Geçtiğimiz yıl sıcak ve kurak bir şekilde sona erdi.
Edirne’nin kullanma suyunu sağlayan en önemli kaynak olan Kayalı Barajı’nın yaz sonu hali içler acısıydı.
Ve su kesintileriyle karşılaştık sonbahar aylarında. Edirneliler olarak uzun yıllar boyunca yaşamadığımız, alışık olmadığımız durumlardı su sıkıntıları.
Kayalı barajının bu sıkıntılı halleri sonrasında Süloğlu barajına yöneldi gözler. Ve isale hattı yeniden yapılmaya başlandı.
Geçtiğimiz hafta yoğun yağmurlar yüzümüzü güldürdü. Sadece Edirne’nin değil, Trakya’nın ve bütün ülkemizin.
Edirneliler de büyük bir sevinç ve mutlulukla karşıladılar yoğun yağmurları. Yağışlarla birlikte barajlarda yükselen su oranları su sıkıntılarını yaşayan Edirnelileri yakından ilgilendiriyor sonuçta.
Ve tarımla yakından ilgisi olanları da sevindirdi yağmurlar. Edirne’de yaşayıp da köylerle ilgisi olmayan insan yok gibidir zaten. Kimimizin eşi dostu, akrabaları yaşamakta köylerde az da olsa.
Edirne Belediyesi Su Kanalizasyon Müdürü arkadaşım Ayhan Özer’le yaptığımız yazılı görüşmede hafta içinde yoğun yağmurlar sonrasında Kayalı’ya 4.5 milyon, Süloğlu’na 2 milyon metreküp su geldiğini keyifli bir ifadeyle belirtti.
Yoğun yağmurlar devam ederken sosyal medyadan coşan, adeta nehirlere dönen derelerin görüntüleri geldi arka arkaya.
Kayalı Barajı’nı besleyen Istrancalar’daki derelerin nehirlere dönüş görüntülerini Devletliağaç’tan sosyal medyada Ali Rıza Başkurt dostum paylaşmış “Koca nehir yine coştu, Kayalı barajının gözü aydın” diyerek.
Yine Vaysal köyünde yeğenim Fuat Koten, Değirmen Deresi’nin adeta bir nehre dönmüş çılgınlar gibi akarken görüntüsünü paylaşmış sosyal medyada. Ne sevindim, duygulandım görüntüleri görünce.
Çocukluğumu yaşadığım Vaysal köyünde Değirmendere’nin yazın en sıcak günlerinde bile yaklaşık iki metre genişliğinde bir karış yüksekliğinde gürül gürül tertemiz boncuk gibi akan suyu halen anılarımdadır.
Doğanın nimeti olarak hızla barajlarımızın kapasitelerinin yükselmesini sağladı son yağmurlar.
2026 yılını büyük bir ölçüde susuz geçirmeyeceğimiz belli oldu son yağmurlardan sonra.
Son günlerde bazı bölgelerde ki çöp konteynerlerinin yanına bırakılan malzemeler konuşuluyor Edirne’de.
Satın alınan eski binalarda yapılan tadilat ve tamiratlar nedeniyle klozetlerden tutun, inşaat pisliklerine, eski mobilyalara kadar ne varsa görüyoruz.
Sorumlusu da o çöp konteynerlerinin etrafındaki siteler oluyor, en çok buralarda oturanlar eleştiriliyor doğal olarak!
Halbuki bilhassa gece yarısından sonra, sabah 4- 5 sularında taaa 2-3 km ötede ikamet edenlerden bazıları özel araçları ile başka semtlerdeki konteynerlerin etrafına bırakıp kaçıyorlar.
Kamyonetle getirip bırakanlar bile var!
Bazıları çuvallarda, bazıları poşetlerde, bazıları da öylece etrafa atılıp saçılıyor.
Demem o ki; çöp konteynerlerinin yanlarına bırakılan atıkların çoğunun o mahalle ve sokakta yaşayanlarla bir ilgisi yok gördüğüm kadarıyla.
Bugün yazmak istedim çünkü; uzaktan yakından ilgisi olmayanlar günah keçisi oluyor maalesef.
Keşke Belediye Zabıtaları ara sıra gece denetimlerine çıksalar da görseler neyin ne olduğunu!
Medeni eğitimi halka yaymak öyle kolay değil; uzun yıllar çok çok kişinin emeği gerekiyor!.. Bazı kavramları hakkıyla algılayıp uygulamayı, sade insanların çoğu başaramaz ve yanlış anlarlar, yanlış uygularlar!.. Birçok kavramı, bilim sahiplerinin araştırıp, pratik örneklerle, sanatkârca açıklanması (En etkili olarak, aile ve yakın çevrede, ve de, dünyada söz, davranış, okul, tiyatro, film, yazı, çizi) ile halkın eğitilmesiyle olur!.. Meselâ: Dünyada “ŞÜKÜR” kavramının çoğunlukla yanlış anlaşılıp, uygulandığını görüyoruz. “ŞÜKÜR:” Asla tembelin, kalpazanın, beyin iptallinin, cahilin, korkağın, kullandığı gibi, ACİZLERİN SIĞINDIĞI bir BAHANE değildir!.. Bir örnek verelim: ŞÜKÜR: (Bir yorumla)-Toprağı, bellersin, gübrelersin, gülü ekersin, sular, budarsın!.. Sonra, açan gülü seyrederken, koklarken, “YARATAN’DAN ÖTÜRÜ” ŞÜKREDERSİN. Yani, AKIL, EMEK İŞLETMEK BİZDEN, NASİP ALLAH’TAN!.. Bütünsel düşünürsek, o gülü seyretmek, koklamak için, Allah, ne mucizeleri, tam zamanında, tam kararında bir araya getirdi, biz de akıl ettik, emek verdik ve o güzelliği yaşadık, ŞÜKÜR, RABBİMİZE. Hepsi verilince olur!.. Hepsi O’ndan bize!.. Bizde sadece tercih ve emek düşüyor!.. Tabi, tercih de, emek de O’nun nasibi!.. Yani, hepsi ondan, Şükür!.. Bir başka örnek: Bazen, düşersin, zorlanırsın, yara alırsın, bir kuru ekmeğe mecbur kalırsın, ama, “Halâ hayat devam ediyor, ölmedim, ŞÜKÜR,” der, mücadeleye devam etmek için, DÜŞTÜĞÜN YERE DE, “O KURU EKMEĞE DE ŞÜKREDERSİN!..” Hayatın zorluklarının da Allah’tan olduğunu , yargılanma, sınanma olduğunu bilir, pes etmez, yoldan çıkmazsın!.. ŞÜKÜR, ASLA, ACİZLERİN SIĞINACAKLARI BİR BAHANE DEĞİLDİR!.. “ŞÜKÜR,” Yaratan’ın bizi pişirmesi, güçlendirmesi, daha çetin zorlukların da üstesinden gelmemizin eğitimi olduğu bilincidir. ZORLUKLAR KARŞISINDA, PES ETMEMENİN PANZEHİRİ OLDUĞU KADAR, GÜZELİKLERİ ÜRETMENİN DE İLAHİ BİLİNCİDİR!.. ŞÜKRÜN ÖZÜNDE, ALLAH’A TAM TESLİMİYET, POZİTİF AKIL, İNANÇ, DİLEMEK, BİLİM VE EMEK VARDIR!.
HAMD SADECE ALLAH’ADIR, HEPSİ O’NDAN, ŞÜKÜR.
Kuran’ı Kerim. Sure 4/ayet 82: Halâ Kur’an hakkında gereği gibi düşünmeyecekler mi? Eğer o, Allah’tan başkası tarafından gelmiş olsaydı, onda bir çok tutarsızlık bulurlardı.
Edirne’nin tanınmış ciğerci esnaflarından ‘Ciğerci Niyazi’ olarak bilinen Niyazi Yavuz, geçirdiği kalp krizi nedeniyle yapılan anjiyo sonrası, bir damarına stent takıldı.
Edirne’nin tanınmış iş insanlarından, kamuoyunda ‘Ciğerci Niyazi’ olarak bilinen Niyazi Yavuz, Cumartesi günü göğüs ağrısı şikâyetiyle Sultan I. Murat Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne başvurdu. Yavuz’un yapılan kontrol ve tetkiklerinde kalp damarlarından birinin tıkalı olduğu tespit edilirken, anjiyoya alındı. Anjiyoda stent takılan Yavuz’un sağlık durumunun iyi olduğu ve tedavisinin sürdüğü bildirildi.
KURABİYECİ DEDE’DEN DE SEVİNDİREN HABER
Öte yandan kentte ‘Kurabiyeci Dede’ olarak tanınan Arif Meriç, geçtiğimiz günlerde bypass ameliyatı geçirdi. Lüleburgaz’da özel bir hastanede yapılan operasyonda dört damarının değiştiği öğrenilen Meriç’in durumunun iyi olduğu ve sağlığına kavuştuğu öğrenildi.
Edirne’de Ustabaşı Medya Ltd.Şti. bünyesinde 12 Ocak 2024’te yayın hayatına başlayan Edirne Ulak Gazetesi, 2’nci yaşını kutladı. Ustabaşı Medya bünyesinde, Edirne’de 12 Ocak 2024 tarihinde okuyucularıyla buluşmaya başlayan Edirne Ulak Gazetesi, 2. yılını kutluyor. Edirne Ulak Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Gazeteci Koray Ustabaşı, yerel gazetelerin bir şehrin hafızası olduğunu belirterek, bu görevi üstlenmekten mutluluk duyduklarını söyledi.
Gazetenin ikinci kuruluş yıldönümünü kutlamanın heyecanı ve gururunu yaşadıklarını dile getiren Ustabaşı, “Bugün, Edirne’mizin sesini duyuran, tarihi ve kültürel zenginliklerimizi kayıt altına alan, şehrimizin nabzını tutan önemli bir değerimiz olan Edirne Ulak Gazetesi’nin 2. Kuruluş Yıl Dönümünü kutlamanın heyecanı ve gururunu yaşıyoruz. Yerel gazeteler, bir şehrin hafızası, vicdanı ve gelişiminin itici gücüdür. Şehir karmaşasında kaybolan yerel sorunları, başarıları ve kültürel dokuyu koruma görevini üstlenirler. İşte tam da bu noktada bizler Edirne Ulak Gazetesi olarak kıymetli şehrimiz, göz bebeğimiz Edirne için bu hayati rolü üstlenmiş bulunmaktayız” dedi. “YEREL BİR GAZETE KURMAK, SADECE BİR YAYIN ORGANI AÇMAK DEĞİLDİR” Ustabaşı, “Edirne Ulak Gazetesi, Ustabaşı Medya LTD. ŞTİ. bünyesinde 20 yıllık bir mesleki tecrübenin sonunda ortaya çıkmıştır. Ekonomik olarak zorlu koşullarda, Edirne’nin kültürel ve siyasi hayatına tanıklık ederek, varlığını da 2 yıldır onurlu ve şerefli bir şekilde sürdürmeye devam etmektedir. Yerel bir gazete kurmak, sadece bir yayın organı açmak değildir; o şehrin tarihine ve geleceğine yatırım yapmaktır. Edirne Ulak Gazetesi de bu bilinçle hareket etmiş, sadece bir haber kaynağı olmanın ötesine geçmiştir. Yerel dinamikleri iyi bilmek, sorunu yerinde tespit etmek ve çözüm önerilerini ilgili mercilere iletmek, Edirne Ulak Gazetesi’nin temel misyonu olmuştur. Edirne Ulak Gazetesi, Edirne’nin dört bir yanındaki sesi ve gözü olmayı sürdürerek, şehrimizin kültürel mirasına ve geleceğine hizmet etmeye devam edecektir” ifadelerini kullandı. “YEREL BASINA DESTEK OLMAK, ASLINDA KENDİ ŞEHRİMİZİN GELECEĞİNE DESTEK OLMAKTIR” Ustabaşı, “Edirne Ulak Gazetesi, yerel basınımızın fedakârlıklarla ayakta duran, değer üreten ve Edirne’ye sahip çıkan bir direğidir. Yerel basının varlığı, demokrasimizin yereldeki güvencesidir. Yerel basına destek olmak, aslında kendi şehrimizin geleceğine destek olmaktır. Edirne Ulak Gazetesi’nin kurulmasında, emeği geçenlere, bugüne kadar görev yapmış tüm çalışanlarına ve en önemlisi bizleri tüm sosyal platformlarında okuyarak, takip ederek destek veren tüm Edirneli hemşerilerimize şükranlarımı sunuyorum. Var olun” diye konuştu.
Tekirdağ’da Aralık 2024’te, iki motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen kazada yaşamını yitiren Edirne’nin Keşan ilçesinden üniversite öğrencisi Sıla Pehlivanoğlu için hazırlanan bilirkişi raporunda, kızının asli kusurlu bulunmasına tepki gösteren anne Emel Pehlivanoğlu, “Gerçek tüm açıklığıyla ortaya çıkana kadar susmayacağım. Adalet, Sıla’ya olan borcumuzdur ve biz bu borcu mutlaka ödeyeceğiz” dedi.
Kaza, 28 Aralık 2024 gecesi Süleymanpaşa ilçesi Cumhuriyet Mahallesi Büşra Sokak’ta meydan geldi. Evden yemek almak üzere çıkan Namık Kemal Üniversitesi Hukuk Fakültesi 3’üncü sınıf öğrencisi Sıla Pehlivanoğlu’nun kullandığı 22 ADV 295 plakalı motosiklet ile karşı yönden gelen A.Ç.’nin kullandığı 59 AHZ 560 plakalı motosikletle çarpıştı. Kazada Pehlivanoğlu ağır yaralandı. Sıla Pehlivanoğlu, çağırılan ambulansla Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Yoğun bakımda tedaviye alınan Sıla Pehlivanoğlu, 4 Ocak 2025 günü hayatını kaybetti.
AİLESİ VE ARKADAŞLARINDAN AÇIKLAMA
Olayla ilgili Tekirdağ Adliyesi’nde 8 Ocak’ta görülen ikinci duruşmanın ardından ailesi ve Sıla’nın arkadaşları açıklama yaptı. Anne Emel Pehlivanoğlu, kızının acısını ilk günkü gibi kalbinde hissettiğini belirterek, hazırlanan bilirkişi raporunda kızının asli kusurlu bulunmasına tepki gösterdi. Pehlivanoğlu şunları söyledi:
“Tam bir yıl oldu. Kalbimdeki acı ilk günkü gibi. Ama bugün buraya ağlamaya değil, susturulan gerçekleri haykırmaya geldim. Kızım Sıla bir hukuk öğrencisiydi. Ömrü, hayalini kurduğu o cübbeyi giymeye yetmedi. Ama ben bugün onun adalete olan inancıyla karşınızdayım. Bir yıldır tek bir sorunun cevabını arıyorum: Yol boştu. Görüş açıktı. Üstelik önünde bir yaya geçidi vardı. Neden durmadın? Neden bir hedefi vururcasına, o hızla, doğrudan kızıma çarptın? Biliyor musunuz; bir yıldır sanığa bu soru tek bir kez bile sorulmadı. Dosyada ilerleyen süreç ne yazık ki gerçeği değil, kâğıt üzerindeki maddi hataları esas alıyor. Bilimsel raporlar, adli bilişim uzmanlarının değerlendirmeleri, teknik hesaplamalar. Hepsi açıkça ‘Sıla suçsuz’ diyor. Ama hiçbir bilimsel veri içermeyen, dayanaksız ve çelişkili raporlar, bu gerçeklerin önüne set çekiyor. Buradan kamuoyuna sesleniyorum: Bu dava artık sadece kızımın davası değildir. Bu dava; evinden çıkan her gencin, evladını yolda bekleyen her annenin güven davasıdır. Eğer bugün burada adaleti eksik bırakırsak, yarın başka bir anne aynı acıyla yanacaktır. Kızım beni duyuyor, biliyorum. Sıla; Sana söz veriyorum: Giyemediğin o cübbeyi ben sırtımda taşıyacağım. Gerçek tüm açıklığıyla ortaya çıkana kadar susmayacağım. Adalet, Sıla’ya olan borcumuzdur ve biz bu borcu mutlaka ödeyeceğiz.”
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Makine Mühendisleri Odası Edirne Şubesi’nin, Birce Altay başkanlığında mevcut yönetimini oluşturan Trakya Demokrat Makine Mühendisleri, 7-8 Şubat’ta gerçekleştirilecek genel kurulda, yeni dönem için yeniden aday olduklarını açıkladı.
Odanın 15’inci döneminde yönetime seçilen Birce Altay ve ekibi, 7-8 Şubat’ta düzenlenecek genel kurul için seçim sürecini başlattıklarını duyurdu. Trakya Demokrat Makina Mühendisleri olarak yeniden yönetime aday olduklarını belirten Şube Başkanı Altay, seçimlerin her zaman demokratik bir yarış olduğunu, örgütün kendini yenilemesi, gelişmesi, yönetim yeteneğinin ve deneyiminin yeni kuşaklara aktarılması için tek yol olduğunu söyledi.
‘ÜYE İÇİN ODA İLKESİNDEN ÖDÜN VERMEDEN ÇALIŞTIK’
MMO Edirne Şube 16. Dönemine aday olan Trakya Demokrat Makina Mühendisleri adayları olarak odacılık anlayışına, ilkeleri ve çalışma programı itibariyle 14. ve 15. dönem yönetim kurullarının devamı niteliğinde baktıklarını kaydeden Altay şunları söyledi:
“Sonlandırdığımız dönem olan 15. Dönem yönetim kurulu olarak çalışma ilkelerimiz gereği açık, üyeden yana, şube çalışmalarında verimlilik ve mühendislik disiplininden sapma göstermeden kamu yararı için toplumcu, kamucu, halkımıza yönelik, insani değerlerimize saygılı ve çevre duyarlılığına sahip bir biçimde çalışmalarımızı sürdürmeye özen gösterdik. İlk yola çıktığımız “Üye İçin Oda” ilkesinden ödün vermeden çalıştık, çalışacağız. Ünvan, mevki, çıkar amacı gütmeden dürüst, açık, özverili ve üyeyi kucaklayan bir çalışma anlayışını egemen kılmaya çalışacağımızı belirtmiştik, bunu sürdüreceğiz. Bu anlayışımızdan ödün vermedik, vermeyeceğiz. Yetkin ve saygın deneyimli arkadaşlarımızı oda çalışmalarına çekerek genç meslektaşlarımızı geleceğe hazırlamaya çaba harcadık. Genel olarak üyelerimize karşı yanlış yapmamayı kırmızı çizgimiz olarak gördük. Bu konulardaki anlayışımızı, çabamızı aynı kararlılıkla sürdürdük ve sürdüreceğiz.
‘SİYASİ DURUŞUMUZ PARTİLER ÜSTÜ OLDU’
Yönetim kurulu üyeliği anlayışımız bellidir. Hiçbir zaman bir paye, bir çıkar, başka amaçlar için bir araç veya basamak olarak görmedik. Yalnızca yönetici, başkan olmak amaçlı, makam, mevki sahibi olmak, kendi tanıtımına basamak olarak kullanmak amacı ile yapılan adaylıkları üzülerek görüyoruz. Oysa yönetim Kurulu üyeliği mesleğimize, üyemize hizmet için gönüllü, özverili, karşılıksız bir görev olarak kabul ettiğimiz en değerli hizmet alanımızdır. Siyasi duruşumuz her zaman partiler üstü olmuştur. Toplumcu, kamucu, halkçı, çağdaş, bilimin ışığında sürekli ileri teknolojinin yolunda, insani değerlerimize, çevremize saygılı bir çizgide mesleki çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Asıl en önemli görevimiz olan üye hizmetlerinde “oda için üye” değil, “üye için oda” ilkemizin doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz üye çalışmalarını ayrıntılara inerek geliştireceğiz. Taramalar sonucu, ardından da her üyemize ulaşarak yaptığımız çalışmalara üyelerimizi onara edici dönemsel toplantı ve etkinlikleri ekleyeceğiz. Üyelerimizi bir araya getiren sosyal amaçlı toplantı ve etkinliklerimizi geliştireceğiz.
‘KAMUCU ÇALIŞMA BİÇİMİNİ SÜRDÜRECEĞİZ’
Meslek içi eğitimlerimiz odamızın meslektaşlarımıza sunduğu en önemli hizmetlerden birisidir. Odamız bünyesinde her gün artan, bugün için otuzdan fazla uzmanlık alanımızda meslek içi eğitimler ile uzmanlık ve yetkilendirmeler şubemizin önemli çalışma alanlarındandır. SMM hizmetleri dediğimiz, meslektaşlarımızın başta yapı üretimi olmak üzere çeşitli alanlarımızdaki proje üretimi hizmetlerinde, yönetimimiz en duyarlı biçimde davranmaya özen göstermektedir. SMM hizmetlerinde meslektaş sorunlarını, her temsilciliğimizin kendi koşulları çerçevesinde ele alarak, sık toplantı ve görüş alışverişi ile bu sorunlara karşı çözüm arayışında organizasyon boyutunda üyemize yardımcı olacağız. Şube çalışmalarında büro çalışanları ve teknik görevlilerimizin daha verimli ve üretken çalışmalar yapabilmeleri için görevde olduğumuz sürece çalışma düzeni ve huzuruna değer vererek onların yanında olmayı bir sorumluluk olarak göreceğiz. Kamu kesimine, halkımıza ve sanayi kuruluşlarımıza sunduğumuz teknik kontrol hizmetlerinde ise hiçbir şekilde ticari değil, yine anlayışımız gereği kamucu, mühendislik gereklerinden, disiplininden ödün vermeden gösterdiğimiz çalışma biçimini sürdüreceğiz. Bu anlayış kamuya ve mesleğimize karşı sorumluluğumuzu sapma göstermeden uygulama anlayışıdır.”
Şube’nin en önemli etkinliği olan Trakya’da Sanayileşme ve Çevre Sempozyumu’nun 5’incisini 17 yıl aradan sonra önceki dönem gerçekleştirerek önemli bir işi başardıklarını hatırlatan Altay şöyle devam etti:
“Önümüzdeki 16. Dönemde Trakya’da Sanayileşme ve Çevre Sempozyumu’nun 6.’sını; ‘Su – Derin Deşarj – Sanayi Kirleticiliği – Ergene Kirliliği ve Çarpık Kentleşme’ temalarında Tekirdağ, Çorlu, Çerkezköy ekseninde düzenleyeceğiz. Ayrıca TMMOB Edirne İKK olarak geçekleştirdiğimiz ‘Yapı Üretiminde Mühendislik Mimarlık Hizmetleri Çalıştayı’nın Kırklareli ve Tekirdağ illerinde de yapılması için bu illerin İKK’ları tarafından gerçekleştirilmesine destek ve katkı sağlayacağız. Gerçekleştirdiğimiz çalışma ve etkinlikler ile kendi alanımızdaki toplumsal sorunların her türlü iletişim organlarında yer bulması için çalışmalarımızı yaygınlaştıracağız. Gerekli durumlarda basın duyuru ve açıklamaları yaparak toplumsal duyarlılığa katkı sağlayacağız. Oda aidiyetiyle çalışma anlayışı, hiçbir amaç, çıkar gütmeden kamu yararı için çalışmak, toplumsal yarar için çalışmak bu dönemde, çok az kalmış çok özgün, her türlü değerden üstün bir anlayıştır. Esas olan bu anlayışı anlayıp uygulayabilme kapasitesidir. Genç, gelecek nesillere aktarabileceğimiz odacılık anlayışı bu olmalıdır. Ben seçime katılan, şube organlarına aday olan tüm üyelerimize başarılar diliyorum. Seçim sonrası da sonuç ne olursa olsun 16. Dönemimizde şubemize karşı emeklerini, hizmetlerini esirgememelerini diliyorum.”
Edirne Mektebim Koleji tarafından 10-11 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilen bursluluk sınavına 600’ün üzerinde öğrenci katılırken, kolejin kurucusu, iş insanı ve eğitimci Sertaç Uprak, “600’ün üzerinde öğrencimizin sınavımıza katılması, velilerimizin eğitim yaklaşımımıza duyduğu güvenin açık bir göstergesidir” dedi.
Edirne Mektebim Koleji tarafından düzenlenen bursluluk sınavı, iki gün boyunca yoğun katılımla gerçekleştirildi. Sınava 600’ün üzerinde öğrenci katılırken, kolejin kurucusu, iş insanı ve eğitimci Sertaç Uprak, bursluluk sınavına gösterilen ilgiyi değerlendirdi. Uprak, sınava katılım sayısının, velilerin eğitim yaklaşımlarına duyduğu güvenin açık göstergesi olduğunu belirtti.
Eğitimde kaliteyi ve fırsat eşitliğini merkeze alan bir anlayışla hareket ettiklerini kaydeden Uprak, “Bursluluk sınavlarımız, yalnızca akademik başarıyı ölçen bir uygulama değil; aynı zamanda potansiyeli olan öğrencilerimize doğru eğitim ortamını sunma sorumluluğumuzun bir parçasıdır. 600’ün üzerinde öğrencimizin sınavımıza katılması, velilerimizin eğitim yaklaşımımıza duyduğu güvenin açık bir göstergesidir. Bu sürecin sağlıklı ve düzenli bir şekilde yürütülmesinde emeği geçen tüm eğitim kadromuza ve çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Eğitim, ekip işi ve biz bu bilinçle hareket ediyoruz” diye konuştu.
Edirne Mektebim Koleji’nin sadece akademik başarıya değil, öğrencilerin sosyal, kültürel ve bireysel gelişimlerine de önem verdiğini vurgulayan Uprak, önümüzdeki dönemlerde de öğrenci odaklı projelerle eğitime katkı sunmaya devam edeceklerini ifade etti.
Bursluluk sınavı sonuçlarının kısa süre içerisinde açıklanacağı bildirildi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarısının ardından Edirne’de Pazar günü gece saatlerinde başlayan kar yağışı, Pazartesi sabahına kadar etkili olarak kentin beyaz örtüyle kaplanmasına neden oldu.
MGM’nin uyarıda bulunduğu iller arasındaki Edirne’de, kar yağışı etkili oldu. Pazar günü gece başlayıp, Pazartesi sabah saatlerine kadar etkisini sürdüren kar yağışı nedeniyle kentin büyük bölümü beyaza büründü.
Kentin simgesi tarihi Selimiye Camisi başta olmak üzere tarihi eserler beyaz örtüyle kaplanırken, kartpostallık görüntüler oluştu. Hava sıcaklığının eksi 2 derece olduğu kentte, buzlanma sonucu kazalar meydana geldi.
Polis ekipleri, önemli noktalarda önlem alıp, sürücüleri dikkatli olmaları yönünde uyardı.
UZUNKÖPRÜ’DE OKULLAR TATİL
Öte yandan Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde olumsuz hava koşulları nedeniyle eğitime ara verildi. Uzunköprü Kaymakamlığı’ndan yapılan açıklamada, “İlçemiz genelinde 12 Ocak 2026 Pazartesi günü tüm okullarımızın tüm kademelerinde eğitim ve öğretime 1 gün süreyle ara verilmiştir” denildi.
Edirne Valiliği de İl Özel İdaresi ekiplerinin sahadaki çalışmalarını Uzunköprü Çalıköy, Lalapaşa Kalkansöğüt, Hacılar, Küçünlü ve Hacıdanişment köylerinde aralıksız sürdürdüğünü bildirdi.
Edirne’de TEM Otoyolu’nun denetim istasyonu önünde ters yönde giden otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu bariyere çarptı.
Kaza, TEM Otoyolu’nun Edirne gişeleri mevkisinde bulunan Karayolları Denetim İstasyonu önünde meydana geldi. A.T.C.’nin kullandığı, ters yönde ilerleyen 22 AR 654 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu bariyere çarptı.
Çarpmanın şiddetiyle metrelerce sürüklenen otomobilin sürücüsü A.T.C. ile yanındaki A.S. yaralandı. İhbar üzerine kaza yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Otomobil sürücüsünün alkollü olduğu öne sürülen kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı. Kaza ile ilgili soruşturma başlatıldı.