ŞÜKRÜ ÖRNEK VEFAT ETTİ

Merhume Sabiha Örnek’in eşi, Emine Danış ve Emin Örnek’in babaları, Ergun Danış ve Gülcan Örnek’in kayınpederleri, Müge, Ceyhun, Yaren, Emirberk ve Mert’in dedeleri Şükrü Örnek 93 yaşında vefat etti. Merhum, dün Ayşekadın Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.

Aramızdan ayrılanlar

ZEHRA HİLAL GENÇAK VEFAT ETTİ
Levent Gençak’ın eşi, Murat ve Eray Gençak’ın anneleri, Yavuz ve Zuhal Erpençe’nin kızları, Barış Erpençe ve Hale Ülkü’nün kardeşleri Zehra Hilal Gençak 52 yaşında vefat etti. Merhume dün Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi

ŞÜKRİYE AYYARLAR VEFAT ETTİ
Yıldırım semti sakinlerinden merhum Hasan Ayyarlar’ın eşi, Refah, Mehmet Ayyarlar ve Riayet Satanaklar’ın anneleri Şükriye Ayyarlar 87 yaşında vefat etti. Merhume dün Akmescit Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.

NECMİYE CARTOĞLU VEFAT ETTİ
Edirne Belediyesi Zabıta Müdürlüğünden emekli Necmiye Cartoğlu 70 yaşında vefat etti. Emekli Matematik Öğretmeni Mehmet Cartoğlu’nun eşi, Sinem Erbilir ve Çisem Cartoğlu’nun anneleri olan merhume, dün Şeyh Çelebi Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

SERCAN AKARTUNA VEFAT ETTİ
Nuray Akartuna’nın eşi, Aycan ve Arzu Akartuna’nın babaları, Nejat Döker’in eniştesi Sercan Akartuna vefat etti. Merhum dün Mevlana Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

Çocuklara tarihi armağan

Bülent AYAN

Edirne Belediyesi’nde görevli, kent tarihi üzerine yaptığı akademik ve kültürel çalışmalarıyla tanınan Dr. Aydemir Ay, bu kez çocuklar için hazırladığı kitabıyla okurların karşısına çıktı. “Atatürk Edirne’de – Bir Liderin Tarihi Ziyaretleri” isimli çocuk kitabı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Edirne’ye gerçekleştirdiği tarihi ziyaretleri çocukların anlayabileceği sade ve akıcı bir dille anlatıyor.

Sosyal medya hesabından kitabını tanıtan Ay, eserin ortaya çıkışında çocukları Arhan ve Birce’nin merak dolu sorularının ilham kaynağı olduğunu belirterek, kitabı çocukların Atatürk’ü ve Edirne’nin tarihini severek tanımaları amacıyla kaleme aldığını ifade etti.

Kitapta Atatürk’ün 1909, 1913, 1916 ve 1930 yıllarında Edirne’ye yaptığı dört tarihi ziyaretin yanı sıra Sarayiçi’nin halka armağan edilmesi, öğrenci Nuri’nin “çekiç” hikâyesi ve Küçük Refet’in yaşam öyküsü gibi gerçek olaylar çocukların seviyesine uygun bir anlatımla aktarılıyor.

Bulmacalar ve etkinlikler de yer alıyor

Eser yalnızca bir hikâye kitabı olmanın ötesinde, sonunda yer alan bulmaca ve etkinlik bölümüyle çocukların öğrendiklerini pekiştirmeyi amaçlıyor. Doğru-yanlış soruları, eşleştirme çalışmaları, boşluk doldurma etkinlikleri, kronolojik sıralamalar, kelime avı, açık uçlu sorular ile boyama ve resim çalışmaları kitaba eğitim yönü de kazandırıyor.

Ücretsiz erişime açıldı

Dr. Aydemir Ay, en büyük dileğinin çocuklarda Atatürk sevgisini ve tarih bilincini güçlendirmek olduğunu belirterek, kitabını yaz armağanı olarak tüm çocukların ücretsiz erişimine açtığını duyurdu.

TÜ’den Çanakkale’de tanıtım

Trakya Üniversitesi, üniversite adaylarını yükseköğretim kurumlarıyla buluşturan Çanakkale Unilook Üniversite Tercih Günleri etkinliğine katılarak eğitim olanaklarını ve sunduğu imkânları aday öğrencilerle buluşturdu.

Çanakkale Kolin Hotel ve Convention Center’da gerçekleştirilen fuarda, Trakya Üniversitesini Kurumsal İletişim Koordinatörlüğünden Yıldıray Ercan ile Öğrenci İşleri Daire Başkanlığından Cemil Beyoğlu temsil etti.

Yaklaşık 20 üniversitenin yer aldığı ve 1500’e yakın öğrenci ile velinin ziyaret ettiği etkinlikte Trakya Üniversitesi standına ilgi yoğun oldu. Bölgenin ve Balkanların önde gelen yükseköğretim kurumlarından biri olan Trakya Üniversitesi; güçlü akademik altyapısı, uluslararası iş birlikleri, nitelikli eğitim anlayışı ve öğrenci odaklı yaklaşımıyla aday öğrencilerin dikkatini çekti.

Üniversite temsilcileri, aday öğrencilere Trakya Üniversitesinin akademik birimleri, eğitim olanakları, sosyal ve kültürel yaşamı, uluslararası değişim programları, barınma imkânları ve tercih sürecine ilişkin konularda kapsamlı bilgiler verdi. Görüşmelerde, Trakya Üniversitesinin modern eğitim altyapısı, öğrenci dostu kampüsleri, zengin sosyal ve kültürel yaşamı, spor olanakları ve uluslararası değişim fırsatlarıyla öğrencilerine çok yönlü bir üniversite deneyimi sunduğu vurgulandı.

Uyuşturucuda geniş çaplı operasyon

Edirne’nin de aralarında bulunduğu 75 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda 1 ton 447 kg uyuşturucu madde ve 418 bin 273 adet uyuşturucu hap ele geçirildi

Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Emniyet Müdürlüklerince uyuşturucu madde satıcılarına yönelik son 2 haftada 75 ilde operasyonlar düzenlendi.

Adana, Gaziantep, İzmir, Samsun, Antalya, Konya, Ankara, İstanbul, Mersin, Hatay, Bursa, Kahramanmaraş, Balıkesir, Manisa, Muğla, Denizli, Şanlıurfa, Diyarbakır, Malatya, Tekirdağ, Kayseri, Osmaniye, Eskişehir, Sakarya, Aksaray, Kocaeli, Mardin, Uşak, Kütahya, Trabzon, Van, Edirne, Kilis, Şırnak, Sivas, Adıyaman, Amasya, Çorum, Aydın, Çanakkale, Elazığ, Burdur, Düzce, Kırklareli, Ağrı, Isparta, Afyonkarahisar, Batman, Giresun, Kırıkkale, Yalova, Ordu, Karaman, Kırşehir, Niğde, Rize, Zonguldak, Erzurum, Bilecik, Bitlis, Nevşehir, Tunceli, Yozgat, Bartın, Bingöl, Hakkâri, Kastamonu, Artvin, Erzincan, Iğdır, Kars, Muş, Siirt, Sinop ve Tokat’ta gerçekleştirilen operasyonlara 2 bin 442 ekip, 6 bin 105 personel, 22 hava aracı ve 43 narkotik dedektör köpeği katıldı.

Operasyonlarda 1 ton 447 kg 873 gram uyuşturucu madde ile 418 bin 273 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. 1.628 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 846’sı tutuklandı. 290’ı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor.

Hatipler, 2. İletişim Şûrası’nda

Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Ankara ATO Congresium’da  gedçekleştirilen 2. İletişim Şûrası’na katıldı.

Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Ankara ATO Congresium’da “Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı” temasıyla düzenlenen 2. İletişim Şûrası’na katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, programdaki konuşmasında şûranın Türkiye’nin iletişim kapasitesinin güçlenmesine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.

Şûrada, Türkiye’nin iletişim alanındaki gelecek vizyonu, dijital dönüşüm, kamu diplomasisi ve stratejik iletişim başta olmak üzere birçok konu çeşitli oturumlarda ele alındı.

İletişim alanındaki güncel gelişmelerin ve stratejik iletişim politikalarının değerlendirildiği şûraya katılan Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler’e, Rektör Danışmanı ve Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Ali İhsan Meşe eşlik etti..

EĞİTİMDEN BEKLENEN

Eğitimin evrensel tanımlarından en önemlisi bireyin kendini gerçekleştirmesidir. Bu süreçte doğruyu bulmak adına hatalar yapacaktır. Bunu hoş görerek kişinin basit hatalarından dersler çıkarmasını sağlaması gereken kamu kurumlarıdır. Bizde tam tersine çocuklardan hesap sorarak küçük yaşta suçlu olarak etiketliyoruz. Bu duruma nasıl gelindiğini araştırmıyor, çocuk yaşta aş, iş peşinde koşmaya zorlanan çocukları anlamayı denemiyoruz.

Daha mutlu ve umutlu bir yaşam ile çocukların özgürleşmesi sağlanmalıdır. Ancak bu muhafazakâr demokrat bakışla olmaz. Bu bakış bugüne kadar dünyayı ve ülkemizi bu hale getirdi. Bu anlayışın ülkemizdeki son temsilcisi AKP iktidarıdır ki dokuzuncu bakandır Yusuf Tekin.

Her bakan günlük toplumsal duruma göre görevini yaptı! En çok yaptıkları; devrim(!) diye değişikliklere gitmeleri.Birinin yaptığını diğerinin yok sayması. Asıl amaç ise; cumhuriyet ile kazanılan ilerlemeci, aydınlanmacı kazanımların yok edilmesi.

Malum, çocukken bilmediğimiz kayyım sözcüğünün doğu illerimizde seçilmişlerin yerine atananların adı olduğunu öğrenmiştik. Önceleri ilgilenmedik. Sonra batıda da kayyımları görünce şaşırdık. Bilmiyorduk ki her adımın sonrası gelecektir. Sarı öküz hikayesi. Yerel yönetici seçiyorsun, sonraki gün seçilenin mazbatalarını alıyor ve hoooop seçileni görevden alıp birisini atama yapıyorsun. Bu kaç seçimdir böyle, saymayı unuttuk. Kaldı ki seçilenin suçsuz ve seçilmeye uygun koşullara sahip olduğu adaylık öncesi gerekli belgelerde kanıtlı. Kısacası kayyımı öğrendik ve artık içselleştirdik!

Bu arada mutlak butlan sözcüğü girdi dilimize. Demokrasinin de’sinin olduğu ülkede bilinmemesi gereken bu sözcüğü de bellettik çocuklarımıza. Elbette yeni sözcükler öğreniyor çocuklarımız diye sevinmiyoruz. Üzüntümüz; sözcükle birlikte yaşamda uygulanıyor olması ve demokrasi kuralı olan seçilmişlerin ana özne olduğu kuralını öğrenemiyor çocuklarımız. Bu aşamalara sessiz kalmak da eğitim sayesindedir.

Yapboz tahtasına dönüştürülen eğitim; sistem olmaktan çıkmış sistemsizlik sistemine geçilmiştir. Bugüne kadar yaptıklarına bakınca her bakan bir öncekinden daha fazla zarar verdi eğitime. Kuşkularımız var; bundan sonra gelecek olan alfabeyi kaldırır mı diye düşünmeden edemiyor insan.

Şimdi de takmış “kurtuluş savaşı” sözcüğünü kitaplardan çıkaracakmış. 2026-2027 döneminde ne olacağı konusunda da her gün bakanın demeçlerini izliyoruz.

İşin özü AKP ve son bakan zamanında eğitimde olumlu karar yoktur. Uygulamalardan mutlu olanlarda var elbette:

Bunlar; MESEM adı altında çocuk işçilerden gelir elde edenlerdir.

Bunlar; cemaat-tarikat iltisaklı dernek veya vakıfları ile okulları işgal edenlerdir.

Bunlar;öğretmeni en düşük ücretle sadece okul dönemlerinde çalıştıran özel eğitim kurumlarıdır.

Bunlar; her dönem katlanarak artan özel eğitim kurumlarının sahipleridir.

Bunlar; laik ve bilimsel eğitimi bu topraklardan atmak adına yüzlerce yıldır pusuda bekleyenlerdir.

Bunlar; din ve etnik ayrışmaları kışkırtarak toplumu bölenler ve sınıflar çatışmasının önünü kesenlerdir.

Bunlar; kökü dışarıda olup emperyalistler ve emrinde giden yerli işbirlikçileridir.

Dünyada bir değişim oluyor. Evet, bu değişimin motoru da her zamanki gibi eğitimdir. İktidar sorunları daha da derinleştirerek istenen yurttaşı yetiştirecektir. Tüm hazırlıklar bu yöndedir. Bu değişimi olumluya çevirmek ellerimizdedir.

O nedenle eğitim, siyasi iktidara ve muhalefet siyasetçilerine bırakılacak bir politika değildir. En önce veliler olmak üzere veli örgütleri, eğitimciler, sivil demokratik eğitim örgütleri ve öğrenciler bir olmalıdır. Ses güçlü çıkmalıdır. Yarınları kurtarmanın, toplumsal ilerlemenin ve köle, iyi tüketen kul olmamanın yolu budur.

YENİ BİR TÜZÜK, YENİ BİR PARTİ, YENİ BİR SAYFA MÜMKÜN..

Kartlar yeniden dağıtılıyor, Yeni bir parti kuruluyor… Sosyal demokrat bir parti için yeni bir sayfa açılıyor. Bu fırsat çok iyi kullanılmalı.. Yeni bir tüzük ve program hazırlanıyor ya da hazırlanacak.. Bu konuda Özgür Özel’in eli çok kuvvetli ve belirleyiciliği çok önemli… İsterse tek başına bir tüzük yapabilir ve buna kimse karşı çıkamaz.

***

Öyle bir tüzük olmalı ki kişileri bir yerlere taşıyan değil, bugüne kadar hep lafta kalan demokratik, katılımcı, şeffaf, tüm üyelerle yapılacak önseçimi mutlak bir kural olarak tartışmayı sonlandıran, blok listenin kelime olarak bile tüzükte yer almadığı, hazine yardımının büyük bölümünü parti içi eğitim için harcamaya zorlayan bir tüzük..

***

* Parti meclisi ile Milletvekili aday atamalarının bir kişi için sadece bir kez yapıldığı, sonraki dönemlerde o kişinin ön seçimle gelebiliyorsa ömür boyu seçilme hakkının olduğu,

*PM Üyelerinin kendilerini atayarak değil ancak ön seçimle tekrar seçilebilmeleri

*Eski milletvekillerinin bir daha milletvekili adayı olmamak koşulu ile İl Başkanlığına PM tarafından atanması,

* Genel Başkanlığın 10 yıl ile sınırlandırılması,

*Aday adaylarının en az bir yıl önce ortaya çıkarılması, seçime kadar eğitilmesi,

*Adaylık için ödenen paranın asgari ücret seviyesinde tutulması,

*Üye kabulünde ya da delege belirlenirken kişinin daha önce STK’larda, Meslek Odalarında, Kooperatiflerde, sendikalarda yönetici olarak aktif olarak çalışılmış olması, Üye ödentisinin düzenli ödenmesi, parti etkinliklerine katılmış olunması gibi özelliklerin aranması sosyal demokrat bir parti tüzüğüne yakışır, heyecan verici kurallar olabilir.

***

Abarttığımı düşünmeyin… İnönü SHP’sinde ve Karayalçın SHP’sinin tüzüğünde bunların çoğu vardı. O nedenle fırsat eşitliği vardı. Örneğin ben Enez’den mecburi uzaklaştırılmam sonrasında 1986 yılında Kuşadası’na gittikten 3 yıl sonra 1989 da ÖN SEÇİMLE İl Genel Meclisi Üyesi oldum… Bir süre sonra Kuşadası İlçe Başkanı oldum.. Geniş bir ailem yoktu, aşiretim yoktu, sokağa atılacak param yoktu.. Ama partili gençlerin ağırlığı vardı. Seçildim..

***

Özetle, sosyal demokrasi adına önümüzde çok büyük bir fırsat var. Ama böyle bir tüzüğe çomak sokmak isteyecek büyük bir kitle de var. Sn. Özgür Özel o nedenle bu tüzüğü etrafındaki yol arkadaşları ile değil, eski SHP tüzüklerinden de yararlanarak, Karayalçın gibi, Fikri Sağlar gibi bu konuda çok deneyimli parti büyüklerine fırsat vererek hazırlatmalıdır. Bu fırsat kaçmamalıdır. Böyle bir tüzük yapılırsa bu, Sn. özgür Özel’in en büyük başarısı olarak tarihe geçecek, ya da “Eski tas eski hamam” usulü ile dağ fare doğurmuş olacaktır..

***

Buradan özellikle eski milletvekillerine, eski Belediye Başkanlarına, duyarlı örgüt üyelerine sesleniyorum. Partinin ismi logosu önemli değil.. Önemli olan öncelikle çeşitli görevlere nasıl gelinip nasıl gidileceğidir. Tüzük kurallarıdır. Bu konuda Özgür Özel’e veya varabildiğiniz en üst noktalara buna benzer önerilerinizi taşıyınız.. Sahaya ininiz… Tarihin gidişine seyirci kalmayınız..