Berber Şükrü’yü 2022 yılının Ağustos ayında kaybettik. 86 yaşındaydı.
Yaşasa ve sağlığı el verse halen çalışmaya devam ederdi Berber Şükrü. Mesleğini bu kadar severek yapan, işine saygı duyan bir başka insana rastlamadım desem yeridir.
Sohbetlerimizde Saraçlar Caddesi’nin eski hallerinden, Edirne’nin eski insanlarından ve günümüzün esnafının farklılıklarından konuştuğumuz olmuştur sabahın erken saatlerinde onun dükkanının önünde.
2001 yılında babamın işletmeciliğinde açtığımız tekel büfesinde ilk dönemler Tophane fırınının kara fırın ekmeğinden satmaya başlamıştık. Tophane fırınının kendine has francala tadında, pişkin ve yumuşak kabuklu ekmeği sayesinde satışlarımız artmış, çevre esnaflardan müşterilerimiz memnuniyetlerini belirtmeye başlayınca babam ve iki oğlu olan bizler de yaptığımız işten keyif alır hale gelmiştik.
Berber Şükrü ağabeyimizle tanış olmamız da o günlere denk gelir. Babam kendisini 1960’lı yıllardan tanıdığını ve köyden Edirne’ye geldiğinde saç tıraşı için sabahın erken saatlerinde dükkanının açık olması nedeniyle tercih ettiğini belirtmişti sohbetlerinde.
Berber Şükrü de sevdi Tophane fırını ekmeğini. O namı meşhur başka köyün iki ekmek bir arada satılanını pek sevemediğini ama Tophane ekmeğini gençlik yıllarından beri severek tükettiğini belirtmişti Şükrü ağabeyim. Eklemişti de;
“Siz bu Tophane ekmeğini buraya getirmekle iyi iş yaptınız. İşlerinize de katkı yapacak, müşteriniz de artacak bundan sonra.”
Dediği gibi oldu, ekmek satışlarımız sürekli yükseldi dönem içinde. Sohbetlerimiz de ilerledi bu sürede. Sabahları ekmeğini aldığı gibi hiç duraksamadan doğru dükkanına gidiyordu Berber Şükrü. “Müşteri gelirse bekletmeyeyim, ayıp olur, dükkan boş kalmasın” diyerek.
Sohbetlerini sevdiğim Şükrü ağabeyle iş çıkışları veya nöbet alımları öncesinde ona ben uğrayıp müşterisi yoksa hava durumuna göre dükkanın içinde veya dışında sohbetler ediyorduk.
Edirne’nin değişen insan ve esnaf yapısı nedeniyle huzursuzdu son yıllarında. Ona göre para ve insan arasındaki mesafe daralmış, insanlar paraya insandan, sözden daha çok önem verir hale gelmişlerdi.
Şu sözleri hala kulaklarımda:
“Bu yaşta mesleğimi para için değil sevdiğim için yaptığımı bütün müşterilerim biliyor. Komşularım ve hemşerilerim de. Çocukluğumdan beri yapıyorum bu mesleği. Askere gidene kadar çıraklığını, kalfalığını yaptım mesleğimin. Askerden geldikten sonra da usta olarak açtığım bu dükkanda bir ömür tükettim. Severek çalıştım, müşterilerim de saygılı davrandılar bana.”
Saraçlar Caddesi’ne ne zaman yolum düşse o dükkanın önünden geçerken gözlerim Şükrü ağabeyi arıyor halen. Nurlar içinde uyu ustam.
Kaç asırdır neler verilmiş neler?.. Ama nesillerin haberi yok!.. Allah’ı göremezsiniz, ama hissetmek isterseniz, doğa ve tabiata bakın!.. Melek görmek isterseniz, hayvanlara, bitkilere bakın!.. (Yılan, çıyan, fare, köpek vs..) Şeytan, görmek isterseniz, negatif insan suretlerine bakın!.. Allah mekanlara sığmaz da, mazlumun, muhtacın gönlündedir. (insan, hayvan, bitki) Faydada olan insan melek, kötülükte olan insan, şeytan!.. Yılan meleğini, taşla ezen insan KİM miş?.. Ağaca sadece odun gözüyle bakan, KİM miş?.. Hayvanlara sadece et gözüyle bakan, KİM miş?.. Masum kır canlarını zevk için, kurşunlayıp öldüren, KİM miş?.. Huzura çıkıldığında, “Söyleyen olmadı” denilemesin diye!.. Bunları öğrenecek, Kuran var, hadisler var, alimlerin kitapları var!..
Düzelen düzelir, gerisini kendisi bilir!..
Kuran’ı Kerim. Sure 3/Ayet 14: Fiziki arzulara, kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, sağmal hayvanlara, ekinlere karşı düşkünlük, insanlara çekici kılındı. Bunlar dünya hayatının geçici menfaatleridir. Halbuki varılacak güzel yer, Allah’ın katındadır.
AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal’ın babası Mustafa Aksal, hayatını kaybetti.
Türkmen Köyü sakinlerinden merhum Mehmet Selim Aksal ve merhume Melek Aksal’ın oğulları, merhume Saadet Aksal’ın eşi; Nadire Uslu, Edirne Milletvekili Fatma Aksal ve Fehmi Aksal’ın babaları, merhum Nurettin Uslu ve Esra Aksal’ın kayınpederleri, Öktem Uslu, Rümeysa Uslu, Mehmet Selim Aksal ve Eylül Naz Aksal’ın dedeleri Mustafa Aksal için Keşan Hersekzade Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Törende Aksal ailesini Edirne Valisi Yunus Sezer, milletvekilleri, kaymakamlar ve kamur kurum ve kuruluş temsilcileriyle çok sayıda vatandaş yalnız bırakmadı.
İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Mustafa Aksal’ın cenazesi Asri mezarlıkta toprağa verildi.
Edirne Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği tarafından gerçekleştirilen olağan genel kurulda, mevcut başkan Arif Hikmet Akbay, yeniden başkanlığa seçilerek güven tazeledi.
Birliğin olağan genel kurulu, hafta sonu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü konferans salonunda gerçekleştirildi.
Seçimli genel kurulda, mevcut başkan Arif Hikmet Akbay’ın beyaz listesiyle, Ahmet Kırbaş’ın yeşil listesi yarıştı. Saat 9.00 itibariyle başlayan seçimlerde sandıklar 17.00’da kapandı.
Seçimlerde beyaz liste 203, yeşil liste 119 oy aldı. Bu sonuçlara göre; Arif Hikmet Akbay’ın listesi yeniden yönetime seçildi. Akbay’ın yönetimindeki isimler şu şekilde oluştu:
Başkan: Arif Hikmet Abay
Yönetim Kurulu: Ulaş Sunar, Muammer Gündoğdu, Rahmi Özdidin, Recep Dubacı, Olcay Güner, Ahmet Büyük
Denetim Kurulu: Mehmet Öztopçu, Deniz Erten, Bahri Sevim
Üst Birlik Delegeleri: Vedat Kurt, Mustafa Karataş, Fatih Arda, Mehmet Girgin, Volkan Vardar, Ali Gücüyener
Burnun şekil ve boyutunu değiştiren bir operasyon burnun estetiği olarak bilinir. Rinoplasti, yüze oranla büyük ya da küçük burun yapısı, kemerli ya da eğri burun yapısı, nefes alma sorunları (deviasyon gibi), travmaya bağlı şekil bozuklukları ve daha dengeli ve estetik bir görünüm istemek için bir seçenektir. Son zamanlarda, kişiye özel burun estetiği, daha doğal sonuçlar elde etmek için kullanılmaktadır.
Neden Sadece Burnu Değil, Yüzün Tamamını Düşünmelisiniz?
Bir burun estetiği ameliyatı sonrası yüz görünümü değişir. Ancak burun tek başına değiştiğinde, yüzdeki diğer unsurlar da daha fazla dikkat çekebilir. Örneğin çene hattının zayıflığı veya yüzdeki belirgin benler, yeni burun yapısıyla uyumsuz hale gelebilir. İşte tam bu noktada jawline dolgusu, ben aldırma ve hatta dövme sildirme gibi işlemler devreye girer.
Jawline Dolgusu: Yeni Burnunuza Uyumlu Net Hatlar
Burun estetiği sonrası özellikle profil görünümünde çene hattının belirginliği oldukça önem kazanır. Eğer çene gerideyse veya çene hattı silikse, burun ne kadar güzel olursa olsun yüzün genel dengesi bozulabilir. Bu durumda jawline dolgusu ideal bir çözüm sunar.
Jawline Dolgusu Nedir?
Jawline dolgusu, çene hattını daha belirgin hale getirir, yüzünü daha simetrik hale getirir ve profil görünümünü geliştirir. Hyaluronik asit dolguları genellikle cerrahi işlem gerektirmez. Burun Estetiğiyle Birlikte Planlanmanın Neden Önemli Olduğu? Burun ve çene yüz profilini oluşturur. Burun küçüldüğünde çene geride görünmeye başlar. Jawline dolgusu, görünümünün daha dengeli ve orantılı olmasını sağlar. Bu nedenle, çene hattının dolgu ile desteklenmesi, özellikle burun estetiği yaptıranlar için yüzün bütünsel görünümünü tamamlar.
Ben Aldırma: Yüzdeki Ufak Detayların Büyük Etkisi
Burun estetiği sonrası dikkatler yüzün geneline yönelir. Bu aşamada yüzdeki benler daha belirgin hale gelebilir. Özellikle burun çevresinde ya da çene hattında yer alan benler, yeni yüz yapısıyla estetik uyumsuzluk yaratabilir.
Ben Aldırma Neden Önemli?
Estetik görüntüyü desteklemek
Ciltte daha temiz ve pürüzsüz bir görünüm sağlamak
Güneş gören bölgelerdeki benlerin kanser riski nedeniyle alınması
Hangi Yöntemler Kullanılır?
Lazerle ben alma: Küçük ve yüzeysel benlerde iz bırakmadan uygulanabilir.
Cerrahi yöntem: Daha büyük ve derin yerleşimli benlerde tercih edilir.
Elektrokoter veya radyofrekans: Yüzeysel benlerin hızlı ve etkili şekilde alınmasını sağlar.
Ben aldırma işlemi, burun estetiği sonrasında yüzünüzdeki küçük ama dikkat çeken detayların ortadan kaldırılması için ideal bir tamamlayıcıdır.
Dövme Sildirme: Geçmişten Gelen İzleri Silmek
Dövme sildirme, genellikle estetik dönüşümün psikolojik yönüyle bağlantılıdır. Burun estetiği ile fiziksel dönüşümünü başlatan bir kişi, geçmişte yaptırdığı ama artık kimliğini yansıtmayan bir dövmeden kurtulma ihtiyacı hissedebilir. Bu bağlamda dövme sildirme işlemi, kişinin hem görünümünü hem de yaşam algısını yenilemesini sağlar.
Parçalanan pigmentler bağışıklık sistemi tarafından yok edilir.
Ortalama 4-10 seans gerekebilir.
Estetik Sürecin Psikolojik Boyutu
Burun estetiği ile başlayan estetik yolculuk, dövme sildirme ile kişinin geçmişinden gelen izleri silmesi anlamına gelebilir. Bu nedenle dövme sildirme, görünüşten daha fazlasını temsil eder: yeni bir benlik inşası.
Estetik Dönüşümde Bütüncül Yaklaşımın Önemi
Burun estetiği genellikle ilk adım olarak görülse de, gerçek estetik dönüşüm tüm yüz ve bedenle uyumlu adımlar atıldığında gerçekleşir. İşte bu nedenle ben aldırma, jawline dolgusu ve dövme sildirme gibi işlemler birer “tamamlayıcı müdahale” olarak düşünülmelidir.
Avantajları:
Daha dengeli bir yüz profili
Ciltte temiz ve doğal görünüm
Geçmişten arınma ve özgüven artışı
Bu işlemler profesyonel bir planlama ile yapıldığında doğal, abartısız ve kalıcı güzellik sunar.
Burun estetiği sonrası jawline dolgusu ne zaman yapılmalıdır?
Genellikle rinoplasti sonrası iyileşme süreci (yaklaşık 2-3 ay) tamamlandıktan sonra jawline dolgusu yapılması önerilir. Böylece yüz hatları tam olarak oturur ve en doğru sonuç elde edilir.
Dövme sildirme işlemiyle burun estetiği aynı dönemde yapılabilir mi?
Evet, ancak dövme sildirme işlemi seanslarla ilerlediği için burun estetiğinden bağımsız bir takvimle uygulanabilir. Lazer işlemlerinin yapılacağı bölge burun değilse, eş zamanlı yürütülebilir.
Ben aldırma sonrası iz kalır mı?
Lazerle aldırılan küçük benlerde genellikle iz kalmaz. Cerrahi yöntemlerde çok hafif bir iz kalabilir ancak zamanla silikleşir. Yüz bölgesi bu konuda genellikle hızlı iyileşir.
Jawline dolgusu kalıcı mı?
Hayır, geçici bir işlemdir. Kullanılan dolgunun içeriğine göre ortalama 12-18 ay etkisini sürdürür. İsteğe bağlı olarak düzenli aralıklarla yenilenebilir.
Bu işlemleri aynı klinikte yaptırmak mümkün mü?
Evet. Estetik cerrahi ve medikal estetik alanında uzmanlaşmış profesyonel klinikler bu işlemlerin tamamını bir plan dahilinde sunabilmektedir.
Edirne’de görev yapan kadın gazeteciler etkinlikte bir araya geldi. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen etkinliğe Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’da katıldı.
Edirne Gazeteciler Derneği Binasındaki etkinlikte kadın gazetecilerle birlikte olmaktan mutluluk duyduğunu belirten Gencan, basın emekçilerinin toplum için büyük önem taşıdığını ifade ederek, “Bütün basın emekçileri çok kıymetli ama kadın basın emekçileri bizler için çok çok kıymetli. O yüzden bugün sizlerle birlikte olmaktan da çok memnuniyet duyuyorum. Nazik davetiniz için çok teşekkür ediyorum” dedi.
‘’Birçok meslektaşınız haksızlığa maruz kaldı’’ Kadın basın emekçilerinin meslekte önemli bir sorumluluk üstlendiğini vurgulayan Gencan, şunları söyledi: ‘’Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü. Biz de gecenin finalini kadın basın emekçilerimizle beraber yapıyoruz. Bütün basın emekçileri çok kıymetli ama kadın basın emekçileri bizler için çok çok kıymetli. O yüzden bugün sizlerle birlikte olmaktan da çok memnuniyet duyuyorum. Basın emekçileriyle ilgili özellikle kadın basın emekçileriyle ilgili şunu söylemek istiyorum; hala adil bir düzende çalışma hayatında varlık gösteremiyorsunuz. Birçok zorluk ile mücadele ediyorsunuz. Birçok meslektaşınız haksızlığa maruz kaldı. Hala da bu süreçler devam ediyor. Ben ülkemde hiçbir bireyin, hiçbir meslek grubunun, hiçbir kadının hiçbir şekilde haksızlığa uğramasını istemem. Gönlüm istiyor ki her kadına, her çocuğa ve gence dokunabilmek onların yaralarına şifa olmak istiyorum. Onlar için çözüm üretmek istiyorum. Elimizden geldiğince bu gayretteyiz. Dediğim gibi tablo bizler için hala iyi değil ama mücadele etmeye devam edeceğiz. Nazik davetiniz için çok teşekkür ediyorum.’’
Kadınlar Günü Pastası Edirne Gazeteciler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Yeşim Dramalı, Edirne’nin ilk kadın belediye başkanı olma ayrıcalığı ve onuruna sahip Gencan’a çiçek vererek, kadın gazetecileri özel günde yalnız bırakmadığı için teşekkür etti. Dramalı, Edirne’nin ilk kadın belediye başkanının aralarında olmasından dolayı etkinliğin çok daha fazla öneme kavuştuğuna dikkati çekerek, ‘’Başkanımızı, görevine başladığı günden bu yana kadın ve çocuk odaklı çalışmalarını yakından takip ediyoruz. Bu çalışmalarının devamını diliyoruz. Biz kadın gazetecilerde, kadının kaleminin olduğu yerde gerçek daha güçlü yazılır inancı ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Tüm kadınların ve kadın gazetecilerin 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun’’ diye konuştu. Etkinlikte 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü pastası kesilirken, katılımcılara Balkanlarda, özellikle de Bulgaristan’da ve son yıllarda ülkenizde de sık sık rastlanan, baharın müjdecisi olarak Mart ayında bileğe takılan ve kırmızı ipliğin sağlığı, beyaz ipliğin barışı sembolize ettiğine inanılan marteniçka bileklikleri armağan edildi.
Küçük ve orta ölçekli işletmelerde, ofis alanı çoğu zaman sınırlı metrekarelerle ifade ediliyor. Aynı mekânda hem çalışma masaları, hem misafir bekleme bölümü hem de kısa toplantı köşeleri yer alabiliyor. Bu durum, özellikle telefon ve yüz yüze görüşmelerin yoğun olduğu sektörlerde gürültü ve mahremiyet sorununu beraberinde getiriyor. Çalışanlar, önemli bir görüşme yaparken etraftaki konuşmalardan etkilenebiliyor; diğer ekipler de bu görüşmelerin sesinden rahatsız olabiliyor.
Son dönemde bu soruna çözüm arayan işletmeler, ofis içinde sabit duvar örmeden sessiz alanlar oluşturmanın yollarını araştırıyor. Bu noktada toplantı kabini ve telefon kabini gibi modüler yapılar, öne çıkan seçenekler arasında yer alıyor. Az yer kaplayan, gerektiğinde taşınabilen bu kabinler, tek kişilik veya birkaç kişilik görüşmeler için izole bir ortam sunuyor. Böylece hem telefon hem de kısa toplantılar, açık ofisin geri kalanını minimum düzeyde etkileyerek yapılabiliyor.
Toplantı kabini çözümleri, özellikle yönetici görüşmeleri, müşteri buluşmaları veya ekip içi kısa değerlendirme toplantıları için tercih ediliyor. Klasik toplantı odalarına göre daha kompakt olan bu yapılar, küçük ofislerde metrekareyi verimli kullanma imkânı tanıyor. İçeride kullanılan ses yutucu yüzeyler ve kapı detayları, sesin dışarıya daha az yansımasını sağlayarak mahremiyet düzeyini artırıyor.
Telefon kabini ve telefon görüşme kabini olarak adlandırılan daha küçük yapılar ise gün içinde sık görüşme yapan çalışanlar için pratik bir çözüm sunuyor. Çağrı alan, satış yapan veya saha ekipleriyle koordinasyon sağlayan personel, bu kabinlerde daha rahat konuşabiliyor. Ses yalıtımı sayesinde, hem görüşme kalitesi yükseliyor hem de açık ofiste çalışan diğer ekipler daha sakin bir ortamda işine devam edebiliyor. Özellikle yoğun trafiğe sahip ofislerde, birkaç adet telefon kabini kurulması dikkat çekici bir fark yaratabiliyor.
Çalışma kabini olarak tasarlanan yapılar da, bireysel odaklanma ihtiyacı yüksek görevler için öne çıkıyor. Rapor yazımı, proje tasarımı veya hassas planlama gerektiren işler sırasında ses ve hareketten uzak kalmak isteyen çalışanlar, bu tür kabinlerde kısa süreliğine izole bir çalışma ortamı bulabiliyor. Küçük metrekareli ofislerde dahi, doğru konumlandırma ile bu kabinler kullanılabilir hale geliyor.
Türkiye’de toplantı kabini, telefon kabini, telefon görüşme kabini ve çalışma kabini üretimi yapan firmalar, farklı büyüklük ve kullanım senaryolarına göre çözümler geliştiriyor. Telefongorusmekabini.net, bu alanda yer alan adreslerden biri olarak anılıyor ve ofislerde sessiz alan oluşturmak isteyen işletmelere yönelik ürünler sunuyor. Şirketler, büyük tadilatlara girmeden, modüler kabinlerle mevcut düzeni koruyarak sessiz alanlar elde edebiliyor.
Uzmanlar, küçük ofislerde dahi ses yönetimi ve mahremiyet ihtiyacının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Toplantı kabini, telefon kabini, telefon görüşme kabini ve çalışma kabini gibi çözümler, hem çalışan konforunu hem de iş verimliliğini artırmaya yardımcı oluyor. Bu yaklaşımların, önümüzdeki dönemde daha fazla işletmenin gündemine girmesi bekleniyor.
Uzunköprü Belediyesi Kültür ve Sanat Evi’nde Karma Sanat Sergisi’nin açılışı yapıldı. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında Uzunköprü Belediyesi tarafından düzenlenen Karma Sanat Sergisi, Uzunköprü Belediyesi Kültür ve Sanat Evi’nde kadınların yoğun katılımıyla açıldı.
Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin, “Sanat kurslarımıza katılan kursiyerlerimiz tarafından büyük emekle hazırlanan rölyef, boyama ve yağlı boya eserleri sanatseverlerle buluşturmanın mutluluğunu yaşadık. Kadınların emeğini, üretkenliğini ve yaratıcılığını yansıtan çalışmalar sergiyi ziyaret eden hemşehrilerimiz tarafından büyük ilgi gördü” dedi.
Başkan martin şunları söyledi: Kadınların hayatın her alanında üreten, güç veren ve ilham olan emeğini sanatla buluşturduğumuz bu anlamlı günde bizlerle olan tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyoruz. Sergimiz 15 Mart tarihine kadar Kültür ve Sanat Evi’nde mesai saatleri içerisinde ziyaret edilebilir. Tüm emekçi kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü bir kez daha kutluyoruz.
Edirne’de faaliyet gösteren Cumhuriyetin Özgür Kadınları Derneği, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde geçmiş yıllarda yaşanan kadın cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin ailelerini iftar yemeğinde biraraya getirdi.
İftar programına, Edirne’de eski erkek arkadaşı tarafından katledilen Gülden Coni, eşi tarafından oğluyla birlikte öldürülen Didem Örs, boşanma aşamasındaki eşi tarafından hayattan koparılan Petek Aksak ve arkadaşı tarafından öldürülen Duru Pakarda’nın yakınları katıldı.
Ramazan ayının manevi atmosferi çerçevesinde gerçekleştirilen buluşmada, akşam ezanının okunmasıyla oruçlar açıldı ve şiddet kurbanı kadınlar için Kur’an-ı Kerim okunarak dualar edildi.
Yitirdikleri evlatlarının ve yakınlarının acısını paylaşan aileler, iftar sofrasında birbirlerine sarılarak teselli bulmaya çalıştı. Program boyunca duygusal anların yaşandığı buluşmada, bazı aile fertlerinin gözyaşlarına hakim olamadığı görüldü.
Programda bir konuşma yapan Cumhuriyetin Özgür Kadınları Derneği Başkanı Zuhal Azseven,“Cumhuriyetin Özgür Kadınları Derneği olarak 8 Mart’ı bir kutlama değil, kadın cinayetlerine karşı bir duruş günü olarak görüyoruz. Edirne’de hayatını kaybeden kadınları unutmayacak, aileleriyle dayanışma içinde olacak ve kadınların yaşam hakkı için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”