Edirne Sultan Birinci Murat Devlet Hastanesi otoparkının yetersiz kalması nedeniyle, hasta ve ziyaretçi araçlarını park etmede büyük sıkıntılar yaşanıyor. Hastane önündeki ana cadde ve bu caddeye açılan ara sokaklar her iki istikamette parklanma alanı haline gelirken, inşa edilmekte olan caminin bitişiğinde yer alan boş arazı da şimdilik otopark niyetine kullanılıyor.
Bir zamanlar Trakya Tarımsal Araştırma Müdürlüğü’nün ürün denemeleri yaptığı bu yumuşak ve verimli topraklar şimdi TOKİ ve müteahhitlerin yaptığı yüksek katlı apartmanlar, villa tipi evler ve ticari işletmelerle doluyor. Son aylarda barajları dolduran yoğun yağışlar nedeniyle çamur deryası haline gelen boş araziye park etmekte olan hasta ve ziyaretçilerin araçları da tanınmaz hale geliyor.
Hastaneye gelip de park yeri bulamayan herkes park alanının genişletilmesi veya katlı otopark gibi alternatifler bulunmasını istiyor. Vatandaşlar, bölgedeki yapılaşmanın hızına dikkat çekerek, “Bu gidişata gecikmeden kalıcı çözüm bulunmalı” yorumunu yapıyor.
Kutsal kitapları, şeytanın yeryüzü uşakları tarafından, yarısı yalan yazılmıştı, Onlarca, çeşidi ortalıktaydı. Oysa doğru tekti!.. Din simsarları ve derebeylerin sapkın çıkarları için, kandırılıp sömürülen mazlum halkları kurtarıp, özgürleştürmek ve korumak için, ASIRLARCA, SAVAŞIP, CANLARINI HAK UĞRUNA FEDA ETMİŞ, TÜRK ATALARDAN ALLAH RAZI OLSUN!.. Sorsan dünyaya, “Savaşlar hep GANİMET için yapılırdı!..” derler!.. “Ganimet için, savaşanlar, sömürgecilerdi, Türkler onların sömürülerini engellemek için savaştı” diyemezler. Neden mi? Çünkü sömürgeciler zengin ve güçlüler, onların yazdığı tarihi ezberlersen böyle kandırılırsın işte!.. Türkler asla sömürmezler, kendileriyle eşitlerler. Tarih boyunca, HAK ERİ olarak canlarını şehitliğe feda eden ATALARDAN ALLAH RAZI OLSUN. Kuran’ı anlamak için okursan bunları öğrenirsin: BU GÜNLERDE, YERDE PEK AZ KADİM TÜRK KALSA DA, ÇOĞUNLUK, GAFLETE DALMIŞ OLSA DA “GÖK, TÜRK DOLU!…….. ”HAK YOLUNDA, BİRER FİZİKİ MELEK OLARAK ŞEHİT OLDULAR. ŞİMDİ, ONLAR RUHSAL MELEKLER. Zamandan, mekandan muaf, Allah’ın yenilmez elçileri, savaşçıları, melekleri.. YERYÜZÜNÜN ADALETİ, HAİNLERİN CEZASI İÇİN, ALLAH’IN EMRİNİ BEKLERLER. HAİNLER, ÇOK GÜÇLÜ OLSA DA, YERDE BİRKAÇ TÜRK İLKELİ, KİŞİ KALSA DA, GÖK, HAK ERİ TÜRK, MELEK DOLU!.. Yeryüzünde vazife emri beklerler.
(BU YAZDIKLARIM, Kuran’da yazıyor, ben de oradan öğrendim.)
İŞTE İSPAT… Kuran’ı Kerim. Sure16/ayet 33: İllâ kendilerine meleklerin gelmesini, yahut, Rabbinin emrinin gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de öyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmedi; fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı. 16/34: Sonunda yaptıklarını cazası onlara ulaştı ve alay etmekte oldukları şey onları çepeçevre kuşattı. 48/ 4: İmanlarını bir kat daha arttırsınlar diye müminlerin kalplerine güven indiren O’dur. GÖKLERİN ve YERİN orduları Allah’ındır. Allah bilendir, her şeyi hakkıyla yapandır. 9/26: Sonra Allah, Resulünün ve müminlerin üzerine rahmetini indirdi, göremediğiniz meleklerden ordular indirdi de, küfredenleri azaplandırdı. İşte bu kâfirlerin cazasıdır. 15/58: Onlar şöyle dediler, “Biz günahkâr bir topluluğa gönderildik. Yanlızca Lut ailesi hariçtir. Onların topunu kurtaracağız.
Türkiye genelinde, başta enerji ve un gibi maliyetlerdeki artış nedeniyle, ekmek fiyatlarında başlayan zam furyasına, Edirne de eklendi.
Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, kilogramı 75 lira olan ekmek fiyatının 1 Nisan itibariyle birçok ilde değişmeye başladığını söyledi. Balcı’nın açıklamasının ardından başlayan zam furyasına, Edirne de eklendi. EDESOB Başkanı Kemal Cingöz, kentte 15 liraya satılan 200 gram ekmeğin, 17.5 lira olmasını öngören teklifi bakanlığa gönderdiklerini söyledi. Cingöz, zam nedeninin girdi maliyetlerindeki artıştan kaynaklandığını dile getirdi.
‘KİLOGRAM FİYATI 87.5 LİRA OLACAK’
Zammın kabul edilmesi halinde, ekmeğin kilogram fiyatının 87.5 lira olacağını belirten Cingöz, “Biz de ilde 200 gram ekmek 17.5 lira, ilçelerde de 230 gram ekmeği 20 TL olarak teklifte bulunduk. Yani kilogram fiyatı 87.5 lira ekmeğin. Bu teklifi bakanlığa gönderdik, bakanlıktan sonra onaylanırsa karar valiliğe gidecek. Bakanlıktan cevabi yazı gelecek ondan sonra valilik uzlaşma komisyonu kurar mı, kurmaz mı bilmiyorum. Ama Türkiye genelinde herhalde 25’e yakın ilde ekmek fiyatları bu banda oturdu” dedi.
‘BU YAPILAN ZAM DA BELKİ MALİYETLERİ KARŞILAMAYACAK’
Zammın ana nedeninin başında akaryakıt fiyatlarındaki artış geldiğini kaydeden Cingöz, “Akaryakıt fiyatları herhalde burada 35 günde yüzde 40’a yakın zam gördü. Her şey akaryakıta endeksli. Bu arada una da zam geldi. Asgari ücrete zam geldiği zaman buğdayın kilosu 13 lira falandı, şu an 15-15.5 TL civarında gidiyor. Unun çuvalı da 1300 liraya çıktı. Yani sonuç itibariyle bu yapılan zam da belki girdi maliyetlerini karşılamayacak boyutta. Ama yapacak bir şey de yok. Minimum da tutmaya çalıştık zam oranını” diye konuştu.
İl ve ilçelerde farklı zam oranı yapılmasının nedenini de anlatan Cingöz, “Biz fiyatın tek olmasını istedik aslında. Fakat buradaki arkadaşlar ulusal marketlere ekmek veriyor. Oraya verilen ekmeklerdeki komisyon yüzde 15. Ekmek fiyatının yüzde 15’i. Yani ekmek 20 lira olursa 3 lira verecekler. Ama 17.5 olursa 2 lira civarında bir komisyon verecekler. Yani onun için ildeki arkadaşlar 200 gramı 17.5 lira istediler. Aslına bakarsanız; doğru olan bir ekmeğin 230 gram olması lazım. Yani 200 gramdan siz de takdir edersiniz ki iyi ekmek olmuyor. Aslında bakanlık daha önce bir standart koymuştu; ‘250 gramdan aşağı ekmek üretimi yapılmaz’ diye. Bence en ideali 250 gram olması lazım, ekmeğin ekmek olabilmesi için. Ama sonradan düşürüldü; ‘200 gram da çıkarılabilir’ denildi” şeklinde konuştu.
AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, kadın çalışanların ihracata katkı sağladığı iller sıralamasında Edirne’nin %45,8 oranıyla Türkiye 4’üncüsü olduğunu duyurdu.
“Kadın Elinin Değdiği Her İş Büyüyor”
Türkiye genelinde kadın istihdamının dış ticarete sağladığı katkıların verilerine değinen AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, Edirne’nin elde ettiği %45,8’lik payın şehrin ekonomik geleceği adına gurur verici olduğunu ifade etti. Kadın emeğinin üretim zincirindeki önemine dikkat çeken İba, şu ifadeleri kullandı:
“Kadın elinin değdiği her yer güzelleşiyor, kadın emeğinin girdiği her iş büyüyor. Edirne’miz, tekstilden gıdaya, tarımdan sanayiye kadar her alanda üretim zincirinin en güçlü halkası olan kadınlarımız sayesinde Türkiye genelinde büyük bir başarıya imza atmıştır. İhracat katkısında Türkiye 4’üncüsü olmak, sadece bir rakam değil; Edirne kadınının çalışkanlığının ve üretimdeki kararlılığının bir sonucudur.”
Stratejik Sektörlerde Kadın İmzası
Edirne’nin dış ticaret hacminde kadınların rolünün her geçen yıl arttığını belirten Belgin İba, özellikle tekstil, gıda ve tarıma dayalı sanayi kollarında kadınların aktif rol üstlenmesinin ihracat rakamlarına doğrudan yansıdığını vurguladı. İba, kadınların üretim süreçlerine daha fazla dahil olmasının yerel ekonomiyi güçlendirirken, Edirne’nin adını dünyaya duyurduğunu ifade etti.
“Girişimci Kadınlarımızın Her Zaman Yanındayız”
Şehrin kalkınmasında kadınların en ön safta yer almasından büyük mutluluk duyduklarını belirten İba, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Serhat şehrimizin ekonomisini büyüten, alın teriyle ihracatımıza değer katan tüm kadın çalışanlarımıza ve kadın girişimcilerimize yürekten teşekkür ediyorum. Edirne’nin bu alandaki başarısı, tüm Türkiye’ye örnek teşkil etmektedir. Bizler de bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üreten, emek veren ve şehrimizi geleceğe taşıyan kadınlarımızın yanında olmaya, başarılarını desteklemeye devam edeceğiz.”
Emlakçılık kursu, gayrimenkul sektöründe profesyonel olarak çalışmak isteyen kişilere satış teknikleri, tapu işlemleri, gayrimenkul hukuku ve müşteri yönetimi konularında kapsamlı bilgi veren mesleki bir eğitim programıdır. Bu eğitimler, sektöre bilinçli giriş yapmak ve kariyer fırsatlarını artırmak isteyen kişiler için önemli bir başlangıç noktasıdır.
Günümüzde emlak danışmanlığı mesleği sadece portföy bulmakla sınırlı değildir. Başarılı bir emlak danışmanı olmak için doğru fiyat analizi, etkili pazarlama, doğru müşteri iletişimi ve hukuki süreç bilgisi gerekir. Emlak kursları da bu yetkinlikleri kazandırmayı amaçlar.
Emlakçılık Kursuna Katılmanın Avantajları
Emlak sektöründe eğitimli kişiler her zaman daha avantajlıdır. Çünkü bilgi sahibi olmak doğrudan satış başarısını etkiler.
Emlak kursunun sağladığı başlıca avantajlar:
Sektöre profesyonel başlangıç yapma imkânı
Gayrimenkul mevzuatını öğrenme
Müşteri kazanma teknikleri öğrenme
Satış kapatma becerisi geliştirme
İş başvurularında avantaj elde etme
Uzun vadeli kariyer fırsatları oluşturma
Bu nedenle kurslar sadece bilgi değil aynı zamanda rekabet avantajı da sağlar.
Emlakçılık Kursu Eğitim Programı Neleri Kapsar?
Kapsamlı bir eğitim programı genellikle teorik ve pratik konuları birlikte sunar.
Eğitimde Yer Alan Ana Konular
Gayrimenkul sektörüne giriş
Emlak hukuku ve mevzuat
Tapu işlemleri ve süreç yönetimi
Satış psikolojisi
Müşteri ilişkileri yönetimi
Portföy oluşturma teknikleri
Dijital emlak pazarlaması
Emlak ilan yönetimi
Bu eğitimler danışmanların sektörde daha bilinçli hareket etmesini sağlar.
Emlakçılık Kursu Online mi Yüz Yüze mi Alınmalı?
Bu tamamen kişinin zamanına ve öğrenme tercihine bağlıdır.
Eğitim Modeli
Özelliği
Online kurs
Esnek zamanlı eğitim imkânı
Yüz yüze kurs
Uygulamalı öğrenme avantajı
Hibrit kurs
Hem online hem uygulama fırsatı
Çalışan kişiler genellikle online eğitimleri tercih etmektedir.
Emlakçılık Kursu Sonrası Ne Yapılır?
Eğitim tamamlandıktan sonra genellikle şu adımlar izlenir:
Sertifika alınır
Mesleki yeterlilik süreci başlatılır
Emlak ofisinde çalışma imkânı aranır
Sektörde deneyim kazanılır
İlerleyen süreçte ofis açılabilir
Bu süreç doğru yönetildiğinde kariyer hızlı gelişebilir.
Doğru Emlak Kursu Nasıl Seçilir?
Kurs seçerken şu kriterler önemlidir:
Eğitim kurumunun güvenilirliği
Sertifikanın geçerliliği
Eğitim içeriğinin güncelliği
Eğitmenlerin deneyimi
Eğitim sonrası destek
Referanslar
Yanlış kurum seçimi zaman kaybına neden olabilir.
Emlakçılık Kursu Fiyatı Neye Göre Değişir?
Kurs ücretleri genellikle şu faktörlere göre değişir:
Eğitim süresi
Eğitim kurumu
Online veya yüz yüze olması
Sertifika kapsamı
Ek danışmanlık hizmetleri
Ancak fiyat yerine eğitim kalitesine odaklanmak daha doğru bir yaklaşımdır.
Emlak Sektöründe Başarılı Olmanın Sırları
Başarılı emlak danışmanlarının ortak özellikleri:
Güvenilir olmak
Doğru iletişim kurmak
Sürekli öğrenmek
Bölgeyi iyi analiz etmek
Güçlü network oluşturmak
Dijital pazarlamayı kullanmak
Bu faktörler gelir seviyesini doğrudan etkiler.
Emlakçılık kursu, gayrimenkul sektöründe kariyer yapmak isteyen kişiler için önemli bir eğitimdir. Doğru eğitim sayesinde sektöre daha donanımlı girilebilir ve başarı şansı artırılabilir.
Eğer emlak sektöründe profesyonel bir kariyer hedefliyorsanız, kaliteli bir eğitim programı seçmek geleceğiniz için yapacağınız en doğru yatırımlardan biri olacaktır.
Bursa İşyeri Hemşireliği (DSP) eğitimi, iş sağlığı ve güvenliği alanında çalışmak isteyen hemşire, ebe ve diğer sağlık personeline yönelik verilen mesleki uzmanlık eğitimidir. DSP (Diğer Sağlık Personeli) olarak adlandırılan bu meslek grubu, işyeri hekimi ile birlikte çalışarak çalışanların sağlık gözetimi, iş kazalarının önlenmesi ve meslek hastalıklarının takibi gibi görevler üstlenir.
İşyeri hemşireliği eğitimi tamamlandıktan sonra adaylar yapılan sınavda başarılı olursa DSP sertifikası alarak resmi olarak görev yapma hakkı kazanır.
Bursa DSP Eğitimine Kimler Katılabilir?
DSP eğitimleri yalnızca belirli sağlık meslek gruplarına açıktır.
Başvuru Yapabilecek Meslekler
Hemşireler
Ebeler
Sağlık memurları
Acil Tıp Teknisyenleri (ATT)
Paramedikler
Çevre sağlığı teknikerleri
Bu meslek gruplarından mezun olan kişiler DSP eğitimine katılarak iş sağlığı ve güvenliği alanında kariyer yapabilir.
Bursa İşyeri Hemşireliği (DSP) Eğitimi Kaç Saat Sürer?
DSP eğitim programları genellikle toplam 90 saatlik eğitimden oluşur. Bu eğitim:
Yaklaşık 45 saat uzaktan eğitim
Yaklaşık 45 saat yüz yüze eğitim
şeklinde planlanabilir.
Eğitim tamamlandıktan sonra adaylar DSP sınavına girme hakkı kazanır.
Bursa DSP Eğitimi İçeriğinde Hangi Konular Var?
İşyeri hemşireliği eğitimleri iş sağlığı ve güvenliği sistemine yönelik kapsamlı konuları içerir.
Eğitim Konuları
İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı
İş kazaları ve meslek hastalıkları
Risk değerlendirme
İş hijyeni
Ergonomi
İlkyardım uygulamaları
Çalışan sağlık gözetimi
Acil durum yönetimi
Bu eğitimler sağlık personelinin işyerlerinde etkin görev alabilmesini sağlar.
DSP (İşyeri Hemşiresi) Nasıl Olunur?
DSP olmak için izlenmesi gereken süreç:
Sağlık bölümü mezunu olmak
Yetkili eğitim kurumundan DSP eğitimi almak
Eğitimi tamamlamak
DSP sınavına girmek
En az 60 puan almak
DSP sertifikası almak
İSG-Katip sistemine kayıt olmak
Bu süreç tamamlandığında kişi işyeri hemşiresi olarak çalışabilir.
Bursa DSP Eğitimi Sonrası Çalışma Alanları
DSP sertifikası alan kişiler şu alanlarda çalışabilir:
Fabrikalar
OSGB firmaları
İnşaat şirketleri
Sağlık kuruluşları
Kurumsal firmalar
Sanayi yoğunluğu nedeniyle Bursa’da DSP’lere olan talep oldukça yüksektir.
Bursa DSP Kursu Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?
Doğru eğitim kurumu seçimi önemlidir. Şu kriterlere dikkat edilmelidir:
Çalışma Bakanlığı yetkisi
Eğitmenlerin sektörel deneyimi
Sınav hazırlık desteği
Eğitim başarı oranı
Uygulamalı eğitim imkânı
Eğitim sonrası danışmanlık
Kaliteli bir eğitim kurumu seçmek DSP sertifikası alma sürecini kolaylaştırır.
Bursa İşyeri Hemşireliği (DSP) eğitimi, sağlık personelinin iş sağlığı ve güvenliği alanında uzmanlaşmasını sağlayan önemli bir mesleki eğitimdir. Doğru eğitim programı ve başarılı bir sınav süreci ile DSP sertifikası almak mümkündür.
Eğer sağlık alanındaki deneyiminizi iş sağlığı ve güvenliği sektöründe değerlendirmek istiyorsanız, Bursa’da alacağınız DSP eğitimi güçlü bir kariyer fırsatı oluşturabilir.
DÜNYANIN BİLİMDE ARAŞTIRMADA ÖNDE OLAN ÜLKELERİ. BİR DE, ÇOĞUNLUKLA, KURAN DAKİ DOSDOĞRU İMANDAN HABERLERİ OLSAYDI KEŞKE!.. Şeytanla yatıp, şeytanla kalkanlar, TARİHİ yazarlerken, hep Türkleri barbar olarak gösterirler, NEDENSE?.. Demezler ki: “ALİM DİYE UYDUK ŞEYTANLARA DA, Kutsal kitaplarımızı korumadık, yarısını yalan yazdık; bakın kaç çeşit, tevrat ve incil var ortalıkta?” demezler… “KORUNAN Kuran’ı okumayı reddettik, şirke düşürüldük, zararlı adetlerimizi çoğalttık, hakkı adaleti hiçe saydık, fitne, fesadı, rüşvet, torpili çoğalttık, yani, “ALLAH YOLUNDAN ÇIKTIK, ŞEYTAN YOLUNA SAPTIK” da Allah, Türkleri bize hak edişimize gönderdi, halkımızı sömürmemizi önlemek, korumak için geldiler!..” demeyi öğrenmezler. Çünkü Kuran’ı okumazlar ve ya inkâr edip, bu gerçekliği öğrenmezler Tarih yazarları, hep Türkler barbarca, çinlilere saldırdı… “Çin ülkesi, Türkler saldırmasa savaş nedir bilmezler” denir nerdeyse!.. Çin seddini bile barbar Türk lere karşı savunmak için yapıldığı yazılır. Allah kuran’da öyle demiyor, ama!.. Tarihçiler bir araştırsın bakalım, Çinli kardeşler, Türklerle kaç savaş yapmışlar?.. Kaç kez Türkler, Çin’e saldırmış, kaç kez Çin’liler, Türk’lere saldırmış?.. Bir de yine hesaplasınlar, KENDİ ARALARINDA ÇİNLİ, ÇİNLİ İLE KAÇ KEZ SAVAŞMIŞ?.. Şu anda Türk beldelerinde, Türk halkına neler yapıyorlar?.. Tabi şeytan hep devrede, kanmalar da oluyor!.. Türklerin de kendi kendileriyle çok savaşları oldu!.. Her milletin, yükselişleri de, düşüşleri de oluyor!.. Hep Türkler, hep Türkler, saldırgan savaşçı öyle mi, onlarsa masum muş?.. Ancak, ALDATILMAYA MÜSAİT, ZAVALLI SIĞ BEYİNLER KANAR, ALGI TAHRİFATLI YAZILMIŞ, TARİHİ SIĞLIKLARA!.. Aklımızı koruyalım, hassas, kuşkucu olalım, yoksa her konuda şeytan devrede, Yaratan’a sığınıp, O’nun emanetlerine ihanet etmeyelim, koruyalım, bakalım, yeterki!.. Yoksa, birileri gelir, DEF EDER!.. Doğu roma iktidarı, tahrif edilmiş kutsal kitapları ile ülkelerinde zalimliği arttırınca, TÜRKLERLE DEF EDİLDİLER!.. Sonra, koruma sürecinde, düzelme gösterdiler mi, ona bakılır!
Kuran’dan, böyle yazıyorum, kendimden değil!..
Kuran’ı Kerim. Sure 2/Ayet 251: Sonunda Allah’ın izniyle onları yendiler. Davut’da Calûd’u öldürdü. Allah ona hükümdarlık ve hikmet verdi; dilediği ilimlerden ona öğretti. Eğer Allahın insanları birbiriyle def etmesi olmasaydı yeryüzü mutlaka fesada uğrardı. Lâkin Allah, âlemlere lütuf ve kerem sahbidir.