Günlerden Çalışan Gazetecilerin Günü

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bazı siyasi parti ve STK temsilcileri yayımladıkları mesajla gazetecilerin bu özel gününü kutladı. Söz konusu mesajları okuyabilirsiniz.

EDİRNE VALİSİ YUNUS SEZER

Edirne Valisi Yunus Sezer 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda şunları kaydetti:

“10 Ocak 1961 tarihinde 212 sayılı kanunun yürürlüğe girmesi ile bu sektörde emek veren basın mensuplarımızın haklarını düzenleyen bu tarih “Çalışan Gazeteciler Günü” olarak ilan edilmiştir.

Toplumun tarafsız, hızlı ve doğru bilgilendirilmesi adına önemli bir kamu görevini yerine getiren basın mensuplarımız, demokrasimizin gelişmesinde ve toplumsal bilincin güçlenmesinde vazgeçilmez bir role sahiptir. Milletimizin gözü, kulağı ve müşterek sesi olan basın; halkın düşüncesini, beklentisini ve sesini kamuoyuna yansıtarak devlet ile vatandaş arasında güçlü bir köprü kurmaktadır.

Özellikle teknolojinin hızla geliştiği ve bilginin anlık olarak yayıldığı günümüzde, gazetecilerimizin sorumluluğu daha da artmış; objektif ve güvenilir habercilik anlayışı her zamankinden daha büyük önem kazanmıştır.

Kıymetli basın mensuplarımız, sahip olduğu tarihi, kültürel ve doğal zenginlikleriyle önemli bir potansiyele sahip Edirne’mizin tanıtımına katkı sunarken; aynı zamanda şehrimizin sorunlarına duyarlılıkla yaklaşarak çözüm odaklı bir bakış açısıyla kamuoyunu bilgilendirmekte, yaptıkları haber ve değerlendirmelerle kamu yönetimine de yol göstermektedir.

Bu duygu ve düşüncelerle; gece gündüz demeden fedakârca görev yapan, halkımızın haber alma hakkını en iyi şekilde yerine getiren tüm basın mensuplarımızın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü yürekten kutluyorum.”

CHP EDİRNE MİLLETVEKİLİ AHMET BARAN YAZGAN

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:

“Yine bir 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde, gazetecilik mesleğini onurlandıracak koşullar hâlâ sağlanmış değil. Resmî veriler göstermektedir ki Türkiye’de basın özgürlüğü alanındaki sıkıntılar derinleşmeye devam ediyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler’in 2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye, 180 ülke arasında 159. sırada yer alarak “çok vahim” kategorisinde bulunuyor ve her yıl uluslararası sıralamalarda gerilemeye devam ediyor.

İktidar döneminde basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskılar artarak sürdü. Gazeteciler hâlâ işsiz kalıyor, hukuki baskı altında bırakılıyor, soruşturma ve davalarla susturuluyor. Bir yıl içinde en az 29 gazeteci cezaevine girerken bugün en az 18 gazeteci hâlâ tutuklu.Gazetecilikte işsizlik ve güvencesizlik alarm veriyor. Medya kuruluşları kapatılıyor, bağımsız yayınlar RTÜK ve yargı kararlarıyla sık sık yayın yasağı ve ceza ile karşılaşıyor. Bu baskılar, halkın haber alma hakkını kısıtlıyor, gerçekleri kamuoyuna aktarma görevini yapan basın mensuplarını zor durumda bırakıyor. En ufak eleştirel içerik bile anında yasaklanabiliyor veya dava konusu yapılabiliyor.

Türkiye’de artık gazetecilik mesleği özgürce icra edilebilmekten çok uzak. Muhalif sesler hedef gösteriliyor; eleştirel haber yapan, gerçekleri araştıran, kamu yararına içerik üreten gazeteciler yüzlerce ayrı soruşturma ve davayla karşı karşıya bırakılıyor. Yayın yasakları, ekran karartmaları, cezalar, lisans iptalleri gün be gün çoğalıyor. Bu gerçeklik basın sektörünü fiilen iktidarın kontrolüne teslim ediyor.

Bu ortamda işsiz oranı yüksek, güvencesiz ve baskı altında çalışan gazeteciler için normal çalışma koşullarından söz edilemez. Ekmek derdine düşen, sansüre ve sindirmeye maruz kalan her gazeteci ülkemizin demokratik geleceğini savunuyor.

Biz biliyoruz ki; onların söylediğinin değil söylemediğinin; gösterdiğinin değil gizlediğinin haber olduğunu bilen ve bunun için ısrarla mücadele eden cesur gazeteciler var. İktidarın kuşatmasını tüm risklere rağmen aşan, işkenceyi, talanı, yalanı araştıran ve halka sunan gazeteciler var. Hakikatin peşinde koşan gazetecilerin varlığı, bu ülkenin özgürlük ve demokrasi umududur.

Gazetecilerin sustuğu, boyun eğdiği, biat ettiği bir ülkede gerçeğe ulaşmak imkânsız hale gelir. Bu yüzden 10 Ocak sadece bir gün değil, anlamı gün gibi kutlanacak bir gündür. Bu ancak gazetecilerin özgür, güvenceli ve insanca koşullarda çalışabilmesiyle mümkündür.

Hakikatin izinden ısrarla yürümeye devam eden tüm basın emekçilerini selamlıyorum. Çalışan, çalıştırılmayan, rehin tutulan tüm gazetecilerin 10 Ocak’ı bir bayram gibi kutlayacağı, özgür, bağımsız ve demokratik bir medya için her alanda birlikte mücadeleyi büyütmeliyiz.”

EDİRNE BELEDİYE BAŞKANI FİLİZ GENCAN

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında yayımladığı mesajda, Edirne yerel basınının kent yaşamındaki önemli yerini vurgulayan açıklamada bulundu. Başkan Gencan, Edirne’nin her bir sokağında izi olan basın emekçilerine teşekkür etti.

Belediye Başkanı Filiz Gencan mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Kıymetli basın emekçisi arkadaşlarım; Bugün, Edirne’mizin her sokağında, her mahallesinde beraber ıslandığımız yağmuru, beraber üşüdüğümüz ayazı ve bu kadim şehrin her bir meselesini dert edinen o büyük emeği kutluyoruz. Sizler, sadece haber yapan değil; Meriç’in kıyısında, Selimiye’nin gölgesinde bu şehrin nabzını tutan, Kırkpınar’ın heyecanını ve Kakava’nın coşkusunu tüm dünyaya anlatan, Edirne’mizin sevincini de hüznünü de bizlere ulaştıran en önemli köprüsünüz. Çoğu zaman ailelerinizden, uykunuzdan feragat ederek, büyük bir özveriyle yerine getirdiğiniz bu değerli görev, şehrimizin ortak hafızasını oluşturuyor.”

“Biz Edirne İçin Emek Veren Büyük Bir Aileyiz”

Gazetecilerin şehir yönetimindeki yapıcı rolüne de değinen Başkan Gencan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Belediye başkanı seçildiğim ilk günden bu yana, şeffaf, halkçı ve katılımcı bir yönetim anlayışıyla hareket ediyoruz. Bu yolda en önemli destekçilerimizden biri yine sizlersiniz. Bazen bizi gururlandıran başarılarımızı yazdınız, bazen de eksiklerimizi göstererek bizlere ayna tuttunuz. Edirne’mizi daha güzel yarınlara hep birlikte, omuz omuza taşıyacağız. Sizin keskin kaleminiz, dürüst bakışınız ve Edirne sevdanız bu şehrin en büyük zenginliklerinden biridir.”

“Kalemi Hakikatten Ayrılmayan Tüm Dostlara Selam Olsun”

Mesajını iyi dileklerle sonlandıran Başkan Gencan; “Zor şartlar altında dahi meslek onurunu her şeyin üstünde tutan, şehrimizin her köşesinden haber taşıyan tüm yerel basın çalışanlarımızın, muhabirinden sekreterine, editöründen matbaa işçisine kadar her birinin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü yürekten kutluyorum. Uzun yıllar boyunca gazeteciliğe emek vermiş olan şehrimizin değerli gazetecisi Doğan Yörükler nezdinde geçmişte gazetecilik mesleğini yürütmüş herkese saygılarımı iletiyorum. Ebediyete intikal eden değerli basın mensuplarımızı rahmetle anıyor; hepinize sağlıklı, huzurlu ve başarılı günler diliyorum. İyi ki varsınız!” dedi.

AK PARTİ EDİRNE İL BAŞKANI BELGİN

AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımlayarak, kamuoyunun doğru, tarafsız ve hızlı bir şekilde bilgilendirilmesi için büyük bir özveriyle görev yapan basın mensuplarının gününü kutladı.

Basının, demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Başkan İba, gazetecilerin zor şartlar altında, zaman ve mekân gözetmeksizin fedakârca görev yaptığını ifade etti.  Toplum üzerinde bilgilendirici ve yol göstericilik görevi olan basının, halkın talep ve beklentilerini de dile getirerek sorunların çözümüne katkı sağladığını söyleyen İba, günümüzde iletişim teknolojilerinin hızla gelişmesi ile taşıdığı değer ve önemi gittikçe artan basının halkın haber alma, kamuoyu oluşturma ve ifade özgürlüğünün güvencesi olduğunu belirtti.

Mesajında yerel basının önemine de dikkat çeken İba, özellikle Edirne’de görev yapan basın mensuplarının kentin sosyal, kültürel ve ekonomik gelişimine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Yerel basının, şehir ile yöneticiler arasında güçlü bir köprü görevi gördüğünü ifade eden İba, basın kuruluşlarının kamuoyunun bilinçlenmesinde önemli bir rol üstlendiğini kaydetti.

Gazeteciliğin büyük bir sorumluluk gerektirdiğini vurgulayan İba, doğru ve tarafsız haberciliğin toplumsal barışın korunmasına katkı sağladığını belirterek, etik değerlere bağlı, ilkeli ve objektif basın anlayışının her zaman desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Basın mensuplarının, mesleklerini icra ederken karşılaştıkları zorluklara rağmen görevlerini kararlılıkla sürdürdüklerini vurgulayan İba, Edirne’de görev yapan tüm basın çalışanlarına teşekkür ederek, görevleri başında hayatını kaybeden gazetecileri rahmetle andı.

Tüm gazetecilere sağlık, huzur ve başarılar dileyen İba, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün basın camiası için hayırlı olmasını temenni etti.

EDİRNE GAZETECİLER DERNEĞİ

Edirne Gazeteciler Derneği (EGD) Başkanı Derya Sarılarlı, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yayınladığı mesajda,  yerel basının içinde bulunduğu ekonomik darboğaza ve yapısal sorunlara dikkat çekti. Sarılarlı, “Kutlamadan ziyade, var olma mücadelesi veriyoruz” dedi.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, Edirne’de mesleki sorunların gölgesinde karşılanıyor.

“Artan maliyetler yerel gazeteleri kapanma noktasına getirdi”

Yerel gazetelerin kağıt, kalıp, mürekkep ve personel giderlerindeki aşırı artışa değinen Sarılarlı, şu ifadeleri kullandı:  “Bugün 10 Ocak’ı ne yazık ki bir bayram havasında değil, bir hayatta kalma mücadelesinin ortasında karşılıyoruz. Artan maliyetler ve azalan resmi ilan gelirleri, yerel gazetelerimizi sürdürülemez bir noktaya getirdi. Bir şehrin sesi kesilirse, o şehrin demokrasisi de nefessiz kalır. Anadolu basını can çekişirken, gazetecilerin özlük haklarından bahsetmek her geçen gün daha da zorlaşıyor.”

Sektörün içinde bulunduğu sorunlara da değinen  Sarılarlı; “Bugün maalesef pek çok meslektaşımız ekonomik zorluklar ve sektörel daralmalarla mücadele etmektedir. 10 Ocakların gerçek bir bayram havasında kutlanabilmesi için gazetecilerin özlük haklarının iyileştirilmesi, çalışma koşullarının modernize edilmesi ve basın özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması öncelikli talebimizdir” dedi.

“Dijital dönüşüm ve iş güvencesi şart”

Sektördeki işsizlik oranlarına ve internet yasasıyla birlikte gelen yeni sorumluluklara da dikkat çeken Sarılarlı, devletin ve yerel yönetimlerin yerel basını desteklemesi gerektiğini belirtti:

Ekonomik Destek: “Resmi ilan tarifeleri, enflasyon ve maliyetler göz önüne alınarak düzenlenmelidir.”

İş Güvencesi: “Sektördeki sendikasızlaşma ve düşük ücret politikası, nitelikli haberciliğin önündeki en büyük engeldir.”

İnternet Yasası: “Dijital mecraların sisteme dahil edilmesi olumlu ancak bu süreçte yerel basının teknik altyapı desteğine ihtiyacı var.”

“Gazeteci özgürse toplum özgürdür”

EGD Başkanı Derya Sarılarlı, tüm zorluklara rağmen kalemini satmadan, eğilip bükülmeden gerçeklerin peşinde koşan gazetecilerin emeğinin her türlü takdirin üzerinde olduğunu vurguladı. Sarılarlı, yerel basının sorunlarının çözüldüğü, gazetecilerin yalnızca haberlerini düşündüğü 10 Ocaklarda buluşma temennisinde bulunarak, tüm basın emekçilerine saygılarını sundu.

Basın şehitlerini de unutmayan Sarılarlı, “Görevi başında hayatını kaybeden tüm basın şehitlerimizi rahmetle anıyor; gece gündüz demeden sahada, yazı işlerinde ve matbaada emek veren tüm meslektaşlarıma başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.

GÜNEYDOĞU AVRUPA GAZETECİLER DERNEĞİ

Güneydoğu Avrupa Gazeteciler Derneği Yönetim Kurulu adına Başkan Murat Savaş,  “10 Ocak, Basının Mücadele ve Dayanışma Günü” başlığı altında yayımladığı mesajda şunlara yer verdi:

“10 0cak 1961’de kabul edilen 212 sayılı yasa ile hem özgür habercilik hem de gazetecilerin özlük hakları ve meslek onuru konusunda elde edilmiş hakların önemli bir bölümü aradan geçen 65 yıl içinde törpülenip geri alındı.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü Türkiye’de gerçeklerin peşindeki gazeteciler için bir dönem bayramdı. Ancak son yıllarda bu bayramdan çok bir mücadele günü haline gelmiştir. Dolayısıyla bu mevcut koşullar altında 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü bir bayram olarak kutlayamayacağımızı belirtmek isteriz. 10 Ocak gününü,basın ve ifade özgürlüğü için mücadelemizi ve meslektaşlarımızla dayanışmayı büyüteceğimiz bir gün olarak ilan ediyoruz. Son yıllarda şiar edindiğimiz gibi; yeni 10 Ocaklar yaratmalıyız diyor, meslek onuru için mücadeleye devam eden bütün meslektaşlarımızı selamlıyoruz.

Neden 10 Ocak?

O dönemde basın özgürlüğü ve özlük haklar için mücadele eden gazetecilerin verdiği kararlı mücadelesi sonucu basın çalışanlarının hakları 10 Ocak 1961 yılında Resmî Gazetede yayınlanan 212 Sayılı Kanun’la yasalaştı.

Bunun üzerine Akşam, Cumhuriyet, Dünya, Hürriyet, Milliyet, Tercüman, Vatan, Yeni İstanbul ve Yeni Sabah gazetesinin sahipleri, gazetecilere bu kadar geniş haklar tanıyan bu kanunu protesto etmek için 3 gün gazete çıkartmama kararı aldı.

Gazeteciler de boş durmadı. O dönem gazetecilerin örgütlü olduğu İstanbul Gazeteciler Sendikası öncülüğünde gazeteciler “Ülkeyi gazetesiz bırakmayız” diyerek patronların bu hareketine karşı Basın Gazetesi adıyla bir gazete yayınladı. Gazetecilerin bu kararlı duruşu nedeniyle gazete sahipleri 212 Sayılı Kanun’a karşı itirazları geri çekmek zorunda kaldı.

Gazetecilerin başarıyla sonuçlanan bu mücadelesi ve kazanımı o tarihten sonra ‘10 Ocak Çalışan Gazeteciler Bayramı’ olarak kutlandı.

Bayramdı, Güne Dönüştü

Türkiye’de yaşanan 1971 yılında yaşanan askeri darbesi, 212 Sayılı Kanun’daki birçok hakkı geri aldı. Bunun üzerine o tarihe kadar bayram olarak kutlanan 10 Ocak daha sonra Çalışan Gazeteciler Günü olarak anılmaya ve kutlanmaya başlandı. 212 Sayılı Kanun bugün artık 5953 Sayılı Basın İş Kanunu adıyla yürürlüktedir. Bu kanunda 212 Sayılı Kanun’dan kalan bir kısım hak ve özgürlükler olmakla birlikte son yıllarda mahkemelerin iptal ettiği, gazeteciler lehine olan yasa maddeleri gazetecilere hak kaybı olarak yansımaktadır.”

ADD EDİRNE ŞUBESİ

ADD Edirne Şubesi Yönetim Kurulu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü, “Güçlü toplum, güçlü basınla mümkündür” diyerek şöyle kutladı:

Çalışan gazeteciler günü, gazetecilik mesleğini icra edenleri onurlandırmak için 1961’den beri 10 Ocak günü düzenlenen Türkiye’ye özgü bir kutlama günüdür. 10 Ocak 1961 tarihinde gazetecilerin çalışma koşullarını iyileştiren, ileri haklar getiren 212 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği gündür. Bu gün, ‘çalışan gazeteciler günü’ ya da ‘bayramı’ olarak anılıyor.

1971 yılındaki 12 Mart müdahalesinden sonra ise çalışanların hakları ve basın özgürlüğüne getirilen kısıtlamalara tepki olarak 10 Ocak, ‘bayram’ olmaktan çıkarıldı ve ‘Çalışan Gazeteciler Günü’ olarak anılmaya başladı. Gazeteciler, muhalefet görevlerini özgürce yapma olanakları bakımından ve“bağımsız gazetecilik” yapabilme yönünden dünya standartlarına göre daha kötü koşullara sahip durumdadır. Bu nedenle ‘10 Ocak’ bir bakıma bir dayanışma günüdür.  Bağımsız gazetecilerin çalışma ve yaşama koşulları, yaptıkları onurlu meslekle kıyaslandığında ne yazık ki yeterli değildir.

‘Cumhuriyet devrinin kendi anlayış ve ahlâkını taşıyan basınını yine ancak Cumhuriyetin kendisi yetiştirir. Bir taraftan geçmiş devir gazetelerinin ve adamlarının düzeltilmesi mümkün olmayanları ulusun gözünde belirlenirken, öte taraftan Cumhuriyet basınının temiz ve feyizli sahası genişleyip yükselmektedir. Büyük ve soylu ulusumuzun yeni çalışma ve uygarlık yaşamını kolaylaştırıp özendirecek işte ancak bu anlayıştaki basın olacaktır’ diyen, Ülkemizin kurtarıcısı, Devletimizin kurucusu, Büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk; ‘Türkiye basını milletin gerçek ses ve iradesinin doğduğu yer olan cumhuriyetin etrafında çelikten bir kale oluşturacaktır. Bir düşünce kalesi, düşünce yolu kalesi. Basın görevlilerinden bunu istemek, cumhuriyetin hakkıdır’ diyerek bağımsız basının Türk toplumunun gelişimi açısından önemini dile getirmiştir.

Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak, ‘Güçlü toplum, güçlü basınla mümkündür’ diyerek 65. Yıl dönümünde emekçi gazetecilerimizin gününü kutluyoruz.”

EDİRNE TİCARET BORSASI

Edirne Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özay Öztürk ve Meclis Başkanı Ferudun Çatalçekiç, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ nü yayımladıkları mesajla şöyle kutladı:

“Basın; aydınlatıcı, iyi ve doğruyu tarafsızca gösteren, fikir, düşünce, haberleşme özgürlüğü, insan hakları ve demokrasinin yılmaz savunucusu olan bir güçtür. Basın kuruluşlarımız ülkemizde siyasi, ekonomik ve kültürel değerlerin korunmasında ve geliştirilmesinde çok önemli misyonları olan kurumlardır.

Basın kuruluşlarında görev yapan gazeteciler, toplumun çıkarlarını göz önünde bulundurarak halkın doğru ve tarafsız haber alma özgürlüğü yolunda hizmet etmek gibi büyük bir görevi üstlenmiş durumdadır. Şehrimizde görev yapan gazetecilerimiz bu görevi başarıyla sürdürmektedir.

Tüm basın mensuplarımızın ‘10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ nü camiamız adına içtenlikle kutlarız.”

EDİRNE EMEKLİLER DERNEĞİ

Edirne Emekliler Derneği Yönetimi Adına Başkan Ahmet Ziya Yaz, ‘10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ dolayısıyla yayımladığı mesajda şunlar ıkaydetti:

“Demokrasinin gelişmesinde ve toplumsal bilincin oluşturulmasında değerli katkıları bulunan, önemli bir kamu görevini yerine getiren ve zaman kavramı olmadan büyük bir fedakarlıkla tüm enerjisini halkımızın doğru haber alması için harcayan basın emekçilerimizin bu çabaları her türlü takdirin üzerindedir.

 Basın milletin ortak sesidir. Halkın düşüncesi, sorusu, hissiyatı, haykırışı, endişesi, sevinci, coşkusu basın aracılığıyla gün yüzüne çıkar. Sivil, demokratik bir tartışma en medeni şekilde medya üzerinden yürütülür. Çünkü gazetecilik bilgi, birikim, araştırma, titizlik, hassasiyet işidir. Basın ilkeleri, basın ahlakı gibi kavramlar gazeteci sorumluluğunu anlatır.

Toplumu tarafsız, hızlı ve doğru bilgilendirilmesi adına önemli bir görevi yerine getiren tüm basın mensuplarımızın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum.”

YESEVÎ HAREKETİ DERNEĞİ

Yesevî Hareketi Derneği Edirne İl Başkanı Alpaslan Cankaloğlu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Cankaloğlu mesajında, basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, halkın doğru ve tarafsız bilgiye ulaşması için büyük bir özveriyle görev yapan gazetecilerin önemli bir kamu hizmeti yürüttüğünü ifade etti.

Zor şartlar altında, fedakârca ve sorumluluk bilinciyle görev yapan tüm basın emekçilerinin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayan Cankaloğlu, görevleri başında hayatını kaybeden gazetecileri rahmetle andı ve tüm basın mensuplarına sağlık, başarı ve kolaylıklar diledi.

Tarımsal sulamaya ‘dijital’ takip!

Olgay GÜLER

Edirne’de, kuraklığın hissedildiği yaz aylarında, tarımsal üretimde kullanılan sularda kayıp ve kaçağın önlenip, tasarrufun sağlanması amacıyla ‘Su Yönetimi İzleme Sistemi’ kuruluyor.

Aşırı sıcaklar ve yağışsız havayla birlikte oluşan kuraklık, Trakya bölgesinde son iki yıldır tarımsal üretimde verim kaybına yol açtı. Özellikle sulu tarımda çeltik üretiminin başkenti olarak bilinen kentte çiftçiler, ürünlerini dönüşümlü sistemle sulayarak hayatta tuttu. Yaz aylarında debinin düşmesiyle su seviyesinin kritik eşiğe düştüğü Tunca ve Meriç nehirlerindeyse Edirne Valiliği tarafından yapılan yatak temizleme çalışmalarıyla akış sağlandı.

‘DİJİTAL ALTYAPI KURUYORUZ’

Edirne Valisi Yunus Sezer, kentte 2026 yılında aynı sıkıntılarla karşılaşmamak için ‘Su Yönetimi İzleme Sistemi’ kurmaya başladıklarını söyledi. Son iki yılda çiftçilerin mağdur olacak şekilde kurak dönemler yaşadıklarını belirten Sezer, “Yazın ortasında barajımız kurudu, çiftçimiz mağdur olacak şeklinde çok sıkıntılı dönem geçirdik. Saatlerce, gecelerce uyuyamadık, çeltik tarlalarına gittik, insanların gözündeki korkuyu görüyorsunuz. Yani her şeyin oraya rızkını oraya bağlamış. Bu sene tekrar aynı sıkıntılarla karşılaşmayalım istiyoruz, tek derdimiz bu. Doğru yönetim, objektif yönetim, iyi bir dijital altyapı. Yani suyu saldık nereye gitti? Kimden kayıp var? Kimden kaçak var? Hepsiyle ilgili de dijital altyapı kuruyoruz şu anda” dedi.

‘NEREDE KAYIP VAR, HEPSİNİ SİSTEMDEN GÖREBİLECEĞİZ’

Özellikle tarımsal sulamada kayıp ve kaçağın önüne geçmek istediklerini söyleyen Sezer, “Kim vanayı açtı hemen sistemden görebileceğimiz, nerede kayıp var, hepsini sistemden görebileceğimiz, içme sularındaki kayık kaçağı gören sistemler var, o sistemlerin aynısını DSİ’ye çalıştırıyorum, tarlalara da yaptırıyorum? Şu adam çok işte şununla bağlantısı var, şundan dolayı bunun tarlasını öncelik verdiler falan diye böyle, hiç olmayan dedikodular da oluyor. Bunların da önüne geçmek için, tamamen ekrandan izlenebileceği objektif bir dijital altyapının şu anda çalışmalarını yaptırıyoruz. İnşallah her tarlanın başına gidebilecek şekilde su yönetimi izleme sistemini kuracağız burada” diye konuştu.

‘2 YILI GÜZEL BİR YÖNETİMLE ATLATTIK’

Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı da, kentteki üreticilerin kuraklık nedeniyle sulamayla ilgili yaşadıkları tedirginliğe dikkat çekerek, “Önümüzdeki yıl ne olur? Su olur mu? Sulayabilecek miyiz? Bu korku gerçekten insanları çok yoruyor ve üretimden de uzaklaştırıyor. Çünkü neden? Su olmazsa daha kötü, bu sefer daha az su isteyen ürünleri ekmeye başlıyoruz. Bu da doğal olarak gelir kaybı oluyor. Vali bey de iki yıl ardı ardına bu kuraklığı yaşadı. Bölgemizde ciddi sıkıntılar yaşadık. Bizzat sahada kendisi de gezdi ve gördü sorunları. Çok şükür ki sayın valimizin başkanlığında il müdürümüz, DSİ bölge müdürlüğümüz, biz Ziraat Odası ve muhtarlarımız, kooperatiflerimiz, çiftçilerimiz herkes el ele birlikte güzel bir yönetim uygulandı ve bu 2 yılı atlattık” şeklinde konuştu.

Alınan önlemlerle 2026’ya daha bilinçli ve suyu iyi yönetebilir girdiklerini kaydeden Arabacı, “Tabii bu iki yılda da eksilerimiz oldu, artılarımız oldu. Bunları da gördük. Doğal olarak 2026 yılındaki kuraklığa daha bilinçli, suyu daha iyi yönetebilir halde giriyoruz. O yüzden de sayın valimiz de önlemler almak zorunda. Çünkü su sorunu yaşadığımızda ilk başvuracağımız yer sayın valimiz oluyor. O yüzden de inşallah 2026 yılında güzel çalışmalarla, güzel su yönetimiyle sezonu iyi atlatırız diye umuyorum” ifadelerini kullandı.

‘Bu fiyat sütü de eti de bitirir’

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan çiğ süt tavsiye fiyatının hem süt üreticisini hem de et üreticisini yeni bir krizin içine sürükleyeceğini belirtti. Ün, açıklanan fiyatın maliyetlerle hiçbir şekilde örtüşmediğini vurguladı.

Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı fiyatla kendi verilerini dahi inkâr ettiğini ifade eden Ün, 22 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere açıklanan 22 lira 22 kuruşluk çiğ süt tavsiye fiyatının, bir önceki yılın aynı dönemine göre yalnızca yüzde 19’luk bir artış anlamına geldiğini söyledi. Buna karşın Konseyin kendi internet sitesinde yer alan verilere dikkat çeken Ün, şunları kaydetti:

“Aralık ayı verilerine göre süt yemi bir yılda yüzde 29, yonca yüzde 36, mısır silajı yüzde 47, saman ise yüzde 100 artmış durumda. Yani üreticinin tüm girdileri çiğ süt fiyatının çok üzerinde artarken, açıklanan bu fiyat ‘üretici zarar etsin’ demektir. Ulusal Süt Konseyi’nde Tarım ve Orman Bakanlığı temsilcileri, sanayiciler, üretici temsilcileri ve bilim insanları var. Hiçbiri bu tabloyu görmüyor mu?”

Konseyde alınan kararın sorumluluğuna da dikkat çeken Ün, “Sanayici kârını düşünür, bakanlık gıda enflasyonu artmasın diye fiyatı baskılar; bunu anlıyoruz. Peki bilim insanları bu maliyetleri görmüyor mu? Üreticiyi temsil edenler bu karara nasıl ‘evet’ dedi? Yarın üreticinin yüzüne nasıl bakacaklar?” ifadelerini kullandı.

Açıklanan fiyatın yalnızca süt sektörünü değil, et üretimini de olumsuz etkileyeceğini vurgulayan Ün, Türkiye’nin geçmişte bu süreci acı şekilde yaşadığını hatırlatırken şunları kaydetti:

“Bu filmi daha önce izledik. Süt para etmeyince yüz binlerce süt hayvanı kesime gitti. Önce et fiyatları düştü ardından kısa süre sonra et fiyatları yükseldi hem süt hem et üreticisi zarar etti. Ardından damızlık hayvan kalmadı ve Türkiye, hayvancılığa verdiği destekten çok daha fazlasını ithal hayvan ve et için harcadı. Bu yüzden diyoruz ki; süt hayvancılığı desteklenmeden et hayvancılığı ayakta kalamaz.”

Süt üreticisi zarar ederken tüketiciye bir fayda sağlanmadığını da vurgulayan Ün, TÜİK verilerine işaret etti. Ün, “TÜİK’in son açıkladığı alt kalemlere göre süt fiyatları yüzde 24, peynir yüzde 31, tereyağı ise yüzde 36 artmış durumda. Şubat ayında tablo daha net görülecek. Eğer raf fiyatlarındaki artış, çiğ süt fiyat artışının üzerinde devam ederse bu, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sanayicinin yanında durduğunu gösterir. Bu da hem üreticiye hem tüketiciye bakanlık eliyle zarar verilmesi demektir” dedi.

Türkiye’deki hayvancılık krizinin artık bir girdaba dönüştüğünü söyleyen Ün, iktidarın tarım politikalarını sert sözlerle şöyle eleştirdi:

“Türkiye, AKP’nin başarısız tarım politikaları nedeniyle 2010 yılından bu yana hayvancılık krizinin içindedir. Bu krizden çıkış için öncelikle bu Tarım ve Orman Bakanı görevden alınmalıdır. İthalatı çözüm olarak gören bu anlayış, yakında süt ve süt ürünleri ithalatına da yönelir. Türkiye’nin artık üreticiyi merkeze alan yeni bir tarım politikasına ihtiyacı var. Aksi halde bu girdaptan çıkmamız mümkün değildir.”

Şiddetli rüzgar ağaç devirdi


Edirne’nin Kaleiçi semtinde , önceki gün meydana gelen fırtına nedeniyle oluşan şiddetli rüzgar, ağacın devrilmesine neden oldu.


Kent merkeziyle ilçelerini etkileyen fırtına, olumsuzlukları da beraberinde getirdi. Fırtınayla birlikte kuvvetli yağış nedeniyle şehirde bir çok noktada su birikintileri oluşurken, bazı yerlerdeyse ağaçları da tehdit etti. Kaleiçi’nde bir evin bahçesindeki ağaç, şiddetli rüzgarın etkisiyle kökünden kopup yan evin bahçesine devrildi.


Bölge halkı, özellikle bu gibi durumlara karşı önlem amaçlı, yaşlı ve ömrünü tamamlamış ağaçlar için önlem alınması gerektiğini söyledi.

‘Türkmenleri yok saymak kabul edilemez’

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda Suriye ve Halep’e ilişkin verilen önerge görüşmelerinde Suriye’nin toprak bütünlüğü sağlanmadan bölgesel barış ve Türkiye’nin sınır güvenliğinin sağlanamayacağını söyledi.

İYİ Parti Milletvekili Prof. Dr.  Akalın, TBMM’deki Suriye ve Halep’e ilişkin verilen önerge görüşmelerinde önemli değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında Halep’in tarihsel ve demografik yapısına dikkat çeken Akalın, Türkmenlerin metinde yer almamasını “kabul edilemez bir eksiklik” olarak nitelendirdi. Türkmenlerin bu coğrafyada köklü bir topluluk olduğunu vurgulayan Akalın, Irak ve Suriye’de en fazla baskı ve zorla yerinden edilmeye maruz kalan gruplardan biri olduklarını ifade etti.

Akalın ayrıca 10 Mart Mutabakatı’na değinerek, sahada karşılığı olmayan mutabakatların Türkiye’nin güvenliği açısından ciddi riskler doğurduğunu belirtti. Golan Tepeleri’nin uluslararası hukuka göre Suriye toprağı olduğunu hatırlatan Akalın, İsrail’in bölgedeki işgalinin hukuksuz olduğunu ve görmezden gelinemeyeceğini söyledi.

Suriye’nin kuzeyinde SDG ve benzeri yapılar altında faaliyet gösteren silahlı grupların Türkiye için açık bir tehdit oluşturduğunu ifade eden Akalın, sınır güvenliğinin geçici tedbirlerle sağlanamayacağını vurguladı.

Akalın konuşmasını “Suriye’nin toprak bütünlüğü sağlanmadan bölgesel barış ve Türkiye’nin sınır güvenliği sağlanamaz” sözleriyle tamamladı.

Nesine 3. Lig’de ikinci yarı

Edirnespor’un 1. Grup’ta yer aldığı Nesine 3. Lig 2025/2026 sezonunda ikinci yarı 3 haftalık aranın ardından bugün oynanacak 3 karşılaşma ile başlarken, Edirnespor – Galata Spor Kulübü dahil diğer 5 karşılaşma ise yarın yapılacak.

Edirnespor – Galata Spor Kulübü arasında Tunca Tesisleri’nde oynanacak karşılaşma gruptaki diğer maçlar gibi saat 15.00’te başlayacak. Karşılaşmayı Konya bölgesinden Murat Durgutluoğlu yönetirken,. yardımcılıklarını aynı bölgeden Gökhan Yüksel ve İzmir bölgesinden Refik Erim yapacak ve yine Konya bölgesinden Barış Erdal da dördüncü hakem olarak sahadaki yerini alacak.

Edirnespor, sezonun ilk maçında rakibine deplasmanda 5-0 yenilmişti.

NESİNE 3. LİG 1. GRUP 16. HAFTA PROGRAMI

10 Ocak 2026 Cumartesi

Bursa Nilüfer Futbol A.Ş. – Polatlı 1926 Spor Kulübü 

İbrahim Yazıcı Nilüfer Stadı – 15.00

Yalova Fk 77 Spor Kulübü – Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş. 

Yalova Atatürk – 15.00

Kestel Çilek Spor Kulübü – Bursa Yıldırım Spor Kulübü 

Minareli Çavuş Spor Tesisleri –  15.00

11 Ocak2026 Pazar

Bulvarspor – Çorlu Spor 1947 

Alemdağ Stadyumu – 13.00

Astor Enerji Çankaya Spor Kulübü – İnegöl Kafkas Spor Kulübü 

Osmanlı Stadı – 13.00

Küçükçekmece Sinop Spor A.Ş.- İnkılap Futbol Spor Kulübü 

İbb 100.Yıl Stadı – 15.00

Edirnespor – Galata Spor Kulübü 

Edirne Şehir Stadı – 15.00

Silivrispor – Karalar İnşaat Etimesgut Spor Kulübü

Silivri Müjdat Gürsu – 15.00

NESİNE 3. LİG 1. GRUP 15. HAFTA TOPLU SONUÇLAR

Astor Enerji Çankaya Spor Kulübü 0-2 Galata Spor Kulübü 

Yalova Fk 77 Spor Kulübü 0-0 İnkılap Futbol Spor Kulübü 

Bulvarspor 2-2 Karalar İnşaat Etimesgut Spor Kulübü 

Silivrispor 1-0 Polatlı 1926 Spor Kulübü 

Kestel Çilek Spor Kulübü 2-1 Bursa Nilüfer Futbol A.Ş. 

Edirnespor 1-2 Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş. 

Küçükçekmece Sinop Spor A.Ş.4-0 Çorlu Spor 1947 

Bursa Yıldırım Spor Kulübü 0-1 İnegöl Kafkas Spor Kulübü

Aramızdan ayrılanlar

EMİNE KARAŞAHİN VEFAT ETTİ
Devlet Hastanesi Ortopedi Uzmanı Ali Rıza Karaşahin’in annesi Emine Karaşahin, 82 yaşında vefat etti.
Ali Rıza Karaşahin ve Şenay Coşkun’un anneleri, Ceyhda Karaşahin ve Bekir Coşkun’un kayınvalidesi Emine Karaşahin için dün Fatih Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Emine Karaşahin’in cenazesi Yeni Şehir Mezarlığı’na defnedildi.
MUALLA SARNAV VEFAT ETTİ
Abdurrahman Mahallesi sakinlerinden Ünal Berber’in eşi Mualla Sarnav, 66 yaşında vefat etti.
Ünal Berber’in eşi, Gamze Pamukçu’nun annesi Mualla Sarnav için dün Ayşekadın Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Mualla Sarnav’ın cenazesi Yeni Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.
ESAT BİLGİ VEFAT ETTİ
Hatice Bilgi’nin eşi Esat Bilgi, 77 yaşında vefat etti.
Hatice Bilgi’nin eşi, Salih Bilgi ve Belgin Toyla’nın babaları Esat Bilgi için dün Üyüklü Tatar Köyü Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Esat Bilgi’nin cenazesi köy mezarlığında toprağa verildi.
ETHEM DURALI VEFAT ETTİ
Kadriye Duralı’nın eşi Ethem Duralı, 66 yaşında vefat etti.
Kadriye Duralı’nın eşi, Ergin Duralı ve Ebru Bostan’ın babası, Nursen Duralı ve Yavuz Bostan’ın kayınpederi Ethem Duralı için dün Üyüklü Tatar Köy Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Ethem Duralı’nın cenazesi köy mezarlığına defnedildi.

Gelişim Ligleri’nde tatil bitti

Cemal KUDAY

Edirne Şükrüpaşa Spor ve Edirne Birlik Spor’un yer aldığı U14 ve 15 Gelişim Ligi’ne 1 haftalık aranın ardından yarın devam edilirken, Edirne Şükrüpaşa Spor’un yer aldığı U16 ve U17 Gelişim Ligi’nde ise ikinci yarı bugün oynanacak maçlarla start alacak.

U14 LİGİ

Edirne Şükrüpaşa Spor ligin ilk yarısında deplasmanda 3 mağlup olduğu Beylikdüzü Yakuplu Spor ile yarın Yeniimaret Sahası’nda saat 11.00’de karşı karşıya gelecek.

Edirne Birlik Spor ise yarın saat 11.00’de ligin ilk yarısında deplasmanda 10-0 yenildiği Çorlu Belediye Futbol Kulübü’nü konuk edecek.

U15 LİGİ

Edirne Şükrüpaşa Spor yarın ligin ilk yarısında deplasmanda 5-4 yenildiği Beylikdüzü Yakuplu Spor ile Yeniimaret Sahası’nda saat 13.00’de karşılaşacak.

Edirne Birlik Spor ise yarın saat 13.00’de ligin ilk yarısında deplasmanda 7-0 yenildiği Çorlu Belediye Futbol Kulübü’nü konuk edecek.

U16 LİGİ

Edirne Şükrüpaşa Spor bugün ligin ilk yarısında evinde 4-1 yendiği Büyükçekmece Belediye Spor ile Büyükçekmece Metin Oktay Stadı’nda saat 12.00’de karşılaşacak.

U17 LİGİ

Edirne Şükrüpaşa Spor bugün ligin ilk yarısında evinde 3-1 yenildiği Büyükçekmece Belediye Spor ile Büyükçekmece Metin Oktay Stadı’nda saat 12.00’de karşı karşıya gelecek.

U18 Ligi’ne 5 takımla start

Edirne’de 5 takımın mücadele edeceği 2025-2026 Sezonu U18 Futbol Ligi bugün oynanacak 2 karşılaşma ile başlayacak.

Edirne merkez ve Uzunköprü’den 1, Keşan ilçesinden ise 3 takımın yer alacağı ligde ilk hafta programı şöyle:

Keşan İdman – Uz. Dereköy

Keşan Sen. – 13.00

Keşan – K. Arda

Keşan Sen. – 15.30

Anafartalar (bay)

U15 FUTBOL LİGİ

2025-2026 Sezonu U15 Futbol Ligi’nde ise sezon 5 takımlı A Grubu’nda 17 Ocak 2026 Cumartesi günü, 4 takımlı B Grubu’nda ise 31 Ocak 2026 Cumartesi günü başlayacak.

Ligde A Grubu’nda İpsala, Uz. Veteranlar, Keşan Genç Ordu, Uzunköprü ve Keşan Gençlerbirliği, B Grubu’nda ise Havsa, Subaşı, Sancaktar ve Aslantepe bulunuyor.

Ligde ilk hafta programı şöyle:

A Grubu:

İpsala – Uzunköprü

Keşan Genç Ordu – Uz. Veteranlar

Keşan Gençlerbirliği (bay)

B Grubu:

Havsa -Aslantepe

Subaşı –  Sancaktar

SÜPER VE 1. AMATÖR

Edirne’de 26 Ekim 2025 Pazar günü start alan ve ilk yarısı 21 Aralık 2025 Pazar günü tamamlanan Süper Amatör Futbol Ligi’nde ikinci yarı 8 Şubat 2026 tarihinde başlayacak.

İlk yarısı 9 Kasım 2025 Pazar start alan ve 21 Aralık 2025 Pazar günü sona eren 1. Amatör Futbol Ligi’nde ise ikinci yarı maratonu 15 Şubat 2026 tarihinde başlayacak.

2026’DAN NE BEKLİYORUZ

2025’i bitirdik 2026 yılına girdik. Hiç beklentimiz yok mu; olmaz olur mu, muhakkak vardır. Bunlar neler olabilir, en başta sağlık yani sağlıklı bir yaşam en başta gelir. Bunu sağlamak için de gıdamıza yani yememize içmemize önem vermeliyiz. Peki nasıl olacak bu? Ekmek 15 TL sı, baklagiller 100 TL sı, sebze 50 TL sı, meyvenin kilosu 100 TL sından aşağı değil. 10 milyona yakın işsizin olduğu, emeklilerin ‘masraf olmasın diye evden dışarıya çıkamıyoruz’ yakarması olan, asgari ücretin 28 bin 75 TL olduğu bir düzende bu nasıl sağlanacak? İşte işin zor tarafı burası.
Türkiye’de yaşayanın her bireyin muhakkak kişiye özel sorunları vardır ama müşterek bir sorunumuz var oda geçim sıkıntısı. Bu konu nasıl hal olur?
Bu hallere sebep ne, Türk Lirası’nın alım değerinin düşük olması, bir de işin içine kira, elektrik, gaz, okul masrafları girerse iyi beslenmek pek mümkün olmaz, onun için sağlıklı yaşam çok zor. Sağlıklı yaşam için Türk Lirası değerlenmeli. Bir Bulgar Levası 25 TL ediyor, paramızın değeri çok düşük, paramız değerlenmeli.
2026 yılından başka beklentimiz, savaşlar durmalı, barış olmalı. Gazze savaşı hız kesti, ateşkes yapıldı, şimdi ikinci kademeye geçiliyor. İnşallah barışla sonlanır, Ortadoğu rahat eder ama Ukrayna savaşı devam ediyor. Putin pek barışa yanaşmıyor, bu savaşta barış pek görünmüyor. Bu da yetmezmiş gibi Amerika Venezuela Devlet Başkanını Maduro ve karısını tutuklayıp kaçırdı. Sudi Arabistan Yemen’i bombaladı, İran hayat pahalılığı yüzünden kaos yaşıyor. ABD’nin her zaman bahane arayarak müdahale olasılığı var. Peki biz istesek de bu ortamda barış nasıl sağlanır. Dünyanın içine pisleyen Amerika değil mi? Amerika bunu niye yapıyor petrol için, Rusya niye yapıyor Ukrayna’daki yer altı kaynakları için. Güçlü devlet zayıfın ensesine binip varlıklarına el koyuyor. Bu hal devam ettiği müddetçe barış zor görünüyor. İran bir kaosun içinde, her an müdahale olabilir. Bunlara sebep ne petrol. Amerika’da petrol kalmamıştır, hangi ülkede petrol varsa Amerika onunla uğraşıyor. Bbiz barış bekliyoruz ama zor. İnsanlar ne istiyor barış, huzur, geçim, sağlık.
Daha başka beklentimi ararsın, üniversiteden mezun olmuş birçok gencimiz iş bulamıyor, kahvehane köşelerinde vakit geçiriyor, sokaklarda volta atıp vakit öldürüyor. Bu hale bir çare bulunmalı, hem Türkiye, hem gençler için bu hal büyük bir kayıp.
2026’dan daha beklediklerimiz, bol yağmurlu, karlı günler, kuraklık tarımsal ürünleri yok ediyor, kıtlık yaratıyor ama bizlerde boş durmamalıyız. Akan suları denize değil göllere, barajlara depolamalıyız. Başka isteklerimiz, temiz hava, temiz su, yeteri kadar ucuz gıda. Bunlar içinde ortamın kirlenmemesi gerekir. Sağa sola, oraya buraya çöp atmamalıyız, nehirlerimizi, göllerimizi temiz tutmalıyız. Türkiye’yi pislik yuvası haline getirmemeliyiz. O zaman işte temiz bir yaşam kazanırız.
Bir konuda eğitim konusu. Hala Osmanlı’dan kalma ezber, sınav ağırlıklı sistem uygulanıyor. Dünya eğitim konusunda bu köhne sistemi çoktan terk etti. Biz bu köhne sistemde israr ediyoruz. Bugün artık bilgisayar çağında yaşıyoruz, daha ileri teknolojiler, aşamalar uygulanıyor örneğin yapay zeka. Bu teknoloji ile birçok konu kolaylaşıyor, mühendislik, bankacılık, ticaret işlemleri yapılabiliyor. Artık ezber çağı bitmiştir, bizde bitirmeliyiz.
İşsizlik sorunu; işsizliğin çözüm yolu yatırımlar yapıp istihdam olanakları yaratmak buda sermaye gerektiren bir konu. Sermaye yoksa bir şey yapamazsın. Bir çarede çalışma saatlerini kısaltmak, daha fazla işçi istihdam etmek ama İLO sözleşmemiz var. Aklınıza daha iyi bir fikir geliyorsa söyleyin öğrenelim.
Konuları özetlersek 2026 beklediklerimiz, sağlık, geçim sıkıntısının halli, işsizlik sorunu, çevre temizliği, bol yağmur ve kar, paramızın alım gücünün artması.