Bölgesel Amatör Lig (BAL) 10. Grup 14. haftasında yarın 7 karşılaşma oynanırken, Uzunköprüspor evinde Vefa Spor Kulübü, Edirne 1922 Futbol Spor Kulübü deplasmanda Çatalcaspor ile oynayacak.
Uzunköprüspor – Vefa Spor Kulübü karşılaşması yardın saat 14.00’te Ergene Şehir Stadı’nda yapılacak. Karşılaşmayı Çiğdem Uruç, Aman Geldyyev, Sevcan Kul ve Özmen Akın yönetecek.
Çatalcaspor – Edirne 1922 Futbol Spor Kulübü karşılaşması da saat 15.00’te Çatalca Kaleiçi sahasında yapılacak. Karşılaşmanın hakemleri şöyle: Selim Erzurumlu, Abdulkerim Polat, Muhammed Çalar ve Gizem Arık.
BAL10.GRUP 14. HAFTA PROGRAMI
Levent Futbol Spor Kulübü – İstanbul Beylikdüzüspor
Büyükçekmece Tepecik Spor A.Ş. – İfa
Uzunköprüspor – Vefa Spor Kulübü
Tekirdağspor – Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü
Ezinespor – Küçükçekmece Spor
Ergene Velimeşe Spor – Kapaklıspor
Çatalcaspor – Edirne 1922 Futbol Spor Kulübü
BAL10.GRUP 13. HAFTA TOPLU SONUÇLAR
Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü 0-1 Ezinespor
Edirne Şükrüpaşa U14 ve 15 Gelişim Ligi’nin 17’nci haftasında yarın Çerkezköy 1923 Spor Kulübü ile deplasmanda, Edirne Birlik Spor U14 ve 15 ise evinde Beylikdüzü Yakuplu Spor ile oynayacak.
U14 LİGİ
Edirne Şükrüpaşa Spor, yarın ligin ilk yarısında evinde 2/2 berabere kaldığı Çerkezköy 1923 Spor Kulübü ile deplasmanda karşı karşıya gelecek. 29 Ekim Spor Kompleksi’ndeki karşılaşma saat 11.00’de başlayacak.
Edirne Birlik Spor ise yarın deplasmanda 9-0 yenildiği Beylikdüzü Yakuplu Spor’u ağırlayacak. Yıldırım İbrahim Acar sahasındaki karşılaşma saat 11.00’de başlayacak
Geçen hafta toplu sonuçlar:
İstanbul Beylikdüzüspor 1-0 Arkent Arnavutköy Belediyesi Futbol Sk
Granny’s Waffles Kırklarelispor 1-1 Kepezspor
Prestij Atletik Spor Kulübü 1-6 Çorlu Belediye Futbol Kulübü
Silivrispor 5-0 Çorlu Spor 1947
Edirne Şükrüpaşa Spor 6-1 Çerkezgücü Spor
Lüleburgaz Atletik Spor 1-5 Büyükçekmece Belediye Spor
Çerkezköy 1923 Spor Kulübü 2-3 Edirne Birlik Spor
Edirnespor 0-3 beylikdüzü Yakuplu Spor
U15 LİGİ
Edirne Şükrüpaşa Spor yarın ligin ilk yarısında evinde 7-3 mağlup ettiği Çerkezköy 1923 Spor Kulübü ile Çerkezköy 29 Ekim Spor Kompleksi’nde saat 13:00’te karşı karşıya gelecek.
Edirne Birlik Spor da yarın aynı saatte Yıldırım İbrahim Acar sahasında deplasmanda 3-2 mağlup odlduğu Beylikdüzü Yakuplu Spor’u ağırlayacak.
Geçen hafta toplu sonuçlar:
İstanbul Beylikdüzüspor 1-1 Arkent Arnavutköy Belediyesi Futbol Sk
Granny’s Waffles Kırklarelispor 2-3 Kepezspor
Prestij Atletik Spor Kulübü 0-13 Çorlu Belediye Futbol Kulübü
Silivrispor 3-2 Çorlu Spor 1947
Edirne Şükrüpaşa Spor 3-2 Çerkezgücü Spor
Lüleburgaz Atletik Spor 3-3 Büyükçekmece Belediye Spor
Çerkezköy 1923 Spor Kulübü 3-1 Edirne Birlik Spor Edirnespor 0-3 Beylikdüzü Yakuplu Spor
Alsancak’ın geçen hafta şampiyonluğunu ilan ettiği Edirne U14 Ligi’nde 10 maçlık 2025-2026 sezonu bugün oynanacak 3 karşılaşma ile tamamlanacak.
Edirne U14 Ligi’nde 3 karşılaşmadan 2’si merkez, 1’i de Keşan ilçesinde oynanacak. Şampiyon Alsancak, son maçında Keşan Gençlerbirliği ile Saraçhane 1noli sahada saat 15.00’te karşı karşıya gelecek.
İstanbul bizlerin öğrencilik yıllarındaki İstanbul değil artık. O yıllarda oturduğumuz mahallelerde bir çok insan birbirini tanır, sokakta karşılaştığında selamsız geçmezdi. Bakırköy kavşağında İstanbul biterdi. Şimdi öyle mi? Gittikçe her yıl İstanbul’a akın akın yapılan göç sayesinde bugün İstanbul’un nüfusu 16 milyonu çoktan aşmıştır. Bu kalabalığa yerleşim yeri açmak için yeni semtler, yeni alanlar açmak zorunda kalınmıştır. Bu yüzden İstanbul genişlemiş, genişledikçe yeni semtler oluşmuş, şehir genişledikçe genişlemiş, şehir büyüdükçe büyümüş. Şimdi İstanbul Kumburgaz’dan başlıyor, Gebze’de biter hale gelmiştir. Böyle başka şehirler var mı; var tabi. Moskova nüfusu 16 milyon, Kahire nüfusu 25 milyon, Pekin, Tokyo var, daha başka şehirler. Şehir genişledikçe ulaşım sorunu artmış. Eskiden şehir merkezinde tramway denilen araçlarla insan taşınırken şimdi metro denilen çok vagonlu araçlarla insanlar taşınır olmuş. Bu da yetmemiş yer altı tünelleri yapıp, çok vagonlu araçlarla insanlar taşınmaya başlanmış. Buna sebep ne; şehirdeki insan çokluğu. Ne yapılabilinir, iş yerlerini bakir yerlere taşımak, başka şehirlerde baştan tedbir almak, iyi bir planlama yapmak. Tabi bu konuda geç kaldık neyse. Bundan sonrası için. İstanbul’un bu kadar kalabalıklaşmasına sebep ne? ‘İstanbul’un taşı toprağı altındır’ diyerek insan akını başlamış. İlk önce Karadeniz halkı göç etmiş, sonra Anadolu insanları göç etmiş, çoğu geri dönmemiş. Onların çocukları şehri insan yığını haline getirmiş. Bu akın hiç durmamış hep devam etmiş. Bu kadar çok insanın olduğu yerde elbette en büyük sorun ikamet sorunu olacak. Bu konu gecekondu furyası ile başlamış, sonra apartmanla devam etmiş, bugün gökdelen dediğimiz devasa yapılarla sürmüş. Bakalım bundan sonra ne olacak? Yalnız kabahat insan çokluğunda mı? Ya sanayi tesisleri yapıldıkça, çoğaldıkça orada çalışacak işçiler Anadolu’dan akın etmiş, gittikçe çoğalmış İstanbul’da insan kalabalığı artmış. Kalabalık arttıkça sorunlar büyümüş. Bu hale çözüm çare olarak İstanbul’a artık sanayi tesisi kurulmayacak. Yeni kurulacak sanayiler için Çerkezköy ve Pendik’ten sonraki saha gösterilmiş. Böyle bir karar 1960’tan önce alınsa idi Anadolu’nun, Ege’nin, Trakya’nın vilayetlerine tesisler kurulsa idi İstacbul bu hale gelmezdi. Uyanmasına uyanıyoruz da geç uyanıyoruz. Trakya tarım yöresidir. Bu tesisler Trakya’ya kurulmakla Trakya’da tarım işlenebilir arazi azalmış ve zayıflamıştır. Parası olan her kez sanayiciliğe heves etmiş, bazıları bu işi becerememiş, sermayesini kaybetmiştir. İstanbul’daki insan kalabalığında, yüksek binaların çokluğundan, onların arasında yaşayan insanlar doğru dürüst ne güneş yüzü görebiliyor, ne de temiz hava alabiliyor. Ne yapılabilir şimdilik hiçbir şey. Yapılabilecek tek uygulama diğer şehirleri bu hale getirmemek için şimdiden tedbir almak. Edirne bu konularda nispeten şanslı demektir. Edirne’de insan kalabalığı oluşmuştur, şehir genişlemiştir, bunun neticesinde ulaşım artmıştır, trafik sıkışıp aksamaktadır. Kaleiçi’ne yüksek binalar yapılmıştır, apartman yaşamı uğruna Kaleiçi yok edilmiştir. Peki nasıl olmalı idi; şehir ikiye ayrılmalı idi. Eski Edirne, yeni Edirne. Eskisi aynen korunmalı idi, yeni Edirne Ayşekadın’dan ötesi yüksek binalar oralara yapılmalı idi. Bu durum sonradan uygulanmıştır. Bugün Ayşekadın semtinden beriye dört kattan yüksek bina yapılmıyor ama geç uyandık. Sayın Cumhur Başkanımız — Dikey mimari değil, yatay mimari uygulanmalı – diyor, dinleyen kim? Türkiye’ye inşaatçı esnafı hakim olmuştur, onların dediği oluyor, kaderimiz böyle. İstanbul, dünyanın incisi, — Acem Şahı mülküne feda edilemez – İstanbul eski İstanbul değil artık, ama yine de İSTANBUL’DA YAŞAMAK . . .
İsterseniz gelin, şu DÜNYA TARİHİNİ KISACA KURAN PERSPEKTİFİNDE TOPARLAYALIM?.. Önce, bilelim ki, şeytan daima, bıkmadan, 7/24 devrede, PUSUDA!.. Zaaf göstermemizi fırsat bilir ve de YAKMAYA koyulur!.. İnsanlık tarihi, araştırılıp, dosdoğru yorumlanmazsa, geçmişteki hatalardan ders alamayız!.. O zaman da, TARİH TEKERRÜR EDER” Yani, gelecek nesiller de aynı hataları tekrar tekrar yaşarlar!.. DÜŞMANLIKLAR, YIKIMLAR, ZULÜMLER, KATLİAMLAR, KAN VE GÖZYAŞLARI ASIRLAR VE DE NESİLLER BOYU SÜRER GİDER. Ne yazık ki, hep böyle olduğuna şahit oluyoruz. Şeytanın en tehlikeli silahlarından biri de, tarihi tahrif etmek, insanoğlunu tekrar aynı tuzaklara düşürüp, birbirine düşman edip, aslında, KARDEŞİ KARDEŞE, YAKTIRIP, YIKTIRIP, BOĞAZLATMAKTIR!.. Ne yazık ki, şeytanla yatıp şeytanla kalkanlar tarafından kandırılmış orduların katliamları, bu gün de gözlerimizin önünde tekrar etmekte değil mi?.. Niçin?.. “Orasını tatil beldesi, plaj yapacaklarmış! O masum bebeklerin, çocukların, annelerin kanları ile yoğrulmuş kumsallarda, SERİLE SERİLE, GERİNE GERİNE, ELDE ŞAMPANYA KADEHLERİ, ÇİN ÇİN, GÜNEŞ BANYOSU KEYFİ YAPACAKLARMIŞ!..”
İyiler, örgütlenip, güçlenip, Yaratan’a sığınıp, kötülükleri önce eğitimle, gerekirse savaşla engellemedikçe, YARYÜZÜ, HEP BÖYLE KÖTÜLERİN DÜNYASI, OLMAZ MI?..
Kuran’ı Kerim. Sure 99/Ayet 7,8: *Artık kim zerre ağılığınca hayır yapmışsa onu görür. *Kim de zerre miktarı bir kötülük işlerse, onun cezasını görecektir.
Olgay GÜLER Türkiye ile Bulgaristan arasında, yasadışı göçle mücadele kapsamında bölgedeki kolluk kuvvetlerinin kapasitesinin arttırılması ve işbirliğinin güçlendirilmesi amacıyla proje başlatıldı. Türkiye ile Bulgaristan arasında, 269 kilometrelik sınır hattını oluşturan bölgede yasadışı göçle mücadele için yeni projeye imza atıldı. Projede; Bulgaristan’ın Burgaz, Haskova ve Yambol ile Türkiye’nin Edirne ve Kırklareli illerinde kolluk kuvvetlerinin kapasitesinin arttırılması ve işbirliğinin güçlendirilmesinin amaçlandığı belirtildi. Proje için Edirne İl Genel Meclisi’nde düzenlenen olağanüstü toplantıyla kaynak aktarımı yapıldı. Toplantıda konuşan İl Genel Meclis Başkanı Çiğdem Gegeoğlu, projenin toplam değerinin 1 milyon 730 bin 647 avro olduğunu söyledi.
‘SINIR GÜVENLİĞİNİN ARTTIRILMASI İÇİN ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜLECEK’ İki ülke açısından yaşanan yasadışı göç sorununa dikkat çeken Gegeoğlu, “Bu anlamda bir proje yürütülüyor. Bu projenin toplam değeri de 1 milyon 730 bin 647 euro. Ciddi rakamlı bir proje. Edirne Valiliği 651 bin 682 avro gibi bir kısmından faydalanacak projenin. Bu proje kapsamında da sınır güvenliğinin sağlanması, kameraların eklenmesi gibi sınırdaki güvenliğin, ortak iş birliğinin arttırılması, orada çalışan emniyet güçlerimizin jandarmanın, emniyetin daha sağlıklı iyi hizmet verebilmesi adına çalışmalar yürütülecek. Hakikaten kıymetli bir proje bu. Çünkü biliyorsunuz göç son zamanlardaki ülkemizin en büyük sorunlarından bir tanesi. Bizler de Edirne’de bunun daha önce de yaşadık, gördük, bazen de yaşamaya devam ediyoruz. İnşallah proje bir an önce tamamlanır ve kendi ilimiz adına, ilçelerimiz adına hayırlısıyla bitmiş olur” dedi.
‘PROJE İKİ ÜLKENİN İŞBİRLİĞİ VE KOORDİNASYON İÇİNDE ÇALIŞABİLMESİNİ ÖN GÖRÜYOR’ Projenin birkaç ayağı olduğunu söyleyen Gegeoğlu, “Bu projenin birkaç ayağı var. Kapasitenin geliştirilmesiyle alakalı kısımlar ve yenilikçi karşılıklı iş birliğinde yapılacak olan ortak adımlar var. Kurumsal koordinasyonun karşılıklı destekler var. Bununla ilgili de orada sınır hattının güçlendirilmesi, kameraların teknik donanımların güçlendirilmesi, karşılıklı işbirliği protokolü kapsamında da emniyet güçlerinin birlikte iş birliği ve koordinasyonlu çalışabilmesini öngörüyor proje aslında. Yani bu aslında bir nevi karşılıklı sınır bölgesindeki iki ülkenin emniyet güçlerinin birlikte faaliyet yürütebilmesini güçlendirmek adına yapılmış bir proje. Ama tabii bunun içinde de teknolojik yatırımların da, araçların vesairenin de olduğu bir proje. Asıl öncelikli bizim değerlendirdiğimiz kısım karşılıklı işbirliği protokolü. Yani karşılıklı uyumlu çalışabilme ve birbiriyle iletişim halinde olabilme kısmının arttırılması. Bu kapsamda karşılıklı iletişim yönetimi eğitimleri var, dil eğitimleri var. En önemlisi evet teknoloji de var işin içinde ama en önemlisi karşıdaki iki güvenlik güçlerinin birbiriyle koordinasyonda çalışabilmesini sağlamak amacıyla yapılmış bir proje” diye konuştu.
YENİ ARAÇLAR VE EKİPMANLAR TEDARİK EDİLECEK Öte yandan projede bugüne kadar Avrupa Birliği göç mevzuatı, kriz yönetimi ve işbirliği konularında 108 katılımcıya eğitim verildiği belirtildi. Proje kapsamında sınır hattında göçle mücadele kapsamında yeni araçlar, teknik donanım, gözetim ve belge kontrol ekipmanlarının da tedarik edileceği ifade edildi. Ayrıca ortak saha tatbikatları ve operasyonel gösterimler de yapılacağı vurgulandı.
Edirne’de Ekim ayında ETSO’nun yaptığı zammın ardından, Edirne Esnaf Odaları Birliği de, kendisine üye işletmeler için tava ciğer ve köfteci işletmelerinde zamlı tarifeyi onayladı.
Kentte, 23 Ekim’de Edirne Ticaret ve Sanayi Odası, kendisine bağlı işletmeler için 360 liraya satılan 150 gram tava ciğeri, yüzde 16 zamla 420 lira yaptı. Zammın ardından, maliyetleri gerekçe gösteren EDESOB’a bağlı ciğerci ve köfteci esnafı da birlikten zam talebinde bulundu. Birlik, söz konusu talebi görüşerek önceki gün tarifeye zam yapılmasını kabul etti. Birliğin aldığı kararla, 150 gramı 360 liraya satılan tava ciğer ve köfte 420 lira oldu.
Kararın ardından Edirne Tatlıcı, Büfeci, Kebap ve Lokantacılar Esnaf Odası, üye esnafları için yeni tarifeyi bastırarak işletmelere dağıtmaya başladı. Yeni tarifeye göre fiyatlar şu şekilde oluştu:
TEMA Vakfı Edirne İl Temsilciliği ile Edirne Belediyesi’nin iş birliğinde, öğrencilere yönelik örnek bir etkinlik gerçekleştirildi.
TEMA Vakfı Edirne İl Temsilcisi Şirin Çoğal öncülüğünde,Edirne Belediyesi Sıfır Atık Eğitmenleri iş birliğiyle; Meriç Koleji İlkokulu 2. ve 4. sınıf TEMA üyesi öğrencileri ve Lalapaşa Atatürk İlkokulu öğrencileriyle birlikte Sıfır Atık Eğitimi ile buluştu.
Doğal varlıkların korunması ve sürdürülebilir bir gelecek hedefiyle çalışmalarını kararlılıkla sürdüren TEMA Vakfı Edirne İl Temsilciliği, Edirne’de çevre bilincini güçlendiren önemli bir farkındalık etkinliğine daha imza attı. TEMA Vakfı Edirne İl Temsilcisi Şirin Çoğal’ın koordinasyonunda, Edirne Belediyesi Sıfır Atık Eğitmenlerinin iş birliğiyle gerçekleştirilen Sıfır Atık Eğitimi, öğrencilerle buluştu.
Etkinlik kapsamında Meriç Koleji ile Lalapaşa Atatürk İlkokulu öğrencilerine yönelik olarak düzenlenen eğitimlerde; atık oluşumunun önlenmesi, kaynakların verimli kullanımı, geri dönüşüm ve yeniden kullanım kültürü ele alındı. Eğitimler, öğrencilerin aktif katılımını teşvik eden uygulamalarla desteklenerek, sıfır atık yaklaşımının günlük yaşamda nasıl hayata geçirilebileceği somut örneklerle aktarıldı.
Eğitimin en dikkat çekici aşamalarından biri ise öğrencilerin evlerinde biriktirdikleri atıkları türlerine göre bölüm bölüm ayrıştırarak sürece aktif şekilde katılmaları oldu. Ayrıştırılan atıklar, Edirne Belediyesi Atık Marketinde tartılarak sisteme dâhil edildi. Öğrenciler, teslim ettikleri atıklar karşılığında kazandıkları puanlara göre çeşitli hediyelerle ödüllendirildi. Bu uygulama sayesinde çocuklar, atığın bir çöp değil, doğru ayrıştırıldığında değerli bir kaynak olduğunu birebir deneyimleme fırsatı buldu.
TEMA Vakfı Edirne İl Temsilcisi Şirin Çoğal, etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede,“Çocuklara erken yaşta kazandırılan çevre bilinci, doğayla uyumlu bir yaşamın temelini oluşturur. Sıfır Atık anlayışı yalnızca bir çevre politikası değil, aynı zamanda bireysel sorumluluk ve bir yaşam biçimidir. Bu süreci uygulamalı çalışmalarla desteklemek, kalıcı davranış değişikliği yaratmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Etkinliğin sonunda TEMA Vakfı Edirne İl Temsilcisi Şirin Çoğal, sürecin başarıyla yürütülmesine katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ederek şunları söyledi:
“Bu kıymetli çalışmanın hayata geçirilmesinde bizlerle güçlü bir iş birliği kuran Edirne Belediyesine ve Sıfır Atık Eğitmenlerine, çocuklara sundukları uygulamalı öğrenme imkânları ve özverili katkıları için teşekkür ediyorum. Aynı zamanda çevre bilincinin okul ortamında güçlenmesine destek veren Meriç Koleji ile Lalapaşa Atatürk İlkokulu’nun okul yöneticilerine ve öğretmenlerine, öğrencileri bu sürece hazırlayan, teşvik eden ve her aşamada yanımızda olan yaklaşımları için gönülden teşekkür ediyorum. Bu ortak emek, çocuklarımızın doğaya karşı sorumluluk duyan bireyler olarak yetişmesine çok değerli bir katkı sunmuştur.”
TEMA Vakfı’nın, Edirne’de yürüttüğü çalışmalarla çocukların ve gençlerin çevreye duyarlı bireyler olarak yetişmesine katkı sunmaya devam ederken; eğitim kurumları ve yerel yönetimlerle gerçekleştirilen bu tür ortak çalışmaların, sıfır atık hedeflerine ulaşmada güçlü ve sürdürülebilir bir etki yarattığını bir kez daha ortaya koyduğu bildirildi.
Türkiye’nin önde gelen faktöring şirketlerinden Tam Finans, 49’uncu şubesini Edirne’de açarak, kentteki KOBİ’lere hizmet vermeye başladı.
Türkiye faktoring sektöründe banka dışı finans kuruluşları arasında ilk ve tek Ar-Ge merkezine sahip olan Tam Finans, ülke genelindeki büyüme stratejisine kapsamında, Edirne şubesini açtı. İstasyon Mahallesi’nde, Edirne Adliyesi karşısında bulunan Özen Plaza’da gerçekleştirilen açılışa Tam Finans CEO’su Hakan Karamanlı, Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hayati Çelikcan ile şirket yöneticileri, Edirne Şube Müdürü Cüneyt Temizer ve davetliler katıldı.
“KOBİ’LERİN ZOR GÜNLERİNDE DE YANINDAYIZ”
Açılışta konuşan Tam Finans CEO’su Karamanlı, şirketin KOBİ ve mikro işletmelere odaklanan yapısına dikkat çekerek, 2025 yılı içerisinde yaklaşık 65 bin KOBİ’ye 2,5 milyar dolara yakın finansman sağladıklarını ifade etti. Karamanlı, Tam Finans’ın en önemli farkının hızlı finansman sağlama kabiliyeti olduğunu vurgulayarak, “KOBİ’lerimizin finansman ihtiyacı çoğu zaman aniden doğabiliyor. Biz, kendi geliştirdiğimiz teknolojilerle saniyeler içinde yanıt veriyor, dakikalar içinde finansmanı sağlıyoruz. Sadece iyi günlerinde değil, pandemide ve deprem döneminde olduğu gibi zor zamanlarında da esnafımızın yanında olduk ve olmaya devam edeceğiz” dedi.
Tam Finans’ın banka dışı finans sektöründe ilk AR-GE merkezine sahip şirket olduğunu belirten Karamanlı, dijital altyapıları sayesinde yeni kurulmuş, bankalardan kredi alamayan ya da geçmişte ödeme gecikmeleri yaşamış firmaların da finansmana erişebildiğini söyledi. Geçtiğimiz yıl Türkiye’de kurulan yaklaşık 100 bin şirketin 10 bininin ilk finansmanını Tam Finans’ın sağladığını hatırlatan Karamanlı, bu yaklaşımları sayesinde Dünya Bankası’nın kuruluşu IFC tarafından Avrupa’nın en iyi KOBİ finansman şirketi seçildiklerini dile getirdi.
Açılışta konuşan Şube Müdürü Cüneyt Temizer de, Edirne gibi tarihi ve ticari potansiyeli yüksek bir şehirde KOBİ’lere destek verecek olmaktan mutluluk duyduklarını belirtti.
Edirne’de, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın da katıldığı “TBMM’de Öcalan Komisyonu Ne Yapıyor?” başlıklı panelde konuşan Türk Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi (Türk DEGS) Başkanı Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, toplumu Türk, Kürt, Arap gibi tanımlarla ayrıştırmanın yanlış olduğunu söyledi.
Adalet Mülkün Temelidir Derneği ve 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü tarafından, Atatürk Kültür Merkezi’nde “TBMM’de Öcalan Komisyonu Ne Yapıyor?” başlıklı panel gerçekleştirildi. Yoğun katılımın olduğu panelde Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ ile Türk Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi (Türk DEGS) Başkanı Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı konuşma yaptı. Panele Özdağ ve Yaycı’nın yanı sıra; Zafer Partisi genel başkan yardımcıları, Edirne Barosu Başkanı Av. Gökhan Karakoç, Zafer Partisi Edirne İl Başkanı Serkan Konak, Edirne Belediyesi önceki dönem Başkanı Recep Gürkan, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Panel, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
‘TÜRKİYE ŞU AN SAVRULMAKTADIR’
Panelde konuşan Prof. Dr. Yaycı, Türkiye’nin çok tehlikeli bir süreçten geçtiğini belirterek, “Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bu yana, bu kadar parçalanmanın, bu kadar yıpranmanın, bilimsel yapısının, milli yapısının ve millet kimliğinin bu denli aşındırıldığı başka bir dönemi ne ben ne de benden önceki nesiller görmüştür. Açık ve net söylüyorum; bu derece tehlikeli bir savrulma bu memleketin tarihinde yaşanmamıştır. Bunu herhangi bir siyasi kimlikle değil, bir vatandaş olarak ifade ediyorum. Türkiye şu an savrulmaktadır. Normal, sıradan bir Türk vatandaşının bu süreci kalbine sindirmesi, yüreğine sindirmesi, içine sindirmesi mümkün değildir. Bu şartlar altında insanın gece rahat uyuması da mümkün değildir” dedi.
‘TÜRK KİMLİĞİ SUÇ GİBİ GÖSTERİLİYOR’
Prof. Dr. Yaycı, Türk kimliğinin son dönemde kasıtlı olarak hedef alındığını söyleyerek, “Bugün geldiğimiz noktada, Türk devletinin, Türk olmanın adeta suç sayıldığı; milli kimliğin “ırkçılık” yaftasıyla tartışmaya açıldığı, eksik ve tehlikeli bir durumla karşı karşıyayız. Buradan bütün siyasetçilere açıkça sesleniyorum. Bakınız, Türk demek milli kimlik demektir. Türk; etnik yapıdan, etnik kökenden, dinden, mezhepten bağımsız olarak herkesi aynı çatı altında toplayan üst kimliğin adıdır. Bu milletin milli kimliğinin ismi Türk milletidir” diye konuştu.
‘ÜLKEYİ AYAKTA TUTAN ORTAK MİLLİ KİMLİKTİR’
Türk kimliğinin hiçbir inancı ya da kökeni dışlamadığını kaydeden Yaycı, “Türk’üm demek; ne işkencedir, ne baskıdır. Türk kimliği; ister terörle mücadele etmiş olsun, ister etmemiş olsun; ister Hristiyan olsun, ister Müslüman, ister Alevi, ister Sünni olsun; ister farklı etnik kökenlerden gelsin, hiçbirini dışlamaz. Hiçbir ayrım yapmaz. Bu milletin bir parçası olan herkes bizim için Türk’tür. Çünkü Türk kimliği birleştiricidir, kapsayıcıdır, ortak bir kaderin adıdır. Ancak üzülerek görüyorum ki, bazı siyasetçiler bu son derece hassas ve hayati meselenin farkında bile değildir. Türk, Kürt, Arap diyerek toplumu ayrıştırdıklarını sanmıyorlar; aksine herkesi körleştiriyor, millet olma bilincini zedeliyorlar. Oysa bu ülkeyi ayakta tutan şey; ayrıştırma değil, ortak milli kimliktir. Ve bu kimliğin adı da açık ve nettir: Türk milleti” şeklinde konuştu.
‘TERÖRLE MÜCADELE TARİHİNDE BÖYLE BİR ÖRNEK YOK’
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ da iktidarın kamuoyunda ‘ikinci açılım’ olarak adlandırılan sürecini sert sözlerle eleştirdi. Özdağ, “Bir an için duralım ve bunu düşünelim. Böyle bir sahneyi gözünüzde canlandırın. Eli kanlı, narkotik baronu bir terör örgütünün elebaşısı, İmralı’dan çıkarılıyor, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getiriliyor ve orada, Cumhuriyeti kuran Gazi Meclis’te, terör örgütlerinin bombaladığı, FETÖ’nün bombaladığı milli egemenliğin mabedinde konuşma yapıyor. Bu öyle bir talep ki, DEM’liler bile çıkıp diyorlar ki; ‘Biz bile bu kadarını düşünmedik, hayal etmedik, söylemeye cesaret edemedik.’ Ve böylece PKK’yla, Abdullah Öcalan’la yeni bir müzakere süreci başlatılıyor. Sonra ne diyorlar? ‘Bu süreçte hiçbir pazarlık yok’ diyorlar, ‘PKK kendiliğinden silah bırakacak’ diyorlar, ‘Bu iş bitecek’ diyorlar, ‘PKK’ya hiçbir şey vermeyeceğiz’ diyorlar, ‘PKK kendisini feshedecek, biz de sadece serbest bırakacağız’ diyorlar. Biz de diyoruz ki; dünyada terörle mücadele tarihinde böyle bir örnek yok. Siz doğruyu söylemiyorsunuz. Bir terör örgütü ancak nasıl biter? Ya ezilir, yok edilir, Ya da masaya oturulur, pazarlık yapılır, taleplerinin bir kısmı ya da tamamı karşılanır” dedi.