Penova Kırtasiye kapılarını açtı

Olgay GÜLER
Edirne’de, yeni nesil kırtasiye anlayışıyla hizmet verecek Penova Kırtasiye, düzenlenen törenle kapılarını açtı.
Kentte, Fatih Mahallesi’nde hizmete giren Penova Kırtasiye, törenle kapılarını açtı. Geçtiğimiz Cumartesi günü gerçekleştirilen açılışa çok sayıda davetli, vatandaş, öğrenci ve çevre esnafı katıldı. Açılışa katılan davetliler işletmeyi gezerek ürünleri yakından inceleme fırsatı buldu. Penova Kırtasiye’de; okul ihtiyaçlarından ofis ürünlerine, kırtasiye malzemelerinden hediyelik ve kozmetik ürünlere kadar farklı ihtiyaçlara hitap eden birçok ürünün bir arada sunulması hedefleniyor.


‘HAYALİMİZİ GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRDÜK’
Açılışta konuşan Pereja firması sahibi Şendoğan Susesi, Penova Kırtasiye’nin yalnızca bir alışveriş noktası değil, çocukların, gençlerin, ailelerin ve tüm kitapseverlerin kendilerini rahat hissedebilecekleri sıcak bir ortam olmasını temenni etti.


İşletme sahibi Berke Özgünsal ve Çağla Özgünsal da, kendileri için çok önemli bir gün olduğunu söyledi. Çift, “Bugün bizim için çok özel ve heyecan verici bir gün. Uzun süredir hayalini kurduğumuz Penova Kırtasiye’yi bugün hep birlikte hizmete açmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bizlere destek olan, açılışımızda yanımızda olan ve güzel dileklerini paylaşan herkese gönülden teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Açılış töreni, davetlilere yapılan ikramlar, sohbetler ve hatıra fotoğraflarının ardından sona erdi.

Kürtaj hangi durumlarda uygulanabilir?

Kürtaj, rahim içindeki gebelik dokusunun tıbbi yöntemlerle sonlandırılması işlemidir. İstenmeyen gebeliklerin sonlandırılmasının yanı sıra bazı tıbbi durumlarda da gündeme gelebilir. Gebeliğin gelişiminin durması, anne sağlığını etkileyen durumlar veya doktorun tıbbi açıdan gerekli gördüğü farklı nedenler bunlar arasında yer alabilir.

İşlemin uygunluğu gebelik haftası, kişinin genel sağlık durumu ve yapılan muayeneye göre değerlendirilir. Kürtaj kararı ve yöntemi mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından planlanmalıdır.

Kürtaj öncesinde hangi kontroller yapılır?

Kürtaj öncesinde genellikle gebeliğin rahim içinde olup olmadığı ve gebelik haftası değerlendirilir. Bunun için ultrason muayenesinden yararlanılabilir. Kişinin tıbbi geçmişi, kullandığı ilaçlar, alerjileri ve daha önce geçirdiği operasyonlar da doktorla paylaşılmalıdır.

Gerekli görülen durumlarda kan testleri veya ek incelemeler yapılabilir. Bu değerlendirmeler işlemin kişiye uygun şekilde planlanması ve olası risklerin azaltılması açısından önem taşır.

Kürtaj işlemi nasıl gerçekleştirilir?

Kürtaj farklı yöntemlerle uygulanabilir. Erken gebelik döneminde vakum aspirasyon sık kullanılan cerrahi yöntemlerden biridir. İşlem sırasında rahim içindeki gebelik dokusu kontrollü şekilde uzaklaştırılır.

Uygulamanın ayrıntıları gebelik haftasına ve kişinin durumuna göre değişebilir. Lokal anestezi, sedasyon veya farklı anestezi seçenekleri değerlendirilebilir. Hangi yöntemin tercih edileceğine doktor ve hasta birlikte karar verebilir.

Kürtaj fiyatları neye göre değişir?

Kürtaj fiyatları, gebelik haftası, uygulanacak yöntemin kapsamı, anestezi tercihi, muayene ve kontrol süreçleri ile işlemin gerçekleştirileceği sağlık kuruluşuna göre değişebilir. Bu nedenle net ücret bilgisi genellikle hekim değerlendirmesi ve gerekli kontroller sonrasında belirlenir.

Kürtaj işlemi sırasında ağrı hissedilir mi?

Kürtaj sırasında hissedilen ağrı kullanılan anestezi yöntemine ve kişinin ağrı eşiğine göre değişebilir. Sedasyon veya uygun anestezi uygulandığında işlem sırasındaki rahatsızlığın azaltılması hedeflenir.

İşlem sonrasında adet sancısına benzeyen kramplar görülebilir. Bu şikâyetler genellikle zamanla azalır. Şiddetli veya giderek artan ağrı ortaya çıkarsa doktorla iletişime geçilmesi gerekir.

Kürtaj sonrasında kanama normal midir?

Kürtaj sonrasında bir süre hafif kanama veya lekelenme görülebilir. Kanamanın süresi ve miktarı kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Hafif kasık ağrısı da iyileşme döneminde görülebilecek belirtiler arasındadır.

Ancak çok yoğun kanama, yüksek ateş, kötü kokulu akıntı veya şiddetli ağrı gibi belirtiler normal kabul edilmemelidir. Bu tür durumlarda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması önemlidir.

Kürtaj sonrasında günlük yaşama ne zaman dönülebilir?

Birçok kişi işlem sonrasında kısa süre içinde günlük aktivitelerine dönebilir. Ancak kullanılan anestezi ve kişinin genel durumuna bağlı olarak aynı gün dinlenmek gerekebilir.

Ağır egzersiz, yoğun fiziksel aktivite veya doktorun sınırladığı bazı uygulamalara bir süre ara verilmesi önerilebilir. İyileşme sürecinde doktorun verdiği kişisel önerilere uyulması önem taşır.

Kürtaj sonrasında adet düzeni nasıl değişebilir?

Kürtaj sonrasında vücudun hormonal dengesi yeniden düzenlenirken bir sonraki adet zamanı değişebilir. İlk adet kanaması normalden biraz farklı olabilir ve adet döngüsünün yeniden düzene girmesi zaman alabilir.

Adetin uzun süre başlamaması, olağan dışı kanama veya başka şikâyetlerin ortaya çıkması halinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulmalıdır. Kontrol muayeneleri iyileşme sürecinin değerlendirilmesine yardımcı olur.

Kürtaj gelecekte hamile kalmayı etkiler mi?

Uygun koşullarda ve deneyimli sağlık profesyonelleri tarafından gerçekleştirilen kürtaj sonrasında birçok kişi ileride yeniden hamile kalabilir. Ancak her cerrahi işlemde olduğu gibi kürtajın da enfeksiyon veya rahimle ilgili nadir komplikasyonlar gibi riskleri bulunabilir.

Doğurganlık konusunda kişisel riskler mevcut sağlık durumuna göre değişebilir. İşlem sonrasında enfeksiyon belirtilerine dikkat etmek ve doktor kontrollerini aksatmamak önemlidir.

Kürtaj sonrasında korunma yöntemleri ne zaman planlanmalıdır?

Gebelik oluşma ihtimali kürtaj sonrasında kısa süre içinde yeniden başlayabilir. Bu nedenle yeni bir gebelik planlanmıyorsa doğum kontrol seçeneklerinin işlem sonrasında doktorla görüşülmesi faydalıdır.

Doğum kontrol hapları, rahim içi araçlar veya farklı korunma yöntemleri kişinin sağlık durumuna göre değerlendirilebilir. En uygun yöntemin belirlenmesi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanından kişisel danışmanlık alınmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Kürtaj ne kadar sürer?

İşlemin kendisi birçok durumda kısa sürebilir ancak muayene, hazırlık, anestezi ve işlem sonrası takip nedeniyle sağlık kuruluşunda geçirilen toplam süre daha uzun olabilir.

Kürtajdan sonra kontrol muayenesi gerekir mi?

Doktor gerekli gördüğünde kontrol muayenesi planlayabilir. Kontrolde iyileşme süreci ve rahmin durumu değerlendirilebilir.

Kürtaj sonrasında duş alınabilir mi?

Duş ve kişisel bakım konusunda işlemi gerçekleştiren doktorun önerileri takip edilmelidir. Özellikle enfeksiyon riskini azaltmaya yönelik talimatlara dikkat edilmesi gerekir.

Kürtaj sonrasında gebelik testi hemen negatif olur mu?

Gebelik hormonu işlemden hemen sonra tamamen kaybolmayabilir. Bu nedenle gebelik testinin bir süre pozitif çıkması mümkündür. Gerektiğinde doktor takip testi önerebilir.

Kürtaj sonrasında hangi belirtiler acil değerlendirme gerektirir?

Aşırı kanama, yüksek ateş, şiddetli karın veya kasık ağrısı, bayılma hissi ve kötü kokulu akıntı gibi belirtilerde gecikmeden tıbbi değerlendirme alınmalıdır.

Dövme sildirme işlemi hangi yöntemlerle yapılabilir?

Dövme sildirme, ciltte bulunan dövme pigmentlerinin azaltılmasını amaçlayan uygulamalardan biridir. En sık kullanılan yöntemlerden biri, dövme pigmentlerini hedefleyen lazer sistemleridir. Lazer enerjisi pigmentleri daha küçük parçalara ayırmayı hedefler ve vücudun doğal süreçleri bu parçaların zamanla uzaklaştırılmasına yardımcı olabilir.

Dövmenin rengi, derinliği, kullanılan boya ve yapıldığı süre işlemin başarısını etkileyebilir. Bu nedenle dövme sildirme öncesinde cilt ve dövme yapısının değerlendirilmesi önemlidir.

Dövme sildirme kaç seansta sonuç verebilir?

Dövme sildirme işleminin kaç seans gerektireceği kişiden kişiye değişir. Profesyonel dövmeler genellikle daha yoğun ve derin pigment içerdiği için daha fazla seans gerektirebilir. Siyah pigmentler bazı lazer sistemlerine daha iyi yanıt verebilirken farklı renklerin tedavisi daha zor olabilir.

Seanslar arasında cildin iyileşmesi için belirli bir süre bırakılır. Dövmenin tamamen silinmesi her zaman mümkün olmayabilir ve bazı kişilerde hafif renk veya iz farklılıkları kalabilir.

Dövme sildirme sonrasında cilt nasıl korunmalıdır?

Lazer uygulamasından sonra bölgede kızarıklık, hassasiyet, kabuklanma veya geçici renk değişiklikleri görülebilir. Uygulama alanının temiz tutulması ve sağlık profesyonelinin önerdiği bakım talimatlarının uygulanması önemlidir.

Cildi güneşten korumak iyileşme sürecinde özellikle önem taşır. Kabukların koparılmaması ve bölgenin tahriş edilmemesi gerekir. Şiddetli ağrı, enfeksiyon belirtileri veya olağan dışı renk değişikliklerinde tıbbi değerlendirme alınmalıdır.

Ben aldırma kararı nasıl verilmelidir?

Ben aldırma işlemi yalnızca estetik nedenlerle değil, tıbbi değerlendirme sonucunda da gündeme gelebilir. Bir benin şekli, rengi, büyüklüğü veya zaman içerisindeki değişimi dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.

Özellikle yeni ortaya çıkan, hızla büyüyen, kanayan veya düzensiz sınırlara sahip benlerde estetik işlem öncesinde tıbbi muayene önemlidir. Gerektiğinde dermatoskopik inceleme veya çıkarılan dokunun patolojik değerlendirmesi planlanabilir.

Ben aldırma yöntemleri neye göre belirlenir?

Ben aldırma yöntemi benin türüne, büyüklüğüne, bulunduğu bölgeye ve ciltteki derinliğine göre değişebilir. Cerrahi çıkarma, tıraşlama yöntemi veya uygun görülen başka işlemler değerlendirilebilir.

Her ben için aynı yöntemin kullanılması doğru değildir. Özellikle şüpheli görünen benlerin yalnızca kozmetik amaçlı ortadan kaldırılması yerine önce dermatolojik değerlendirmeden geçirilmesi gerekir. Yöntem seçimini uzman hekim yapmalıdır.

Ben aldırma sonrasında iz kalabilir mi?

Ben aldırma işlemi sonrasında iz oluşma ihtimali kullanılan yönteme, benin büyüklüğüne ve kişinin yara iyileşme özelliklerine bağlıdır. Cerrahi olarak çıkarılan benlerde kesi izi oluşabilir ve bu iz zaman içerisinde daha az belirgin hale gelebilir.

Yara bakımına dikkat etmek ve güneşten korunmak izin görünümünü etkileyebilir. Ancak tamamen izsiz bir sonuç garanti edilemez. Özellikle iz oluşumuna yatkın kişilerde bu konu işlem öncesinde doktorla konuşulmalıdır.

Jawline dolgusu çene hattını nasıl şekillendirebilir?

Jawline dolgusu, alt çene hattının daha belirgin ve dengeli görünmesini amaçlayan medikal estetik uygulamalardan biridir. Dolgu maddesi çene hattının belirli noktalarına uygulanarak yüzün alt bölümündeki konturun desteklenmesi hedeflenebilir.

İşlem planlanırken yalnızca çene çizgisi değil, çene ucu, yanaklar ve yüzün genel oranları da değerlendirilmelidir. Böylece kişinin yüz yapısına daha uygun ve doğal bir görünüm oluşturulabilir.

Jawline dolgusunda kullanılan miktar nasıl belirlenir?

Kullanılacak dolgu miktarı kişinin çene yapısına, mevcut yüz oranlarına ve istenen değişikliğin düzeyine göre belirlenir. Herkese aynı miktarda ürün uygulanması uygun değildir.

Bazı kişilerde hafif bir kontur desteği yeterli olurken daha belirgin çene hattı isteyen kişilerde farklı bir planlama gerekebilir. Doğal görünümü korumak için uygulamanın kontrollü ve kişiye özel yapılması önemlidir.

Jawline dolgusu sonrasında nelere dikkat edilmelidir?

Jawline dolgusu sonrasında geçici şişlik, kızarıklık, hassasiyet veya morarma görülebilir. İlk günlerde bölgeye yoğun baskı uygulanmaması ve uygulamayı yapan sağlık profesyonelinin önerilerine uyulması gerekir.

Dolgu işlemlerinin nadir fakat ciddi damar komplikasyonları bulunabileceğinden, şiddetli ağrı veya olağan dışı renk değişikliği gibi belirtilerde acil tıbbi değerlendirme alınmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Dövme sildirme işlemi dövmeyi tamamen yok eder mi?

Her dövmede tamamen silinme garanti edilemez. Dövmenin rengi, derinliği, boya yapısı ve kişinin cilt özellikleri sonucu etkileyebilir.

Dövme sildirme sonrasında iz oluşur mu?

Uygun uygulamalarda iz riskini azaltmak hedeflenir ancak cilt yapısı, kullanılan lazer ve iyileşme süreci nedeniyle iz veya renk değişikliği oluşabilir.

Ben aldırmadan önce dermatoloğa görünmek gerekir mi?

Özellikle değişiklik gösteren veya şüpheli özellikleri bulunan benlerin dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi önemlidir. Gerekirse patolojik inceleme yapılabilir.

Jawline dolgusu kalıcı mıdır?

Jawline dolgusunda kullanılan birçok dolgu maddesinin etkisi geçicidir. Kalıcılık süresi ürüne, uygulama miktarına ve kişinin metabolizmasına göre değişebilir.

Jawline dolgusu gıdıyı tamamen ortadan kaldırır mı?

Jawline dolgusu yağ dokusunu ortadan kaldırmaz. Çene hattını belirginleştirerek konturu destekleyebilir ancak belirgin gıdı veya cilt gevşekliğinde farklı uygulamalar gerekebilir.

Giresun Şehrin Nabzını Tutan Güvenilir Haber Platformu

Giresun’da yaşanan gelişmeleri yakından takip etmek isteyenler için Giresun Haber, şehrin gündemini hızlı, doğru ve tarafsız bir şekilde okuyucularla buluşturuyor. Giresun’un ilçelerinden merkeze kadar uzanan geniş haber ağıyla yerel gelişmeler anında takip edilebiliyor.

Gündem, siyaset, ekonomi, eğitim, sağlık, spor, kültür-sanat ve yaşam haberlerinin yanı sıra; bölgedeki etkinlikler, duyurular ve önemli açıklamalar da okuyuculara sunuluyor. Giresun’un sosyal, kültürel ve ekonomik hayatına katkı sağlayan haber platformu, güncel içerikleriyle kentte olup bitenleri yakından izleme fırsatı veriyor.

Yerel haberlerin yanı sıra Bulancak, Espiye, Tirebolu, Görele, Şebinkarahisar, Keşap, Dereli, Yağlıdere ve diğer ilçelerden gelişmelere de yer veren Giresun Haber, bölge halkının doğru bilgiye kolayca ulaşmasını amaçlıyor.

Giresun’un gündemini kaçırmamak, şehirdeki gelişmelerden anında haberdar olmak ve yerel yaşamı yakından takip etmek isteyen herkes için Giresun Haber önemli bir bilgi kaynağı olmayı sürdürüyor. Giresun’dan en güncel haberler, güvenilir içerik ve hızlı haber takibi için Giresun Haber’i takip edebilirsiniz.

Hüseyin Ali Yücel Kimdir? Yönetim Danışmanlığı ve Stratejik Güç Yaklaşımı

Hüseyin Ali Yücel, Yücel Strateji ve Yönetim Danışmanlığı kurucusu, yönetim danışmanı, yönetici koçu ve Stratejik Güç ve Kurumsal Sistem Mimarıdır. İşletmelerin büyüme hedeflerini daha güçlü, ölçülebilir ve sürdürülebilir kurumsal yapılara dönüştürmeleri için strateji, organizasyon, insan, süreç, performans ve finans alanlarında çalışmalar yürütmektedir.

Hüseyin Ali Yücel, danışmanlık yaklaşımında işletmelerin yalnızca kısa vadeli sorunlarına değil, uzun vadeli yönetim kapasitesine de odaklanmaktadır. Şirketlerin kişilere bağımlı yapılardan uzaklaşarak görevlerin, yetkilerin, süreçlerin ve performans kriterlerinin açık biçimde tanımlandığı kurumsal sistemlere kavuşmasını hedeflemektedir.

Bu doğrultuda şirketlerin mevcut yapısını analiz eden Hüseyin Ali Yücel, büyümenin önünde engel oluşturan yönetimsel ve organizasyonel darboğazları tespit ederek kuruma özel çözüm modelleri geliştirmektedir.

Hüseyin Ali Yücel ve Yücel Strateji

Hüseyin Ali Yücel, profesyonel kariyerinde edindiği farklı sektör deneyimlerini yönetim danışmanlığı alanındaki çalışmalarıyla bir araya getirerek 2020 yılının sonunda Y&G Yönetim ve Proje Danışmanlığını kurdu.

2024 yılında şirketin marka yapılanmasının yenilenmesiyle faaliyetler Yücel Strateji ve Yönetim Danışmanlığı adı altında devam etmeye başladı.

Bugün Yücel Strateji, işletmelerin stratejik planlamadan kurumsallaşmaya, insan yönetiminden finansal yapılanmaya kadar birçok farklı ihtiyacına yönelik profesyonel danışmanlık hizmetleri sunmaktadır.

Şirketin danışmanlık yaklaşımı, standart ve her işletmeye aynı şekilde uygulanan çözümler yerine, işletmenin sektörü, büyüklüğü, hedefleri, mevcut kapasitesi ve organizasyon yapısı dikkate alınarak oluşturulan özel yol haritalarına dayanmaktadır.

Hüseyin Ali Yücel’in Yönetim Danışmanlığı Yaklaşımı

Hüseyin Ali Yücel, bir işletmenin başarısını yalnızca satış, ciro veya kârlılık üzerinden değerlendirmemektedir. Ona göre sürdürülebilir büyüme için işletmenin yönetim kapasitesinin de aynı ölçüde gelişmesi gerekmektedir.

Bu nedenle yönetim danışmanlığı çalışmalarında bir şirketin;

  • organizasyon yapısı,
  • insan kaynağı,
  • kurum kültürü,
  • finansal yapısı,
  • süreçleri,
  • yönetim modeli,
  • raporlama sistemi,
  • performans göstergeleri

birbirleriyle bağlantılı şekilde değerlendirilmektedir.

Hüseyin Ali Yücel’in danışmanlık yaklaşımı, işletmede sadece sorunu tanımlamak yerine, sorunun neden ortaya çıktığını belirlemek ve tekrarlanmasını engelleyecek bir kurumsal sistem oluşturmak üzerine kuruludur.

Stratejik Güç ve Kurumsal Sistem Mimarı Ne Demek?

Hüseyin Ali Yücel, mesleki yaklaşımını “Stratejik Güç ve Kurumsal Sistem Mimarı” ifadesiyle tanımlamaktadır.

Bu yaklaşım, şirketlerin yalnızca stratejik hedefler oluşturmasını değil, bu hedefleri gerçekleştirecek yönetim altyapısını da kurmasını esas almaktadır.

Bir şirketin büyüme hedefi bulunması tek başına yeterli değildir. Organizasyon yapısının belirsiz olması, kararların yalnızca birkaç kişiye bağlı kalması, performansın ölçülememesi veya süreçlerin standart hâle getirilmemesi, hedeflere ulaşmayı zorlaştırabilmektedir.

Bu nedenle Hüseyin Ali Yücel, stratejik planlama ile kurumsal sistem tasarımını birlikte ele almaktadır.

Çalışmalarda özellikle;

  • stratejik planlama,
  • organizasyonel yapılanma,
  • görev ve yetki tanımları,
  • süreç yönetimi,
  • performans sistemi,
  • raporlama düzeni,
  • karar alma mekanizmaları,
  • kurum kültürü,
  • finansal kontrol

gibi alanların birbiriyle uyumlu şekilde geliştirilmesine odaklanılmaktadır.

Yücel Strateji Hangi Hizmetleri Sunuyor?

Hüseyin Ali Yücel liderliğindeki Yücel Strateji ve Yönetim Danışmanlığı, işletmelerin farklı gelişim alanlarına yönelik kapsamlı danışmanlık hizmetleri sunmaktadır.

Başlıca hizmet alanları şunlardır:

  • İşletme analizleri
  • Strateji danışmanlığı
  • Stratejik planlama
  • Kurumsal yönetim danışmanlığı
  • Kurumsallaşma danışmanlığı
  • Organizasyonel gelişim
  • İnsan ve kültür yönetimi
  • Performans yönetimi
  • Süreç ve verimlilik yönetimi
  • Satış ve iş geliştirme danışmanlığı
  • Yatırım ve finans danışmanlığı
  • Yatırım analizi
  • Fizibilite çalışmaları
  • Teşvik danışmanlığı
  • Devlet destekleri danışmanlığı
  • Dış ticaret danışmanlığı
  • Kurumsal eğitim
  • Yönetici koçluğu
  • Mentorluk

Bu hizmetlerin ortak amacı, işletmelerin yönetim yapısını daha sistemli, ölçülebilir, sürdürülebilir ve devredilebilir hâle getirmektir.

Hüseyin Ali Yücel’in Eğitim Hayatı

Hüseyin Ali Yücel, ilk öğrenimini Bursa’nın Osmangazi ilçesinde tamamladı. Ortaöğrenimini İnegöl Zeki Konukoğlu Anadolu Öğretmen Lisesinde sürdürdü.

2014 yılında Dumlupınar Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünden mezun oldu.

Üniversite yıllarında çeşitli şehirlerde düzenlenen uluslararası ilişkiler öğrenci kongrelerine katılarak akademik bildiriler sundu. Aynı zamanda geniş katılımlı bir öğrenci kongresinin organizasyon sürecinde liderlik üstlendi.

Lisans eğitiminin ardından TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinde mini MBA programını tamamlayan Hüseyin Ali Yücel, mesleki gelişimini farklı eğitim ve sertifika programlarıyla sürdürdü.

Katıldığı eğitimler arasında;

  • insan kaynakları yönetimi,
  • proje döngüsü yönetimi,
  • satış ve pazarlama stratejileri,
  • etkili sunum teknikleri,
  • ikna,
  • beden dili,
  • hitabet,
  • kişisel koçluk,
  • mentorluk

gibi başlıklar yer almaktadır.

Ayrıca ISO 20700:2017 Yönetim Danışmanlığı Hizmetleri Rehberi kapsamında sertifika alan Hüseyin Ali Yücel, danışmanlık süreçlerinde sistematik analiz, etik çalışma, ölçülebilir hedefler ve kuruma özel çözüm geliştirme yaklaşımını benimsemektedir.

Hüseyin Ali Yücel’in İş Hayatı ve Sektörel Deneyimi

Hüseyin Ali Yücel, profesyonel çalışma hayatı boyunca farklı sektörlerde görev alarak geniş bir işletme deneyimi kazandı.

Kariyerinde yer aldığı sektörlerden bazıları şunlardır:

  • elektronik güvenlik,
  • gıda,
  • inşaat,
  • medya,
  • turizm ve otelcilik,
  • danışmanlık,
  • sağlık,
  • ilaç.

Bu sektörlerde satış, pazarlama, halkla ilişkiler, insan kaynakları ve iş geliştirme alanlarında farklı kademelerde çalışmalar gerçekleştirdi.

Farklı sektörlerde edinilen bu deneyim, Hüseyin Ali Yücel’in yönetim danışmanlığı yaklaşımının yalnızca teorik değil, işletmelerin günlük operasyonlarını ve gerçek yönetim problemlerini dikkate alan bir yapıda gelişmesine katkı sağladı.

Şirketlerde Kurumsallaşma ve Sistem Kurulması

Hüseyin Ali Yücel, özellikle büyüyen şirketlerde ortaya çıkan en önemli sorunlardan birinin kişilere bağımlı yönetim yapıları olduğunu vurgulamaktadır.

İşletmeler belirli bir büyüklüğe ulaştığında patronun veya birkaç yöneticinin tüm kararları verdiği sistemlerin yönetilmesi zorlaşabilmektedir.

Bu tür şirketlerde;

  • karar alma süreleri uzayabilir,
  • görevler birbiriyle çakışabilir,
  • çalışanların sorumlulukları belirsizleşebilir,
  • performans objektif biçimde ölçülemeyebilir,
  • kurum içerisindeki bilgi kişilere bağımlı kalabilir,
  • üst yönetim operasyonel süreçlere gereğinden fazla zaman ayırabilir.

Hüseyin Ali Yücel, bu sorunların çözümünde kurumsallaşma, süreç yönetimi, organizasyon tasarımı ve performans yönetimi çalışmalarını birlikte ele almaktadır.

Amaç, işletmenin belirli kişiler olmadan da çalışabilmesini sağlayacak bir yönetim altyapısı oluşturmaktır.

Hüseyin Ali Yücel’in Yönetici Koçluğu Çalışmaları

Hüseyin Ali Yücel, yönetim danışmanlığının yanı sıra şirket sahipleri, girişimciler ve profesyonel yöneticilere yönelik yönetici koçluğu ve mentorluk çalışmaları gerçekleştirmektedir.

Bu çalışmaların merkezinde yöneticinin hem bireysel liderlik kapasitesinin hem de kurum içerisindeki yönetim etkinliğinin geliştirilmesi bulunmaktadır.

Hüseyin Ali Yücel’in yönetici koçluğu çalışmalarında öne çıkan konular arasında;

  • liderlik gelişimi,
  • rol ve sorumlulukların netleştirilmesi,
  • karar alma becerileri,
  • delegasyon,
  • ekip yönetimi,
  • zaman yönetimi,
  • önceliklendirme,
  • kurumsal iletişim,
  • performans geliştirme

yer almaktadır.

Yönetici koçluğu süreci yalnızca motivasyon görüşmelerinden oluşmamaktadır. Mevcut durum analizi yapılmakta, somut hedefler belirlenmekte, kişiye özel gelişim planları hazırlanmakta ve uygulama sonuçları takip edilmektedir.

Akademik ve Toplumsal Çalışmaları

Hüseyin Ali Yücel, profesyonel danışmanlık faaliyetlerinin yanında akademik araştırma ve yazı çalışmalarını da sürdürmektedir.

İlgi alanları arasında yönetişim, çalışan odaklı işletme yapıları, gelecek araştırmaları, tarih ve toplumsal gelişim bulunmaktadır.

Bunun yanında çeşitli dönemlerde çevre, afetlerle mücadele ve toplumsal dayanışma alanlarında gönüllü çalışmalara katılmıştır.

Kriz dönemlerinde organizasyon, koordinasyon ve sürdürülebilir yaşam başlıklarında yürütülen çeşitli çalışmalarda görev alan ve liderlik üstlenen Hüseyin Ali Yücel, profesyonel faaliyetlerinin yanı sıra toplumsal projelere de katkı sağlamaktadır.

Hüseyin Ali Yücel Nerede Çalışıyor?

Hüseyin Ali Yücel, çalışmalarını Ankara merkezli olarak sürdürmektedir. Evli ve üç çocuk babası olan Yücel, yönetim danışmanlığı ve yönetici koçluğu faaliyetlerine Yücel Strateji ve Yönetim Danışmanlığı çatısı altında devam etmektedir.

Hüseyin Ali Yücel’in temel yaklaşımı, işletmelerin yalnızca bugünkü sorunlarını çözmesinin yeterli olmadığı; gelecekte karşılaşacakları rekabet, büyüme ve yönetim ihtiyaçlarına karşı kurumsal güçlerini bugünden oluşturmaları gerektiği düşüncesine dayanmaktadır.

Bu doğrultuda strateji danışmanlığı, kurumsal yönetim danışmanlığı, kurumsallaşma, yatırım ve finans danışmanlığı, insan ve kültür yönetimi, teşvik danışmanlığı ve yönetici koçluğu gibi alanlarda çalışmalarını sürdüren Hüseyin Ali Yücel, işletmeler için daha güçlü ve sürdürülebilir yönetim sistemleri oluşturmayı hedeflemektedir.

Hüseyin Ali Yücel ve Yücel Strateji ve Yönetim Danışmanlığı hakkında ayrıntılı bilgiye yucelstrateji.com üzerinden ulaşılabilir.

Aramızdan ayrılanlar

HAKAN ÖZER VEFAT ETTİ
Recep ve Sübyan Özer’in oğulları, Süheyla Özer’in eşi, Burçin Özer’in babası, Reyhan Gürakın’ın ağabeyi Hakan Özer vefat etti. Merhum 5 Eylül Cumartesi günü Eski Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

HİLMİ TUNA VEFAT ETTİ
Merhum Mehmet ve Feride Tuna’nın oğulları, merhum Hafize Tuna’nın eşi, Gürkan ve Serkan Tuna’nın babaları Hilmi Tuna vefat etti. Merhum Cumartesi günü Kıyık semti Kıyak Baba Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

‘Türk milletinin umudu oldun’

Olgay GÜLER

Edirne sanayisinin 90 yaşındaki emektar ustalarından Ahmet Uyguner, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’le buluşmasında duygu dolu anlar yaşadı.

Edirne’de siyaset ile kentin emek ve esnaf kültürünü aynı karede buluşturan dikkat çekici bir buluşma yaşandı. Edirne Sanayi Sitesi’nin yaşayan en eski ustalarından 90 yaşındaki Ahmet Uyguner, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile bir araya geldi. Ömrünün büyük bölümünü çalışarak geçiren, Edirne sanayi esnafının yıllara meydan okuyan isimlerinden Ahmet Uyguner’in Özel’le buluşması, duygusal görüntülere sahne oldu. 18 yaşından bu yana CHP üyesi olan Uyguner, uzun yıllar mensubu olduğu partisinden istifa ederek Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti’ye katılma kararı aldı. Uyguner’in parti rozetini Genel Başkan Özgür Özel bizzat taktı.

“ALNINDAN ÖPÜYORUM SENİ”

Buluşmanın en çarpıcı anı ise rozet töreninin ardından yaşandı. 90 yaşındaki Ahmet Uyguner, karşısında bulunan Özgür Özel’e bakarak duygularını; “Türk milletinin umudu oldun. Alnından öpüyorum seni” sözleriyle dile getirdi. Ardından Özel’e sarılan Uyguner, Genel Başkan’ı alnından öptü. Yılların ustasının bu sözleri ve ardından yaşanan samimi an, buluşmaya tanıklık edenlerin de dikkatini çekti.

72 YILLIK SİYASİ BAĞIN ARDINDAN YENİ BİR KARAR

Ahmet Uyguner’in Yeni Parti’ye geçişini dikkat çekici kılan en önemli ayrıntılardan biri ise siyasi geçmişi. Bugün 90 yaşında olan Uyguner, 18 yaşından bu yana CHP üyesiydi. Başka bir ifadeyle yaklaşık 72 yıllık siyasi aidiyetinin ardından partisinden ayrılma kararı aldı. Uyguner, CHP’den istifa ederek Yeni Parti’ye katılırken, yeni partisindeki ilk rozetini de Özgür Özel’in elinden aldı. Bu nedenle buluşmada takılan rozet, Uyguner açısından yalnızca yeni bir parti üyeliğinin değil, onlarca yıllık siyasi geçmişin ardından verilen yeni bir kararın da simgesi oldu.

BABA-OĞUL AYNI SİYASİ YOLDA

Ahmet Uyguner aynı zamanda Edirne siyasetinin tanınan isimlerinden Asım Uyguner’in babası. Edirne Belediye Meclisi Üyesi Asım Uyguner de CHP’den istifa ederek Yeni Parti’ye katılan isimler arasında yer aldı. Edirne Belediyesi’nin Ağustos ayı meclis toplantısında Asım Uyguner’in de aralarında bulunduğu Babürhan Feyzullah Güldiken, İsmail Bilgi, Yusuf Kereci, Cenk Ergüden, Serhad Ceylan, Mehmet Muranlı, Gökçe Onur Öktem, Bedrettin Kapu, Engin Çoğal, Ömer Kutlu ve Sergen Kuru’nun CHP’den istifa ederek Yeni Parti’ye katıldıkları meclisin bilgisine sunulmuştu.

Böylece Uyguner ailesinde oğul Asım Uyguner’in ardından baba Ahmet Uyguner de siyasi tercihini Yeni Parti’den yana kullanmış oldu.

‘Öğretmen ne giyeceğini bilir!’

Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar, önlük dayatmasını kabul etmediklerini, yargıya taşıyacaklarını belirterek, “Önlük giymek öğretmenin tercihidir; idarenin dayatacağı ve takip edeceği bir zorunluluk olamaz. MEB’in görevi öğretmenin kıyafetini standartlaştırmak, beden ölçüsünü belirlemek ve ne giydiğini takip etmek değildir” dedi.

Eğitim-İş Şube Başkanı Zobar, tarafından paylaşılan sendikanın açıklamasında “Millî Eğitim Bakanlığı, eğitim sisteminin ağır sorunlarının ortasında öğretmenin ne giyeceğini belirlemekle meşgul” denilerek şunlara yer verildi:

“2023 yılında ‘tercih’ ve ‘teşvik’ söylemiyle başlatılan öğretmen önlüğü uygulaması, 2026-2027 eğitim öğretim yılı için yayımlanan genelgeyle artık açıkça bir zorunluluğa dönüştürülmüştür. O dönem öğretmenlerin önlük giymeyi ‘tercih etmelerinin teşvik edilmesi’ istenirken bugün öğretmenlerin görevlerini yerine getirirken önlük ‘giyecekleri’ belirtilmekte; uygulamanın millî eğitim müdürlüklerince takip edilmesi istenmektedir.

Şimdi de ‘Öğretmen Önlüğü Standartları Kılavuzu’ yayımlanmış; öğretmenin giyeceği önlüğün renginden kumaşına, boyundan cep sayısına, yaka biçiminden nakış ölçüsüne kadar her ayrıntı Bakanlık tarafından belirlenmiştir. İlkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan kadın ve erkek öğretmenler için beyaz, yüzde 75 polyester ve yüzde 25 viskondan oluşan önlükler tasarlanmış; beden ölçülerinden kol ve yırtmaç boylarına kadar ayrıntılı standartlar getirilmiştir.

‘MEB’İN ÖNLÜKTEKİ ÖZENİ İBRETLİK’

Türkiye’de eğitimin ve eğitim emekçilerinin bunca yakıcı sorunu varken Bakanlığın önlüğün santimetresine kadar gösterdiği bu ‘özen’ ibretliktir.

Keşke aynı titizlik öğretmen açığının kapatılmasında, kalabalık sınıfların azaltılmasında, okulların temizlik ve güvenlik sorunlarının çözülmesinde gösterilseydi. Keşke öğretmenlerin geçim sıkıntısı, barınma ve ulaşım sorunları, norm kadro mağduriyetleri, resen atamalar ve yıllardır çözülemeyen yer değiştirme sorunları için bu kadar mesai harcansaydı. Keşke öğretmenin okulda uğradığı şiddeti önlemek için önlüğün cebinin santimetresi kadar ayrıntılı bir çalışma yapılsaydı.

Bakanlık ise öğretmenlik mesleğinin saygınlığını kıyafet üzerinden tarif etmeye çalışıyor. Kılavuzun sonunda öğretmen önlüklerinin “mesleğin saygınlığını, eğitimin niteliğini ve kurumsal hafızamızı” temsil edeceği dahi ileri sürülüyor.

Öğretmenin itibarı üzerine giydirilecek bir kumaş parçasıyla sağlanmaz. Öğretmenin itibarı; emeğine verilen değerle, ekonomik ve özlük haklarıyla, mesleki özerkliğiyle, güvenli çalışma koşullarıyla ve mesleğine gösterilen saygıyla sağlanır. Öğretmeni yıllardır itibarsızlaştıran politikalar uygulayıp ardından beyaz önlük giydirerek mesleğin saygınlığını geri getiremezsiniz.

Kılavuzun ve Bakanlık yazısının dili başka bir kaygıyı da beraberinde getirmektedir. Bütün öğretmenleri aynı görüntü içinde standartlaştıran bu yaklaşım, kadınların ne giyeceğinin yıllardır siyasi ve ideolojik müdahalelerin konusu yapıldığı bir ülkede ayrıca değerlendirilmelidir. Bakanlığın öğretmenlerin kılık ve kıyafetini ‘mesleğin vakarı’ ve ‘toplumsal hassasiyetler’ gibi sınırları belirsiz kavramlarla birlikte ele alması kaygımızı artırmaktadır.

Özellikle kadın öğretmenlerin kendi kıyafetlerini uzun bir önlüğün altında görünmez hâle getiren bir modelin yalnızca ‘mesleki aidiyet’ gerekçesiyle açıklanmasını inandırıcı bulmuyoruz. Kadınların kıyafetinin, yaşam biçiminin ve kamusal alandaki görünürlüğünün sürekli tartışmaya açıldığı bir siyasi iklimde, ‘toplumsal hassasiyet’ gerekçesiyle öğretmenin kıyafetine müdahale edilmesine sessiz kalmayacağız. Bugün önlüğün boyunu, yakasını ve ölçüsünü belirleyenlerin yarın hangi kıyafeti ‘mesleğin vakarına uygun’, hangisini ‘uygunsuz’ sayacağının güvencesi yoktur.

‘ÖĞRETMEN NE GİYECEĞİNİ BİLİR’

Dahası, ‘tercih’ denilerek başlayan bir uygulamanın birkaç yıl içinde zorunluluğa çevrilmesi, Bakanlığın öğretmene bakışını da ortaya koymaktadır. Öğretmen, kendi kararlarını verebilen bir eğitim emekçisi olarak değil; kıyafetinden sınıf içindeki tutumuna kadar sürekli talimat verilmesi ve denetlenmesi gereken biri olarak görülmektedir.

Öğretmen ne giyeceğini bilir; siz önce ne söylediğinizi, ne yaptığınızı bilin. Anayasa’ya, hukuka ve eğitim bilimine uyun. Önlüğün boyunu santim santim hesaplayacağınıza, elli kişilik sınıfta bir çocuğa kaç santimetrekare düştüğünü hesaplayın. ‘Toplumsal hassasiyet’ diyerek başta kadın öğretmenlerin kıyafetini ölçmeye kalkmayın. Öğretmenin itibarı önlükle sağlanmaz; sizin eğitime verdiğiniz zarar da önlükle örtülmez.

Üstelik Bakanlık, öğretmenlerin kılık ve kıyafetine ilişkin mevcut hukuki düzenlemelerin üzerine genelge ve kılavuzla yeni bir zorunluluk inşa etmeye çalışmaktadır. Bir idari düzenlemeyle öğretmenin tercih alanının daraltılmasını, bunun il ve ilçe millî eğitim müdürlükleri eliyle takip edilmesini ve giderek bir denetim mekanizmasına dönüştürülmesini kabul etmiyoruz.

Eğitim-İş olarak bu hukuksuz dayatmayı yargıya taşıyacağız. Öğretmenlere önlük giyme zorunluluğu getiren düzenlemeye karşı gerekli hukuki süreci başlatacağız.

Öğretmenlerimizin de açıkça bilmesini isteriz: Önümüzdeki süreçte bu uygulamanın baskıya, tutanağa, soruşturmaya ya da herhangi bir yaptırıma dönüştürülmesi hâlinde üyelerimizin yanında olacak, hukuki haklarını sonuna kadar savunacağız.

BAKAN TEKİN’E SORULAR

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e soruyoruz:

Öğretmenin önlüğünün cebini, yakasını, kumaşını ve boyunu belirlemeye ayırdığınız zamanı öğretmenin ve öğrencinin gerçek sorunlarına ne zaman ayıracaksınız?

Öğretmenler sizden kıyafet standardı beklemiyor. Atama bekliyor, emeğinin karşılığını alacağı bir ücret bekliyor, güvenli okul bekliyor, mesleğine saygı bekliyor. Asli görevi olan eğitim öğretime yoğunlaşabileceği çalışma koşulları bekliyor.

Öğretmen devletin kendisine biçtiği tek tip görüntünün taşıyıcısı değildir. Mesleki bilgi ve birikimi olan, sınıfında pedagojik sorumluluk taşıyan bir eğitim emekçisidir. Ne giyeceğine karar verecek iradeye de sahiptir.

Eğitim-İş olarak bir kez daha söylüyoruz: Önlük giymek öğretmenin tercihidir; idarenin dayatacağı ve takip edeceği bir zorunluluk olamaz.

MEB’in görevi öğretmenin kıyafetini standartlaştırmak, beden ölçüsünü belirlemek ve ne giydiğini takip etmek değildir. Bakanlığın görevi öğretmenin özgürce ve güven içinde mesleğini yapabileceği, çocukların nitelikli, bilimsel, laik ve kamusal eğitime ulaşabileceği koşulları sağlamaktır.”