‘Emek en yüce değerdir!’

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı yayımladığı mesajla kutladı.

ADD Edirne Şube Başkanı Celil Özcan tarafından paylaşılan dernek genel merkezinin açıklamasında,”İşçi Bayramı’dır, emeğin sermaye sömürüsüne karşı insanca yaşam mücadelesini yükselttiği gündür 1 Mayıs” denilerek şunlara yer verildi:.

“1 Mayıs 1886’da 8 saatlik iş günü talebiyle greve çıkan Şikagolu işçilere yönelik polis saldırısı sonucu meydana gelen ve 4’ü işçi, 7’si polis 11 kişinin hayatını kaybettiği Haymarket Olayı anısına 140 yıldır bütün dünyada bayram olarak kutlanmaktadır bu anlamlı gün.

Türk toplumu ise, ilk kez Osmanlı döneminde 1911 yılında Selanik’te, ardından 1912’de İstanbul’da kutlamıştır 1 Mayıs’ı. 1923 yılında Cumhuriyet’in ilanından önce çıkarılan bir yasa ile ülkemizde de resmî bayram ilan ve kabul edilmiştir.

Türkiye’de; demokrasi, hukuk, adalet ve insan hakları talepleri gibi emekçi hakları ve İşçi Bayramları da hep yasaklarla, baskılarla, şiddetle engellenmeye çalışılmıştır. Zaman zaman şiddet o boyutlara varmıştır ki, tarihe “Kanlı Pazar” adıyla geçen 16 Şubat 1969 (FKF öncülüğündeki devrimci üniversite gençliği ile çoğunluğu DİSK üyesi devrimci işçilerin 6. Filo protestosu) ve 1 Mayıs 1977 (DİSK öncülüğündeki işçilerin ve devrimci kitlelerin 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlaması) Taksim Katliamları bile yaşanmış, canlar yitirilmiş, ağır bedeller önlenmiştir. Bunun son örneği ise, Eskişehir Doruk Madencilik işçilerinin, işverenin aylarca ödemediği ücret ve tazminatlarını alabilmek için kilometrelerce yürümek, polis cop ve gazına maruz kalmak, tekme tokat gözaltına alınmak, bozkır ayazında üstleri çıplak oturma eylemi yapmak, dondurucu soğukta sokaklarda sabahlamak ve nihayet açlık grevine yatmak zorunda kalmaları olmuştur.

Bunca acıdan sonra herhalde artık anlaşılmış olmalıdır; ülkemizde (bütün mazlum ülkelerde de) demokrasi güçlendirilmedikçe, Kuvvetler Ayrılığı ve Yargı Bağımsızlığı ilkelerine ödünsüz bağlı bir Hukuk Devleti gerçekleştirilmedikçe, nüfus ve insan kaynağı planlanması yapılmadıkça, bütün yer altı ve yer üstü ulusal kaynaklara sahip çıkılmadıkça, çağdaş, laik, bilimsel, kamucu ve ücretsiz eğitim sağlanmadıkça ve tabii sermayenin kâr hırsının ücretleri minimize edip açlık sınırı altına itmesine izin vermeyen, emeğin de, sermayenin de haklarını karşılıklı  güvence  altına alan akılcı ve gerçekçi bir üretim ekonomisi yürürlüğe sokulmadıkça ne sömürü bitecektir, ne emek düşmanlığı son bulacaktır, ne çalışma hayatı huzura, barışa ve yüksek verimliliğe kavuşacaktır, ne de topyekûn kalkınma sağlanıp “Bolca Üretim-Hakça Bölüşüm” hedefine ulaşılabilecek, yoksulluktan kurtulunabilecektir.

O halde, Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yoktur, yol ve yöntem bellidir; Atatürk Cumhuriyeti’nin başarısı kanıtlı, “4 Denge Kuramı” esaslı [Bütçe (Gelir-Gider), Dış Ticaret ve Ödemeler (İthalat-İhracat ve Döviz Giriş-Çıkış), Ekonomi (Üretim-Tüketim) ve Yatırım (Devlet-Özel Sektör)  Dengeleri], yüksek teknolojili ürün üretme hedefli ve özgün (moda deyişle yerli ve milli) “Kemalist Karma Üretim Ekonomisi” modeli günümüz koşullarına uyarlanarak uygulanmalı, emekçilerin sarı sendika tuzağından, iktidar ve işveren baskılarından korunup sınıf bilincine sahip gerçek sendikalarda örgütlenmeleri önündeki engeller kaldırılmalı, iş ve işçi güvenliği yasal güvencelere kavuşturulmalıdır.1 Mayıs İşçi Bayramı kutlu olsun.”

‘Emek, en yüce değerdir’

Keşan Belediye Başkanı Op.Dr. Mehmet Özcan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla mesaj yayımladı.

Başkan Özcan, emeğin ve alın terinin toplumların gelişimindeki en temel unsur olduğunu vurgulayarak, tüm emekçilerin bayramını kutladı.

Mehmet Özcan açıklamasında, 1 Mayıs’ın sadece bir bayram değil, aynı zamanda emek mücadelesinin, dayanışmanın ve hak arayışının simgesi olduğunu belirtti. Çalışanların daha iyi koşullarda, adil ve güvenceli bir yaşam sürmesinin önemine dikkat çeken Başkan Özcan, “Üreten, çalışan ve ülkemizin kalkınmasına katkı sunan tüm işçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü yürekten kutluyorum. Emek, en yüce değerdir ve her zaman hak ettiği saygıyı görmelidir.” ifadelerini kullandı.

Keşan Belediyesi olarak, çalışanların yanında olmaya devam edeceklerini ifade eden Mehmet Özcan, yerel yönetim anlayışlarının temelinde sosyal belediyeciliğin yer aldığını söyledi.

Toplumsal dayanışmanın önemine de değinen Başkan Özcan, “1 Mayıs, birlik ve beraberliğimizi pekiştirdiğimiz, dayanışma ruhunu güçlendirdiğimiz anlamlı bir gündür. Bu özel günün; barış, kardeşlik ve huzur içinde geçmesini temenni ediyorum.” dedi.

Açıklamasının sonunda tüm emekçilere sağlıklı, huzurlu ve güvenli çalışma koşulları dileyen Mehmet Özcan, 1 Mayıs’ın toplumsal dayanışmayı güçlendiren bir gün olarak geleceğe umutla bakılmasına vesile olmasını diledi.

Okul bisiklet yarışında büyük heyecan

Okul Sporları Bisiklet İl Birinciliği Yarışları, Edirne’de yoğun katılım ve büyük heyecanla gerçekleştirildi. Farklı yaş kategorilerinden öğrenciler, dereceye girebilmek için kıyasıya mücadele etti.

Edirne’de 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Okul Sporları faaliyetleri kapsamında düzenlenen Bisiklet İl Birinciliği yarışları, 29 Nisan 2026 Çarşamba günü gerçekleştirildi. Protokol Evi ile Bosnaköy yolu arasında düzenlenen organizasyon, sabah saat 10.00’da start aldı.

Farklı Kategorilerde Büyük Rekabet

Yarışlar; Minikler, Küçükler, Yıldızlar ve Gençler (A-B) kategorilerinde düzenlendi. Minikler ve Küçükler kategorisinde sporcular 6 kilometrelik parkurda yarışırken, Yıldızlar ve Gençler kategorilerinde mücadele 8 kilometrelik etapta gerçekleşti.

Farklı yaş gruplarından çok sayıda öğrencinin katıldığı yarışlarda, genç sporcular hem dayanıklılıklarını hem de hızlarını sergileme fırsatı buldu.

Dereceye Girenler Ödüllendirildi

Yarışların ardından düzenlenen ödül töreninde dereceye giren takımlara kupa ve başarı belgeleri verildi. Sporcular ise madalya ile ödüllendirilerek emeklerinin karşılığını aldı.

Sporun Geleceğine Katkı

Edirne’de düzenlenen Okul Sporları Bisiklet İl Birinciliği, gençlerin spora yönlendirilmesi ve yeteneklerinin keşfedilmesi açısından önemli bir organizasyon olarak öne çıktı. Yoğun katılım ve yüksek rekabet seviyesi, organizasyonun başarısını bir kez daha ortaya koydu.

Bir köyün hayali gerçek oldu

Büyük Gerdelli Spor, Edirne 1. Amatör Lig’de mücadele edecek olan Genç Aslanlar Spor’un yarışmacı haklarını devralma kararı aldı.

Büyük Gerdelli Köyü’nün sosyal medya hesabından “Bir Köyün Hayali Gerçek Oldu” başlığı ile gerçekleştirilen paylaşımda şunlara yer verildi:,

“Edirne’nin Süloğlu ilçesine bağlı Büyük Gerdeli köyünde yıllardır konuşulan futbol kulübü hayali gerçeğe dönüştü. Köyün gençleri tarafından uzun süredir planlanan kulüpleşme süreci, önemli bir adımla hayata geçirildi.

Büyük Gerdelli’de yaşayan futbol tutkunları, kendi takımlarını kurarak amatör liglerde mücadele etme hedefiyle yola çıktı. Ancak kulüp kurma sürecinde Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından uygulanan yeni kriterler ve prosedürler, köylülerin önünde engel oluşturdu.

Bu duruma çözüm arayan köy gençleri, alternatif bir yol izleyerek gelecek sezon Edirne 1. Amatör Lig’de mücadele edecek olan Genç Aslanlarspor’un yarışmacı haklarını devralma kararı aldı. Böylece hem yasal süreç aşılmış oldu hem de köyün futbol hayali ertelenmeden gerçeğe dönüştürüldü.

Alınan bu kararla birlikte, yıllardır amatör liglerde farklı takımlarda forma giyen Büyük Gerdelli’li futbolcular da artık kendi köylerinin takımında oynama fırsatı bulacak. Bu gelişme, köy halkı ve gençler arasında büyük heyecan yaratırken, Süloğlu bölgesinde amatör futbola da yeni bir renk katması bekleniyor.”

U12 Futbol Ligi A Grubu’na 6 maçla devam

Edirne U12 Futbol Ligi A Grubu’nda 4. hafta programında yer alan 6 karşılaşma geçtiğimiz Çarşamba günü oynandı.

Saraçhane sahasında oynanan karşılaşmalarda fileler tam 44 kez havalandı. Grupta Alsancak, Trakya Kartalları ve Edirne Birlik 4’te 4 yaparak puan kayıpsız yollarına devam ediyor.

Lige A Grubu’na 6, B Grubu’nda 4 olmak üzere 2 Mayıs Cumartesi günü toplam 10 karşılaşma ile devam edilecek.

A GRUBU 4. HAFTA SONUÇLARI

Çınar 0-2 Şükrüpaşa

Aslantepe 2–2 Sancaktar

Edirnespor 0-4 Edirne Birlik

25 Kasım 2–13 Alsancak

Şükrüpaşa Atletik 2-0 Yıldırım GB

Özel İdare 0-17 Trakya Kartalları

Birleşmiş Mi Milletler?

Bir süredir aklımı karıştırıyordu; bu Birleşmiş Milletler’den ne bekleniyor acaba diye… Bundan birkaç hafta önce bir tarih akademisyeninin yaptığı bir konuşmada Birleşmiş Milletler’in savaşları önleme görevini yerine getiremediği belirtildi.

Bu yazıyı kaleme alırken bir kongredeyim; başkanlığını yaptığım oturumda benim sunumuma bir eleştiri getirmeye çalışan başka bir tarih akademisyeni salonda resmen bağırdı: Birleşmiş Milletler Çöktü! Karşılığında gayet sakin ve müstehzi bir ifade ile “Yoo New York’ta binası ayakta duruyor.” dedim sayın akademisyen daha da gerildi.

Bu Birleşmiş Milletler’in “görevini” yerine getiremediği söylemi bir müddettir gündemde tutuluyor. Ancak bu “görev” nedir tam olarak tanımlama imkanı pek de mümkün değil sanki. Zira BM şartı bir kenara konarak bazı “görevler” tevdi ediliyor bu kuruma.

Oturum sonunda genç bir doktrorant yaklaştı yanıma ve bazı sorular yöneltti. Sayın meslektaşıma da belirttiğim gibi; güç dengesinin oluşumu halen başat güçler yani ABD, Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyeti üzerine kurulu. Bu güçler haricideki güçler ise belli bir seviyede eyleme kapasitesine sahip.

İşte tarihçi dostlarımız uluslararası politika incelemesinin politolojinin bir disiplini olduğunu kavrarsa konularımız üzerinde serdettikleri fikirleri için de daha ihtimamlı olabilirler. Zira tarihi olayların incelenmesi tek başına uluslararası politika analizi olmadığı gibi uluslararası politika incelemesi de tarih biliminin bir kesimi değildir.

Birleşmiş Milletler dünyaya barışı getiremedi söylemi ele alınırken Birleşmiş Milletler kurulduktan sonra hangi büyük savaşın yaşandığı sorusunun cevabı da verilmek zorundadır ki bu sorunun cevabı hiçtir. Çatışma olarak ortaya çıkan şeylerin savaş olarak sunulması ise ya bir tanımlama yanlışlığıdır yahut bir kasıttır.

Üstelik anarşik yapıya sahip uluslararası politika seviyesinde hiyerarşik bir düzen beklemek üç tekerlekli bisikletle Formula 1 şampiyonu olmayı hayal etmeye benzer. Daha kısa söyleyeyim; imkansızdır.

Burada alandaşlarıma da iki çift lafım olacak; hiçbir alan bizim alanımız kadar alan dışından kişilerin müdahale kapasitesine açık değildir. Dolayısıyla metodolojik pek çok hata ortaya çıkarken alana müdahale edilirken bu kadar sessiz kalmak da doğru bir tutum değildir. Çünkü halkın doğru bir şekilde aydınlanması bizim Anayasal görevimizdir. Birleşmiş Milletler çökmedi; büyük savaşların engellenmesi açısından önemli bir görev ifa ediyor.

Gelelim daimi beş üye meselesine. Bu beş üyenin önemli bir kısmının II. Dünya Savaşı’nın galip devletleri olduğunu ve bu beş üyenin toplam Gayrisafi Yurtiçi Hasılasının dünyanın toplam Gayrısafi Yurtiçi Hasılasının yaklaşık %60’ını oluşturduğunu biliyor musunuz? Yine bu beş üyenin nükleer güç temelli askeri kapasitesinin dünyanın geri kalanıyla mukayese dahi edilemeyeceğini biliyor musunuz?

Tam bu noktada bu hiç mi değişmeyecek diye soruyorsanız eğer cevabı vereyim evet elbette değişmeli. Ama bu kongre salonlarında korsan panelistlik yapıp ses yükselterek oturum düzenlerini bozarak gerçekleşmez. Bu bir devletin ekonomik, askeri kapasitesinin yükseltilerek bu devletin sosyal güç unsuru olarak başka devletlere etki etmesi ile mümkün olur. Başka bir deyişle çalışkan olmak, üretmek ve bu çerçevede dünya çapında reddedilemeyecek faaliyetleri ortaya koymak demektir. Patent sayınız yüksekse, yüksek teknoloji imalatı yapıyorsanız, dünyanın dört bir yanına mallarınız ihraç ediliyorsa, askeri gücünüzü nükleer kapasiteyle destekliyorsanız elbette bu değişimi başlatabilirsiniz. Bunun için de devletimizin kurucusu, hamisi ve banisi Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi tek bir şeye ihtiyacımız vardır o da çalışkan olmak. Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları…

ENEZ YAZLIKÇILARI BEKLİYOR

Yaz geliyor… Yazlıkçılar da Enez’e geliyor… Hem, her olumsuzluğa rağmen Enez sevdası ile yanıp tutuşanlar, hem de hiç bitmeyecek gibi görünen ve yıllardır çözülemeyen Enez’in sorunları nedeniyle karamsarlık ve öfkeyle Enez’e doğru yola çıkanlar seslerini şimdiden yükseltmeye başladılar.

Haklılar… Enez olması gereken yerlerden çok uzaklarda… Sivrisinek yoğunluğu, su sorunu, temizlik ve bozuk yolları ile Enez imajı, gittikçe daha da kötü noktalara doğru yol alıyor..

***

Enseyi tümüyle karartmamak Enez yazlıkçıları için bu yazımda biraz yüreklere su serpecek haberler vereyim istedim.

Öncelikle bu yaz döneminde sahilde su sıkıntısının artık çekilmeyeceği iddiası ile ciddi çalışmalar yapılıyor. Yeni kuyular devreye giriyor, Belediyeler Birliği’nden temin edilen 10 Km. uzunlundaki borularla Yenice’den sahile giden hat yenileniyor. Şehir içi su şebekesi de geniş ölçüde yenilenerek su kaybının en aza indirilmesi sağlanıyor.

Her ne kadar Belediye Başkanı vakitsiz ve münasebetsiz bir zaman olmasına rağmen izin kullanıp muhtemelen yurt dışında olsa da Belediyenin ikinci sıradaki görevlileri bu işi başarıyla sürdürüyorlar.

***

Sivrisinek konusunda da ciddi çalışmalar var. Yeni Kaymakamımızdan, İlçe Tarım Müdürümüzden aldığımız bilgiye ve izlediğimiz kadarıyla bu yıl larva dönemi mücadelesi daha ciddi ve daha etkili bir şekilde sürdürülüyor. Belediye ile ortaklaşarak yapılan çalışmaların yaz boyunca devam edeceği belirtiliyor.

Bu konuda yeni araç ve personel takviyesi yapılarak ve bir DRON alınarak daha etkili bir mücadelenin sürdürülmesi gündemde… Ne var ki DRON kullanacak sertifikalı personel kıtlığı önemli bir engel olarak öne çıkıyor…

Konu Mayıs ayı meclis toplantısında netlik kazanacak.. Ne var ki bu mücadelenin içinde özellikle site yönetimlerinin, hatta kişilerin, konut sahiplerinin fiilen olması da gerekiyor.

***

Yol onarım işleri şehir merkezinde hemen hemen tamamlandı. Benim evin önü (20 metre) hariç taş döşeme işi şehir içinde bitti sayılır. Ne var ki Kilittaş Fabrikası’ndaki usta işi bırakınca fabrika neredeyse 2 aydır taş üretemiyor. Fabrika hazır, çimento/ malzeme hazır, döşeyecek ekipler hazır ama ne yazık ki taş üretimi yok.

***

Sitelerde yol onarım işleri kısmen başlamış olsa da sorun büyük ölçüde hala yerli yerinde duruyor. Enez-Sahil yolunun çizgilerinin çekilmesi, kedi reflektörlerin artırılması konusunda önümüzdeki günlerde etkili bir çalışma başlatılacağı yetkililer tarafından vurgulanıyor.

***

Sahilden şehre, hastaneye, uzanan düzenli ulaşım sorunu için, ortada henüz elle tutulur bir çözüm, bir çaba görünmüyor. Temizlik konusunda sadece hibe olarak gelecek olan elektrikli 2 çöp kamyonundan başka verebileceğimiz şimdilik iyi bir haber yok…

***

Gerçi bu olumsuzlukların zaten tüm sahil sakinlerinin umurunda olduğunu söylemek çok da mümkün değil. Yaklaşık 30 bin kişinin yaşadığı yazlıklardan bu konuda yaz boyunca yapılan toplantılara dahi katılmayan, bu konuda gayret gösteren derneklere ilgi göstermeyen kişi sayısı muhtemelen 29 bin… Öyleyse böyle başa böyle tıraş… Her toplum hak ettiği şekilde yönetilir. Klavye başında iki satır yazarak mücadeleye katkı verdiğini sanan hiç kimse kendini kandırmasın..

***

Son olarak aktarayım.. Sahilin mahalle olması konusunda alınan ve kesinleşen Belediye Meclis kararı kaymakamlığa gönderilmeyi bekliyor.. Yani süreç geç de olsa işliyor..

Hadi bakalım; valizleri toplayın, yola çıkın.. Biz sizi özledik… Umarım siz de bizi özlemişsinizdir.

Yeşil Bahçe Fetihtepe Kentsel Dönüşüm Projesi İçin Ofis Açtı

Emlak Konut GYO tarafından yürütülen Fetihtepe Kentsel Dönüşüm alanında çalışmalar sürerken, Yeşil Bahçe Gayrimenkul bölgedeki ofisini faaliyete geçirdi.

Yeşil Bahçe Fetihtepe Kentsel Dönüşüm Projesi İçin Ofis Açtı
Bölgedeki Konut ve Ticari Alan Kapasitesi

İstanbul sınırlarında sürdürülen kentsel yenileme faaliyetleri kapsamında inşa edilen projelerden olan Fetihtepe, yeni sakinlerini bekliyor. Yaklaşık 800 adet konut ve 160 adet ticari ünitenin yer aldığı bölge, barınma ve ticaret faaliyetlerini bir araya getiriyor. İnşa edilen cadde mağazaları ve site çevresindeki dükkanlar, yaya trafiğine uygun şekilde planlandı.

Bu kapsamda bilhassa fetihtepe satılık daire seçenekleri ile ticari alanların doğru biçimde yönetilmesi önem taşıyor. Bölgede faaliyete geçen Yeşil Bahçe Gayrimenkul ofisi, mülk sahipleri ile kurumsal firmaları bir araya getiren aracılık hizmetleri veriyor. Firma bünyesinde, fetihtepe kentsel dönüşüm sınırları içerisinde yatırım planı yapan yerel işletmeler ile kurumsal firmalar adına pazar analizleri yürütülüyor.

Kurumsal Deneyim ve Yerel Bilginin Önemi

Projedeki kiralama ve satış süreçlerine ilişkin detayları paylaşan Yeşil Bahçe Gayrimenkul sorumlusu Süleyman Cabir Durdu, yerel bilginin ticaret süreçlerindeki rolüne dikkat çekti. Bölgenin dinamiklerini yakından takip ettiklerini vurgulayan Süleyman Cabir Durdu, “Biz bu bölgede doğduk, büyüdük ve çalıştık. Fetihtepe’yi sadece haritada yer alan bir konum olarak değil; sokak sokak, ticaret ticaret biliyoruz. Sahip olduğumuz bu yerel bilgi; fiyat analizinden yatırım öngörüsüne, doğru kiracı seçiminden ticari değerlemeye kadar tüm süreci doğrudan etkiliyor.” ifadelerini kullandı.

Mülk fiyatının tek başına bir kriter olamayacağını belirten Süleyman Cabir Durdu, “Bir gayrimenkulü teknik bağlamda satmak standart bir işlem gibi görülebilir. Ancak söz konusu mülkün gerçek değerini alıcıya doğru ve şeffaf şekilde anlatmak, ciddi bir uzmanlık gerektirir.” diye konuştu.

Farklı Sektörler İçin Portföy Yönetimi

Yeni teslim edilecek ticari alanların, farklı sektörlerden çeşitli kurumların odağında olduğu ifade ediliyor. Süleyman Cabir Durdu, yatırımcı ağlarıyla ilgili geliştirdikleri sistemi şu şekilde özetledi: “Dijital altyapımız ve kurumsal yönetim deneyimimizle yalnızca standart ilan girişleri yapmıyor, profesyonel bir yatırım yönetimi sunuyoruz. Oluşturduğumuz kurumsal marka havuzumuz aracılığıyla doğru mülkü, uygun profildeki alıcıyla buluşturmaya gayret ediyoruz.”

Firmanın, özellikle fetihtepe kiralık daire dükkan arayışındaki farklı sektörler için yoğun portföy taraması yaptığı belirtiliyor. Hedeflenen bu kurumlar arasında kurumsal gıda perakende zincirleri, süpermarketler, kafe ve restoranlar ile franchise arayan yatırımcılar bulunuyor.

“Amacımız Uzun Vadeli Güven İlişkisi”

Gayrimenkul sektöründeki operasyonların yalnızca bir alım satım işleminden ibaret olmadığını aktaran Süleyman Cabir Durdu, “Halkımıza fayda sağlamak ve bölgemizin ticaretine destek olmak bizler için önemli bir sorumluluktur. Böylesine geniş çaplı inşaat projeleri, ortak emek ve kararlılıkla tamamlanır. Bu büyük süreçte emeği geçen Emlak Konut GYO yöneticilerine, mühendislere ve projeye dahil olan tüm hak sahiplerine teşekkür ederiz.” açıklamasında bulundu.

Tüm görüşmelerde şeffaf bir prensip edindiklerini söyleyen Süleyman Cabir Durdu, sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Süreç boyunca şeffaf ve profesyonel adımlar atıyoruz. Öncelikli gayemiz günübirlik işlemler yapmak değil; taraflar arasında uzun vadeli bir güven bağı oluşturmaktır. İçinde bulunduğumuz dönemde doğru yatırımı planlamanın en kritik yolu, doğru danışmanlık hizmetini bulmaktan geçmektedir.”

İletişim ve Dijital Kanallar

Yatırımcıların güncel portföy fırsatlarına ulaşabilmesi için dijital kanalların aktif tutulduğu aktarıldı. İlgili mülklerle ilgili yerinde sunum talep eden veya detaylı bilgi almak isteyenlerin, kurumun iletişim ağları ve yetkililerle irtibata geçebileceği bildirildi.

Detaylı bilgi için tıklayın:
https://www.instagram.com/gayrimenkulyesilbahce?igsh=Z3JhbzU3dzJ3dTRt

Vali Sezer’den ‘hızlı tren’ testi

Olgay GÜLER

Edirne Valisi Yunus Sezer, Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı projesinin Çerkezköy-Edirne etabında başlayan hız testi sürüşlerinin, 3 hafta boyunca devam edeceğini söyledi.

Asya-Avrupa koridorunun ilk parçasını oluşturan proje, ‘İpek Demir Yolu’ güzergahının Türkiye’den geçen bölümünün Avrupa bağlantısını sağlıyor. Hem ulaşım hem de ticaret açısından büyük önem taşıyan projenin 2019 yılında yapımına başlanan 153 kilometrelik Çerkezköy – Kapıkule kısmını devamında Çerkezköy – Ispartakule ve Ispartakule – Halkalı hatları izledi. Çerkezköy-Kapıkule kesiminde yapım çalışmaları tamamlanırken, belli bölümlerinde geçtiğimiz Salı test sürüşleri gerçekleştirilmeye başlandı. Güzergah üzerinde geliş ve gidiş istikametinde test sürüşü gerçekleştirildi.

‘TEST SÜRECİ 3 HAFTA’

Edirne Valisi Yunus Sezer, devam eden test sürüşleri kapsamında Edirne – Çerkezköy seferine katıldı. Sezer, burada yaptığı açıklamada, projenin Türkiye açısından önemine dikkat çekti. Sezer, “2019 yılında başlayan projede mayıs ayı sonu itibariyle Edirne etabı yani 155 kilometrelik hat geçici kabul aşamasına geleceği belirtiliyor ilgili firmamız tarafından. Hat bittikten sonra hem hızlı tren hattı hem de taşımacılık noktasında hatların sayısının arttırılması noktasında ve hız noktasında da önemli bir bize kazanım olacak, ülkemize kazanım olacağını düşünüyoruz. Bugün hızlı tren hattıyla ilgili olarak tabii 2026’nın başından beri çeşitli testler yapılıyor hattın bitiminden itibaren. Bir taraftan sinyalizasyon testleri yapılıyor. Bir taraftan enerjiyle ilgili testler yapılıyor. Ama 3 gün önce de hız testlerine başlandı. Bizim de teknik konu ama öğrendiğimiz kadarıyla 80 kilometreden başlayıp her testte 40’ar kilometre artırılarak devam ediliyor. Dün 200 kilometre hızla Çerkezköy’e kadar gidilmiş. Bugün de 220 kilometrenin testi yapılacak ve üç hafta sürecek bir test sürecinden sonra sertifikasyon programına tabi tutuluyorlar” dedi.

‘EDİRNE HATTI YÜZDE 99 AŞAMASINDA’

Projenin hem yolcu hem de yük taşımacılığı açısından önemli olduğunun altını çizen Sezer, “Biz Edirne’miz açısından çok mutluyuz. Hem İstanbul’un Edirne’yle bağlantısı hem, Edirne’nin ve Türkiye’nin Sofya’yla, Bulgaristan’la bağlantısı açısından son derece önemli. Hem süre olarak ulaşımı çok rahatlatacak hem de burada yük taşımacılığı manasında da ilave hatlarla beraber Kapıkule’de 41’e yükseldi biliyorsunuz hat sayısı. Hatlarla beraber de taşımacılığa da önemli bir katkı sunacağını düşünüyoruz. Biz Ulaştırma Bakanımıza, ilgili Devlet Demir Yollarımıza, ilgili firmamıza, Cumhurbaşkanımıza bu önemli proje için şükranlarımızı iletiyoruz. Gar binamız da hızlı bir şekilde devam ediyor. İnşallah Kapıkule’deki bitti. Buradaki de 1-2 ay içerisinde burayı da tamamlamayı düşünüyorlar Haziran sonu itibariyle. İnşallah gar binasının bitimiyle beraber Edirne hattı neredeyse tamamlanmış olacak. Şu anda yüzde 99 aşamasında” diye konuştu.

‘MAYIS SONUNDA DEVLET DEMİR YOLLARINA TESLİM EDİLECEK’

Vali Sezer, test sürecinin ardından Mayıs ayı sonunda işin geçici kabul aşamasına geleceğini de söyleyerek, “Mayıs ayı sonunda iş geçici kabul aşamasına gelinerek Devlet Demiryolları’mıza teslim edilecek. Kapıkule-Çerkezköy hattı yani 155 kilometrelik hat tamamlanmış ve kabul aşamasına gelmiş olacak. Çerkezköy-Halkalı hattı devam ediyor. Orada da başka bir üstlenici firma, yüklenici firma var. O devam ettiriyor” şeklinde konuştu.

PROJE

Halkalı-Kapıkule Demir Yolu Projesi; 153 kilometrelik Kapıkule – Çerkezköy, 67 kilometrelik Çerkezköy  -Ispartakule ve 8,4 kilometrelik Ispartakule – Halkalı etaplarından oluşuyor. Proje kapsamında, yolcu trenleriyle İstanbul-Edirne arası seyahat süresinin 4 saatten 1 saat 30 dakikaya, yük trenleriyle ise 8 saat 30 dakikadan 3 saat 30 dakikaya düşürülmesi hedefleniyor.