hainin kışkırttığı, Derviş Mehmet adlı bir soysuzun önderlik ettiği, Cumhuriyet ve Devrim düşmanı gericiler, her zamanki ‘Din elden gidiyor’ safsatası ve üzerinde ne yazdığını bile bilmedikleri yeşil paçavralarla Menemen’de toplandılar. Şeriat ilan ettiklerini haykıran ve bazı Menemenlilerin katılımı ile sayıları da, cüretleri de artan hainler, kendilerini eylemlerine son vermeleri için uyaran Öğretmen Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay ile Bekçi Şevki ve Hasan Beyleri alçakça katlettiler. Gözü dönmüş güruh vahşeti o boyuta vardırdı ki, Asteğmen Kubilay’ın bağ bıçağı ile kesilen başı bir sırığın ucunda Menemen sokaklarında dolaştırıldı.

Daha birkaç yıl önce Yunan işgalinden kurtarılmış Menemen halkından bazı aymazların da desteklediği bu aşağılık isyanı ve vahşi katliamı haber aldığında inanılmaz acı duyduğu, tarifsiz öfkelendiği, çok sert tepki verdiği, hatta ‘Menemen’i yakın!’ dediği söylenir Atatürk’ün. Büyük Önder, Orduya gönderdiği taziye mesajında da, ‘Büyük ordunun kahraman, genç zabiti ve mefkureci muallim heyetinin kıymetli uzvu Kubilay Bey, temiz kanı ile Cumhuriyetin hayatiyetini tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır’ diyerek Türk Gençliği’nin Cumhuriyeti ve devrimleri ilelebet koruyacağına olan inancını dile getirmiştir.

Benzerleri gibi bu ayaklanma da Kemalist Devrim kadrolarının kararlı ve güçlü iradesi ile ezilmiş, hainler, Kubilay’ın başını kestikleri yerde hak ettikleri sonla buluşturulmuştur.

Türk Ulusu; Osmanlı İmparatorluğu’nun duraklama, gerileme ve yıkılış dönemlerinde de, Milli Mücadele sırasında da, Saltanat ve Hilafet kaldırıldığında da, Cumhuriyetin ilanı ve niteliklerini belirleyen devrimler sürecinde de, çok partili dönemde ve nihayet günümüzde de -15 Temmuz 2016- bu ‘Karşı Devrim’  kalkışmalarıyla hep karşılaştı. Tamamının Batı Emperyalizmi patronajlı olduklarını ve yerli işbirlikçilerce sahnelediklerini bildiğimiz gibi, hedeflerine ulaşamadıklarını ve asla ulaşamayacakların da biliyoruz.

Emperyalizmin 102 yıllık ham hayalidir; Laik, Demokratik ve Sosyal bir Hukuk Devleti olarak muasır medeniyet seviyesini aşma hedefine yönelmiş Atatürk Cumhuriyeti’ni, Kemalist ideolojisinden, Antiemperyalist Üniter Ulus Devlet özünden, Ulusal bütünlüğünden ve Dil Birliği’nden yoksun bırakarak güdümünde bir Din Devletine dönüştürmek. Bu nedenle on yıllardır yaşadığımız ve halen yaşamakta olduğumuz, emperyalizm ve işbirlikçilerinin hayallerini gerçekleştirmek için gerici Derviş Mehmetler yetiştirme gayreti ile Laik Cumhuriyetin Atatürk’ün akıl ve bilim yolunda yürümeyi sürdürmek için Devrimci Kubilaylar yetiştirme iradesinin mücadelesidir ve kuşkusuz Laik Cumhuriyet kazanacaktır.

Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, Ulusça yüreklerimizde yaşattığımız ‘Büyük ordunun kahraman, genç zabiti ve ülküsüne bağlı idealist muallim heyetinin kıymetli uzvu Kubilay Bey’ ile Bekçi Hasan ve Bekçi Şevki Beyleri minnetle yad ediyor, aziz hatıraları önünde tazimle eğiliyoruz.”

AGD’den Doğu Türkistan semineri

Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Edirne Şubesi tarafından Doğu Türkistan’da yaşanan gelişmelere dikkat çekmek amacıyla seminer düzenlendi. Programa araştırmacı-yazar Abdullah Oğuz konuşmacı olarak katıldı.

Seminerde konuşan Oğuz, Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine yönelik uygulamaların uluslararası hukuk ve insan hakları sözleşmeleriyle bağdaşmadığını belirterek, bölgede zorla asimilasyon politikaları, kitlesel gözaltılar ve dini-kültürel haklara yönelik kısıtlamaların sistematik biçimde sürdüğünü ifade etti.

Oğuz, Birleşmiş Milletler ve çeşitli uluslararası kuruluşlar tarafından yayımlanan raporların, bölgede yaşanan hak ihlallerini ortaya koyduğunu vurguladı. Doğu Türkistan meselesinin yalnızca bölgesel bir güvenlik konusu olarak ele alınamayacağını belirten Oğuz, uluslararası toplumun konuya yönelik daha etkin bir tutum sergilemesi gerektiğini söyledi.

AGD yetkilileri ise Doğu Türkistan’da yaşanan insan hakları ihlallerine ilişkin kamuoyunda farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını ifade etti. Doğu Türkistan’ da yaşananların coğrafi bir mesele olmadığını, bir milletin tarihi, inancı, kültürü ve kimliğiyle bir varoluş mücadelesi olduğunu belirten AGD yetkilileri, duyulan ama görülmeyen Doğu Türkistan mücadelesiyle ilgili bu semineri düzenlediklerini bildirdi.

U14 Ligi’nde Alsancak şampiyon

Cemal KUDAY

Edirne U14 Ligi’ne sezon bitimine 2 hafta kala en yakın takipçisi Uz. Veteranları evinde 2-4’lük skorla geçen Alsancak bitime 1 hafta kala şampiyonluğunu ilan etti.

Ligde 21 puanla lider durumda bulunan Alsancak, 19 puanla 2’nci sıradaki Uz. Veteranlar ile deplasmanda karşı karşıya geldi. Mücadeleden 4-2 galip ayrılan Alsancak, böylelikle mutlu sona ulaşmış oldu. Alsancak’ın gollerini  Efe Yavuz (2), Doruk Başkan ve Hasan Ertek kaydedti.

Karşılaşma sonrası Alsancak Spor Kulübü’nün sosyal medya hesabından gerçekleştirilen paylaşımda, “Deplasmanda 3 puanı alıp bitime 1 hafta kala şampiyonluğunu garantileyen sporcularımızı ve Teknik Ekibimizi tebrik ederiz. Centilmence mücadele eden ligimizin rekabet seviyesini yükselten rakip takım sporcularını ve teknik ekibini tebrik ederiz” ifadelerine yer verildi.

DOKUZUNCU HAFTA SONUÇLARI

Aslantepe 4-1 Keşan Genç Ordu

Uz. Veteranlar 2-4 Alsancak

Keşan Gençlerbirliği13 1-  Sancaktar

1.Amatör’de 43 gol

Edirne’de 1’inci Amatör Ligi’ne  A Grubu’nda 4, B Grubu’nda 3 olmak üzere toplam 7 karşılaşma ile devam edilirken, A Grubu’nun zirvesindeki Yeni Mahalle, en yakın takipçisi Ayşekadın’ı 4-1 yenerek aradaki puan farkını 5’e çıkardı.

1’inci Amatör Lig’deki 1’i merkezde, diğer 6’sı ise Uzunköprü, Subaşı, Havsa, İpsala, Süloğlu ve Yeni Karpuzlu’da oynandı. Ligdeki 7 karşılaşmada fileler 43 kez havalanırken, haftanin farklı galibiyetini 18 Kasım’ı 11-2 yenen Karaağaç Ardaspor aldı.

B Grubu’nda 7’nci hafta Şükrüpaşa Spor bay geçecek.

A GRUBU 7. HAFTA TOPLU SONUÇLAR

Uz. Dereköy 5-1 Kurtuluş Gücü

Subaşı 7-0 Kirişhane

Yeni Mahalle 4–1 Ayşekadın

Keşan İdmanyurdu 4–0 Saraçhane

B GRUBU 7. HAFTA TOPLU SONUÇLAR

Süloğlu 3–3 Kazanova

Yeni Karpuzlu 6-1 Keşan Kültür

Karaağaç Ardaspor 11-2 18 Kasım

Yeniimaret’e Keşan darbesi

Edirne Süper Amatör Ligi’ne 5 karşılaşma ile devam edilirken, lider Yeniimaret Spor, zorlu Keşan deplasmanında puansız dönmesi üzerine zirveye Çarşı’yı 8-0 yenen Ata Genç yerleşti.

Edirne Süper Amatör Lig’de 5 karşılaşmadan 3’ü merkez, Uzunköprü ve Kırcasalih’te, 2’si ise Keşan ilçesinde oynandı. 19 golün kaydedildiği 9. hafta en farklı galibiyeti Çarşı’yı 8-0 yenen Ata Genç aldı.

9. HAFTA TOPLU SONUÇLAR

Çarşı 0-8 Ata Genç

Aşçıoğlu 1-3 Lalapaşa

Kırcasalihspor 0–3 İpsala

Keşan 2–0 Yeniimaret

Anafartalar 1–1 Osmanlı

Lig’de ilk yarı kapandı

Nesine 3. Lig 1. Grup’ta 2025-2026 sezonunda ilk yarı hafta sonu 7 ve dün oynanan 1 karşılaşmanın ardından tamamlanırken, son sıradaki Edirnespor çift haneli puana ulaşamayan tek takım olarak kaldı.

Edirnespor’un yer aldığı Nesine 3. Lig 1. Grup’ta sezonun ilk yarısını Karalar İnşaat Etimesgut Spor Kulübü  lider olarak kapadı.

Nesine 3. Lig 1. Grup’ta ikinci yarı 3 haftalık aranın ardından 11 Ocak 2026 Pazar günü oynanacak maçlar ile başlayacak.

NESİNE 3. LİG 1. GRUP 15. HAFTA TOPLU SONUÇLAR

Astor Enerji Çankaya Spor Kulübü 0-2 Galata Spor Kulübü 

Yalova Fk 77 Spor Kulübü 0-0 İnkılap Futbol Spor Kulübü 

Bulvarspor 2-2 Karalar İnşaat Etimesgut Spor Kulübü 

Silivrispor 1-0 Polatlı 1926 Spor Kulübü 

Kestel Çilek Spor Kulübü 2-1 Bursa Nilüfer Futbol A.Ş. 

Edirnespor 1-2 Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş. 

Küçükçekmece Sinop Spor A.Ş.4-0 Çorlu Spor 1947 

Bursa Yıldırım Spor Kulübü 0-1 İnegöl Kafkas Spor Kulübü

ELEKTRİKLİ Mİ?

Sonunda ben de elektrikli bisiklete geçtim.

Elektrikli bisiklete ilk zamanlar karşıydım. Hala yokuşları çıkabildiğime göre ne gerek var elektrikliye diye dikleniyordum elektrikliyi savunan pedaldaşlarıma karşı.

İlk binişimde fikrim değişiverdi, yumuşattı düşüncelerimi.

Cemil agam ilklerden, elektriklisini bana bir tur atmam için verdi. O ne öyle? Pedala dokunduğun gibi fırlıyor mübarek. İndim üstünden, ama aldı mı beni bir düşünce.

O kadar da attık tuttuk boşuna mı şimdi bunlar?

Ben düşüne durayım, bakıyorum her gün bir bisikletli arkadaşım sözleşmişler gibi elektrikliye geçiveriyor.

Pahalı da meretler. Adeta motosiklet parası, biraz daha zorlasak bi şahin çekeceğiz altımıza elektrikli bisiklet parasına.

Ama hafta sonu gelince toplanıp da elektriklileri yan yana dizmiyorlar mı? Baktıkça içimden sülenip sülenip duruyorum; “alsam mı ben de bi tane?” diye.

Asıl felaket yola çıkınca başlıyor. Ben emekli müdür agamla birlikte en arkada kara şanzımanlarımızla nefes nefese yetişmeye çalışıyoruz elektriklilere. Hadi düz yolda 25 basıyorsunuz be mübarekler rampada yapmayın bari hainliğinizi, ne üle bayır yukarı 20 kilometre süratle mi gidilir.

Müdürüm ha bire süleniyor pedallara asılırken; “yok kardeşim olmaz büle, bunlarla tura mura çıkılmaz, ya alacağız birer tane elektrikli ya da salcaaz bunları gitsinler gidecekleri yere, Müjdat’a ne bakalım biz, hem çok genç, hem de kuvvetli kızan, elektriklililerle yarışıyor mübarek.”

Molalarda elektriklilerin neşesine diyecek yok, biz müdürümle ha bire terli yerlerimizi siliyoruz.

Yeni İmaret’te kahvede çaylarımızı içerken minare gölgesinde hep bu elektriklilerin dedikodusunu yaptık müdürümle aylarca. Müdürüm hep bütçenin darlığından şikayet ediyor, bense “ne gerek var müdürüm, biz seninle elektriksiz de gideriz her yere” diye gazlıyorum.

Meğerse müdürüm kara kara düşünürken bütçeyi halledivermiş ve çekiverdi mi altına elektrikliyi.

Hadi bakalım şimdi de burdan yak.

Açtım telefonu müdürüme; “naapçam ben şimdi” deye;

“Gerçekçi insan için ayakları yere basıyor derler. Boş ver sen. Gerçekçi olma kardeşim. Biz bisikletçiyiz, bizim ayaklarımız yere mi basıyor? Ayağımızı yerden kesmişik biz çoktan, aklımız dersen bi karış havada. Al sen de bi elektrikli bak keyfine!”

Ne diyeyim? Daha o gün aldım bi elektrikli.

Çok da kaçıyı beyaaaa.

İTİRAF!

Köşe yazarlığımda 25 yılı geride bırakıyorum birkaç ay sonra.

Çeyrek asır bitiyor kısmetse.

Neler neler yazmışız bu süreçte.

Keşke gazetelerin internet sayfalarında dursaydı ama olmadı.

Veri tabanları silindi gitti maalesef.

Kuşkusuz, bunca yıl yazmak hiç de kolay değil.

Şunu da yazsana, bunu da yazsana diyerek gaz veren de oldu, eleştiren de.

Ancak; ne alınan oldu, ne de darılan şükürler olsun!

Bir zamanlar hemen bütün mesai günlerinde bir şeyler yazmıştım.

Hatta bazen cumartesi günlerinde bile…

Hem de öyle birkaç satır da değil, bazıları birer tefrika gibiydi maşallah.

Daha sonra haftada üç, iki derken, şimdi sadece bir gün bir şeyler yazmaya gayret ediyorum bildiğiniz gibi.

Belli ki yazma enerjimiz tükenmiş artık!

Ya da bu yaştan sonra birazcık da korkak mı olduk acaba?

Neyse ki; sosyal medya ve bu mecralarda da bir şeyler yazanlar var da eminim varlığımız da yokluğumuz da hissedilmiyordur bile!