Abacı’nın talikası uluslararası sergide

Edirne’de ahşabı işleyerek talika ve fayton gibi eski ulaşım araçlarının minyatürlerini yapan Kültür ve Turizm Bakanlığı Geleneksel El Sanatları Sanatçısı Özcan Abacı, rengarenk talikasıyla 24 Temmuz – 1 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilen 27. Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali Uluslararası El Sanatları Sergisi’nde yerini aldı.

Ulusal ve uluslararası festival, fuar ve sergi gibi etkinliklerde Edirne’nin kültürel miras unsuru olan talikayı başarıyla tanıtan Abacı, sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımda, “Bazı hikâyeler, usta ellerde yeniden hayat bulur. Her ilmekte, her motifte ve her dokunuşta; kuşaktan kuşağa aktarılan kültürel mirasımızın izleri, yüzlerce yıllık bilgi, sabır ve ustalıkla geleceğe taşınır.

27. Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali kapsamında düzenlenen ’Emeğin Aşkıyla Üreten Eller’ Uluslararası El Sanatları Sergisi’nde, dünyanın farklı ülkelerinden gelen sanatçıların el emeği göz nuru eserleriyle tarihi Kurşunluhan’dayız” ifadelerine yer verdi.

Büyükçekmece Belediyesi’nin resmi web sayfasında “Dünya kültürlerinin sanat mirası Büyükçekmece’de hayat buldu” başlığı ile yer alan paylaşımda da şöyle denildi:

“Büyükçekmece Kültürpark, Kervansaray ve Müze bölümlerinde her yıl yoğun ilgi gören sergi ve atölye açılışları, festival coşkusunu sanatın renkleriyle buluşturdu. Stantları tek tek ziyaret eden Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, vatandaşlara ve sanatçılara Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün’ün selamlarını ileterek, festivale verdikleri destekten dolayı teşekkür etti.

Fotoğraftan el sanatlarına uzanan renkli bir sanat yolculuğu yaşandı

Festival kapsamında açılan Uluslararası Güler Ertan Fotoğraf Yarışması Sergisi, farklı ülkelerden fotoğraf sanatçılarının ödüllü eserlerini sanatseverlerle buluşturdu. ‘Küçük ‘Ara’lar, Büyük Ufuklar’ Fotoğraf Atölyesi’nde çocuklar ve gençler fotoğrafçılığın temel tekniklerini uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı bulurken, Sanat ve Oyun Köyü ‘Mindcraft’ Uluslararası Zeka ve Beceri Oyun Alanı’nda strateji, düşünme ve öğrenme becerilerini destekleyen eğitici oyunlar katılımcılara keyifli anlar yaşattı. El Sanatları Çocuk Atölyeleri’nde minik katılımcılar farklı el işi teknikleriyle kendi çalışmalarını üretmenin heyecanını yaşarken, ‘Emeğin Aşkıyla Üreten Eller’ Uluslararası El Sanatları Sergisi’nde farklı ülkelerden gelen zanaatkarların geleneksel el sanatlarını yansıtan özgün eserleri, farklı kültürlerin el sanatları mirasını aynı çatı altında buluşturdu.

Hakan Çebi: “Festivalimiz sanatın ötesinde bir dostluk ve kültür köprüsüdür”

Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali’nin sergi ve atölye açılışlarında konuşan Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, şöyle açıklama yaptı:

‘27. Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali’miz kapsamında çocuklarımızı sanat, oyun ve bilimle buluşturan Uluslararası Zeka ve Beceri Oyun Alanı El Sanatları Atölye’mizi, kültürel mirasımızı yaşatan Uluslararası El Sanatları Sergi’mizi, sanatın evrensel dilini yansıtan Uluslararası Güler Ertan Fotoğraf Yarışması Sergisi ve Milli Mücadele’mizin unutulmaz kahramanlarından Yörük Ali Efe’nin aziz hatırasını yaşatmak amacıyla hayata geçirdiğimiz Anı Evi’mizi hemşehrilerimizle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu festival, yalnızca sanatın değil; dostluğun, kardeşliğin, kültürel paylaşımın ve geleceğe bırakacağımız ortak değerlerin de en güzel buluşma noktasıdır. Çocuklarımızın sanatla büyümesi, geleneksel değerlerimizin yaşatılması ve dünyanın dört bir yanından sanatçıların Büyükçekmece’de bir araya gelmesi bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. Emeği geçen tüm sanatçılarımıza, eğitmenlerimize, çalışma arkadaşlarımıza ve katkı sunan herkese teşekkür ediyor, tüm vatandaşlarımızı festivalimizin bu özel etkinliklerini ziyaret etmeye davet ediyorum.’

Açılış törenlerine CHP 24. Dönem Milletvekili Süleyman Çelebi, Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün’ün eşi Hatice Akgün, Yörük Ali Efe’nin torunu emekli vali Kayhan Kavas, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.”

TDED Edirne’den ilk genel kurul

Olgay GÜLER

Türk Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Edirne Şubesi tarafından gerçekleştirilen 1’inci olağan genel kurul toplantısında, derneğin yönetim kurulu belirlendi.

Dil ve edebiyat alanında yürüttüğü çalışmalarla bilinen ve 2008 yılında kurulan TDED, Edirne Şubesi’ni açtı. Derneğin Edirne Şubesi ilk genel kurulu, Devecihan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi. Genel kurula, İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ahmet Alireisoğlu, derneğin Edirne Şubesi kurucu başkanı Prof.Dr. Rıdvan Canım ve davetliler katıldı. 

‘EN BÜYÜK SORUN KONTROLSÜZ VE SORUMSUZCA YOZLAŞMA’

Açılışta konuşan Prof.Dr. Canım, dilin bir milletin hafızası, kimliği ve en önemli kalesi olduğunu söyledi. Canım, “Ancak üzülerek müşahede ediyoruz ki bugün bu muazzam kale içeriden ve dışarıdan ciddi bir kuşatma altındadır. Bugün Türkçe’mizin günümüzdeki durumu, bizlere hem büyük bir gurur, hem de derin bir sorumluluk yüklemektedir. Bir yandan Balkanlar’dan Orta Asya’ya, Maveraünnehir’den Anadolu’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada, gönülleri birleştiren bir köprü vazifesi görürken diğer yandan kendi yurdunda, kendi evlatlarının evinde ciddi bir yozlaşma ve çoraklaşma tehlikesiyle karşı karşıyadır dilimiz. Dilimizin bugün yaşadığı en büyük sorunlardan biri küreselleşme ve dijitalleşmenin getirdiği kontrolsüz ve sorumsuzca yabancılaşmadır. Sokaklarımızı, tabelalarımızı, iş yerlerimizi istila eden yabancı kelime hayranlığı, ne yazık ki artık gençliğimizin dijital dünyadaki iletişim bilime, yani sanal aleme de sirayet etmiş bulunmaktadır. Kelimelerin kısaltılarak anlamından koparıldığı, imla kurallarının hiçe sayıldığı, Türkçe cümle yapısının bozulup yerine yabancı dillerin sentaksının monte edilmeye çalışıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Unutmayalım ki kelimelerini kaybeden bir millet mefhumlarını kaybeder, mefhumlarını kaybedenler ise tefekkür edemez, düşünemez, felsefe üretemez, medeniyet kuramazlar” dedi. 

‘SORUMLULUĞUMUZ HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA’

İkinci en büyük sorunun, okuma kültürünün zayıflaması olduğunu belirten Canım, “İkinci büyük yaramız ise okuma kültürümüzün zayıflaması ve buna bağlı olarak ortaya çıkan ifade kısırlığıdır. Klasiklerimizden Yunus’un, Fuzuli’nin, Nedim’in, Yahya Kemal’in, Tanpınar’ın, o zengin kelime dağarcığından mahrum yetişen nesiller ne yazık ki kendilerini sadece birkaç yüz kelimeyle ifade etmeye zorlanmaktadır. Sizler çok iyi biliyorsunuz ki edebiyat dilin rafine edilmiş halidir. Edebiyattan kopan bir toplumun dili çoraklaşır. Kuruyup çoraklaşan bir dil ise kalpleri birbirine bağlama özelliğini yitirir. İşte bu noktada Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği olarak bizlerin mesuliyeti her zamankinden daha fazla olacaktır. Bizler sadece sorunları tespit eden değil, çözüm önerileri ve hastalara reçeteler sunan ve sahada bizzat mücadele eden bir iradeyi temsil etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Önümüzdeki dönemde de genç nesillere Türkçe’nin bir dünya dili olduğu şuurunu aşılamak, özellikle Türk dünyasıyla olan lisan köprülerimizi daha da tahkim etmek, güçlendirmek, yerelden ulusala, edebiyatı ve nitelikli okumayı teşvik ederek, projeleri hayata geçirmek için çalışacağız” diye konuştu. 

‘SLOGANIMIZ; DİLİMİZ BİZİM KİMLİĞİMİZ’

Türkçe’nin, dünyanın en büyük beş dilinden birisi olduğunu dile getiren Prof.Dr.Canım, “Biz bir kabile devleti olmadığımız gibi dünyanın en büyük beş dilinden birini konuşan büyük bir milletin mensuplarıyız. Biz bir medeniyet kurmuşsak bu dille kurmuşuz. Dilimiz bizim kimliğimizdir. Bizim derneğimizin sloganı da budur, bunu unutmayalım. Çünkü biz bu toprakların ruhunu, bu dilin kelimelerinde bulduk, geleceğimizi de yine bu dilin gücüyle inşa edeceğiz. İnşallah önümüzdeki faaliyet dönemimiz içerisinde, derneğimizin diğer birçok şubesinde olduğu gibi, Kadın Kolları ve Gençlik Kolları gibi yeni oluşumlarımızı da oluşturabileceğimizi ümit ve temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

‘YAPACAĞIMIZ ÇOK ŞEY VAR’

İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Alireisoğlu da, derneğin Edirne’de de şubesinin kurulmasının hem öğrenciler, hem de Balkan coğrafyası için çok önemli olduğunu söyledi. Alireisoğlu, “Bu dernekle buradaki 52 bin öğrencinin yapacağı çok şey var. Bu dernekle Milli Eğitim Bakanlığı’nın yapacağı çok şey var, Kültür Bakanlığı’nın yapacağı çok şey var. Bu coğrafya Edirne başkent olarak kendi pozitif değerini icra ederse ki bunu yapabiliriz, yapmamız gerekiyor, üzerimizde görev var. Buluşturabilir, bu varlığı güçlü hale getirebiliriz. Biz bunu yaparsak görevimizi yapmış kabul edeceğiz. Onun için ben burada ciddi anlamda heyecanlıyım, emeği geçenlere teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Genel kurulda yapılan açık oylamayla derneğin Edirne Şubesi yönetimi belirlendi. Yönetimde şu isimler yer aldı:

Yönetim Kurulu (asil):

Rıdvan Canım, Ahmet Günşen, Sedat Sayın, Müzekka Bayrak, Hacer Özen, Polat Sel, Esra Türker

Yönetim Kurulu (yedek):

Rıfat Gürgendereli, Muhammet Altay Taş, Mustafa Şentürk, Ümran Güzey

Denetleme Kurulu (asil):

Ayşe Birce Bağcivan, Kadir İriş, Hasan Boz

Denetleme Kurulu (yedek):

Abdülhamit İriş, Fedai Canım, Recep Çınar

DOÇEK bisiklet ekibi Kırgızistan’da

Bülent AYAN

Keşan Doğa Çevre ve Kültür Derneği’nin (DOÇEK) 4 bisiklet sporcusundan oluşan ekibi “Dünyanın Çatısı” olarak anılan Pamir Platosu’nu aşarak büyük serüvenin üçüncü ve son perdesi olan Kırgızistan etabında pedal basmaya başladı.

Mehmet Erkul, Kenan Taşkın, Rahman Ketenciler  ile Tacikistan’da pedal basan DOÇEK Başkanı Hakan Eşme, sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği son paylaşımında şunlara yer verdi:

“Pamir platosunu geride bıraktık ama o bizi öyle kolay salıvermek istemedi.

Vedası da tıpkı gelişi gibi haşmetli ve acımasız oldu.

Bırakın yüklü bisikletlerle pedal basmayı, ayakta durmanın ve yürümenin bile imkansızlaştığı bir fırtınayla hem karşıladı hem de uğurladı bizi.

Ak-Baital geçidini aştığımızda rotanın en zorlu sınavını verdiğimizi sanıyorduk; meğer Pamir son sözünü henüz söylememiş.

Kyzyl-Art Geçidi öncesinde yüzümüze vuran o amansız rüzgar, savrulan toz ve toprak hepimizi olduğumuz yere mıhladı.

​Karakul’un o geniş düzlüğünden keyifle tırmanmış, sıkı bir eforla geçidi aşıp tam rahat bir inişin hayalini kurarken yüzümüze çarpan fırtına insana ‘bu kadarı da fazla’ dedirten cinstendi.

Rüzgarın hışmından korunacak ne bir ağaç ne de sığınacak bir kaya bulabildik.

Sonunda gözümüze çarpan eski, yıkık bir duvarın kuytusuna sığınıp çadırlarımızı güç belâ kurabildik.

Ertesi gün ​Tacikistan ile Kırgızistan sınırını çizen 4280 metrelik Kyzyl-Art Geçidi’ni soluk soluğa geride bıraktıktan sonra Kırgız gümrüğünden geçip ata yurdunun topraklarına adım attık.

Kısa mesafe içinde yaklaşık 1000 metre irtifa kaybedince, ıssız ve çorak dağ çölü bir anda yerini bambaşka bir dünyaya bıraktı.

Ufka kadar uzanan yemyeşil çayırların üzerinde otlayan at ve hayvan sürüleri, meraya bembeyaz mantarlar gibi serpilmiş, tepesinden tüten dumanıyla yaşamı müjdeleyen yurt çadırları karşıladı bizi.

Düz bir hat boyunca pedal çevirip Sarıtaş beldesine ulaştık.

​Böylece bu zorlu yolculuğun en çetin bölümünü tamamlamış olduk.

Şimdi önümüzde bu büyük serüvenin üçüncü ve son perdesi olan Kırgızistan etabı var.

​Ata yurdunun o geniş ve ferah vadilerinden, uzaklarda da olsa yanımızda hissettiğimiz  tüm dostlara kucak dolusu selam ve sevgiler…”

Yeni haftaya yağışla merhaba beklentisi

Edirne yağışlı geçirdiği bir haftanın ardından yeni haftaya yine aynı şekilde başlarken, yarından itibaren yağışlı hava sisteminin bölgeyi terk etmesi bekleniyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 5 günlük hava tahmin raporuna göre, Edirne’de bugün gökgürültülü sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 18°C, en yüksek 35°C, nem (%) 34-81, rüzgar (km/sa) kuzeybatıdan 17

Yarın sıcak bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 20°C, en yüksek 35°C, nem (%) 29-90, rüzgar (km/sa) kuzeyden 19

29 Temmuz 2026 Çarşamba günü parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 20°C, en yüksek 34°C, nem (%) 31-76, rüzgar (km/sa) kuzeydoğudan 18

30 Temmuz 2026 Perşembe günü az bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 18°C, en yüksek 32°C, nem (%) 28-77, rüzgar (km/sa) kuzeydoğudan 22

31 Temmuz 2026 Cuma günü de az bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 19°C, en yüksek 32°C, nem (%) 31-731, rüzgar (km/sa) kuzeydoğudan 23 olarak ölçülmesi bekleniyor.

TÜ’nin yeni Akademik Takvimi açıklandı

Trakya Üniversitesi, 2026-2027 eğitim-öğretim yılına ilişkin lisans ve ön lisans programlarını kapsayan akademik takvimi yayımladı. Takvimde öğrencilerin kayıt yenileme işlemleri, ders dönemleri, ara sınavlar, yarıyıl sonu sınavları, ara tatil ve bütünleme sınavlarının tarihleri yer aldı.

Akademik takvime göre, fakülte, yüksekokul, meslek yüksekokulu ve enstitülerde güz yarıyılı kayıt yenileme işlemleri 7-11 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Eğitim Fakültesi öğrencileri ise kayıt yenilemelerini 24-28 Ağustos 2026 tarihleri arasında yapacak.

Güz yarıyılında dersler 14 Eylül 2026’da başlayacak ve 25 Aralık 2026’da sona erecek. Ara sınavlar 7-15 Kasım 2026, yarıyıl sonu sınavları ise 26 Aralık 2026-10 Ocak 2027 tarihleri arasında yapılacak. Öğrenciler 11-15 Ocak 2027 tarihleri arasında ara tatil yapacak. Bütünleme sınavları ise 18-24 Ocak 2027 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Bahar yarıyılında kayıt yenileme işlemleri 1-5 Şubat 2027, dersler ise 8 Şubat-28 Mayıs 2027 tarihleri arasında yapılacak. Ara sınavlar 27 Mart-4 Nisan 2027, yarıyıl sonu sınavları 29 Mayıs-11 Haziran 2027, bütünleme sınavları ise 19-25 Haziran 2027 tarihleri arasında uygulanacak.

Üniversite yönetimi, öğrencilerin akademik süreçlerini planlarken ilan edilen takvimi dikkate almaları gerektiğini belirtirken, detaylı akademik takvime Trakya Üniversitesi’nin resmi internet sitesi üzerinden ulaşılabileceği ifade edildi.

Güz kayıt yenileme: 7-11 Eylül 2026

Derslerin başlaması: 14 Eylül 2026

Ara sınavlar: 7-15 Kasım 2026

Final sınavları: 26 Aralık 2026-10 Ocak 2027

Ara tatil: 11-15 Ocak 2027

Bütünleme: 18-24 Ocak 2027

Bahar dönemi ders başlangıcı: 8 Şubat 2027

Bahar final sınavları: 29 Mayıs-11 Haziran 2027

Bahar bütünleme: 19-25 Haziran 2027

Gencan’dan başarılı sporculara kutlama

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, son dönemde ulusal ve uluslararası organizasyonlarda elde ettikleri tarihi başarılarla Edirne’ye büyük gurur yaşatan sporcuları ve antrenörlerini kutladı.

Edirne’yi farklı branşlarda başarıyla temsil eden sporcular, katıldıkları şampiyonalarda üstün performans sergileyerek önemli derecelere imza attı. Kocaeli’de düzenlenen Yıldızlar Avrupa Judo Kupası’nda Alara Akbuz Avrupa Şampiyonu olarak göğüsleri kabartırken, Ahmet Efe Öymen Avrupa üçüncüsü, Metin Mustafa Şahin ve Simay Şen ise Avrupa beşinciliği elde etti. Organizasyonda İl Müdürlüğü EYS Antrenörü İhsan Köksoy da Millî Takım Antrenörü olarak görev üstlendi.

Bolu’da gerçekleşen Türkiye Kick Boks Şampiyonası’nda Edirne Kickboks & Mücadele Spor Kulübü sporcusu Önder Ozan Güzel, 71 kg Büyük Erkek K1 kategorisinde Türkiye Şampiyonu olurken; Minikler Türkiye Taekwondo Şampiyonası Batı Grubu müsabakalarında mücadele eden Eymen Ayaz Akkaya ise Türkiye üçüncüsü olarak bronz madalyanın sahibi oldu.

Aydın’ın Söke ilçesinde düzenlenen ANALİĞ Kadınlar Türkiye Şampiyonası’nda ise Sporcu Eğitim Merkezi (SEM) sporcuları takım halinde Türkiye ikincisi olarak büyük bir başarıya imza attı. Şampiyonada bireysel kategorilerde Selma Ceylin Alıçlı ve Serra Gül Yılmaz Türkiye ikincisi; Elifnur Tunç ve Derin Enginar Türkiye üçüncüsü; Güneş Zımba ve Hamiyet Ömür Gümüş Türkiye beşincisi; Şirin Dilci ise Türkiye yedincisi dereceleriyle kentin gurur tablosuna adlarını yazdırdı.

Başarı grafiğini diğer branşlarda da sürdüren sporculardan Deniz Sena Özcan, Türkiye Güreş Şampiyonası U14 58 kilogram kategorisinde Türkiye üçüncüsü; Emir Ali Cengiz Oğuz, İzmir’de düzenlenen U18 Türkiye Atletizm Şampiyonası üç adım atlama branşında Türkiye Şampiyonu; Toprak Topatan ise Slovenya’nın Ljubljana kentinde düzenlenen Central European Countries Meet Yüzme Şampiyonası’nda 1500 metre serbestte gümüş, 400 metre serbestte bronz madalya kazanarak Edirne’ye uluslararası alanda büyük gurur yaşattı.

Farklı branşlarda elde edilen bu başarıların kent için büyük bir motivasyon ve övünç kaynağı olduğunu belirten Belediye Başkanı Filiz Gencan, yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verdi:

“Edirne’mizi sporun farklı dallarında başarıyla temsil eden, kürsüye çıkarak bizlere büyük gurur yaşatan tüm sporcularımızı yürekten kutluyorum. Elde edilen her madalya ve her başarı, yalnızca sporcularımızın değil, aynı zamanda ailelerinin, antrenörlerinin ve kentimizin ortak gururudur. Gençlerimizin sporla iç içe büyümesi, başarılarıyla örnek olması bizler için son derece değerlidir.

Edirne Belediyesi olarak sporun ve sporcunun yanında olmaya devam edecek, çocuklarımızın ve gençlerimizin daha iyi koşullarda spor yapabilmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Kentimize bu gururu yaşatan tüm sporcularımıza, antrenörlerine ve ailelerine teşekkür ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.”

Başkan Gencan, sporun birleştirici gücüne vurgu yaparak, Edirne’nin yetiştirdiği başarılı sporcuların gelecekte de kentin adını Türkiye ve dünya çapında duyurmaya devam edeceğine inandığını ifade etti.

GURBETÇİLER (2)

Yaklaşık bir ay önce, 22 Haziran’da bu köşede “Gurbetçiler” başlığıyla önemli bir konuya dikkat çekmeye çalışmıştık.

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte Avrupa’nın dört bir yanından yola çıkan yüz binlerce gurbetçi, Kapıkule başta olmak üzere sınır kapılarımızdan ülkeye giriş yapıyor.

Ancak bu büyük insan hareketliliğinin Edirne ekonomisine beklenen katkıyı sağlayamadığını, Kapıkule’den giren araçların çevre yoluna yönelip kent merkezine uğramadan yollarına devam ettiğini yazmıştık.

Aradan sadece bir ay geçti.

Bu kez aynı tespiti, sektörün tam içindeki isimler de dile getirdi

Türkiye Otelciler Birliği Edirne Temsilcisi Gökhan Balta’nın açıklamalarını okuyunca, “Demek ki yalnız biz böyle düşünmüyormuşuz” dedim.

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sezai Irmak’ın da aynı konuda topa girdiğini gördük.

**

Balta’nın söylediği aslında çok net…

Kent merkezinde son yılların en durgun gurbetçi sezonunun yaşandığını ifade ediyor.

Bunun en önemli nedenlerinden biri olarak da Kapıkule’den çıkan gurbetçilerin Edirne’ye yönlendirilmesindeki eksiklikleri gösteriyor.

Daha doğrusu, yıllardır çözülemeyen bir yönlendirme sorununa dikkat çekiyor.

Aslında mesele yalnızca bir tabela meselesi değil.

Mesele, Edirne’nin kendisini anlatamaması.

Kapıkule’den çıkan bir aile, şehir merkezine uğraması halinde tarihi çarşıyı görebilecek, Selimiye’nin gölgesinde soluklanacak, Ali Paşa Çarşısı’nda alışveriş yapacak, tava ciğer yiyecek, badem ezmesi alacak, belki de bir gece konaklayacak..

Bunların her biri şehir ekonomisine katkı.

Ama biz daha o aileyi şehir merkezine davet etmeyi bile başaramıyoruz.

Elbette bütün sorumluluğu yönlendirme tabelalarına yüklemek doğru olmaz.

Gurbetçiler de haklı…

Saatlerce direksiyon başında yol geliyorlar.

Sınır kapılarında bekliyorlar.

Bir an önce memleketlerine ulaşmak istiyorlar.

Üstelik Türkiye’deki akaryakıt, otoyol ve tatil maliyetlerinin arttığını kendileri de dile getiriyor.

Ancak bütün bunlar, Edirne’nin hiçbir şey yapmadan beklemesini de haklı çıkarmaz.

Tam tersine…

İnsanların yolculuk alışkanlıklarını biliyorsak, buna göre yeni yöntemler geliştirmek zorundayız.

Kapıkule’de dijital karşılama ekranları…

Sınır kapısından itibaren dikkat çeken dijital yönlendirmeler…

Avrupa plakalı araçlara özel otopark uygulamaları…

“Gurbetçiye Hoş Geldin” kampanyaları…

Kısa şehir turları…

Alışveriş ve konaklamayı teşvik edecek ortak organizasyonlar…

Bunların hiçbiri hayal değildir.

Yeter ki bu konuya sadece turizmcilerin sorunu olarak bakılmasın.

Bu mesele, otelcinin de meselesidir…

Esnafın da…

Lokantacının da…

Ticaret Odası’nın da…

Belediyenin de…

Valiliğin de…

Çünkü kazanan yalnız oteller olmayacaktır.

Kazanan Edirne olacaktır.

**

Edirne, Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı olmakla övünüyor.

Haklı da…

Ama artık yalnızca “kapı” olmak yetmiyor.

Kapıdan geçen insanı şehirle buluşturabilmek gerekiyor.

Her yaz yüz binlerce gurbetçi sınırlarımızdan geçiyor.

Bu insanların ne kadarını Edirne’de bir saat, bir akşam ya da bir gece misafir edebiliyoruz?

İşte asıl başarı, bu soruya verilecek cevapta gizli…

NEGATİF GAZ

“BİR ÜLKE HALKI, KENDİ GELECEKLERİNİ ANCAK KENDİLERİ TAYİN EDER; DIŞARDAN MÜDAHALE EDİLEMEZ!..”
Bu günlerde çok itibar edilen bir deyiş, ama Allah’ın kitabındaki emirlerine baktığımızda, ŞEYTANIN İŞKEMBESİNİN PİS GAZI olduğu açıkça öğrenilir!..
Kuran’ın temel ilkelerine ve de onlarca ayet de emredilenlere bakarsak, “Eğer bir insan, hayvan, bitki veya başka bir ülke halkı muhtaç durumdaysa, onun muhtaçlığını gidermek için, her türlü savaş verilmiyorsa bu, “ALLAH’IN EMİRLERİNE İHANET” anlamına geliyor. Allah’a ihanet, ŞEYTAN YOLUNA HİZMETTİR!..
Eğer bir ülkenin halkı, iç ve dış düşmanların işbirliğinde, eğitimi, dini, kültürü bozulup, MEZHEPLERE BÖLÜNMÜŞ, BİRİLERİ KENDİLERİNE DİNDARLIK ATFEDEREK, ALLAH İLE KUL ARASINA GİRİLMİŞ, ŞİRKE DÜŞÜRÜLMÜŞSE O ÜLKE HALKI MUHTAÇTIR. HEM DE YARDIMA EN FAZLA MUHTAÇTIR!..
Ama bu durum da, “Şeytanın Pis Gazı” insanlığa neyi emrediyor?..
“Karışma o ülkenin NEGATİFLERCE KANDIRILMALARINA DA, MAHVOLUP GİTSİNLER!..” diyor.
YANLIŞLARLA SAPTIRLILMIŞ, ACILARLA CEBELLEŞEN BİR ÜLKEYİ, EĞİTİM SAVAŞIYLA UYARMAKTAN BAHSEDİYORUM!..
İNANÇLI BİLİM EĞİTİMİYLE SAVAŞ, EN KUTSAL SAVAŞ!..
Allah Kuran’ı Kerim’in birçok ayetindede açıkça emrediyor:
4/70: Bu nimet, Allah’tandır. Bilen olarak Allah yeter.
4/71: Ey iman edenler! Silahlarınızı alın, harbe hazır olun. Düşmanla savaşa bölük bölük veya toptan çıkın.
4/74: Dünya hayatını ahiret hayatı için satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, biz ona yakında büyük bir mükâfat vereceğiz.
8/39: Fitne kalmayıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın! Eğer vaz geçerlerse, muhakkak ki Allah, ne yaptıklarını görmektedir.

8/40: Şayet islamdan yüz çevirir de, vazgeçmezlerse, bilin ki Allah mevalânızdır. O, ne güzel Mevlâ, ne güzel yardımcıdır.

*İşte tarih boyunca, YÜKSELİŞ DÖNEMLERİNDE Türkler, Allah’ın bu nurlu emirlerinin, “MAZLUMUN YANINDA, ZALİME KARŞI, ALLAH YOLUNUN SAVAŞÇILARI” olmaya kendilerini adamışlardır. O yüzden, “NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE” DENMEZ Mİ ŞİMİDİ?..

Edirne ciğeri ve kültürü TV ekranında!

Olgay GÜLER

Edirne’yi Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Koruma Derneği Başkanı Uğurcan İmrak, TRT Türk ekranlarında yayınlanan ‘Hoş Geldin Kahvesi’ programına konuk olarak Edirne Tava Ciğeri ve kent kültürünü tanıttı.

Dernek başkanı İmrak, TRT Türk ekranlarında ünlü oyuncu Merve Üçer’in sunduğu “Hoş Geldin Kahvesi” programına konuk oldu. Programda İmrak, Edirne’nin simgesi haline gelen coğrafi işaretli lezzeti tava ciğeri, kentin eşsiz gastronomi kültürünü ve asırlık geleneksel Kırkpınar Yağlı Güreşleri’ni geniş kitlelere aktardı. Edirne’nin turizm potansiyelinin vurgulandığı programda, kentin tarihi ve kültürel değerlerinin önemine dikkat çekildi.

Çekimler sırasında kentteki çalışmaları da değerlendiren İmrak, geçtiğimiz günlerde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ile gerçekleştirilen özel program ve temaslara değinerek Edirne için yürütülen ortak projelerin önemini vurgulandı. Programda ayrıca Edirne’nin tanıtımına yıllarca büyük emek veren kent değerleri de anıldı. İmrak, Edirne’nin simge ismi, merhum Turizm Elçisi Bahri Dinar’ın kente kattığı değerlerden ve bıraktığı mirastan bahsetti. Tava ciğere bestelediği şarkıyla hafızalara kazınan ve kentin neşesi olan merhum Beyazıt Sansı (Beyazıt Hoca) ve eserleri üzerine keyifli sohbet gerçekleştirildi.

Edirne’nin tarihi, lezzetleri ve nevi şahsına münhasır isimlerinin konuşulduğu programın, yayınlandığında izleyicilerden büyük ilgi görmesi bekleniyor.

Yeni Parti’de ‘imece’ dayanışması!

Olgay GÜLER

CHP’de ‘mutlak butlan’ kararıyla genel başkanlık görevinden ayrılan Özgür Özel’in kurduğu Yeni Parti’nin Edirne il başkanlığı için tutulan binada hazırlıklar hızla sürüyor.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) mutlak butlan kararı sonrası yaşanan çalkantılı süreç, Özgür Özel’in geçtiğimiz hafta partiden ayrılıp ‘Yeni Parti’yi kurmasıyla yeni boyut kazandı. Özel’in ‘Yeni Parti’ açıklamasıyla birlikte ülke genelinde çok sayıda CHP üyesi, partisinden istifa etti. Edirne’deyse butlan yönetiminin görevden aldığı il başkanı Yücel Balkanlı ve ilçe başkanı Volkan Akgüngör, partiden istifa eden ilk isimler arasında yer aldı.

İL BAŞKANLIĞI ADRESİ BELLİ OLDU

Yeni Parti’de Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) belirlenirken, Edirne’de de hazırlıklar başladı. İl yönetimi oluşturma görevinin, butlan yönetiminin görevden aldığı Yücel Balkanlı’ya verilmesi kesin gözüyle bakılırken, il başkanlığının adresi de belli oldu. Sabuni Mahallesi’nde Yoğurtçular Sokak üzerindeki iş hanında, Edirneliler’in ‘Şehir Kulübü’ olarak bildiği yer partinin il başkanlığı olarak kiralandı.

İMECE USULÜYLE DÜZENLEME

Partinin adresinin belli olmasının ardından, görevden alınan il başkanlı Yücel Balkanlı da, resmi sosyal medya hesabından paylaşım yaparak, onarım ve tefrişat işlemlerinin başladığını duyurdu. Partinin yeni kurulmuş olması ve henüz ödenek olmaması nedeniyle, il başkanlığındaki işlerin imece usulüyle devam ettiği öğrenilirken, resmi açılışın ne zaman yapılacağı merak konusu oldu.