Olgay GÜLER Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde bir çeltik fabrikasının ambarında, böcek, larva ve mantar gibi zararlıların önlenmesi amacıyla uygulanan böcek ilacından etkilenen 7 işçi, hastaneye kaldırıldı. Olay, Uzunköprü’de faaliyet gösteren bir çeltik fabrikasında meydana geldi. Fabrikanın ambarında böcek, larva ve mantar gibi zararlıların önlenmesi amacıyla fumigasyon uygulaması gerçekleştirildi. İlaçlama işleminin ardından 2 gün sonra ambarı kontrol etmek üzere içeri giren çalışanlar, iddiaya göre ortamda bulunan fosfin gazından etkilenerek fenalaştı.
İhbar üzerine olay yerine polis, UMKE, AFAD ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin bölgede gerekli güvenlik önlemleri almasının ardından gazdan etkilenen 7 işçi ambulanslarla Uzunköprü Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak, tedaviye alındı. Zehirlenen 7 işçinin durumlarının iyi olduğu ve tedavilerinin sürdüğü bildirildi.
İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, Uzunköprü Kaymakamı Muammer Köken ve Uzunköprü İlçe Tarım ve Orman Müdürü Burak Esen de hastaneye giderek Uzunköprü Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Coşkun Özbiçer’den zehirlenen işçilerin sağlık durumuna ilişkin bilgi aldı.
Lösemi ve kanserle mücadele eden çocuklar ile ailelerine yıl boyunca ücretsiz tedavi, eğitim ve sosyal destek hizmetleri sunan LÖSEV, Kurban Bayramı sonrasında da Türkiye genelindeki yardım çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Vakıf, binlerce aileye gıda, et, giyim ve temel ihtiyaç desteği ulaştırmaya devam ediyor. Kurban Bayramı boyunca vekâleten kurban bağışları ve bayram destekleriyle ihtiyaç sahibi ailelerin yanında olan LÖSEV, yaz döneminde de lösemi ve kanser tedavisi gören çocukları ve ailelerini yalnız bırakmıyor. Türkiye’nin dört bir yanında sürdürülen yardım dağıtımlarıyla kayıtlı ailelerin ihtiyaçları karşılanmaya devam ediyor.
Kurban Bayramı Sonrası LÖSEV Yardımları Devam Ediyor LÖSEV’in gelenekselleşen yardım projeleri arasında yer alan İyilikler Tırı yeniden yola çıktı. Bağışçıların destekleriyle hazırlanan yardım malzemeleri, şehir şehir dolaşarak lösemi ve kanser tedavisi gören çocuklar ile ailelerine ulaştırılıyor. İyilikler Tırı’nın bulunduğu noktalarda oluşturulan özel alanlarda aileler; et, gıda, giyim, tekstil, kırtasiye, oyuncak ve temizlik malzemeleri başta olmak üzere yüzlerce ürüne ücretsiz olarak ulaştırıldı. Aileler ihtiyaç duydukları ürünleri kendi seçimleriyle almanın mutluluğunu yaşarken çocuklar ise gönüllülerin kurduğu farklı atölyelerde keyifli vakit geçirdi. Haziran ayında İyilikler Tırı, Sakarya ve Kocaeli’nin ardından İstanbul’da Üsküdar Meydanı ve Beşiktaş Meydanı’nda yer aldı. Sonrasında ise Marmara Bölgesi’nin son durağı olan Tekirdağ’daki kayıtlı ailelerle buluşarak yardımlarını ulaştıracak. İyilikler Tırı, Mayıs ayında İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerindeki LÖSEV ailelerini ziyaret ederek desteklerini ihtiyaç sahiplerine ulaştırmıştı. LÖSEV yetkilileri, lösemi ve kanserle mücadele eden çocukların ihtiyaçlarının yalnızca belirli dönemlerle sınırlı olmadığını, yılın her günü devam ettiğini vurgulayarak, bağışçıların katkıları sayesinde daha fazla aileye ulaşıldığını ifade etti. LÖSEV, gerçekleştirdiği yardımlarla ailelerin temel ihtiyaçlarına destek olurken, aynı zamanda çocuklara ve ailelerine moral, umut ve dayanışma gücü vermeyi sürdürüyor. İyilikler Tırı da taşıdığı yardımların yanı sıra sevgi, umut ve dayanışmayı Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırmaya devam ediyor.
21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, bugün vatandaşların en önemli gündeminin mutfaktaki yangın, pazardaki fiyatlar, ödenemeyen faturalar ve artan borç yükü olduğunu söyledi.
Eski milletvekili Şimşek, yaptığı “Ülkemizin gerçek gündemi geçim ve gelecek kaygısıdır” başlıklı yazılı açıklamasında, “CHP’nin yönetimini yargı yoluyla dizayn etmeye çalışırken ülkemizin gerçek gündemimizi unutturmaya çalışmak mümkün değildir” diyerek şunları kaydetti:.
“Bugün ülkemizin dört bir yanında aynı ses yükseliyor: Geçinemiyoruz. Bu ses; tarlasında alın teri döken çiftçinin, sabahın erken saatlerinde işine giden işçinin, dükkânını açan esnafın, üretim yapmaya çalışan sanayicinin, maaşıyla ay sonunu getirmeye çalışan memurun, yıllarca çalışıp emekli olmuş vatandaşımızın ve geleceğe umutla bakmak isteyen gençlerimizin sesidir.
Bugün toplumun her kesimi hayat pahalılığının ve ekonomik zorlukların yükünü hissetmektedir.
Tarlada alın teri döken çiftçimiz, ilk hasat ettiği arpa ve buğdaydan hak ettiği kazancı elde edememektedir. Yeni sezon mahsulü arpa 11,20 TL/kg ile 12,50 TL/kg, ekmeklik ve sert buğday ise kalitesine göre 13,34 TL/kg ile 16,50 TL/kg arasında işlem görmektedir. Açıklanan alım fiyatları maliyetlerin altında kalmakta, çiftçimiz zararına üretim yapmak zorunda bırakılmaktadır. Borçlarını ödeyebilmek için ürününü erken hasat eden üreticilerimiz, emeğinin karşılığını alamadan yeni bir borç yükünün altına girmektedir. Çiftçimiz üretiyor ancak maliyetlerin altında kalan fiyatlarla karşı karşıya kalıyor.
Esnafımız artan giderler nedeniyle ayakta kalma mücadelesi veriyor. Sanayicimiz ve üreticimiz yüksek maliyetler karşısında rekabet etmekte zorlanıyor. Emeklilerimiz yılların emeğinin karşılığını almak isterken temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekiyor. Çalışanlarımız maaşlarıyla ay sonunu getirmeye çalışıyor. Gençlerimiz ise eğitimden istihdama kadar birçok alanda gelecek kaygısı yaşıyor.
Bugün vatandaşlarımızın en önemli gündemi; mutfaktaki yangın, pazardaki fiyatlar, ödenemeyen faturalar ve artan borç yüküdür.
Ülkemizin ihtiyacı; günü kurtaran değil geleceği inşa eden, tüketimi değil üretimi destekleyen, ithalata değil yerli üretime güç veren, toplumun her kesiminin refahını artıran politikaların hayata geçirilmesidir.
Millet geçinemiyor, çözüm bekliyor! Biz inanıyoruz ki Umut dolu bir Türkiye; umut dolu çiftçiyle, umut dolu işçiyle, umut dolu esnafla, umut dolu sanayiciyle, umut dolu gençlikle,umut dolu kadınlarla, umut dolu emeklilerle mümkündür.
Ülke genelinde Mayıs ayında 159 bin 623 adet taşıtın trafiğe kaydı yapılırken, Edirne’de trafiğe kayıtlı araç sayısı bir önceki aya göre 919 adet artarak Mayıs ayı sonu itibarıyla 212 bin 929 oldu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Mayıs 2026 Motorlu Kara Taşıtlarına ilişkin istatistikleri kamuoyu ile paylaştı. Buna göre, Trakya’daki 3 ilden Edirne’de trafiğe kayıtlı araç sayısı Nisan ayı sonu itibarıyla Edirne’de 212 bin 929, Tekirdağ’da 393 bin 597 ve Kırklareli’nde 182 bin 377 olarak belirlendi.
TÜİK 2026 yılı Mayıs ayı Motorlu Kara Taşıtları İstatistiklerinden “Edirne ili, trafiğe kayıtlı bulunan motorlu kara taşıtları” konusunda bir basın bülteni hazırladı. Söz konusu paylaşım şöyle:
Türkiye İstatistik Kurumu 2026 yılı Mayısayı Motorlu Kara Taşıtları İstatistiklerinden “Edirne ili, trafiğe kayıtlı bulunan motorlu kara taşıtları” konusunda bir basın bülteni hazırladı.
“Türkiye’de Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Mayıs ayı sonu itibarıyla 34 milyon 361 bin 85 oldu.
Türkiye’de Mayıs ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %47,5’ini otomobil, %37,2’sini motosiklet, %11,0’ını kamyonet, %1,7’sini traktör, %1,6’sını kamyon, %0,5’ini minibüs, %0,4’ünü otobüs ve %0,1’ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
2026 yılı Mayıs ayı sonu itibariyle Edirne’deki toplam motorlu kara taşıtı sayısı 212 bin 929’dur.
2026 yılı Mayıs ayı sonu itibariyle Edirne’deki toplam 212 bin 929 motorlu kara taşıtının 88 bin 729’u otomobil, 2 bin 199’u minibüs, 1718’i otobüs, 26 bin 473’ü kamyonet, 4 bin 971’i kamyon,53 bin 124’ü motosiklet, 553’ü özel amaçlı taşıtlar ve 35 bin 162’si traktörlerden oluşmaktadır.
Edirne’de Mayıs ayında 3 bin 243 adet taşıtın devri yapıldı
Edirne’de Mayıs ayında 3 bin 243 adet taşıtın devri yapıldı. Devir, noterler aracılığı ile ikinci, üçüncü ve daha fazla el değiştiren taşıtları ifade etmektedir. Edirne’de devri yapılan toplam 3 bin 243 taşıt içinde 1 963’ü otomobil,16’sı minibüs,19’u otobüs, 474’ü kamyonet, 39’u kamyon, 459’u motosiklet, 5’i özel amaçlı taşıt ve 268’i traktörlerden oluşmaktadır.
Ocak-Mayıs döneminde kaydı yapılan otomobillerin 160 bin 405’i gri renklidir.
Ocak-Mayıs döneminde trafiğe kaydı yapılan 382 bin 385 adet otomobilin %41,9’u gri, %25,6’sı beyaz, %11,6’sı siyah, %9,9’u mavi, %5,6’sı yeşil, %3,4’ü kırmızı, %1,3’ü kahverengi, %0,4’ü turuncu, %0,3’ü sarı ve %0,1’i diğer renklidir.”
Edirne’de geçen hafta başlayan Edirne Valiliği himayesinde Edirne Voleybol İl Temsilciliği’nce düzenlenen “2026 Yılı Kurum ve Kuruluşlar Voleybol Turnuvası”na bugün 3 karşılaşma ile devam edilecek.
A, B, C, D, E olmak üzere 5’erli 5 grupta gerçekleştirilen turnuvada 25 takım bulunuyor. 27 maçın Edirne Spor Salonu’nda oynanmasının ardından turnuvada karşılaşmalar 1 Temmuz 2026 Çarşamba gününden itibaren Mimar Sinan Spor Salonu’nda oynanmaya başlayacak. 8 Temmuz 2026 Çarşamba günü sona erecek grup maçları kapsamında tam 50 karşılaşma yapılacak.
Turnuvada dün akşam 3 karşılaşma oynanırken, bu akşam da 3 karşılaşma ile devam edilecek. 2. gün programı kapsamında dün akşam T.Ü. Hastane – Şehir Gönüllüleri Derneği, Öz Trakya – Yenimuhacir ve Veteranlar – Emniyet Müdürlüğü takımları arasındaki maçlar gazetemiz baskıya girdiği saatlerde oynanması nedeniyle sonuçlarını yarın paylaşacağız. Turnuvada yarın ve Cuma günü de 3’er maç yapılacak. Hafta sonu ve Pazartesi günü takımlar dinlenirken turnuva 23 Haziran’dan itibaren seri bir şekilde devam edecek.
Kırkpınar Ağası Alper Yazoğlu Ortaokulu, Adana’da gerçekleştirilen Okul Sporları Tenis Küçükler Erkekler Türkiye Birinciliği’nde dördüncü oldu.
Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın organize ettiği, Türkiye Tenis Federasyonu’nun destek verdiği 38 ilden yaklaşık 300 sporcunun katılımıyla tamamlanan şampiyonaya ilişkin paylaşımında şunlara yer verdi:
“Okul Sporları Tenis Küçükler Erkekler Türkiye Birinciliği Müsabakaları’nda ilimizi temsil eden Kırkpınar Ağası Alper Yazoğlu Ortaokulu, Türkiye 4.’sü olmuştur.
Bu başarıda emeği bulunan sporcularımız; Ali Eymen Ergün, Timur Eyüboğlu, Kıvanç Zobar ve antrenörlerini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.”
Enezde yazlık konutu olanlar isyanlarda… Bu tepkinin önemli bölümü Belediye yönetiminin beceriksizliği olarak düşünülse de gerçek bu kadar da basit değil. Bu konularda sahilde ucuz arsaları kapış / kapan mantığı ile elde edip YAZLIK Sahibi olmaktan mutlu olanlar da suçlu. Yol, su elektrik, kanalizasyon, telefon hattı gibi alt yapısız bir yörede bir arsa almak, kooperatif kurmak, inşaat yapmak, yapanları teşvik etmek bugün sahil cehennemine giden yolların günah taşları… Yani her olumsuzluk her yanlış bugünün mahsulü değil…
***
Bu konuda Enez tek örnek de değil… 1985-90’larda hemen hemen tüm yerleşim yerlerinde, ama özellikle büyük kentlerde ve kıyı kasabalarında bu hunharca saldırı yaşandı. İmar planlarını ve mevzii İmar değişikliklerini yapma yetkisini yerel yönetimlere veren Turgut Özal yönetimi, verdiği bu kararla ülkenin fiziksel yapısını da kimyasını da, siyasettin ahlakını da dümdüz etti. Bir tek mimarın, şehir plancısının olmadığı bir kentte ilkokul mezunu ya da kasaba eczacısı, ya da emekli memur Belediye Başkanları bilerek ya da bilmeyerek, dost ahbap ilişkileri ile inanılmaz rant gelirleri yaratarak toplumun ahlakını bozdu ve kenti de onarılmaz, geriye dönülmez bir noktaya getirdiler
***
1990 yılına kadar kışlık 2500, yazlık 5-6 bin olan nüfusun yaşadığı Enez’de bu tarihten sonra 35-40 bin kişinin yaşayacağı bir imar planı yapıldı.. Öyle özensiz yapılan bir plandı ki ne yeşil alan, ne bir sağlık merkezi, ne bir okul, ne bir günübirlik tesis, ne tuvalet, ne otogar, ne çarşı, ne otopark hatta ne bir cami için bile bir yer ayrılmamıştı. Birbirinin içine giren, horlamaların bile bitişik komşuyu rahatsız ettiği bir planlama ile konut, yine konut, ardından yine yazlık konut yaparak Enez’in ipini çektiler.
Bu durumda koşarak gelip, tüm alt yapı yokluğuna rağmen Enez’de UCUZ diye yazlık alanların tüm öfkelerini bugünkü Belediye’ye yönlendirmeye hakları var mı?
Yok…
***
Bir yer imara açılacaksa öncelikle o alanın hiç yoksa 30 yıl sonrasının ölçümleri, nüfus hareketleri belirlenir. Ona göre okulu, camisi, sağlık merkezi vs. sayısı ve yerleri belirlenir. Yolları açılıp döşenmeden, su ve kanalizasyon sistemi kurulmadan, elektrik, telefon hatları çekilmeden, yani tüm alt yapısı tamamlanmadan bir yerleşim yeri açılamaz. Belediye bunları yapar, sonra imara açar, daha sonra bu harcamalarını tahsil eder… “Önce evi yapalım, sonra yolu yaparız, sonra yolu bozar su tesisatını döşeriz…” diye diye yola çıkanlar, yeterli alt yapısı olmayan konutları UCUZ diye satın alanlar oturup bir kez de kendi yanlışlarını gözden geçirmelidirler..
***
Enez ve köylerinin hatta tümüyle Saros Körfezi’nin sahil imar planları yurdumuzun bu cennet köşesine, yurt ekonomisine, aile bütçesine atılan bir kazıktır. İsraftır… Hala da bu katliam ve israf sürdürülmektedir. Keşke bu alanlar sınırlı konut alanlarının dışında günübirlik ve yanı sıra bütün yıl boyunca açık kalabilecek oteller, restaurantlar, gençlik kampları, karavan yerleri, atış alanları gibi tesislerle planlanabilseydi.
Olmamış..
***
Ama hala yapılabilecek bazı işlerle, alınacak bazı önlemlerle Enez yine Trakya’nın gözdesi bir kent olabilir. Burada Belediyeye çemkirmekten başka aklıselimle ve biraz da elimizi cebimize atarak yapılabilecek, hepimizi rahatlatabilecek işler, projeler var.
Örneğin Belediyenin almayı planladığı, ama maddi yetersizlikten henüz alamadığı Dron için bir kampanya düzenledik. Bunun için yola çıktık. 1 milyon 500 TL ile alınacak bir Dron ile sivrisinek konusunda önemli bir rahatlama olabileceğine inanıyoruz. Dron, Derin Deşarj ve bazı ana sorunların çözümü için Enez’de tüm partilerin, oda başkanlarının, STK’ların oluşturduğu bir ÇÖZÜM GRUBU kurduk.
Umarız bu iyi niyetli çalışmalara ilgili makamlar, yörenin varlıklı insanları, sahil siteleri destek verirler. Yolları da onarır, temizliği de, sivrisinek sorununu da hep birlikte çözeriz. Umut her zaman vardır, olmalıdır…