Milletvekili Ün’den taşkın soruları

Edirne’de başta Meriç Nehri olmak üzere nehirlerin taşması sonucu yaşanan sel felaketini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıyan Edirne Milletvekili Ediz Ün, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi.

Taşkın nedeniyle seddelerin patladığını, çok sayıda tarım arazisinin su altında kaldığını ve üreticilerin ciddi zarar gördüğünü belirten Ün, özellikle henüz ekim yapılmamış çeltik tarlalarının nehirden gelen kum ve mil ile dolduğuna dikkat çekti. Üretim sezonu başlamadan çiftçinin ağır bir maliyetle karşı karşıya bırakıldığını vurgulayan Ün, girdi maliyetlerinin zaten yüksek olduğu bir dönemde üreticinin bu yükü tek başına taşımasının mümkün olmadığını ifade etti.

Ün, önergesinde öncelikle Edirne’de meydana gelen taşkın sonucunda kaç hektar tarım arazisinin su altında kaldığını, bu alanların ne kadarının çeltik üretim sahası olduğunu, ne kadarında buğday ve diğer ürünlerin ekili bulunduğunu sordu. Tarım arazilerindeki toplam maddi zararın ne kadar olduğunun açıklanmasını isteyen Ün, bu zararın ne kadarının TARSİM kapsamında karşılanacağını ne kadarının ise sigorta kapsamı dışında kaldığını da Bakanlığa yöneltti.

Çeltik tarlalarının önemli bir bölümünün kum ve mil ile dolduğunu hatırlatan Ün, bu alanların toplam büyüklüğünün ne olduğunu ve söz konusu arazilerin ekim sezonu öncesinde temizlenmesi için Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından bir çalışma planı hazırlanıp hazırlanmadığını sordu. Eğer bir plan varsa bunun takviminin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini ifade etti.

Taşkın nedeniyle zarar gören üreticilere yönelik bir destek, hibe ya da doğrudan tazmin mekanizmasının devreye alınıp alınmayacağını da soran Ün, son 10 yıl içinde Meriç’te taşkın önleme, sedde güçlendirme ve ıslah çalışmaları için ne kadar bütçe ayrıldığını ve bu bütçenin ne kadarının harcandığını gündeme getirdi.

Meriç Havzası için uluslararası boyutu da gözeten kalıcı ve bütüncül bir taşkın yönetim planının bulunup bulunmadığını da sorgulayan Ün, varsa planın hangi aşamada olduğunu öğrenmek istedi. Seddelerin patlamasına neden olan teknik eksikliklerin tespit edilip edilmediğini ve sorumlular hakkında herhangi bir idari inceleme başlatılıp başlatılmadığını soran Ün, benzer taşkınların tekrar yaşanmaması için kısa, orta ve uzun vadede hangi somut önlemlerin alınacağını da Bakanlığa yöneltti.

Edirne’nin Türkiye’nin en önemli çeltik üretim merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan Ün, “Her taşkın sonrası aynı tabloyu yaşıyoruz. Kalıcı önlemler alınmadığı sürece hem çiftçimiz hem de ülkemizin gıda güvenliği risk altında kalmaya devam edecektir” değerlendirmesinde bulundu.

MİLLETVEKİLİ ÜN’ÜN SORULARI

Edirne Milletvekili Ediz Ün, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı önergedeki soruları şöyle:

“Şubat 2026’da Edirne’de meydana gelen taşkın sonucunda kaç hektar tarım arazisi su altında kalmıştır? Bu arazilerin ne kadarı çeltik üretim alanıdır?

Kum ve mil ile dolduğu tespit edilen çeltik tarlalarının toplam büyüklüğü ne kadardır?

Söz konusu arazilerin ekim sezonu öncesinde temizlenmesi için Devlet Su İşleri tarafından bir çalışma planı hazırlanmış mıdır? Hazırlanmış ise takvimi nedir?

Taşkın nedeniyle zarar gören üreticilerin zararlarının karşılanması için Bakanlığınız tarafından bir destek, hibe veya tazmin mekanizması devreye sokulacak mıdır?

Son 10 yıl içinde Meriç Nehri’nde taşkın önleme, sedde güçlendirme ve ıslah çalışmaları için ne kadar bütçe ayrılmış, ne kadarı harcanmıştır?

Meriç Havzası için kapsamlı ve uluslararası boyutu da gözeten (sınır aşan sular kapsamında) kalıcı bir taşkın yönetim planı bulunmakta mıdır? Varsa hangi aşamadadır?

Seddelerin patlamasına neden olan teknik eksiklikler tespit edilmiş midir? Sorumlular hakkında herhangi bir idari inceleme başlatılmış mıdır?

Benzer taşkınların tekrar yaşanmaması için kısa, orta ve uzun vadede hangi somut önlemler alınacaktır?

Aramızdan ayrılanlar

ÖĞRETMEN TOMRİS ERİTEN VEFAT ETTİ
Edirne’nin ünlü şekerlemecisi; Bademezmesi ve Acı Badem Kurabiyesini markalaştıran merhum Hüsamettin Eriten ve merhume Bediha Eriten’in gelinleri Emekli Öğretmen Tomris Eriten 78 yaşında vefat etti. Edirnespor’un eski kalecilerinden merhum Ümit Eriten’in eşi, Sami ve Selim Eriten’in anneleri, Nursemin Eriten’in kayınvalidesi, Nurseli, Günce ve Ece Eriten’in babaanneleri olan merhume, dün Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.
NEJDET ALTINTAŞ VEFAT ETTİ
Merhum Halil ve merhume Ziyaver Kuş’un damadı, merhume Hayriye Altıntaş’ın eşi, Aras ve Sevcihan Altıntaş’ın babaları, Soner Kuş’un eniştesi Nejdet Altıntaş 78 yaşında vefat etti. Merhum; dün Şah Melek Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yıldırım Mezarlığında toprağa verildi.
MEDİHA BALABAN VEFAT ETTİ
Merhum Erdoğan Balaban’ın eşi, Aydoğan Balaban, Nurşen Kırsaç ve Ayşen Atay’ın anneleri Mediha Balaban 83 yaşında vefat etti. Merhume, dün Yavuz Sultan Selim Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Uzunköprü İlçe Mezarlığında toprağa verildi.
SELAMİ YILDIRIM VEFAT ETTİ
Menekşe Sofular Köyü ve Barutluk Semti sakinlerinden Birsen ve Ahmet Yıldırım’ın babaları, Ümmühan Yıldırım’ın eşi Selami Yıldırım 66 yaşında vefat etti. Merhum; Kıyık Kıyak Baba Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

Meriç Koleji öğrencileri TEMA Gönüllüsü

Meriç Koleji 1. ve 4. sınıf öğrencileri, çevre bilincinin küçük yaşlarda geliştirilmesi amacıyla yürütülen bilgilendirme çalışması kapsamında TEMA Vakfı gönüllüsü oldu.

Program, TEMA Vakfı Edirne İl Temsilciliği koordinasyonunda gerçekleştirildi. Etkinlikte öğrencilere doğal varlıkların korunması, toprak ve su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ile bireysel sorumluluklar konusunda bilgilendirme yapıldı.

TEMA Vakfı’nın gönüllülük esasları doğrultusunda süreci tamamlayan öğrencilerin gönüllü kartları ve rozetleri, TEMA yönetim kurulu üyeleri tarafından takdim edildi. Yönetim kurulu üyeleri yaptıkları açıklamada, çevre bilincinin erken yaşlarda kazandırılmasının önemine dikkat çekerek, eğitim kurumlarıyla iş birliğinin artarak devam edeceğini ifade etti.

Program, günün anısına çekilen toplu fotoğraf ile sona erdi.

TEMA Vakfı Edirne İl Temsilciliği’nce gerçekleştirilen paylaşımda, “Çevre duyarlılığının güçlendirilmesine katkı sunan okul yönetimine ve öğretmenlere iş birliği ve destekleri için teşekkür ederiz” ifadelerine yer verildi.

Edirne’den Ardino’ya eğitim ziyareti

Keşan, İpsala ve Enez’den oluşan eğitim heyeti, Bulgaristan’ın Ardino kentine çalışma ziyareti gerçekleştirdi. Ziyaretin amacı, iki ülke arasındaki eğitim kurumları arasında iş birliğini geliştirmek ve ortak projeler için zemin hazırlamak oldu.

Edirne’ye bağlı üç ilçenin temsil edildiği heyette; Keşan İlçe Milli Eğitim Müdürü Sercan Kemik, İpsala İlçe Milli Eğitim Müdürü Zeynep Koçak ve Enez İlçe Milli Eğitim Müdürü Sadi Saylak yer aldı.

Heyet, Ardino Belediyesi’nde gerçekleştirilen toplantıda  meslektaşlarıyla bir araya geldi. Görüşmelerde, eğitim alanında iyi uygulama örneklerinin paylaşılması, kurumlar arası ortak projeler geliştirilmesi ve öğrenci-öğretmen değişim programlarının hayata geçirilmesi konuları ele alındı.

Ziyaret kapsamında ayrıca Ardino’daki Vasil Levski Ortaokulu ile Slantse Anaokulu ziyaret edildi. Heyet, okulların fiziki altyapısı, eğitim ortamları ve uygulanan öğretim yöntemleri hakkında bilgi aldı.

Taraflar, önümüzdeki dönemde somut iş birlikleri geliştirme ve karşılıklı temasları artırma konusunda iyi niyet beyanında bulundu. Ziyaretin, sınır ötesi eğitim iş birliğine katkı sunması bekleniyor.

Filenin minik sultanları mücadeleye devam

İsmail DEMİRAY

Edirne’de önceki gün başlayan  2025 2026 Eğitim Öğretim Yılı Mahalle Ligi Voleybol Minik Kız İl Birinciliği müsabakalarına dün 4 karşılaşma ile devam edildi.

Mimar Sinan Spor Salonu’nda gerçekleştirilen müsabakalara 5’erli 4 grupta 20 ilkokul takımı mücadele ediyor. Voleybol Minik Kız İl Birinciliği müsabakalarının ilk günü 3 karşılaşma oynandı. 4 Mart Çarşamba günü 4 maçla devam edildi. Müsabakalara yarın da 4 karşılaşma ile devam edilecek..

Müsabakalar 2 Nisan 2026 Perşembe günü oynanacak final karşılaşması ile  tamamlanacak.

İLK TOPLU SONUÇLAR

Fevzipaşa İlkokulu 2-1 Gazi İlkokulu

Mustafa Necati İlkokulu 2-1 Mithatpaşa İlkokulu

Ticaret ve Sanayi Odası İlkokulu – İnönü İlkokulu (İnönü çıkmadı)

Ticaret Borsası İlkokulu 0-2 Tayakadın İlkokulu

İKİNCİ TOPLU SONUÇLAR

50. Yıl İlkokulu 2-0 Kurtuluş İlkokulu

Plevne İlkokulu 2-0 Kadripaşa İlkokulu

Vali Fahri Yücel İlkokulu 2-0 Şükrüpaşa İlkokulu

Lalaşahinpaşa İlkokulu 0-2 Yüksek Yeşil İlkokulu

Yeni salonda hentbol heyecanı

2025–2026 Eğitim Öğretim Yılı Okul Sporları faaliyet programı kapsamında düzenlenen Hentbol Küçük Kız ve Küçük Erkek Grup Müsabakaları, Edirne Spor Salonu’nda başladı.

KÜÇÜK KIZLAR GRUPLARI

A GRUBU:

İstanbul Fetih

Tekirdağ

İstanbul Orhan

Kocaeli

B GRUBU:

Edirne

Çanakkale

Kırklareli

İstanbul Alemdarpaşa

Müsabakalar bugün tamamlanacak ve yarın A Grubu ikincisi ile B Grubu ikincisi karşı karşıya gelecek.

KÜÇÜK ERKEKLER GRUPLARI

A GRUBU:

Kırklareli

Edirne

İstanbul Eyüboğlu

Kocaeli

B GRUBU:

Tekirdağ

İstanbul Fide

İstanbul Orhan

Küçük Erkekler müsabakaları da bugün tamamlanacak e yarın A Grubu ikincisi ile B Grubu ikincisi karşı karşıya gelecek.

Saraçhane sahaları hazır

Cemal KUDAY

Şubat ayında yaşanan taşkın olayından dolayı göle dönüşen Saraçhane semtindeki iki saha suların çekilmesi sonucu yapılan bakımla birlikte hafta sonu yeniden devreye girecek. 

Saraçhane’deki iki sahada suların çekilmesinin ardından takımlar antrenmanlarına başladı. Saraçhane 1 ve 2 no’lu sentetik sahalarda hafta sonu tam 9 karşılaşma oynanacak.

Taşkın nedeniyle 1 hafta maç yapılamayan Saraçhane’de hafta sonu ilk maç 7 Mart 2026 Cumartesi günü 1 No’u sentetik sahada saat 11.00’de U16 Gelişim Ligi’nde Edirne Şükrüpaşa Spor – İstanbul Trabzonspor arasındaki karşılaşma olacak. Bu maçtan sonra saat 13.00’te iki kulübün U17 takımları aynı sahada karşı karşıya gelecek.

Cumartesi günü 2 No’lu sentetik sahadaki ilk maç  saat 13.00’de U13 Ligi A Grubu’nda Şükrüpaşa Atletik Spor – Şükrüpaşa Spor takımları arasında olacak. Aynı sahada daha sonra saat 14.45’te Sancaktar Spor – Trakya Kartalları Spor, saat 16.15’te  Edirne Birlik Spor – Alsancak Spor maçları yapılacak.

U15 Futbol Ligi’nin son haftasında B Grubu’ndaki Aslantepe – Sancaktar maçı da yine Cumartesi günü saat 15.30’da Saraçhane 1 no’lu sahada oynanacak.

Süper Amatör Futbol Ligi’nde Ata Genç – Aşçioğlu arasındaki karşılaşma 8 Mart Pazar günü saat 16.30’da Saraçhane 1 no’u sahada yapılırken, aynı gün saat 16.00’da 1. Amatör Küme A Grubu’nda Kirişhane – Saraçhane takımları Saraçhane 2 no’lu sahada, saat 12.00’de B Grubu’nda da Şükrüpaşa – Kazanova takımları Saraçhane 2 no’lu sahada karşı karşıya gelecek. 

1001 GECE MASALLARI

Çocukluğumuzda bizlere anlatılan ve okullarımıza önerilen seri masallar vardır. 1001 Gece, Dede Korkut ve Andersen Masalları gibi. 1001 Gece Masalları Arap ve Ortadoğu kültürünü, Dede Korkut Masalları Orta Asya’dan gelen Türk kültürünü ve yazanı Andersen olsa da Nasrettin Hoca’mız gibi anonimleşmiş olan Andersen Masalları ise batı kültürünü öne çıkarırdı. Bu masalların yazarı ve yazılma zamanı tam olarak bilinmez. Masallar;bir ana hikâye içinde iç içe örülmüş ve birbiri ile bağlantısı olan masallardan oluşan bir külliyattır.

Masal, çocukların hem zihinsel büyümelerini destekler hem de toplum kurallarını ve etik davranışları kazandırmada önemli görev almaktadır. Tümünden yararlanmak evrensel insan olmaya basamaktır. Ancak sadece özellikle bir kültüre ait masala bağlanmak körlük yapar.

4 Haziran 2023 tarihinde Millî Eğitim Bakanlığı koltuğuna oturan Yusuf Tekin’in görevdeki 1001’inci günü bugün doldu.  Bu 1001 gün, 1001 Gece Masalları gibiydi. Tek kültür etkisiyle uyutma, uyuşturma dönemi oldu. Bunun için de eğitim tarihimize yıkım dönemi olarak geçecektir. Bu döneme ait 1001 tane gece masalı yazılabilir.

Tarikat ve cemaatlerle bağlantılı dernek ve vakıflarla yapılan protokolleri savundu ve bu yapıları “Sivil Toplum Kuruluşu” olarak tanımlayarak laik eğitim açıkça meydan okudu.

ÇEDES ve benzeri projelerle okullar Diyanet başta olmak üzere, çeşitli tarikat ve cemaat bağlantılı yapıların temel faaliyet alanları haline getirildi. Manevi danışman sıfatıyla pedagojik formasyona sahip olmayan, çocuk psikolojisi ve gelişimi konusunda herhangi bir uzmanlığı bulunmayan Diyanet personeli görevlendirildi ve laik-bilimsel eğitim ilkelerine yönelik en ağır saldırıların önü açıldı.

MESEM (Mesleki Eğitim Merkezleri) projeleriyle çocukların eğitim hakkının gasp edildiği ve çocukların üzerinden devlet eliyle ucuz iş gücü haline getirildiği bir süreç açıldı. Böylece sermaye odaklı politikalarla çocuk işçiliği yasal hale getirildi.

Tamamen inanç merkezli olarak hayata geçirilen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile evrensel eğitim kazanımlarına, nitelikli eğitim hakkına darbe vuruldu ve kazanılmış evrensel haklar yok sayıldı.

Farklı kimlikleri, inançları ve tercihleri ötekileştiren anlayışlar öne çıkarıldı ve bazen nefret söylemine varan dil ve içeriklerle kamusal, bilimsel, laik, cinsiyetçi ve anadil eğitimi gibi ilkeler yok sayıldı.

Kız çocuklarını okula göndermeyen ailelerin gerekçelerini ortadan kaldırmak için kız okulları açılabilir diyerek tek cinsiyetli okul açıldı ve karma eğitim ilkesi yok sayıldı.

Mülakata karşı olanlara güvence olarak ‘mülakat gibi mülakat’ vaat edildi. Mülakat sistemi daha da tarafgir oldu ve liyakat sistemi tamamen çökertildi.

Öğretmenlik Mesleği Kanunu (ÖMK) ile öğretmenler hiyerarşik basamaklara ayrılarak çalışma barışı bozuldu. Eşit işe eşit ücret ilkesi yok sayıldı ve öğretmenlik mesleği daha önce hiç olmadığı kadar ciddi oranda itibarsızlaştırıldı.

Milli Eğitim Akademisi ile öğretmen yetiştirme süreci tamamen siyasi denetime hapsedildi ve öğretmenlerin hükümet memuru olarak yetiştirilmesi hedeflendi. 

Eğitim emekçileri yoksullaştı, angarya çalıştırma ve fiili sürgün politikaları hayata geçirildi.

Okullar hijyen sorunlarıyla ve personel yetersizliği ile boğuşturuldu. Bu sorunun çözümü de Okul Aile Birliklerine devredildi. Okul idareleri de bu sorunu velilerden yardım toplayarak çözmeye zorlandı.

TÜİK 2024 verilerine göre 21.817.000 çocuk var iken bu çocukların iki milyonunun en temel ihtiyaçları karşılanamaz duruma geldi ve 950.000 çocuk ise çalışmak zorunda bırakıldı.

Okulda olması gereken ancak yoksulluk, açlık, ulaşım, dil, kimlik, uyuşturucu ve benzeri sebeplerle her yıl katlanarak artan devamsızlık sonucu 630.000 çocuğun bugün nerede olduğu bilinmez duruma geldi.

Yetersiz ve dengeli beslenemeyen her 6 çocuktan biri bodurluk, her 9 çocuktan biri obez oldu ve bugün üç çocuktan biri yoksulluk ve dışlanma riski altındadır. Bu yoksulluğa rağmen dünyada 108 ülkede çocuklara bir öğün yemek verilirken bizde dört çocuktan biri tüm gün okulda gününü aç geçirir duruma getirildi.

Eğitimi ticari işletme, öğrenciyi müşteri gören zihniyet sonucu özel okullar arttı, buralarda çalışan öğretmenlerin (taban maaşın kalkmasıyla) kölelik ücretiyle çalıştırıldı.

Okullarda eğitim çalışanlarına şiddet ve akran zorbalığı sürekli arttı ve önlemler yetersiz kaldı. Ve bunlar 1001’e kadar olumsuz anlamda arttırılabilir.

Bu tablo olumsuzluğa gidiyor. Eğitim ciddi iştir ve sadece iktidara veya devlete bırakılamaz. Bırakılırsa bilge Sakallı Celal’in dediği gibi; ‘bu kadar cehalet ancak eğitim ile olur’.

Sorunu üretenler sorunu çözemezler aksine sorunu bilerek yaratırlar. Bu sorunu sadece eğitim sendikaları, eğitimle ilgili demokratik kurumlar ve uzmanlar da çözemez. Çözümün anahtarı hep birlikte susmadan; okulda, iş yerinde, sokakta, evde ve her alanda birleşerek; bilgi ve akıl ile haykırmak ve direnmektir.Bunu başaramazsak AKP’nin Yusufçuk Masalları tek kapılı kültür ile faşizmi egemen kılacak nefes almamıza izin vermeyecektir.