EDİRNE BELEDİYE BAŞKANLIĞI

YOL İŞLERİ YAPTIRILACAKTIR



Şehrimiz Şükrü Paşa, Fatih ve Kocasinan Mahallelerinde bulunan beton parke yol ve kaldırımların tamirlerinin yapılması yapım işi 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecek olup, teklifler sadece elektronik ortamda EKAP üzerinden alınacaktır.
 İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:

İhale Kayıt Numarası (İKN):2025/2218690
1- İdarenin
1.1. Adı:FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ
1.2. Adresi:EDİRNE MERKEZ İLÇE EDİRNE MERKEZ/EDİRNE
1.3. Telefon numarası:02842252216
1.4. İhale dokümanının görülebileceği ve indirilebileceği internet sayfası:https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/

2- İhalenin

2.1. Tarih ve Saati:02.01.2026 – 10:00
2.2. Yapılacağı (e-tekliflerin açılacağı) adres:EDİRNE BELEDİYE BAŞKANLIĞI FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ Tekke Kapı Cad. 22100 – Saraçhane/EDİRNE

3- İhale konusu yapım işinin

3.1. Adı:Şehrimiz Şükrü Paşa, Fatih ve Kocasinan Mahallelerinde bulunan beton parke yol ve kaldırımların tamirlerinin yapılması
3.2. Niteliği, türü ve miktarı:Beton Parke taşının temini, nakli ve döşenmesi (6cm) : 3.400 m2 Beton Parke taşının temini, nakli ve döşenmesi (8cm) : 25.800 m2 İdare malı Beton Parke taşının döşenmesi : 15.500 m2 Beton Bordür ( 75 x 30x serbest boy) döşenmesi: 2.000mt İdare Malı Beton Bordür döşenmesi: 1.000mt
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
3.3. Yapılacağı/teslim edileceği yer:Edirne Merkez Şükrü Paşa, Fatih ve Kocasinan Mahallesi
3.4. Süresi/teslim tarihi:Yer tesliminden itibaren 150 (YüzElli) takvim günüdür.
3.5. İşe başlama tarihi:Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 5 gün içinde
yer teslimi yapılarak işe başlanacaktır.

4- Katılım ve yeterlik kriterleri:
4.1. Katılım ve yeterlik kriterlerine ilişkin istekliler tarafından e-teklif kapsamında sunulması gereken bilgi ve belgeler ile fiyat dışı unsurlara ilişkin bilgi ve belgelere aşağıda yer verilmiştir:
4.1.1. Teklif mektubu.
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olunduğunu gösteren bilgi ve belgeler:
4.1.2.1. Tüzel kişilerde; isteklilerin yönetimindeki görevliler ile ilgisine göre, ortaklar ve ortaklık oranlarına (halka arz edilen hisseler hariç)/üyelerine/kurucularına ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.2.2. Vekâleten ihaleye katılma halinde vekile ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.3. Geçici teminat.
4.1.4 İsteklinin iş ortaklığı olması halinde iş ortaklığı beyannamesi.

4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi, belge veya kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
4.3.1. Son on beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında taahhüt edilen ve teklif edilen bedelin % 50 oranından az olmamak üzere ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler.
4.3.1.1. Tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere kullanılan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ve 4734 sayılı Kanuna göre yapılacak ihalelere ilişkin sözleşmelerin yürütülmesi konusunda temsile ve yönetime yetkili olan ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicili müdürlükleri veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartların korunduğunu gösteren, e-forma uygun belgenin kullanılması zorunludur.
4.3.1.2. 4734 sayılı Kanun kapsamındaki idarelere taahhüt edilenler dışında yurt dışında gerçekleştirilen işlerden elde edilen iş deneyiminin 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 195 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince pay çoğunluğuna dayanarak kurulan şirketler topluluğu ilişkisi içinde kullanılması halinde bu hukuki ilişkiyi ve bu ilişkinin süresini tevsik eden belgelerin sunulması zorunludur.
4.4. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler ve benzer işe denk sayılacak mühendislik ve mimarlık bölümleri:
4.4.1. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
Yapım İşlerinde Benzer İş Grupları Tebliğinde Yer Alan A-V Grubu Karayolu İşleri Benzer İş Olarak Kabul Edilecektir.
4.4.2. Bu ihalede benzer işe denk sayılacak mühendislik ve mimarlık bölümleri:
İnşaat Mühendisliği
Mimarlık

5- Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6- İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7- İhaleye teklif verecek olanların, EKAP hesabına giriş yaparak ihale dokümanını indirmeleri zorunludur.
8-Teklifler, EKAP üzerinden teklif mektubu ile ihaleye katılım belgesi ve diğer ekler kullanılarak hazırlanacak ve e-imza ile imzalanarak ihale tarih ve saatine kadar EKAP üzerinden gönderilecektir.
9- İstekliler tekliflerini, her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden teklif birim fiyat şeklinde vereceklerdir. İhale sonucunda, üzerine ihale yapılan istekliyle birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
10- Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
11- İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
12- Bu ihalede elektronik eksiltme yapılmayacaktır.
13- Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 30 (Otuz) takvim günüdür.
14- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
15- Diğer hususlar:

İhalede Uygulanacak Sınır Değer Katsayısı (N) : 1,20
Sınır değerin altında teklif sunan isteklilerin teklifleri açıklama istenilmeksizin reddedilecektir.

Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr’de (Basın: 2353734)

Çeltiğe ithal darbe!

Olgay GÜLER

Edirne Belediye Meclisi Tarım Komisyonu Başkanı İsmail Sancakçavuşu, Türkiye’nin çeltik ambarı Edirne’de kuraklığa rağmen bin bir güçlükle üretilen çeltikte, ithalat yolunun açılmasıyla düşen fiyatlar karşısında üreticinin zor günler yaşadığını söyledi.

Komisyonu Başkanı Sancakçavuşu, hasat dönemi sona eren çeltik üreticisinin yaşadığı sorunlara değindi. Hükümetin uyguladığı ithalat politikalarının piyasaya etkisini eleştiren Sancakçavuşu artan maliyetlere de dikkat çekti. Sancakçavuşu, kuraklıkla mücadele ederek yüksek verim elde eden üreticinin, yanlış tarım politikaları nedeniyle zarar eder hale geldiğini söyledi.

Edirne Belediye Meclisi Tarım Komisyonu Başkanı İsmail Sancakçavuşu

‘VERİMDE YÜZÜ GÜLDÜ, FİYATLAR GERİLEDİ’

Üreticinin bu yıl kuraklığa rağmen ekim yaparak yüksek verim aldığını söyleyen Sancakçavuşu, “Bu yıl adeta bir mucize gerçekleşti; çiftçi susuz tarım yaptı. Kuruyan kaynaklara, su altı rezervlerinin çekilmesine, barajlardaki su seviyelerinin düşmesine, nehirlerde zaman zaman suyun akmamasına rağmen kademeli sulamayla kendi ustalığını ve kabiliyetini ortaya koydu, belki de son beş senenin en yüksek verimini aldı. Bu bizim de beklemediğimiz bir durumdu. Verimler yüzümüzü güldürdü. Ancak zaman içinde çeltik fiyatlarında ciddi gerilemeler yaşandı. Sezonun ilk başında fiyatlar tatmin ediciydi. Örnek vereyim: İri taneli, baldo diye tabir edilen tür 40–45 bin lira bandından satılıyordu. Orta taneli çeltik 27–32 bin lira civarında seyrediyordu. İnce taneler her ne kadar piyasada çok rağbet görmese de yine de üreticiyi tatmin eden 23–26 TL bandındaydı. Eğer fiyatlar bu seviyelerde devam etseydi, çeltik üreticisi bu sene verdiği aşırı eforun ve borçlanmanın karşılığını alacaktı” dedi.

‘İTHALAT ÜRETİCİYİ EZİYOR’

Sancakçavuşu, hükümetin tarım politikalarını eleştirerek yeniden ithalata dönülmesinin piyasa dengesini bozduğunu belirtti. Sancakçavuşu, “Susuz tarım yapmak aynı zamanda ot popülasyonunu artırdığı için daha fazla sulama, daha fazla enerji ihtiyacı doğurdu. Bu da maliyetleri neredeyse bir buçuk katına çıkardı. Fakat tarım politikalarının kötü yönetilmesi nedeniyle yeniden ithalata dönüldü. Birkaç kişiyi zengin etmeye yönelik bu uygulama yüzünden Hindistan’dan 15–17 TL’ye çeltik ithal edilmeye başlandı. Bu ithalat piyasadaki çeltik fiyatlarını iyice düşürdü ve üreticiyi zarar eder hale getirdi. Bugün üretici ‘Malımı ucuza satmaya razıyım’ dediği halde bile karşısına 2-3 ay vadeler çıkıyor. Fabrikacıların da kendince haklı yanları var; bir fabrikayı çevirmek kolay değil. Fakat hükümetin yanlış tarım ve sanayi politikaları nedeniyle sanayici de nakitte zorlanıyor, sıcak para akmıyor. Bu durumda çiftçi ne yapacağını kara kara düşünmeye başladı” diye konuştu.

‘ÜRETİCİ MÜCADELESİNİN KARŞILIĞINI ALAMIYOR’

Piyasadaki fiyatların düştüğünü, üreticinin verdiği mücadelenin karşılığını alamadığını dile getiren Sancakçavuşu, “26 TL olan çeltik 21–22 TL’ye kadar indi. Baldoda 42–43 TL olan fiyatlar 34–35 TL’ye düştü; yani 7–8 TL’lik bir kayıp var. Küçük taneli ürünlerde de durum benzer; daha önce 22–23 TL’ye alınan ince taneli ürünler şu an 17–18 TL bandında. Bir de vade sorunu var. Eskiden çiftçi malını fabrikaya götürür, birkaç gün sonra parasını alırdı. Şimdi ortada para yok; bankalar sıkıştırıyor, faizler yüksek, kurumlar beklemiyor. Her şey kilitlenmiş durumda. Bu politikalarla çiftçinin verdiği mücadelenin karşılığını alamaması sürdürülebilir değil. Çok acil bir şekilde ‘çiftçi kalkınma destek programı’ açıklanması lazım. En azından çiftçi bir yıl sonra ürününü ortalama hangi fiyattan satabileceğini bilmeli. Biz mazotu 40 TL’den almaya başlıyoruz, sezon sonunda 60 TL’yi görüyoruz. Gübreyi 18 TL’den alıyoruz, bir bakıyoruz 26 TL olmuş. Üzerine yüzde 40–50 zam geliyor, 30–35 TL olarak bize yansıyor. Çiftçinin önünü görebilmesi, topraklarını kaybetmemesi için; böyle kurak bir yılda bile çeltik çıkarabilen kaliteli üreticilerin heba olmaması için devletin acilen önlem alması gerekiyor” şeklinde konuştu.

‘İTHALATÇININ ELİNE BIRAKILDIK’

Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) taban fiyatı açıklamayarak, piyasayı serbest bıraktığını da kaydeden Sancakçavuşu, “Burada yine devlet politikası, yani Toprak Mahsulleri Ofisi devreye giriyor. Devlet taban fiyatı ve alım fiyatını sezon başlamadan önce açıklasaydı, bugün fiyatlar bu kadar gerilemezdi. Devlet, fabrikacının ve ithalatçının insafına bırakılmaması için burada bir koruyucu sigorta görevi görmeliydi. Tarım bakanımızdan İpsala’daki programı sırasında çeltik fiyatını açıklamasını bekledim ama açıklamadı. Piyasa tamamen serbest bırakıldı. İthalatçının eline bırakıldık. Şu an Hindistan’dan ürün alıyoruz. Oradaki bir insanın yediği tabak pirinçle bizim tükettiğimiz pirinci karşılaştırmak lazım. Devletin acilen Toprak Mahsulleri Ofisi üzerinden bütün tarım ürünlerinde fiyatlarını bir yıl önceden açıklaması gerekiyor. Çünkü yeni ekim sezonu başlıyor, icar fiyatları yeniden belirlenecek ve çiftçi daha şimdiden gelecek yılın borcunu düşünmeye başladı. Ama ürününü kaça satacağını bilmeden nasıl plan yapacak” ifadelerini kullandı.

ADD’den o öğretmene tepki!

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Isparta’da öğrencisinin NUTUK okuması üzerine Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret eden “öğretmen” in meslekten ihraç edilmesi gerektiği düşüncesiyle Milli Eğitim Bakanlığı’nı göreve davet etti.

ADD Edirn Şubesi Başkanı Celil Özcan’ın paylaştığı dernek genel merkezinin açıklamasında şunlara yer verdi:

“Isparta Şehit Ali İhsan Kalmaz Anadolu Lisesi’nde Atatürk’ün NUTUK eserini okuyan öğrencisine ‘Kaldır o elindeki İngiliz Kemal’in kitabını’ diyerek vatanımızın kurtarıcısı, Cumhuriyetimizin kurucusu, değişmez önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret eden ‘Öğretmen’ kılıklı Atatürk ve Laik Cumhuriyet düşmanı gericinin başka bir okula atanarak adeta ödüllendirildiğini şaşkınlık ve esefle öğrendik.

Bir polis evladımızın milletimizin büyük çoğunluğunca paylaşılan sözlerinin siyasi konuşma olarak nitelenip devlet memurluğuyla bağdaşmaz bulunarak açığa alma ve disiplin soruşturması başlatma gerekçesi sayıldığı bir ortamda, öğretmenlik mesleğinin yüz karası bu hadsizin devlet memurluğuna ve çocuklarımıza zarar vermeye devam etmesine olanak sağlanması kabul edilemez.

Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, bu “öğretmen” in meslekten ihraç edilmesi gerektiği düşüncesiyle Milli Eğitim Bakanlığı’nı göreve davet ediyoruz.”

Alkollü sürüş kaldırımda bitti

Olgay GÜLER

Edirne’de, direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobille refüjü aşıp karşı şeride geçen alkollü ve ehliyetsiz sürücü, kaldırıma çıktı.

Kaza, gece 02.00 sıralarında Atatürk Bulvarı üzerinde meydana geldi. Cadde üzerinde seyreden B.T. yönetimindeki 22 DS 659 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu orta refüjü aşarak karşı şeride geçti.

Otomobil bir süre ilerledikten sonra kaldırıma çıkarak durdu.

Yaralanan olmadığı kazada, ihbarla bölgeye gelen polis ekiplerinin yaptığı kontrolde sürücü B.T.’nin 3.85 promil alkollü olduğu ve ehliyetsiz araç kullandığı tespit edildi. Sürücüye ve araç sahibine toplam 44 bin 500 lira idari para cezası uygulandı. Sürücünün kontrolü kaybettiği, bir yayanın ise son anda kurtulduğu kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı.

Kazayla ilgili inceleme sürüyor.

https://hudutgazetesi.com/wp-content/uploads/2025/12/WhatsApp-Video-2025-12-08-at-15.32.49.mp4

Kerem Üstev, matematikte en üstte!

Edirne’de geçmiş dönem Yeni Sanayi Sitesi Başkanı Fikret Üstev’in torunu Bahçeşehir Koleji 4. sınıf öğrencisi Kerem Üstev, katıldığı uluslararası matematik olimpiyatlarında gösterdiği performansla büyük dikkat çekti. Henüz ilkokul öğrencisi olmasına rağmen, yaklaşık bir ay gibi kısa bir sürede katıldığı üç farklı uluslararası olimpiyatta altın madalya kazanarak toplam madalya sayısını dörde çıkaran Kerem, Endonezya,  Tayland ve Singapur’da yapılacak finallerde Türkiye’yi temsil etme hakkı elde etti.

Kerem’in bu süreçteki başarı zinciri Ekim ayında düzenlenen Güneydoğu Asya Matematik Olimpiyatları (SEAMO) ile başladı. SEAMO’da altın madalya kazanan Kerem, bu derecesiyle Endonezya’nın Bali Adası’nda düzenlenecek büyük finalde Türkiye’yi temsil etme hakkı kazandı.

“Kerem’den Dünya çapında büyük başarı”

Kısa süre sonra bu kez Tayland merkezli, 115’e yakın ülke ve on binlerce öğrencinin katıldığı International Math Challenge (IMC) olimpiyatında üstün bir başarı elde ederek kendi kategorisinde Türkiye 2.’si ve Dünya 28.’si olmayı başardı. Bu yarışmadan da altın madalya kazanan Kerem, 27 Ocak–1 Şubat 2026 tarihleri arasında Bangkok’ta yapılacak final turuna davet edildi.

“Bir başarı da Amerikan Matematik Olimpiyatları’ndan…”

Son olarak American Mathematics Olympiad (AMO) sınavında da altın madalya elde eden Kerem, bu sonuçla birlikte 2026 Temmuz ayında Singapur’da gerçekleştirilecek SIMOC olimpiyatında ve 2026 Aralık ayında düzenlenecek STEAM AHEAD olimpiyatında Türkiye’yi temsilen yarışma hakkı kazandı.

“Madalyalarla dolu bir serüvenin başlangıcı..”

Kerem’in matematik yolculuğunun temeli ise geçtiğimiz yıl katıldığı Kanguru Matematik Yarışması ile atıldı. Uluslararası Kanguru Matematik Derneği Türkiye Temsilciliği tarafından düzenlenen sınavda Türkiye 2.’si olan Kerem, bu dereceyle hem özgüven kazandı hem de matematiğe olan ilgisini daha da derinleştirerek uluslararası olimpiyatlara yönelik düzenli ve disiplinli bir çalışma sürecine girdi.

SEAMO, International Math Challenge ve AMO’dan aldığı altın madalyalar, Kerem’in matematik yolculuğunu kısa sürede azim ve disiplinle yazılmış bir başarı hikayesine dönüştürdü.

Kerem, bu süreçle ilgili duygularını şöyle dile getirdi:

“Bu kadar kısa sürede üç farklı uluslararası olimpiyatta altın madalya kazanmış olmak beni gerçekten çok mutlu ediyor. Matematiği küçük yaşlarımdan beri çok seviyorum; problem çözmek ve yeni sorular denemek benim için her zaman çok keyifli oldu. Kanguru Matematik yarışmasına öğretmenim Nurefşan Yılmaz’ın rehberliğinde büyük bir motivasyonla hazırlandım. Oradaki Türkiye 2.’liği başarımın ardından, SEAMO olimpiyatlarına Bilsem Öğretmenim Hatice Davaz Daim rehberliğinde çok kısa sürede hazırlanarak dünyanın en başarılı %8 öğrencisinin arasına girdim. Bu süreçte Beylikdüzü Bahçeşehir Koleji’ndeki öğretmenlerimin ve yöneticilerimin desteğiyle daha da disiplinli çalışmaya başladım. Bana her anlamda yardımcı oldular, hep yanımda oldular. Ülkemi ve okulumu en iyi şekilde temsil edecek yeni başarılar kazanmak için disiplinli çalışmaya ve azimle ilerlemeye devam edeceğim; bu süreçte yanımda olan okuluma, tüm öğretmenlerime, anne ve babama yürekten teşekkür ediyorum.”

Dede Üstev: “Torunumla gurur duyuyorum”

Kerem Üstev’in dedesi Fikret Üstev de yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Dünya çapında büyük başarılar elde ederek ülkemizi temsil eden torunumla gurur duyuyorum. Azmi ve istikrarı ile finallerde de çok başarılı olacağına yürekten inanıyorum.”

Hudut Gazetesi olarak, bu önemli başarılarından dolayı Kerem Üstev’i, emeği geçen tüm öğretmenlerini ve ailesini tebrik ediyor, final yarışmalarında da aynı azim ve disiplinle yeni başarılara imza atarak ülkemizi en güzel şekilde temsil etmesini diliyoruz.

Öğretmen, odasından ses yükseltti!

Eğitim-İş, öğretmene yönelik şiddetin arkasında, yıllardır göz göre göre büyüyen ve siyasi iktidarla Milli Eğitim Bakanlığı’nın doğrudan sorumlusu olduğu sistematik bir ihmal zinciri yattığına dikkat çekerek, işyeri temsilcileri tarafından ülke genelinde öğretmen odalarında öğretmene şiddet konulu bildiri okundu. Öğretmenlik mesleğinin yeniden itibar kazanması, ekonomik, sosyal ve mesleki hakların güçlendirilmesi, okulların güvenli, saygılı ve nitelikli birer eğitim ortamına dönüştürülmesi talep edilen bildiride, “Artık Yeter! Öğretmene uzanan her el, geleceğimize uzanmaktadır! Öğretmene şiddet tesadüf değildir. Bu şiddet; öğretmeni hedef gösteren, mesleğin saygınlığını aşındıran, çalışma koşullarını güvencesizleştiren politikaların doğrudan ürünüdür. Biz bu düzeni kabul etmiyoruz!” ifadelerine yer verildi.

Eğitim İş temsilcileri tarafından öğretmen odalarında ikinci ders teneffüsünde okunan bildiride, şunlara yer verildi:

“Son yaşanan öğretmene yönelik saldırı, artık tahammül sınırlarımızı aşan bir tabloyu gözler önüne sermiştir. Öğretmenin sınıfta hedef haline geldiği, şiddetin sıradanlaştırıldığı, saygının yerle bir edildiği bu ortamın sorumlusu birkaç öğrenci değildir. Bu, yıllardır öğretmeni değersizleştiren, haklarını yok sayan ve eğitim sistemini içten çürüten politikaların doğrudan sonucudur.

Öğretmeni ekonomik olarak zorlayan, güvencesiz çalıştıran, mesleki itibarını zayıflatan, eğitimde nitelik yerine gösterişi ve propaganda amaçlı uygulamaları öne çıkaran politikaların faturası; bugün sınıflarda saygısızlık, şiddet, otorite krizi ve öğrenme ortamının bozulması olarak geri dönmektedir.

Ayrıca yıllardır uygulanan protokoller aracılığıyla eğitimle hiçbir ilgisi olmayan kişi ve yapıların okullara sokulması; pedagojik yetkinliği olmayan aktörlerin okul ortamlarına müdahil edilmesi, sınıf düzenini ve öğretmen otoritesini sistematik biçimde erozyona uğratmaktadır.

Yaklaşık bir milyon öğretmen atama beklerken, asgari ücretin altında yürütülen ücretli öğretmenlik sistemi hala sürdürülüyor. Bu durum, kamusal eğitimden sorumlu olanların öğretmeni ne kadar değersiz gördüğünün açık bir ifadesidir. Bu politikaların sonucunda öğretmenlik, gençler için umut veren bir meslek olmaktan çıkarılmış; meslektaşlarımız ekonomik baskı, güvencesizlik ve itibarsızlık nedeniyle tükenmişlik noktasına sürüklenmiştir.

Ankara’da yaşanan son olay, ‘geliyorum’ diyen bir çöküşün artık saklanamaz hale gelişidir. Bu yalnızca bir öğretmene saldırı değil; yıllardır yok sayılan bir mesleğin, bir kurumun ve bir geleceğin çığlığıdır.

EĞİTİM İŞ’İN ÇAĞRISI

Bugün buradan açık ve net bir çağrı yapıyoruz:

Ataması yapılmayan öğretmen bırakılmamalıdır — bu gecikmiş bir haktır.

Ücretli öğretmenlik adı verilen güvencesiz istihdam derhal sona ermelidir.

Tüm öğretmenler kadrolu olmalı, maaşlar yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır.

Okulların altyapısı, güvenliği ve fiziki koşulları hızla iyileştirilmelidir.  

Eğitim sistemi gençlere işsizlik ve belirsizlik değil; güvenli bir gelecek sunmalıdır.

Okullara eğitimle ilgisi olmayan yapıların müdahalesi tamamen bitirilmelidir.

Bu ülkenin geleceğini yetiştiren biz öğretmenler, yıllardır görmezden gelinen sorunların yükünü daha fazla taşımayacağız. Öğretmeni güçlendirmeyen, saygı göstermeyen, yaşam koşullarını iyileştirmeyen hiçbir anlayışla yol alınamaz.

Yaşananlar açık bir uyarıdır. Bu uyarıyı dikkate almayanlar, çok daha ağır sonuçların sorumluluğunu taşımak zorunda kalacaktır.

Eğitimin gerçek öznesi olan öğretmeni güçlendiren, itibarını koruyan ve kamusal eğitimi yaşatan politikaların hayata geçirilmesi artık ertelenemez bir zorunluluktur.

Tekrar vurguluyoruz: Öğretmene şiddet, öğretmeni itibarsızlaştıran ve güvencesizleştiren politikaların sonucudur!”

EKK Çocuk Meclisi’nden ilk genel kurul!

Olgay GÜLER

Edirne’de geçtiğimiz 18 Nisan’da temelleri atılarak kurulan Edirne Kent Konseyi (EKK) Çocuk Meclisi, 1’inci olağan genel kurulunu gerçekleştirdi.

EKK Çocuk Meclisi, 1. Olağan Genel Kurulu’nu Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi. Toplantı, Edirne Kent Konseyi Çocuk Hakları Çalışma Grubu Başkanı İlayda Güder’in açılış konuşmasıyla başladı. Güder açılıştaki konuşmasında çocukların kent yaşamındaki söz hakkını güçlendirmek, katılım kültürünü yaygınlaştırmak ve geleceğe daha aktif şekilde yön verebilmek amacıyla iki gün sürecek bir çalışma programı yürütüldüğünü söyledi.

‘KENTİN GELECEĞİ, TÜM ÇOCUKLARIN SESİNİ DUYABİLDİĞİ ÖLÇÜDE GÜÇLENİR’

Çocuk Meclisi’nin, kurulduğu günden bu yana Edirne’de tüm çocukların düşüncelerini özgürce paylaşabildiği, karar süreçlerine katkı sunduğu demokratik bir yapıyı temsil ettiğini vurgulayan Güder, Edirne’nin tüm mahallelerinden çocukların meclise katılımının önemine dikkat çekerek, “Bir kentin geleceği, içinde yaşayan tüm çocukların sesini duyabildiği ölçüde güçlenir” dedi.

YÜRÜTME KURULU SEÇİLDİ

Divan seçimi, faaliyet raporunun değerlendirilmesi ve yeni yönetim organlarının belirlenmesiyle devam eden genel kurulda, meclisin yürütme kurulunda görev almak isteyen çocuklar kendilerini tanıtarak neden görev almak istediklerini açıklayan konuşmalar yaptı. Yapılan oylama sonucunda Edirne Kent Konseyi Çocuk Meclisi Yürütme Kurulu şu isimlerden oluştu:

Başkan: İlayda Güder

Başkan Yardımcısı: Ömer Can Tezcan

Sekreter: Mete Kaan Karakaş

Üye: Armina Özbay

Üye: Şöhret Asya Nuray

Üye: Ceylin Esila Tuna

Üye: Kuzey Efe Gül

EYBAL velilerinden durmak yok!

Olgay GÜLER

Edirne’de, eğitim binası depreme dayanıksız raporu verilerek geçici olarak 1’inci Murat Anadolu Lisesi binasına taşınan Edirne Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi  (EYBAL) öğrenciler ve velileri, bu binada da yetersiz koşullar olduğu gerekçesiyle ses yükseltmeye devam ediyor.

Depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkım kararı alınan Edirne Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi’nin (EYBAL) öğrenci ve velilerinin, tahliye sürecinin ardından yönlendirildikleri 1’inci Murat Anadolu Lisesi’nin fiziki şartlarının yetersizliğine tepkileri sürüyor. Yangın merdiveni ve alarm sistemi bulunmayan binada öğrencilerin sık sık yaralandığını, sağlık sorunu yaşayan çocukların durumunun kötüleştiğini belirten veliler, okul önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Veliler, kentte bölümleri aynı olan meslek liselerinin birleştirilmesini, EYBAL öğrencilerine ise Serhat Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin geçici eğitim binası olarak tahsis edilmesini talep etti.

‘BİNADA CİDDİ YAPISAL VE SAĞLIK RİSKLERİ BULUNMAKTA’

Veliler adına konuşan Nihan Aksoy, 1’inci Murat Anadolu Lisesi binasının öğrencilerin sayısına, eğitim standartlarına ve güvenlik yönetmeliğine uygun olmadığını belirterek, “Edirne Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi (EYBAL) binasının, hazırlanan teknik raporda “bina ömrünü tamamladığı” gerekçesiyle yıkım kararı alınması üzerine öğrenciler 1. Murat Anadolu Lisesi’nin tarihi binasına taşınmıştır. Ancak bu bina, mevcut öğrenci sayısına, eğitim standartlarına ve güvenlik yönetmeliklerine uygun değildir. Veliler olarak yaptığımız incelemeler ve öğrencilerden gelen geri bildirimler doğrultusunda binada ciddi yapısal ve sağlık riskleri bulunmaktadır. 1.Murat Anadolu Lisesi binasında yangın merdiveni, yangın alarm sistemi, yeterli havalandırma, uygun merdiven genişliği ve fiziki dayanım unsurları mevcut değildir. Kalabalık nedeniyle koridor ve merdivenlerde sık sık düşme ve yaralanma olayları yaşanmakta, okula neredeyse her gün ambulans gelmektedir. Astım ve solunum rahatsızlığı bulunan öğrencilerde kötüleşme görülmüş, eğitim öğretim süreci ciddi biçimde sekteye uğramıştır. Bu koşullar öğrencilerin hem can güvenliğini hem de eğitim hakkını açıkça ihlal etmektedir” dedi.

‘VALİLİĞE SOMUT ÖNERİ SUNDUK ANCAK KARŞILIK BULMADI’

Valiliğe ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yaptıkları başvurulardan sonuç alamadıklarını dile getiren Aksoy, “Veliler, Valilik makamı, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve ilgili kurumlara çok sayıda yazılı başvuru yapmış; ancak tüm başvurulara benzer içerikte standart yanıtlar verilmiştir. Veliler bizzat Valilik makamına giderek Edirne’deki meslek liselerinde aynı alanların birleştirilmesiyle İMKB Serhat MTAL binasının geçici olarak EYBAL’a tahsis edilebileceğini içeren somut ve uygulanabilir çözüm önerisini sunmuştur. Buna rağmen Sayın Vali, yapılan görüşmede ‘yapılabilecek bir şey olmadığı, elde yalnızca mevcut binanın bulunduğu’ yönünde açıklama yapmış; böylece alternatif çözüm önerilerine kapalı bir tutum sergilemiştir. Bu yaklaşım, sürecin çözüm üretmek yerine mevcut durumda öğrencileri risk altında bırakacak şekilde yürütüldüğünü göstermektedir” diye konuştu.

‘SERHAD BORSA EYBAL’A TAHSİS EDİLSİN’

Aksoy, okulun yıkım kararının, kentte sosyal konut projeleri için arsa arayışının yoğunlaştığı döneme denk gelmesinin veliler arasında soru işaretleri oluşturduğuna dikkat çekerek, “Öte yandan, okulun yıkım kararının verildiği dönemin, kentte sosyal konut projeleri için arsa arayışının yoğunlaştığı döneme denk gelmesi veliler arasında soru işareti oluşturmuştur. Bu durumun açıklığa kavuşturulmaması, belirsizliği ve güven kaybını daha da artırmaktadır. Bu çerçevede; EYBAL öğrencilerinin acilen güvenli, mevzuata uygun bir eğitim kurumuna nakledilmesi, meslek liselerinde bölüm birleştirme önerimizin değerlendirilerek Serhat Borsa İMKB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi binasının tahsisi, 1. Murat Anadolu Lisesi’nin bağımsız uzmanlarca denetlenmesi ve risk raporlarının kamuoyuyla paylaşılması, velilere düzenli ve şeffaf bilgilendirme yapılması hususlarında gereğini arz ederim” şeklinde konuştu.

Shopify Ajansı ve Shopify Uzmanı Alaattin Çağıl ile Dünyaya Açılarak E-Ticaret Yapın

E-ticaretin bugünkü hızı, geleneksel perakendecilik anlayışını sadece sarsmıyor, adeta yerle bir ediyor. Eskiden bir dükkan açıp tabela asmak yetiyordu; sonra “bir sitem olsun yeter” dedik. Ama bugün, Türkiye’deki pazarın doygunluğu ve yerel rekabetin yarattığı dar boğaz, orta ve büyük ölçekli işletmeleri tek bir çıkış kapısına zorluyor: Global pazarlar. Cross-border, yani sınır ötesi e-ticaret artık bir seçenek değil, hayatta kalma meselesi haline geldi. Sahada gördüğümüz kadarıyla, markaların çoğu bu kapıdan girmeye çalışırken yanlış anahtarlar kullanıyo. İşte tam bu noktada, bir Shopify Uzmanı ile çalışmanın hayati önemi devreye giriyor. Shopify, sunduğu SaaS altyapısıyla dünyaya açılmak isteyen markalar için bir otoban sunsa da, o otobanda hangi hızla ve hangi şeritte gideceğinizi bilmeniz şart.

Türkiye’nin e-ticaret ekosistemi, yerel pazaryerlerinin komisyon oranları ve algoritma değişiklikleri arasında sıkışmış durumda. Kendi markanızı, kendi kurallarınızla ve en önemlisi global bir dille yönetmek istiyorsanız, Shopify gibi dünya devlerinin standartlarına uyum sağlamalısınız. Ancak Shopify’ı sadece bir “şablon” olarak görmek, yapılabilecek en büyük hata olur. Gerçek bir Shopify Ajansı, bu şablonun altındaki kod yığınını (Liquid) sizin markanızın DNA’sına göre yeniden yazan yerdir. Alaattin Çağıl’ın sıkça vurguladığı gibi, “E-ticaret bir yazılım projesi değil, bir kullanıcı deneyimi senaryosudur.” Bu senaryoda hata payına yer yok, çünkü global rakipleriniz saniyelerle yarışıyor.

Shopify Ajansı Seçmenin İşletme Ekonomisine Etkisi

İşletmeler genelde maliyet kalemlerini hesaplarken “kurulum ücreti” üzerinden bir değerlendirme yaparlar. Oysa, hatalı bir kurulumun markaya faturası, ajansa ödenen ücretin on katı olabilir. Bir Shopify Ajansı ile çalışmak, aslında bir sigorta poliçesi satın almaktır. Zaman yönetimi açısından baktığımızda, bir Shopify Uzmanı tarafından yapılandırılan bir mağaza, markayı 3 ile 6 ay arasında bir zaman kaybından kurtarır. Yanlış app entegrasyonları, optimize edilmemiş tema dosyaları ve hatalı ödeme geçidi kurulumları, daha site açılmadan müşteri kaybına yol açar.

Maliyet Tasarrufu ve ROI Dengesi

Global pazarda reklam maliyetleri (CPC) her geçen gün artıyor. Eğer sitenizin teknik altyapısı bir shopify seo stratejisiyle örülmemişse, reklamdan gelen trafiğin büyük kısmını site yavaşlığı veya kötü UX yüzünden kaybedersiniz. Profesyonel bir ajans, sitenizin dönüşüm oranını (CR) sadece %1 bile artırsa, bu yıllık cironuzda devasa bir fark yaratır. Hatalı kurulumların bedeli ise sadece para değil, aynı zamanda marka itibarıdır. Şunu unutmamak lazım ki; Google, teknik kusurları olan bir siteyi asla üst sıralara çıkarmaz ve reklam maliyetlerini de cezalandırarak artırır. İşte bu yüzden bir shopify seo ajansı, reklam bütçenizi koruyan en büyük müttefikinizdir.

Alaattin Çağıl ve Mayfair Digital Agency – Vizyonun Arkasındaki Güç

Türkiye’de Shopify denilince akla gelen ilk isimlerden biri olan Alaattin Çağıl, bu ekosistemi sadece bir araç olarak değil, bir büyüme manivelası olarak konumluyor. Kurucusu olduğu Mayfair Digital Agency, Shopify Partnerlik statüsüyle Türkiye’deki markalara “butik” ama global ölçekli bir hizmet sunuyor. Buradaki “butik” kavramı, her markanın ihtiyacının kendine özel olduğunun bilincinde olan bir yaklaşımı temsil ediyor. Sahada gördüğümüz kadarıyla, standart şablonları kopyala-yapıştır yapan ajansların aksine, Mayfair markanın geleceğini tasarlıyor.

Partnerlik Statüsünün Önemi

Shopify Partneri olmak, platformun en güncel özelliklerine, beta aşamasındaki araçlarına ve doğrudan teknik destek hattına erişim demektir. Alaattin Bey’in liderliğindeki ekip, bu avantajı markaların global entegrasyon süreçlerinde kullanıyor. Bir Shopify Uzmanı olarak Mayfair, Türkiye’nin ödeme sistemlerinden (İyzico, PayTR) global kargo çözümlerine (DHL, FedEx) kadar her aşamada pürüzsüz bir akış sağlar. Bu, işletme sahipleri için gece rahat uyumak demektir. Çünkü arkalarında, sistemin her bir satır koduna hakim bir Shopify Ajansı varlığı mevcuttur.

Teknik Derinlik – Liquid Kodlama ve Tema Optimizasyonu

Gelelim işin mutfağına, yani kod yığınlarına. Shopify, Liquid adı verilen açık kaynaklı bir şablon dili kullanır. Birçok “uzman” geçinen kişi, Liquid’in derinliklerine inmek yerine hazır uygulamalarla (app) siteyi şişirmeyi tercih eder. Ancak, sahada gördüğümüz bir gerçek var: Fazla uygulama, sitenizi hantallaştırır. Gerçek bir Shopify Uzmanı, uygulamanın yapacağı işi özel bir Liquid koduyla çözebilen kişidir. Bu, sitenizin hafif kalmasını ve Google PageSpeed skorlarının yeşil bölgede kalmsını sağlar.

Tema Optimizasyonu ve Sayfa Hızı

Sayfa hızı artık bir tercih değil, bir zorunluluktur. Kullanıcılar 3 saniyeden uzun süren açılışlarda sekmeyi kapatıyo. Mayfair Digital Agency bünyesinde yapılan tema optimizasyonları, gereksiz JavaScript yüklerini temizlemeyi, görsel formatlarını (WebP) optimize etmeyi ve sunucu yanıt sürelerini minimize etmeyi içerir. Bir Shopify Ajansı, temanızı sadece görsel olarak güzelleştirmez; onu bir performans canavarına dönüştürür. 3. parti uygulama entegrasyonlarında ise, her bir uygulamanın sitenizin toplam yüküne etkisini ölçen profesyonel araçlar kullanılır. Eğer bir uygulama sitenizi 500ms yavaşlatıyorsa, bir Shopify Uzmanı o uygulamanın alternatifini veya kodlanmış versiyonunu masaya koyar.

Görünmez Güç – Shopify SEO Stratejileri

E-ticarette “organik trafik”, bedava paradır. Ama bu parayı kazanmak için Google ile konuşmayı bilmeniz gerekir. Shopify seo, diğer platformlardan farklı dinamiklere sahiptir. Örneğin, Shopify’ın URL yapısı (collections, products) katıdır. Bu katı yapıyı bir avantaja çevirmek için teknik bir shopify seo ajansı ile çalışmak şarttır. Alaattin Çağıl ve ekibi, mağazanızı arama motorlarına bir “rehber” gibi sunar.

Bir Shopify SEO Ajansı Mağazayı Nasıl Uçurur?

İçerik, meta tagler ve anahtar kelime yerleşimi sadece başlangıçtır. Teknik boyutta ise JSON-LD yapısal verileri, site haritası optimizasyonu ve yinelenen içerik (duplicate content) yönetimi devreye girer. Şunu unutmamak lazım ki; Shopify’da aynı ürün birden fazla koleksiyon altında farklı URL’lerle görünebilir. Bu durum, Google’ın sitenizi cezalandırmasına yol açabilir. Profesyonel bir shopify seo desteği, ‘canonical’ etiketlerini doğru kurgulayarak bu sorunu ortadan kaldırır.

Profesyonel İpucu: Shopify mağazanızda SEO başarısı yakalamak istiyorsanız, sadece ürün isimlerine odaklanmayın. Koleksiyon sayfalarınızın “alt açıklama” alanlarını zenginleştirin ve bu alanları birer landing page gibi tasarlayın.

Bir shopify seo ajansı, global pazarlardaki rekabet için “hreflang” etiketlerini yapılandırarak, Google’a hangi mağazanın hangi dilde ve ülkede gösterilmesi gerektiğini söyler. Bu, Amerika’daki bir müşteriye dolar bazlı mağazanızın, Türkiye’deki bir müşteriye ise TL bazlı mağazanızın çıkmasını garanti altına alır.

Shopify Uzmanı ile Global Marka Olma Rehberi

Dünyaya açılmak sadece bir çeviri eklentisi kurmak değildir. Globalleşme; vergi ayarları (VAT/GST), çok dilli mağaza yönetimi, yerel para birimleri ve bölgeye özel kargo stratejileriyle bir bütündür. Bir Shopify Uzmanı, her ülkenin yasal gerekliliklerine uygun bir yapı kurar. Örneğin, Avrupa Birliği’ne satış yapıyorsanız GDPR kuralları ve OSS vergi beyanı entegrasyonları hayati önem taşır.

Global Pazarda Kargo ve Ödeme Güveni

Ödeme sayfası (Checkout), müşterinin en çok tereddüt ettiği alandır. Eğer orada müşterinin yerel dilini ve güvenli ödeme logolarını göstermezseniz, sepeti terk etme oranı (Abandonment Rate) fırlar. Mayfair Digital Agency, Shopify Markets ve Markets Pro gibi araçları kullanarak, gümrük vergilerini sepet aşamasında hesaplayan ve müşteriye sürpriz çıkarmayan sistemler kurgular. Bir Shopify Ajansı, kargo süreçlerinizi otomatize ederek, sipariş verildiği anda takip numarasını müşteriye ulaştıran bir iş akışı sağlar. Bu, globalde müşteri güvenini kazanmanın en kestirme yoludur.

Profesyonel İçerik ve Blog Stratejisi

SEO dünyasında içerik kraldır, ama doğru tahtta oturuyorsa. Bir shopify seo stratejisinin olmazsa olmazı, markanızı otorite haline getirecek blog içerikleridir. Ancak bu içerikler “ürünümüz çok iyidir” diyen yazılar olmamalıdır. Potansiyel müşterinizin sorunlarını çözen rehberler hazırlanmalıdır. Alaattin Çağıl’ın sıkça önerdiği gibi, “Kullanıcıya değer verirseniz, Google da size değer verir.”

  • Problemi Tanımla: Müşterinizin hangi ihtiyacına yanıt veriyorsunuz?
  • Çözümü Sun: Ürününüz bu sorunu nasıl çözüyor?
  • Otorite Kanıtla: Teknik veriler ve uzman görüşleri (EEAT ilkeleri) ekleyin.
  • Harekete Geçir: Net bir Call to Action (CTA) kullanın.

Bir shopify seo ajansı, hangi anahtar kelimelerin satış getireceğini (intent based keywords) analiz eder. “Kırmızı ayakkabı” yerine “koşu için en hafif kırmızı ayakkabı” gibi uzun kuyruklu kelimelerle, daha düşük maliyetle daha yüksek dönüşüm elde etmenizi sağlar.

E-Ticarette Şansı Devre Dışı Bırakın

Dijital ticaret, deneme-yanılma yoluyla öğrenilemeyecek kadar maliyetli bir serüvendir. Bugün bir Shopify Ajansı seçerken sadece fiyatına değil, size sunduğu teknik derinliğe ve vizyona bakmalısınız. Alaattin Çağıl liderliğindeki Mayfair Digital Agency, Türkiye’deki markaların global arenada bayrak dalgalandırması için gereken profesyonel altyapıyı ve Shopify Uzmanı desteğini sağlıyor.

Shopify mağazanızı açmak sadece başlangıçtır. Asıl mesele, o mağazayı sürekli büyüyen, organik trafiği artan ve global rakipleriyle kafa kafaya yarışan bir organizmaya dönüştürmektir. shopify seo‘dan teknik optimizasyona kadar her adımda profesyonel bir elin dokunuşu, markanızı bir yerel girişimden global bir ikona dönüştürebilir. Geleceğin e-ticaret dünyasında “şans” faktörünü, profesyonel bir Shopify Uzmanı ile eleyin ve dünyayı pazar yeriniz haline getirin.

Mayfair Digital Agency ile iletişime geçmek, markanızın global yolculuğunda attığınız en sağlam adım olacaktır. Unutmayın, dijital dünyada hızı sevenler kazanır, ama sadece doğru rotayı çizenler varış çizgisine ulaşır.

Pegia Bot

Kış mevsiminde hem dayanıklılığı hem de estetik görünümü bir arada arayan kullanıcıların en sık tercih ettiği ürünlerden biri pegia bot modelleridir. Bu botlar, yüksek kalite materyallerle üretilen yapısı, ergonomik tasarım detayları ve uzun ömürlü kullanım vadeden formuyla farklı kitlelere hitap eder. Modern şehir hayatının dinamik temposunda gün boyu konfor sağlayan Pegia koleksiyonu, ayak anatomisine uygun yapısı sayesinde kullanıcıya doğal bir rahatlık sunar. Sıcak tutan iç yüzeyi, kaymaz taban desteği ve hafif yapısı ile Pegia modelleri, soğuk hava koşullarında güvenle kullanılabilecek niteliktedir.

Pegia Bot Satın Al

Ürünlerde kullanılan materyaller, dayanıklılığı artırırken aynı zamanda estetik bir görünüm elde edilmesini sağlar. Kullanıcılar pegia bot modellerini tercih ettiklerinde yalnızca bir kışlık ayakkabı değil, aynı zamanda günlük hayatın her koşuluna adapte olabilen işlevsel bir ürün edinmiş olurlar. Kışlık ayakkabı seçiminde güvenilirlik oldukça önemlidir. Bu nedenle pegia bot satın al sürecinde kullanıcıların öncelikle kalite standartlarına uygun ürünlere yönelmesi gerekir. Pegia’nın tasarım anlayışı; sade, modern ve zamansız çizgiler üzerine kuruludur. Bu nedenle çoğu kullanıcı sezon trendleri değişse bile Pegia modellerini yıllarca rahatlıkla kombinlerinde değerlendirebilir.

Pegia Bot

Pegia ürünlerinin üretim süreci, detaylı kalite kontrollerinin uygulandığı profesyonel bir yapıya sahiptir. Bu sayede her model hem dayanıklılık hem de estetik açısından belirli standartları karşılar. Ayakkabının taban yapısının sağlamlığı; çamur, kar ve ıslak zeminlerde yüksek denge sağlar. İç kısmın hava aldıran yapıda olması, uzun süreli kullanımda bile ayağı ferah tutarak konfor seviyesini artırır. Model çeşitliliğinin geniş olması, kullanıcıların kendi tarzlarına uygun seçenekleri kolayca bulmasını sağlar. Spor giyimden klasik kombinlere kadar farklı tarzlarda kullanılabilen pegia bot modelleri, çok yönlü kullanım avantajı sunar. Renk seçenekleri ve modern formu sayesinde her ortama uyum sağlayabilen bu botlar, kışlık ayakkabı kategorisinin öne çıkan ürünleri arasındadır.

• Konfor odaklı ergonomik tasarım yapısı
• Kış aylarında sıcak tutan iç astar ve hafif malzeme kullanımı
• Kaymaz taban ile zorlu hava koşullarına dayanıklı yapı
• Modern ve zamansız tasarım çizgisi
• Sezon boyunca şıklığı ve rahatlığı bir arada sunabilme