Edirne’de 250 çocuk, işgal altındaki Gazze’deki çocuklarla dayanışmayı göstermek, çocukların temel haklarına dikkat çekmek ve barış mesajı vermek üzere uçurtma uçurdu.
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından, Gazze’de yaşananlara yönelik duyarlılık oluşturmak ve çocukların barış mesajını uçurtmalarla gökyüzüne taşımalarını sağlamak amacıyla 14-18 Eylül tarihlerinde, 81 ilde ‘Uçurtmalar Vurulmasın, Gökyüzü Çocuklara Kalsın’ etkinliği gerçekleştiriliyor.
Etkinlik kapsamında, Edirne’de Şükrüpaşa Atletizm sahasında 10 okuldan 250 çocuk bir araya gelerek, Türkiye ve Filistin bayraklı uçurtmalarını gökyüzüne bıraktı. Etkinliğe Edirne Vali Yardımcısı Güher Sinem Nalçacı ile çok sayıda kamu kurum ve kuruluş temsilcisi katıldı.
Etkinlikte konuşan Vali Yardımcısı Nalçacı, çocukların kardeşlik ve barış mesajı vermek için bir araya geldiklerini söyledi.
Nalçacı, “Çocuklarımız bir kardeşlik mesajı vermek için Gazze’deki çocuklarımızla birlikte bakanlığımızın da talimatları üzerine ilk hafta okullar başlar başlamaz empati yapmak için bir araya geldik. Özgürlüğü simgeleyen uçurtma şenliği düzenledik. Toplam 10 okulumuz ve 250 öğrencimiz katılım sağladı. Hepsi çok heyecanlı, hepsi bu empatinin farkında. Hepsi oradaki çekilen acılarım, küçük yaşlarda olmalarına rağmen farkında. Onların yanında olduklarını, bu şenlikle duyurmak istiyorlar” dedi.
Edirne Valiliği ev sahipliğinde, Edirne İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonunda 18–20 Eylül 2026 tarihleri arasında Coğrafi İşaretli Edirne Beyaz Peyniri temasıyla bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilecek Topraktan Sofraya Edirne Gastronomi Festivali’nde “Dünyanın En Uzun Peynir Sofrası” kurulacak. Avrasya Gastronomi ve Aşçılar Federasyonu (AGAFED) ile Edirne Tüm Aşçılar Derneği’nin de katkı ve destek sağlayacağı festival kapsamında 9 Balkan ülkesinden 39 şef Edirne’de buluşacak.
Bu yıl Edirne Beyaz Peyniri temasıyla gerçekleştirilecek festival; Edirne’nin üretim kültürünü, yöresel lezzetlerini, kadın emeğini ve gastronomi mirasını odağına alacak. Topraktan sofraya uzanan Edirne’nin lezzet hikâyesi, üç gün boyunca gerçekleştirilecek etkinliklerle ziyaretçilerle buluşacak.
Gastro Edirne Korteji ile festival şehre taşınacak
Festivalin açılışı, 18 Eylül Cuma günü saat 15.00’te Valilik Bahçesi’nden başlayacak Gastro Edirne Korteji ile yapılacak.
Edirne’nin gastronomisine emek veren kadınlar, şefler, gastronomi öğrencileri, sektör temsilcileri ve vatandaşların katılımıyla gerçekleştirilecek kortej, festival coşkusunu şehir merkezinden festival alanına taşıyacak. Kortejin ardından gerçekleştirilecek açılış programıyla birlikte üç gün sürecek gastronomi şöleni başlayacak.
Edirne Beyaz Peyniri festivalin merkezinde
Edirne’nin gastronomi kültürünün önemli değerlerinden Coğrafi İşaretli Edirne Beyaz Peyniri, festivalin bu yılki temasını oluşturacak.
Edirne Beyaz Peyniri’nin üretim kültürü, geçmişten günümüze uzanan hikâyesi ve kentin gastronomik kimliğindeki yeri; söyleşiler, belgesel gösterimi, tadımlar, üretici stantları ve çeşitli etkinliklerle ele alınacak.
Dünyanın En Uzun Peynir Sofrası Edirne’de kurulacak
Festivalin en dikkat çekici etkinliklerinden biri Dünyanın En Uzun Peynir Sofrası olacak. Edirne Beyaz Peyniri’nin başrolde olacağı bu özel buluşmada, Edirne’nin gastronomi kültürü ve paylaşma geleneği aynı sofrada buluşacak.
Edirne Beyaz Peyniri’nin üreticileri festivalde Festival alanında yerel Edirne Beyaz Peyniri üreticilerinin stantları yer alacak. Ziyaretçiler farklı üreticilerin ürünlerini tanıma ve tatma fırsatı bulurken, peynirin üreticiden sofraya uzanan hikâyesine yakından tanıklık edecek.
Festival kapsamında ayrıca mandıra etkinlikleri ve peynir üretim kültürüne yönelik çalışmalar gerçekleştirilecek. Beyaz Peynirin hikâyesi belgesel ve fotoğraflarla anlatılacak. Edirne Beyaz Peyniri Belgeseli festival kapsamında izleyiciyle buluşacak.
Ayrıca Edirne’nin gastronomi kültürünü, üreticilerini ve bu kültürü yaşatan insanları konu alan fotoğraf sergisi düzenlenecek. Festival alanında oluşturulacak Edirne Beyaz Peyniri temalı fotoğraf çekim istasyonları da ziyaretçilere festivalden renkli anılar bırakacak.
Kadınların emeği sofraya taşınıyor
Festival kapsamında gerçekleştirilecek Ev Hanımları Ödüllü Yöresel Yemek Yarışması ile geleneksel tarifleri yaşatan kadınlar hünerlerini sergileyecek. Yöresel hamur işleri, ana yemek ve tatlı kategorilerinde gerçekleştirilecek yarışma, Edirne’nin mutfak kültürünün taşıyıcısı olan kadınların emeğini görünür kılacak.
Söyleşiler ve workshoplarla Edirne’nin gastronomisi konuşulacak. Festival boyunca gerçekleştirilecek söyleşi ve workshoplarda Edirne’nin gastronomi kültürü, Edirne Beyaz Peyniri, yöresel ürünler, geleneksel mutfak ve gastronomi turizmi ele alınacak. Şefler, akademisyenler, gastronomi profesyonelleri ve alanında uzman konuklarla Edirne’nin topraktan sofraya uzanan gastronomi hikâyesi konuşulacak.
Sokak lezzetleri ve yöresel ürünler festival alanında
Festival alanında sokak lezzetleri, kadın kooperatifleri satış noktaları ve yöresel ürün satış noktaları kurulacak. Yerel üreticiler, kadın kooperatifleri ve yöresel ürünler festival ziyaretçileriyle buluşacak. Böylece Edirne’nin yerel üretimi ve kadın emeği doğrudan ziyaretçilerle buluşturulacak.
9 Balkan ülkesinden 39 şef Edirne’de buluşacak
Festivalin uluslararası programında, 9 Balkan ülkesinden gelecek şeflerin de aralarında bulunduğu toplam 39 şef yer alacak.
Uluslararası Aşçılık Yarışması kapsamında farklı ülkelerin mutfak kültürleri Edirne’de buluşacak; profesyonel ve amatör şefler ile gastronomi öğrencileri hünerlerini sergileyecek. Şefler aynı zamanda festival kapsamında gerçekleştirilecek sahne uygulamaları, workshoplar ve gastronomi etkinliklerine katkı sunacak.
Gastronomi müzikle buluşacak.
Üç gün boyunca gerçekleştirilecek müzik etkinlikleriyle festival coşkusu devam edecek.Festival kapsamında Oğuzhan Koç da sahne alarak Edirneliler ve festival ziyaretçileriyle buluşacak.
Topraktan Sofraya Edirne Gastronomi Festivali; Edirne Beyaz Peyniri’nin lezzetinde, üreticinin emeğinde, kadınların maharetinde, şeflerin ustalığında ve Edirne’nin köklü mutfak kültüründe buluşan büyük bir gastronomi şöleni olacak.
Cumhuriyetin Özgür Kadınları Derneği, eğitimde yaşanan aksaklıkların normalleştirilmesini kabul etmediklerini belirterek, “Çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceği ertelenemez. Eğitim hakkı, öğrencilerin en temel haklarından biridir ve bu hakkın gereği eksiksiz şekilde yerine getirilmelidir” dedi.
Cumhuriyetin Özgür Kadınları Derneği’nden yapılan “Eğitim yılına hazırlıksız girmek, öğrencileri mağdur etmektir” başlıklı açıklamada, “Dernek olarak, Edirne’de yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte öğrencilerimizin karşı karşıya kaldığı sorunlara dikkat çekmek istiyoruz” denilerek şunlara yer verildi:
“Eğitim-öğretim yılının başlamasına rağmen bazı liselerde ders kitaplarının zamanında öğrencilere ulaştırılmaması ve eğitim sürecine ilişkin hazırlıkların yeterince tamamlanmamış olması, öğrencilerimizin eğitim hakkını ve eğitim sürecinin sağlıklı ilerlemesini olumsuz etkilemektedir.
Bir eğitim-öğretim yılının hazırlıkları, öğrenciler okula döndüğünde değil, yaz tatili boyunca tamamlanmalıdır. Ders kitaplarının zamanında ulaştırılmaması; öğrencilerin derslere hazırlıklı başlamasını zorlaştırmakta, öğretmenlerin eğitim planlamasını aksatmakta ve eğitim-öğretim sürecinin düzenli ilerlemesinin önüne geçmektedir.
Bizler, öğrencilerin eğitim hakkının eksiksiz, eşit ve nitelikli bir şekilde yerine getirilmesini istiyoruz.
Kitapların zamanında öğrencilere ulaştırılması, okulların eğitim yılı başlamadan önce tüm eksikleri giderilerek hazır hale getirilmesi ve hiçbir öğrencinin eğitim sürecinde mağdur edilmemesi bir lütuf değil; yerine getirilmesi gereken temel bir sorumluluktur.
Eğitimde yaşanan aksaklıkların normalleştirilmesini kabul etmiyoruz.
Çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceği ertelenemez. Eğitim hakkı, öğrencilerin en temel haklarından biridir ve bu hakkın gereği eksiksiz şekilde yerine getirilmelidir.
Cumhuriyetin Özgür Kadınları Derneği olarak çağrımız nettir: Öğrencilerimizin eğitim hakkından taviz verilmemeli, yaşanan aksaklıklar bir an önce giderilmeli ve eğitim yılı tüm öğrenciler için eşit, düzenli ve eksiksiz şekilde yürütülmelidir.
2026-2027 Öğretim yılı başlarken Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü öğrencilerin heyecanına ortak oldu. Kırklareli Merkeze bağlı Kayalı İlkokulu, Yoğuntaş Ortaokulu veLüleburgaz Kırıkköy İlkokulu ve Ortaokulu ziyaret edilerek hediyeler verildi.
Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Ahmet Saraç başta olmak üzere Bölge Müdürlüğü personeli ve Kırklareli İl Milli Eğitim Müdürü Murat Altınöz ile birlikte İlköğretim Haftası’nın açılış gününde okulları ziyaret etti.
Kayalı İlkokulu ve Yoğuntaş Ortaokulu’na 2026 – 2027 Eğitim Öğretim Yılı açılışı münasebetiyle bilgisayar ve yazıcı gibi teknolojik materyal desteği sağlanırken, bu okullarda öğrenim gören öğrencilere de kırtasiye setleri armağan edildi. Lüleburgaz Kırıkköy İlkokulu ve Ortaokulu’nun ortak kullanımı için de temin edilen fotokopi makinesi teslim edildi.
Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Ahmet Saraç yeni eğitim öğretim yılının tüm eğitim camiasına başarı getirmesini diledi. Bölge Müdürü Saraç “Vakıflar Genel Müdürlüğü sorumluluğunda 1001 Hayır Hizmeti Projesi sürdürülüyor. Vakfiyelerde geçen hayır şartları var. Bu proje ve hayır şartları kapsamında okullarımıza eğitim desteği olarak bilgisayar ve yazıcılarını teslim ettik. Geleceğimizin teminatı çocuklarımız için ise kalemden cetvele, silgiden deftere çeşitli kırtasiye malzemelerinden oluşan hediyelerimizi verdik. Çocuklarımızın tatlı heyecanına ortak olmaya çalıştık “ dedi.
CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, kentin ortak değeri olan Edirnespor’a destek olmak amacıyla bir aylık milletvekili maaşını kulübe bağışladı.
Profesyonelliğe Geçiş Ligi’nde (PGL) yeni sezon hazırlıklarını sürdüren Edirnespor, CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan’ı ziyaret etti. Ziyarette, kulübün yeni sezondaki hedefleri, idari yapılanması ve Edirnespor’un hak ettiği konuma taşınması için atılacak adımlar değerlendirildi.
Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Edirnespor’un bu kritik döneminde yanında olmak amacıyla bir aylık milletvekili maaşını kulübe bağışladı.
Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Yazgan, kulübün şehrin ortak değeri olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı; “Edirnespor hepimizin. Edirnespor’umuza destek olmak amacıyla bir aylık milletvekili maaşımı kulübümüze bağışladım. Bu şehrin takımına sahip çıkmak hepimizin sorumluluğu. Ben de bugün üzerime düşeni yapmanın mutluluğunu yaşadım. Edirnespor’umuza başarılarla dolu bir sezon diliyorum. Bu takım, bu şehir hepimizin. Birlikte başaracağız.”
Edirnespor yönetimi Milletvekili Ahmet Baran Yazgan’a desteklerinden dolayı teşekkür etti.
AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, yeni haftanın ilk saha programında Yıldırım Hacı Sarraf Mahallesi’nde üyeler ve mahalle sakinleriyle bir araya geldi.
Gerçekleştirilen hane ziyaretlerinde Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamları vatandaşlara iletilirken, AK Parti ailesine uzun yıllardır gönül veren üyelere teşekkür belgeleri takdim edildi.
AK Parti teşkilatında yer alan üyelere teşekkür belgelerini veren İba, uzun yıllara dayanan teşkilat aidiyetinin önemine dikkat çekti.
Ziyaretlerin bir diğer önemli başlığını ise yeni üye çalışmaları oluşturdu. Yıldırım Hacı Sarraf Mahallesi’nde AK Parti’ye katılma kararı alan vatandaşların üyelik işlemleri gerçekleştirildi. Yeni üyeler teşkilat tarafından memnuniyetle karşılandı.
Yeni üyeleri AK Parti ailesine katılmalarından dolayı tebrik eden İba, teşkilatın saha çalışmalarının kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.
Ziyaretlerin ardından değerlendirmelerde bulunan AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, mahalle sakinlerinin misafirperverliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
İba açıklamasında, “Yeni haftaya böyle güzel gönüllere misafir olarak başlamaktan daha güzeli var mı? Bu akşam, Yıldırım Hacı Sarraf Mahallemizde üyelerimizin ve hemşehrilerimizin hanelerine konuk olduk. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ulaştırarak, 25 yıldır bu büyük aileye gönül veren kıymetli üyelerimize teşekkür belgelerini takdim ettik.” ifadelerine yer verdi.
AK Parti ailesini yıllardır bir arada tutan en önemli değerlerin samimiyet, vefa ve ortak hedeflere duyulan inanç olduğunu ifade eden İba, “Çeyrek asırdır bizi bir arada tutan en kıymetli şeyin samimiyet, vefa ve aynı istikamete duyulan inanç olduğunu her ziyaretimizde yeniden görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yeni üyelerin parti ailesine katılmasından duyduğu memnuniyeti de dile getiren İba, “Samimi sohbetleri ve misafirperverlikleri için tüm hemşehrilerimize gönülden teşekkür ediyor, üyemiz olarak büyük AK Parti ailemize katılan tüm üyelerimize aramıza hoş geldiniz diyorum.” dedi.
Gerçekleştirilen ziyaret programına İl Başkan Yardımcılarının yanı sıra İl Kadın Kolları Başkanı Yıldız Yeşilkurt, İl Gençlik Kolları Başkanı Barış Gündoğdu, AK Parti Edirne Belediye Meclis Grup Başkan Vekili Celal Demir, AK Parti Belediye Meclis Üyeleri, Mahalle Başkanları ve AK Parti Edirne İl ve Merkez İlçe teşkilatları katıldı.
Çocuk etkinliklerinin vazgeçilmez eğlencelerinden biri olan Palyaço Kiralama hizmeti, organizasyonların daha renkli ve unutulmaz geçmesini sağlar. İstanbul genelinde profesyonel organizasyon hizmeti sunan Tebessüm Organizasyon, deneyimli animatör kadrosu ve zengin etkinlik içerikleriyle her yaştan çocuğun keyifli vakit geçirmesine katkı sağlamaktadır.
Özellikle Palyaço Kiralama Fiyatları araştırılırken yalnızca maliyet değil; sunulan hizmetin kapsamı, ekibin deneyimi ve organizasyon kalitesi de göz önünde bulundurulmalıdır. Tebessüm Organizasyon; yüz boyama, sosis balon etkinlikleri, eğlenceli grup oyunları, dans aktiviteleri ve çocuk animasyonlarıyla her organizasyona özel çözümler sunmaktadır.
İstanbul’un birçok ilçesinde hizmet veren firma, özellikle Kadıköy Palyaço Kiralama hizmetiyle doğum günü partileri, okul etkinlikleri ve özel kutlamalarda ailelerin sıkça tercih ettiği organizasyon firmaları arasında yer almaktadır. Çocukların yaş grubuna uygun hazırlanan etkinlik programları sayesinde hem eğlenceli hem de güvenli bir organizasyon deneyimi yaşatılmaktadır.
Tebessüm Organizasyon’un hizmet verdiği organizasyonlar yalnızca doğum günleriyle sınırlı değildir. Düğün ve sünnet organizasyonlarında çocuk misafirlerin eğlenceli vakit geçirmesi için profesyonel palyaço hizmeti sunulurken, piknik organizasyonlarında açık hava oyunları ve animasyon etkinlikleri düzenlenmektedir. Ayrıca mağaza açılışları, firma etkinlikleri, AVM organizasyonları ve tekne turlarında da çocuklara özel eğlence programları hazırlanarak etkinliklere renk katılmaktadır.
Profesyonel hizmet anlayışı, deneyimli ekip yapısı ve müşteri memnuniyetine verdiği önem sayesinde Tebessüm Organizasyon, Palyaço Kiralama, Palyaço Kiralama Fiyatları ve Kadıköy Palyaço Kiralama hizmetlerinde güvenilir çözümler sunmaya devam etmektedir. Eğlence dolu, güvenli ve unutulmaz organizasyonlar planlamak isteyen aileler ve işletmeler için Tebessüm Organizasyon doğru adres olmaya devam ediyor.
İşe alım süreçleri, özellikle çok sayıda başvurunun değerlendirildiği dönemlerde İK ekipleri için ciddi bir zaman ve organizasyon yükü oluşturur. Bir aday takip sistemi, bu süreci merkezileştirerek işleri kolaylaştırır.
Aday Takip Sistemi Kullanmanın Avantajları
Tüm başvuruları tek bir merkezi panelde toplar.
Aday değerlendirme sürecini standartlaştırır ve hızlandırır.
Ekipler arası iş birliğini kolaylaştırır.
İlan yayınlama ve başvuru takibini otomatikleştirir.
İşe alım verilerine dayalı raporlama imkânı sunar.
Aday Takip Sistemi Ne İşe Yarar?
Aday takip sistemi (ATS), işletmelerin iş ilanı yayınlama, başvuru toplama, aday değerlendirme ve mülakat süreçlerini tek bir platform üzerinden yönetmesini sağlayan yazılımdır. Sistem, adayların özgeçmişlerini otomatik olarak sınıflandırır, ilgili pozisyonla eşleştirir ve İK ekiplerinin sürecin her aşamasını takip etmesine olanak tanır. Bu sayede işe alım süreçleri daha hızlı, şeffaf ve veriye dayalı hale gelir.
En Çok Kullanılan Aday Takip Sistemi Hangisidir?
Yaygın olarak tercih edilen aday takip sistemleri; kullanıcı dostu arayüzü, kariyer sitesi entegrasyonu ve iş ilanı platformlarıyla uyumluluğu sayesinde öne çıkar. İşletmeler, ekip büyüklüğüne ve işe alım hacmine uygun esnek çözümleri tercih etmektedir.
Doğru bir aday takip sistemi, işe alım sürecinizi hem hızlandırır hem de aday deneyimini iyileştirir.
Küresel piyasalarda yaşanan ani dalgalanmalar, çoğu zaman yalnızca ekonomik göstergeler veya faiz kararları üzerinden açıklanmaya çalışılsa da arka plandaki en belirleyici unsur jeopolitik ve sosyal dengeler olmaya devam ediyor. Kıymetli madenler ve uluslararası ticaret alanında çalışmalarını sürdüren Demir Tarhanacı, piyasaları okurken sadece finansal tablolara odaklanmanın eksik bir resim sunduğunu belirterek, siyasi ve kurumsal iklimin gücüne dikkat çekiyor.
Rakamların Arkasındaki Sosyo-Politik Dinamikler
İngiltere’de aldığı Siyasal Bilimler eğitiminin kazandırdığı analitik derinlikle piyasaları değerlendiren Tarhanacı, ekonomik kararların hiçbir zaman siyasi konjonktürden bağımsız gelişmediğini vurguluyor. Ülkelerin iç dinamikleri, diplomatik gerginlikleri, seçim süreçleri ve uluslararası yaptırımlar; başta altın ve gümüş olmak üzere kıymetli madenlerin arz, talep ve dolaşım rotasını doğrudan tayin ediyor.
Tarhanacı’ya göre bir varlığın değerini veya ticaret akışını doğru öngörebilmek, o varlığın geçtiği coğrafyaların politik iklimini, yasal düzenlemelerini ve toplumsal beklentilerini doğru tahlil etmekten geçiyor.
Geniş Perspektif, Güvenli Ticaret
Küresel piyasaların son derece hassas ve kırılgan olduğu bir dönemde faaliyet gösteren şirketlerin, yalnızca günübirlik fiyat hareketlerine göre değil; orta ve uzun vadeli politik eğilimlere göre pozisyon alması gerektiğinin altını çizen Demir Tarhanacı, bu yaklaşımı kendi ticari pratiğinin merkezine koyuyor.
Akademik geçmişinden getirdiği sorgulayıcı tavrı, erken yaşlarda başladığı ticaret hayatının sahadan edindiği pratik bilgisiyle harmanlayan Tarhanacı; kıymetli madenler sektöründe sürdürülebilir başarı ve sağlam ticari bağlar için çok yönlü okumanın vazgeçilmez bir gereklilik olduğunu ortaya koyuyor.
İş sağlığı ve güvenliği uygulamalarında en çok karşılaşılan yanlış inanışlardan biri, tüm çalışanlara aynı tetkik paketinin uygulanabileceğidir. Oysa mevzuat standart bir liste dayatmaz; hangi incelemenin isteneceğini işyerinin tehlike sınıfı, NACE kodu, çalışanın yapacağı görev ve maruz kalacağı etkenler belirler. Kararı veren de işyeri hekimidir. Bu yazıda tehlike sınıflarının nasıl belirlendiğini, her sınıfta hangi tetkiklerin öne çıktığını ve muayene periyotlarının nasıl hesaplandığını ayrıntılı biçimde ele alıyoruz.
Tehlike sınıfı nasıl belirlenir?
İşyerlerinin tehlike sınıfı, İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği ile NACE Rev.2 faaliyet kodları üzerinden belirlenir. Sınıflandırma üç kademelidir: az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli. İşverenin kendi beyanı değil, SGK tescil kaydındaki faaliyet kodu esastır.
Burada dikkat edilmesi gereken bir incelik var. Tehlike sınıfı işyerinin tamamına aittir; ancak muayene kapsamı kişinin fiilen yaptığı işe göre belirlenir. Çok tehlikeli sınıfta yer alan bir inşaat firmasının merkez ofisinde çalışan muhasebe personeli ile şantiyede kalıp işçisi olarak çalışan personel aynı tehlike sınıfına tabidir, fakat ikisine aynı tetkikler istenmez. Periyodik muayene sıklığı işyerinin sınıfına göre, tetkik içeriği ise görevin maruziyet profiline göre kurulur.
Az tehlikeli sınıf: muayene ağırlıklı yaklaşım
Ofis, büro, mağaza, danışmanlık ve benzeri işkollarında ağır fiziksel maruziyet genellikle bulunmaz. Buna karşılık ekranlı araçlarla uzun süreli çalışma, oturarak çalışmaya bağlı kas-iskelet sorunları ve göz yorgunluğu öne çıkar. Bu sınıfta tipik kapsam şöyledir:
Ayrıntılı anamnez ve fizik muayene
Tansiyon ve nabız ölçümü
Boy, kilo ve beden kitle indeksi
Uzak ve yakın görme keskinliği ölçümü
Renk görme testi (Ishihara) – görevin gereğine göre
Ek-2 formunun düzenlenmesi ve imzalanması
Hekim kararıyla sıklıkla eklenen tetkikler ise hemogram, açlık kan şekeri, karaciğer fonksiyon testleri, tam idrar tahlili ve kırk yaş üzeri çalışanlarda EKG’dir. Bu eklemeler zorunlu olmasa da, hem çalışanın kendi sağlığı hem de ileride ortaya çıkabilecek tartışmalarda başlangıç kaydı oluşturması açısından değerlidir. Az tehlikeli sınıfta periyodik muayene aralığı en geç beş yıldır.
Tehlikeli sınıf: maruziyete göre genişleyen paket
İmalat, lojistik, gıda üretimi, tekstil ve kimya gibi işkollarında tablo değişir. Gürültü, toz, kimyasal buhar, tekrarlayan hareket ve vardiyalı çalışma gibi etkenler devreye girdiğinde muayene yalnızca genel değerlendirme olmaktan çıkar. Bu sınıfta standart hale gelen tetkikler şunlardır:
Akciğer grafisi (PA) – toz ve duman maruziyetinde başlangıç kaydı
Solunum fonksiyon testi (SFT) – akciğerin yapısını değil işlevini ölçer
Akciğer grafisi ile solunum fonksiyon testinin birbirinin yerine geçmediğini vurgulamak gerekir. Grafi yapısal değişiklikleri gösterir; solunum fonksiyon testi ise kişinin ne kadar hava alıp ne hızla verebildiğini ölçer. Erken dönem obstrüktif değişiklikler grafide görünmezken solunum testinde yakalanabilir. İkisi birlikte istendiğinde anlamlı bir başlangıç profili oluşur.
Odyometri ise hukuki açıdan özellikle kritiktir. Gürültüye bağlı işitme kaybı iddialarında belirleyici soru, kaybın işe başlamadan önce mi yoksa sonra mı oluştuğudur. İşe giriş sırasında yapılmış bir odyometri kaydı yoksa bu sorunun yanıtı verilemez ve belirsizlik genellikle işveren aleyhine yorumlanır. Çalışanların gürültü ile ilgili risklerden korunmasına dair düzenlemeler, maruziyet belirli eşiklerin üzerine çıktığında işitme testini zaten zorunlu kılar.
Tehlikeli sınıfta periyodik muayene aralığı en geç üç yıldır. Ancak maruziyet yoğunsa hekim daha kısa aralık belirleyebilir; mevzuattaki süreler azami sınırdır, hedef değil.
Çok tehlikeli sınıf: en geniş kapsam, en sık takip
Maden, inşaat, metal işleme, tersane, enerji ve benzeri sektörlerde hem maruziyet çeşitliliği hem de kaza şiddeti yüksektir. Bu sınıfta muayene kapsamı belirgin biçimde genişler:
Ayrıntılı fizik muayene ve kas-iskelet sistemi değerlendirmesi
Akciğer grafisi ve gerektiğinde ILO standardında pnömokonyoz okuması
Solunum fonksiyon testi (spirometri)
Odyometri
EKG
Göz muayenesi ve renk görme değerlendirmesi
Hemogram ve geniş biyokimya paneli
Gerektiğinde psikoteknik değerlendirme
ILO okuması, tozla mücadele kapsamındaki işlerde akciğer grafisinin uluslararası kabul görmüş bir sınıflandırma sistemine göre, bu konuda sertifikalı hekimler tarafından değerlendirilmesidir. Standart bir radyoloji raporu ile ILO okuması aynı şey değildir; pnömokonyoz riski bulunan işlerde okuma yapılmamışsa grafi çekilmiş olması tek başına yeterli sayılmaz.
Çok tehlikeli sınıfta periyodik muayene yılda en az bir kez tekrarlanır. Ağır ve tehlikeli işler kapsamındaki bazı faaliyetlerde ve özel maruziyet durumlarında ise takip sıklığı daha da artabilir.
Göreve özel uygunluk değerlendirmeleri
Bazı görevler, tehlike sınıfından bağımsız olarak ayrı bir uygunluk değerlendirmesi gerektirir. Bunlar genel muayenenin içine gömülmez; ayrı ayrı sorgulanır ve çoğu zaman ayrı belge olarak düzenlenir.
Yüksekte çalışma
Baş dönmesi öyküsü, denge bozuklukları, kontrolsüz epilepsi, ileri düzey görme kaybı ve bazı kalp ritim bozuklukları yüksekte çalışma açısından kısıtlayıcı olabilir. Değerlendirmede EKG, görme keskinliği ve vestibüler sorgulama öne çıkar.
Araç ve iş makinesi kullanımı
Forklift, vinç, ekskavatör gibi ekipmanların kullanımında dikkat sürekliliği, tepki hızı ve karar verme becerisi ölçülür. Psikoteknik değerlendirme bu noktada devreye girer. Renk görme ve gece görüşü de değerlendirme kapsamındadır.
Kapalı ve dar alanda çalışma
Tank, silo, kanal ve benzeri alanlarda solunum yedeği kritik önemdedir. Solunum fonksiyon testi ve kalp-damar değerlendirmesi öncelikli hale gelir; klostrofobi öyküsü ayrıca sorgulanır.
Gıda ve halkla temas eden işler
Bu işkolunda bulaşıcı hastalık taşıyıcılığının belirlenmesine yönelik taramalar ve hijyen eğitimi belgesi ayrıca aranır. Genel muayene bu yükümlülüğün yerine geçmez.
Ağır metal ve çözücü maruziyeti
Kurşun, kadmiyum, cıva gibi maddelerle ya da organik çözücülerle çalışılacaksa, vücuttaki başlangıç düzeylerinin ölçülmesi gerekir. Karaciğer ve böbrek fonksiyonları da bu gruplarda düzenli olarak izlenir.
Periyodik muayene takvimini kurmak
Azami periyotları hatırlayalım: az tehlikeli sınıfta beş yıl, tehlikeli sınıfta üç yıl, çok tehlikeli sınıfta bir yıl. Gece postalarında çalışanlarda ise tehlike sınıfından bağımsız olarak en geç iki yıllık bir yenileme yükümlülüğü bulunur. Bunlara ek olarak iş değişikliği, uzun süreli hastalık sonrası dönüş ve iş kazası sonrası dönüş, takvimden bağımsız olarak yeni bir değerlendirme gerektirir.
Otuz kişilik bir işletmede bu takvimi bir tabloda takip etmek mümkündür. Üç yüz kişilik, personel sirkülasyonu yüksek bir işletmede ise elle takip kaçınılmaz olarak bozulur. Bu nedenle personel bazında rapor durumunu, geçmiş tetkikleri ve yaklaşan yenileme tarihlerini uyarı verecek şekilde tutan dijital bir sistem kullanmak gerekir. Denetim anında aranan belgeye dakikalar içinde ulaşabilmek, dosyanın kendisi kadar önemlidir.
Doğru kurgulanmış bir süreç neye benzer?
İyi bir sağlık gözetimi süreci üç özelliğe sahiptir: tetkikler işin gerçek riskleriyle örtüşür, sonuçlar hekim tarafından iş bağlamında yorumlanır ve tüm kayıtlar erişilebilir biçimde arşivlenir. Bu üçünü birden sağlamak, muayeneyi bir yerde, tetkiki başka yerde yaptıran dağınık bir yapıda oldukça zordur.
Süreci tek elden yürütmek isteyen işletmeler için Satem OSGB, işe giriş sağlık raporu hizmetini işyeri hekimi muayenesinden Ek-2 formunun e-imzalı teslimine kadar bütünleşik biçimde sunuyor. Tetkiklerin kendi laboratuvarında çalışılması sonuç süresini kısaltırken, ILO pnömokonyoz okuyucusu ile odyometri ve solunum fonksiyon testi sertifikalı hekim kadrosu, özel maruziyet gerektiren değerlendirmelerin de aynı çatı altında tamamlanmasını sağlıyor. Kalabalık ekipler için gezici İSG araçlarıyla işyerinde muayene imkânı sunuluyor.
Özet
Tetkik listesi bir şablon değil, risk değerlendirmesinin sağlık tarafındaki karşılığıdır. Gereksiz tetkik hem bütçeyi hem çalışanın zamanını israf eder; eksik tetkik ise yıllar sonra kapatılması imkânsız bir boşluk bırakır. Doğru denge, işi tanıyan bir hekimin işyerinin gerçek maruziyet profiline göre kurduğu pakette bulunur. Periyodik takvim de bu paketin tamamlayıcısıdır: bir kez alınan rapor, geçen zamanla birlikte anlamını yitirir.