Bulgaristan’da 19 Nisan’da yapılacak erken genel seçimler için yurt dışında yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının oy kullanma taleplerini içeren elektronik başvuru süreci sona erdi.
Kırcaali Haber Gazetesi’ne göre, Bulgaristan saatiyle önceki gece yarısı tamamlanan sürece göre, dünya genelinde toplam 90 bin 900 vatandaş sandık kurulması için başvuruda bulundu.
En Çok Başvuru Türkiye’den
Resmi verilere göre, yurt dışındaki seçmenlerin yoğun ilgi gösterdiği ülkelerin başında Türkiye yer aldı. Başvuruların ülkelere göre dağılımı şu şekilde gerçekleşti:
Türkiye: 15.500’den fazla
Birleşik Krallık: 10.400
Almanya: 8.000
ABD: 4.000
Seçim Sandıkları 28 Mart’ta Netleşecek
Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı, gelen başvuruları tasnif ederek Merkez Seçim Komisyonuna (MSK) sandık kurulacak noktalar ve sayıları konusunda öneride bulunacak. MSK, hangi noktalarda kaç sandık kurulacağına dair nihai kararını 28 Mart tarihine kadar açıklayacak.
AB Dışı Ülkelerde Kontenjan Sınırı
Seçim Kanunu’nda yapılan son düzenlemelere göre, Avrupa Birliği (AB) üyesi olmayan ülkelerde büyükelçilik ve konsolosluklar dışındaki noktalarda açılacak sandık sayısı 20 ile sınırlandırılmış durumda.
Edirne’de düşmanla birlikte açlık ve sefaletle de mücadele ederek 5 ay 5 gün boyunca dünyada emsalsiz savunma gösteren Balkan Savaşı Şehitleri, bugün bir kez daha saygı ve minnetle anılacak. “Edirne’nin Kara Günü” olarak tarihe geçen 26 Mart’ın 113. yıldönümü dolayısıyla Şükrü Paşa Anıtı’nda çelenk sunma töreni, ardından Halk Eğitimi Merkezi’nde anma programı düzenlenecek, daha sonra da Selimiye Meydanı’nda Türkiye savunma sanayisinden araçların sergileneceği ‘Trakya Milli ve Yerli Sistemlerle Edirne’de Buluşuyor’ etkinliği gerçekleştirilecek. ŞÜKRÜ PAŞA ANITI Tarihe “Edirne’nin Kara Günü” olarak geçen 26 Mart’ın 113. yıldönümü dolayısıyla bugün saat 10.00’da Şükrü Paşa Anıtı’nda çelenk sunma töreni gerçekleştirilecek. HEM’DE ANMA TÖRENİ 10.30 da Halk Eğitimi Merkezi’nde anma programı düzenlenecek, günün anlam ve önemini belirten konuşmalar ile söz korosu icra edilecek. Saat 11.30 da Halk Eğitim Merkezi önünden başlayacak Kortej Yürüyüşü Selimiye Meydanınakadar devam edecek.
F-16’LARDAN GÖSTERİ 11.45-12.15 arasında Selimiye Meydanında 3 F-16 Muharip Uçak Saygı Uçuşu gerçekleştirecek. SELİMİYE MEYDANI’NDA SERGİ 12.15-17.00 saatleri arasında Tarihi Selimiye Camii Meydanında yerli ve milli silah sistemleri sergisi, (mehteran ve bando konseri, T129 ATAK Helikopter saygı uçuşları, çeşitli silah sistemleri), savunma sanayi firmalarına ait stantlar görülebilecek.
REMZİ BİŞİ VEFAT ETTİ Merhum Hasip Bişi ve merhume Fatma Bişi’nin oğulları, Nahide Bişi’nin eşi, Gamze Can’ın babası, Sebahat Tekel, Mithat Bişi, Mehmet Bişi ve Sebahat Atsüren’in kardeşleri, Nisa Can’ın dedesi, Ahmet Can’ın kayınpederi Remzi Bişi 60 yaşında vefat etti. Merhum; dün Sarı Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.
MEHMET ALİ CERAN VEFAT ETTİ Turizm İl Müdürlüğünden emekli; Nagihan Ceran’ın eşi, Nur Ceran’ın babası, Mehmet Ali Ceran 68 yaşında vefat etti. Merhum; dün Eski Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
NAİL AÇAN VEFAT ETTİ Kıyık semti esnaflarından; Yaşar Açan’ın eşi, Göksel Açan, Gürsel Açan ve Necmiye Yılmaz’ın babaları Berber Nail Açan 79 yaşında vefat etti. Merhum; dün Kıyık Yeni Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, ABD-İsrail ve İran savaşının gün geçtikçe başta ülke ekonomisi olmak üzere Türkiye gibi dışa bağımlı diğer ülkeleri derinden etkilediğine dikkat çekerek, sorunun sadece fiyat artışı değil; ekonominin tüm halkalarının kırılma noktasına geldiğini söyledi.
Eski milletvekili Şimşek yaptığı yazılı açıklamada, “Savaş sonlanmadığı sürece 2030 yılına kadar başta gıda ve temiz su krizi olmak üzere her alanda sorunlar ile karşı karşıya kalınacaktır. Savaşın bir an önce sonlanması gerekir” diyerek şunlara yer verdi:.
“MAZOT ZAMLARI.
Ülkemizde mazota gelen zamlar ve küresel savaşların etkisiyle halkımızın geçimi ciddi şekilde zorlaşmıştır. Bu yük, doğrudan üretici, çiftçi, nakliyeci ve şoför esnafının omuzlarına binmiş, nihayetinde tüketiciye yansımıştır. Artık sorun sadece fiyat artışı değil; ekonominin tüm halkaları kırılma noktasına gelmiştir.
Genel Soruna baktığımızda sistemsel kriz olarak görüyoruz. Şöyle ki; Mazot ve enerji maliyetleri hızla artıyor. Üretim ve taşımacılık maliyetleri yükseliyor. Gıda ve temel ihtiyaç fiyatları halkın alım gücünü düşürüyor.
Destek mekanizmaları yetersiz, kalıcı çözüm yok. Özetle, savaşlar ve enerji fiyatları nedeniyle ekonomik sistem kırılgan hale gelmiş, halk geçinemiyor.
ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER;
Sosyal ve ekonomik olarak alınması gereken önlemler;
1. Kısa Vadeli Önlemler (Acil Müdahale)
Mazot üzerindeki vergi yükü derhal azaltılmalı. Çiftçi ve üreticiye düşük maliyetli yakıt sağlanmalı. Nakliyeci ve şoför esnafına destek paketleri uygulanmalı. Fiyat denetimleri ve temel ihtiyaç koruması yapılmalı.
2. Orta Vadeli Önlemler (Sistemi Güçlendirme)
Kooperatifleşme ve toplu alım mekanizmaları yaygınlaştırılmalı. Lojistikte rota ve taşıma optimizasyonları teşvik edilmeli. Yerli enerji ve tarım üretim kapasitesi artırılmalı.
3. Uzun Vadeli Strateji (Sürdürülebilir Çözüm)
Ekonomik krizlere dayanıklı ulusal politikalar ve stratejik rezervler oluşturulmalı. Savaş durmazsa enerji fiyatları artacak, mazot pahalanacak, hayat zorlaşacak. Çözüm için sadece kısa süreli destek değil, yapısal ve kalıcı adımlar şarttır.
Çiftçi üretmek, nakliyeci taşımak, halk geçinmek istiyor. Bu mümkün, yeter ki doğru politikalar hızla uygulamaya geçilsin. Halk geçinemiyor, sistem kırılgan, çözüm ise açık ve uygulanabilir.”
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi Yönetim Kurulu, Balkan Savaşları’nda ve savaşları takip eden yıllarda cephede ve cephe gerisinde şehit düşenleri bir kez daha rahmet, minnet ve saygıyla andı.
ADD Edirne Şubesi’nce yıldönümü dolayısıyla yapılan açıklamada şunlara yer verildi:
“Balkan Savaşları tarihin gidişatını değiştiren savaşların başında gelmektedir. Özellikle son dönemlerini yaşayan Osmanlı Devleti 1. Balkan Savaşı’ndan sonra oldukça büyük zarar görmüş ve özellikle Balkan topraklarındaki birçok bölgesini kaybetmiştir.
Osmanlı Devleti’nden bağımsızlığını yeni elde etmiş olan Balkan devletleri 1912 yılında birleşerek Osmanlı Devleti’ne karşı savaşmaya başlamışlardır. Bu savaş Osmanlı Devleti’nin çok büyük kayıplar verdiği savaşların başında gelmektedir.
Balkan Savaşları, Osmanlı Devletinin Balkan topraklarında Bulgaristan, Sırbistan, Karadağ ve Yunanistan’a karşı giriştiği savaşlar dizisidir. Çatışmaların temel nedeni Çarlık Rusya’sının kışkırtması ve desteğiyle Bulgaristan Krallığı ile Sırbistan Krallığı’nın Balkanlarda hızlanan yayılma faaliyetleridir.
Fransız İhtilali’nin yaydığı milliyetçilik ve özgürlük havası içinde bütün çok uluslu devletler yıkılma sürecine girmişti. Osmanlının çok uluslu yapısı nedeniyle özgürlük ateşi Balkan topraklarında alevlenmeye başladı. Gayrimüslim halkın ayrılıkçı faaliyetleri Boğazlar ve Anadolu topraklarında ebedi emelleri olan yabancı devletlerin iştahını kabartmıştı. 19. yüzyılda Osmanlı devleti bütünüyle bu kaos ortamını ve ayaklanmaları bastırmakla uğraştı. Rusya, Balkanlardaki çatışmaların içine Panslavist propaganda ile nifak tohumları ekmiştir. Balkan ulusları topraklarını genişletmek için Osmanlının güçsüz durumundan faydalanmak istediler.
Balkan ulusları Trablusgarp savaşından destek alarak Makedonya için ıslahat istediler. Osmanlı Devleti yapılan bu istekleri reddetti. 8 Ekim 1912 tarihinde Karadağ Osmanlıya savaş açtı. Bu savaş ilanının ardından Yunanistan, Bulgaristan ve Sırbistan’ın destek açıklamaları geldi. Osmanlı ordusu düzen olarak bozulduğu için yeterli ikmal yapılamadı. Savaşa katılacak 5 kolordu “Şark Ordusu” namıyla Balkanlara müdahaleye girişti. Yunanistan’a karşı ise Selanik’te bulunan kolordu ve Yanya Kalesi’ndeki kuvvetler harekete geçirildi. Sırbistan’a karşı ise Garp Ordusu kumandanı Ferik Ali Paşa savunmaya geçti.
Savaşın ilk çatışmaları Bulgarlara karşı yapıldı. Fakat orduların başında bulunan Nazım Paşa’nın hazırlıksız yakalanması nedeniyle büyük bir hezimet yaşandı. Osmanlı orduları bütün Trakya’yı bırakarak Çatalca’ya kadar çekilmek zorunda kaldı. Sırbistan’a karşı da Kumova’da büyük bir yenilgi alındı. 6 Kasım tarihinde ise Yunanlılar Preveze’yi alarak diğer kuvvetlerini Selanik üzerine gönderdi. Yunan ordularının saldırısıyla birlikte Osmanlı kuvvetlerini komuta eden Tahsin Paşa tek kurşun dahi atmadan bütün orduyu silahlarıyla birlikte Yunan birliklerine teslim etti. Selanik ele geçirildikten sonra Yunanlılar Ege adalarına Bozcaada, Limni, Somatraki ve Taşoz adalarını ele geçirdi. Kuzey Arnavutluk ise Sırbistan ve Karadağ tarafından ablukaya alındı.
1912 yılında Balkan devletlerinin Osmanlı İmparatorluğu’na karşı giriştiği Balkan Savaşı’nda Çatalca’ya kadar geri çekilen Osmanlı ordularından yardım alamayan Şükrü Paşa, Edirne’yi güçlükle müdafaa ederken kurşun ve erzak eksikliğine rağmen, 155 gün kahramanca savunmasına karşın Edirne’yi teslim etmek zorunda kaldı. Edirne, 26 Mart 1913’de Bulgarlar tarafından işgal edilmiştir. İşgalle birlikte Sarayiçi’nde esir tutulan binlerce vatan evladı günlerce hayatta kalma mücadelesi vermiş, ancak açlık ve salgın hastalık nedeniyle şehit düşmüştür. Osmanlı Devleti Bulgaristan’dan ateşkes istedi. Balkan Devletleri ve Osmanlı arasında Londra’da 30 Mayıs 1913 tarihinde Londra Barış Antlaşması imzalandı.Bu antlaşmaya göre; Osmanlı Devleti’nin batı sınırı Midye-Enez hattı oldu. Selanik, Güney Makedonya ve Girit Yunanistan’a verildi. 8 Ekim 1912’de başlayan Birinci Balkan Savaşı, bölgede yaşayan Türk ve Müslüman ahalinin katliama varan baskı ve şiddete maruz kalmasına neden oldu.
Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak, Edirne’nin tarihine unutulmaz iz bırakan Balkan Savaşları’nda ve savaşları takip eden yıllarda cephede ve cephe gerisinde hayatlarını kaybeden insanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz”
Keşan ilçesinde bir kişi, banka adına kendisini arayan kişi tarafından verilen talimatları yerine getirmesi üzerine 552 bin lira dolandırıldı.
Edinilen bilgilere göre, İspat Cami Mahallesi Mine Sokak’ta ikamet eden M.G. isimli kişinin banka adına kendisini arayan şahıs tarafından verilen talimatları yerine getirdiği, daha sonra kendisini arayan bu kişinin banka personeli olmadığını anladığı öğrenildi. Dolandırıldığını anlayarak Keşan Polis Merkezi Amirliği’ne başvuran M.G.’nin talimatlar üzerine hesabından 552.000 TL para transferi gerçekleştiği belirtildi. Olayla ilgili F.M. isimli şüpheli hakkında Nitelikli Dolandırıcılık suçundan yasal işlemlere başlandı.
Dün bayramdı. Birkaç günlüğüne edinilen umut ve sevincin acısı bayram sonrası ceplerimizi ve yarına olan umudumuzu sarsmaya devam ediyor. Daha kötüsü var deyip de şükür etmek daha beter duruma devam etmektir. Önemli olan bizlerin sessizliği sayesinde haksız kazanç elde edenleri sorgulamak. Çünkü onlar çaldıkça, adalet sağlanmadıkça bizlerin mutluluğu olmuyor ve olmayacak.
Dün bayramdı. Eşiyle birlikte Ankara’dan anne-babasını ziyarete giden gazeteci İsmail Arı bayram günü babasının gözü önünde jandarma tarafından alınıp Ankara’ya getirildi. Bayram sonrası da tutuklandı. İsmail Arı doğru ve gerçek haberleri, yalanlanamayan haberleri yaptı. Haberleri o kadar gerçekti ki muhatapları kendilerini savunmadılar, savunamadılar. O nedenle de tutukluyorlar, susturmaya çalışıyorlar.
Dün bayramdı ve İsmail Arı “gel” deseler gelecek iken ve avukatının durumu söylemesi üzerine bayram günü yola çıkıp ifade verecekti. Bayram günü gözaltına alındı. Çünkü çok kızmıştı birileri. Devlete sızarak hibe, yardım, protokol gibi nakit aktarım yapan iktidar dostu dernek, vakıf veya şirketleri ortaya çıkarmıştı. Yunus Emre Vakfı’ndaki 630 milyon TL’lik yolsuzluk bunlardan sadece birisiydi.
Dün bayramdı. İsmail Arı “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan tutuklandı. Oysa İsmail’in haberi sonrasında yetkili makamlar gazeteciyi yalanlayarak doğru bilgiyi verebilirdi. Ama doğru bilgi İsmail’in yazdıklarıydı. Bu nedenle İsmail gibi gerçek gazeteciler sayesinde bizler Kızılay eski başkanının Maraş depremi sırasında Kızılay çadırı ve gıda sattığını, yaşanan skandalları öğrendik. Bunun üzerine görevden alınan eski başkanın kızının kullandığı aracın çarpması sonucu hayatını kaybeden 17 yaşındaki gencin ailesinin adalet mücadelesini de İsmail yazdı.
Dün bayramdı.İnançlı insanların arınma günüydü. Dini söylemlerle halkın içinde dolaşan ama beynine dolanmış örümcek ağı ahlaksızlığı iç dünyalarından atamayan iktidar destekçisi vakıfların çocuklarımızın geleceğine ektikleri kötülük tohumlarını ortaya çıkaran İsmail tutuklandı. Çünkü İstanbul’da şeriat iltisaklı ve iktidar yanlısı bir vakfın sorumlusunun dört yaşındaki kızını istismara maruz bıraktığını ve devamında hukuki süreçleri İsmail duyurmuştu kamuoyuna. Ve dört yaşındaki kız çocuğunu karanlık gelecekten kurtarmıştı.
Dün bayramdı. İsmail Arı suç örgütlerini ve tarikatları yazdığı için tutuklandı. Örneğin Bora Kaplan suç örgütü davasını yazmıştı. Veya Fetullahçıların devletten arındırılması ile kamuda boşalan yerleri hızla dolduran ve ülkenin en kitlesel cemaatine dönüşen Menzil’in çalışmalarını, para kaynaklarını ve siyasi ilişkilerini yazmıştı.
Dün bayramdı. İsmail Arı Maraş depremi sonrasında mağdur olan ailelerin adalet mücadelesini yazdığı için tutuklandı.
Dün bayramdı. Gazeteciler Sendikasının bilgisine göre son 6 yılda 3.480 gazeteci yargılanmış, 420 gazeteci gözaltına alınmış, 145 gazeteci tutuklanmış ve an olarak da 15 gazeteci içeride bu güzelim ülkede.
Dün bayramdı. İsmail Arı’nın ne ilk ne de son örnek olmayacağını hepimiz biliyoruz. Biliyoruz çünkü yalanın, sahtekarlığın, aymazlığın, hırsızlığın, kamudan zenginleşmenin, dini inançları kullanarak sermayelerine sermaye katanların azınlık egemenliğine gidiyoruz. İktidar bu kirlenmişliğin önünü açıp pay alanları desteklediğinde yapacağı tek çıkış yolu kalıyor; suçlamak ve içeri almak.
Dün bayramdı.Gözaltına alınmadım, tutuklanmadım diyerek sevinilecek gün değil. Yeni gözaltı ve tutuklamaların önüne geçmenin, sıranın bize gelmesini önlemenin tek çaresi hepimizin her haksızlık karşısında birleşerek itirazlarımızı yapmaktır. Korkup susmamaktır. Susmamalıyız çünkü biz çoğunluğuz ama bunun farkında değiliz.
Dün bayramdı.Biz yine boşuna bekledik iyi niyetli söz ve dileklerin gerçeğe dönüş müjdesini görmeyi. Yurttaş olarak hepimizin anayasal görevi olan idareleri denetleme, sorgulama ve doğru bilgiye ulaşma olanağı verdiği için İsmail ve diğer gerçek gazetecileri ödüllendireceği yerde gözaltına alıp tutukladı İsmail.
İktidarlar tutuklayarak, hapse atarak kazandıklarını sanabilirler. Ama insanlık tarihinde gerçeklerden koparak iktidarını daim kılan yoktur.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı “ 26 Mart Balkan Şehitlerine Anma Günü “nedeniyle basın açıklaması yaptı.
Balkanlı yaptığı açıklamada şunları söyledi:
”Milletimizin hafızasında derin izler bırakan Balkan Savaşları’nın acılarını ve o topraklarda canlarını vatan uğruna feda eden aziz şehitlerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz. Balkan Savaşları, yalnızca bir toprak kaybı değil; aynı zamanda milyonlarca insanımızın yerinden edildiği, büyük acıların yaşandığı bir tarihtir. Ancak bu acıların içinden doğan dayanışma, milli birlik ve vatan sevgisi, bugün de yolumuzu aydınlatan en güçlü değerlerimizdir. Edirne, bu tarihsel sürecin en önemli tanıklarından biri olarak, direnişin, fedakârlığın ve millet olma bilincinin simgesi olmuştur. Atalarımızın bizlere bıraktığı bu miras, yalnızca geçmişi anmak değil; aynı zamanda geleceğimizi daha güçlü, daha adil ve daha özgür bir şekilde inşa etme sorumluluğunu da yüklemektedir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, tarihimizin bu önemli gününde; bağımsızlık uğruna can veren tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyor, onların bizlere emanet ettiği Cumhuriyet’e ve milli değerlere sahip çıkma kararlılığımızı yineliyoruz. Unutulmamalıdır ki; milletlerin gücü, tarihine sahip çıkması ve geçmişinden aldığı derslerle geleceğini kurabilmesidir. Bizler de bu bilinçle, hak, hukuk ve adalet mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Balkan şehitlerimiz olmak üzere tüm aziz şehitlerimiz ve gazilerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.
Edirne Valisi Yunus Sezer, 26 Mart Balkan Şehitlerini Anma Günü mesajında, “Edirne’yi Balkan Savaşları’nda işgalden kurtararak yeniden Türk yurdu yapmak için canlarını feda eden tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyorum” dedi.
Vali Sezer’in mesajı şöyle
Barışın, huzurun ve medeniyetlerin buluşma noktası olan Edirne’yi Balkan Savaşları’nda işgalden kurtararak yeniden Türk yurdu yapmak için canlarını feda eden tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.
1912 yılında Balkan devletlerinin Osmanlı İmparatorluğu’na karşı başlattığı savaşta Edirne, Edirne Müdafii Mehmet Şükrü Paşa’nın kumandasında 155 gün boyunca kahramanca savunulmuştur. Tüm imkânsızlıklara rağmen gösterilen bu destansı direnişe rağmen şehrimiz, 26 Mart 1913 tarihinde teslim olmak zorunda kalmıştır. İşgal sürecinde Sarayiçi mevkiinde esir tutulan binlerce vatan evladı açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle şehit düşmüş, Edirne acı dolu günler yaşamıştır. Ancak 21 Temmuz 1913’te Enver Paşa komutasındaki birliklerimizin şehri yeniden teslim almasıyla Edirne’miz tekrar vatan topraklarına katılmış ve bu kara günler sona ermiştir.
VATANDAŞLARA DAVET
Bizler, bu yıl ilk defa Edirne Müdafii Mehmet Şükrü Paşa’nın tüm imkânsızlıklara rağmen aylarca süren şanlı direnişini unutmamak ve aziz şehitlerimizin hatırasına layık olabilmek adına düzenlenen anma etkinlikleri kapsamında, ecdadımızın aziz hatırasına yakışır şekilde yerli ve millî savunma envanterimizde yer alan teçhizatlarımızı vatandaşlarımızla buluşturuyoruz. Selimiye Meydanı’nda öz kaynaklarımızla, kendi mühendislerimiz tarafından üretilen ATAK helikopteri başta olmak üzere zırhlı kara araçları, insansız hava araçları ve yerli savunma sistemlerimizi vatandaşlarımızın ziyaretine açacağız. İHA ve SİHA’larımızın yer alacağı bu anlamlı buluşmada ayrıca F-16 ve ATAK saygı uçuşları ile gösteri uçuşları gerçekleştirilecek; mehteran ve bando konserleri, 57. Alay gösteri yürüyüşü ve komando yemini gibi etkinliklerle program zenginleşecektir. Tüm Edirneli vatandaşlarımızı göğsümüzü kabartan savunma sanayimizin ürünlerini görmek üzere Selimiye Meydanı’na davet ediyoruz.
Bu vesileyle başta Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Serhat şehri Edirne’miz ve aziz vatanımız uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi, 26 Mart Balkan Şehitleri Anma Günü münasebetiyle bir kez daha şükran, rahmet ve minnetle anıyorum.