EMEKLİ SOKAKTA GÜZELDİR

Herhangi bir işte onlarca yıl çalışmış, primini ödemiş ve görevden ayrılmış insandır emekli. Ömrünün bu son devresinde hobileriyle, torunlarıyla zaman geçirmek, gezmek hedefidir. Durum bu iken yaşlılara saygıyı dilinden düşürmeyen iktidar emekliye açlık sınırının altında ücreti reva görüyor.

Ülkemizde 17 milyondan fazla emekli olduğu resmî açıklamalardan anlaşılıyor. Geçmişte bir toplantıda SGK emekli verilerini açıklamış ve çok olduğu görülünce cumhurbaşkanı “bu bir felaket” mealinde cümle kurmuştu. Eğer durum felaket ise bu felaketi emekliler yaratmadı. 2002 yılında 6-7 milyon dolayında olan emekli sayısı bugün 17 milyona gelmiş ve emekliye para bulunamıyor ise bunun sorumlusu iktidardır.

Nüfusları yakın olan ve iktidarın diliyle bizi kıskanan Almanya ile karşılaştırma yaparsak; orada her dört kişiden biri emekli imiş yani 21 milyon. Bir emekli ortalama 1.350 avro dolayında aylık alıyormuş.

Devlet plan demektir, geçmiş verilerle öngörüler yapıp önlemler almak ve yurttaşların mutlu geleceğini planlamaktır. Almanya bunu yapmış ki 2023 yılında emekli ödemesi 381 milyar euro iken prim geliri yaklaşık 380 milyar euro imiş. Yani denkliği sağlamış. Bizi kıskanan Almanya’da da emekli maaşı yetmiyor ama en azından bize göre açlık sınırının altında değil yoksulluk sınırı ile aynı. Çünkü Almanya’da yoksulluk sınırı 1350 euro ve maaş da o kadar.

Bizde açlık sınırı 30 bin, yoksulluk sınırı 98 bin lira dolayında. En düşük emekli maaşı ise 2026 yılı için 18.938 lira olarak belirlendi.Yani açlık sınırının da altında. Bunu hiç olmazsa açlık sınırına çıkarmak isteyen CHP Meclisi terk etmeme eylemi yapıyor ki çok anlamlı. Yerellerden de destek olmalı. Bunun yanında iktidar ne yaptı? Akla zarar!18.938 liraya 1.062 lira ekleyerek en düşük emekli maaşının 20.000 lira olmasını öneriyor. Bu öneri, yurttaş ile alay etmek ve hakarettir.

Emeklilerin talepleri açık ve net.  Geçmiş yıllarda adeta el konulan maaşlarını azıcık onarmak için seyyanen zammın güncellenerek verilmesi. Muayene ve ilaç katkı paylarının kaldırılması. Maaş zamlarının tüm emeklilere eşit oranda yansıtılması. Bayram ikramiyelerinin asgari ücret seviyesine çıkarılması. Emekli olacakların aylık bağlama oranlarının en az yüzde 70’e yükseltilmesi. İntibak yasasının güncellenmesi, hakların faiziyle ödenmesi. En düşük emekli maaşının asgari ücrete eşitlenmesi.

En önemlisi elbette örgütlenme yani sendika kurma hakkının sağlanması. Ki bu konuda Anayasa ve usulüne göre mecliste onaylanıp kabul edilmiş uluslararası mevzuatta örgütlenme hakkı vardır.1948 tarihinde kabul edilen Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin ilgili kısmı şöyledir:

“Madde 20: (1)Herkes, barış içinde toplanma ve örgütlenme hakkına sahiptir. Madde 23:(4)Herkesin, çıkarını korumak için sendika kurma ya da sendikaya üye olma hakkı vardır.”

Kurulan sendikaların kapatılması Sendikalar Kanunu’nda kamu görevlilerine verilen hakkın emeklilerden bahsetmemesine dayandırılmaktadır. Bu geçersiz bir dayanaktır. Anayasa’da emeklilerin sendika kurmalarından söz edilmemiş olması bu hakkın açıkça yasaklandığı anlamını taşımaz. Çünkü yasa ile yasaklanmayan her şey olumlu değerlendirilir ve var olduğu kabul edilir.  Ki 1990’lı yıllarda kamu sendikaları fiili olarak bu mantıkla kurulmuş ve 1999 yılında bu hak düzenlemişti. Bu nedenle bizlerin birlikte mücadeleyi büyültmesi şarttır. Büyümek içinde çeşit çeşit emekli sendikası yerine aynı amacı taşıyanların bir arada olması ve alanları doldurarak mücadeleyi arttırması gerekir.

İşin sonuna gelirsek ülkemizde para vardır. Olmayan adil dağılımdır. Dolar ve TL olarak birlikte bakalım; kişi başı gelirimizi Maliye Bakanı söyledi, 17.000 dolar (730 bin TL). Ortalama emekli maaşını iyimser olarak 580 dolar (25 bin TL) sayarak 12 ay olarak hesapladığımızda 7000 dolar (300 bin TL) gibi. O zaman kişi başı gelirimin 10 bin doları (430 bin TL) uçtu. Bir de aylığı 20.000 liradan az olan 4-5 milyon emeklinin halini düşünelim.

Emekliler kendileri göremeyecek bile olsa çocuklarının, torunlarının bu ülkede mutlu olmasını istiyor ise sen-ben tartışmasını bir kenara bırakmalıdır. Nasıl ki 1990’lı yıllarda kamu çalışanlarına sendika hakkı aldıysak bugün de emeklilerin sendika hakkını alacağız. Çalışırken güzel olan sokaklar emeklilikte de güzeldir.

RUHUNLA YAŞA

NEFİS, FİZİK AYNI ŞEY,
FİZİĞE TAKILMAK ALDATICIDIR,
KARAÇALIYA TAKILMAK GİBİDİR.
FİZİKTE ÖL, RUHUNLA YAŞA!..
RUHTAN GÖR,
RUHUNLA DUY,
RUHUNLA KONUŞ!.
Nasıl mı?..
Gözünü fiziki hevesler bürümüşse,

“Bu, ruhta ne ya!..” denir.

Kuran’ı Kerim. Sure 32/Ayet 5:
Allah işini gökten yere düzenler. Ruh yere inip çeşitli varlıklarda görünerek gelişir. Sonra sizin saydığınız yıllardan bin yıl kadar süren bir günde O’na çıkar. Yaratma adım adım gelişerek inkişaf eder, hayat çeşitli varlıklarda görünür, ruh olgunlaşır. Sonunda insanlara göre binlerce, milyonlarca yıl sayılan, ama Allah’a göre bir andan ibaret olan bir günde Allah’a yükselir.

İPSALA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

T.C.
İPSALA
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİESAS NO : 2026/178 Esas
KAMULAŞTIRMA İLANI


Davacı Türkiye Elektrik İletim A.Ş Genel Müdürlüğü tarafından açılan “Kamulaştırma (Bedel Tespiti Ve Tescil)” davasında; 18D002990-86 proje numarası ile yer alan 154 kV İpsala- Enez Enerji İletim Hattı projesinin tesisi amacıyla Teiaş Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu’nun 13/05/2020 tarih ve 12-190 sayılı kararı ile kamu yararı kararı alındığı, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nın 03/06/2020 tarih ve 58336634-752.01.01-E.13344 sayılı kararı ile kamu yararı kararı onaylandığından;
Edirne ili, İpsala ilçesi, Koyuntepe Köyü, 188 ada 12 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak; 154 kV İpsala- Enez Enerji İletim Hattı için; TEİAŞ Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu’nun, Kayıtlı taşınmaz üzerinde 353,45 m2.lik irtifak hakkının kamulaştırma bedelinin tespiti ile 2942 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca Türkiye Elektrik İletim A.Ş Genel Müdürlüğü adına tapuda kayıt ve tesciline karar verilmesi davası açılmıştır.
1-Tebligat veya ilan tarihinden itibaren 30 gün içinde kamulaştırma işlemini İdari Yargıdaiptal veya Adli Yargıda maddi hatalara karşı düzeltim davası açabileceklerdir,
2-Husumet Türkiye Elektrik İletim A.Ş Genel Müdürlüğü’ne yöneltilecektir,
3-Kamulaştırma işlemine karşı İdari Yargıda iptal davası açanların, dava açtıklarını ve yürütmenin durdurulması kararı aldıklarını belgelendirmedikleri takdirde, kamulaştırma bedeli üzerinden taşınmaz mal kamulaştırmayı yapan idare adına tescil edilecektir,
4-Mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedeli hak sahibi adına Vakıflar Bankası İpsala Şubesi’ne yatırılacaktır,
5-Konuya ve taşınmazın değerine ilişkin tüm savunma ve delillerin tebliğ tarihinden itibaren mahkemeye yazılı olarak bildirmesi,
Keyfiyet 2942 Sayılı Yasanın (Değişik 4650) 10. maddesi uyarınca duyurulur. 08/01/2026

Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr’de (Basın: 2381263)

İPSALA BELEDİYE BAŞKANLIĞI

ÇOCUK OYUN GRUBU MAL ALIM İŞİ


ÇOCUK OYUN GRUBU MAL ALIM İŞİ mal alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.
 İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:

İhale Kayıt Numarası (İKN):2026/54521
1- İdarenin
1.1. Adı:İPSALA BELEDİYESİ FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ
1.2. Adresi:Saraçilyas Mahallesi Cumhuriye İPSALA/EDİRNE
1.3. Telefon numarası:02846161011
1.4. İhale dokümanının görülebileceği ve indirilebileceği internet sayfası:https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/


2- İhalenin

2.1. Tarih ve Saati:10.02.2026 – 10:00
2.2. Yapılacağı (e-tekliflerin açılacağı) adres:İpsala Belediye Başkanlığı Destek Hizmetleri Müdürlüğü


3- İhale konusu mal alımının

3.1. Adı:ÇOCUK OYUN GRUBU MAL ALIM İŞİ
3.2. Niteliği, türü ve miktarı:2 Adet Orman Serisi Oyun Grubu, 2 Adet Metal İkili Salıncak, 2 Adet Dönerli Salıncak, 2 Adet Çiftli Tahtrevalli, 2 Adet Figürlü Dönence, 2 Adet Yaylı Zıp Zıp çocuk oyun grubu malzemeleri (montaj dahil) alınacaktır.
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
3.3. Yapılacağı/teslim edileceği yer:İpsala Belediyesi İtfaiye Garajı
3.4. Süresi/teslim tarihi:Sözleşmeden sonra 45 gün içerisinde teslimi yapılacaktır.
3.5. İşe başlama tarihi:Sözleşme imzalandıktan 5 gün sonra


4- Katılım ve yeterlik kriterleri:
4.1. Katılım ve yeterlik kriterlerine ilişkin istekliler tarafından e-teklif kapsamında sunulması gereken bilgi ve belgeler ile fiyat dışı unsurlara ilişkin bilgi ve belgelere aşağıda yer verilmiştir:
4.1.1. Teklif mektubu.
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olunduğunu gösteren bilgi ve belgeler:
4.1.2.1. Tüzel kişilerde; isteklilerin yönetimindeki görevliler ile ilgisine göre, ortaklar ve ortaklık oranlarına (halka arz edilen hisseler hariç)/üyelerine/kurucularına ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.2.2. Vekâleten ihaleye katılma halinde vekile ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.3. Geçici teminat.
4.1.4 İsteklinin iş ortaklığı olması halinde iş ortaklığı beyannamesi.
4.1.5. Yerli malı teklif edenler lehine fiyat avantajından yararlanmak isteyen istekliler tarafından sunulacak yerli malı belgesi

4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi, belge veya kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin bilgi, belge veya kriter belirtilmemiştir.



5- Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.

6- İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.

7- İhaleye teklif verecek olanların, EKAP hesabına giriş yaparak ihale dokümanını indirmeleri zorunludur.

8-Teklifler, EKAP üzerinden teklif mektubu ile ihaleye katılım belgesi ve diğer ekler kullanılarak hazırlanacak ve e-imza ile imzalanarak ihale tarih ve saatine kadar EKAP üzerinden gönderilecektir.

9- İstekliler tekliflerini, her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden teklif birim fiyat şeklinde vereceklerdir. İhale sonucunda, üzerine ihale yapılan istekliyle birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.


10- Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.

11- İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.

12- Bu ihalede elektronik eksiltme yapılmayacaktır.

13- Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (Doksan) takvim günüdür.

14- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.

15- Diğer hususlar:


Teklif fiyatı ihale komisyonu tarafından aşırı düşük olarak tespit edilen isteklilerden Kanunun 38 inci maddesine göre açıklama istenecektir.

Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr’de (Basın: 2380273)

Biri 79 yıl hapis cezasıyla aranan 3 hükümlü yakalandı

Olgay GÜLER
Edirne’de haklarında 6 yıl 6 aydan, 79 yıl 6 aya kadar kesinleşmiş hapis cezasıyla aranması bulunan 3 hükümlü, İstanbul ve Edirne’de yapılan operasyonlarda yakalandı.


İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş ve Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlükleri, haklarında arama kararı bulunan 3 hükümlüye yönelik İstanbul’da operasyon gerçekleştirdi. Operasyonlarda haklarında çeşitli suçlardan 79 yıl 6 ay ve 6 Yıl 6 Ay hapis cezasıyla aranması bulunan iki hükümlü İstanbul’da, 20 Yıl 4 Ay 12 Gün hapis cezası ile aranan 1 hükümlüyse Edirne’de yakalandı.


Hükümlüler, emniyetteki işlemlerinin ardından Edirne Adliyesi’ne sevk edildi.

Ali Sipahi’ye son görev

Olgay GÜLER

Edirne’nin tanımış elektronik ustası esnaflarından Ali Sipahi, 71 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Merhum Fehmi ve merhume Sabriye Sipahi’nin oğlu, Hatice Sipahi’nin eşi, Cem Sipahi ve Cenk Sipahi’nin babaları, merhum Çetin Sipahi ve Hayriye Gülbahar’ın kardeşleri Ali Sipahi için bugün Eski Cami’de cenaze töreni düzenlendi. Törende Sipahi ailesini dost ve yakınları yalnız bırakmadı.

Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Ali Sipahi’nin cenazesi Geçkinli Köyü Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Keşan’da emekliler her gün alanlarda!

Keşan ilçesinde son günlerde peş peşe alanlarda bulunan Tüm Emeklilerin Sendikası, alanlarda kurdukları güçlü temasın emeklilerin yalnız olmadığını, örgütlü olduğunda sesinin bastırılamayacağını bir kez daha gösterdiğini bildirdi.

Tüm Emeklilerin Sendikası’ndan yapılan açıklamada, “Sokak nöbetlerimizle, meydanlarda, caddelerde, semt pazarlarında, yaşamın aktığı her yerde emeklilerin sesi olmaya devam ediyoruz” denilerek şunlara yer verildi:.

“Sadece basın açıklamalarıyla değil; sokak röportajlarıyla, bire bir temasla, doğrudan sözümüzle mücadelemizi büyütüyoruz.

Üyelerimiz ve mücadele arkadaşlarımız, emeklilerin yaşadığı gerçekliği sansürsüz, filtresiz ve doğrudan anlatıyor.

Bugün emeklilerin sesi yalnızca sosyal medyada değil; ana akım medya dahil olmak üzere her mecrada görünür hale gelmiştir.

Kameraların önünde konuşanlar artık ‘uzmanlar’ değil, bizzat yoksulluğu yaşayan emeklilerdir.

Geçinemeyen, kira ödeyemeyen, pazardan yarım kilo sebze alan emekliler konuşmaktadır.

Bu sokak nöbetleri; bir bekleyiş değil, bir kabulleniş hiç değildir.

Bu nöbetler; haklarımızı alana kadar sürecek onurlu bir direniştir.

Alanlarda kurduğumuz bu güçlü temas,emeklilerin yalnız olmadığını,örgütlü olduğunda sesinin bastırılamayacağını bir kez daha göstermiştir.

Mecliste görmezden gelenlere, ekranlarda yok sayanlara karşı cevabımız nettir:

Biz buradayız! Her gün alanlardayız! Sokaktayız! Sözümüzü geri çekmiyoruz! Çare biziz. Çare örgütlü gücümüzdür!”

KESK’ten ‘insanca yaşam’ çığlığı!

Olgay GÜLER

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Edirne Şubeler Platformu, insanca yaşam ve ek zam talebiyle iş bırakma eylemi yaptı.

KESK Edirne Şubeler Platformu, 2026’yla birlikte memur ve işçi maaşlarına yapılan zam oranlarına tepki amacıyla iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. İnsanca yaşamın sürdürülebileceği ek zam talebinde bulunulduğu eylem kapsamında Saraçlar Caddesi’nde basın açıklaması  düzenlendi. KESK’e bağlı sendikaların temsilcileri ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisinin katıldığı eylemde, kamu emekçilerinin her geçen gün derinleşen geçim sıkıntısına ve alım gücündeki erimeye dikkat çekildi.

‘AB ÜLKELERİNİN YILLIK ENFLASYONU TÜRKİYE’DE 1 AYDA YAŞANIYOR’

Katılımcılar adına basın açıklamasını okuyan KESK Edirne Şubeler Platformu Sözcüsü Ahmet Acet, TÜİK verilerine göre bile en yüksek enflasyon sıralamasında Türkiye’nin dünya beşinciliğine yükseldiğine dikkat çekerek, “Genel enflasyondan gıdaya, kiradan eğitime enflasyonun her türünde AB ve OECD ülkeleri içinde açık ara birinci sırdayız. AB ülkelerinin yıllık enflasyonu bizde sadece bir ayda yaşanıyor. Buna rağmen her yıl aynı tablo ile karşılaşıyoruz. Maaşlarımız Merkez Bankası’nın hiçbir zaman tutmayan enflasyon tahminine, TÜİK’in sahte verilerine göre arttırılıyor” diye konuştu.

‘MAAŞIN ÇOĞU KİRAYA GİTTİ’

Maaş artışlarının gerçeği yansıtmadığını söyleyen Acet, “En son 5 Ocak’ta açıklanan TÜİK verilerine göre maaşlarımız Ocak ayından itibaren yüzde 18,60 aratacak. Ama bununun içinde enflasyon farkı da var. Yani her defasında yaptıkları şeyi tekrar ediyorlar. Yaşadığımız gerçek enflasyonun yarısına denk gelmeyen verileri altışar aylık dilimler halinde enflasyon farkı, maaş zammı diye yutturuyorlar. Dolayısıyla gerçek tablo şudur: Kamu emekçileri olarak 2026’ya taban aylıklarımıza yapılacak bin TL seyyanen artış dâhil ortalama yüzde 12,5 maaş zammı ile girdik. Buna karşın 1 Ocak’tan itibaren toplu taşımadan, sağlıkta katılım paylarına, muayene ücretlerinden köprü ve otoyol geçiş ücretlerine kadar her kaleme bizim maaşlarımıza yapılan artışın en az iki katı kadar zam yapıldı. Kiralara maaş artışımızın neredeyse 3 katı,  %35 zam yapıldı.  Tablo çok net: Aralıkta 55 bin lira maaş alan bir memur, 25 bin lira kira ödüyordu. Ocak’ta maaşı enflasyon farkı dâhil 66 bin lira oldu. Ama kirası 33 bin 720 liraya çıktı. Yani maaş zammı diye verilenin çoğu kiraya gitti.  Kalanı ise adaletsiz gelir vergisi dilimleri ile lime lime edilecek.  Cebimize girmeden vergiye gidecek, buharlaşacak” diye konuştu. 

‘GÜNDEN GÜNE DAHA FAZLA YOKSULLAŞIYORUZ’

Toplu sözleşme sürecini ve sendikal yapıları da eleştiren Acet, “Bu tablo ile ilk defa karşılaşmıyoruz. ‘Toplu sözleşme’ adı altında her seferinde sergilenen danışıklı dövüş oyunlarının faturası daha fazla yoksulluk, daha fazla güvencesizlik olarak bizlere kesiliyor. Öte yandan bu tablo sadece iktidarın eseri değildir. Bu tabloda yıllardır bir sendikadan öte iktidarın memur kolları gibi faaliyet yürütenlerin de önemli payı vardır.  Hatırlayalım, yandaş konfederasyon sözcüleri daha bu Ağustos’ta KESK olarak bizim en başından beri söylediğimiz şeyleri tekrar ettiler mi? ‘Hakem Kurulu işverenin noterine dönüşmüştür. Bu kuruldan memurların lehine bir şey çıkmaz’ dediler mi? Bu nedenle Hakeme başvurmayacaklarını açıkladılar mı? Ama ne yaptılar? Sözlerini unutup, çağrılır çağrılmaz nefesi Hakem Kurulu toplantısında aldılar. Süreci parlamentodaki bütçe görüşmelerine kadar sürdürme, o zamana kadar tüm kamu emekçilerinin ortak talepleri için hep birlikte mücadele etme çağrılarımıza kulak tıkadılar. İşverenin noteri dedikleri Hakem Kurulu toplantısına katıldılar. İş işten geçtikten sonra da kalkıp ‘biz oy kullanmadık’  diyerek kendilerini aklamaya çalıştılar.  Tüm bunlar nafile çabalardır. Hepimiz biliyoruz ki bugün içinde bulunduğumuz tablo iktidar, yandaş konfederasyonlar ve Hakem Kurulundan oluşan ittifakın ortak eseridir. Bizler hangi sendikanın üyesi olursak olalım günden güne daha fazla yoksullaşırken iktidar sözcüleri bozuk bir plak gibi aynı nakaratı tekrarlayıp duruyorlar.  ‘İşçimizi, memurumuzu, emeklimizi enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz’ diyorlar. ‘Eski Türkiye devri bitti. Yeni Türkiye dönemine geçtik’ diyorlar. Oysa bu ülkenin emeği ile geçinen tüm kesimleri gibi bizler de eski günlerimizi arar hale geldik” ifadelerini kullandı.

GERÇEK TOPLU PAZARLIK MASASI ÇAĞRISI

Acet, KESK olarak en geç Haziran ayına kadar gerçek bir toplu pazarlık masası kurulmasını istediklerini dile getirerek, “Biz kapıkulu değiliz. Biz kamu emekçisiyiz. Tüm baskılara karşı emeğimizin ve irademizin değersizleştirilmesine dur demenin zamanıdır. İşte bunun için; En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmasını, kira, kreş ve yol desteği istiyoruz. Maaşlarımızda hemen şimdi, Ocak ayından itibaren ek %20 artış yapılmasını istiyoruz. 2023 Temmuzdan itibaren hayata geçirilen “İlave seyyanen ödeneğin taban maaşlarımıza yansıtılmasını istiyoruz. Verilen sözlerin gereğinin yerine getirilmesini istiyoruz. Tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge, ilave seyyanen ödenek tutarının mevcut emekli aylıklarına eklenmesini, mülakatın kaldırılmasını istiyoruz. Haziran ayına kadar 4688 sayılı yasa başta olmak üzere mevcut mevzuatın Grevli Toplu Pazarlık hakkımızın önündeki engellerin kaldırılması başta olmak üzere evrensel sendikal normlarla uyumlu hale getirilmesini istiyoruz. En geç Haziran ayı sonunda gerçek bir toplu pazarlık masası kurulmasını istiyoruz” dedi.

Ulus’ta bir devir kapandı!

Olgay GÜLER

Ulus Pazarı Esnaf Kooperatifi (UPEK) Başkanı Barış Atkoşan, kentte 22 yıldan bu yana Dilaverbey Mahallesi’ndeki alanda hizmet veren pazarın, 16 Ocak Cuma gününden itibaren kurulmayacağını belirterek, alternatif yer için Edirne Belediyesi işbirliğiyle çalışmalarının sürdüğünü söyledi.

Kentte 2003 yılından bu yana Dilaverbey Mahallesi’nin 25 Kasım Stadı arkasındaki alanda hizmet veren Ulus Pazarı, artık bu noktada açılmayacak. Kasım ayında, Edirne Belediyesi’nin yönetmeliğe aykırı durumlar nedeniyle kapattığı, daha sonra mahkeme kararıyla açılan alan artık Pazar yeri olarak kullanılmayacak. Edirne Belediyesi’nin borçlarına karşılık SGK’ya devretmeye hazırlandığı alanla ilgili UPEK Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Barış Atkoşan son kez Belediye Başkanı Filiz Gencan’la görüştü. Görüşmede, UPEK yönetiminin alanı tamamen boşaltma kararı çıkarken, alternatif yer için de birlikte çalışma sözü verildi.

‘ARTIK PAZAR BU ALANDA KURULMAYACAK’

Konuyla ilgili açıklama yapan UPEK Yönetim Kurulu Başkanı Atkoşan, “16 Ocak 2026 Cuma günü itibariyle Edirne Ulus pazarımız kurulmayacak, mevcut bulunduğu, kurulduğu alana. Biliyorsunuz uzun zamandan beri Edirne Belediyesi’nin SGK borcu karşılığında SGK’ya bu alanı devri söz konusuydu. Artık bu süreçte de sona gelindi. İmza aşamasına gelindi. SGK’nın da bu alanı boş olarak istediğini biliyoruz belediyemizden. Dolayısıyla bir alternatif yer çalışmamız devam ediyor. Bununla ilgili de gelişmeler oldukça hem basınımızla hem esnafımızla paylaşacağız. Şu andaki durum bundan ibaret” dedi. 

‘ALTERNATİF YERLE İLGİLİ ÇALIŞMALARI YAPIYORUZ’

Atkoşan, 22 yıldan bu yana Edirne’de hizmet verdikleri için, alternatif yer bularak kentteki faaliyetlerine devam etmek istediklerini belirterek, “Biz 22 yıldan beri Edirne’deyiz. Edirne halkıyla özdeşleştik. Edirne’yi çok seviyoruz. Bulgar müşterilerin 22 yıldan beri burada çok ciddi ilgisiyle karşı karşıyayız. Dolayısıyla Edirne Ulus Pazarı, Edirne’nin önemli bir markasıdır. Bizim buradaki en önemli amaçlarımızdan bir tanesi yine bu alternatif yerle ilgili Edirne’de devam etmek. Yani bizim şu an itibariyle düşüncemiz bu yönde. Bakalım zaman ne gösterecek? Süreç ne gösterecek? Ona göre hem kamuoyunu, hem de esnaflarımızı bu noktada bilgilendireceğiz. Alternatif yerle ilgili de çalışmayı yapıyoruz. Neresi olduğunu bu noktada paylaşmak çok uygun değil. Onu ilerleyen süreçte bir netlik olduğu zaman mutlaka açıklayacağız. Belediyeyle görüşüyoruz. Olumlu yaklaştılar. Filiz başkanımıza az önce de görüştük konuyla ilgili. Ondan sonra buraya geldik bu açıklamayı yapmak üzere. Belediyemiz de aynı noktada. Yani alternatiflerle ilgili çalışmayı yapacağız. Sizleri de bilgilendireceğiz gelişmelerle ilgili” diye konuştu.

‘MAHKEMENİN BİR ANLAMI KALMADI’

Pazarın SGK’ya devriyle birlikte, belediyeyle aralarındaki mahkeme sürecinin de bir anlamı kalmadığını anlatan Atkoşan, “Bu süreçte mahkemenin çok bir anlamı da kalmadı artık. Çünkü burada dediğim gibi bir kamu yararını da gözetmek gerekiyor. Bu da tabii ki son derece önemli. Edirne Belediyesi’nin de bu yükten kurtulmak için elinde başka bir alternatifi yok. Onların da SGK’ya teklif ettiği yerler noktasında kabul gören yer burası. Bunu da tabii ki göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bu noktada ben daha önce de ifade etmiştim. Bizim bu noktada belediyenin almış olduğu bu karara da saygılıyız” şeklinde konuştu.

Altcoin’ler ve NFT’lerin Geleceği Var mı? Tekrar Yükselir mi?

Kripto piyasası, 2021’deki altın çağını geride bıraktı. O dönemde altcoinler astronomik yükselişler gösterdi, NFT’ler milyonlarca dolara satıldı ve herkes kripto milyarder olma hayali kurdu. Ancak 2022-2023 ayı piyasası, gerçekliği acımasızca hatırlattı. Binlerce altcoin değerinin yüzde 90’ından fazlasını kaybetti. NFT koleksiyonları, bir zamanlar yüzbinlerce dolara satılırken şimdi taban fiyatları sıfıra yaklaştı. Yatırımcılar, altcoinler ve NFT’lerin tekrar yükselip yükselmeyeceğini merak ediyor.

Altcoin Piyasasının Mevcut Durumu

Altcoin terimi, Bitcoin dışındaki tüm kripto paraları kapsıyor. Ethereum, Solana, Cardano gibi büyük projeleri de, hiç duymadığınız binlerce küçük tokeni de içeriyor. Piyasada 20 binden fazla altcoin bulunuyor ancak bunların çoğu ölü veya kullanılmıyor.

CoinGecko verilerine göre, takip edilen kripto paraların yüzde 50’sinden fazlası başarısız oldu. Sadece 2025 yılında 11 milyon token çöktü. Bu rakamlar, altcoin piyasasının ne kadar riskli olduğunu gösteriyor. Çoğu proje, gerçek değer yaratmadan spekülatif balonlar oluşturuyor.

Ancak tüm altcoinleri aynı kefeye koymak yanlış. Ethereum, Layer 1 ve Layer 2 projeleri, DeFi tokenleri ve gerçek kullanım senaryolarına sahip projeler, farklı kategori. Bu projeler, teknolojiyi geliştiriyor ve kripto altyapısını güçlendiriyor. Kripto para analiz uzmanları, kaliteli altcoinlerin uzun vadeli potansiyel taşıdığını savunuyor.

Kaliteli Altcoinler Hayatta Kalacak

Altcoin piyasası, konsolidasyon sürecinde. Zayıf projeler ölüyor, güçlü olanlar büyüyor. Bu doğal seçilim, sektörü olgunlaştırıyor. Gelecekte, gerçek değer yaratan az sayıda altcoin hakimiyet kuracak.

Ethereum, akıllı sözleşme platformları arasında lider konumunu koruyor. Solana, yüksek hız ve düşük ücretlerle öne çıkıyor. Arbitrum ve Optimism gibi Layer 2 çözümleri, ölçeklenebilirlik sağlıyor. Chainlink, oracle hizmetleriyle vazgeçilmez altyapı. Bu tür projeler, kripto ekosistemin temel taşları.

DeFi tokenleri, gerçek kullanım değeri sunuyor. Uniswap, Aave, Compound gibi protokoller, milyarlarca dolarlık işlem hacmi görüyor. Kullanıcılar, bu platformları borç verme, takas ve likidite sağlama için aktif olarak kullanıyor. Kullanım olan yerde değer var.

Ancak meme coinler, pump and dump tokenleri ve kullanım değeri olmayan projeler için gelecek karanlık. Bu kategorideki binlerce altcoin, sıfıra gidecek ve bir daha yükelmeyecek. Yatırımcılar, kaliteyi çöpten ayırmayı öğrenmeli.

NFT Piyasası Çöktü mü Yoksa Dönüşüyor mu?

NFT’ler, 2021’de çılgın bir hype yaşadı. Bored Ape Yacht Club, CryptoPunks ve diğer koleksiyonlar, yüzbinlerce dolara satıldı. Ünlüler, NFT satın alıyor ve sosyal medyada paylaşıyordu. Herkes, NFT’lerin geleceğin dijital sanatı olduğunu düşünüyordu.

Ancak balon patladı. NFT işlem hacmi, zirveden yüzde 95’in üzerinde düştü. Çoğu koleksiyonun taban fiyatı, mint fiyatının altına indi. Bir zamanlar 500 bin dolara satılan NFT’ler, şimdi birkaç bin dolar değerinde. Piyasa, acı gerçeklikle yüzleşti.

NFT haberleri takip edildiğinde, piyasanın ölmediği ancak dönüştüğü görülüyor. Profil fotoğrafı NFT’lerinin çoğu değersiz ama teknoloji yaşıyor. Tokenizasyon, oyun içi varlıklar, dijital kimlik ve gerçek dünya varlık tokenizasyonu gibi kullanım alanları gelişiyor.

NFT Teknolojisinin Gerçek Kullanımları

NFT’ler, sadece maymun resimleri değil. Altta yatan teknoloji, dijital sahipliği kanıtlamak için güçlü araç. Bu teknoloji, birçok sektörde devrim yaratabilir.

Gayrimenkul tokenizasyonu, büyük potansiyel taşıyor. Ev, arsa veya ticari mülklerin NFT olarak tokenize edilmesi, mülkiyet devri ve yatırımı kolaylaştırıyor. Fraksiyonel sahiplik, küçük yatırımcıların pahalı varlıklara erişimini sağlıyor.

Oyun sektöründe NFT’ler anlamlı rol oynayabiliyor. Oyun içi varlıkların gerçek sahipliği, oyuncular için değer yaratıyor. Silah, karakter veya arazi NFT’si olarak alınıp satılabiliyor. Play-to-earn modelleri, gelir fırsatı sunuyor.

Müzik ve fikri mülkiyet hakları, NFT’lerle tokenize ediliyor. Sanatçılar, eserlerinin sahipliğini NFT olarak satıyor ve telif gelirlerinden pay alıyor. Bu model, aracıları ortadan kaldırıyor ve yaratıcıları güçlendiriyor.

Dijital kimlik ve sertifikalar, NFT teknolojisiyle güvence altına alınabiliyor. Diploma, sertifika veya üyelik kartları, taklit edilemez NFT olarak saklanabiliyor. Bu, dolandırıcılığı önlüyor ve doğrulamayı kolaylaştırıyor.

Düzenleyici Netlik Gerekiyor

Altcoin ve NFT piyasalarının geleceği, düzenleyici ortama bağlı. ABD, Avrupa ve Asya’da kripto düzenlemeleri netleşiyor. Net kurallar, kurumsal yatırımcıların piyasaya girmesini sağlayacak.

Trump yönetiminin kripto dostu tutumu, sektöre olumlu rüzgar veriyor. SEC’in yaklaşımı yumuşadı ve yeni düzenlemeler hazırlanıyor. Düzenleyici belirsizlik azaldıkça, meşru projeler büyüme fırsatı buluyor.

Ancak düzenlemeler, kalitesiz projeleri ve dolandırıcılıkları temizleyebilir. Bu, kısa vadede acı verici ama uzun vadede sağlıklı. Yatırımcı koruması arttıkça, güven yeniden inşa edilebilir.

Kurumsal İlgi Geri Dönecek mi?

2021 boğa piyasasında, kurumsal yatırımcılar altcoin ve NFT’lere ilgi gösterdi. Hedge fonlar, NFT koleksiyonları aldı. Şirketler, DeFi tokenlerine yatırım yaptı. Ancak çöküş sonrası, bu ilgi büyük ölçüde kayboldu.

Kurumsal ilginin geri dönmesi için, sürdürülebilir iş modelleri ve gerçek değer yaratma gerekiyor. Spekülatif balonlar yerine, kullanım bazlı büyüme görmek istiyorlar. Tokenizasyon ve DeFi, bu kriterleri karşılayabilir.

Büyük varlık yönetim şirketleri, tokenize varlıklara bakıyor. BlackRock, Fidelity ve diğerleri, blokzincir tabanlı ürünler geliştiriyor. Bu trend, NFT teknolojisine ve belirli altcoinlere talep yaratabilir.

Gelecek İçin Gerçekçi Beklentiler

Altcoin ve NFT piyasalarının 2021 seviyelerine dönmesi, kısa vadede pek olası görünmüyor. O dönem, aşırı spekülatif ve sürdürülemez balondu. Ancak bu, teknolojilerin öldüğü anlamına gelmiyor.

Kaliteli altcoinler, uzun vadede değer kazanabilir. Gerçek kullanım senaryoları olan, güçlü ekiplere sahip ve sürekli gelişen projeler, hayatta kalacak. Yatırımcılar, temel analiz yapmalı ve hype’a kapılmamalı.

NFT teknolojisi, farklı formlarda geri dönecek. Profil fotoğrafı çılgınlığı bitmiş olabilir ama tokenizasyon devam edecek. Gerçek dünya varlıkları, oyun öğeleri ve dijital kimlik, NFT’lerin geleceği.

Kriptohayat.com gibi platformlarda güncel gelişmeleri takip etmek, yatırımcılar için önemli. Piyasa hızla değişiyor ve bilgi sahibi olmak, başarı için kritik. Altcoin ve NFT’lerin geleceği var ama aynı şekilde değil. Dönüşüm ve olgunlaşma süreci devam ediyor.