Edirne Belediyesi’nce çocukların afet bilincini küçük yaşta kazanmasına, ailelerinin de olası durumlara karşı hazırlıklı olmasına katkı sağlamak amacıyla düzenlenen “Aile-Çocuk Temel Afet Farkındalık Eğitimi” Hasan Ali Yücel Çocuk Müzesi’nde gerçekleştirildi. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan eğitime katılan çocuklar ve aileleriyle biraraya geldi.
Edirne Belediye Başkanlığı’nca sosyal medya hesabından gerçekleştirilen paylaşımda şunlara yer verildi:
“Hasan Ali Yücel Çocuk Müzemizde düzenlediğimiz Aile-Çocuk Temel Afet Farkındalık Eğitimi’nde çocuklarımız ve aileleriyle bir araya geldik.
Eğitimde; afet anında doğru davranış, güvenli tahliye, temel ilk yardım ve aile dayanışması konularını ele aldık. Çocuklarımızın afet bilincini erken yaşta kazanması, ailelerimizin de olası afetlere karşı hazırlıklı olması için temel bilgiler paylaştık.
Eğitimin gerçekleşmesine katkı sunan tüm kurumlarımıza, paydaşlarımıza, eğitmenlerimize ve katılan ailelerimize teşekkür ediyoruz.”
BAŞKAN GENCAN’DAN ZİYARET
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan eğitime katılan çocuklar ve aileleriyle biraraya geldi.
Başkan Gencan ziyaretle ilgili paylaşımında şunlara yer verdi:
Hasan Ali Yücel Çocuk Müzemizde düzenlediğimiz Aile-Çocuk Temel Afet Farkındalık Eğitimi’nde çocuklarımız ve ailelerimizle bir araya geldik.
Afetlere karşı doğru davranış ve hazırlık konusunda çocuklarımızın ve ailelerimizin bilinçlenmesine katkı sağlayan eğitimimizde emeği geçen tüm kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve eğitmenlerimize teşekkür ediyorum.
Edirne’nin İpsala ilçesine bağlı Sultanköy’de çıkan yangında yaklaşık 10 bin saman balyası kullanılamaz hale geldi.
İlçeye bağlı Sultanköy’deki boş bir arazide bulunan saman balyaları alev aldı. İhbar üzerine olay yerine jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında yaklaşık 10 bin saman balyası yandı.
Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.
Trakya Bölge Veteriner Hekimler Odası tarafından gerçekleştirilen 20’nci Olağan Genel Kurul’da mevcut başkan Polat Türkoğlu, tek aday olarak girdiği seçimlerin ardından yeniden başkanlığa seçildi.
Trakya Bölge Veteriner Hekimler Odası’nın 20’nci Olağan Genel Kurulu, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) hizmet binasında Cumartesi ve Pazar günleri gerçekleştirildi. Cumartesi günü başlayan genel kurula genel kurula; Trakya Bölge Veteriner Hekimler Odası Başkanı Polat Türkoğlu, Veteriner Hekim-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ali Şen, Edirne Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Veteriner Hekim Arif Hikmet Akbay ve çok sayıda oda üyesi veteriner hekim katıldı. Genel kurulda divan başkanlığını Edirne Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Veteriner Hekim Arif Hikmet Akbay yaparken, divan üyeliklerini Veteriner Hekim İsmail Bora Yavuz ile Levent Bilici üstlendi.
‘TEMEL ANLAYIŞIMIZ ‘BİZ OLMAK’ OLDU’
Genel kurulda konuşan Oda Başkanı Polat Türkoğlu, mesleğin ortak kimliği ve dayanışmanın önemine vurgu yaparak, “Birlikte dört yıldır yorulmadan, beraberliğimizi artırmaya çalışıyor, daha güçlü temsil için mücadele ediyoruz. Farklı düşüncelerimiz olabilir, farklı çalışma alanlarımız, farklı beklentilerimiz olabilir. Kamuda, özel sektörde, kliniklerde, akademide, ilaç sektöründe çalışıyor olabiliriz. Ama hepimizin ortak bir kimliği var. Bizler veteriner hekimleriz. Ve biliyoruz ki mesleğin sorunlarını bireysel olarak çözmek mümkün değildir. Bugün bir meslektaşımızın sorunu, yarın hepimizin sorunu olabilir. Bu nedenle oda olarak temel anlayışımız her zaman ‘biz’ olmak olmuştur. Her zaman biz dedik. Birlik dedik, meslek dedik. Güçlü bir oda, güçlü bir meslektaş örgütü ancak üyelerinin birbirine sahip çıkmasıyla mümkündür. Tam da bu anlayışla tüm meslektaşlarımıza sahip çıktık. İyi günlerinde, kötü günlerinde yanlarında olduk. Göreve geldiğimiz günden itibaren sadece rutin işleri yapan bir oda anlayışından çıkarak sorumluluk alan, önceden gören, gerektiğinde müdahale eden ve çözüm üreten bir oda olduk. Çağın gereklerini takip ederek odamıza ulaşılabilirliği artırmak amacıyla teknolojik altyapımızı kurarak, ülkemizde bir ilk olan dijital oda merkezimizi faaliyete geçirdik” dedi.
‘MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ’
Hayvan sağlığı, halk sağlığı, gıda güvenliği ve hayvansal üretim açısından Trakya’nın ülke için taşıdığı öneme vurgu yapan Türkoğlu, “Bu nedenle bölgemizin sorunlarını gündeme getirmeye, çözümün bir parçası olmaya ve karar vericilerle iletişimimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Bunu yaparken hiçbir siyasi düşüncenin, kişisel hesabın değil, mesleğimizin ve meslektaşlarımızın çıkarlarının yanında olacağız. Önümüzdeki dönemde de hedeflerimiz açık. Daha güçlü dayanışma, daha güçlü mesleki temsil, daha güçlü hak mücadelesi, daha fazla iletişim ve en önemlisi meslektaşının daha fazla yanında olan bir oda. Biz unvanları bir makam olarak değil, bir emanet olarak kabul ediyoruz. Bu nedenle sizleri dinleyeceğiz. Eleştirileri kabul edeceğiz. Geliştirerek, daha önce olduğu gibi mücadeleye devam edeceğiz. Bugün sizlerden sadece mesleki bir destek istemiyorum. Birlik olmamızı, dayanışmamızı artırmanızı, mesleğinize ve birbirinize sahip çıkmanızı istiyorum. Gelin, mesleğimizin ortak paydasında daha güçlü birleşelim. Veteriner hekim güçlü olursa hayvan sağlığı güçlü olur. Toplum sağlığı güçlü olur. Ve nihayetinde ülkemiz güçlü olur” diye konuştu.
‘BİRLİKTE DAHA GÜÇLENECEĞİMİZE İNANIYORUZ’
Veteriner Hekim-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ali Şen de, mesleki mücadeleye vurgu yaparak, “Bugün burada mesleğimizin geleceğini konuşmak, mücadelemizi güçlendirmek ve mesleğimizi hak ettiği yere taşımak için bir aradayız. Hepimizin ortak derdi belli: Özlük haklarımız, istihdam, artan maliyetler ve mesleğimizin toplumdaki itibarının korunması. Veteriner Hekim-Sen olarak sahada biz de aynı mücadeleyi veriyoruz. Ortak amacımız, veteriner hekimlerin hak ettiği değeri kazanmasıdır. Kurulduğumuz günden beri tüm üyelerimize, mesleğimizin çatı örgütü olan odalarımıza üye olmaları konusunda telkinde bulunuyor ve birlikte daha da güçleneceğimize inanıyoruz. Yeni yönetimden beklentimiz; daha fazla dayanışma, genç meslektaşlarımıza daha fazla destek ve sahadan gelen sesi daha gür duyurmalarıdır. Biz de Veteriner Hekim-Sen olarak bu hedefler doğrultusunda üzerimize düşen sorumluluğu almaya hazırız” şeklinde konuştu.
Odanın yönetim kurulu seçimleriyse Pazar günü gerçekleştirildi. Yönetime tek listeyle aday olan mevcut başkan Polat Türkoğlu, Trakya Bölge Veteriner Hekimler Odası’nda yeniden başkanlığa seçildi. Türkoğlu’nun yönetim listesi şu isimlerden oluştu:
Yönetim kurulu (asil):
Polat Türkoğlu, Buse Özyıldırım, Yener Eker, Kemal Çokal, Erkan Çakır
Yönetim kurulu (yedek):
İsmail Çelebi, Murat İlimen, Mehmet Taha Akyol, Buse Çavdar, Nejdet Sarıçiçek
Haysiyet Divanı (asil):
Tuncay Tuncer, Gizem Okan, Orçun Cannazik, Serdar Uygun, Murat Özbaş
Haysiyet Divanı (yedek):
Selime Dodurka, Güneş Tunalı
Denetleme Kurulu (asil):
Ahmet Sezer, Abdullah Muslu
Denetleme Kurulu (yedek):
Gökhan Durukan, İbrahim Tunaç
Kongre delegeleri (asil):
Ali Sevinç, Gürhan Aygun, İbrahim Köroğlu, Fatih Barutçu, Harun Balkan, Emir Ayaz, Mert Günel, İbrahim Kubilay Yıldız
Kongre delegeleri (yedek):
Mustafa Karataş, Caner Çakır, Tolga Çetinkaya, Ahmet Karabıyık, Vehbi Can Ataç, Ayhan Akkoyun, Ahmet Terzi, Tuana Okay
Ahilik Haftası’nın başlaması dolayısıyla bugün saat 11.00′ de esnaf temsilcileri ve ilgili kurum temsilcileri 25 Kasım Stadyumu önünden Atatürk Anıtı’na gerçekleştireceği yürüyüşle esnafı selamlayarak Ahilik Haftası’na davet edecek. Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunularak, İstiklal Marşı okunacak..
Ticaret İl Müdürlüğü ve Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ile Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi tarafından yarın saat 11.00′ de Edirne Küçük Sanayi Sitesi Keyif Düğün Salonu’nda Şed Kuşanma programı düzenlenecek.
Saygı duruşu, İstiklal Marşı ve konuşmalar ile başlayacak olan program Yılın Ahisi’nin özgeçmişinin okunması ve Şed kuşatılması, kalfasına ve çırağına ödüllerinin verilmesinin ardından Ahilik pilavının ikramı ile son bulacak.
16 Eylül 2026 Çarşamba günü Edirne Ticaret İl Müdürlüğü, Esnaf Odaları Birliği Başkanlığı ve Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanlığı yetkilileri ve ilin Ahisinden oluşan Heyet tarafından kentteki esnaf ziyaret edilecek.
17 Eylül 2026 Perşembe günü Ticaret İl Müdür V. Mustafa Kurt ve Trakya Üniversitesi Balkan Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof.Dr.Ahmet Günşen’in konuşmacı olarak katılacağı Radyo/TV de “Ahiliğin Dünü ve Günümüze Yansımaları” ile ilgili program düzenlenecek.
Ahilik Haftası etkinlikleri 18 Eylül 2026 Cuma günü Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarafından Üç Şerefeli Cami’nde Mevlit okutulmasıyla sona erecek.
AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla kutlama mesajı yayımladı.
Yeni eğitim yılının tüm öğrencilere, öğretmenlere ve velilere hayırlı olmasını dileyen İba, çocukların ve gençlerin Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek en önemli güç olduğunu vurguladı.
Yeni bir eğitim öğretim yılının heyecanını hep birlikte yaşadıklarını belirten İba, öğrencilerin uzun bir eğitim maratonuna başlayacağını ifade etti.
Eğitimin yalnızca akademik başarıdan ibaret olmadığını dile getiren İba, çocukların milli ve manevi değerlerle donanmış, özgüvenli ve geleceğe umutla bakan bireyler olarak yetişmesinin büyük önem taşıdığını söyledi.
2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasının heyecanını ve mutluluğunu hep birlikte yaşadıklarını aktaran İba, “Başta geleceğimizin teminatı sevgili öğrencilerimiz olmak üzere, onların yetişmesinde büyük emek veren kıymetli öğretmenlerimize ve her zaman çocuklarının yanında olan değerli velilerimize yeni eğitim yılında başarılar diliyorum.” dedi.
Öğrencilerin Türkiye’nin geleceğinde önemli bir rol üstleneceğine dikkat çeken İba, çocukların hayallerinin ülkenin yarınlarına ışık tuttuğunu belirtti.
Çocukların her bir başarısının, ülkenin geleceğine atılmış güçlü bir adım olduğunu belirten İba, “Onların hayallerine inanıyor, kendilerine güveniyor ve başarılarıyla gurur duyuyoruz” diye konuştu..
Eğitim camiasına yeni dönemde kolaylık ve başarı temennisinde bulunan İba, “Yeni eğitim öğretim yılının öğrencilerimize bilgi, başarı ve güzel dostluklar; öğretmenlerimize kolaylık ve mutluluk; velilerimize ise huzur getirmesini temenni ediyorum. Tüm öğrencilerimize başarılar diliyor, 2026-2027 eğitim öğretim yılının Edirne’miz ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum.” ifadelerine yer verdi.
Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Yardımcısı İlter Alkan’ın dijital tasarımlarından oluşan “Digital Expressions 2” kişisel afiş sergisi, 19 Eylül Cumartesi günü Osman İnci Müzesi’nde sanatseverlerle buluşacak.
Edirne’de sanat etkinliklerine ev sahipliği yapan Osman İnci Müzesi, yeni bir sergiye daha kapılarını açıyor. İlter Alkan’ın “Digital Expressions 2” adlı kişisel afiş sergisi, 19 Eylül Cumartesi günü saat 17.00’de düzenlenecek açılışla ziyaretçilerini ağırlamaya başlayacak.
Dijital tasarım çalışmalarının yer aldığı serginin açılışında, Dr. Öğr. Üyesi İlter Alkan ile Prof. Dr. Osman İnci konuşma yapacak. Açılış programının ardından kokteyl gerçekleştirilecek.
“Digital Expressions 2”, Osman İnci Müzesi’nin Karaağaç Mahallesi, Beyazıt Sansı Sokak No:18’deki adresinde sanatseverlerin ziyaretine sunulacak. Sergi, 4 Ekim 2026 tarihine kadar açık kalacak.
Hayat Satranç Spor Kulübü, kuruluşunun 3. yılı dolayısıyla Millet Bahçesi’nde kulüp içi satranç şenliği düzenledi. Sporcular ve ailelerinin katıldığı etkinlikte, keyifli ve rekabet dolu anlar yaşandı.
Turnuva, kulübün Spor Koordinatörü, Antrenörü ve Satranç Hakemi Nilgün Topçu tarafından yönetildi. Kulüp Başkanı Nurten Külhan da sporculara destek verdi.
Genel sıralamanın yanı sıra 10 yaş ve altı, 8 yaş ve altı ile minikler kategorilerinde dereceye giren sporculara kupa ve madalyaları takdim edildi. Etkinliğe katılan tüm sporculara madalya verilirken, Edirneli yazar Umut Çalışan’ın imzalı “Sıradaki Hayalet” kitabı hediye edildi.
Kulüp yöneticileri, çocukların sosyal, kültürel ve sportif gelişimlerini desteklemeye devam edeceklerini belirterek sporculara, velilere ve katkı sunanlara teşekkür etti.
Kırklareli’nin Pehlivanköy ilçesinde bu yıl 116’ncısı düzenlenen ve geçtiğimiz Perşembe kapılarını açan Pavli Panayırı, renkli görüntüler eşliğinde binlerce ziyaretçiyi ağırladı.
Pehlivanköy ilçesinde düzenlenen Türkiye’nin en eski panayırlarından biri olan Sonbahar Hayvan ve Emtia Panayırı, bilinen adıyla ‘Pavli Panayırı’ 116’ncı kez kapılarını açtı. İlçede 10-13 Eylül tarihleri arasında sürecek panayırın açılış töreni Perşembe günü Zübeyde Hanım Meydanı’nda gerçekleştirildi. Törene; Kırklareli Valisi Uğur Turan, AK Parti Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam, Kırklareli Belediye Başkanı Derya Bulut, Pehlivanköy Belediye Başkanı Gündüz Hoşgör, diğer ilçe belediye başkanları ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan panayırın açılış töreninde mehter takımı, halk oyunları ve bando ekipleri gösteri sundu.
‘İLGİNİN HER GEÇEN YIL ARTMASI BİZLERİ ONURLANDIRIYOR’
Açılış programındaki konuşmasında panayırın bölge halkının günlük yaşamında önemli bir yer aldığını söyleyen Pehlivanköy Belediye Başkanı Hoşgör, “Her geçen yıl hem esnaf sayısı, hem katılımcı sayısının artması bizleri ve Pehlivanköy’ü onurlandırmaktadır. Bölgemizde birçok panayır, kimliğini kaybetmiş, festival formuna dönmüş. Bizler, bu panayırı kültürümüzün dokusunu ve yapısını bozmadan bir sonraki nesle taşımış olmanın haklı gururunu yaşıyoruz” dedi.
Pavali Panayırı’nın sürekliliğini hiçbir zaman kaybetmediğine dikkat çeken AK Parti Kırklareli Milletvekili Gökhan Sarıçam ise, “Kültürü yaşatmak, sonraki nesillere aktarmak, şu anda yaşayanların birinci görevidir. Bu görevi hakkıyla yerine getirmek, günün şartlarına göre uyarlamak, günün imkanlarıyla daha konforlu ve daha güvenli hale getirmek de, oradaki yöneticilerin görevidir. Bundan sonraki süreçte her zaman Pehlivanköy’ümüzün ve tüm ilçelerimizin, beldelerimizin Atatürk’e, milletine, devletine bağlı birer fert olan Trakya insanına layık ortamlar olması için ve onların en modern, en medeni şekilde yaşaması için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz ve bunu kendimiz için her zaman birinci öncelik ve görev olarak ediniyoruz” diye konuştu.
‘KÜLTÜREL MİRASI VE GELENEKLERİ YAŞATAN BİR ETKİNLİK’
Pavli Panayırı’nın Türkiye’nin en eski, Trakya’nın ayakta kalan tek panayırı olma özelliğini taşıdığını belirten Kırklareli Valisi Uğur Turan, “Bugün Pavli Panayırı kültürel mirasımızı yaşatan, geleneklerimizi gelecek nesillere aktaran, aynı zamanda bölge ekonomisine katkı sağlayan bir etkinlik olarak önemini koruyor. Panayırımızda yöresel lezzetler, el sanatları, halk oyunları ve konserler gibi etkinliklerle, kültürel zenginliğimizi sergilenirken modern eğlence alanları ve lunaparklar ziyaretçilerimize keyifli vakit geçirme imkanı sunuyor. Pavli Panayırı ayrıca esnafımıza ve üreticilerimize ekonomik canlılık kazandırarak Pehlivanköy ve çevre ilçelerimizin tanıtımına da önemli katkı sağlamaktadır. Pavli Panayırı, birlik ve beraberliğimizin, kültürel değerlerimizi yaşatma azmimizin ve toplumsal dayanışmamızın simgesidir. Hep birlikte geçmişten bugüne taşıdığımız bu geleneği, gelecek nesillere aktarmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
RÖMORKLARDA KONAKLADILAR
Panayıra günler öncesinde römorkları gelen vatandaşlar, burada kurdukları ev ortamını aratmayan alanda konakladı. Küçüklüğünden beri panayıra geldiğini söyleyen Fatma Bayrak (72), “Küçüklüğümden beri geliyorum buraya. Annem 5-6 yaşlarımdan itibaren getirmeye başladı. Eskiden bu kadar eğlence yoktu, salıncaklar yoktu. Son dönemde daha güzel olmaya başladı. Bir ay önceden römorkları buraya getiriyoruz yer tutmak için. Şimdi de eğlenceye ayak uyduruyoruz” diye konuştu.
‘BİZİM İÇİN BAYRAM’
Panayıra gelip, sürekli römorkta kaldıklarını belirten Hüseyin Bora, “Pavli Panayırı bizim için bir bayramdır. Gördüğünüz gibi eğlencemizi yapıyoruz, kışlıklarımızı yapıyoruz. Doğduğumdan beri buradayım. Çocukluğumuzda böyle değildi. Otobüslerle geliyorduk, günübirlik hemen dönüyorduk. Son 15 yıldır bu şekilde römorkta kalmaya başladık” dedi.
Panayırı ziyarete eden Rahime Ülkem, “Pavli Panayırı’na gelince çok heyecanlanıyoruz. Arabalarımız bizden 30 gün önce geliyor. Biz de yavaş yavaş kurmaya başlıyoruz. Heyecan o zaman başlamış oluyor ve bir an önce başlamasını bekliyoruz. Çocuklar için eğlence yeri, gezilecek pazar yerleri var. Daha çok oturup arabada etrafı izlemeyi seviyoruz. Burada kalıyoruz. Kendimi bildim bileli buraya geliyorum” ifadelerini kullandı.
116 YILLIK GELENEK
Osmanlı padişahlarından 2’nci Abdülhamid döneminde Kırklareli’nin Pehlivanköy ilçesinde yapılmasına karar verilen ve bu yıl 116’ncısı düzenlenen panayır, Osmanlı döneminde hayvan satışı için başlatıldı. Bu gelenek, sonraki yıllarda eğlencelerin düzenlendiği, bölge halkının kumaş ve diğer ihtiyaçlarının karşıladığı pazar ve eğlence havasına bürünen panayıra dönüştü. Osmanlı döneminden kalma geleneklerin hala yaşatıldığı panayıra gelenler, alışverişlerini yapmaların ardından kurulan lunaparkta gönüllerince eğleniyor. Bölge halkı, sabahlara kadar gezip eğlendikleri panayırda traktör römorklarını, karavana çevirip konaklama imkanı buluyor.
Geçen hafta bugün bu köşede, Edirne İl Genel Meclisi Toplantısı’nda gündeme gelmesi üzerine Saros’da “Mavi Bayrak”sızlık konusunu ele almaya çalıştım.
İl Genel Meclisi Turizm Komisyonu tarafından sunulan raporda, dünyanın kendi kendini temizleyebilen sayılı su kaynaklarından biri olarak gösterilen Saros Körfezi’nde Mavi Bayraklı plaj bulunmadığına dikkat çekilmişti.
Enez İl Genel Meclis Üyesi Şenol Kılıç da söz alarak, önceleri İstanbul Üniversitesi tesisleri ile Erikli’de “Mavi Bayrak” bulunduğunu söylemişti.
Yani, varmış da yalan olmuş…
**
Sosyal medyada paylaştığım “Mavi Bayrak” yazıma kıymetli dostum Şükrü Akıllı, fotoğrafla birlikte eklediği yorumla oldukça somut bir katkıda bulundu.
Aynen şöyle:
“Sevgili Bülent arkadaşım, öncelikle mavi bayrak konusuna değinmenizden dolayı teşekkür ederim.
Saros Körfezi’nde Erikli sahiline ilk defa Mavi Bayrak 2014 ve 2015 yıllarında alınmıştır. Erikli’de görev yaptığım o yıllarda özel gayret ve çalışmalarım, emeklerim sonucunda Türkiye Çevre Eğitim Vakfı’na başvurduk.
33 temel kriteri karşılayan prestijli bir çevre ödülünü 2014 ve 2015 yıllarında iki defa aldık. Resmi törenle 23.6.2014 tarihinde Erikli sahilinde Mavi Bayrağı çektik. Uluslararası düzeyde il olarak Edirne’yi, sahil olarak da Erikli’yi tanıtma onurunu yaşattık.
Ben de iki yıl Mavi Bayrak temsilciliğini yaptım. Daha sonraki yıllarda Mavi Bayrak alındığına tanık olmadım. Bu bilgiyi de paylaşmak istedim.”
**
Daha sonra kendisiyle WhatsApp üzerinden yazıştık.
O yıllarda Erikli’de Turizm Kooperatifi olarak adeta bir belediye gibi çalıştıklarını anlattı.
Daha sonra kooperatifi feshederek Erikli’yi Keşan Belediyesi’ne devrettiklerini söyledi.
Öngörülen kriterleri yerine getirmenin kolay olmadığını da anlattı.
“Bu çalışmaları yapacak ve amaç edinen kimse de yok düşüncesindeyim” diye ekledi.
Kooperatif belediye gibi çalışırken Mavi Bayrak alan Erikli, anlaşılan o ki devrettikleri belediye aynı şekilde çalışamayınca Mavi Bayrak’a da veda etmiş.
Kısacası…
Mavi Bayrak sizlere ömür!
**
Müşerref Gizerler arkadaşımız da endişelerini şöyle dile getirdi:
“Keşan Sazlıdere köyü sahilinde yapılan BOTAŞ FSRU limanı yapım aşamasında Saros Körfezi’nde büyük tahribata yol açtığı ve doğalgaz taşıyan tankerlerin zararlarının devam edeceği hususları çevre uzmanlarınca, Saros Gönüllüleri’nce de defalarca gündeme getirilmişti.
Gelecekte kendini temizleme hızı korkarım yetersiz kalacak gibi.
Bu yıl ağustos ayında dip akıntılarını ve su soğukluğunu ben yeterince hissetmedim. Ayrıca sizin de belirttiğiniz üzere çevre kirliliği aldı başını gidiyor, derelerden akan kimyasallı sular hep risk.”
**
Erkut Erdem’in tespitleri de dikkat çekici:
“Balıkçı barınaklarının yol açtığı kıyı erozyonu nedeniyle Gülçavuş, Yayla gibi yerlerde kumsal kalmadı. Plajlar çamur, kaya doldu, kum kalmadı.
Mavi Bayrak için önce plaj lazım.
Balıkçı barınakları Mavi Bayrak alacak plaj bırakmadı.”
**
Peki, “sizlere ömür”e neden olan kriterlere şöyle bir göz atsak…
Kriterler; zorunlu (z) ve tavsiye niteliğindeki kılavuz (k) ilkeler olmak üzere iki grupta sınıflandırılıyor.
Kriter 1: Mavi Bayrak Programı ve diğer FEE eko-etiketi ile ilgili bilgiler plajda sergilenmelidir. (z)
Kriter 2: Sezon süresince farklı kategorilerde en az beş çevre bilinçlendirme etkinliği gerçekleştirilmelidir. (z)
Kriter 3: Yüzme suyu kalitesi bilgileri (deniz suyu analiz sonuçları) plajda sergilenmelidir. (z)
Kriter 4: Plaj kullanıcıları için yörede yer alan ekosistem, hassas doğal alanlar, çevresel unsurlar ve kültürel alanlar ile ilgili bilgiler panoda sergilenmelidir. (z)
Kriter 5: Plajda bulunan donanımı ve olanakları gösteren bir harita Mavi Bayrak Panosu’nda sergilenmelidir. (z)
Kriter 6: Yasalara göre hazırlanan plaj davranış kuralları panoda sergilenmeli ve plaj kullanımını düzenleyen yasalar istenildiğinde kolayca ulaşılabilecek bir yerde bulundurulmalıdır. (z)
Kriter 7: Plaj, numune alım yöntemi ve numune alma takvimi konusundaki şartlara tamamen uymalıdır. (z)
Kriter 8: Plaj, alınan numunelerin analizi konusunda yüzme suyu kalitesi analiz standartları ve şartlarına tamamen uymak zorundadır. (z)
Kriter 9: Sanayi ve kanalizasyon atıkları plaj alanını etkilememelidir. (z)
Kriter 10: Yüzme suyu değerleri, mikrobiyolojik parametreler için verilen limitler içerisinde olmalıdır. (z)
Kriter 11: Yüzme suyu fiziksel ve kimyasal parametreler için verilen limitler içerisinde olmalıdır. (z)
Kriter 12: Plajın bağlı olduğu yerel yönetim/plaj yöneticisi, plajlarda çevresel denetimleri ve kontrolleri yapmak ve bir çevre yönetim sistemini oturtmak amacıyla belde bazında Mavi Bayrak Plaj Yönetim Komitesi oluşturmalıdır. (k)
Kriter 13: Plaj, arazi kullanımı ve işletme açısından kıyı alanları kullanımını içeren tüm yasa ve yönetmeliklere uymalıdır. (z)
Kriter 14: Hassas alanların yönetiminde ilgili yönetmeliklere uyulmalıdır. (z)
Kriter 15: Plaj temiz tutulmalıdır. (z)
Kriter 16: Plaja gelen yosun ve diğer doğal bitki kalıntıları, kötü bir görüntü yaratmadığı sürece plajda bırakılmalıdır. (z)
Kriter 17: Plajda yeterli sayıda çöp kutusu, atık konteyneri bulunmalı, düzenli olarak boşaltılmalı ve temiz tutulmalıdır. (z)
Kriter 18: Geri dönüştürülebilen atıkların ayrı ayrı toplanabilmesi için imkânlar olmalıdır. (z)
Kriter 19: Yeterli sayıda sıhhi olanaklar (tuvalet-lavabo) bulunmalıdır. (z)
Kriter 20: Sıhhi olanaklar temiz tutulmalıdır. (z)
Kriter 21: Sıhhi olanaklar atık su sistemine bağlı olmalıdır. (z)
Kriter 22: Plajda izinsiz kamp, araç kullanımı ve herhangi bir atık boşaltımı yapılmamalıdır. (z)
Kriter 23: Köpekler ve diğer evcil hayvanların plaja girişleri katı bir şekilde kontrol edilmelidir. (z)
Kriter 24: Plajın bütün yapı ve ekipmanları bakımlı olmalıdır. (z)
Kriter 25: Yörede deniz ve tatlı su hassas alanları varsa, buradaki doğal yaşamı izleme programı uygulanmalıdır. (z)
Kriter 26: Plaj alanına ve belde içerisinde sürdürülebilir ulaşım araçları (toplu taşıma, bisiklet vb.) teşvik edilmelidir. (k)
Kriter 27: Kamu güvenliği için gerekli önlemler alınmalıdır. (z)
Yaratan’ımız son kitabında, önceki gönderdiği kitaplar olan Tavratın ve incilin nerelerinin tahrif edildiğini açıklamış. Ve de, Tevrat’ın, İncil’in aslını açıklar, kapsar helde, artılarıyla Kuran’ı son kitap olarak insanlığa lütfetmiştir. Demek ki, Kuran’ı okuyup, inanan insan, bu üç hak kitaba da inanmış oluyor!.. O zaman, “Müslüman” demek, aynı zamanda, tahrifatsız İncil ve Tevrat’a da inanan kimse” demek oluyor. Allah’ım ne büyüksün, insanoğlunun nankörliklerine rağmen, yine de kurtarmak için neler bahşediyorsun. “Müslüman” ne demek, Kuran’da 14 asırdır yazıyor. Ben uydurmuyorum. Müslüman” demek: Üç hak din ve Zebur kitaplarından yol ışığı alıp, uyup, yaşayan insan, demek!.. “Müslüman” demek: Hurafelerden, Kuran’a göre temizlenip, yarısı doğru kısımlarıyla tek kitap haline getirilmiş,Tevrat’ı, İncil’i, zeburu, Kuran ile birlikte kutsal kitabı sayan, Hz. İbrahimi, Hz. Musa’yı, Hz. Davutu, Haz. İsâ’yı, Haz. Muhammet’i Allah’ın ISLAHATÇI ELÇİLERİ olarak tanıyan, UYAN demek!.. “Müslüman” demek: Aklını ve gönlünü kullanıp, İnançta, bilimde, sanatta, cümle aleme faydalar üretmek için canla başla ÇALIŞAN İNSAN!.. demek. “Müslüman” demek: Kuran’ı anlamak için kendi dilinden okuyup, anı, geçmişi, geleceği, ayetlere göre yorumlayıp, bilinçlenip, iyilik yolunda, kötülükler ve kötülük yapanlarla CANLA BAŞLA, MALLA SAVAŞAN, demek!.. “Müslüman” demek: “Yaratan’dan Ötürü” cümle aleme, insanlara, hayvanlara, bitkilere faydalar üretmek için, CANIYLA, MALIYLA, SAVAŞAN İNSAN!.. “Müslüman” demek: Dünyanın neresinde olursa olsun, sömürü, kölelik, fitne, fesat, algı tahrifatı, lüks, israf, arsızlık, ahlaksızlık, her türlü sapkınlıkları ortadan kaldırmak için, İNANÇLI BİLİM eğitimi ile SAVAŞAN İNSAN!.. demek. “Müslüman” demek: Aklını kullanıp, Şeytan’ın uşaklarını gözünden, sözünden, yaptığından tanıyıp, onu farkeden, kandırılmayan ve FIRSAT VERMEYEN!..demek. (Elden geldiğince….) Kuran’ı okuyan bunları öğrenir. DEMEK Kİ, MÜSLÜMANLIK, OMUZ ÜSTÜ BEYİN EMEĞİYLE, POZİTİFTE ÇOK ÇALIŞMAK YOLUYMUŞ!..
(İşte bunları öğrenilmesin diye, Kuran’ı dünyada okutmaz, şeytan uşakları!..)
Kuran’ı Kerim. Sure 9/Ayet 19: Hacılara su içirmeyi, Mescid-i Haram’ı onarmayı; Allah’a ve ahiret gününe inanıp, Allah yolunda mücadele edenlerin imanı ile bir mi tutuyorsunuz? Halbu ki onlar Allah katında eşit değillerdir.
Allah zalimleri hidayete erdirmez.
Mesciti haram: Kâbe, Cami, gibi topluca dua ile ibadet edilen mekanlar.