Edirne Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) EAS Alüminyum, son teknolojiyle donattıkları tam otomatik yeni üretim hattını, düzenlenen iftar programının ardından hizmete aldı.
Edirne OSB’de 2021’den bu yana üretimini sürdüren EAS Alüminyum, yatırımlarına bir yenisini daha ekleyerek, fabrika bünyesinde kurulan ve İtalyan teknolojisiyle donatılan yeni ekstrüzyon hattı kurdu. Hattın açılışı, düzenlenen iftar programı ve kurdele kesim töreniyle gerçekleştirildi. Kuran-ı Kerim okunmasıyla başlayan programa; EAS Alüminyum Şirketler Grubu Sahibi Yunus Emre Düzyurt, fabrika personeli, aileleri ve çok sayıda davetli katıldı. İstiklal Marşı okunan törende yeni çalışma hattının açılışı kurdele kesimiyle yapıldı.
Törende konuşan şirket sahibi Düzyurt, 35 bin metrekarelik dev bir alanda tam entegre üretim yapacaklarını söyleyerek, “Toplamda 35 bin metrekarelik bir alan üzerinde, tam entegre bir tesis olma yolunda önemli adımlar attık. Şu anda yaklaşık 35 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Bünyemizde 70’e yakın çalışanımız bulunuyor. Bu yeni tesisle birlikte çalışan sayımızın 100’ün üzerine çıkmasını hedefliyoruz” dedi.
‘YÜZDE 30 ENERJİ VERİMLİLİĞİNE SAHİP’
Düzyurt, yeni hattın çevreci yapısına da dikkat çekerek, “Bulunduğumuz bu tesis, son teknolojiyle donatılmış, tam otomatik ve neredeyse el değmeden alüminyum profil üretimi yapabilecek bir tesis. Aynı zamanda yaklaşık yüzde 30 enerji verimliliği sağlayan bir altyapıya sahip. Misyon ve vizyonumuz doğrultusunda her zaman sürdürülebilirliği ön planda tuttuk. Katma değerli ürünler üretmeyi hedefliyoruz. Bu noktada tesisimizin vatana ve millete hayırlı olmasını, aynı zamanda herkes için bir ekmek kapısı olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Eğitim İş Edirne Şubesi, Bağımsızlığımızın simgesi İstiklal Marşı’nın başka bir dilde okunmasının kabul edilemeyeceğini belirterek, bunu ulusal değerlere yapılmış açık bir saygısızlık ve hadsizlik olarak niteledi.
Eğitim İş tarafından yapılan açıklamada, “12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma etkinlikleri kapsamında Karaman’da düzenlenen resmi il programında, İstiklal Marşımızın Arapçaya çevrilerek okunması, Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine, ulusumuza ve bağımsızlığımıza yönelen kabul edilemez bir hakarettir” denilerek şöyle devam edildi:
“İstiklal Marşı; emperyalizme karşı verdiğimiz mücadele sonucu kazandığımız bağımsızlığımızın simgesidir. Marşımızın dili ise Türkçedir. Resmi bir anma programında, resmi kurumlar eliyle bağımsızlık sembolümüzün başka bir dile çevrilerek sunulması, ulusal değerlerimize yapılmış açık bir saygısızlık ve hadsizliktir.
Bu skandal, Karaman Valisi Hayrettin Çiçek ve Karaman İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Çalışkan’ın gözlerinin önünde yaşanmış; hiçbir yetkili bu çirkin saldırıya müdahalede bulunmamıştır. Bir şehrin en yetkili kişisi ve şehrin eğitimden sorumlu en üst düzey yöneticisinin seyirci kaldığı bu olay, asla ‘münferit bir hata’ gibi kılıflarla örtbas edilemez, geçiştirilemez.
Dünyanın hiçbir ülkesinde, hiçbir bağımsız devletin ulusal marşı resmî törenlerde başka bir dilde okunmaz. Her fırsatta ‘yerli ve milli’ hamasetine sarılanların, söz konusu Cumhuriyet değerleri ve bağımsızlık sembollerimiz olduğunda kulaklarını, gözlerini ve ağızlarını kapamaları; sadece bir ikiyüzlülük değil, aynı zamanda ülkemizin kurucu değerlerine duydukları alerjinin en açık ispatıdır.
Eğitim-İş olarak uyarıyoruz:
Başta Karaman Valisi ve Karaman İl Milli Eğitim Müdürü olmak üzere; programı hazırlayan, göz yuman ve sahneden sessizce izleyerek bu rezilliğe ortak olan tüm yetkililer bu kararın kimler tarafından, hangi amaçla alındığını kamuoyuna derhal açıklamalıdır. Ulusal marşımıza bu saygısızlığı yapmaya cüret edenler ve buna göz yumanlar derhal hesap vermelidirler.
Cumhuriyetin kurucu değerlerini omuzlarında taşıyan eğitim emekçileri olarak; bağımsızlığımızın sembolü olan İstiklal Marşımıza ve ulusal değerlerimize yönelik hiçbir saygısızlığa geçit vermeyecek, sonuna kadar bu rezilliğin takipçisi olacağız.”
İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Necdet Yıldırım’ın, Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) hedef alan sosyal medya paylaşımıyla ilgili CHP İl Genel Meclis üyeleri açıklama yaparak tepki gösterdi.
Genel Sekreter Yardımcısı Üstün, geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabından, CHP’yi hedef alan; ‘Koy rakıyı içsinler, ver samanı yesinler, yap heykeli tapsınlar, at yalanı inansınlar, koy parayı çalsınlar, işte CHP budur’ yazılı başka bir gönderiyi alıntılayarak paylaşımda bulundu. Söz konusu paylaşımın ardından Yıldırım’a tepkiler ardı ardına geldi. Yıldırım tepkiler üzerine gönderiyi silerken, CHP’nin il genel meclis üyeleri basın açıklaması yaptı. İl Genel Meclis toplantı salonunda gerçekleştirilen basın açıklamasını, CHP’nin il genel meclis sözcüsü Mustafa Üstün okudu.
‘HEM PARTİYE, HEM DE OY VEREN MİLYONLARA HAKARET’
Yıldırım, paylaşımda CHP’nin kurumsal kimliğine ve oy veren tüm vatandaşlara saygısızlık yapıp, hakaret ettiğini dile getiren Üstün, “Edirne İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Necdet Yıldırım’ın sosyal medya hesabından paylaşmış olduğu CHP kurumsal kimliğine; ‘Koy rakıyı içsinler, ver samanı yesinler, yap heykeli tapsınlar, at yalanı inansınlar, koy parayı çalsınlar, işte CHP budur’ paylaşımı sadece partimize değil ona gönül vermiş ve oy vermiş tüm vatandaşlarımıza hakarettir, saygısızlıktır. Devlet memurluğu siyasi taraf olmak değil, tarafsızlık gerektirir. Kamu gücünü temsil eden makamda bulunan bir kişinin sosyal medya üzerinden partimize oy veren milyonlarca yurttaşa hakaret eden ifadeler kullanması kabul edilemez. Edirne İl Özel İdaresi’nde görev yapan üst düzey bir yöneticinin bu şekilde bir siyasi dil kullanması devlet ciddiyetiyle bağdaşmadığı gibi kamu yönetiminin tarafsızlık ilkesine de aykırıdır” dedi.
‘GEREĞİNİN YAPILACAĞINA İNANIYORUZ’
Yıldırım hakkında gereğinin yapılacağına inandıklarını söyleyen Üstün, “Ülkemizi yöneten mevcut siyasi iktidar yöneticilerinin bu ve buna benzer çirkin paylaşımlar yaparak kendi ikballeri uğruna toplumumuzda bölücülük yapan kişilere destek olmamalarını talep ediyoruz. Bu çirkin, nefret dolu, yakışıksız paylaşımı Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Genel Meclisi Grubu olarak şiddetle kınıyoruz. İlgili şahıs hakkında yetkili makamların gereğini yapacağına inanmakla birlikte konunun yakın takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygılarımızla arz ederiz” şeklinde konuştu.
KUR’AN’DAN AYETLE CEVAP
Paylaşımın, özellikle Ramazan ayında yapılmasının da çok üzücü olduğunu kaydeden Üstün, “Çok üzücü bir paylaşım, özellikle Ramazan ayında olması daha da üzücü. Bu dönemde yapılması çok büyük sıkıntı, özellikle CHP’yi putperestlikle suçluyor, hırsızlıkla suçluyor, bir sürü ifadeler yer alıyor. Ben sadece inançlı bir insan olarak şunu söyleyeyim, şununla bitireyim; yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de çok güzel bir ayet vardır. Maide suresi 8’inci ayette şunu der; ‘Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutun. Adaletle şahitlik eden kimseler olun. Herhangi bir topluluğa duyduğunuz kin, nefret, sizi adaletsiz davranmaya itmesin. Bu adalete, takvaya daha uygundur’ der” ifadelerini kullandı.
Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) ve Edirne Fotoğraf Sanatı Derneği (EFOD) işbirliği ve Edirne Belediyesi katkılarıyla gerçekleştirilen “Cumhuriyetin Kadınları Atatürk’ün İzinde” Projesi kitap çalışması tamamlandı.
TÜKD Edirne Şube Başkanı ve Proje Koordinatörü Vildan Yazıcı
TÜKD Edirne Şube Başkanı ve Proje Koordinatörü Vildan Yazıcı, kitabın önsözünde, Cumhuriyetin 100.yılında planlarını yaptıkları ve 2024 yılı Mart ayında başlattıkları “Cumhuriyetin Kadınları Atatürk’ün İzinde” isimli projenin üç aşamasını bu sonuç kitabında tamamlayarak okurların beğenisine sunduklarını belirterek, “Amacımız, bu kitap ve sergi fotoğraflarımızla zaman yolculuğu içerisinde yaşadığımız hüzünleri ve mutluluğu sizinle paylaşmaktır” dedi..
Proje Ekibi
“Hedefimiz ,1949 yılında üniversite mezunu bir grup kadın tarafından kurulan derneğimizle projemizin amaçlarını örtüştürerek, Atatürk ilke ve devrimlerinin ışığında, kadınların güçlenmesi, bilgi ve farkındalıklarının artırılması için bir çalışma yapmaktı” diyen Yazıcı önsezde şunlara yer verdi:.
“Bu düşünceler ışığında, ulu önderimizin başlatmış olduğu reform hareketiyle biz kadınlar, O’na kazanılmış haklarımız için bir minnet duygusu taşıdığımızın bilincindeyiz.
Cumhuriyetimizin 100. yılını geride bırakırken, biz de, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) Edirne şubesi olarak, bir iz bırakmak ve farkındalığımızı artırmak için, bu çalışmayı proje ortağımız Edirne Fotoğraf Sanatı Derneği(EFOD) ile ve Edirne Belediyesinin katkılarıyla başlattık ve başarıyla yürüttük.
Projemiz üç aşamalı idi, birinci aşamayı Ulu Önderimizin doğduğu yer Selanik ten başlayarak, Cumhuriyetin kurulmasına giden yolda, önündeki engelleri aşmak için verilen uğraşıları, cephelerdeki kadın mücadelelerini yerinde görerek ve yaptığımız konferanslarla irdeleyerek bir fotoğraf arşiviile tamamladık.İkinci aşamada sergi ile taçlandırarak görsel bir hafıza oluşturduk .
2024 Nisan ayında Ulu önderimizin doğduğu evden Selanik’ten başladık yolculuğa. Tam da 23 Nisan günü oradaydık. Çocukların coşkusuna da tanıklık ettik.
Mayıs ayında bağımsızlık mücadelesinin başlatıldığı Samsun’a tütün iskelesine gidip o heyecanı yaşadık. Ardından Amasya ve bu rotadaki son durağımız Kastamonu’ya vardık. 10 Aralık 1919 da 3000 kişilik kadının miting yaparak bu mücadeleye destek verdiği, Kurtuluş mücadelesinin kadın kahramanlarından Şerife bacı da ziyaretimiz içinde yer aldı.Kastamonu Kent müzesi sorumlusu Dr. Murat Karasalihoğlu’nun bu konudaki konferansı, Samsun da Yerel Tarih Grubundan Refik Baskın hocamızın anlatımları çok anlamlı ve değerliydi.
30 Ağustos’ta bağımsızlık meşalesinin yakıldığı kongre şehirleri Sivas ve Erzurum’a gitmek üzere yola koyulduk. Erzurum rotamızda ziyaretimize Atatürk Evinden başlayıp, kongre binası ve tarih kokan şehirde gördüklerimiz bizi büyüledi. Erzurum ile özdeşleşen Nene Hatunu ziyaret etmeden oradan ayrılmadık. Sivas kongresinin 105. yılında 4 Eylül de Sivas’taydık. Kongre binasını gezerken, o dönemin milli mücadele ruhunu ve heyecanını onlarla yaşadık.
Kasım ayın da cepheleri ziyaret etmek üzere yine yollardaydık. 10 Kasım da Afyon Kocatepe’de ulu önderimize minnet ve şükran duygularımızı sunduk. Bu zor coğrafya da verilen mücadelelerin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha idrak ettik. Çok duygusal anlar yaşadığımız bu rota da Dumlupınar cephesi ve ardından İzmir Belkahve’ye uzandık. Afyon Şuhut tan, zafer yolundan başladığımız yol, Ulu Önderimizin İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunu izlediği yer olan Belkahve de sona erdi.
Karşıyaka şubemiz ev sahipliğinde hazırlanan” İşgalde İzmir ve İzmir’in kurtuluşu” konulu Prof. Dr. Kemal Arı nın konferansı ile hepimiz hüzünlü bir şekil de oradan ayrıldık.
Aralık ayında Cumhuriyete giden yolda öncelikle Ankara Anıtkabir de ulu önderimizi ziyaret ettik ardından 1.2. meclisleri ziyaret ederek o dönemin ruhunu yaşadık. Ankara şubelerimizle birlikte yaptığımız konferans da Av. Mine Baş’ın sunumuyla Siyasal yaşamda kadınlar var dedik. Ardından Polatlı daki yine kurtuluş savaşı kadın kahramanlarından Halide Edip Adıvar müzesini ziyaret ettik. “ Cumhuriyet bir kadın devrimidir” diyerek bu etkinliğimizi de tamamladık.
Mart 2025 de projemizin son etkinliğin de, Dolmabahçe sarayında, Ulu önderimizin yaşamının son günlerini geçirdiği yerde, ona olan saygı ve minnet duygularımızı sunduk.
Projemizin üçüncü aşaması da, yapılan konferanslar, makaleler, anket çalışmalarımız ve fotoğrafların yer aldığı bu kitap çalışması oldu. Bu çalışmayı da Ulu Önderimize Cumhuriyetimizin 100.yılı armağanı diyerek tamamladık.
Bu proje de bugüne kadar birlikte yol aldığımız EFOD başkanımız Serdar İyiiz nezdinde tüm katılımcı fotoğrafçı arkadaşlarıma emekleri için çok teşekkür ediyorum.
Fotoğrafların sergiye hazırlanmasında desteklerini esirgemeyen Enver Şengül hocama,
Proje ekibime özelliklede bütün etkinlikler de birlikte hareket ettiğim geçmiş dönem şube başkanımızNadire Gül Özbaşaran a, kitabımızın editörlüğünü yapan Prof. Dr Cemile Ündücü’ye , proje danışmanlarımıza, anketlerin hazırlanmasında destekleri için Doç.Dr. Tülay Demiralay’a, analizlerimiz için emek veren İİBF de doktora öğrencisi Muhabbat Kurbanova’ya ve tüm katılımcılarımıza teşekkür ediyorum.
Projenin hemen her aşamasında hep yanımızda olan Genel Başkanımız Meral Güler e ve katılımcı tüm şubelerimize de çok teşekkür ediyoruz. Ayrıca proje süresince desteklerini hiç esirgemeyen ve yanımızda olan sayın Belediye Başkanımız Av. Filiz Gencan’a da sonsuz teşekkürler.
Bu kitabı, Atatürk ün devrimci ruhunu yaşayan ve yaşatan tüm aydınlık yüzlü insanlara ithaf ediyor, saygılarımızı sunuyoruz.”
PROJE EKİBİ
Vildan Yazıcı – Proje Koordinatörü (TÜKD), Nadire Gül Özbaşaran -Koord. Yard. (TÜKD), Dr. Kadriye Ay – Koord.Yard. (TÜKD), Özlem Sare Demir – Koord. Yard. (EFOD), Selva Atalan – Koord. Yard. (EFOD), Serap Kurt – Sayman (TÜKD), Nazan Yürük – Sekreter YÜKD)
Danışmanlar (Araştırmacı- Uzman)
Prof. Dr. Emel Gönenç Güler (T.Ü. Turizm Böl.), Prof. Dr. Cemile Arıkoğlu Ündücü ( T.Ü. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Böl.), Nilifer Gökçe (T.Ü. Emekli Öğretim Görevlisi –Tarih Böl.), Serdar İyiiz (EFOD Başkanı ve Sanat Danışmanı)
Uzunköprü Belediyesi tarafından, Belediye Başkanı Ediz Martin öncülüğünde düzenlenen Geleneksel Büyük İftar Sofrası etkinliği binlerce vatandaşın katılımıyla gerçekleşti. Adalet Meydanı ve Gazi Caddesi’ni dolduran Uzunköprülüler ve misafirler, Ramazan’ın bereketini aynı sofrada paylaşmanın mutluluğunu yaşadı.
Uzun iftar sofralarının kurulduğu programda vatandaşlar hep birlikte oruçlarını açarken, Ramazan ayının manevi atmosferi Uzunköprü’nün merkezinde adeta bir dayanışma ve kardeşlik tablosuna dönüştü. Yoğun katılımla gerçekleşen iftar programı, Uzunköprü’de birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden birine sahne olurken organizasyon vatandaşlardan büyük takdir topladı.
Belediye ekiplerinin titiz çalışmasıyla hazırlanan etkinlikte binlerce kişiye aynı anda iftar ikramında bulunulurken, program boyunca caddeleri dolduran vatandaşlar Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu birlikte yaşadı.
Edirne Valiliği, il genelindeki kurumlara genelge göndererek, Mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihalelerine ilişkin resmi ilanların süreli yayınlarda yayımlanmasını talep etti.
Basın İlan Kurumu (BİK) Tekirdağ Bölge Müdürü Ökkeş Buğra Atılgan’ın geçtiğimiz ay Edirne Valisi Yunus Sezer’e gerçekleştirdiği ziyarette kurum çalışmaları ve bölgedeki basın faaliyetleri üzerine değerlendirmelerde bulunmuştu.
Müdür Atılgan’ın bu ziyarette gündeme getirdiği istek sonrasında Edirne Valisi Yunus Sezer’in onayı ile tüm kamu kurumlarına bir genelge gönderildi. Genelgede, Kanunda belirtilen hükümlerin dışına çıkılmaması, kamu zararına meydan verilmemesi ve istenilen rekabet ortamının oluşturularak şeffaf hesap verilebilir bir işleyişin sağlanması konusunda uyarılarda bulunuldu.
İlan sürecine de değinilen genelgede, olası itiraz ve iptallerin önüne geçilmesi için ihale ilanlarının Basın İlan Kurumu aracılığıyla süreli yayınlarda yayımlatılması gerektiği belirtildi.
Edirne Valiliği tarafından hazırlanan ve resmi ilanların süreli yayınlarda yayımlanmasını talep eden genelgenin Edirne Belediye Başkanlığına, Trakya Üniversitesi Rektörlüğüne, 8 İlçe Kaymakamlığına, 8 İlçe Belediye Başkanlığına, Kamu Kurum ve Kuruluşlarına ve Valilik Birimlerine gönderildiği kaydedildi.
Evinizin ruhunu yansıtan o eşsiz atmosferi yaratmak için bazen büyük değişimler yerine ufak ama oldukça etkili dokunuşlara ihtiyaç duyuyorsunuz.
Sıkıcı ve birbirini tekrar eden klasik dekorasyon kalıplarından kurtulup duvarlarınıza yepyeni bir soluk getirmek istediğinizde, estetiği zarafetle harmanlayan yenilikçi cam tablo modelleri imdadınıza yetişiyor. Işığın pürüzsüz yüzeyde oluşturduğu yansımalar odanın enerjisini anında değiştiriyor ve misafirlerinizi çok daha ferah bir ortamda ağırlıyorsunuz. Kendi tarzınızı yansıtan detayları mekanın merkezine yerleştirmek iç dünyanızla eviniz arasında görünmez ama çok güçlü bir bağ kuruyor.
İleri Teknoloji Ve Sanatın Buluştuğu Noktada Neler Var?
Üstün kalite standartlarıyla üretilen ultra net temperli cam tablonun sunduğu o muazzam sağlamlık hissi, evinizde geçirdiğiniz her ana güven katıyor. Yüksek çözünürlüklü UV baskı teknolojisiyle cama işlenen renkler o kadar canlı duruyor ki, esere baktığınızda adeta o anın içinde kayboluyorsunuz. Duvarlarınızı sıradan bir sergileme alanı olmaktan çıkarıp modern bir sanat galerisine dönüştüren bu harika tasarımlarla her sabah bambaşka bir güzelliğe uyanıyorsunuz.
Sadece Size Ait Olan Hatıraları Duvarlara Taşımak İster Misiniz?
Zaman hızla akarken sevdiklerinizle paylaştığınız o değerli anları ölümsüzleştirmek paha biçilemez bir mutluluk veriyor. Telefonunuzun galerisinde saklı kalan tatil karesini veya ailenizin en neşeli anını evin başköşesine asmak için tasarlattığınız kişiye özel cam tablo bulunduğunuz mekana aidiyet duygusu yüklüyor. Pratik montaj avantajı sayesinde hayalinizdeki bu şık dekorasyonu saniyeler içinde gerçeğe dönüştürüyorsunuz.
Zarafeti Evinizin Her Köşesinde Hissetmeye Hazır Mısınız?
Yaşam alanlarınızın her köşesinde kendi ruhunuzdan izler bulmak günün yorgunluğunu unutturacak güçlü bir terapi etkisi yaratıyor. Sınırları aşan bir vizyonla tasarlanan bu yenilikçi parçalar, mekana girdiğiniz ilk andan itibaren dikkatinizi çekerek sıradan bir duvarı bile derinlikli bir hikaye anlatıcısına dönüştürüyor. Modern çizgilerin pürüzsüz dokuyla birleştiği her an, tarzınızı özgürce ifade etmenin en keyifli yolunu sizlere sunuyor.
Son yıllarda pek çok kurum, müşteri iletişimi ve satış faaliyetlerini merkez ofislerine taşıdı. Bu durum, aynı anda onlarca telefon görüşmesinin yapıldığı çağrı merkezi ve satış katlarında gürültü seviyesini önemli ölçüde yükseltti. Uzmanlar, yoğun ses ortamının hem çalışanların odaklanmasını zorlaştırdığını hem de görüşme kalitesini düşürdüğünü ifade ediyor. Şirketler ise bu tablo karşısında akustik kabin ve toplantı kabini gibi çözümleri daha fazla gündeme almaya başladı.
Toplantı kabini üreticisi, açık ofis içindeki sessiz mikro alanlar olarak tanımlanıyor. Küçük gruplar için tasarlanan bu yapılar, kısa toplantılar ve çevrim içi görüşmelerin gürültüden uzak, izole bir ortamda yapılmasına imkân tanıyor. Sabit duvar örmeden kurulabilmeleri ve gerektiğinde taşınabilmeleri, bu kabinleri kurumsal projelerde cazip hale getiriyor.
Telefon kabini ise bireysel kullanıcı odaklı bir çözüm sunuyor. Gün içinde sık arama yapan çalışanlar, bu kabinlerde müşterileriyle daha net ve kesintisiz iletişim kurabiliyor. Telefon görüşme kabini modellerinde kullanılan ses yutucu malzemeler, iç ve dış ortam arasındaki ses geçişini azaltmayı hedefliyor. Böylece hem konuşmaların mahremiyeti artıyor hem de yan masalarda çalışan personel daha sakin bir ortamda işine devam edebiliyor.
Bu yapılar, genel olarak akustik kabin başlığı altında değerlendiriliyor. Doğru konumlandırma ve yeterli sayıda kabinle, yoğun kat trafiğinde dahi ses yükü dengelenebiliyor. Türkiye’de toplantı kabini, telefon kabini, akustik kabin ve telefon görüşme kabini üretimi yapan yerli firmalar, çağrı merkezi ve satış katlarına özel projeler geliştiriyor. Toplantikabini.com, bu alanda farklı kapasite seçenekleriyle ürün sunan adreslerden biri olarak anılıyor.
İş dünyası temsilcileri, ses konforu ve görüşme mahremiyetinin artık yalnızca estetik bir tercih değil, performans ve çalışan memnuniyeti açısından stratejik bir konu olduğunu vurguluyor. Toplantı kabini ve akustik kabin gibi modüler çözümlerin, büyük tadilat gerektirmeden mevcut ofislere entegre edilebilmesi, şirketlere önemli bir esneklik sağlıyor.
Türkiye coğrafi olarak çok geniş bir ülke. Kars’tan İzmir’e, Sinop’tan Antalya’ya kadar her bölgenin kendine özgü dinamikleri var. Ulusal medya bu geniş coğrafyanın tamamını kapsayamıyor. İşte tam da bu noktada yerel dijital medya devreye giriyor.
Doğu ve güneydoğu bölgesinde Hudut Gazetesi’nin üstlendiği rolü, Ege’de başka platformlar üstleniyor. İzmir gibi 4,5 milyonluk bir metropolde yerel habere olan talep oldukça yüksek. İzmirGündem.com, bu talebi karşılayan platformlardan biri olarak kısa sürede kendine sağlam bir okuyucu kitlesi oluşturmuş.
Sitenin dikkat çekici yanı, salt haber vermekle yetinmemesi. İzmir’e özgü yaşam bilgilerini de sunuyor. İzmir hava durumu sayfasında saatlik ve haftalık tahminler yer alırken, İzmir altın fiyatları sayfasında Kemeraltı kuyumcularındaki güncel alış-satış fiyatlarını görmek mümkün. Hatta İzmir’deki planlı elektrik kesintilerini ilçe ilçe gösteren bir sayfası bile var.
Bu tür pratik sayfalar aslında tüm yerel medya için bir model oluşturuyor. Okuyucu sadece “ne oldu?” bilgisini değil, “bugün beni ne etkiler?” bilgisini de arıyor. Farklı şehirlerdeki yerel medya platformlarının birbirinden öğreneceği çok şey var.
Türkiye’de yerel medyanın güçlenmesi, ulusal medyanın zayıflaması anlamına gelmiyor. Aksine, okuyucunun daha iyi bilgilendirilmesi anlamına geliyor. Hudut Gazetesi sınırda, İzmirGündem Ege’de, diğer platformlar kendi bölgelerinde — hep birlikte daha bilgili bir Türkiye insanına hizmet ediyoruz.
Edirne Belediyesi’nin 159’uncu kuruluş yıldönümü, kurulduğu yıldan bugüne halen ayakta olan tarihi binada başlayıp Atatürk anıtında sona eren törenle kutlandı.
Kentte, 1867-1868 yıllarında ‘Daire-i Belediye’ adıyla Vali Hurşit Paşa döneminde kurulan Edirne Belediyesi, yeni yaşını kutladı. Belediyenin 159’uncu kuruluş yıldönümü için tören düzenlendi.
Tarihi Edirne Belediye Başkanlığı binasında gerçekleştirilen tören öncesi Edirne Fotoğraf Sanatı Derneği (EFOD) tarafından ‘Yaşayan Edirne’ fotoğraf sergisi açıldı.
Serginin açılışının ardından tarihi binadan başlayıp Atatürk Anıtı’nda sona eren kortej yürüyüşü yapıldı.
Etkinliğe Edirne Vali Vekili Sıdkı Zehin, Belediye Başkanı Filiz Gencan, eski belediye başkanları Güngör Mazlum ve İbrahim Ay, Belediye Meclisi Üyeleri, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sezai Irmak, CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı, CHP Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör ve çok sayıda davetli katıldı.
Yürüyüş sonunda Belediye Başkanı Gencan, eski başkanlar Güngör Mazlum ve İbrahim Ay ile birlikte anıta çelenk sundu.
‘BELEDİYECİLİK SORUMLULUK DEMEKTİR’
Programda konuşan Belediye Başkanı Filiz Gencan, Edirne Belediyesi’nin yalnızca hizmet üreten bir yerel yönetim kurumu olmadığını söyledi.
Başkan Gencan, “Bu kadim şehrin ortak yaşamını ayakta tutan, dayanışmasını büyüten ve Edirne’nin ruhunu geleceğe taşıyan güçlü bir kurumdur. 1867’den bu yana bu şehirde belediyecilik sadece idari bir görev olarak görülmemiştir. Bu şehirde belediyecilik; sorumluluk demektir, dayanışma demektir, bu kadim kente sahip çıkmak demektir. Bugün bizler 159 yıllık bir geleneğin devamıyız. Bu kurumun tarihinde pek çok belediye başkanının, pek çok belediye çalışanının, pek çok Edirneli yurttaşın alın teri vardır. Bu şehrin gelişmesine emek veren, katkı sunan herkesi saygıyla ve minnetle anıyorum. Çünkü şehirler kendiliğinden büyümez. Şehirler emekle, akılla ve birlikte üretme iradesiyle büyür. Edirne Belediyesi tam da bu anlayışla çalışmaya devam ediyor. İnsanı merkeze alan, dayanışmayı büyüten ve bu kentin tarihine yakışan bir belediyecilik anlayışıyla yoluna devam ediyor” dedi.
‘BU GÜÇLÜ MİRASI GELECEĞE TAŞIMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ’
Gencan, Edirne Belediyesi’nin gücünü halkından aldığını belirterek, “Belediyecilik insanların hayatına dokunmaktır. Bir çocuğun güvenle oynayabileceği bir park, bir esnafın umutla kepenk açtığı bir sokak, bir yaşlının hayatını kolaylaştıran bir hizmet… İşte bunlar bir şehri gerçekten şehir yapan değerlerdir. Edirne Belediyesi’nin en büyük gücü de tam olarak buradan gelmektedir. Edirne halkından gelmektedir. Çünkü Edirne, bu şehri birlikte düşünen, birlikte üreten ve birlikte planlamayı başarabilen insanların şehridir. Bu yüzden Edirne Belediyesi’nin 159 yıllık geçmişi yalnızca bir kurumun tarihi değildir. Aynı zamanda Edirne halkının ortak emeğinin ve ortak hafızasının tarihidir. Bugün bizler de bu güçlü mirası geleceğe taşımak için çalışıyoruz. Edirne’nin geçmişine yakışır bir gelecek kurmak, bu güzel şehri daha yaşanabilir, daha adil ve daha güçlü yarınlara taşımak için çalışmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.