Uzunköprü’de ‘Filistin’e destek eylemi

Olgay GÜLER

İstanbul’da Galata Köprüsü’nde yeni yılın ilk gününde, Filistin’deki katliama ‘dur’ demek için gerçekleştirilen yürüyüşle eş zamanlı olarak, Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde de yürüyüş ve destek programı düzenlendi.

Filistin’deki katliama “dur” demek için Galata Köprüsü’nde eylem gerçekleştirildi. “Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin’i unutmuyoruz” sloganıyla düzenlenen eylemle eş zamanlı olarak Edirne’nin Uzunköprü ilçesinin Telli Çeşme Meydanı’nda program düzenlendi. UZİMDER organizasyonunda gerçekleştirilen programa; İlçe Kaymakamı Muammer Köken, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin temsilcileriyle vatandaşların katıldı. Sabah namazının ardından düzenlenen etkinlikte Kuran okundu, açıklamalar yapıldı.

‘BU ZULÜM BİR GÜN BİTECEK’

Burada konuşan ilçe kaymakamı Köken, Filistin’deki zulüm bir gün biteceğini söyleyerek, “İnşallah bu zulüm bir gün bitecek. Doğmamış çocukların, büyüyememiş çocukların memleketi Filistin özgürlüğüne kavuşacaktır. Buna inancımız tamdır. Türkiye Cumhuriyet Devleti, bu konuda elinden gelenin fazlasını yürütmektedir. Öz ve öz Müslüman memleketinde kan dökenlerden Allah ıslah etsin. Islahı mümkün değilse de Allah kahrı perişan etsin” dedi.

ADD, Atatürk Devriminin “Çoban Yıldızı”nı andı

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi, Atatürk Devriminin “Çoban Yıldızı” olan vatansever, devrimci, Kuvayı Milliyeci, hukukçu ve öğretmen Mustafa Necati’yi  saygıyla andı

ADD Edirne Şubesi Yönetim Kurulu’nca “Türkiye’yi Yasa Boğan Kara Haber” başlığı altında yapılan yazılı açıklamada Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1924 yılında dile getirdiği, “Bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüce bir sosyal toplum halinde yaşatan veya bir milleti esaret ve sefalete terk eden şey terbiyedir. Terbiye kelimesi yalnız olarak kullanıldığı zaman herkes kendine göre bir anlam çıkarır. Ayrıntıya girişilirse terbiyenin hedefleri, amaçları çeşitlenir. Meselâ dini terbiye, milli terbiye, milletlerarası terbiye…

Bütün bu terbiyelerin hedef ve gayeleri başka başkadır. Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni nesle vereceği terbiye Milli Terbiyedir…

Milli ahlakımız, medeni esaslarla ve hür fikirlerle beslenmeli ve kuvvetlendirilmelidir… Tehdit esasına dayalı ahlak, bir fazilet olmaktan başka itimada da layık değildir.” şeklindeki sözlerine yer verilerek şöyle denildi:

“14 Mayıs 1919, gecesi, yani İzmir’in işgalinden bir gün önce halkı Bahri Baba Parkında toplayanlar arasında olup burada yaptığı konuşmada halkı örgütlenmeye ve silahla direnişe çağıran Mustafa Necati 1894’de İzmir’de doğmuş, ilk ve orta öğrenimini İzmir’de tamamlamış, Hukuk Mektebini İstanbul’da okuduktan sonra 1914’de yeniden İzmir’e dönmüş, yakın arkadaşı Vasıf Çınar’la bir lise açıp burada hem öğretmenlik hem de yöneticilik yapmıştır…

İzmir işgal edilip kendisi de aranmaya başlayınca İstanbul’a kaçtı. Baktı ki, İstanbul teslimiyeti kabul etmiş, bu sefer Balıkesir’e gelip Kuvayı Milliye’ye katıldı. Burada; yine, arkadaşı Vasıf Çınar’la zor koşullarda gazete çıkardı. Kuvayı Milliye müfreze komutanı olarak Yunanlılar ve isyancılara karşı çarpıştı. Fırsat buldukça halk arasına karışıp ateşli konuşmalar yaparak halkı Kuvayı Milliye’ye katılmaya ve yardım etmeye çağırdı.Kurtuluş Savaşı kazanılınca 1923’te İzmir Milletvekili seçildi. Önce Mübadele ve İskan Bakanı, sonra Adalet Bakanı, sonra 31 yaşında Milli Eğitim Bakanı oldu.

Mustafa Necati, önce öğretmenlik mesleğine saygınlık kazandıracak bir dizi yenilikler yaptı. Türkiye ve dünya O’nu Harf Devrimi ve Karma Eğitime geçilmesini sağlaması ile tanıdı.Eğitim onun zamanında laik ve Ulusal zemine oturtuldu. Talim Terbiye kuruldu. Ders kitapları Bakanlıkça basıldı ve dağıtıldı.

Mustafa Necati Millet Mektepleri açılması hazırlıkları içindeyken bedenini düşünmemiş, çok işi olduğu için kaç gündür sancısı olduğu halde “yatırılma” ihtimaline bağlı olarak doktora gitmemiştir. Mustafa Kemal Atatürk ile el ele vermiş, Türkiye’yi aydınlığa ulaştıracak devrimleri yapıyorlardı. Yeni Türk Harfleri kabul edilmiş, Millet Mekteplerini açma hazırlıkları yapılıyordu…

Sancıları her geçen gün artıyordu. Herkes doktora gitmesini tavsiye ediyordu genç Milli Eğitim Bakanına. Ağrılar dayanılmaz hale gelince Numune Hastanesini gitti. Hemen ameliyata aldılar. Durum ciddiydi… Çok geç kalınmıştı. Doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı…

Türkiye, 1 Ocak 1929 sabahına kara bir haberle uyandı.Birkaç günden beri karın ağrılarından şikayet eden, genç ve başarılı Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati apandisit patlaması sonucu vefat etmişti.Cenaze, binlerce öğretmenin omuzunda ve hıçkırıklarla Cebeci Asri Mezarlığına götürüldü.

Tabutun başında, Garp Cephesi Komutanı Başbakan İsmet Paşa konuşuyordu. Konuşmanın sonuna doğru sesi titremeye başladı, o sırada binlerce insan gözyaşı döküyordu.

İsmet Paşa’dan sonra Mehmet Emin Yurdakul konuştu. O da, bu devrimci genç adamın şanına yakışan bir konuşma yaptı. Arkasından birkaç kişi daha konuştu ve Mustafa Necati toprağa verildi.

Öğretmenleri bu kadar seven, onlarla içli dışlı yaşayan, onlara mektup yazıp derdini sorununu dinleyen, çözüm bulan, Hasan Âli Yücel hariç bir başka Bakan yoktur…

Valilere öğretmeni karşılatan, öğretmen adaylarına her geçtiği ilden yardım edilmesini sağlayan Mustafa Necati Askerlikten ayrılmak ve ticarete atılmak isteyen eniştesini ben milletvekili ve ‘bakanlık yaptığım sürece, ticaretle uğraşmana razı olmam’ diyen devrimcidir. Milyonları okumaz yazmaz bir ülkede genç yaşta insanları aydınlatma mücadelesinde yaşamını feda eden bir devrimcidir.

“Türkiye’de herkesin milli ve dünyevî, modern ve demokratik eğitim alması esastır. Eğitimin milli olmasından maksat, gençleri, yaşayan bütün kurumları, düşünce ve idealleriyle milli topluma uydurmaktır. Dünyevî kelimesinden hedeflenen, eğitimin laik olması, düşünceyi daraltan ve vicdan özgürlüğünü kıran her türlü dini etkiden uzak bulunmaktır” diyen ve Laiklik sözcüğünü ilk kez resmi olarak kullanan Bakan olan Mustafa Necati ile dogmatik eğitimden laik eğitime geçilmiştir

Eğitimin, yöntemler ve teknikler bakımından en yeni bilimsel kurallara göre sürdürülmesi, demokratiklik ile de eğitim ve öğretimin bütün olanaklarından kadın-erkek tüm ulus bireylerinin eşit derecede yararlanması; serveti, toplumdaki yeri ne olursa olsun her gencin yeteneği ve zekası derecesinde öğrenim görebilmesi, hiçbir engelin konmaması düşünülmüştür. İlköğretimin milli ve demokratik olması kız-erkek, zengin-yoksul bütün millet çocuklarının aynı biçimde eğitim görmesi, bu ilkenin bir sonucudur. Böylece bugün bile tam olarak gerçekleştirilemeyen eğitimde fırsat ve imkan eşitliği sağlamanın ilk adımı atılmıştır.

Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak, Atatürk Devriminin “Çoban Yıldızı” olan Cebeci Asri Mezarlığı’nda upuzun yatan Vatansever, devrimci, Kuvayı Milliyeci, hukukçu ve öğretmen Bakanımızı saygıyla anıyoruz.

ADD Edirne Şubesi Yönetim Kurulu

TÖS Mustafa Necati’yi unutmadı

Tüm Öğretmenler Sendikası (TÖS) Edirne İl Yönetim Kurulu olarak, Atatürk devriminin ‘Çoban Yıldızı’ olan Harf Devriminin Mimarı Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi ölümümün 97. yılında bir kez daha rahmet, minnet ve saygıyla andı.

TÖS Edirne İl Yönetim Kurulu adına Başkan Barış Kır, yaptığı yazılı açıklamada, Cumhuriyet döneminde ‘Milli Eğitim’ alanında köklü çalışmalar yapıldığını anımsatarak, “ Çağdaş ülkeler seviyesine bir an önce ulaşılmasını isteyen Atatürk, eğitimde köklü çalışmalar yapılmasına inanmış ve bu sebeple çevresindeki kadroya bazı önemli görevler vermiştir. Atatürk’ün yapmak istediklerini en iyi anlayanlardan birisi Mustafa Necati’dir. O’nun Bakanlığı zamanında Milli Eğitim camiasına dinamizm, görev aşkı, saygı, sevgi ve güven duygusu hakim olmuştur” dedi.

Barış Kır, Kurtuluş Savaşı sonrası yeni Türkiye’nin çağdaş uygarlık düzeyine çıkma ve geçme hedefini ve Atatürk’ü en iyi anlayan ismin Mustafa Necati olduğunun altını çizerek şunları kaydetti:

“Mustafa Necati, 20 Aralık 1925 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığına atanmıştır. Bu görev, 1 Ocak 1929 tarihinde (Millet Mekteplerinin açıldığı gün) vefatıyla sonlanmıştır.

Mustafa Necati, 1919 yılında İzmir’in işgal edildiğini görünce ateşli yurtsever arkadaşlarıyla birlikte bir çete teşkilatı kurdu. Kuvayı Milliye’nin bir müfreze komutanı olarak görev aldı, yurtta karışıklıklar çıkaran vatan haini Aznavur çetesiyle, Yunanlılarla savaştı. Balıkesir’deyken “İzmir’e Doğru” adıyla çıkardıkları gazetede arkadaşı Vasıf Çınar ila birlikte çalıştı.

Mustafa Necati 1920’de, Saruhan milletvekili seçildi. Karadeniz kıyılarında Pontus Rum eşkiyasının kurduğu teşkilatla savaştı, Karadeniz Bölgesi İstiklal Mahkemesi’nde, Büyük Millet Meclisi Müdafaa-i Hukuk Grubu kâtipliğinde çalıştı. Daha sonra Kastamonu ve Havalisi İstiklâl Mahkemesi başkanı oldu.

Mustafa Necati, 1923’te Meclis’in ikinci devresine İzmir milletvekili olarak girdikten sonra Mübadele-İmar ve İskân, 1924’te Adliye Vekili oldu Kabinenin istifasından sonra, Şeyh Sait isyanında Şark İstiklal Mahkemesi savcılığını yaptı

20 Aralık 1925’te Maarif Vekili (Milli Eğitim Bakanı) olan Mustafa Necati ölümüne kadar, 3 yıl 12 gün bu görevde kaldı. Hareketli, ateşli hayatının en verimli devresi Milli Eğitim Bakanı olarak geçirdiği yıllardır. Öğretmenlik mesleğini daha itibarlı bir meslek haline getiren, Milli Eğitim teşkilatını kökten hamlelerle düzelten odur. Gerekli işleri, şekil bağlarına kapılmadan hemen gerçekleştirme safhasına aktaran pratik, aktif görüşü hayranlık uyandırmış, Mustafa Necati adı eğitim ve milli kültür hayatımızda yeniliğin, devrimciliğin bir sembolü olarak kalmıştır. Çok genç yaşta ölen Mustafa Necati kısa ömrünü millet hizmetinde geçirmiş Cumhuriyetçi, devrimci bir yurt çocuğu olarak daima anılır. Mustafa Necati adı Türk eğitim tarihine altın harflerle yazılmıştır.

Laiklik sözcüğünü ilk kez resmi olarak kullanan bakan Mustafa Necati’dir. Mustafa Necati Milli Eğitim Bakanı olur olmaz yayımladığı genelgelerle Cumhuriyetin eğitim ilkelerini şöyle belirlemiştir: ‘Türkiye’de herkesin milli ve dünyevî, modern ve demokratik eğitim alması esastır. Eğitimin milli olmasından maksat, gençleri, yaşayan bütün kurumları, düşünce ve idealleriyle milli topluma uydurmaktır. Dünyevî kelimesinden hedeflenen, eğitimin laik olması, düşünceyi daraltan ve vicdan özgürlüğünü kıran her türlü dini etkiden uzak bulunmaktır.”’

Böylece dogmatik eğitimden laik eğitime geçilmiştir. Modern deyimiyle eğitimin, yöntemler ve teknikler bakımından en yeni bilimsel kurallara göre sürdürülmesi, demokratiklik ile de eğitim ve öğretimin bütün olanaklarından kadın-erkek tüm ulus bireylerinin eşit derecede yararlanması; serveti, toplumdaki yeri ne olursa olsun her gencin yeteneği ve zekası derecesinde öğrenim görebilmesi, hiçbir engelin konmaması düşünülmüştür. İlköğretimin milli ve demokratik olması kız-erkek, zengin-yoksul bütün millet çocuklarının aynı biçimde eğitim görmesi, bu ilkenin bir sonucudur. Böylece bugün bile tam olarak gerçekleştirilemeyen eğitimde fırsat ve imkan eşitliği sağlamanın ilk adımı atılmıştır.

Tüm Öğretmenler Sendikası (TÖS) Edirne İl Yönetim Kurulu olarak, Atatürk devriminin ‘Çoban Yıldızı’ olan Harf Devriminin Mimarı Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi ölümümün 97. yılında rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.”

TGGF’den Yağlı Güreş Takvimi için kritik duyuru

Türkiye Geleneksel Güreş Federasyonu (TGGF), 2026 yılı yağlı güreş sezonuna ilişkin takvim hazırlık süreci ve başvuru esaslarını kamuoyuyla paylaştı. Federasyonun resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, 2026 yılı yağlı güreş takviminin daha düzenli, disiplinli ve bütüncül bir anlayışla oluşturulacağı vurgulandı.

TGFF tarafından yapılan bilgilendirmede, 1 Ağustos 2022’den önce yağlı güreşlerin plansız şekilde ve anlık talepler doğrultusunda takvime alındığı, bunun da düzensiz bir yapı oluşturduğu hatırlatıldı. Federasyon, göreve gelindiği günden bu yana sezon planlamasının tek bir bütün halinde ele alınacağını defalarca dile getirdiklerini belirterek, 2026 sezonu için bu anlayışın kararlılıkla uygulanacağını ifade etti.

Bu kapsamda güreş düzenlemek isteyen belediye, kurum ve kuruluşların, en geç 13 Mart 2026 Cuma günü saat 17.00’ye kadar 2026 yılına ilişkin güreş yapma taleplerini ve planladıkları tarih ya da tarih aralıklarını federasyona bildirmeleri gerektiği açıklandı. Belirtilen süre içerisinde başvuruda bulunmayan organizasyonların taleplerine olumlu yanıt verilemeyebileceği uyarısı da yapıldı.

Açıklamada, sezon takvimi belirlenirken Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri ile CW Enerji Türkiye Yağlı Güreş Ligi müsabakalarının tarihlerinin diğer tüm kriterlerden bağımsız olarak belirleneceği ve takvimin bu organizasyonların dizaynına göre şekillendirileceği belirtildi. Bu nedenle yerel yönetimlerin ve organizatörlerin, lig ve Kırkpınar tarihlerini dikkate alarak başvuru yapmaları gerektiği vurgulandı.

Federasyon, Yağlı Güreş Birliği’nin öneri ve tavsiyeleri doğrultusunda, organizasyon düzenlemek isteyen kurum ve kuruluşların taleplerini mümkün olduğunca karşılamaya çalışacağını, tarih ve mekân çakışmaları yaşanması halinde ise karşılıklı istişarelerle yıllık takvimin bir bütün halinde kamuoyuna açıklanacağını bildirdi.

Öte yandan, yeni sezon takvimi federasyon tarafından ilan edilene kadar; güreş düzenleyen kurumlar, belediyeler, spor kulüpleri, güreşçiler ve diğer paydaşların kendilerini bağlayıcı herhangi bir taahhüt altına girmemeleri gerektiği de özellikle hatırlatıldı.

2026 yılı yağlı güreş sezonuna ilişkin başvuruların iletisim@tggf.org.tr  adresi üzerinden yapılacağı duyurulurken, federasyon açıklamasını “Kamuoyuna saygıyla duyurulur” ifadeleriyle tamamladı.

665. TARİHİ KIRKPINAR YAĞLI GÜREŞLERİ

Edirne Belediyesi encümenin aldığı karar doğrultusunda 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin 3-4-5 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirileceği açıklanmıştı.

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, geçen Temmuz ayında yaptığı açıklamada, güreşler için hazırlıklara başladıklarını, Kırkpınar’ın sadece Edirne’nin değil Türkiye’nin ortak kültürel mirası olduğunun altını çizerek, “Bitmeyen güreşin devam eden efsanesi Kırkpınar Yağlı Güreşleri için tüm güreş severleri 3-4-5 Temmuz 2026’da Edirne’mize bekliyoruz.” ifadelerini kullanmıştı.

.

DENKLEM KOLAY

Karabaşla, ak pati..
“Köpek” sanır,
Bazen, “Hoşt” der,
Bazen, seversin.
“Hoşt!..” dersen,
Kovmuş olur, kovulursun!..
“Seversen,”
Sevmiş olur, sevilirsin!..
—————————————————-
Kuran’ı Kerim. Sure 15/ayet 86:
Şüphesiz Rabbin hakkıyla yaratan, pekiyi bilendir.
15/85: Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri ancak hak ile yarattık. Kıyamet mutlaka gelecektir. Şimdilik onlara güzel muamele et.

Keşan Belediyesi’nden leblebi – boza

Keşanlılar, yeni yıl heyecanını meydanlarda ve sokaklarda hep birlikte yaşadı. Keşan Belediyesi tarafından düzenlenen yeni yıl etkinliğinde, vatandaşlara çeşitli ikramlarda bulunuldu.

Keşan Kent Müzesi önü ile Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan ikram noktalarında vatandaşlara boza ve leblebi dağıtıldı. Soğuk kış gecesinde yapılan ikramlar, Keşanlılar tarafından memnuniyetle karşılandı.

Cumhuriyet Meydanı’nda hemşehrileriyle bir araya gelen Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan, vatandaşların yeni yılını kutladı. Başkan Özcan yaptığı konuşmada,“Hemşerilerimizin yeni yılını kutlar; sağlık, mutluluk, huzur ve başarı getirmesini temenni ederim.” ifadelerini kullandı.

Yeni yıl etkinliği, havai fişek gösterisiyle sona ererken, Keşanlılar 2026 yılına birlik ve beraberlik içinde girdi.

Yeni yılın ilk ölümlü kazası

Olgay GÜLER

Edirne’nin Keşan ilçesine bağlı Orhaniye Köyü’nde, su kanalına uçan otomobilin sürücüsü Hüseyin Karabaş (34) hayatını kaybetti.

Kaza, ilçeye bağlı Orhaniye köyünde meydana geldi. İddiaya göre, tali yolu kullanarak Orhaniye köyünden Yapıldak köyü yönüne giden Hüseyin Karabaş’ın kontrolünü yitirdiği 22 AAL 903 plakalı otomobiliyle su kanalına uçtu. Öğle saatlerinde köprüden geçenler otomobili fark ederek ihbarda bulundu.

Bunun üzerine kaza yerine jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri tarafından Karabaş su kanalından çıkartıldı. Sağlık ekiplerinin kontrolünde Hüseyin Karabaş’ın hayatını kaybettiği belirlendi.

Karabaş’ın cenazesi, nöbetçi savcı ve jandarmanın incelemesinin ardından otopsi için Keşan Devlet Hastanesi morguna götürüldü. Kazaya ilişkin soruşturma sürüyor.

Gencan, yılbaşında çalışanları unutmadı

Olgay GÜLER

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, 2026’ya görev başında giren kamu kurumu ve özel sektör çalışanlarıyla, vatandaşları ziyaret ederek, yeni yıllarını kutladı.

Belediye Başkanı Gencan, 2026’ya saatler kala, yeni yıla görevi başında girenleri unutmadı. Yılbaşını mesai başında giren kamu kurumu ve özel sektör çalışanlarını gezen Gencan, ziyaretine İtfaiye Müdürlüğü’yle başladı.

İtfaiye personelinin karşıladığı Gencan, “Zor zamanlarda tereddüt etmeden görevinin başına koşan itfaiyecilerimiz, yılın her günü hemşerilerimizin yanında oldu. Yeni yıl dolayısıyla gerçekleştirdiğimiz ziyaretle hem yeni yıllarını paylaştık hem de bu zorlu görevlerinde kendilerine kolaylıklar diledik” diye konuştu.

HUZUREVİ SAKİNLERİNİ UNUTMADI

Belediye Başkanı Gencan daha sonra, Edirne Huzurevi’nde kalan yaşlı vatandaşları ziyaret etti. Huzurevi sakinleriyle tek tek sohbet eden Gencan’a burada Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Yücel Balkanlı ve Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör de eşlik etti.

ZİYARETLER GECE BOYU DEVAM ETTİ

Gencan, ziyaretlerine 112 Acil Çağrı Merkezi ve Yemeksepeti ile devam etti. Daha sonra 15 Temmuz Parkı ve kafeteryalarda gençlerle bir araya gelen Gencan, kentte görev başındaki polisleri de unutmadı. Polis noktalarını ziyaret eden Gencan, burada görevli ekiplerle sohbet ederek, yeni yıllarını kutladı.

Gencan, son ziyaretiniyse taksici esnafına yaptı. Esnafla bir araya gelerek yeni yıllarını kutlayan Gencan, “Alın teriyle çalışan, şehrin yükünü omuzlayan esnafımızın yanında olmak, onların sesine kulak vermek bizim için çok kıymetli. Yeni yılın; tüm taksici esnafımıza sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum” dedi.

Vali Sezer’den ‘yılbaşı’ mesaisi!

Olgay GÜLER

Edirne Valisi Yunus Sezer, kentte 2026 yılına görevi başında giren sağlık personeli ve kolluk kuvveti çalışanlarını ziyaret ederek, yeni yıllarını kutladı.

Vali Sezer, 2026 yılına saatler kala, yeni yıla görevi başında giren kamu kurum ve kuruluş çalışanlarını ziyaret etti. Ziyaretlerine 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü’yle başlayan Vali Sezer’e, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Yüksel Kolcu ve Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan da eşlik etti. Burada çalışanlarla sohbet eden Vali Sezer, yeni yıllarını kutladı.

‘2026’NIN HUZUR VE MUTLULUK GETİRMESİNİ TEMENNİ EDİYORUM’

Vali Sezer, 2026’nın Edirne ve Türkiye’ye huzur ve mutluluk getirmesini dileyerek, “2025 yılını artık yavaş yavaş geride bırakıyoruz, saatler kaldı. Yeni bir yıla inşallah kapı aralayacağız. Öncelikle 2026 yılının hem Edirne’mize, hem ülkemize huzur getirmesini, mutluluk getirmesini ve hem Edirne’nin, hem de ülkemizin yıldızının her alanında parlayacağı bir yıl olmasını temenni ediyorum. Özellikle de Edirneli hemşerilerimizin 2026 bütün alanlarda mutlu olacağı, huzur içerisinde olacağı ve Edirne’mizin de çok iyi yerlere gelebileceği, önüne koyduğu hedefleri bir bir gerçekleştireceği bir yıl olmasını temenni ediyorum. Bu vesileyle Edirne’mizde bulunan bütün Edirne’nin güzel insanlarını, hemşerilerimizin hepsinin teker teker yeni yılını tebrik ediyorum” dedi.

Vali Sezer, 112 ziyaretinin ardından, Cumhuriyet Polis Merkezi Amirliği’ni ziyaret edip, burada nöbet tutan polis memurlarıyla sohbet etti. Telsizden, kentte görev yapan polislerin yeni yılını kutlayan Vali Sezer, daha sonra Bulgaristan’a açılan Kapıkule Sınır Kapısı’nda görev yapan çalışanları ziyaret etti.

Doğan Hudut Karakolu’nda görevli hudut birliklerinin yeni yılını da kutlayan Vali Sezer, sırasıyla Edirne Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ve Sultan 1’inci Murat Devlet Hastanesi’nde görevli sağlık personelinin yeni yılını kutladı.

Alkollü ve ehliyetsiz motosikletli otomobile çarptı!

Olgay GÜLER

Edirne’de, park halindeki otomobile çarpan motosikletin 1.27 promil alkollü ve ehliyetsiz sürücüsü T.Y., yaralandı.

Kaza, Fatih Mahallesi Tahsin Şıpka Caddesi üzerinde meydana geldi. Cadde üzerinde T.Y. yönetimindeki 22 ADN 328 plakalı motosiklet, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu park halindeki 22 ALH 587 plakalı otomobile çarptı.

Çarpmanın etkisiyle yola savrulan sürücü T.Y. yaralandı. İhbarla bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

T.Y., ekiplerin ilk müdahalesinin ardından Sultan 1’inci Murat Devlet Hastanesi’ne götürülürken, burada yapılan kontrolde 1.27 promil alkollü olduğu tespit edildi.

Polis, kazayla ilgili inceleme başlattı.