İHANETİN FARKINDA MISINIZ?

Yılbaşı, sadece birbirimizi kutlamak veya tombala oynamakla geçiştirilmemeli.. Yapılabildiği kadar giden yılın muhasebesinin yanı sıra önümüzdeki yılın da nasıl değerlendirileceğinin planlamaları yapılmalı…

Bu söylediklerim kişiler için olduğu kadar kamu ve özel kurumlar, STK’lar siyasi partiler için de geçerli. Hatta kamu görevi yapan bu kurumlar için bu planlamalar çok daha önemli ve gerekli…

Kamu adına yüklenilen bu görevlerde olanlar önümüzdeki yıl boyunca hangi çalışmaları yapacaklarını, hangi hizmetlere başlayıp bitireceklerini hatta yılbaşı öncesinden planlamalı ve kamuoyuna duyurmalı…

Şeffaf yönetim anlayışı bunu gerektirmez mi?

***

Örneğin Enez Belediyesi…  CHP’li Belediyelerinin Kreş Seferberliği, Kent Lokantası gibi çarpıcı projelerinden vazgeçtik,

Günenç Belediyesi, yeni yılda hiç yoksa Enez’deki öğrenciler için bir öğün yemek ya da kahvaltı verebilecek mi? Akıllarından geçiyor mu? Çok mu zor? Acaba bu yıl kaç km. yolun onarımı yapılacak, kaç km yeni yol açılacak? Sivrisinek mücadelesinde hangi yeni yöntemler denenecek? Hibe kredi nerelerde ve nasıl kullanacak? Batmış Kilittaş Fabrikası için hala sermaye artırımları ile eski beceriksiz yöneticilerin şahsen ödemeleri gereken borçlarının belediye bütçesinden ödenmesi sürdürülecek mi? Şehir içi trafik, hala “Saldım çayıra” mantığı ile mi devam edecek? Şehir içi ulaşım sorunu yine otostop mantığı ile mi sürdürülecek? Sahildeki arıtma konusunda kapasitenin artırılması ve düzenli çalıştırılması ile ilgili bir proje var mı?

Say sayabildiğin kadar.. Yanıtları belli

***

Bir başka örnek siyasi partiler… Günenç’e adeta teslim ve esir olmuş AKP ve CHP Belediye Meclis Üyeleri, siyasi parti yöneticileri, İl Genel Meclis Üyeleri önümüzdeki yıl “Artık yeter” diyerek, silkinip bu beceriksiz Başkana tavır alabilecekler mi?

Örneğin yeni CHP İl ve İlçe Yönetimi bu konuyu oturup konuştu mu? Yoksa kulaklarının üstüne yatıp her şeyin yolunda olduğunu mu düşünüyorlar? Yoksa başarısız olan Günenç’in yerine kendilerinin bir dahaki dönem gelebilme hesapları ile kasten mi sessiz kalacaklar? Bugüne kadar kaç defa Meclis grubu olarak toplantı yaptılar? Her ay düzenli olarak Danışma Kuruları’nı toplamayı düşünüyorlar mı?

Yeni CHP İl ve İlçe Yönetiminden henüz böyle bir hareketlilik görmedik.

AKP Enez İlçe yönetiminin de yerel siyasete sesini yükseltmek gibi bir çabasının olmadığının farkındayız.. Enez Belediye Meclis toplantılarında tüm kararlar oy birliği ile alınıyorsa, hiçbir karara muhalefet şerhi konmuyorsa AKP Enez’deki varlığının ne işe yaradığını oturup düşünmeli..

***

Sorduğum sorulara verdiğiniz yanıtları duyar gibiyim.İyi ama böyle gelmiş, böyle mi gitmeli? Enez tükeniyor.

Enez elden gidiyor.. Bu ihanetin farkında mısınız? Gittikçe sıfırlanan, yok edilen Enez’in dünya çapındaki özellikleri nedeniyle beceriksiz yöneticiler kadar, onları denetlemekle, hizaya getirmekle sorumlu olanlar da, onları aday gösterenler de tekrar tekrar yine başa getiren seçmenler de bu ihanetin parçasıdır.

İzmir’de Spor Salonları Neden Yaşam Tarzının Bir Parçası Haline Geldi

Günümüzde spor, yalnızca kilo verme ya da kas geliştirme amacıyla yapılan bir aktivite olmaktan çıkmış, doğrudan yaşam tarzını şekillendiren bir alışkanlığa dönüşmüştür. Büyük şehirlerde yaşayan bireyler için bu dönüşüm çok daha belirgindir.

Özellikle spor salonları, şehir hayatının temposu içinde sağlıklı kalmak isteyenlerin en önemli destek noktalarından biri haline gelmiştir. İzmir’de spor yapma kültürünün yaygınlaşması, doğru salon tercihini her zamankinden daha önemli kılar.

Spor Salonları Arasında Seçim Yaparken Hangi Kriterler Öne Çıkar?

İzmir spor salonu seçiminden bir spor salonunu diğerlerinden ayıran unsurlar yalnızca kullanılan ekipmanlarla sınırlı değildir. Antrenman alanlarının planlanması, kullanıcı yoğunluğunun dengeli olması ve salonun genel atmosferi spor deneyimini doğrudan etkiler. Ayrıca salonun sunduğu hizmetlerin çeşitliliği, farklı hedeflere sahip bireylerin aynı merkezden faydalanabilmesini sağlar.

Bu nedenle spor salonları arasından seçim yaparken; kişisel hedeflere uygun alanlar sunan, düzenli ve sistemli bir yapıya sahip merkezler tercih edilmelidir. Doğru ortamda yapılan spor, sürekliliği artırır ve sporun günlük hayatın doğal bir parçası haline gelmesini sağlar.

İzmir Spor Salonu Arayışında Doğru Planlama Neden Önemlidir?

İzmir gibi geniş bir yerleşim alanına sahip şehirlerde, spor salonu seçimi plansız yapıldığında motivasyon kaybı yaşanabilir. Günlük programla uyumlu olmayan bir salon, zamanla spordan uzaklaşmaya neden olur.

İzmir spor salonu arayışında olanların, hem konum hem de hizmet kapsamını birlikte değerlendirmesi gerekir.

İzmir’de spor salonu tercih ederken ulaşım kolaylığı, antrenman saatlerinin esnekliği ve salonun farklı spor disiplinlerine uygun yapısı önemli avantajlar sağlar. Böylece spor, günlük hayatın stresinden uzaklaşmak için bir zorunluluk değil, keyifli bir rutin haline gelir.

Balçova Spor Salonları ve Bölgesel Avantajlar

İzmir’in gelişmiş bölgelerinden biri olan Balçova, spor salonu seçenekleri açısından da dikkat çeker. Balçova spor salonları hem yaşam alanlarına yakınlığı hem de modern tesis anlayışıyla öne çıkar. Bölgedeki spor salonları, farklı yaş gruplarına ve spor seviyelerine hitap eden yapılarıyla geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşır.

Balçova’da spor yapmayı tercih eden bireyler için salonun sunduğu alanların düzenli olması, antrenman sırasında konforlu bir ortam sağlar. Ayrıca bölgedeki spor salonlarının sosyal yaşamla iç içe olması, spor sonrası günlük aktivitelere kolayca geçiş yapılmasına imkân tanır.

Spor Salonlarında Disiplin ve Süreklilik Nasıl Sağlanır?

Sporun etkili olabilmesi için süreklilik büyük önem taşır. Bunun sağlanabilmesi ise doğru salon seçimiyle mümkündür. Kişinin kendini rahat hissedebileceği, düzenli bir yapıya sahip olan spor salonları, spor alışkanlığının kalıcı hale gelmesine katkı sağlar.

İzmir’de hizmet veren spor salonları arasında bu anlayışı benimseyen merkezler, sporun yalnızca fiziksel değil zihinsel bir denge unsuru olduğunu da göz önünde bulundurur. Planlı antrenman alanları ve kullanıcı dostu düzenlemeler, spor sürecinin daha verimli ilerlemesini destekler.

Premium Sports Club ile İzmir’de Spor Deneyimi

İzmir genelinde spor salonu arayışında olanlar için Premium Sports Club, kapsamlı hizmet yaklaşımıyla öne çıkar. Farklı antrenman disiplinlerine uygun alanları ve modern tesis anlayışı sayesinde spor yapan bireylerin beklentilerine cevap verir. İzmir’de spor salonları arasında tercih yaparken, çok yönlü kullanım imkânı sunan merkezler her zaman avantaj sağlar.

Doğru Spor Salonu ile Dengeli Bir Yaşam

Spor, doğru ortamda yapıldığında yaşam kalitesini doğrudan yükselten bir alışkanlıktır. İzmir’de spor salonu seçerken yalnızca kısa vadeli hedefler değil, uzun vadeli sürdürülebilirlik de göz önünde bulundurulmalıdır. İyi planlanmış bir spor ortamı, sporu günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline getirir.

İzmir’de spor salonları, bireylerin hem fiziksel hem de zihinsel olarak daha dengeli bir yaşam sürmesine katkı sağlayan önemli merkezlerdir. Bu nedenle doğru tercihle başlanan spor süreci, uzun vadede sağlıklı bir yaşamın temelini oluşturur.

Osmanlı Çay Kazanları Çözümleri

Çay sunumu, özellikle profesyonel işletmeler için sadece bir servis süreci değil, aynı zamanda kalite algısını doğrudan etkileyen bir deneyimdir. Bu noktada Osmanlı çay kazanları, geleneksel lezzet kültürünü modern üretim anlayışıyla birleştirerek işletmelere güvenilir ve uzun ömürlü çözümler sunar.

Kafe, restoran, çay ocağı, otel, catering firmaları ve organizasyon alanları için tasarlanan ürünler; dayanıklılık, performans ve estetiği bir arada sunar.

Osmanlı Çay Kazanları ile Kesintisiz Servis

Yoğun kullanım gerektiren işletmelerde çayın ideal sıcaklıkta ve lezzette sunulması büyük önem taşır. Osmanlı çay kazanları dengeli ısı dağılımı sağlayan yapısı sayesinde çayın aromasını korur ve uzun süre taze kalmasına yardımcı olur. Farklı kapasite seçenekleri, küçük işletmelerden yüksek hacimli servis yapan mekanlara kadar geniş bir kullanım alanı sunar.

Paslanmaz ve sağlam gövde yapısı, hijyen standartlarını desteklerken uzun süreli kullanım avantajı sağlar. İşletmeler için hem zaman tasarrufu hem de operasyonel verimlilik sunan bu sistemler, servis hızını artırarak müşteri memnuniyetine doğrudan katkı sağlar.

Endüstriyel Çay Makinesi ile Yüksek Performans

Profesyonel mutfakların vazgeçilmez ekipmanlarından biri olan endüstriyel çay makinesi, yoğun servis temposuna uygun olarak geliştirilmiştir. Osmanlı çay kazanları bünyesinde sunulan endüstriyel çay makinesi modelleri, yüksek kapasitesi ve pratik kullanım özellikleriyle öne çıkar. Sürekli çay servisi yapılan alanlarda, standart çözümlere kıyasla çok daha verimli bir kullanım sağlar.

Endüstriyel çay makinesi, ısıyı sabit tutan sistemi sayesinde çayın tadının bozulmasını önler. Kolay temizlenebilir yapısı ve kullanıcı dostu tasarımı, işletme personelinin iş yükünü azaltır. Bu sayede hem servis kalitesi yükselir hem de mutfak süreçleri daha kontrollü ilerler.

Bakır Mangal ile Geleneksel Lezzetin Gücü

Açık ateş kültürünün vazgeçilmez ekipmanlarından biri olan bakır mangal özellikle ocakbaşı konseptine sahip işletmeler için güçlü bir alternatiftir. Bakırın ısıyı dengeli iletme özelliği, et ve diğer ürünlerin ideal kıvamda pişmesini sağlar.

Osmanlı çay kazanları tarafından sunulan bakır mangal modelleri, hem dayanıklı yapısı hem de estetik görünümüyle dikkat çeker.

Bakır mangal, sadece pişirme performansı ile değil, görsel etkisiyle de mekânın atmosferini güçlendirir. Geleneksel sunumu ön plana çıkarmak isteyen restoranlar için hem işlevsel hem de prestijli bir çözümdür. Uzun ömürlü malzeme yapısı sayesinde yoğun kullanıma uygundur ve işletmeler için sürdürülebilir bir yatırım sunar.

İşletmelere Özel Güvenilir Ürün Yelpazesi

Osmanlı çay kazanları; çay kazanları, endüstriyel çay makinesi çözümleri ve bakır mangal gibi ürünleriyle profesyonel işletmelerin tüm temel ihtiyaçlarını karşılamayı hedefler. Ürünlerin tamamı, yüksek kullanım yoğunluğu göz önünde bulundurularak tasarlanır ve kalite odaklı bir üretim anlayışıyla sunulur.

Geleneksel sunumu modern işletme beklentileriyle birleştiren Osmanlı çay kazanları, çay ve yemek servisinde kaliteyi standart haline getirmek isteyen işletmeler için güvenilir bir çözüm ortağıdır. Dayanıklı, estetik ve verimli ürünler sayesinde servis süreçleri daha kontrollü, sunumlar ise daha etkileyici hale gelir.

Ulaşımda Esnek ve Güvenli Çözümler: Funbreakvale Hizmetleri

Şehir yaşamının hızlanması, ulaşım ihtiyaçlarını da daha profesyonel ve esnek hale getirmiştir. Özellikle büyük şehirlerde araç kullanımı her zaman pratik olmayabilir.

Funbreakvale, kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği hizmetlerle konforlu ve güvenilir çözümler sunar. Şoför kiralama ve gece şoför hizmetleri, Funbreakvale şehir içi ulaşımı kolaylaştıran öne çıkan hizmetleri arasında yer alır.

Şoför Kiralama ile Kontrol Sizde

Günlük yaşamda, iş temposunda veya özel günlerde direksiyon başına geçmek istemeyen kullanıcılar için şoför kiralama hizmeti önemli bir avantaj sağlar.

Funbreakvale tarafından sunulan şoför kiralama çözümleri, kullanıcıların kendi araçlarıyla güvenli ve konforlu şekilde seyahat etmesine olanak tanır. Bu hizmet, özellikle yoğun iş günlerinde, uzun yolculuklarda veya özel organizasyonlarda tercih edilir.

Şoför kiralama hizmeti, yalnızca ulaşım değil, aynı zamanda zaman yönetimi açısından da büyük kolaylık sunar. Deneyimli şoförler, trafik koşullarına hâkim yapıları ve planlı sürüş anlayışları sayesinde yolculukların daha verimli geçmesini sağlar. Böylece kullanıcılar, yol boyunca dinlenebilir, işlerine odaklanabilir veya seyahati daha rahat bir deneyime dönüştürebilir.

Gece Şoför Hizmeti ile Güvenli Yolculuk

Gece saatlerinde araç kullanımı, yorgunluk ve dikkat dağınıklığı nedeniyle riskli olabilir. Bu nedenle gece şoför hizmeti, özellikle güvenliği ön planda tutan kullanıcılar için kritik bir çözüm sunar. Funbreakvale’nin gece şoför hizmeti, geç saatlerde araç kullanmak istemeyen veya kullanamayan kişiler için profesyonel bir alternatif oluşturur.

Özellikle akşam organizasyonları, özel davetler, iş yemekleri ve sosyal etkinlikler sonrası tercih edilen gece şoför hizmeti, kullanıcıların araçlarını güvenle teslim ederek evlerine ya da belirledikleri noktaya ulaşmalarını sağlar. Deneyimli şoför kadrosu, gece sürüş koşullarına uygun şekilde dikkatli ve kontrollü bir sürüş gerçekleştirir.

Bireysel ve Kurumsal Kullanım İçin Uygun Hizmet Yapısı

Funbreakvale, şoför kiralama ve gece şoför hizmetlerini hem bireysel kullanıcılar hem de kurumsal ihtiyaçlar için esnek şekilde sunar. Kurumsal firmalar için toplantı, organizasyon ve özel etkinliklerde profesyonel şoför desteği, operasyonel süreçleri kolaylaştırır. Bireysel kullanıcılar için ise günlük hayatın stresini azaltan pratik bir ulaşım çözümü sunar.

Hizmetlerin planlı ve disiplinli bir şekilde yürütülmesi, kullanıcı memnuniyetini artıran önemli bir unsurdur. Funbreakvale, her hizmet sürecinde güvenlik, zamanlama ve konforu ön planda tutarak kullanıcı beklentilerine uygun bir deneyim sunmayı hedefler.

Profesyonellik ve Güven Odaklı Yaklaşım

Funbreakvale hizmet anlayışının temelinde profesyonellik ve güven yer alır. Şoför kiralama ve gece şoför hizmetleri, deneyimli ekipler tarafından yürütülür ve hizmet sürecinin her aşamasında kontrollü bir yapı benimsenir. Araç güvenliği, sürüş disiplini ve kullanıcı konforu, hizmetin vazgeçilmez unsurlarıdır.

Bu yaklaşım, Funbreakvale’yi sadece bir ulaşım hizmeti sağlayıcısı değil, aynı zamanda şehir yaşamında güvenilir bir destek noktası haline getirir.

Şehir Hayatını Kolaylaştıran Hizmetler

Günümüzde ulaşım, yalnızca bir noktadan bir noktaya gitmekten ibaret değildir. Konfor, güvenlik ve zaman yönetimi de en az ulaşım kadar önemlidir. Funbreakvale, sunduğu şoför kiralama ve gece şoför hizmetleriyle bu ihtiyaçlara profesyonel çözümler üretir. Şehir hayatında kontrollü, güvenli ve rahat bir ulaşım deneyimi arayanlar için Funbreakvale, güçlü ve güvenilir bir tercih olarak öne çıkar.

TÜİK’ten yılın son darbesi!

Birleşik Kamu-İş MYK Üyesi Mehmet Koç. TÜİK tarafından açıklanan enflasyon rakamlarıyla milyonlarca kamu emekçisi ile emeklisinin ve onların ailelerinin hakkının, lokmasının bir kez daha çalındığını bildirdi.

Koç, TÜİK tarafından dün açıklanan enflasyon rakamlarını değerlendirdiği açıklamasında, hükümet için gerçeklerle oynama enstitüsü gibi çalışan TÜİK’in bu yılın son darbesini vurduğunu belirterek şunları söyledi:.

“Hatırlanacağı üzere; hükümetin yanlış ekonomi politikalarında ısrarı nedeniyle içine düştüğümüz ekonomik krizin hayatlarımızdaki ağırlığı yetmezmiş gibi, kamuda 8.Toplu Sözleşme süreci de hak, emek ve ücret gaspıyla sonlandırıldı. Türkiye’nin üçüncü büyük memur konfederasyonu olarak oturduğumuz masada kamu emekçisinin haklı taleplerine kulak tıkandı, müzakere yapılmayıp müsamere sergilendi ve utanç verici ücret artışları, müjde diye paketlenip sunuldu. Sonuç olarak kamu emekçileri, emeklileri ve aileleri de hesap edildiğinde yaklaşık 20 milyon yurttaş açlığa mahkum edildi. AKP’nin yeni Türkiyesinde “karın tokluğuna çalışmak”, bizzat devlette çalışan emekçiler için bile lüks hale getirildi. Haklarımız çalındı.

Bugün de hükümet için gerçeklerle oynama enstitüsü gibi çalışan TÜİK, bizlere bu yılın son darbesini vurdu.

Çarşıda pazarda etiketlerin günlük olarak arttığı, insanların yüzde 70’in yakınının yoksulluk sınırı altında yaşadığı bir ülkede değilmişiz gibi veriler sunan TÜİK, aralık ayı enflasyonunu yine tam da hükümetin ve sermayenin hoşuna gideceği şekilde, yüzde 0.89 olarak açıkladı.

Şimdi milyonlarca kamu emekçisi ve emeklisi bu gerçekdışı, nasıl tespit edildiği TÜİK’in kendisinden başka kimse tarafından bilinmeyen bu orana göre enflasyon farkı alacak.

Türkiye’de kiralar son bir yılda yüzde 95 arttı, kiralar maaşların yarısını eritir hale geldi. Ülkede artık şanslı yandaş bir zümre dışında neredeyse her haneye meyve-sebze taneyle giriyor. Bundan 20 yıl önce hayvancılığının verimliliğiyle yurt dışında konuşulan ülkemizde şimdi kırmızı eti ancak zenginler tüketebiliyor. Ulaşım, ısınma gibi en temel ihtiyaçlar bile her hanede ince hesaplamalara konu oluyor. Geçim mücadelesi lafı tedavülden kalktı, artık geçim için savaş veriyoruz!

Konfederasyonumuzun Ar-Ge birimi Kamu-Ar’ın aralık ayı raporuna göre açlık sınırı 30 bin 655 liraya, yoksulluk sınırı ise 94 bin 913 liraya yükseldi. Bu ne demek? Kamu emekçilerinin ezici bir çoğunluğu yoksulluk sınırı ile açlık sınırı arasında ve alım gücü günden güne düştüğü için her geçen gün açlık sınırına biraz daha yaklaşıyor demek. Kamu emeklisine ‘Sen yıllarını devletine verdin, namusunla çalıştın ama şimdi en temel ihtiyaçların için çocuklarına el açmak zorunda kal, torununa harçlık bile vereme’ demek. Kendi sebep oldukları enflasyonu bile doğru ölçmeyenler zaten hakkı olan ücret zammını vermedikleri kamu emekçisine şimdi enflasyon farkını da doğru ödemeyecekler!”

AK Parti’de üye hesabı

Olgay GÜLER

AK Parti Edirne İl Teşkilat Başkanı Rasim Özgün, Yargıtay Başkanlığı tarafından açıklanan siyasi parti üye sayılarına göre, partinin Edirne’deki üye sayısını yüzde 10 arttırdığını belirterek, “Bugün itibariyle Edirne genelinde ailemiz 48.572 kişiye ulaşmıştır. Sadece bu dönemde 4.581 yeni hemşehrimiz AK Parti saflarına katılarak gücümüze güç katmıştır” dedi.

AK Parti İl Başkanlığı binasında gerçekleştirilen basın toplantısıyla, Yargıtay tarafından açıklanan siyasi parti üye sayıları değerlendirildi. Toplantıya; AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, İl Teşkilat Başkanı Rasim Özgün, kadın ve gençlik kolları başkanları ile partinin ilçe başkanları katıldı.

‘HİZMET YILI OLDU’

AK Parti Edirne İl Teşkilat Başkanı Rasim Özgün, 2025 yılının Edirne açısından yalnızca projelerle değil, sahada kurulan güçlü gönül bağlarıyla da iz bırakan bir yıl olduğunu söyledi. Özgün, “Geride bıraktığımız 2025 yılı; Edirne’mizde sadece projelerimiz ve yatırımlarımızla değil, her mahallede, her köyde bıraktığımız samimiyetle de iz bıraktığımız bir hizmet yılı oldu.  “Eser ve hizmet siyaseti” anlayışımızla şehrimize değer katarken; hemşerilerimizle kurduğumuz o güçlü gönül bağını, tüm çalışmalarımızın merkezine koyduk. 2026 yılına adım attığımız bu ilk günlerde, sahada verdiğimiz bu emeğin ve Edirne’ye olan sevdamızın milletimiz nezdindeki en somut karşılığını görmenin büyük gururunu yaşıyoruz” dedi.

‘EDİRNE’DEKİ ÜYE SAYISINDA YÜZDE 10 ARTIŞ’

Özgün, Yargıtay Başkanlığı’nın verilerine dikkat çekerek, “Yargıtay Başkanlığı tarafından 2 Ocak 2026 tarihinde açıklanan  “Siyasi Parti Üye Sayıları” neticesinde, partimiz Türkiye genelinde büyük bir güven tazelemiş ve üye sayısını 664.568 artırarak toplamda 11.543.301 üyeye ulaştırmıştır. Türkiye genelindeki bu rekor artışın en güçlü yansımalarından biri de hamdolsun serhat şehrimiz Edirne’mizde gerçekleşmiştir. Bugün itibariyle Edirne genelinde ailemiz 48.572 kişiye ulaşmıştır. Sadece bu dönemde 4.581 yeni hemşehrimiz AK Parti saflarına katılarak gücümüze güç katmıştır. Böylelikle Edirne’mizdeki üye sayımız, bir önceki döneme oranla yaklaşık %10 gibi anlamlı ve büyük bir artış göstermiştir. Bu başarı asla tesadüf değildir; bu tablo sahada, sokakta, evde ve iş yerinde vatandaşımızla kurduğumuz samimi gönül bağının ve hizmetlerimizin bir neticesidir” şeklinde konuştu.

‘YOLUMUZA KARARLILIKLA DEVAM EDECEĞİZ’

AK Parti İl Başkanı Belgin İba da, yeni üyelerin teşkilat için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu belirterek, “Edirne’de 4 bin 581 yeni üyeyle aramıza katılan tüm kardeşlerimizle birlikte yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz. Biz şimdiden kendilerine hoş geldiniz diyoruz. Bu süreçte; mahalle başkanlarımızdan başlayarak teşkilatlarımıza, belediye meclis üyelerimize, il genel meclis üyelerimize, yönetim kurulu üyelerimize, kadın kolları ve gençlik kolları başkanlarımıza kadar emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. İnşallah Edirne’de milletimizi merkeze koyarak çalışmalarımıza devam edeceğiz. Tekrar aramıza yeni katılan tüm kardeşlerimize teşekkür ediyor, hepsine hoş geldiniz diyoruz” diye konuştu.

‘AK PARTİ’NİN GERÇEK SAHİBİ MİLLETTİR’

Üye artışının, AK Parti’nin millet nezdindeki güveninin açık bir göstergesi olduğunu ifade etti milletvekili Fatma Aksal da, “Bu sonuç bize bir kez daha göstermiştir ki AK Parti millet partisidir ve milletin partisi olmaya devam edecektir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi AK Parti, millet tarafından kurulmuş, sahibini milletten alan bir partidir. AK Parti’nin gerçek sahibi bu aziz millettir. Diğer partilerin hayal dahi edemeyeceği rakamlarla üye sayımızı her geçen gün artırarak yolumuza devam ediyoruz. Bu tablo açıkça gösteriyor ki bugün de bu milletin umudu AK Parti’dir. Eğer gelecek varsa, onu AK Parti verir. Biliyorsunuz, ülkemiz çok büyük bir deprem yaşadı. Asrın felaketi dediğimiz bu afette 11 ilimiz adeta yerle bir oldu. Herkes “iktidar bunun altında kalır” dedi. Ancak 2023 seçimlerinde bu aziz milletin teveccühü yine AK Parti’den yana oldu. Biz işimize bakıyoruz, yolumuza bakıyoruz ama milletimizin desteğini de her zaman arkamızda hissediyoruz. Gerek Edirne’deki bu tablo, gerekse Türkiye genelinde üye sayımızdaki artış; milletimizin AK Parti’ye olan güveninin ve teveccühünün açık bir göstergesidir” ifadelerini kullandı.

 ‘Sağlık hakkı ticaret mi?’

Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği değişikliği ile vatandaşların kamu ve özel sağlık hizmetlerine erişiminin daha pahalı, daha zor ve daha eşitsiz hale getirildiğine dikkat çekerek, “Bu tebliğ derhal geri çekilmelidir. Sağlık hizmetleri, bütçe kalemi değil; insan hayatıdır” dedi.

Zafer Partisi Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, ‘Sağlık hakkı ticaret mi?’ başlıklı yazılı açıklamasında, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği’nin 31 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandığını hatırlatarak, bununla; vatandaşların kamu ve özel sağlık hizmetlerine erişiminin daha pahalı, daha zor ve daha eşitsiz hale getirildiğini söyledi. Zafer Partisi Merkez İlçe Başkanı, açıklamasında şunlara yer verdi:

“Yayımlanan düzenleme ile; İkinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinde muayene katılım payları artırılmış, Özel sağlık hizmetlerinde vatandaşın cebinden çıkan bedel daha da yükseltilmiş, Reçetelerde ilaç başına ek katılım payları genişletilmiştir. Bu düzenleme açıkça göstermektedir ki; iktidar, ekonomik krizin ve yanlış politikalarının faturasını bir kez daha halkın cebine, hastanın, emeklinin, asgari ücretlinin sırtına yüklemiştir.

SAĞLIK HAKTIR, BEDELİ VATANDAŞA ÖDETİLEMEZ.

Zafer Partisi olarak altını çizerek ifade ediyoruz: Sağlık, anayasal bir haktır. Sağlık hizmetleri, piyasaya terk edilecek bir ticari alan değildir. Asgari ücretin fiilen ortalama maaş haline geldiği, emekli maaşlarının açlık sınırının altında kaldığı, hanelerin büyük bölümünün borçla ayakta durduğu bir ülkede; muayene ve ilaç katkı paylarını artırmak sosyal devlet ilkesinin inkârıdır.

Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanlığı olarak daha öncede belirttiğimiz ve sahada yaptığımız gözlemler ile uyguladığımız gelir–yaşam koşulları çalışmaları; vatandaşlarımızın önemli bir kısmının ‘hastaneye gitmeyi ertelediğini’, ilaçlarını eksik aldığını ve özel sağlık hizmetlerinden tamamen uzaklaştığını ortaya koymaktadır. Bu tablo, sağlıkta erişimin değil; sağlıkta yoksullaşmanın büyüdüğünü göstermektedir.

YANLIŞ EKONOMİ POLİTİKALARININ BEDELİ HALKA KESİLİYOR.

Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın defalarca ifade ettiği gibi; Türkiye’nin sorunu kaynak yetersizliği değil, yanlış ekonomi ve maliye politikalarıdır. Üretimi desteklemek yerine rantı, kamuyu güçlendirmek yerine piyasayı, vatandaşı korumak yerine bütçe açığını esas alan bu anlayış; bugün sağlık hizmetlerini de parası olanın ulaşabildiği bir ayrıcalığa dönüştürmektedir.

ZAFER PARTİSİ’NİN TAVRI NETTİR.

Zafer Partisi olarak; Sağlıkta katkı paylarının azaltılmasını, Birinci, ikinci ve üçüncü basamak kamu sağlık hizmetlerinin tamamen ücretsiz hale getirilmesini, İlaçta ve muayenede vatandaşa ek yük bindiren uygulamaların kaldırılmasını,  Sağlık sisteminin kamucu, planlı ve erişilebilir bir yapıya kavuşturulmasını savunuyoruz. Ekonomik krizin bedeli ne hastaya, ne emekçiye, ne de emekliye ödetilmelidir. Bu tebliğ derhal geri çekilmelidir. Sağlık hizmetleri, bütçe kalemi değil; insan hayatıdır.”

Denetimi de vatandaş yapsın (!)

Olgay GÜLER

AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, ülkede yaşanan hayat pahalılığına karşı, raflardaki fiyat artışına yönelik en büyük denetimi vatandaşın kendisinin yapması gerektiğini söyledi.

AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, partisinin vatandaş buluşmaları kapsamında il başkanlığında Edirneliler’le bir araya gelerek sorunlarını dinledi. Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan milletvekili Aksal, devam eden Edirne Sarayı ve Hızlı Tren gibi projelere değinirken, CHP il ve ilçe yönetimine de eleştirilerde bulundu.

‘KIRKPINAR GÜREŞ SAHASI YAKIN BİR YERE TAŞINACAK’

Aksal, 2022 yılında kazı çalışmaları Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Başkanlığı’na devredilen Edirne Sarayı’ndaki işlerin hızla sürdüğünü belirterek, tarihi alan içerisindeki kalan Kırkpınar Yağlı Güreşleri Stadı’nın da taşınacağını kaydetti. Aksal, “Bildiğiniz gibi Kırkpınar alanı da sarayın bahçesinde kalıyordu. Bir de orasının şöyle bir özelliği var; hem sarayın has bahçesi ama sarayın has bahçesi olmasının ötesinde de Edirne defalarca işgal edilmiş. Bizim şehitlerimiz orada var. Yaklaşık 52 bin tane şehidimiz var. Orası bizim şehitlerimizin olduğu bir yer. Ama Kırkpınar da bizim için çok kıymetli. Kırkpınar’ı çok uzağa taşımadan, inşallah saraya, mevcut alana çok yakın bir yere çok güzel bir Kırkpınar alanı yapılacak. Şu an sadece yılın belli dönemleri kullanılan bir Kırkpınar alanımız var. Ama inşallah biz buraya saray mimarisine de yakışır, Edirnemiz’e yakışır, Kırkpınarlara yakışır ama aynı zamanda da senenin 365 günü kullanılacak, orada belki sporcuların yetişeceği, bir sürü faaliyetin yapılacağı çok güzel bir Kırkpınar alanı, bir stadyum benzeri bir alan inşa etmeyi planlıyoruz. Çalışmalar devam ediyor. Çok hızlı hareket ediyoruz. Bugün yarın yerini açıklarız” dedi.

‘HIZLI TREN ÇALIŞMALARINI HEYECANLA TAKİP EDİYORUZ’

Kentte 2019 yılında başlanan Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren İnşaatı’yla ilgili de konuşan Aksal, “Hızlı tren projemiz de devam ediyor. Hızlı tren de Edirne’yi, dünyanın en büyük şehirlerinden bir tanesi İstanbul’a bağlayacak. Diğer taraftan da Balkanlar’a bağlayacak. Buradan Londra’ya kadar giden bir ayak olacak. İnşallah önümüzdeki üç yıl içinde Edirne’nin turizm potansiyeli çok fazla artacaktır. Çalışmalar hızla devam ediyor. Bizde heyecanla takip ediyoruz” diye konuştu. 

‘SUYU GETİRMEK YETMİYOR, DAĞITIMININ PLANLANMASI LAZIM’

Devlet Su İşleri (DSİ) 11’inci Bölge Müdürlüğü tarafından yapımı devam eden Süloğlu – Edirne içme suyu isale hattı yenileme çalışmalarına değinen Aksal, “İçme suyu da hep soruluyor. Edirne’nin de birçok şehirde olduğu gibi ciddi bir içme suyu sorunu var. Bunun için Devlet Su İşleri biliyorsunuz bir ishale yapıyor. Bizim Edirne’nin içme suyu için rezerv suyumuz her yıl Süloğlu Barajı’nda tutuluyordu ama biz Kayalı’dan suyu getirdiğimiz için Süloğlu’ndaki rezerv kullanılmıyordu. Önümüzdeki süreçte Süloğlu’ndan gelen rezerv suyu da Edirnelilerin kullanımına sunacağız. Devlet Su İşleri eliyle belediyenin yaptığı bir anlaşma çerçevesinde, oradaki isale hattı yapılıyor. Söyleyebilirim ki Türkiye’de DSİ’nin yaptığı en hızlı projelerden bir tanesidir. İnşallah çok kısa zamanda tamamlanacak. Suyu son derece kontrollü kullanmalıyız. Çünkü ileride o suyu bulamayacağız. Geleceği planlamamız lazım. Suyun gelmesi yetmiyor. Belediye de gelen suyun dağıtımını planlaması lazım. Bugün maalesef Edirne’deki kayıp kaçak oranı yüzde 50’lerin üzerinde. Bu yüzde 50’lerin üzerindeki kayıp kaçak oranını tamir etmediğiniz sürece, bu kayıp kaçağı gidermediğiniz sürece, su altyapısını, bu kanalları yapmadığınız, boruları yapmadığınız sürece siz Süloğlu’ndan da suyu getirseniz, Kayalı’dan da suyu getirseniz Edirne su problemi yaşayacaktır” şeklinde konuştu. 

‘2026 BÜTÇESİ REFAH BÜTÇESİ OLACAK’

Türkiye ekonomisinde yaşanan sıkıntıların nedenini, pandemi ve devamında yaşanan Kahramanmaraş merkezli büyük depreme bağlayan Aksal, “Biz gerçekten 11 tane ilimizi yeniden inşa ettik. O köy evlerini görmüşsünüzdür. Tabii ki bunun çok ciddi bir maliyeti oldu Türkiye’ye. Bu maliyeti biz hepimiz ödedik. Belki dünyada bunu yapabilecek başka ülke yoktu. Ciddi bir enflasyon problemi yaşadık ama inşallah bu enflasyonu da düşüreceğiz. Önümüzdeki süreçte ekonomiyi toplamak zorundayız. İnanın bütün samimiyetimle söylüyorum. Herkesi memnun etmek, ekonomiyi hemen toplamak, bütün vatandaşları da memnun etmeyi en çok isteyecek kişi bu ülkenin cumhurbaşkanıdır. Ama belli sıkıntılar var mı, var tabii. Önümüzdeki süreçte 2026 bütçesi bir refah bütçesi olacak” ifadelerini kullandı.

‘EN BÜYÜK DENETİMİ VATANDAŞ YAPACAK’

Ülke genelinde, raflardaki fiyatların yüksekliğine karşı denetimi vatandaşın kendisi yapması gerektiğini söyleyen Aksal, “Türkiye’nin artık altyapı işini bitirdik. Deprem bölgesini de ihya ettik. Önümüzdeki süreçte hedefimiz, vatandaşımızın refah düzeyini daha çok arttırmak olacak. Bunun için mücadele ediyoruz. Ama enflasyonla mücadele gerçekten çok zordur. Bir bakıyorsunuz daha maaşlar artmadan raflardaki fiyatlar artmış. Bunun denetimi çok önemli tabii. Çok ciddi denetimler de yapılıyor, çok ciddi cezalar da kesiliyor. Şunu her zaman söylüyorum. Gerçekten en büyük denetimi yapacak olan vatandaşın kendisidir” dedi.

‘TEK GÜNDEMLERİ ASGARİ ÜCRET’

Cumhuriyet Halk Partisi il ve ilçe yönetiminin, yeni asgari ücretle ilgili esnafı dolaşmasını eleştiren Aksal, “Edirne CHP il ve ilçe yönetimleri asgari ücretle ilgili dolaşıyorlar. Edirne’nin sanki yerelde hiçbir tane sorunu yokmuş gibi, hiçbir tanesinin suyla ilgili bir şeyi gündeme getirdiğini görmüyoruz. Gerçekten sokakların hali ortada. Edirne’ye Keşan’dan 1 saatte geliyorsam, inanın buraya gelmem daha çok zaman alıyor bazen. Yukarıdan aşağıdan her yer kazılmış durumda. Tamam altyapıyı yapıyorlar diyoruz ama bir planlama yok, bir programlama yok. Edirne susuzluktan kırılıyor. Ama bunların hiç biri gündem değil, bir tek gündemleri var; asgari ücret” diye konuştu.

‘Emekliye sadaka değil, hak verilir’

CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, 25 yıldır AKP’nin hüküm sürdüğü Türkiye’de en düşük emekli maaşının 18 bin 938 TL olarak belirlenmesinin artık bir ekonomik karar olmanın ötesine geçerek açıkça bir siyasi tercihe dönüştüğünü bildirdi.

CHP Keşan İlçe Başkanı Çakır, yaptığı yazılı açıklamada, “Emeklilerimiz bu ülkenin kamburu değil; bu ülkenin temel direğidir” diyerek “Bu tercih; emekten, alın terinden, yıllarca bu devlete hizmet etmiş insanlardan yana değil; yanlış politikalardan, israftan ve adaletsiz bölüşümden yana bir tercihtir” ifadesini kullandı. Çakır şunları söyledi:.

“Buradan açık ve net konuşuyorum: Bu maaş, emekliye yaşam sunmuyor. Bu maaş, emekliye ‘idare et’ diyor. Bu maaş, ‘pazara çıkma’, ‘ilaçlarını eksik al’, ‘kiranı düşünme’ diyor. Bu anlayış, sosyal devlet anlayışı değildir.

Emeklilerimiz bu ülkenin kamburu değil; bu ülkenin temel direğidir. Fabrikada çalışmış, tarlada üretmiş, okulda öğretmiş, hastanede şifa dağıtmış, vergisini günü gününe ödemiş insanlara bugün reva görülen tablo, Türkiye’ye yakışmamaktadır.

Sormak gerekiyor: Bugün bir emekli 18 bin 938 TL ile hangi şehirde kira ödeyebilir? Hangi pazarda filesini doldurabilir? Hangi eczaneden ilaçlarını eksiksiz alabilir? Cevap açıktır: Hiçbirinde.Sorunun kaynağı nettir.

Emekliyi enflasyon karşısında korumayan, rakamları masa başında belirleyen, kök maaş oyunlarıyla zamları buharlaştıran, bütçeyi bir avuç ayrıcalıklı kesime ayırıp halka sabır telkin eden bir yönetim anlayışı vardır.

Ben buradan şunu söylüyorum: Bu ülkede para yok değildir.Bu ülkede kaynak yok değildir. Bu ülkede adalet yoktur, bu kararları alanda, emekliye bunları reva görende vicdan yoktur.

Emekli maaşlarını belirlerken gerçek hayatı değil, makyajlanmış istatistikleri esas alanlar; bugün emekliye ‘fedakârlık’ çağrısı yapamaz. Fedakârlığı bu ülkenin emeklisi zaten ömrü boyunca yapmıştır.

Bizim durduğumuz yer nettir. En düşük emekli maaşı, asgari ücretin altında olamaz. Nokta.

Emekli, çalışanla karşı karşıya getirilmez; ikisi de bu ülkenin onurudur.Emeklilerin maaşları, enflasyon açıklandıktan sonra değil; enflasyon ezmeden önce korunmalıdır. Seyyanen zam bir lütuf değil, zorunluluktur. Yıllardır çözülemeyen intibak sorunu, siyasi irade varsa bir günde çözülür. Bayram ikramiyesi adı altında verilen harçlıklarla kimse emeklinin aklıyla alay edemez; ikramiye, bayramın adına yakışır hale getirilmelidir.

Şunu herkes bilsin: Emekliye sadaka değil, hak verilir. Emekliye vaat değil, güvence verilir. Emekliye sabır değil, refah sunulur.

Bu ülkenin emeklileri torununa harçlık veremiyorsa, pazardan yarım kilo meyveyle dönüyorsa, kışın kombiyi yakmaya korkuyorsa ortada bir sistem sorunu vardır. Bu sorun kader değildir. Bu sorun kötü yönetimin sonucudur.

Ben buradan iktidara sesleniyorum: Bu rakamlarla övünmeyin. Bu rakamlar bir başarı değil, bir utanç belgesidir. Emekliler bunu unutmaz, sandıkta da affetmez.Ve buradan emeklilerimize söz veriyorum: Bu düzen değişecek. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında emekli yeniden baş tacı olacak. Sosyal devlet yeniden ayağa kalkacak. Bu ülkede emeklilik, yoksullukla değil; onurla anılacak. Artık yeter, sandığı getirin millet kendi geleceğine kendi karar versin. Bu düzen değişsin.”

Aksal: Selimiye Ramazan’da açılacak

Olgay GÜLER

AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, ana kubbesinde tartışmalara konu olan yeni kalemişi uygulamalarına mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı verdiği Selimiye Camisi’nin, Ramazan ayında tamamen ibadete açılmasının planlandığını söyledi.

Kentte yıllık ziyaretçi sayısı 1 milyonu geçen, Mimar Sinan’ın ‘Ustalık eserim’ dediği, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki Selimiye Camisi’nde, 2021 yılı Kasım ayında restorasyon başladı. Tarihi camiyle eş zamanlı olarak başlayan meydan düzenlemesi 2022’de tamamlanırken, çevresindeki yapılar da onarıma alındı. Bir bölümü ziyarete ve ibadete açık tutulan tarihi yapıda, kurşun yenileme ve taş onarımları tamamlandı, 4 minaresinden tamamında çalışmalar bitirilip, iskeleler söküldü. Camide son olarak kündekari giriş kapıları ile pencere kepenklerinin konservasyon ve restorasyon çalışmaları da 2024 yılı Ekim ayında tamamlandı. 

YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI VERİLMİŞTİ

Tarihi camide 2023 yılının haziran ayındaysa Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu onayıyla ana kubbe kalem işleri uygulaması başlatıldı. Uygulamalar devam ederken kurul, geçtiğimiz temmuz ayında Selimiye Camii Tetkik ve Tahkik Heyeti’nin önerdiği yeni kalem işi projesini kabul ederek, mevcut 18’inci yüzyıla ait uygulamalarını ‘hatalı’ olduğu gerekçesiyle iptal etti. Kurulun kararının bilimsel verilerden yoksun olduğunu savunan ve kimliği açıklanmayan kişi, yürütmeyi durdurma davası açtı. Bölge İdare Mahkemesi, 26 Eylül’de toplanarak davayı görüştü. Duruşmada ara kararını açıklayan mahkeme; davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden savunma ve belgelerin cevaplarını göndermeleri için 30 gün süre vererek, yürütmeyi durdurma kararı aldı.

‘DOKUNULMADIK YERİ KALMADI’

AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Selimiye’nin çok kapsamlı bir restorasyondan geçtiğini belirterek, “Selimiye Cami’miz yapıldığından beri ilk defa bu kadar kapsamlı bir restorasyondan geçiyor. Minarelerinden kubbelerine, kubbelerinden temeline kadar dokunulmadık, onarılmadık, hiçbir yer kalmadı. İnşallah yaptığımız bu restorasyonla Selimiye Camii’ni ecdadımızın muhteşem eserini yüzyıl ileriye taşıyacağız, gelecek nesle bırakacağız. Tabii ki bu çalışmalar çok kapsamlı çalışmalar, bir de tarihi eserler öyle ‘kalkalım hemen restorasyonu yapalım’ diyemiyorsunuz. Bir bilim kurulu var. O bilim kurulunun çok kıymetli hocalarımızın başkanlığında bu çalışmalar yapılıyor. 2021 yılının Aralık ayında başlamıştık. Uzun bir süre. Ama tabii ki Edirne denince herkesin aklına Selimiye geldiği için biz camiyi tamamen ibadete kapatamadık. Gelen vatandaşlarımız hem Edirneli hemşerilerimiz, hem de ziyaretçilerimiz gidip namazını kılsın dediler” dedi. 

‘RAMAZAN’DA TAMAMINI İBADETE AÇMAYI PLANLIYORUZ’

Tarihi camiyi, Ramazan ayında tamamen ibadete açmayı planladıklarını söyleyen Aksal, “Tabii ki o muhteşem Selimiye’yi herkes görmek istiyor. İnanın biz de çok özledik. İnşallah bizim amacımız bu yıl Ramazan’da Selimiye Cami’nin tamamını ibadete açmayı planlıyoruz. Çalışmalarımız o yönde. İnşallah bir aksilik olmazsa biz bu yıl Ramazan ayında Selimiye Cami’sini ibadete açacağız” diye konuştu.