Aynı dağ, aynı orman, iki ülke

Göksal ÇİDEM

Bir tarafa bahar geliyor. Bir tarafa ise yıkım projeleri geliyor.

Mutlu Dere Bulgaristan Türkiye sınırını çizer. Sınırı çizerken bir tarafı mutlu olsa bile bir tarafı ızdırap içinde

Derenin olmadığı yerde ise sınır taşı var. Bir taraf taş devrini, diğer taraf ise baharı karşılamak için gayda ve davul sesleri ile eğleniyor.

Bizim tarafta ise ağır iş makinaları, dinamit sesleri ve RES’lerin uğultusu var.

Yaban hayatı ve sosyal yaşam be yapacağını nereye gideceğini şaşırmış durumda.

Istrancaların 1/3’ü Bulgaristan’da, 2/3’ü Türkiye’de.

Istrancalar sadece Kırklareli için ve Ergene havzası için önemli değil. Ülke nüfusunun %20-25’inin yaşadığı İstanbul için de çok önemli. İstanbul’un nefes borusu ve içme suyu kaynağıdır.

Bölgede yapılan bilimsel araştırmalarda 2117 bitki türü ve 2062 hayvan türü olmak üzere toplam 4179 tür canlı tespit edilmiştir. Şüphesiz Istrancalar  konumu itibarıyla iki kıta arasında bir köprü vazifesi görmesi, geçmiş buzul dönemlerinde buzul geçirmediği için türlere sığınak görevi görmesi, farklı iklimsel koşullara ve farklı ekosistemlere sahip olması Istrancalar biyoçeşitlilik zenginliğinin başlıca nedenleridir.

Kısacası Avrupa kıtasının önemli doğal ormanlardan olup, doğal yaşamın devam ettiği Avrupa’da mutlak koruma altında bulunan Istrancalar ve ülkemizde ise enerji ve maden alanı olarak kullanılmaktadır.

İki ülkenin Istrancalar’a nasıl baktığı, nasıl koruduğu ise siyah-beyaz kadar farklıdır.

Bulgaristan tarafı  her yıl yaptıkları etkinliklerle, 24 Ocak 1995’te korumaya alınmasının 31. yılını kutladı. Istrancaların her iki tarafını da  doğasıyla, kültürüyle sosyal ve doğal yaşamıyla korunması gelecek nesillere bırakılacak en değerli mirastır.

Herkesin gündeminde olan sürdürülebilirlik, Istrancalar için ne yazık ki geçerli değil.

Bulgaristan Istarnca Park  Bulgaristan ‘ın en büyük korunan  bölgesi, aynı zamanda ülke topraklarının % 1’ ini kapsayan en büyük Bulgaristan Doğal Parkı’dır. Biyosfer rezerv alanıdır. Alan 1161 kilometre karedir. Toplam 21 yerleşim yeri sınırları içinde bulunuyor.

Türkiye Istrancaları  1970 km2’dir  Bu alanın yaklaşık %65’i maden ve enerji alanıdır.

Bulgaristan tarafı Istranca Doğa Parkı, insan ve doğanın, korunmuş çevrenin, korunmuş geleneklerin ve kültürel ve tarihi anıtların başarılı bir şekilde bir arada yaşamasına bir örnek olması nedeniyle, Bulgar biyosfer parkı olma konusunda en büyük potansiyele sahip olup, sosyal yapısı, kültürü, inançları kapsamında asırlardır gelenek ve göreneklerini yaşatmak için yerel ve merkezi yönetimler büyük destek vermektedir.

Bunu da yaparken 7 den70’e dağın yaşayan hazinesini korumak için yapıyorlar.

Ülkemizdeki Istrancaların durumu ise tam bir yıkım. BG de dikkat “Dikkat hayvan çıkar” yazarken, Türkiye tarafında ise “Dikkat kamyon çıkar” yazıyor.

Aynı ormanın bir tarafında hayvan, bir tarafında kamyon çıkar yazıyor.

Bir tarafta  festivaller var. İnsanların eğlenirken duydukları Balkan ezgileri, gayda ve davul sesi, Bizim tarafta ise dinamit sesleri, kamyon ve iş makineleri sesleri. Deyim yerindeyse Taş Devri’ni yaşıyoruz.

Bir an önce Taş Devri’ni bırakıp, komşumuz gibi baykuşu, ağacı, kaplumbağaları, kurt, karaca, karınca, çalıları, kısacası Istrancalar’da yaşayan tüm canlıları bir bütün olarak koruma için acilen adım atılmalı.

Türkiye topraklarındaki Istranca Ormanları acilen Biyosfer Rezervi ilan edilmelidir.

Bununla ilgili tüm plan ve projeler zaten hazır. 2010 yılında AB projesi kapsamında tamamlanan biyosfer rezerv alan çalışması UNESCO’ya sunulmak üzere 16 yıldır bekliyor. Neden beklediğine gelince. Bilgi edinme yasası gereği verilen cevapta “Bizim yasalarımız korumak için yeterli yetkinliğe sahiptir” deniliyor. O zaman sormak gerekmez mi. AB Projesi için yerli ve yabancı  onlarca uzman neden 2 yıl dağda çalıştı..?

Dağın bugün ve gelecek için bir hazine olduğu bir an önce anlamalıyız. İstanbul için hangi planı yaparsanız yapın, Istrancalar yok edilmeye devam ederse, İstanbul için plan yapmaya gerek kalmayacak. Çünkü havası ve suyu kalmayacak. 

Avrupa’nın en önemli alanından biri olan Istrancalar’ın daha fazla tahrip edilmeden, yaban hayatı yok olmadan,  doğal varlıkların gelecek nesillerin yaşam kaynağı  olarak kayıtsız şartsız koruma alanı ilan edilmesi, geleceğe yapılacak en önemli yatırım ve bırakılacak en değerli mirastır. 

Edirne Sümbülü’ne yakın takip

Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi kapsamında Edirne’de gerçekleştirilen arazi çalışmasında çalışmalarında endemik ve nesli tehlike altında olan Edirne Sümbülü’nün yaşam alanı ile balıkçıl kuşlarının yuvaları gözlemlendi.

Gölbaba ve Tavuk Ormanı’nda yapılan arazi çalışmalarına Tarım ve Orman Bakanlığı 1. Bölge Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Sulak Alan Şube Müdürü Dr. Merih Uslu, Edirne Şube Müdürü Cüneyt  Emrah Salt ve TEMA Vakfı Edirne İl Temsilcisi Şirin Çoğal ile Bölge Müdürlüğü teknik personelleri eşlik etti.

TEMA Vakfı İl Temsilcisi Çoğal, sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımında, “Edirne ilinde biyoçeşitlilik açısından özellikli alanlardan olan Gölbaba ve Tavuk Ormanı’nda yapılan arazi çalışmalarında endemik ve nesli tehlike altında olan Edirne Sümbülü’nün yaşam alanı ile balıkçıl kuşlarının yuvaları gözlemlenmiştir.”

Aramızdan ayrılanlar

RÜKÜŞ ZIMBA VEFAT ETTİ
Menzilahir Mahallesi sakinlerinden Rüküş Zımba, 82 yaşında vefat etti.
Merhum İdris ve merhume Fikriye Örs’ün kızları, merhum Cemali Zımba’nın eşi, Mustafa, Hasan, Yüksel, Arif, Nazmiye, Elif ve eski muhtar Hüseyin Örs’ün kardeşleri, İlknur, Onur, Uğur, Soner, Sibel, Murat, Melisa, Yağmur, Tanju, Ülkü ve Samet Zımba’nın büyük anneleri, Saim, Hami, Şengül, Günnur, Coşkun ve Sami Zımba’nın anneleri Rüküş Zımba için cumartesi günü Muradiye Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Rüküş Zımba’nın cenazesi Acıçeşme Mezarlığı’nda toprağa verildi.
SEBAHAT ELFANİ VEFAT ETTİ
Sebahat Elfani, 82 yaşında vefat etti.
Abdullah Karaman’ın kayınvalidesi, Ahmet Çağatay Elfani ve Serpil Karaman’ın annesi Sebahat Elfani için cumartesi günü Lalaşahinpaşa Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Sebahat Elfani’nin cenazesi Acıçeşme Mezarlığı’na defnedildi.
KADRİYE KARAOĞLU VEFAT ETTİ
Sadi Karaoğlu’nun eşi Kadriye Karaoğlu, 84 yaşında vefat etti.
Sadi Karaoğlu’nun eşi, Erdal Tiryaki’nin ablası, Çağlayan, Altan ve Gürkan Karaoğlu’nun annesi Kadriye Karaoğlu için dün Kırklareli’nin Karahıdır Mahallesi Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Kadriye Karaoğlu’nun cenazesi Karahıdır Mezarlığı’nda toprağa verildi.
RAİF TAŞKIRAN VEFAT ETTİ
Karaağaç Mahallesi sakinlerinden Raif Taşkıran, 62 yaşında vefat etti.
Merhum Mehmet Taşkıran ve merhume Nejla Taşkıran’ın oğlu, İlkay ve Güray Taşkıran’ın babaları Raif Taşkıran için dün Karaağaç Eski Cami’de cenaze töreni düzenlendi.
İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Raif Taşkıran’ın cenazesi Karaağaç Mezarlığı’na defnedildi.

TAKSAV yeni hafta da yoğun

Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakfı (TAKSAV) Edirne Temsilciliği, 6–9 Mayıs tarihleri arasında sinemadan akademik söyleşilere, müzikten edebiyata uzanan üç farklı etkinlikle sanatseverleri bir araya getirecek.

Program, 6 Mayıs Çarşamba akşamı saat 20.00’de Before the Rain filmi üzerinden gerçekleştirilecek interaktif film okumalarıyla başlayacak. Etkinlik, TAKSAV Edirne Sinema Kulübü yürütücülüğünde düzenlenecek.

7 Mayıs Perşembe günü saat 20.30’da ise akademik bir söyleşi katılımcılarla buluşacak. Kerem İşcanoğlu, “Ulus Devletin Mekansal İnşası: 1923-1950 Yılları Arası Mimari Üretim ve Modernleşme Süreci” başlıklı sunumuyla Türkiye’nin erken Cumhuriyet dönemindeki mimari ve toplumsal dönüşümünü ele alacak.

Haftanın son etkinliği ise 9 Mayıs Cumartesi günü saat 20.30’da gerçekleşecek. “Sümeyra Çakır Serçelerin Süvarisi” başlıklı müzik dinletisinde, Mavi İz Çok Sesli Halk Türküleri Korosu sahne alacak.

TAKSAV Edirne tarafından yapılan bilgilendirmede, tüm etkinliklerin ücretsiz olduğu belirtildi. Kültür ve sanatın farklı alanlarını bir araya getiren programın, Edirne’de sanatseverlere zengin bir hafta sunması bekleniyor.

Karaağaç Arda Spor 1. Grup’ta

Edirne’den Karaağaç Arda Spor’un geçen sezon 5. Grup’ta mücadele ettiği Kadınlar 3. Ligi’nde  2025-2026 sezonu grupları belli oldu.

Karaağaç Arda Spor yeni sezonda 4 takımdan oluşan 1. Grup’ta yer alırken, diğer 3 takım geçen sezon olduğu gibi aynı isimlerden oluşuyoır.

2025-2026 Sezonu Kadınlar 3. Ligi’ne ülke genelinde başvuru şartlarını yerine getiren toplam 139 takım katılacak. 32 grupta bölgesel olarak düzenlenecek ligin 9-10 Mayıs tarihlerinde başlatılması planlanıyor.

1.GRUP

Karaağaç Ardaspor

Büyük Yoncalı Spor Kulübü

Kapaklı Kartalspor

Lüleburgaz Yıldız SK

2025-2026 SEZONU TFF KADINLAR 3. LİGİ GENEL ESASLAR

2025-2026 sezonu TFF Kadınlar 3. Ligi; takımların coğrafi konumuna bağlı olarak 32 farklı grupta, çift devre lig usulünde gerçekleştirilir ve takımların fikstür çekimi alfabetik sıralamaya göre yapılır. Kadınlar 3. Ligi normal sezonda yol ve konaklama desteği verilmez.

Normal sezon sonunda 32 grupta ilk sırayı alan takımlar Play- Off müsabakalarına katılma hakkı elde ederler. 

Play Off müsabakalarında, müsabaka sonu eşitliğin olması halinde 15’er dakikalık uzatma devrelerinin oynanmasının ardından beraberliğin devam etmesi durumunda penaltı atışlarına geçilir ve galip gelen takım belirlenir.

Eleme usulüne göre oynanan müsabakalarda uzatma devreleri oynanması halinde, takımlar uzatma devrelerinde ilave 1 oyuncu değişikliği yapabilir.

Play-Off müsabakalarında yol ve konaklama desteği sağlanır. Karayolu ile gidilen kilometre başına 10 TL ödeme yapılır. Deplasman müsabakaları için TC karayolları ölçümlerine göre tek yönde 200 km ve üzerindeki mesafelere gidecek olan kulüplere konaklama desteği olarak 13.500 TL verilir.

Play-Off müsabakaları bölgesel olarak 8’er takımdan oluşan 4 ana grupta tek maç eleme usulüne göre oynanır. 

8’er takım 4 ana grup içinde kura çekimi ile eşleşerek Çeyrek Final müsabakalarını oynar. 

Çeyrek final müsabakalarını kazanan takımlar önceden ilan edilmiş Play – Off eşleşme fikstürüne göre gruplarında Yarı Final müsabakası oynamaya hak kazanır.

Çeyrek final ve Yarı Final müsabakaları TFF tarafından belirlenecek sahalarda oynanır.

Yarı Final müsabakaları sonunda kazanan takımlar Final müsabakalarını TFF tarafından belirlenecek tek merkezde oynar.

Gruplarında final müsabakalarını kazanan toplam 4 takım 2025 -2026 sezonu yükselen takımları olur ve 2026-2027 sezonunda TFF Kadınlar 2. Liginde mücadele etmeye hak kazanır. Kadınlar 3. Ligi’nden yükselen 4 takıma  150.000’er TL para ödülü, kupa ve madalya verilir. (12) İşbu 2025-2026 Sezonu TFF Kadınlar 3. Ligi Genel Esaslar’ında yer almayan hususlar, 2025–2026 Sezonu TFF Kadınlar 3. Ligi Statüsü’nde düzenlenmiştir.

PLAY OFF KURA TORBALARI

1. TORBA 1-2-3-4-5-6-7-8 Gruplarını 1. bitiren takımlardan oluşur. 

2.TORBA 9-10-11-12-13-14-15-16 Gruplarını 1. bitiren takımlardan oluşur.

3.TORBA 17-18-19-20-21-22-23-24 Gruplarını 1. bitiren takımlardan oluşur.

4.TORBA 25-26-27-28-29-30-31-32 Gruplarını 1. bitiren takımlardan oluşur.  

KARAAĞAÇ ARDASPOR

Karaağaç Ardaspor, Kadınlar 3. Ligi’nde geçtiğimiz sezon yine Büyük Yoncalıspor, Kapaklı Kartalspor ve Lüleburgaz Yıldız Spor ile birlikte aynı grupta yer aldı.

Edirne temsilcisi 5. Grup’ta 6 maçta 3 galibiyet ve 3 mağlubiyet alarak 9 puanla sezonu ikinci sırada tamamladı. Büyük Yoncalıspor’un 6’da 6 yaparak birinci olduğu grupta Kapaklı Kartalspor sezonu 3,  Lüleburgaz Yıldız Spor ise son sırada tamamladı.

Karaağaç Ardaspor geçen sezon 6 maçta 22 gol sevici yaşarken; kalesinde ise 11 gol gördü.

BENTONİT OCAĞI

Edirne’nin Enez ilçesine bağlı Hasköy, Şehitler ve Işıklı köylerinde kurulması planlanan bentonit ocağı projesine karşı bölge halkı geçtiğimiz hafta sadece üç gün içinde 310’u aşkın itiraz dilekçesi toplayarak Edirne Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne teslim etti.

Şehitler Köyü Muhtarı Adem Dağlı tarafından üst yazıyla sunulan dilekçelerde, projenin hem çevresel hem de sosyo-ekonomik açıdan ciddi riskler barındırdığına dikkat çekildi.

Üç köyde yaşayan insanlar üç gün içinde 310 dilekçe topluyorsa, ortada “küçük bir yatırım” değil, “büyük bir dert var” demektir.

Hani bazen projeler anlatılır ya… “Çevreye duyarlı”, “Bölgeye katkı sağlayacak”, “İstihdam yaratacak”…

Bu bentonit işi de kâğıt üzerinde öyle görünüyor olmalı.

Ama köylü kâğıda değil, toprağa bakıyor.

Çünkü o toprak, lafla değil, alın teriyle işleniyor.

Proje Tanıtım Dosyası hazırlanmış.

İçinde her şey var gibi…

Ama aslında en önemli şey yok: Gerçek hayat.

Mesela diyor ki dosya; sorun yok.

Köylü diyor ki; suyum kirlenir.

Dosya diyor ki; etki sınırlı.

Köylü diyor ki; tarım biter.

Dosya diyor ki; bilimsel.

Köylü diyor ki; gel bir de burada yaşa!

İtiraz dilekçelerine bakıyorsunuz…

Tozdan, gürültüden, kamyon trafiğinden bahsediliyor.

Ama asıl mesele bunlar değil.

Asıl mesele şu:

Bu köylerde insanlar tarım ve hayvancılıktan başka ne yapacak?

Altmıştan fazla ailenin tarım arazilerinin tarımsal vasıflarını kaybedeceğinden söz ediliyor.

Bir de “proje katkı sağlayacak” deniyor.

Kime?

**

Bir başka detay daha var, o da pek “küçük” değil:

Proje alanı doğal sit, orman, koruma alanı…

Ama nedense dosyada bu alanlar biraz “hafifletilmiş”.

Orman az, risk küçük, etki sınırlı…

Kâğıt üstünde doğa da inceliyor anlaşılan.

Kuşlar bile hesaba katılmamış.

Oysa bölge göç yolu üzerinde.

Yani sadece insanlar değil, kuşlar da “itiraz edebilseydi”, dilekçe sayısı uçar giderdi.

Anayasa’nın 56. maddesi hatırlatılıyor:

“Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.”

Güzel madde.

Okuması kolay.

Uygulaması biraz zor anlaşılan.

Köylünün talebi net:

Ya bu dosya bu haliyle iptal edilsin,

Ya da “ÇED Gereklidir” denilsin ve iş ciddiye binsin.

Aslında çok şey istemiyorlar.

Sadece şunu soruyorlar:

“Biz burada yaşamaya devam edebilecek miyiz?”

Üç günde 310 dilekçe…

Bu rakamı küçümsemek kolay.

Ama o 310 imzanın her biri bir kaygı, bir korku, bir gelecek meselesi.

Ve bazen en doğru raporu, en kalın dosyalar değil, en hızlı toplanan imzalar verir.

TRAKYA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ İDARİ VE MALİ İŞLER DAİRE BAŞKANLIĞI

TRAKYA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDEN

Üniversitemizde bulunan ve aşağıda nitelikleri belirtilen taşınmazlar, hizasında belirtilen tahmini bedel ile karşısında belirtilen tarih ve saatte 2886 sayılı Kanunu’nun 45. maddesi gereği açık teklif usulü ile kiraya verilecektir. İhale Trakya Üniversitesi Rektörlüğü İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı toplantı salonunda yapılacaktır.

TAŞINMAZ MAL KİRALAMA İHALESİ
ADA PAFTA PARSEL YER KİRALAMA ALANI KULLANIM AMACI KİRALAMA SÜRESİYILLIK TAHMİNİ BEDEL (KDV Hariç) GEÇİCİ TEMİNAT (TL) İHALE GÜNÜ İHALE SAATİ
1979E17D13A1156Trakya Üniversitesi Balkan Yerleşkesi 01 Nolu Baz İstasyonu Yeri20 m²Baz İstasyonu3 Yıl103.500,00-TL3.105,00-TL14/05/202614:00
1979E17D13A2103Trakya Üniversitesi Balkan Yerleşkesi 02 Nolu Baz İstasyonu Yeri20 m²Baz İstasyonu3 Yıl103.500,00-TL3.105,00-TL14/05/202614:15
1979E17D13A287Trakya Üniversitesi Balkan Yerleşkesi 03 Nolu Baz İstasyonu Yeri20 m²Baz İstasyonu3 Yıl103.500,00-TL3.105,00-TL14/05/202614:30
1487E17D13A3176Trakya Üniversitesi Prof. Dr. Ahmet Karadeniz Yerleşkesi 04 Nolu Baz İstasyonu Yeri20 m²Baz İstasyonu3 Yıl103.500,00-TL3.105,00-TL14/05/202614:45

İHALEYE KATILABİLMEK İÇİN İSTENEN BELGELER:

1-İstekliler ilanda belirtilen ihale tarih ve saatine kadar Üniversitemiz İdari ve Mali İşler daire Başkanlığına, ihale evrak dosyasını kapalı zarfta teslim edecekler veya 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 37. madde hükümlerine uygun olarak düzenleyecekleri evraklarını iadeli taahhütlü posta yoluyla gönderebileceklerdir. Teklif sahibi komisyonda hazır bulunmadığı takdirde ihale dosyasının içinde teklif mektubunu da sunacaktır. Bu durumda posta ile gönderilen teklif son ve kesin teklif olarak kabul edilir. Postada meydana gelebilecek gecikmeler kabul edilemez.

2-Geçici Teminat, nakit olması halinde Ziraat Bankası Edirne Merkez Şubesi Trakya Üniversitesi Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı’nın İBAN:TR480001000097320801135002 nolu hesabına yatırıldığına ilişkin makbuz veya 2886 sayılı Kanunun 26. maddesine göre düzenlenmiş süresiz (mektup üzerinde süresiz ibaresi olacak şekilde) geçici teminat mektubu.

3- Şartname bedeli olan 1.000,00-TL (bintürklirası)’nın Ziraat Bankası Edirne Merkez Şubesi Trakya Üniversitesi Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı’nın İBAN:TR480001000097320801135002 nolu hesabına yatırıldığına ilişkin makbuz.

4- İlan tarihinde veya sonrasında alınmış ikametgâh belgesi.

5- Tebligat için adres beyanı (imzalı, kaşeli).

6- Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odası veya ilgili meslek odası belgesi;

 a) Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da esnaf ve sanatkarlar odasından, ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,

 b) Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu ticaret ve/veya sanayi odasından, ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,

 c) Ortak girişim olması halinde ortak girişimi oluşturan gerçek veya tüzel kişilerin her birinin (a) ve (b) ‘deki esaslara göre temin edecekleri belge.

 7- Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;

 a) Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,

 b) Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi veya bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri.

c) Ortak girişim olması halinde ortak girişimi oluşturan gerçek veya tüzel kişilerin her birinin (a) ve (b) ‘deki esaslara göre temin edecekleri belge.

8- Vekaleten ihaleye katılma halinde, vekil adına düzenlenmiş ihaleye katılmaya ilişkin noter onaylı vekaletname ile vekilin noter tasdikli imza beyannamesi,

9- Yerin görüldüğüne ve özelliklerinin öğrenildiğine dair yazılı beyan.

10- Üniversitemiz ile sözleşme veya herhangi bir sebepten doğan icra ya da diğer takipli borcu bulunmadığına dair Trakya Üniversitesi Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı’ndan ilan tarihinden sonra alınmış borcu yoktur belgesi (Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı’na dilekçe ile başvurulacaktır.)

11- İhaleye katılan her istekli, İdarece düzenlenen şartname hükümlerinin kabul edildiğine dair istekli tarafından her sayfası imzalanmış şartnameyi ihale dosyasına ekleyecektir.

12- İhaleye katılacak isteklilerin kamu ihalelerinden yasaklı olup olmadığı sorgulanacaktır. Yasaklı olan istekli diğer şartları karşılasa bile ihale dışı bırakılacaktır.

13- İhale ilanında belirtilmeyen ya da olmayan hususlarda idari şartname hükümleri geçerlidir.

14- İhaleye iştirak edeceklerin, ihale tarih ve saatinden önce istenen evrakları dosya halinde kapalı zarfta imzalı olarak (Zarfın üzerinde ilgili isteklinin adı, adresi, TC-Vergi No.su ve ihalenin adının belirtilmesi mecburidir.) İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığına teslim etmeleri gerekir. Belirtilen saatten sonra ihaleye iştirak etmek isteyenler kabul edilmeyecektir.

            Rektörlüğümüz ihaleyi yapıp yapmamakta ve uygun bedeli tespit etmekte serbesttir.  Kira bedelinde KDV hariçtir.

İhale ile ilgili şartname ve ekleri mesai saatleri içerisinde Trakya Üniversitesi Rektörlüğü İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı’nda bedelsiz olarak görülebilir ancak ihaleye katılacak olan istekliler tarafından şartname satın alınması gerekmektedir.

2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 17.ve 18.maddeleri gereği

İlan Olunur.

Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr’de (Basın: 2460398)

EDESOB’da yeni başkan Harun Özen!

Olgay GÜLER
Edirne Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği (EDESOB) tarafından gerçekleştirilen olağan genel kurulda, mevcut başkan Kemal Cingöz’e karşı yarışan Edirne Tatlıcı, Büfeci, Kebapçı ve Lokantacılar Odası Başkanı Harun Özen, birliğin yeni başkanı oldu.


EDESOB’un seçimli olağan genel kurulu, Sanayi Sitesi’ndeki Keyif Düğün Salonu’nda gerçekleştirildi. Genel kurulda divan başkanlığını Kırklareli Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanı Ali Fuat Şeker yaptı. Genel kurula; CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Edirne Belediye Başkan Vekili Cenk Ergüden, Edirne Ticaret İl Müdürü Mustafa Kurt, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda oda üyesi katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından, EDESOB Genel Sekreteri Özay Güngören tarafından sunulan yönetim ve denetim kurulu raporları, üyelerin oy birliği ile ibra edildi.


‘KİMSENİN YÜZÜNÜ KIZARTACAK BİR İCRAATIN İÇERİSİNDE OLMADIK’
Genel kurulda konuşan EDESOB Başkanı Kemal Cingöz, 2018 yılında göreve geldiğini hatırlatarak, “2018 yılında arkadaşlarımla beraber sizlerin takdiriyle göreve geldik. Bu zaman sürecinde ne şahsımın başını öne eğecek, ne ailemin yüzünü kızartacak, ne de yanımda olan arkadaşları utandıracak, ne de bize güvenenleri, güvenmeyenlere karşı mahcup edecek en ufak bir icraatın içerisinde olmadık. Ne yaptı isek aklımızda yatan, vicdanımıza sığan, adaletle örtüşen adil ve adaletli olabilmek için elimizden geldiği kadarıyla gayret sarf ettik. 2018 yılında devraldığımız zaman bu birliğin 450 bin lira borcu vardı. O gün simit 1 liraydı. Bugün şimdi 20 TL. Bu süreçte 5 yıldızlı otellerde başkanlar kurulu yaptık. Dört tane personel emekli ettik. Bunların da hepsinin tazminatını tıkır tıkır ödedik. Bu meyanda 2026 yılına girerken de her odaya da 50’şer bin lira nakdi yardım yaptık. Buna rağmen bugün itibariyle Edirne Esnaf Odaları Birliği’nin 8 milyon 500 bin lira nakit parası vardır. Eğer ki başarısızlık buysa takdir genel kurulun. Sizleri Allah emanet ediyorum. Kendimizi de size emanet ediyorum. Çıkacak sonucun da hayırlara vesile olmasını cenabı Allah’tan niyaz ediyorum” dedi.


‘ÇÖZÜM ÜRETEN ANLAYIŞ ZAMANI GELDİ’
Başkan adayı Harun Özen de, yarış için değil, yenilenme iradesi için aday olduğunu belirterek, “Bir makam talebiyle değil, bir hizmet sevdasıyla huzurlarınızdayız. Çünkü inanıyoruz ki Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği sahip olduğu köprü geçmişe yakışır şekilde geleceğe daha güçlü hazırlanmalıdır. Dünya değişiyor, ticaret değişiyor, üretim değişiyor, teknoloji değişiyor. Ancak bizim esnafımızın sorunları da büyüyor. Artan maliyetler, finansmana erişim sıkıntısı, dijital dönüşüm eksiklikleri, gençlerin mesleklere ilgisinin azalması, küçük işletmelerin rekabet baskısı tüm bunlara karşı artık daha güçlü, daha aktif, daha çözüm odaklı birlik anlayışına ihtiyaç vardır. Ben gençliğin enerjisinin, tecrübenin rehberliğine ve ortak akıl gücüne inanıyorum. Bu yüzden de diyorum ki; artık sadece sorunları konuşan değil çözüm üreten bir anlayış zamanı gelmiştir. Biz göreve geldiğimizde oda başkanlarımızla sürekli istişare içinde olan, her ilçeye ve her meslek grubuna eşit yaklaşan, esnafın kapısını seçimden seçime değil her zaman çalan eğitim, proje ve hibe desteklerini takip eden, dijital çağın gerekliliğine uyum sağlayan, genç girişimciyi destekleyen, kadın ve esnafımızın önünü açan, Edirne esnafını bölgesel ve ulusal ölçekte daha güçlü temsil eden bir yönetim hayata geçireceğiz. Çünkü biz biliyoruz ki birlik binası duvarlarla değil, güvenle ayakta durur. Makam koltukla değil hizmetle anlam kazanır. Temsil, unvanla değil gönüllerde yer edinmekle gerçekleşir” diye konuştu.


SEÇİMLERDE HARUN ÖZEN GALİP
Konuşmaların ardından genel kurulda seçimlere geçildi. Toplam 248 delegenin oy hakkı bulunduğu seçimde 247 delege oy kullandı, 1 oy geçersiz sayıldı. Seçimlerin sonunda Kemal Cingöz 122 oy alırken, Harun Özen 124 oy aldı. Bu sonuçlara göre Harun Özen, EDESOB’un yeni başkanı seçildi. Özen’in yönetim kurulu listesi şu şekilde oluştu:
Başkan: Harun Özen
Yönetim Kurulu (asil): Alper Karaağaç, Hüseyin Guşa, Hüzeyir Ergin, Özlem Yılmaz, Aytaç Dilci, Hakkı Can
Yönetim Kurulu (yedek): Tezcan Liznak, Hasan Kocaman, Ergun Ellibir,Saim Kulaklı,Erdal Çağlayan, Hasan Berk Şahin, Olcay Cinci
Denetim Kurulu (asil): Mustafa Alsat, Metin Eren, Mehmet Öz
Denetim Kurulu (yedek): Tamer Sözbir, Eray Kırkkavaklı, Bülent Ay
Disiplin Kurulu (asil): Sebahattin İnce, Okan Mano, Murat Çakal
Disiplin Kurulu (yedek:: Melih Avcu, Faruk Nafiz Kılıç,Tayfun Kaptan

ÇYDD’den ‘31’inci yıl’ buluşması

Olgay GÜLER

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Edirne Şubesi tarafından 31’inci kuruluş yıldönümü kapsamında düzenlenen etkinlikte, dernek üyesi gönüllüler ve bağışlar aracılığıyla burs verilen öğrenciler bir araya geldi.

ÇYDD Edirne Şubesi tarafından düzenlenen etkinlik, Edirne Belediyesi Meriç Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirildi. Etkinliğe, dernek üyesi gönüllüler ile toplanan bağışlarla burs sağlanan öğrenciler katıldı.

Etkinlikte konuşan Şube Başkanı Ayten Durmuş, ÇYDD’nin kuruluş amacına değinerek, Edirne’de hali hazırda 300 öğrenciye burs sağladıklarına dikkat çekti.

‘ÇAĞDAŞ BİR TOPLUM OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYORUZ’

ÇYDD’nin, 31 yıldır Edirne’de faaliyet gösterdiğini söyleyen Durmuş, “Sizin sayenizde ayakta duruyoruz. Etkinliklerimiz sizin sayenizde, katkılarınızla oluyor. Derneğin 31. yılı Edirne’de. 31 yıldır burada varız. Bu da çok büyük gurur verici bir şey. Dediğim gibi bu varlığımızı size borçluyuz. Biliyorsunuz Çağdaş Yaşam Destekleme Derneği 1989’da kurulan bir dernek. 117 şubemiz ve temsilciliğimiz var. 30 binin üzerinde üyemiz var. Mezun ettiğimiz öğrenci sayımız 100 bini geçti. Edirne Şubesi olarak bağışlarınızla 300 öğrencimize burs veriyoruz. Bunların 72’si ortaöğretim öğrencisi, geri kalanları üniversite öğrencisi. Memleketlerinden, evlerinden buraya okumak için gelen çocuklarımız Çağdaş Yaşamla tanışıyorlar. Birbirimizi aydınlatmaya devam ediyoruz, yaşımız ne olursa olsun, onların bize öğrettikleri oluyor, bizim onlara öğrettiklerimiz oluyor. Beraberce çağdaş bir toplum oluşturmak için çabalıyoruz” dedi.

‘GÖNÜL BAĞIMIZ HER ZAMAN VAR’

Bağışlar aracılığıyla eğitim gören öğrencilerle gönül bağlarının her zaman sürdüğünü dile getiren Durmuş, “Bizim çocuklarla gönül bağımız her zaman var. Manevi olarak birbirimizi arıyoruz, soruyoruz, destekliyoruz. Desteğe ihtiyacınız var mı diye soruluyor. Bu da bizi daha iyi şeyler yapmak için hırslandırıyor. Parasal anlamda evet destek veriyoruz ama çocukları tanımak için o para bir araç oluyor. O kursu almak için geliyorlar ama sonra onların yeteneklerinden, becerilerinden de faydalanıyoruz. Onlar da birbirlerini tanıyorlar. Bir takım etkinlikler yapıyoruz. Kendilerini geliştiriyorlar, bizim de gelişimimizi sağlıyorlar. 75 yaşındayım ama hala öğrenmediğim o kadar çok şey var ki. Gençlerin her bir kelimesi, her bir davranışı; ‘Bu da mı varmış?’ diye bizi yönlendiriyor. Çünkü çağ sürekli değişiyor, gelişiyor” diye konuştu.