Masalsı Ülke Özbekistan İzlenimlerim -21-

Tarihi eserleri 2 metrenin sütünde boyu olan muhafızlar koruyor

Gönül UYANIKTIR

Köhne Ark Kalesinin, (Eski Ark Kalesi – İç Kale) dış çevresinde ziyaretçileri dolaştırmak için kalenin tek giriş kapısında her biri 6-8 kişilik araçlar bekliyor. Kalenin geniş dış çeperini yürüyerek dolaşmanın çok zaman alacağı ve yorucu olacağını düşünerek kafilemiz bu araçlardan yararlanıyor. Basamağı olmayan yüksekçe araca güçlükle biniyoruz. Sürücümüz çok ciddi bir kadın, dört araçlık bir konvoy olarak kalenin çevresini turluyoruz..

Cami ziyareti, kafilemiz birlikte …
Fotoğraf:Said Köseoğlu


YAZLIK CAMİ – MÜZE – ESKİ DARPHANE
Kalenin ana girişin hemen sağında mavi çinilerle kaplı, kırmızı, turuncu ve altın sarısı rengindeki ahşap çatısıyla 1838 yılında inşa edilen yazlık cami yer alıyor. Mekke yönünü gösteren küçük, mavi çinili bir mihrabı bulunan caminin hemen bitişiğinde, günümüzde müze olarak kullanılan geniş bir oda yer alıyor. Avlunun bir köşesinde de cami ile birlikte eklenmiş eski darphane bulunuyor.

Hive’de bin yıllık Cuma Camisi


CUMA CAMİİ
Hive’nin en eski camilerinden biri olan Cuma Camii, 10’ncu yüzyıldan kalma, şehrin dini yaşamına ışık tutan, ziyaret edilmesi gereken önemli bir eser. Camii, 218 adet ahşap sütunlu, sade ve zarif bir iç mekana sahip. Geleneksel Orta Asya mimarisi ve el işçiliğinin eşsiz örneği olan ahşap sütunlar, bana Dünyanın En Büyük Üçüncü Camisi olan Endülüs’teki Kurtuba Camisini anımsattı. Birbirlerine yakın dönemlerde inşa edilen bu camilerden Cuma Camisinde ahşabın zirvesi, Kurtuba Camisinde ise mermer sütunların ihtişamı yaşanıyor.

Müzede İbni Sina balmumu heykeli


Cuma Camii, hem dini bir ibadet yeri hem de tarihi bir kültürel miras olarak büyük bir öneme sahip. Bu camiyi özel kılan sadece yaşı değil, içindeki ahşap sütunların her biri, 10’ncu yüzyıldan 16’ncı yüzyıla kadar uzanan bir geçmişe sahip. Sütunların hiçbiri diğerine benzemiyor ve her biri ayrı bir sanat eseri! Sütunların bir önemli özelliği de muntazam dizilişleri, cemaat her açıdan minberdeki imamı görebiliyor, yani hiçbir sütun görüşü engellemiyor.

Cuma Camiinin tahrip edilen sütunu


ŞİFA OLSUN DİYE KEMİRİLEN SÜTUNLAR
Caminin ortasında küçük bir havuz, tavanda ise ışığın içeri girmesini sağlayan açık bir alan bulunuyor. Yaklaşık 2 bin kişinin aynı anda ibadet edebildiği Camide bugün ibadet edilmiyor ve müze olarak kullanılıyor. Neden yasak olduğunun yanıtı da çok ilginç…! Burada namaz kılan cemaat üyelerinin bazıları, dünya mirası bu sanat eseri 1000 yıllık ahşap sütunları şifa olsun diye kesmeye, kemir meye başlamış. Ve bu inanış gitgide yaygınlaşarak sütunlara ve camiye zarar vermeye başlayınca namaz kılınması yasaklanmış

(YARIN : AKŞAM YEMEĞİNDEN ÖNCESİ )

‘Çeltik üreticisi mağdur’

21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, son dönemde artan üretim maliyetlerine rağmen açıklanan çeltik alım fiyatları üreticiyi tatmin etmediğini, buna ek olarak çeltik ve pirinç ithalatında gümrük vergilerinin sıfırlanması ve düşürülmesiyle yerli üreticinin tamamen rekabet gücünü kaybetme noktasına geldiğini bildirdi.

Eski milletvekili Şimşek, yaptığı yazılı açıklamada, ithalatta gümrük vergilerinin yeniden üreticiyi koruyacak seviyelere çıkarılmasının gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Edirne, Türkiye’nin çeltik üretiminde lokomotif konumundadır. Yıllardır büyük fedakârlıklarla üretim yapan çiftçilerimiz, bugün hem iç piyasadaki düşük çeltik fiyatları hem de uygulanan ithalat politikaları nedeniyle ciddi bir mağduriyet yaşamaktadır. Üreticilerimiz ürünlerini satacak piyasanın oluşması gerekmektedir. Yanlış ithalat politikalarından üreticilerimiz çalışarak batma noktasına gelmiş, üretim yapabilmek için  elindeki tarlalarını satar hale gelmiştir.

Çeltik üreticilerimiz rantiyecilere teslim olmamak için başta TMO olmak üzere, Hükümetin sorunlarına çözüm bulmasını istemektedirler.

Son dönemde artan üretim maliyetlerine rağmen açıklanan çeltik alım fiyatları üreticiyi tatmin etmemiş, buna ek olarak çeltik ve pirinç ithalatında gümrük vergilerinin sıfırlanması ve düşürülmesiyle yerli üretici tamamen rekabet gücünü kaybetme noktasına gelmiştir.

Bu uygulamalar, Edirneli üreticimizin emeğini değersizleştirmekte; ürünün hak ettiği fiyattan alıcı bulmasını engellemekte ve piyasada ciddi bir fiyat baskısı yaratmaktadır. Üretici zarar ederken, ithalatla piyasaya giren ürünler düşük maliyetle raflara ulaşmakta ve çiftçimizin yıl boyu verdiği emek yok sayılmaktadır.

Ayrıca yoğun ithalat, TMO’nun alım politikalarında da belirsizlik yaratmış; çiftçilerimiz ürününü kime, kaça ve ne zaman satabileceğini öngöremez hâle gelmiştir. Bu durum, gelecek yıl ekim yapma isteğini azaltmakta ve ülkemizin tarımsal üretim gücünü doğrudan tehdit etmektedir.

Bu nedenle;

1. İthalatta gümrük vergilerinin yeniden üreticiyi koruyacak seviyelere çıkarılması,

2. Çeltik alım fiyatlarının maliyetler temel alınarak acilen revize edilmesi,

3. TMO’nun üreticiyi destekleyen, piyasayı düzenleyen etkili bir alım politikası uygulaması,

4. Çiftçinin ürününü değerinde satmasına engel olan ithalat baskısının kontrol altına alınması,

5. Desteklemelerin güncel ekonomik koşullara göre artırılması zorunludur.

Edirne’nin üreten insanı yalnız bırakılmamalıdır. Ülkemizin gıda güvenliği, yerli üretim ve milli tarım politikaları, çiftçimizin ayakta kalmasıyla mümkündür. Üreticimizin sesine kulak verilmesi artık ertelenemez bir ihtiyaçtır.”

‘Servet dağılımı; yoksulluğun göstergesi’

Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, uluslararası istatistik kurumları tarafından yayımlanan 2024 yılı Küresel Servet Eşitsizliği Verileri, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik koşulların yalnızca geçici bir dalgalanma değil, yapısal bir çöküş ve yanlış birikim modelinin sonucu olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.

Zafer Partisi Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’nin 32 ülke arasında 11. sırada yer aldığını ve Gini katsayısının 0.73 olarak belirlendiğini belirterek, “Gini katsayısı; Bir ülkenin gelir dağılımını ölçen istatistiksel bir gösterge olup 0 (sıfır) ile 1 arasında değer alır. Bu değerin 1’e yaklaşması demek o ülkenin gelir dağılımının ve gelir eşitsizliğinin ne derece arttığını gösterir. AB için kabul edilen ortalama 0,33, ABD için ise 0,35 iken ülkemizde bu oran 0,73 olarak ölçüldü. Bu oranı daha yalın hale getirmemiz gerekirse kazanılan her 100 birim paranın 73 lirasını yalnızca belli bir bölüm alırken 27 lirası ise milyonlarca vatandaş arasında bölüşülüyor. Oran, ülkemizin servet eşitsizliğinde dünyanın en bozulmuş ekonomilerinden biri hâline geldiğini göstermektedir. Bu veriler, yüzeysel değerlendirmelerle geçiştirilecek nitelikte değildir Türkiye’deki eşitsizlik; iktisadi tercihlerin, siyasi yönetim anlayışının ve kurumsal zafiyetlerin doğrudan sonucudur” dedi. Arda Meriç açıklamasında şunlara yer verdi:.

EKONOMİK MODEL ARTIK ÜLKEYİ TAŞIMAMAKTADIR

Türkiye’de uygulanan ekonomik düzen, uzun yıllardır: Finansallaşmayı, kredi genişlemesini, inşaat ve arsa rantını, ucuz işgücü politikalarını,üretim dışı büyüme mekanizmalarını temel almıştır. Bu modelin ürettiği sonuç bugün açıktır: Çalışan yoksullaşmıştır. Orta sınıf erimiştir. Gençler geleceksiz bırakılmıştır. Servet giderek daha küçük bir kesimde yoğunlaşmıştır.

FİNANSALLAŞMANIN SESSİZ YIKIMI

Türkiye ekonomisi son 15 yılda, üretim artışıyla değil, hane halkı borçlanması ve tüketim kredileriyle ayakta kalmıştır. Bu süreçte: Gelir artışı enflasyon altında yok olurken, hane halkı borcu tüketimi finanse eden ana araç hâline gelmiş, banka bilançoları büyürken, çalışanların gelirleri gerilemiştir. Bu, sürdürülebilir bir büyüme modeli değil; borçla ayakta durmaya çalışan bir toplum modelidir.

KONUT BALONU

Türkiye’de konut fiyatları, gelir artışının çok üzerinde değerlenmiş ve konut, barınma ihtiyacı olmaktan çıkıp bir servet depolama aracına dönüşmüştür. Bu durum: Gençlerin ev sahibi olmasını imkânsızlaştırmış, kiraları astronomik seviyelere taşımış, berveti yalnızca gayrimenkul ve arsa üzerinden biriken sınıflara aktarmıştır. Türkiye’de servet eşitsizliğinin ana kaynaklarından biride üretim değil, arsa-konum rantıdır.

ÜCRETLERİN BASKILANMASI

Reel ücretler izlenilen plansız içi boş ve hatalı ekonomi politiği neticesinde son 10 yılda ciddi oranda gerilemiştir. Ancak bu gerileme ne hikmetse halkın çalışan, emekçi ve emekli kesiminde olurken özellikle iktidara yakın kesim ve kesimlerce hissedilmediği gibi tam tersi yalnızca onların cebine hizmet etmiştir.

Bunun nedeni yalnızca enflasyon değildir, ki bir ülkenin ana iktisadi sorunu da hiçbir zaman tek başına enflasyon değildir; aynı zamanda: Asgari ücretin genel ücret seviyesine dönüşmesi, sendikal yapının zayıflatılması, ucuz ve kayıt dışı işgücü kullanımı, sosyal devlet mekanizmalarının zayıflatılmasıdır. Bu politikaların sonucu: Çalışan kesim gelir artışından değil, enflasyonun altında ezilen ücretlerden pay almaktadır.

KURUMSAL EROZYON

Servet eşitsizliği, yalnızca ekonomik değil kurumsal bir sorundur. Özellikle Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişimizden sonra kurumlarımızın temel muhasebe ilkelerinden uzaklaşması, şeffaf, hesap verilebilirlik ilkesinden uzaklaşması, tabiri caizse kararların bir yöneticinin iki dudağı arasında olması ve bozulan adalet ile toplumsal güven anlayışının da etkisi göz ardı edilemez. Maliye sistemi açısından baktığımızda ise Türkiye’de:miras vergisi etkisizdir. Servet vergisi yok denecek seviyededir. Kamusal konut üretimi yetersizdir. Sosyal devlet mekanizmaları zayıflatılmıştır.

Gerek toplumsal gerek kurum mekanizmalarındaki bozulmalar gerekse de mali politikalardaki yetersizlik eşitsizliğin kendisini yeniden üretmesine neden olmakta ve gelir eşitsizliği için kurumsal zemin yaratmaktadır.

ULUSAL GÜVENLİK BOYUTU

İktisat yalnızca gelirin tasarruflara oranı ya da toplumun refah ve mutluluğunu baz almaz iktisat Atatürk’ün de dediği gibi; ‘Ekonomisi zayıf bir millet fakirlik ve yoksulluktan kurtulamaz; toplumsal ve siyasi felâketlerden yakasını kurtaramaz’ ve ‘Tam bağımsızlık ancak iktisadi bağımsızlıkla mümkündür’. Bu durumda servet eşitsizliğinin bu düzeye ulaşması, yalnızca ekonomik refahı değil;

toplumsal uyumu, güvenlik algısını, siyasal istikrarı, gençlerin ülke bağlılığını doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle servet eşitsizliği, ekonomik bir mesele olmaktan çıkmış, ulusal güvenlik ve sosyal barış meselesine dönüşmüştür.

ZAFER PARTİSİ’NİN ÇÖZÜM PROGRAMI

Zafer Partisi olarak kamuoyuna taahhüdümüz şudur: Üretim ekonomisine dönüş. Reel ücretlerin güçlendirilmesi. Kamusal üretim ve planlama stratejileri. Etkin miras ve servet vergisi düzeni. Yabancı işgücünün denetimi ve ucuz emek sömürüsünün sonlandırılması. Kamu bankalarının üretim dostu yapılandırılması. Rant ekonomisinin sona erdirilmesi.  KOBİ’lerin ve teknoloji girişimlerinin desteklenmesi.

Türkiye üretmeden zenginleşemez; üretmeden eşitlik kuramaz. Bu tablo kader değil, değiştirilebilir bir politik tercihtir. Bugünkü durum kaçınılmaz değildir. Doğru politikalar, adil bir servet dağılımı ve güçlü ve planlı üretim modeliyle Türkiye yeniden ayağa kalkabilir. Zafer Partisi; Türk milletinin emeğini, refahını ve geleceğini koruyan bir ekonomik düzen için mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir.”

Emekliler Derneği’nde üye kampanyası!

Olgay GÜLER

Edirne’de, geçtiğimiz ay gerçekleştirilen ilk genel kurulla yönetimin belirlendiği Edirne Emekliler Derneği’nde, üye kampanyası başlatıldı.

Bünyesinde 241 üyesi bulunan Edirne Emekliler Derneği’nde, Ahmet Ziya Yaz başkanlığındaki yönetim çalışmalarını sürdürürken, üye kampanyası başlatıldı. Edirne Kent Konseyi’nde, hafta içi her gün 14.00 ile 17.00 saatleri arasında üye kabulünün yapıldığını söyleyen Dernek Başkanı Ahmet Ziya Yaz, hedeflerinin 2026 sonunda 2 bin üyeye ulaşmak olduğunu kaydetti.

‘HEDEFİMİZ 2 BİN ÜYE’

Üye kampanyası kapsamında çoğalarak, taleplerini daha güçlü dile getirmek istediklerini söyleyen Yaz, “Pazartesi itibariyle belirli yerlerde üye kampanyası başlattık. Üyelerde bizim şu anki hedefimiz iki ay içinde 1000 üye, 2026 sonunda 2000 üyeye ulaşmak. Buradaki en büyük düşünceniz çoğalmazsak hiçbir talebimizin başarıya ulaşmayacağını düşünüyoruz. Çoğaldıkça emeklilerin haklarını, hiç olmazsa bölgesel olarak yani bu promosyon olabilir, emeklilere indirim kartları olabilir, emeklilere lokaller olabilir bu taleplerimizi ne kadar çoğalırsak gerçekleştirme şansımız o kadar yüksek olacağını düşünüyoruz. Bu süreç zarfında birçok sivil toplum örgütünü, STK’ları, sendikaları ve siyasi partileri dolaştık. Bu partilerin hepsine de şunu söyledik; biz siyaset üstüyüz. Herkesin buraya üye olabileceğini, emeklilerin sorunlarını sorunlarının herkesin olduğunu düşünüyoruz. Bu anlamda da bütün siyasi görüşü ne olursa olsun, emeklilerin bu çatı altında toplanması gerektiğini, bu mücadeleyi hep birlikte verebilmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için Pazartesi özellikle haftanın 6 günü Edirne Kent Konseyi’nde bir arkadaşımız hazır bulunacak 14.00 ile 17.00 arası üye kaydı yapacak. Çağdaş Yaşam’da da Perşembe günü yine bizler hazır olarak üye kaydı alacağız” dedi. 

‘KAMPANYA ALANI GENİŞLEYECEK’

Önümüzdeki haftalarda kampanyayı daha da genişleteceklerini dile getiren Yaz, “Önümüzdeki haftalarda bunu biraz daha genişleteceğiz. Yani bazı mahallelerde, gerekirse bazı noktalarda arkadaşlarımız sabit olarak bulunacaklar. Şöyle bir talep geliyor; emekliler ‘Size ulaşamıyoruz’ diyorlar. Bildiğiniz gibi bizim bir yerleşik alanımız yok. Sağ olsun sivil toplum örgütleri bize yer tahsisi yapıyor. Ama bizim kendimize ait sabit bir alanımız yok. Bu sebeple de belli yerlerde mesela Şükrü Paşa Mahallesi, Fatih Mahallesi belli yerlerde yine üye noktaları oluşturacağız ama bu hafta sadece iki noktada bunu hareketlendiriyoruz. Çünkü merkezi olarak Edirne Kent Konseyi Saraçlar içinde bir bölge olduğu için herkesin kolay ulaşabileceği bir bölge olarak düşündük. Orada da Zafer Günaydın arkadaşımız devamlı 14.00 ile 17.00 arası üye kaydı yapacaktır. Hızlı bir şekilde üyelerimizi arttırmayı düşünüyoruz” diye konuştu.

Çorlu Spor 1947 maçı Cuma günü

Edirnespor’un yer aldığı Nesine 3. Lig 1. Grup’ta 12. hafta geride kalırken, sarı-kırmızılılar 134. hafta programında yer alan Çorlu Spor 1947 maçına odaklandı. 

Nesine 3. Lig 1. Ğrup’ta 7 maçta fileler 23 kez havalanırken, sadece 2 deplasman takımı galip gelmesini bildi. Son haftalardaki performansıyla dikkat çeken Edirnespor’un 7 puanla son sırada bulunduğu grupta Galata, gol averajıyla liderliğini sürdürdü.

Edirnespor ligin 13. haftasında 12 Arak 2025 Cuma günü  Çorlu Spor 1947’yi konuk edecek. Geçen hafta sahasında Astor Enerji Çankaya Spor Kulübü ile 1-1 berabere kalan Çorlu ekibi 20puanla 6. sırada yer alıyor.

NESİNE 3. LİG 1. GRUP 12. HAFTA TOPLU SONUÇLAR

Karalar İnşaat Etimesgut Spor Kulübü 3-0 Edirnespor 

İnkılap Futbol Spor Kulübü 0-0 Bursa Yıldırım Spor Kulübü 

Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş.0-3İnegöl Kafkas Spor Kulübü 

Kestel Çilek Spor Kulübü 0-2 Galata Spor Kulübü 

Polatlı 1926 Spor Kulübü 3-2 Yalova Fk 77 Spor Kulübü 

Çorlu Spor 1947 1-1 Astor Enerji Çankaya Spor Kulübü 

Silivrispor 2-4 Bulvarspor 

Bursa Nilüfer Futbol A.Ş.0-2 Küçükçekmece Sinop Spor A.Ş. 

Aramızdan ayrılanlar

SEBAHATTİN GIRMİÇ VEFAT ETTİ
Yıldırım Hacı Sarraf Mahallesi sakinlerinden merhum Demir ve Zeynep Gırmiç’in oğulları, Bahattin, Nurhan, Nurcan ve Serkan’ın ağabeyleri Fevziye Gırmiç’in eşi, Demir Gırmiç’in babası Sabahattin Gırmiç 66 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Akmescit Camisinde öğle namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.
REFİK SUÇEKER VEFAT ETTİ
Hasan Suçeker’in ağabeyi Refik Suçeker 74 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Yeşilce Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
NURİ TERKOS VEFAT ETTİ
Lalapaşa Doğanköy sakinlerinden Eray Terkos’un babası, İlkbahan Terkos’un eşi, Nuri Terkos 64 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Doğanköy Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.
ESEN GÜYÜMGÜLER VEFAT ETTİ
Hikmet ve Ülfet Güyümgüler’in oğulları, Birgül Güyümgüler’in eşi, Kazım ve Kıymet Kabacı’nın damadı, Ergüder Güyümgüler’in kardeşi, Erdem Güyümgüler’in amcası, Aysun Tecellibaş ve Sanayi Esnaflarından Hikmet Güyümgüler’in babası, Ergül Tirit’in kardeşi, Günkan Tecellibaş’ın kayınpederi, Esen, Soykan, Doğukan ve Hanzade’nin dedeleri, Köy Hizmetlerinden emekli, TOKİ Taksi Durağı esnaflarından Esen Güyümgüler 63 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Sarı Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.
ŞAZİYE NAZ VEFAT ETTİ
Demirhanlı Köyü sakinlerinden merhum Remzi Naz’ın eşi, Kenan Naz, Gönül Çokaman, merhum Coşkun Naz’ın anneleri, Recep Çokaman, Gülten Naz ve Bakiye Naz’ın kayınvalideleri, Özlem ve İzlem’in anneanneleri, Azize ve İzel’in babaanneleri, Şaziye Naz 85 yaşında vefat etti. Merhumenin cenazesi dün Demirhanlı Köy Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.
OĞUZ BATIGÖÇ VEFAT ETTİ
Emekli Gümrük Muhafaza Başmüdürü Oğuz Batıgöç 79 yaşında vefat etti. Emekli Öğretmen Zeynep Batıgöç’ün eşi, merhum Orhan Batıgöç’ün kardeşi, Okan Batıgöç ve Merve Batıgöç Seyidoğlu’nun babaları, Mümin Seyidoğlu’nun kayınpederi, İnci Elfide Seyideoğlu’nun dedesi, Özlem Pirinççi’nin manevi babası, Nur ve Murat Batıgöç’ün amcaları olan merhumun cenazesi dün Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
SAKİNE CÜNBÜŞ VEFAT ETTİ
Merhum Fikret Cünbüş’ün eşi, Ramazan Özcan’ın kızı, Belgin ve Çetin Cünbüş’ün anneleri, Mutlu Yıldız ve Fikret Mercan’ın anneanneleri Sakine Cünbüş 87 yaşında vefat etti. Merhumenin cenazesi dün Sarı Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.

Mimar Sinan’da basket şöleni

İsmail DEMİRAY

Edirne U-14 Basketbol Erkekler Ligi’nde 2025-2026 sezonu sona ererken, 8 karşılaşmanın geride kaldığı Edirne Büyük Erkekler Basketbol Ligi’nde ise mücadele tam gaz devam ediyor.

Bu yıl lig 10 takımın katımıyla 30 Kasım Pazar günü 3 karşılaşma ile start alan ligde Kültür Sanat Doğa Kulübü ile Edirne Mega Genç, 2’şer galibiyet ile puan cetvelinin zirvesinde yer alıyor.      

30 Kasım Pazar günü başlayan Edirne Büyük Erkekler Basketbol Ligi’ne12 Aralık 2025 Cuma günü 2 karşılaşma ile devam edilecek. Lig 29 Aralık 2025 tarihinde final maçı ile sona erecek.

İLK 8 SONUÇ

Edirne Yurdum Gençlik ve Spor 37-79 Genç Trakya Spor

FSM (B) 24-86 Kültür Sanat Doğa Kulübü

Edirne Mega Genç Spor 100-34 Edirne Yıldızları

Neon Spor78 – 89 M&M Basketbol (B)

M&M Basketbol (A) 118-78 FSM (B) 

Kültür Sanat Doğa 94-47 Edirne Yurdum Gençlik ve Spor

FSM (A) 98-84 Neon Spor

M&M BasketboL (B) 71-83 Edirne Mega Genç Spor

12 ARALIK 2025 PROGRAMI

Genç Trakya Spor – Kültür Sanat Doğa

Mimar Sinan Spor Salonu – 19.30

Edirne Yurdum Gençlik ve Spor – M&M Basketbol (A)

Mimar Sinan Spor Salonu – 21.00

U-14 BASKETBOL ERKEKLER LİGİ

U-14 Basketbol Erkekler Liginde Fatih
Sultan Mehmet Ortaokulu şampiyon oldu

U-14 Basketbol Erkekler Ligi, Mimar Sinan Spor Salonu’nda sona erdi.

Uyuşturucuda yeni darbe

Edirne’nin de aralarında bulunduğu 72 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik operasyonlarda 970 şüphelinin yakalandığı açıklandı.

 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“72 ilde Uyuşturucu Madde Satıcılarına yönelik son 1 haftadır devam eden operasyonlarımızda;

 352 Kg Uyuşturucu Madde ile

4 Milyon 158 Bin adet Uyuşturucu Hap ele geçirerek, insanlara arz edilmesini ve toplum sağlığına zarar vermesini engelledik.

970 şüpheliyi yakaladık

Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı koordinasyonunda; İl Emniyet Müdürlükleri Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince;

1.487 ekip,

3 bin 712 personel,

14 hava aracı ve

52 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla Adana, Ankara, İzmir, Gaziantep, Şanlıurfa, Antalya, İstanbul, Konya, Samsun, Kocaeli, Mersin, Diyarbakır, Şırnak, Osmaniye, Bursa, Balıkesir, Denizli, Manisa, Kayseri, Eskişehir, Mardin, Aksaray, Muğla, Elazığ, Malatya, Sakarya, Hatay, Tekirdağ, Isparta, Niğde, Kahramanmaraş, Kütahya, Rize, Bingöl, Erzincan, Aydın, Ordu, Adıyaman, Batman, Uşak, Erzurum, Bitlis, Edirne, Giresun, Nevşehir, Trabzon, Van, Çorum, Kırklareli, Kırşehir, Afyonkarahisar, Ağrı, Bartın, Bolu, Düzce, Iğdır, Karabük, Karaman, Tokat, Artvin, Çanakkale, Kırıkkale, Kilis, Siirt, Sinop, Yozgat, Zonguldak, Burdur, Kastamonu, Muş, Sivas, Yalova’da operasyonlar düzenlendi.

Uyuşturucu, insanlığın en büyük düşmanıdır! Zehir tacirleriyle ülkemiz ve insanlık adına mücadele etmeye devam edeceğiz Emeği geçenleri tebrik ediyorum.”