CHP Edirne sahada

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, il ve ilçe örgütleri olarak, halkı yoksulluğa mahkûm eden yanlış ekonomi politikalarını anlatmak, partilerinin emekten ve üretimden yana çözümlerini paylaşmak için Edirne’nin dört bir yanında sahada olduklarını söyledi.

Balkanlı yaptığı açıklamada,.emekçilerle, emeklilerle, memurlarla olduğu kadar; toprağıyla geçinen çiftçilerle, hayvancılıkla ayakta kalmaya çalışan üreticilerle birebir buluştuklarını belirterek, “Bu kapsamda sivil toplum kuruluşlarımızı, meslek odalarımızı ve mahalle muhtarlarımızı ziyaret ederek, Edirne’nin gerçek sorunlarını yerinde dinliyor, ortak akılla çözüm yollarını konuşuyoruz. Muhtarlarımızın mahallelerde birebir yaşadığı geçim sıkıntısı, sosyal yardımların yetersizliği ve artan yoksulluk tablosu, ülkenin içine sürüklendiği ekonomik krizin en somut göstergesidir” dedi..

Bugün Edirne’de asgari ücretli, emekli ve memurun geçinemediğini anlatan Balkanlı şunları söyledi:

“Açlık sınırının altında kalan ücretler, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında her geçen gün erimektedir. İktidarın açıkladığı maaş artışları, halkın mutfağındaki yangını söndürmemekte; yoksulluğu kalıcı hale getirmektedir.

Edirne bir tarım ve hayvancılık kentidir. Ayçiçeğinden çeltiğe, buğdaydan süt ve besiciliğe kadar üretim yapan çiftçimiz bugün tarihin en zor dönemlerinden birini yaşamaktadır. Mazot, gübre, ilaç, yem ve elektrik maliyetleri katlanarak artmış; ithalat politikalarıyla üretici korunmasız bırakılmıştır. Hayvancılıkla uğraşan yurttaşlarımız yem fiyatları nedeniyle üretimden çekilmek zorunda kalmaktadır.

23 yıllık AKP iktidarı, tarımı ve hayvancılığı desteklemek yerine ithalata dayalı politikalarla üretimi çökertmiş; Edirne gibi üretim merkezlerini yalnız bırakmıştır. Bu anlayış, hem köylerimizi boşaltmış hem de gıda güvenliğimizi tehlikeye atmıştır.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler; Asgari ücretin insanca yaşam düzeyine çıkarılmasını, En düşük emekli maaşının insan onuruna yakışır seviyeye yükseltilmesini, Memur maaşlarının gerçek enflasyona göre düzenlenmesini, Çiftçinin ve hayvancının maliyet yükünü azaltan, üretimi teşvik eden kamucu tarım politikalarını savunuyoruz.

CHP İl ve ilçe örgütlerimizle birlikte Edirne’de sokaktayız, pazardayız, tarladayız; STK’larımızla ve muhtarlarımızla yan yanayız. Halkımızı dinliyor, gerçekleri anlatıyor, bu düzenin değişebileceğini gösteriyoruz.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) hak, hukuk, adalet temelinde; emeğin, üretimin ve alın terinin iktidarını kurmaya hazırdır. İlk seçimde Türkiye’yi yoksulluğa mahkûm eden bu anlayış mutlaka değişecektir.”

Sütte tatsız fiyat!

Olgay GÜLER

Edirne Merkez, Süloğlu ve Havsa Süt Üreticileri Birliği (SÜTÜB) Başkanı Mustafa Suiçmez, Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ sütte açıkladığı 22 lira 22 kuruşluk tavsiye alım fiyatının, süt-yem paritesine bakıldığında asla yeterli olmadığını, fiyatın 25 lira olması gerektiğini söyledi.

Ulusal Süt Konseyi (USK), 7 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilen Yönetim Kurulu Toplantısı’nda çiğ inek sütüne ilişkin yeni tavsiye satış fiyatını 19.60 liradan, 22.22 liraya çıkardı. Açıklanan fiyatın çiğ süt desteği hariç olduğu belirtildi. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Edirne SÜTÜB Başkanı Mustafa Suiçmez, fiyatın yeterli olmadığını belirtip, en az 25 lira olması gerektiğini söyledi.

‘MAKUL OLAN FİYAT 25 LİRA’DIR’

Sütte, fiyat belirlemede süt-yem paritesinin önemine değinen Birlik Başkanı Suiçmez, “Bu işin içerisinde olmayan insanlar, buradaki sıkıntıyı bilemez. Bu fiyat asla yeterli değil. Ama diğer bir taraftan da; ‘Yandık, bittik, toz olduk’ durumu da yok ortada. Sosyal medyayı takip ediyorum; ‘Hayvancıyı bitirdiler’ şeklinde eleştiriler yapılıyor. O pozisyonda da değil. Şu anda olması gereken fiyat 25 lira olmalıydı ki benim beklentilerim vardı o yönde. Neden 25 lira derseniz? 1.5 litre yem paritesi bu rakama tekabül ediyor, dengeliyor. Şu anda açıklanan bu fiyatla yem paritesi, 1.29’a geliyor. Bunun 1.5 olması lazım. Bu olduğunda da aşağı yukarı 25 lira bir fiyat olması lazım, bu makul olan fiyattır” dedi. 

‘MAKSİMUM 3 AY İÇİNDE FİYAT REVİZE EDİLECEKTİR’

Açıklanan fiyatın, komisyonun yapısı gereği 3 ayda bir yenileceğini belirterek, üreticinin endişelenmemesi gerektiğini söyleyen Suiçmez, “Süt fiyatları açıklandığında, revize edildiğinde bu 2026 tamamını kapsıyor gibi bir algı oluşturuldu. Böyle bir şey bugüne kadar hiç olmadı. Burada, bu fiyatın kaç ay gideceğini ben bilemem ama konseyde alınan kararda; ‘Her 3 ayda bir veyahut olağanüstü bir durum olduğunda aylık güncellemeler’ diye bir madde var. Yani bu fiyat zaten maksimum 3 ay sonra revize edilecektir. Geçtiğimiz yılda 3 defa revize edilmiş, ondan önceki yıl da öyle. Yani bugüne kadar bir fiyat açıklanıp da 12 ay gittiği görülmemiştir. Çok kesin söylemeyeyim ama belki bir defa olmuştur, olmamıştır. Genel anlamda yılda 2-3 defa bu fiyatlar revize olur” diye konuştu. 

‘FİYAT REVİZE EDİLMELİ’

Sütte, sürdürülebilirliğin önemine de vurgu yapan Suiçmez, “Bir litre sütte paritesi dünya ölçeklerine göre 1’e 1 buçuktur. Yani bir litre süt satıp 1.5 kilo yem almak gerekir. Bizim bunu alabilmemiz için süt fiyatı 25 olması lazım. Bir takım gerçekleri ortaya koyarsak; 25 lira gibi bir fiyat açıklansaydı ve 1 Ocak’tan geçerli olmuş olsaydı şu anda Ulusal Süt Konseyi’ne ben teşekkür ediyor olacaktım. Ama şu anda teşekkür de edemiyorum ama ‘yandık, bittik, toz olduk’ da demiyorum. Önemli olan bunun sürdürülebilir olması. Önemli olan oradaki konseyin almış olduğu üç aylık revize etme kurallarına uymaları. Yani şu fiyat burada maksimum üç ay geçerli olmalı. Yani mart ayında bu fiyat tekrar revize edilmeli. Çünkü bizim sadece yem değil, bunun haricinde orada çalışanlar var, çeşitli giderleri var. Bunların hepsi zincirleme artış yapacak” şeklinde konuştu.

‘KİMSE HAYVANCILIKTAN UMUDUNU KESMESİN’

Hayvancılığın zor bir meslek olduğunu belirtip, üreticilere çağrıda bulunan Suiçmez, “Hayvancılık çok zor, çok meşakkatli bir meslek. Bu çamurda, bu yağmurda, ‘Hayvanlara yağmur dinsin de ben gideyim’ deme şansın yok. Hani böyle bir durum hayvancılıkta. Bunun gecesi yok, gündüzü yok, tatili yok. Ciddi anlamda da hayvancılıktan kaçışlar söz konusu. Bakanlığımız bunların geri dönüşleri için projeler yapıyor. Bazı alanlarda çok başarılı olan yerler de var. Bunların daha da genişletilmesi lazım ki iki 2026 için biraz umutluyuz. 2026’da hayvancılıktan hiç kimse umudunu kesmesin. Hayvancılık sevmeden yapılmaz. Sevmiyorsanız hayvanı, hayvancılığı yapamazsınız. Hayvancılığın önü çok açık. Ama zor mu? Zor. Biz burada neyi yapmamız lazım? Mutlaka verimliliği arttırmanın yollarına kafa yormamız lazım. Bu arayışların içerisine girelim” ifadelerini kullandı.

Yüzme havuzunda şok zam!

Edirne’de yüzme havuzunu kullanan amatör spor kulüplerine getirilen yüzde 57’lik kira artışı tepkilere neden oldu. İYİ Parti Edirne İl Başkanı Hakan Şahin, 25m orta kulvar 2025 yılı ücreti 3 bin 500 lira iken bu rakamın 2026 yılı için 5 bin 500 liraya çıkarıldığına dikkat çekerek, “Devlete bağlı bir kurum emekliye yüzde 18’lik artış yapılan bir dönemde yüzde 57 kira artışını nasıl yapabilir?” diye sordu.

İYİ Parti İl Başkanı Şahin, “Gençlik ve Spor İl Müdürü, yüzme havuzunu kullanan amatör spor kulüplerine yüzde57’‘lik kira artış zammını neye göre yaptın?” sorusunu yönelterek başladığı yazılı açıklamasında şunlara yer verdi:

“Liyakat, liyakat, liyakat ! Dilimizde tüy bitti. Gençlerimizi sporla buluşturmak, sağlıklı zihin ve beden gelişimlerini arttırmak, kötü alışkanlıklardan uzak tutmak Gençlik ve Spor Müdürlüğü isimli kurumun temel kuruluş nedenidir. Her kurumda olduğu gibi kurum başında bulunan yöneticilerin kapasiteleri oranında işlevsellik gerçekleşir. İlimizde bulunan olimpik yüzme havuzunu kullanan amatör kulüplerimiz havuzu kullanıp sporcu yetiştirmek için kira ödüyorlar. Herkesin malumudur amatör spor kulüplerinin yaşadığı zor durum. Bu kulüplerde çalışanlar vardır, istihdam vardır. Sporcular vardır, hedefler vardır. Edirne ve ülke sporuna sporcu yetiştirme, milli takımlara sporcu gönderme arzusu vardır. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü burada devreye girer. Bu kulüplere destek olur ki buradan yetişecek sporcular Milli sporcu olarak ülkesine hizmet etsin diye! Lakin Edirne’mizde bir müdür var ki evlere şenlik! Kendisi spor, sporcu, başarı, hizmet hariç her konu ile gündem olmayı başarabiliyor! 19 Mayıs töreninde hükümet ve ortaklarına teşekkür etmişti ya hani oradan hatırlayabilirsiniz kendisini.

Gelelim yüzme havuzu için kulüplere yapılan kira zammına. Örneğin, 25m orta kulvar 2025 yılı ücreti 3500 lira iken 2026 yılı için 5500 lira yapılmış.Yüzme havuzuna kira ödeyen amatör kulüplere %57 kira artış zammı yapmış müdür efendi! Neye göre kime göre nasıl belirlenmiştir bu bedel? Devlete bağlı bir kurum emekliye %18’lik artış yapılan bir dönemde %57 kira artışını nasıl yapabilir?

Nerede ‘Sosyal Devlet’ demeden edemiyoruz! Bırakın kira artışını tüm kullanımların ücretsiz olması gerekmekte, lisanslı sporcu sayısına göre bu kulüplere kendilerini idame ettirecek oranda ödenek çıkmalıdır! Bu ne demek biliyor musunuz? Amatör kulüplere diyor ki sporcu yetiştirmeyin! Yanlışlıkla bir kaç tane de milli sporcu çıkarırsınız işimiz artar diyor! Ki bunu da yaşadık!

Yüzme de bir gururumuz, şampiyon bir gencimiz var! Sadece 1 tane! Ailesinin destekleri ile bugüne kadar geldi. O evladımız Avrupa Şampiyonası’na hazırlanıyor ve göreceksiniz şampiyon olarak Edirne’mize ve ülkemize gurur yaşatacak. Ona bile sahip çıkamadı! Allah razı olsun Sayın Vali’miz evladımıza sahip çıktı. Edirne’de işlemeyen, aksayan kurumların yapamadığı tüm işleri Sayın Vali’miz yapacaksa o kurum müdürleri o koltukları boşuna işgal etmesin!

Zor durumda olan bu kulüplerin kira artışının tekrar gözden geçirilmesi elzemdir. Hem kulüplerimiz hem de velilerimiz bu durumdan şikayetçidir. Aynı durum okullarımızın spor salonlarını kullanan basketbol kulüpleri için de geçerlidir. Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yaptığı kira artışı da kabul edilebilir değildir. Bu artışların hepsi veliye ve dolayısıyla sporculara yansımaktadır.

Kulüplerde lisanslı sporcu sayısının bu şartlarda artış göstermesi imkansızdır. Amatör kulüpler , sporcular ve veliler Edirne’mizdeki spor kompleksi yetersizliği, kira artışları ve destek bulamadıkları için ciddi sıkıntı yaşamaktadırlar. Bu sorunları çözebilecek olan Değerli Valimiz Yunus Sezer’den destek istemektedirler.”

Edirne’de yağış alarmı!

Olgay GÜLER

Edirne’de etkili olan sağanak nedeniyle, Havsa ilçesine bağlı Abalar Köyü’nde 4 ev ve 3 ahırda su baskını yaşandı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün ‘kuvvetli yağış’ uyarısında bulunduğu bölgeler arasındaki Edirne ve Kırklareli’nde gün boyu aralıklarla yağan yağmur, akşam saatlerinde etkisini iyice artırdı. Edirne’de sağanak yağış, il merkezi, Havsa ve Süloğlu ilçelerinde etkili oldu. İl merkezinde bazı cadde ve sokaklar suyla kaplandı. Sürücüler ilerlemekte güçlük çekerken, polis ekipleri önemli noktalarda önlem aldı. Havsa ilçesine bağlı Abalar köyünde ise yağış su baskınlarına neden oldu. Köyde tek katlı müstakil 4 ev ile 3 ahır dere taşması sonucu suyla kaplandı. Köye, jandarma, AFAD ve itfaiye ekipleri sevk edilerek, su tahliyesi yapıldı.

Evi ve ahırını su basan Mehmet Arda, “Gelen taşkın yüzünden zarar gördük. Evimiz ve ahırımızda zarar var, suyu kendi imkanlarımız ile tahliye ettik. Hayvanlarımızı da başka yere tahliye edeceğiz. Her yağışta aynı durumu yaşıyoruz, önlem alınmasını bekliyoruz” dedi.

SÜLOĞLU’DA DERE YATAĞI TAŞTI

Kuvvetli yağışla birlikte Süloğlu ilçe merkezinde, dere yatağı taştı. Kaymakamlık ve belediye ekiplerinin önlem aldığı taşkına kısa sürede müdahale edilirken, Süloğlu Belediye Başkanı Mehmet Ormankıran, “Dünden itibaren devam eden yağmur sonrası ilçemiz merkez mahallesinde bulunan dere yatağında taşkın yaşanmış ve gerekli müdahale yapılmıştır. çok şükür onun dışında ilçe merkezinde herhangi bir olumsuzluk yaşanmamaktadır. Dün geceden itibaren sayın kaymakamımız Emin Cevat Tutar ile birlikte DSŞİ ekiplerimiz ve belediyemiz yaşanabilecek olumsuzlukları en aza indirmek adına sahada yer almaktayız” açıklamasını yaptı.

SÜLOĞLU BARAJI’NDA 475 BİN METREKÜP SU TOPLANDI

Öte yandan, yağışla birlikte sevindirici haber Süloğlu Barajı’ndan geldi. CHP İl Genel Meclis Üyesi Tunay Aslan, Edirne’ye içme suyunun sağlandığı barajda, sabah 7 ile akşam 19.00 saatleri arasında 475 bin metreküp su toplandığını belirterek, “Edirne Süloğlu Barajımıza sabah 07.00 itibariyle akşam 19.00 arası toplam 12 saatte 475 bin metreküp su toplanmıştır. En son 10.01.2017 yılında yağmıştı, 8 yıl aradan sonra metre kareye 60 kg civarında yağış oluştu, bereketli bir yıl olsun” dedi.

NEHİRLERİN DEBİLERİ

Son yıllarda giderek kendini hissettiren iklim değişikliğinin yağış sistemini önemli ölçüde etkilemesi sonucu barajlara paralel olarak su miktarları bir türlü istenilen seviyeye ulaşamayan nehirlerinde dbilerinde gözle görür bir artış yaşandı. yor.

Son yıllarda su miktarı hızla azalan Balkanlar’ın en önemli akarsuyu Meriç Nehri’nin debisi İpsala ilçesinde 300 metreküpü de aşarak 350’e ulaştı. DSİ’nin bölgedeki istasyonlarında dün sabah saat 089.00’de yapılan ölçümlerde alınan debi değerleri şöyle:

ARDA:

Ivoylovgrad                 209

TUNCA:

Elhova – Bulgaristan     6

Suakacağı                    7

MERİÇ:

Harmanlı-Bulgaristan   76

Svilengrad-Bulgaristan120

Kirişhane                     279

İpsala                          350

ERGENE

İnanlı                           1

Lüleburgaz                  2

Yenicegörece               18

YAĞIŞLAR

Balkanlar’da son 2 gündür etkili olan yağışlar komşu ülke Bulgaristan’ın Kırcaali bölgesinde en yoğun biçimde hissedilirken, Edirne’de ise aynı süre içinde en çok yağış Lalapaşa ve Süloğlu ilçelerinde kaydedildi. Bölgede metrekareye düşen yağış miktarları şöyle ölçüldü:

Enez                6,3 – 11,6

Havsa              0,8 – 36,2

İpsala              0,1 – 0,1

Hacı Köyü       2,1 – 6,7

Keşan              0,0 – 0,3

Mecidiye         0,0 – 0,4

Lalapaşa          25,6 – 46,7

Hamzebeyli     12,6 – 40,7

Ömeroba         38,8 – 58,9

Meriç                 7,4 – 34,2

Merkez               7,8 – 29,6

Kemal Köyü    14,4 – 27,3

Süloğlu             18,0 – 55,5

Uzunköprü          1,0 – 3,8 

KOMŞU ÜLKEDE DURUM

Bulgaristan’ın Kırcaali bölgesinde son 24 saat içinde etkili olan yoğun ve aralıksız yağışlar, nehir seviyelerinin hızla yükselmesine ve özellikle Krumovgrad (Koşukavak) ile Kirkovo (Kızılağaç) belediyelerinde ciddi maddi hasara yol açtı. Kırcaali Haber Gazetesi’ne göre yetkililer, bölgede tehlikenin devam ettiğini belirterek en yüksek uyarı seviyesi olan kırmızı kod ilan edildiğini duyurdu.

Kırcaali Hidrometeoroloji Gözlemevi’nden yapılan açıklamaya göre, yağış miktarları bazı noktalarda rekor seviyelere ulaştı. Tokaçka bölgesinde metrekareye yaklaşık 130 litre, Krumovgrad kent merkezinde ise öğle saatlerine kadar 110 litreye yakın yağış kaydedildi. Son 24 saate ait belediyelere göre kesin yağış verilerinin, rutin ölçümlerin yapıldığı yarın sabah açıklanacağı bildirildi.

Şiddetli yağışlar nedeniyle Krumovitsa Nehri kısa sürede kritik seviyelere ulaştı. Hidrometeoroloji uzmanlarının sahadaki ölçümlerine göre, Krumovgrad’daki köprü civarında nehir seviyesi bir ara tehlikeli düzeye çıkmasına rağmen, son saatlerde yaklaşık 1 metre düşüş gösterdi. Buna karşın yetkililer, yağışların sürmesi nedeniyle riskin tamamen ortadan kalkmadığını vurguluyor.

Aşırı yağışlar nedeniyle Krumovgrad ve Momçilgrad belediyelerine bağlı toplam 24 yerleşim yerinde su kesintisi yaşanıyor. Kent merkezinde ise Krumovitsa Nehri’nin taşması, şehri hastaneye, Acil Servis’e ve itfaiyeye bağlayan cumhuriyet yolu üzerindeki köprüyü tehdit etti. Yetkililer, nehir yatağının geçen yıl temizlenmiş olmasının, köprünün tamamen sular altında kalmasını önlediğini ifade etti.

‘Bilim insanları tükeniyor’

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, üniversitelerde AR-GE yatırımlarının, bütçe önceliklerinin, akademisyenlerin özlük ve ekonomik haklarının, liyakat ilkesinin ve yaygınlaşan nepotizmin Meclis Araştırması ile ele alınmasını talep etti.

Milletvekili Akalın,  Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda üniversitelerin içinde bulunduğu tabloya ilişkin vermiş olduğu araştırma önergesi ile ilgili bir konuşma yaptı.

Yıllarını üniversitelere, bilime, AR-GE faaliyetlerine ve öğrenci yetiştirmeye vermiş bir akademisyen kimliğiyle konuştuğunu vurgulayan Akalın, aktardıklarının “teorik değil, rakamlarla ve sahadan gelen gerçekler” olduğunu söyledi.

Akalın, üniversitelerin bilim üretmek ve teknoloji geliştirmek yerine ayakta kalma mücadelesi veren kurumlara dönüştüğünü belirterek, bunun temel nedeninin yetersiz AR-GE yatırımları, gerçek anlamda kurulamayan üniversite-sanayi iş birliği ve giderek ağırlaşan akademik çalışma koşulları olduğunu ifade etti.

Türkiye’de AR-GE harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılaya oranının yalnızca %1,46 olduğuna dikkat çeken Akalın, merkezi yönetim bütçesinden AR-GE’ye ayrılan payın yaklaşık %1,5, kamu kaynaklarının GSYH içindeki payının ise %0,4 seviyesinde kaldığını söyledi. Üniversitelere ayrılan payın bunun da çok altında olduğunu vurguladı. Avrupa Birliği ülkelerinde kişi başına AR-GE harcamasının ortalama 285 avro, Türkiye’de ise yalnızca 57,5 avro olduğunu hatırlatan Akalın, “Bu tabloyla üniversitelerden dünya ile rekabet edecek bilim üretimi beklemek gerçekçi değildir” dedi.

Sorunun sadece bütçe meselesi olmadığını belirten Akalın, akademisyenlerin ciddi bir güvencesizlik içinde çalıştığını ifade ederek, doktor öğretim üyelerinin sürekli yeniden atanma baskısı altında olduğunu, doçentlik kriterlerinin sık sık değiştiğini ve geriye dönük uygulandığını, yeniden getirilen sözlü sınavın objektiflik tartışmalarını derinleştirdiğini dile getirdi. YÖK’ten unvan alan birçok akademisyenin yıllarca kadro beklemek zorunda kaldığını söyleyen Akalın, yasal araştırma izinlerinin dahi fiilen kullandırılmadığını vurguladı.

Akademisyenler için emeklilik yaşının 73-75’e çıkarılmasına yönelik tartışmaların üniversiteleri ileri değil geri götüreceğini ifade eden Akalın, genç akademisyenlere alan açılmadan bilimsel yenilenmenin mümkün olmayacağını söyledi.

Tüm bu sorunların bir bütün olduğunu vurgulayan Akalın, üniversitelerde AR-GE yatırımlarının, bütçe önceliklerinin, akademisyenlerin özlük ve ekonomik haklarının, liyakat ilkesinin ve yaygınlaşan nepotizmin Meclis Araştırması ile ele alınmasını talep etti.

Ancak Akalın’ın verdiği araştırma önergesi, muhalefet partilerinin kabul oylarına karşın AKP ve MHP milletvekillerinin red oylarıyla TBMM Genel Kurulu’nda reddedildi.

Konuşmasını “Bilim susarsa ülke susar, üniversite zayıflarsa geleceğimiz de zayıflar” sözleriyle tamamlayan Akalın, bilim dünyası ve akademisyenler adına bu gerçekleri dile getirmeye devam edeceklerini ifade etti.

Yayla sahilini lodos vurdu!

Olgay GÜLER

Edirne’nin Saros Körfezi’ne kıyısı bulunan Keşan ilçesinde kuvvetli lodos nedeniyle, Yayla sahildeki bazı işletmeleri su basarken, limana bağlı teknelerde hasar oluştu.

Marmara Bölgesi’nde etkili olan kuvvetli lodos, Keşan ilçesine bağlı Yayla köyü sahilinde dev dalgalara neden oldu. Lodos nedeniyle sahildeki bazı işletmeleri su basarken, limana bağlı teknelerde hasar oluştu. Bazı tekne sahipleri, kendi çabalarıyla teknelerini karaya çıkardı.

Bölgedeki tesis işletmecisi Mustafa Altunhan, “Saros Körfezi’nde böyle bir lodos görmedim. Küresel ısınmanın bir sonucu. Tesisin içine kadar dalgalar giriyor. Her yer su altında kaldı” dedi.

Enez ilçe sahilinde de lodos etkili oldu. Bazı barakalar zarar görürken; yetkililer, sahil kesiminde yaşayan vatandaşları dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyardı.

Uzunköprü’de doğalgaz çalışmaları tam gaz

Uzunköprü’de doğalgaz altyapı çalışmaları yeniden hız kazanıyor. Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin, Belediye Başkan Yardımcısı Celal İnal İle Birlikte, Gazdaş Mühendislik Ve Planlama Direktörü Eylem Karagöz ve GAZDAŞ Trakya Bölgesi D.D.A.Ş. Harita Teknikeri Ahmet Can Aslan ile bir araya gelerek ilçedeki doğalgaz yatırımlarına ilişkin önemli bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi.

Yapılan görüşmede, Uzunköprü’de yarım kalan ve planlanan doğalgaz altyapı çalışmalarının kaldığı yerden devam etmesi konusunda karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Toplantıda, saha çalışmaları, teknik süreçler ve mahalle bazlı planlamalar detaylı şekilde ele alındı.

Bu kapsamda, Aşçıoğlu Mahallesi, Maraşel Fevzi Çakmak Mahallesi, Kavak Mahallesi, Atatürk Mahallesi’nin kalan kısmı ve Demirtaş Mahallesinde doğalgaz altyapı çalışmalarının 2026 yılı içerisinde tamamlanmasının hedeflendiği ifade edildi.

Belediye Başkanı Ediz Martin, toplantı sonrası yaptığı değerlendirmede; doğalgazın ilçeye kazandırılmasının hem çevresel hem de ekonomik açıdan büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Uzunköprü’müzü daha temiz, daha ekonomik ve daha konforlu bir yaşam alanı haline getirmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artıracak her projede olduğu gibi, doğalgaz sürecinin de takipçisi olacağız.” dedi.

İlçe adına yapılan sözleşmenin ve yürütülecek çalışmaların Uzunköprü’ye hayırlı olması temennisinde bulunulurken, belediye ile GAZDAŞ yetkilileri arasında koordinasyonun kesintisiz şekilde devam edeceği belirtildi.

Uzunköprü Belediyesi’nin altyapı yatırımlarıyla ilçenin geleceğine değer katmaya devam ettiği belirtildi.

Liselilerin file heyecanı sona erdi

İsmail DEMİRAY

Edirne’de 3 gündür devam eden  Okul Sporları A Genç Kız- A Erkek Voleybol Marmara Bölgesi Şampiyonası sona erdi. Şampiyonada gruplarında birinci olan takımlar Türkiye Şampiyonası’na katılmaya hak kazandı.

Okul Sporları Voleybol Marmara Bölgesi Şampiyonası’nda kızlar Mimar Sinan Spor Salonu’nda, erkekler ise Yeni Salon’da mücadele etti. Kızlarda 10, erkeklerde 9 takımın 3 grupta mücadele ettiği müsabakalar dün tamamlandı.

Edirne’yi kızlarda temsil eden İlhami Ertem Anadolu Lisesi, erkeklerde temsil eden Uzunköprü Muzaffer Atasoy Anadolu Lisesi şampiyonada galibiyet sevinci yaşayamadı.

DERECELER

Kızlar:

A Grubu:

Özel Çekmeköy Okyanus Anadolu Lisesi (İstanbul

B Grubu:

Halkalı Okyanus Anadolu Lisesi (İstanbul)

C Grubu:

Çan İbrahim Bodur Anadolu Lisesi (Çanakkale)

Erkekler:

A Grubu:

Aziz Sancar Anadolu Lisesi (Tekirdağ)

B Grubu:

Başiskele Anadolu Lisesi (Kocaeli)

C Grubu:

İnegöl Spor Lisesi (Bursa)

İLK GÜN TOPLU SONUÇLAR

Kızlar:

Özel Bursa Büyük Koleji (Bursa) 3-0 Özel Lüleburgaz Akım Anadolu Lisesi (Kırklareli)

Özel Çekmeköy Okyanus Anadolu Lisesi (İstanbul) 3-0 Özel Başiskele Uğur Anadolu Lisesi (Kocaeli)

Özel Çorlu Merkez Uğur Anadolu Lisesi (Tekirdağ) 3-0 İlhami Ertem Anadolu Lisesi (Edirne)

Çan İbrahim Bodur Anadolu Lisesi (Çanakkale) 3-0 Çiftlikköy Atatürk Anadolu Lisesi (Yalova)

Erkekler:

Aziz Sancar Anadolu Lisesi (Tekirdağ) 3-0 Yücel Boru Fen Lisesi (Kocaeli)

Kırklareli Atatürk Anadolu Lisesi (Kırklareli) 0-3 İnönü Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi (İstanbul)

Muzaffer Atasoy Anadolu Lisesi (Edirne) 0-3 İnegöl Spor Lisesi (Bursa)

İKİNCİ GÜN TOPLU SONUÇLAR

Kızlar:

Mimar Sinan Spor Salonu

Özel Bursa Büyük Koleji (Bursa) 0-3 Halkalı Okyanus Anadolu Lisesi (İstanbul)

Özel Başiskele Evrensel Matematik Köyü Koleji Anadolu Lisesi (Kocaeli) 0-3 Çan İbrahim Bodur Anadolu Lisesi (Çanakkale)

Özel Çorlu Merkez Uğur Anadolu Lisesi (Tekirdağ) 3-0 Özel Başiskele Uğur Anadolu Lisesi (Kocaeli)

İlhami Ertem Anadolu Lisesi (Edirne) 0-3 Özel Çekmeköy Okyanus Anadolu Lisesi (İstanbul)

Erkekler:

Edirne Spor Salonu

Başiskele Anadolu Lisesi (Kocaeli) 3-1 Kırklareli Atatürk Anadolu Lisesi (Kırklareli)

Galatasaray Üniversitesi Galatasaray Lisesi (İstanbul) 3-0 Muzaffer Atasoy Anadolu Lisesi (Edirne)

Prof.Dr. Halil İnalcık Anadolu Lisesi (Yalova) 0-3 Aziz Sancar Anadolu Lisesi (Tekirdağ)

ÜÇÜNCÜ GÜN TOPLU SONUÇLAR

Kızlar:

Mimar Sinan Spor Salonu

Çiftlikköy Atatürk Anadolu Lisesi (Yalova) 0-3 Özel Başiskele Evrensel Matematik Köyü Koleji Anadolu Lisesi (Kocaeli)

Özel Çorlu Merkez Uğur Anadolu Lisesi (Tekirdağ) 0-3 Özel Çekmeköy Okyanus Anadolu Lisesi (İstanbul)

Özel Başiskele Uğur Anadolu Lisesi (Kocaeli) 3-0 İlhami Ertem Anadolu Lisesi (Edirne)

Özel Lüleburgaz Akım Anadolu Lisesi (Kırklareli) – Halkalı Okyanus Anadolu Lisesi (İstanbul)

Erkekler:

Edirne Spor Salonu

İnegöl Spor Lisesi (Bursa) 3-1 Galatasaray Üniversitesi Galatasaray Lisesi (İstanbul)

Yücel Boru Fen Lisesi (Kocaeli) 0-3 Prof.Dr. Halil İnalcık Anadolu Lisesi (Yalova) (H)

İnönü Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi (İstanbul) 3-0 Başiskele Anadolu Lisesi (Kocaeli)

 –

Suriye ile İsrail Buluşunca

Hatırlarsınız, Esad devrildikten kısa bir süre sonra İsrail Golan bölgesinden başlayarak Suriye sınırlarını ihlal etmiş ve Şam’ın 20-30 km yakınlarına kadar gelmişti. Böyle bir durumda egemen devletlerden beklenen topraklarını korumaktır.

Nedense Suriye sınırlarını ihlal eden hatta başbakanı ağzı ile Suriye’deki bazı gruplara destek vereceğini alenen ilan eden İsrail pek gündem olmuyor. Zaten eski Suriye Arap Cumhuriyeti’ni devirip yerine yeni Suriye Arap Cumhuriyeti’ni kuranlar da İsrail aleyhine meşhur tabirle bir iki küçük düşük profilli açıklama yapmanın ötesine geçmedi.

Sonuç olarak İsrail Silahlı Kuvvetleri’nin unsurları Suriye Arap Cumhuriyeti dahilinde varlık gösterir kendileri için uygun olduğunu değerlendirdikleri gruplara Suriye Arap Cumhuriyeti aleyhinde destek verdiler.

Bu durum yaklaşık bir yıldır devam ederken 6 Şubat 2026’da Paris’te ilgi çekici bir gelişme oldu. ABD himayesinde Suriye ve İsrail devlet yetkilileri görüştüler. Himaye kelimesi burada ABD Devlet Sekreterliğinin ilgili toplantıya dair 6 Şubat 2026 tarihinde internet sayfasından yaptığı duyuruda kullanılan kelimenin birebir Türkçe çevirisidir.

ABD himayesinde Paris’te toplanan taraflar yani Suriye ve İsrail yetkilileri,kendi devletlerinde güvenlik ve istikrarın sürdürülebilmesi için çabalarına devam edecekleri taahhüdünü verdikten sonra aralarında istihbarat paylaşımı, askeri gerginliği azaltma, diplomatik ilişki tesisi ve ticari fırsatlar için ABD denetiminde müşterek temas birimi için mutabakata vardı.

ABD Devlet Sekreterliği resmi internet sitesindeki açıklamadan devam edelim. Bu temas biriminin ihdası ile anlaşmazlıkların hızlıca çözülmesi ve yanlış anlaşılmaların giderilmesi mümkün olacakmış. ABD de bu türlü girişimleri takdir ettiği gibi uygulanmasını da desteklediğini ifade etti yine aynı resmi internet sitesinde. Üstelik bu çabalar “Orta Doğu” barışının genişletilmesi ve sürdürülmesi için önemli olduğu gibi egemen devletlerin saygılı ve üretken bir şekilde iş birliği yapması da bölgedeki refahı ortaya çıkaracakmış.

Ne diyelim anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az. Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları.