AKM’de ‘Vali Hanım’ belgeseli

Türkiye’nin ilk kadın valisi Lale Aytaman’ın ilham dolu yaşamını konu alan “Vali Hanım” belgeseli, 15 Ocak 2026 Perşembe günü Edirne halkıyla buluşacak.

Edirne Belediyesi ve Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) Edirne Şubesi iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, kadının toplumdaki ve yönetimdeki yerini vurgulayan anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yapacak. Etkinlik 15 Ocak Perşembe günü saat 16.00’da Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi ve Belediye Konservatuvarı’nda (AKM) ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.

Belgeselin Mutfağında Güçlü Kadın İmzası

Yapımcılığını, senaryosunu ve seslendirmesini Özlem Özdemir’in üstlendiği; yönetmenlik ve kurgusunu ise Gülay Ayyıldız Yiğitcan’ın yaptığı belgesel, Lale Aytaman’ın zorluklarla dolu ama bir o kadar da öncü olan mülki idare amirliği yolculuğunu derinlemesine işliyor.

Edirne’nin ilk kadın Belediye Başkanı Filiz Gencan, etkinlikle ilgili yaptığı davette “Cumhuriyetimizin bizlere sunduğu en büyük kazanımlardan biri, kadınlarımızın hayatın her alanında ‘ben de varım’ diyebilmesidir. Lale Aytaman, sadece bir vali değil; Anadolu’nun her köşesindeki genç kızlarımız için bir umut ışığı, bir cesaret sembolüdür. Onun ‘Vali Hanım’ olarak yazdığı tarih, bugün bizlere rehberlik etmeye devam ediyor.

Edirne Belediyesi olarak, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği ile el ele vererek bu değerli eseri şehrimize getirmekten onur duyuyoruz. Tüm hemşehrilerimi, özellikle de gençlerimizi ve kadınlarımızı bu ilham yolculuğuna tanıklık etmeye, Atatürk Kültür Merkezi’mize davet ediyorum.” sözlerini kullandı.

LALE AYTAMAN KİMDİR?

Türkiye’nin ilk kadın valisi olan Lale Aytaman, eğitim ve diplomasi alanındaki çalışmalarıyla tanınıyor. Çocukluk ve gençlik yıllarını güçlü bir eğitim temeli üzerine inşa eden Aytaman, kariyerinde birçok önemli görev üstlendi. 1991 yılında Muğla Valisi olarak göreve başlayan Lale Hanım, Türkiye’de kadınların kamu yönetimindeki öncü temsilcilerinden biri oldu. Görev süresi boyunca çevre koruma projeleri, geleneksel el sanatlarının desteklenmesi ve kadınların üretime katılması yönünde çalışmalar yürüttü. Aytaman, 1995 yılında Anavatan Partisi’nden Muğla milletvekili seçilerek TBMM’ye girdi. Kadının Statüsünü Araştırma Komisyonu Başkanlığı yapan Aytaman, Avrupa Konseyi’nde de Türkiye’yi temsil etti. Valilik dönemi deneyimlerini “İğneli Koltukta Dört Buçuk Yıl” adlı kitabında kaleme aldı. Lale Aytaman toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın hakları konularında ilham verici bir figür olarak kabul ediliyor

‘Komşudan salınan su tehlike oluşturmaz’

Olgay GÜLER
Edirne Valisi Yunus Sezer, kuvvetli yağış nedeniyle barajlardaki doluluk oranının yüzde 80’lerin üzerine çıktığı Bulgaristan’dan 300 metreküp su salındığını, bunun Edirne için tehlike oluşturmadığını söyledi.
Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı Edirne’de iki gün boyunca etkili olan kuvvetli yağış baraj ve nehir seviyelerinde artışa neden oldu. Kent merkeziyle, Havsa ilçesi ve bazı köylerde ufak çaplı su taşkınları oluştu. Sınır komşusu Bulgaristan’da da aynı süreçte etkili olan yağışlar, ülkedeki barajların doluluk seviyesini yüzde 80’lerin üzerine çıkardı. Edirne Valisi Yunus Sezer; Garnizon Komutanı Tuğgeneral Yüksek Kolcu, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ve kurum müdürleriyle Edirne ve komşu ülkedeki yağışlar nedeniyle oluşabilecek olumsuzluklara karşı alınacak tedbirlerle ilgili Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü’nde toplantı gerçekleştirdi.


‘2026’YA BEREKETLE GİRMENİN SEVİNCİNİ YAŞIYORUZ’
Vali Sezer, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir araya geldiği basın mensuplarına, konuyu değerlendirdi. Son yağışın kente içme suyunun sağlandığı barajlardaki doluluk oranını arttırdığını belirten Sezer, “Çok şükür iki gündür yoğun bir yağış alıyoruz. Bugün ara verdi ama yarın zannediyorum tekrar yağışlı gösteriyor, meteorolojik verilere göre devam edecek. Tabii bunun sevinci içerisindeyiz. Çünkü kurak iki yıl geçirdik. 2026’ya da bereketle girmenin de sevincini yaşıyoruz. Geride bıraktığımız iki günde bazı bölgelerde yaklaşık 50 ile 70 kilogram arasında özellikle Havsa bölgesinde yağış alındı. Bazı bölgelerde lokal olarak 20-25 kilogram yağışlar alındı. Aşırı yağışlardan dolayı özellikle Havsa’da ve şehir merkezinde lokal olarak bazı alanlarda hem taşkın olduğu, hem evlerde iş yerlerinde çok kısmi ve köyde ve Havsa merkezinde de bir iki evde böyle su baskını şeklinde olay gerçekleşti fakat orada arkadaşlarımız AFAD, belediye ve diğer kurumlarımız, kaymakamımızla beraber işin başındaydılar. Biz de takip ettik. Abalar tarafını takip ettik. Diğer bir konumuz da burayla ilgili olarak tabii barajlardaki su seviyesi özellikle Kayalı’da artık sona gelmişti içme suyu yönüyle. Kayalı’da 4.5 milyon metreküp dün itibariyle su birikmesi oldu. Bu bizim açımızdan sevindirici. Yine Sülooğlu Barajı’nda önemli bir miktarda su birikmesi oldu. Bunlar da devam ediyor” dedi.


‘BULGARİSTAN’DAKİ DURUMU SAAT SAAT TAKİP ETTİK’
Bulgaristan’daki yağışları da eş zamanlı olarak takip ettiklerini dile getiren Sezer, “Meriç Nehri bizim açımız son derece önemli. Meriç Nehri’ni de büyükelçimizle beraber Sofya’da takip ettik. Çünkü özellikle bizim Arda üzerindeki üç baraj ve Kırcaali tarafında yoğun bir yağış oldu. Orada da sel olayları meydana geldi komşumuzda. Onun bize ne gibi etkisi olur barajlar noktasında bunu saat saat takip ettik. DSİ Bölge Müdürlüğümüz’le beraber. Olası tehlikeli ve riskli durumlara karşı da afet ve acil durum merkezinde bir koordinasyon toplantısı gerçekleştirdik. Bu koordinasyon toplantısında da geçmişte yaşanan sel olayları, alınan tedbirler ve bugün böyle bir şey olursa, bir taşkın olursa ne yapabiliriz, ne yapmamız gerekiyor? Bununla ilgili olarak geniş ve faydalı bir toplantı gerçekleştirdik ve muhataplarına da buradaki çalışma gruplarında da herkesin görevlerini tebliğ ettik. Onlar da kendi alanlarında hazırlık yapıyorlar” diye konuştu.


‘SALINAN SU BİZE TEHLİKE OLUŞTURACAK BİR SU DEĞİL’
Komşu ülkede, Meriç nehri üzerinde Türkiye’ye en yakın barajdan 300 metreküp su salındığını söyleyen Sezer, “Buradaki durum şudur; Bulgaristan’daki barajlarda doluluk oranı yüzde 80’in üzerinde bir doluluk var. Savaklardan da dün itibariyle en son bize en yakın olan barajdan 300 metreküp civarında bir su salınımı var. Bu bize tehlike oluşturacak bir su değil, bir taşkına sebebiyet olacak bir su değil. Bunu takip edeceğiz, orada da yağmurlar durdu şu anda. Dolayısıyla böyle Bulgaristan tarafıyla da iletişim halindeyiz. Onlarla da kademeli olarak barajların suyunu işte yüzde 80 seviyesinden aşağıya doğru, daha sonraki yağışlarda orada biriktirme şansı olsun diye depolama şansı olsun diye onlar da bırakıyorlar. Biz de Meriç Nehri üzerinde bulunan santraldeki suyu tamamen boşalttık, risk oluşturmasın diye. Şimdi bugün tekrar DSİ’nin de onayıyla tekrar tutmaya başlayacağız. Ama zaten nehirde önemli bir miktarda suyumuz var. Durum bundan ibaret. Şu anda şu an itibariyle bir risk ilimiz açısından yok” şeklinde konuştu.
‘2500 METREKÜPE KADAR TAHLİYE EDEBİLECEK DURUMDAYIZ’
Meriç Nehri üzerinde alınan tedbirlerle, 2500 metreküpe kadar suyun tahliye edilebileceğini belirten Sezer, “Geçmiş dönemlerdeki 2015’teki en son sel baskınından sonra bir nehir yatağı temizlenmiş durumda. Burada 700 metreküp gibi bir su ilave alabilecek durumda nehir yatağındaki temizlikten dolayı. Artı bizim Meriç Nehri’ne tahliye kanalı yapılmış durumda. Orada da yanlış hatırlamıyorsam 750 metreküp civarında bir ilave suyu alabilecek durumda. Dolayısıyla 1500 metreküp civarında su alabilecekken daha önceki senelerde, şu anda üzerine bin metreküpün üzerinde bir ilave ya da 2500 metreküpe kadar şu anda Edirne’mizde bir taşkın riski oluşturmayacak şekilde sularımızı tahliye edebilecek durumdayız. Mevcut durumda da 300 metreküp civarında şu anda bir su akışı söz konusu” ifadelerini kullandı.

Beton Santrali İhracatında Rekor: Constmach Sektörün Çıtasını Yükseltiyor

Türkiye’nin inşaat teknolojileri sektöründe dikkat çeken bir başarı haberi geldi. Ülkemizin önde gelen beton santraliüreticilerinden Constmach, gerçekleştirdiği ihracat hamlesi ile sınırları aşıyor. Faaliyet gösterdiği tüm kıtalarda artan talep, firmanın küresel pazardaki yerini bir kez daha güçlendiriyor.

Bu başarı, yalnızca sayılarla değil, aynı zamanda ulaşılan coğrafi çeşitlilikle de dikkat çekiyor. İnşaat sektöründe kritik bir yere sahip olan beton santralleri, altyapıdan konut projelerine kadar geniş bir yelpazede kaliteli ve sürekli beton üretiminin temelini oluşturur. Bu nedenle, bu ekipmanların ihracat performansı, üreticinin uluslararası standartlara uyumunun ve güvenilirliğinin somut bir göstergesi olarak kabul edilir.

Küresel Pazarda Bir Türk Mührü: Güven ve Yaygın Hizmet

Constmach’ın başarısının arka planında, ürün gamını sürekli geliştirmesi ve müşteri odaklı hizmet anlayışı yatıyor. Firmanın İzmir’deki dört farklı fabrikasında üretim yapması, kapasite ve esneklik anlamında önemli bir avantaj sağlıyor. Bu sayede, farklı iklim koşullarına ve farklı proje ihtiyaçlarına uygun, özelleştirilebilir mobil beton santrali ve sabit santral çözümleri sunabilmektedir.

İhracatta ulaşılan 85’ten fazla ülke sayısı, yalnızca bir pazar çeşitliliğini değil, aynı zamanda ürünlerin çok farklı regülasyonlara ve çalışma şartlarına uyum sağlayabildiğini gösteriyor. Örneğin, Kanada gibi soğuk iklimlerden, Senegal veya Kamerun gibi tropikal bölgelere kadar uzanan geniş bir coğrafyada, beton santrali kurulumu ve sonrasındaki teknik destek hizmetleri, operasyonel başarı için hayati önem taşıyor.

Teknolojik Sağlamlık ve Süreklilik Vurgusu

Peki, bu kadar geniş bir müşteri portföyünde tercih edilmenin anahtarı nedir? Cevap, teknoloji ile dayanıklılığın dengeli bir şekilde harmanlandığı ürün anlayışında yatıyor. Modern bir beton santrali, sadece yüksek kapasitede üretim yapmakla kalmamalı, aynı zamanda enerji verimliliği, düşük işletme maliyeti ve minimum arıza süresi de sunmalıdır.

Firmanın ürün yelpazesindeki çimento siloları, kum eleme-yıkama tesisleri ve kırıcılar gibi tamamlayıcı ekipmanlar, müşterilere “anahtar teslim” proje imkânı tanıyor. Bu bütünsel yaklaşım, inşaat firmalarının tedarikçi karmaşası yaşamadan, tüm ihtiyaçlarını tek bir noktadan karşılayabilmesini mümkün kılıyor. Bu da proje zamanlamasının ve bütçe kontrolünün çok daha efektif yönetilmesine olanak sağlıyor.

Birçok uluslararası firma, yurt dışındaki projeleri için ekipman seçerken neden Türkiye’yi ve özellikle Constmach gibi markaları tercih ediyor? Bu sorunun cevabı, rekabetçi fiyat-kalite dengesinin yanı sıra, sağlanan teknik desteğin hızı ve kapsamında aranmalıdır. İhracat sonrası hizmet, özellikle ağır sanayi ürünlerinde satın alma kararını doğrudan etkileyen bir faktördür. Firma, bu noktada yerel temsilcilikleri ve uzman ekipleri aracılığıyla sorunlara hızlı müdahale ederek müşteri memnuniyetini sürdürüyor.

Gelecek Perspektifi ve Sektöre Yansımalar

Constmach’ın ihracat başarısı, Türk mühendisliğinin ve üretim kabiliyetinin uluslararası arenadaki gücünü bir kez daha ortaya koyuyor. Bu performans, sektördeki diğer yerli üreticiler için de ilham verici ve çıta yükseltici bir rol oynuyor. Özellikle sabit ve seyyar beton santrali modellerinde gösterilen başarı, katma değerli ve teknoloji yoğun ürün ihracatının önemini vurguluyor.

Küresel pazarlarda yaşanan ekonomik dalgalanmalara rağmen, kalite odaklı ve güvenilir üretim yapan firmaların büyümeye devam ettiği görülüyor. Constmach’ın 6 kıtada elde ettiği bu yaygınlık, Türkiye’nin inşaat teknolojileri alanında sadece bir tedarikçi değil, aynı zamanda çözüm ortağı olarak konumlandığının göstergesi. Bu başarı, yüksek kaliteli beton santrali ihracatı ile ülke ekonomisine katkı sağlamanın yanı sıra, “Türk malı” imajının güvenilirlik ve dayanıklılıkla özdeşleşmesine de hizmet ediyor.

2026 Lüks Markaların Erkek ve Kadın Güneş Gözlükleri

Bir kıyafeti tamamlayan en önemli parça nedir derseniz, cevabım hiç düşünmeden güneş gözlüğü olur. Sabahın erken saatlerinde uykusuzluğunuzu gizleyen bir kalkan, şık bir davette gizemli bir hava katan o büyüleyici detay ya da basit bir tişört-kot kombinini bir anda podyum şıklığına taşıyan o sihirli dokunuş… Gözlük, sadece güneşi engellemek için kullanılan bir araç olmaktan çıkalı çok uzun zaman oldu. O, artık karakterimizin yüzümüzdeki yansıması.

Biz Kuvars Optik olarak, optik dünyasının sadece “görmek” ile ilgili olmadığını, asıl meselenin “görünmek” ve “hissetmek” olduğunu çok iyi biliyoruz. Prada’nın sanatsal çizgilerinden Tom Ford’un maskülen çekiciliğine, Gucci’nin cüretkar tavrından Porsche Design’ın mühendislik harikası tasarımlarına kadar uzanan geniş koleksiyonumuzla, sizlere sadece bir ürün değil, bir yaşam tarzı sunuyoruz.

Gelin, bu büyüleyici dünyaya birlikte dalalım ve yüz hatlarınıza en uygun, ruhunuzu yansıtan o mükemmel parçayı nasıl seçeceğinizi konuşalım.

Neden Lüks Bir Güneş Gözlüğü?

Piyasada sayısız seçenek varken, neden dünyaca ünlü güneş gözlüğü markaları tercih edilmeli? Bu sorunun cevabı aslında çok basit: Kalite, konfor ve prestij.

Bir Saint Laurent taktığınızda, sadece bir marka taşımazsınız; Paris modasının o keskin ve asi ruhunu yüzünüzde hissedersiniz. Ya da elinize bir Chopard aldığınızda, İsviçre mücevher işçiliğinin gözlükteki yansımasına tanık olursunuz. Lüks markalar, asetatın en kalitelisini, metalin en dayanıklısını ve lensin en berrağını kullanır. Ucuz bir gözlük taktığınızda dünyayı biraz daha karanlık görürsünüz; ancak kaliteli bir gözlük taktığınızda dünya netleşir, renkler belirginleşir ve gözleriniz yorulmadan konforun tadını çıkarır.

Kuvars Optik raflarında yer verdiğimiz her bir parça, UV korumasının ötesinde, size yıllarca eşlik edecek bir yol arkadaşıdır.

Kadın Güneş Gözlüğü Modellerinde Zarafet

Kadınlar için gözlük modelleri, makyaj çantası kadar kişisel ve önemlidir. Bu sezonun trendlerine baktığımızda, geçmişin romantizmi ile geleceğin fütüristik çizgilerinin harmanlandığını görüyoruz.

Özellikle Miu Miu, kuralları yıkmayı seven, oyuncu ve feminen kadınların ilk tercihi. Eğer “Ben buradayım” demekten çekinmiyorsanız, Miu Miu’nun o sıra dışı geometrik formları tam size göre. Öte yandan, İtalyan zarafetinden ödün vermeyenler için Prada ve Gucci koleksiyonları, zamansız klasikleri modern detaylarla buluşturuyor. Büyük çerçeveler, kemik dokular ve ikonik logolar, kadın güneş gözlüğü modasında bu yıl da zirvede.

Biraz daha ışıltı ve sofistike bir görünüm arayanlar için ise Guess ve Marc Jacobs harika alternatifler sunuyor. Bu markalar, şıklığı ulaşılabilir bir lüksle harmanlayarak günlük kullanımda bile kendinizi özel hissetmenizi sağlıyor. Unutmayın, doğru seçilmiş bir kadın güneş gözlüğü, yüzünüzü yukarı kaldırır (lifting etkisi yaratır) ve ifadenize derinlik katar.

2026 Erkek Güneş Gözlüklerinde Dikkat Çekenler

Erkek modasında aksesuarlar sınırlıdır; bu yüzden seçilen parçaların etkisi çok daha büyüktür. Bir erkeğin stilini belirleyen en keskin viraj, taktığı gözlüktür. Erkek güneş gözlüğü dendiğinde akla gelen o güçlü, maskülen ve kendinden emin duruş, doğru marka seçimiyle mümkündür.

Burada Tom Ford ayrı bir parantezi hak ediyor. James Bond filmlerinden aşina olduğumuz o centilmen ama tehlikeli hava, Tom Ford tasarımlarının genetiğinde var. Eğer klasik giyiniyorsanız veya smart-casual bir tarzınız varsa, Tom Ford sizin için en güvenli ve en şık limandır.

Ancak “Benim için tasarım kadar teknoloji de önemli” diyorsanız, rotanızı Porsche Design’a çevirmelisiniz. Otomobil mühendisliğindeki hafiflik ve dayanıklılık prensiplerini gözlüklere taşıyan bu marka, titanyum gövdeleri ve değiştirilebilir lens teknolojileriyle gerçek bir performans ürünü sunuyor.

Spor şıklığı sevenler için Carrera ve David Beckham koleksiyonları, vintage esintili pilot modelleriyle harika birer seçenek. Özellikle David Beckham’ın kendi stilini yansıtan modeller, modern erkeğin şehir hayatındaki en büyük kurtarıcısı. Ve tabii ki Hugo Boss; Alman disiplininin ve sadeliğinin en güzel örneği olarak, iş dünyasındaki erkeklerin vazgeçilmezi.

Gözlük Seçerken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Kuvars Optik‘e geldiğinizde veya online mağazamızı ziyaret ettiğinizde binlerce model arasında kaybolabilirsiniz. Peki, doğru gözlük nasıl seçilir? İşte bir profesyonel gibi seçim yapmanın püf noktaları:

  1. Yüz Şeklinizi Tanıyın: Yuvarlak bir yüzünüz varsa köşeli ve geometrik modeller (örneğin Saint Laurent‘in keskin hatlı modelleri) yüzünüzü daha uzun gösterir. Tam tersi, köşeli bir yüz hattına sahipseniz, Osse veya Kilian koleksiyonlarındaki oval hatlar ifadenizi yumuşatacaktır.
  2. Kullanım Alanınızı Belirleyin: Gözlüğü nerede takacaksınız? Şehirde kahve içerken mi, yoksa araba kullanırken mi? Araba kullanırken polarize lensler yansımayı kestiği için hayat kurtarıcıdır. Ancak plajda veya karda kullanacaksanız, UV koruma derecesi en yüksek olan, aynalı modelleri tercih etmelisiniz.
  3. Burun ve Kulak Yapısı: Gözlük, burnunuzun üzerinde dans etmemeli veya kulak arkanızı sıkmamalıdır. Biz Kuvars Optik olarak, seçtiğiniz çerçevenin ergonomik olarak size uygun olup olmadığı konusunda her zaman danışmanlık veriyoruz.

Güneş Gözlüğü Fiyatları 2026

Gelelim en çok merak edilen konuya: Güneş gözlüğü fiyatları. Açık konuşmak gerekirse, lüks bir güneş gözlüğü satın almak, bir tişört almaktan farklıdır; bu bir yatırımdır. Piyasada çok düşük fiyatlara satılan, markası belirsiz ürünler maalesef göz sağlığınızı ciddi şekilde tehdit edebilir. Retina yanıkları, katarakt oluşumu gibi sorunlar, kalitesiz lenslerin uzun vadeli sonuçlarıdır.

Kuvars Optik‘te sunduğumuz güneş gözlüğü markaları, ödediğiniz bedelin karşılığını size kalite, dayanıklılık ve garanti olarak geri verir. Bir Chopard aldığınızda, o gözlüğü evladiyelik kullanabilirsiniz. Bir Osse veya Guess tercih ettiğinizde, uygun fiyatla yüksek kaliteyi yakalamış olursunuz. Fiyat skalası, kullanılan materyale (titanyum, asetat, altın kaplama detaylar vb.) ve markanın marka değerine göre değişiklik gösterir. Ancak bütçeniz ne olursa olsun, gözlerinizi korumanın ve stilinizi yansıtmanın bedeli paha biçilemez.

Kuvars Optik Farkı

Bizim işimiz sadece raftaki ürünü satmak değil. Biz, Kuvars Optik olarak, Prada‘dan Kilian‘a, David Beckham‘dan Marc Jacobs‘a kadar dünyanın en prestijli markalarını, %100 orijinallik garantisi ve güvenilir hizmet anlayışıyla sizlere sunuyoruz.

Her sezon yenilenen gözlük modelleri koleksiyonumuzla, modayı yakından takip ediyor ve global trendleri anında mağazamıza taşıyoruz. İster iddialı ve dikkat çekici, ister minimal ve asil… Aradığınız ne olursa olsun, uzman ekibimizle yüzünüze en çok yakışacak o parçayı bulmak için buradayız.

Unutmayın, güneş her gün doğuyor ve batıyor; ama stiliniz her an sizinle. Kendinize bir iyilik yapın ve dünyayı Kuvars Optik‘in kaliteli lenslerinin ardından, çok daha güzel görün.

Gözleriniz en iyisini hak ediyor.

En Çok Satan güneş gözlüğü markalarını incelemek için https://www.kuvarsoptik.com.tr/markalar ziyaret edin

Türkiye İş Gücü Piyasasında Dijital Köprü: Nitelikli Yabancı İstihdamı

Türkiye’nin ihracat odaklı büyüme stratejisi, çok dilli ve uluslararası deneyime sahip insan kaynağını kritik bir ihtiyaç haline getirirken, Mahereen gibi uzmanlaşmış dijital istihdam platformları işverenler ile nitelikli yabancı adaylar arasındaki boşluğu kapatan stratejik bir rol üstleniyor.

Türkiye, büyüyen ekonomisi ve ihracat odaklı sanayi hamleleriyle birlikte, uluslararası iş gücü için giderek daha önemli bir merkez haline geliyor. Özellikle İstanbul, Bursa ve Gaziantep gibi ticaretin kalbinin attığı şehirlerde, ihracat yapan firmaların çok dilli personele olan ihtiyacı her geçen gün artıyor. Ancak, işverenler ile nitelikli adaylar arasındaki en büyük engel, “iletişim kopukluğu” ve “doğru platformda buluşamamak” olarak dikkat çekiyor.

Yetenek Açığı ve Dijital Çözümler

İş dünyası profesyonellerine göre, Türkiye’de yaşayan binlerce nitelikli yabancı aday bulunmasına rağmen, bu adaylar dil bariyeri veya yerel iş arama kanallarının karmaşıklığı nedeniyle yeteneklerini sergileyemiyor. Klasik yöntemler ve genel geçer ilan siteleri, spesifik dil becerisi veya yurtdışı tecrübesi gerektiren pozisyonlarda yetersiz kalabiliyor.

Bu sorunu çözmek adına geliştirilen yeni nesil dijital platformlar, istihdam piyasasında oyunun kurallarını değiştiriyor. Sadece bir ilan panosu olmanın ötesine geçen ve iş arayanlar ile işverenler arasında güvenilir bir köprü kuran Mahereen, özellikle Arapça ve İngilizce bilen profesyonellerin Türk şirketleriyle buluşmasında kritik bir rol üstleniyor.

Ekonomiye Katma Değer

Uzmanlar, nitelikli göçün doğru yönetilmesi durumunda ülke ekonomisine büyük bir katma değer sağlayacağını belirtiyor. İhracat departmanlarında, sağlık turizminde veya uluslararası lojistik operasyonlarında görev alacak donanımlı personelin sisteme entegre edilmesi, şirketlerin küresel rekabet gücünü artırıyor.

Dijital platformların sağladığı yapay zeka destekli eşleşmeler sayesinde, işe alım süreçleri haftalardan günlere iniyor. Eskiden doğru adayı bulmak için büyük kaynak harcayan İnsan Kaynakları departmanları, artık Mahereen.com gibi dikey uzmanlığa sahip veritabanlarını kullanarak nokta atışı yapabiliyor.

2026 İstihdam Vizyonu

Geleceğin iş dünyasında, “çok kültürlü takımlar” kurabilen şirketlerin bir adım önde olacağı öngörülüyor. Sınırların kalktığı bu yeni düzende, yerel yetenekler ile küresel tecrübeyi aynı çatı altında buluşturan dijital araçlar, Türkiye’nin 2026 istihdam vizyonunun en önemli taşıyıcıları arasında yer alıyor.

CHP Edirne sahada

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, il ve ilçe örgütleri olarak, halkı yoksulluğa mahkûm eden yanlış ekonomi politikalarını anlatmak, partilerinin emekten ve üretimden yana çözümlerini paylaşmak için Edirne’nin dört bir yanında sahada olduklarını söyledi.

Balkanlı yaptığı açıklamada,.emekçilerle, emeklilerle, memurlarla olduğu kadar; toprağıyla geçinen çiftçilerle, hayvancılıkla ayakta kalmaya çalışan üreticilerle birebir buluştuklarını belirterek, “Bu kapsamda sivil toplum kuruluşlarımızı, meslek odalarımızı ve mahalle muhtarlarımızı ziyaret ederek, Edirne’nin gerçek sorunlarını yerinde dinliyor, ortak akılla çözüm yollarını konuşuyoruz. Muhtarlarımızın mahallelerde birebir yaşadığı geçim sıkıntısı, sosyal yardımların yetersizliği ve artan yoksulluk tablosu, ülkenin içine sürüklendiği ekonomik krizin en somut göstergesidir” dedi..

Bugün Edirne’de asgari ücretli, emekli ve memurun geçinemediğini anlatan Balkanlı şunları söyledi:

“Açlık sınırının altında kalan ücretler, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında her geçen gün erimektedir. İktidarın açıkladığı maaş artışları, halkın mutfağındaki yangını söndürmemekte; yoksulluğu kalıcı hale getirmektedir.

Edirne bir tarım ve hayvancılık kentidir. Ayçiçeğinden çeltiğe, buğdaydan süt ve besiciliğe kadar üretim yapan çiftçimiz bugün tarihin en zor dönemlerinden birini yaşamaktadır. Mazot, gübre, ilaç, yem ve elektrik maliyetleri katlanarak artmış; ithalat politikalarıyla üretici korunmasız bırakılmıştır. Hayvancılıkla uğraşan yurttaşlarımız yem fiyatları nedeniyle üretimden çekilmek zorunda kalmaktadır.

23 yıllık AKP iktidarı, tarımı ve hayvancılığı desteklemek yerine ithalata dayalı politikalarla üretimi çökertmiş; Edirne gibi üretim merkezlerini yalnız bırakmıştır. Bu anlayış, hem köylerimizi boşaltmış hem de gıda güvenliğimizi tehlikeye atmıştır.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler; Asgari ücretin insanca yaşam düzeyine çıkarılmasını, En düşük emekli maaşının insan onuruna yakışır seviyeye yükseltilmesini, Memur maaşlarının gerçek enflasyona göre düzenlenmesini, Çiftçinin ve hayvancının maliyet yükünü azaltan, üretimi teşvik eden kamucu tarım politikalarını savunuyoruz.

CHP İl ve ilçe örgütlerimizle birlikte Edirne’de sokaktayız, pazardayız, tarladayız; STK’larımızla ve muhtarlarımızla yan yanayız. Halkımızı dinliyor, gerçekleri anlatıyor, bu düzenin değişebileceğini gösteriyoruz.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) hak, hukuk, adalet temelinde; emeğin, üretimin ve alın terinin iktidarını kurmaya hazırdır. İlk seçimde Türkiye’yi yoksulluğa mahkûm eden bu anlayış mutlaka değişecektir.”

Sütte tatsız fiyat!

Olgay GÜLER

Edirne Merkez, Süloğlu ve Havsa Süt Üreticileri Birliği (SÜTÜB) Başkanı Mustafa Suiçmez, Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ sütte açıkladığı 22 lira 22 kuruşluk tavsiye alım fiyatının, süt-yem paritesine bakıldığında asla yeterli olmadığını, fiyatın 25 lira olması gerektiğini söyledi.

Ulusal Süt Konseyi (USK), 7 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilen Yönetim Kurulu Toplantısı’nda çiğ inek sütüne ilişkin yeni tavsiye satış fiyatını 19.60 liradan, 22.22 liraya çıkardı. Açıklanan fiyatın çiğ süt desteği hariç olduğu belirtildi. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Edirne SÜTÜB Başkanı Mustafa Suiçmez, fiyatın yeterli olmadığını belirtip, en az 25 lira olması gerektiğini söyledi.

‘MAKUL OLAN FİYAT 25 LİRA’DIR’

Sütte, fiyat belirlemede süt-yem paritesinin önemine değinen Birlik Başkanı Suiçmez, “Bu işin içerisinde olmayan insanlar, buradaki sıkıntıyı bilemez. Bu fiyat asla yeterli değil. Ama diğer bir taraftan da; ‘Yandık, bittik, toz olduk’ durumu da yok ortada. Sosyal medyayı takip ediyorum; ‘Hayvancıyı bitirdiler’ şeklinde eleştiriler yapılıyor. O pozisyonda da değil. Şu anda olması gereken fiyat 25 lira olmalıydı ki benim beklentilerim vardı o yönde. Neden 25 lira derseniz? 1.5 litre yem paritesi bu rakama tekabül ediyor, dengeliyor. Şu anda açıklanan bu fiyatla yem paritesi, 1.29’a geliyor. Bunun 1.5 olması lazım. Bu olduğunda da aşağı yukarı 25 lira bir fiyat olması lazım, bu makul olan fiyattır” dedi. 

‘MAKSİMUM 3 AY İÇİNDE FİYAT REVİZE EDİLECEKTİR’

Açıklanan fiyatın, komisyonun yapısı gereği 3 ayda bir yenileceğini belirterek, üreticinin endişelenmemesi gerektiğini söyleyen Suiçmez, “Süt fiyatları açıklandığında, revize edildiğinde bu 2026 tamamını kapsıyor gibi bir algı oluşturuldu. Böyle bir şey bugüne kadar hiç olmadı. Burada, bu fiyatın kaç ay gideceğini ben bilemem ama konseyde alınan kararda; ‘Her 3 ayda bir veyahut olağanüstü bir durum olduğunda aylık güncellemeler’ diye bir madde var. Yani bu fiyat zaten maksimum 3 ay sonra revize edilecektir. Geçtiğimiz yılda 3 defa revize edilmiş, ondan önceki yıl da öyle. Yani bugüne kadar bir fiyat açıklanıp da 12 ay gittiği görülmemiştir. Çok kesin söylemeyeyim ama belki bir defa olmuştur, olmamıştır. Genel anlamda yılda 2-3 defa bu fiyatlar revize olur” diye konuştu. 

‘FİYAT REVİZE EDİLMELİ’

Sütte, sürdürülebilirliğin önemine de vurgu yapan Suiçmez, “Bir litre sütte paritesi dünya ölçeklerine göre 1’e 1 buçuktur. Yani bir litre süt satıp 1.5 kilo yem almak gerekir. Bizim bunu alabilmemiz için süt fiyatı 25 olması lazım. Bir takım gerçekleri ortaya koyarsak; 25 lira gibi bir fiyat açıklansaydı ve 1 Ocak’tan geçerli olmuş olsaydı şu anda Ulusal Süt Konseyi’ne ben teşekkür ediyor olacaktım. Ama şu anda teşekkür de edemiyorum ama ‘yandık, bittik, toz olduk’ da demiyorum. Önemli olan bunun sürdürülebilir olması. Önemli olan oradaki konseyin almış olduğu üç aylık revize etme kurallarına uymaları. Yani şu fiyat burada maksimum üç ay geçerli olmalı. Yani mart ayında bu fiyat tekrar revize edilmeli. Çünkü bizim sadece yem değil, bunun haricinde orada çalışanlar var, çeşitli giderleri var. Bunların hepsi zincirleme artış yapacak” şeklinde konuştu.

‘KİMSE HAYVANCILIKTAN UMUDUNU KESMESİN’

Hayvancılığın zor bir meslek olduğunu belirtip, üreticilere çağrıda bulunan Suiçmez, “Hayvancılık çok zor, çok meşakkatli bir meslek. Bu çamurda, bu yağmurda, ‘Hayvanlara yağmur dinsin de ben gideyim’ deme şansın yok. Hani böyle bir durum hayvancılıkta. Bunun gecesi yok, gündüzü yok, tatili yok. Ciddi anlamda da hayvancılıktan kaçışlar söz konusu. Bakanlığımız bunların geri dönüşleri için projeler yapıyor. Bazı alanlarda çok başarılı olan yerler de var. Bunların daha da genişletilmesi lazım ki iki 2026 için biraz umutluyuz. 2026’da hayvancılıktan hiç kimse umudunu kesmesin. Hayvancılık sevmeden yapılmaz. Sevmiyorsanız hayvanı, hayvancılığı yapamazsınız. Hayvancılığın önü çok açık. Ama zor mu? Zor. Biz burada neyi yapmamız lazım? Mutlaka verimliliği arttırmanın yollarına kafa yormamız lazım. Bu arayışların içerisine girelim” ifadelerini kullandı.

Yüzme havuzunda şok zam!

Edirne’de yüzme havuzunu kullanan amatör spor kulüplerine getirilen yüzde 57’lik kira artışı tepkilere neden oldu. İYİ Parti Edirne İl Başkanı Hakan Şahin, 25m orta kulvar 2025 yılı ücreti 3 bin 500 lira iken bu rakamın 2026 yılı için 5 bin 500 liraya çıkarıldığına dikkat çekerek, “Devlete bağlı bir kurum emekliye yüzde 18’lik artış yapılan bir dönemde yüzde 57 kira artışını nasıl yapabilir?” diye sordu.

İYİ Parti İl Başkanı Şahin, “Gençlik ve Spor İl Müdürü, yüzme havuzunu kullanan amatör spor kulüplerine yüzde57’‘lik kira artış zammını neye göre yaptın?” sorusunu yönelterek başladığı yazılı açıklamasında şunlara yer verdi:

“Liyakat, liyakat, liyakat ! Dilimizde tüy bitti. Gençlerimizi sporla buluşturmak, sağlıklı zihin ve beden gelişimlerini arttırmak, kötü alışkanlıklardan uzak tutmak Gençlik ve Spor Müdürlüğü isimli kurumun temel kuruluş nedenidir. Her kurumda olduğu gibi kurum başında bulunan yöneticilerin kapasiteleri oranında işlevsellik gerçekleşir. İlimizde bulunan olimpik yüzme havuzunu kullanan amatör kulüplerimiz havuzu kullanıp sporcu yetiştirmek için kira ödüyorlar. Herkesin malumudur amatör spor kulüplerinin yaşadığı zor durum. Bu kulüplerde çalışanlar vardır, istihdam vardır. Sporcular vardır, hedefler vardır. Edirne ve ülke sporuna sporcu yetiştirme, milli takımlara sporcu gönderme arzusu vardır. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü burada devreye girer. Bu kulüplere destek olur ki buradan yetişecek sporcular Milli sporcu olarak ülkesine hizmet etsin diye! Lakin Edirne’mizde bir müdür var ki evlere şenlik! Kendisi spor, sporcu, başarı, hizmet hariç her konu ile gündem olmayı başarabiliyor! 19 Mayıs töreninde hükümet ve ortaklarına teşekkür etmişti ya hani oradan hatırlayabilirsiniz kendisini.

Gelelim yüzme havuzu için kulüplere yapılan kira zammına. Örneğin, 25m orta kulvar 2025 yılı ücreti 3500 lira iken 2026 yılı için 5500 lira yapılmış.Yüzme havuzuna kira ödeyen amatör kulüplere %57 kira artış zammı yapmış müdür efendi! Neye göre kime göre nasıl belirlenmiştir bu bedel? Devlete bağlı bir kurum emekliye %18’lik artış yapılan bir dönemde %57 kira artışını nasıl yapabilir?

Nerede ‘Sosyal Devlet’ demeden edemiyoruz! Bırakın kira artışını tüm kullanımların ücretsiz olması gerekmekte, lisanslı sporcu sayısına göre bu kulüplere kendilerini idame ettirecek oranda ödenek çıkmalıdır! Bu ne demek biliyor musunuz? Amatör kulüplere diyor ki sporcu yetiştirmeyin! Yanlışlıkla bir kaç tane de milli sporcu çıkarırsınız işimiz artar diyor! Ki bunu da yaşadık!

Yüzme de bir gururumuz, şampiyon bir gencimiz var! Sadece 1 tane! Ailesinin destekleri ile bugüne kadar geldi. O evladımız Avrupa Şampiyonası’na hazırlanıyor ve göreceksiniz şampiyon olarak Edirne’mize ve ülkemize gurur yaşatacak. Ona bile sahip çıkamadı! Allah razı olsun Sayın Vali’miz evladımıza sahip çıktı. Edirne’de işlemeyen, aksayan kurumların yapamadığı tüm işleri Sayın Vali’miz yapacaksa o kurum müdürleri o koltukları boşuna işgal etmesin!

Zor durumda olan bu kulüplerin kira artışının tekrar gözden geçirilmesi elzemdir. Hem kulüplerimiz hem de velilerimiz bu durumdan şikayetçidir. Aynı durum okullarımızın spor salonlarını kullanan basketbol kulüpleri için de geçerlidir. Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yaptığı kira artışı da kabul edilebilir değildir. Bu artışların hepsi veliye ve dolayısıyla sporculara yansımaktadır.

Kulüplerde lisanslı sporcu sayısının bu şartlarda artış göstermesi imkansızdır. Amatör kulüpler , sporcular ve veliler Edirne’mizdeki spor kompleksi yetersizliği, kira artışları ve destek bulamadıkları için ciddi sıkıntı yaşamaktadırlar. Bu sorunları çözebilecek olan Değerli Valimiz Yunus Sezer’den destek istemektedirler.”

Edirne’de yağış alarmı!

Olgay GÜLER

Edirne’de etkili olan sağanak nedeniyle, Havsa ilçesine bağlı Abalar Köyü’nde 4 ev ve 3 ahırda su baskını yaşandı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün ‘kuvvetli yağış’ uyarısında bulunduğu bölgeler arasındaki Edirne ve Kırklareli’nde gün boyu aralıklarla yağan yağmur, akşam saatlerinde etkisini iyice artırdı. Edirne’de sağanak yağış, il merkezi, Havsa ve Süloğlu ilçelerinde etkili oldu. İl merkezinde bazı cadde ve sokaklar suyla kaplandı. Sürücüler ilerlemekte güçlük çekerken, polis ekipleri önemli noktalarda önlem aldı. Havsa ilçesine bağlı Abalar köyünde ise yağış su baskınlarına neden oldu. Köyde tek katlı müstakil 4 ev ile 3 ahır dere taşması sonucu suyla kaplandı. Köye, jandarma, AFAD ve itfaiye ekipleri sevk edilerek, su tahliyesi yapıldı.

Evi ve ahırını su basan Mehmet Arda, “Gelen taşkın yüzünden zarar gördük. Evimiz ve ahırımızda zarar var, suyu kendi imkanlarımız ile tahliye ettik. Hayvanlarımızı da başka yere tahliye edeceğiz. Her yağışta aynı durumu yaşıyoruz, önlem alınmasını bekliyoruz” dedi.

SÜLOĞLU’DA DERE YATAĞI TAŞTI

Kuvvetli yağışla birlikte Süloğlu ilçe merkezinde, dere yatağı taştı. Kaymakamlık ve belediye ekiplerinin önlem aldığı taşkına kısa sürede müdahale edilirken, Süloğlu Belediye Başkanı Mehmet Ormankıran, “Dünden itibaren devam eden yağmur sonrası ilçemiz merkez mahallesinde bulunan dere yatağında taşkın yaşanmış ve gerekli müdahale yapılmıştır. çok şükür onun dışında ilçe merkezinde herhangi bir olumsuzluk yaşanmamaktadır. Dün geceden itibaren sayın kaymakamımız Emin Cevat Tutar ile birlikte DSŞİ ekiplerimiz ve belediyemiz yaşanabilecek olumsuzlukları en aza indirmek adına sahada yer almaktayız” açıklamasını yaptı.

SÜLOĞLU BARAJI’NDA 475 BİN METREKÜP SU TOPLANDI

Öte yandan, yağışla birlikte sevindirici haber Süloğlu Barajı’ndan geldi. CHP İl Genel Meclis Üyesi Tunay Aslan, Edirne’ye içme suyunun sağlandığı barajda, sabah 7 ile akşam 19.00 saatleri arasında 475 bin metreküp su toplandığını belirterek, “Edirne Süloğlu Barajımıza sabah 07.00 itibariyle akşam 19.00 arası toplam 12 saatte 475 bin metreküp su toplanmıştır. En son 10.01.2017 yılında yağmıştı, 8 yıl aradan sonra metre kareye 60 kg civarında yağış oluştu, bereketli bir yıl olsun” dedi.

NEHİRLERİN DEBİLERİ

Son yıllarda giderek kendini hissettiren iklim değişikliğinin yağış sistemini önemli ölçüde etkilemesi sonucu barajlara paralel olarak su miktarları bir türlü istenilen seviyeye ulaşamayan nehirlerinde dbilerinde gözle görür bir artış yaşandı. yor.

Son yıllarda su miktarı hızla azalan Balkanlar’ın en önemli akarsuyu Meriç Nehri’nin debisi İpsala ilçesinde 300 metreküpü de aşarak 350’e ulaştı. DSİ’nin bölgedeki istasyonlarında dün sabah saat 089.00’de yapılan ölçümlerde alınan debi değerleri şöyle:

ARDA:

Ivoylovgrad                 209

TUNCA:

Elhova – Bulgaristan     6

Suakacağı                    7

MERİÇ:

Harmanlı-Bulgaristan   76

Svilengrad-Bulgaristan120

Kirişhane                     279

İpsala                          350

ERGENE

İnanlı                           1

Lüleburgaz                  2

Yenicegörece               18

YAĞIŞLAR

Balkanlar’da son 2 gündür etkili olan yağışlar komşu ülke Bulgaristan’ın Kırcaali bölgesinde en yoğun biçimde hissedilirken, Edirne’de ise aynı süre içinde en çok yağış Lalapaşa ve Süloğlu ilçelerinde kaydedildi. Bölgede metrekareye düşen yağış miktarları şöyle ölçüldü:

Enez                6,3 – 11,6

Havsa              0,8 – 36,2

İpsala              0,1 – 0,1

Hacı Köyü       2,1 – 6,7

Keşan              0,0 – 0,3

Mecidiye         0,0 – 0,4

Lalapaşa          25,6 – 46,7

Hamzebeyli     12,6 – 40,7

Ömeroba         38,8 – 58,9

Meriç                 7,4 – 34,2

Merkez               7,8 – 29,6

Kemal Köyü    14,4 – 27,3

Süloğlu             18,0 – 55,5

Uzunköprü          1,0 – 3,8 

KOMŞU ÜLKEDE DURUM

Bulgaristan’ın Kırcaali bölgesinde son 24 saat içinde etkili olan yoğun ve aralıksız yağışlar, nehir seviyelerinin hızla yükselmesine ve özellikle Krumovgrad (Koşukavak) ile Kirkovo (Kızılağaç) belediyelerinde ciddi maddi hasara yol açtı. Kırcaali Haber Gazetesi’ne göre yetkililer, bölgede tehlikenin devam ettiğini belirterek en yüksek uyarı seviyesi olan kırmızı kod ilan edildiğini duyurdu.

Kırcaali Hidrometeoroloji Gözlemevi’nden yapılan açıklamaya göre, yağış miktarları bazı noktalarda rekor seviyelere ulaştı. Tokaçka bölgesinde metrekareye yaklaşık 130 litre, Krumovgrad kent merkezinde ise öğle saatlerine kadar 110 litreye yakın yağış kaydedildi. Son 24 saate ait belediyelere göre kesin yağış verilerinin, rutin ölçümlerin yapıldığı yarın sabah açıklanacağı bildirildi.

Şiddetli yağışlar nedeniyle Krumovitsa Nehri kısa sürede kritik seviyelere ulaştı. Hidrometeoroloji uzmanlarının sahadaki ölçümlerine göre, Krumovgrad’daki köprü civarında nehir seviyesi bir ara tehlikeli düzeye çıkmasına rağmen, son saatlerde yaklaşık 1 metre düşüş gösterdi. Buna karşın yetkililer, yağışların sürmesi nedeniyle riskin tamamen ortadan kalkmadığını vurguluyor.

Aşırı yağışlar nedeniyle Krumovgrad ve Momçilgrad belediyelerine bağlı toplam 24 yerleşim yerinde su kesintisi yaşanıyor. Kent merkezinde ise Krumovitsa Nehri’nin taşması, şehri hastaneye, Acil Servis’e ve itfaiyeye bağlayan cumhuriyet yolu üzerindeki köprüyü tehdit etti. Yetkililer, nehir yatağının geçen yıl temizlenmiş olmasının, köprünün tamamen sular altında kalmasını önlediğini ifade etti.